×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Filtreleme Haberleri

İngiltere Başbakanı Starmer, İran İle Abd Arasındaki Anlaşmadan Memnuniyet Duyduğunu Açıkladı

Starmer, ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılmasıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ile İran arasında bugün bir anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşılıyorum. Bu, savaşı bitirmeye, bölgesel istikrarı sağlamaya ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya doğru atılmış çok önemli bir adımdır." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın yanı sıra Pakistan ve Umman gibi ara bulucular ve çözüme katkı sağlayan tüm tarafları tebrik eden Starmer, "Uzun süredir tansiyonun düşmesi çağrısı yapıyoruz. Bu, bizim görmek istediğimiz bir gelişmedir. Artık Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve kalıcı olarak tamamen açık kalmasını sağlamak amacıyla mutabakat zaptının tam olarak uygulanmasına ve nükleer anlaşmanın ayrıntılı unsurlarının nihai hale getirilmesine odaklanmak gerekiyor." değerlendirmesini yaptı.

15 Haziran 2026 02:24

Renault Boreal Çok İddialı Geldi! Türk Mühendisliği, Yerli Üretim Ve Yerli Motorda Buluştu

ÖTV muafiyeti kapsamında en üst donanıma sahip versiyonu lansmana özel olarak 1.580.000 TL'den satışa sunulan Renault Boreal'in, perakende satış tarafında C ve D SUV sınıfında rakiplerini oldukça zorlaması bekleniyor… Modelin en üst donanım seviyesi 1.580.000 TL'den satışa sunulurken, lansmana özel başlangıç fiyatı 2.194.000 TL olarak açıklanıyor. Çok modlu otomatik şanzımanla entegre edilen motor, WLTP normlarına göre 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimi değerleriyle dikkat çekiyor. Yeni nesil aydınlatma mimarisi, 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesi sayesinde C segmenti standartlarının üzerine çıkan Boreal, D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Bu ölçüler geniş bir iç hacim sunarken, 630 litrelik bagaj hacmi koltuklar yatırıldığında 1.870 litreye kadar çıkabiliyor.

15 Haziran 2026 02:24

Ragıp Karadayı

Yüzündeki İfadeleri Gizliyor Ve Ağlıyormuş Gibi Görünüyordu!

Gelip Hurufi'nin dizi dibine oturuverdi. Palabıyık da ilk defa tanıştığı bu "mübarek" zâtın anlattıklarını kaçırmak istemiyordu. Aynı hareketi taklit edip o da ihtiyarın yanına iyice sokuldu. Gün görmüş ihtiyar Hurufi, çok müthiş rol yapıyor, kedinin fareyi tetiklemesi gibi muhataplarıyla oynuyordu. Hatta Palabıyık, Erkara'ya eğilerek; - Muhteremi kederlendirdin. İhtiyar Hurufi yeniden toparlandı. Uzun vişne ağacından yapılmış âsâsını dizlerinin altına sakladı, sahte hâllerini gizlemeye çalıştı. Palabıyık'a döndü; Dedi. Tekrar etrafına göz gezdirdi ve devam etti. İhtiyar Hurufi, Temur dediği Timur Han'ın yaptıklarını anlatırken, kin ve nefretten dudakları titriyor, gözleri yuvasından çıkacakmış gibi büyüyordu. Temur Hanın, yüzlerce yetişmiş adamlarını dağıtmasını anlatırken kendini tutamadı. Âdeta oturanları yararak Hurufi'nin yanına geldi, diz çöktü. Bir başka gün devam edersiniz. Deyip oradakilere döndü.

15 Haziran 2026 02:24

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Asr-ı Saadetten Bu Yana Gelip Geçen Müceddidler

Geçen haftaki 2. makâlemizde, Yeni İstiklâl Gazetesi'ne (Sayı: 270, 12 Ekim 1966) "Müceddid" lere dâir sorulan bir suâlin cevâbından bir kısmını, sizlere arz etmiştik. " İmâm-ı Rabbânî hazretleri, "Mektûbât" ının, I. Cilt, 256. mektûbunda buyuruyor ki: "Resûlüllahın (sallallahu aleyhi ve sellem) izinde giderek yükselenler, Peygamberlik makâmının kemâlâtını tamâmlayınca, bunlardan bazılarına imâmet makâmını verirler; bazısında o kemâl hâsıl olursa da, bu makâmı vermezler. Bu makâm, "kutb-i irşâd" makâmıdır. Aşağı derecede bulunan bu iki makâm, yukarıdaki iki makâmın gölgesi gibidir." Muhyiddîn-i İbn-i Arabî'ye göre (kuddise sirruh), "Gavs", "Kutb-i Medâr" demektir. İmâm-ı Rabbânî'ye göre (kuddise sirruh), "Gavs", "Kutb-i Medâr"dan başkadır; ona yardım eder. Kutb-i Medâr, bazı işlerde ondan yardım bekler. Makâm sâhibi olanlar, o makâmın kemâllerini bilirler. Makâm sâhibi olmayanlar bilmezler, [o mevzûda] ilim sâhibi değildirler. Âlimler helâli, harâmı bildirirler. Bu bilgileri kalplere yerleştirenler, mürşid-i kâmillerdir. Âlimlerden öğrenilen îmân bilgileri, mürşid-i kâmilin sohbeti sayesinde vicdânîleşirler. İbâdetler kolay ve lezzetli olur. b) Yine "Mir'âtü'l-Haremeyn" in "Cezîretü'l-Arab" kısmında deniliyor ki; " Allahü teâlânın dînini kuvvetlendiren müceddidlerin 1.si, Resûlüllahın Halîfesi olan Abdullah Ebû Bekr-i Sıddîk bin Osmân Ebî Kuhâfe (radıyallahü anhümâ) hazretleridir. 80 senesinde tevellüd, 150 senesinde vefât etti. 298 senesinde vefât etti. 448 senesinde Îrân'da tevellüd, 561'de Bağdâd'da vefât etti.

15 Haziran 2026 02:24

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Huylu Huyundan Vazgeçer Mi? Tek Parti Devri Yolsuzlukları

Cumhuriyet devrinin makbul gazetecisi Falih Rıfkı Atay der ki: "Atatürk'ün basit itaatçılar dışında iki türlü takımı olmuştur: İnkılâpçı idealistler, insani ve siyasi zaaflarını haksızlık veya menfaati için sömürmekten başka bir şey düşünmeyen türediler!" (Çankaya, 386) Falih Rıfkı, bunların bilhassa Ankara'nın kuruluşu esnasında yaptıkları arsa spekülasyonlarını kitabında Bir Şehir Yapmak başlıklı müstakil bir bahiste anlatır. Lord Kinross, Gazi'nin yarıresmî biyografisinde der ki: "Atatürk'ün çevresindeki bazı sefahat düşkünü ve ekseri ahlaksız adamlar sadece iki şey peşinde koşarlardı: Para ve mevki. O da ağızlarını kapatmak için, kendilerini inşaat işlerinde serbest bırakır, sanayi teşebbüslerinde biraz çalıp çırpmalarına göz yumar ve ortada bir skandal tehlikesi belirmedikçe, varlıklarını hangi yoldan edindiklerini inceden inceye araştırmazdı." (Bir Milletin Yeniden Doğuşu, 730-731) Ali Fuat Cebesoy hatıralarında, başşehir Ankara'nın şehre elverişli olmayan ve belediye hizmetlerinin çok güç yapılabileceği bir arazi üzerinde yayıldığını, inşaat malzemesinin şehir civarında imaline ehemmiyet verilmediğini, bunun da hem memleket iktisadiyatını sarstığını hem de spekülasyonlara yol açtığını söyler. (Siyasi Hatıralar, II/202) CHF katib-i umumisi (genel sekreteri) Saffet Arıkan ve Gazi'nin en yakın arkadaşı Nuri Conker 1921 Mart'ında orduya silah ve mühimmat satın almak üzere Almanya'ya gönderilmişti. Ama "kötü niyetli olmadıkları" nazara alınarak kendilerinden şüphe edilmemiştir. Bunların mottosu, "işin zahmetini biz çektik, nimetini de biz yemeliyiz" idi. Artık siyasi nüfuzunu kullanarak iş takibi yapan herkese "aferist" dendi. İnönü "Devleti aferistlere yedirmeyeceğim" dedi. Astsubay, İttihatçı ve İstiklal Mahkemelerinin dehşetli azası Kılıç Ali anlatır: "Atatürk'ün çevresinde halka teşkil eden insanların bir kısmı, yine Atatürk'ün tasvibiyle, çeşitli banka ve şirketlerde yönetim kurulu üyeliklerine tayin edilmişlerdi. Bunların eline milletvekilliği maaşıyla birlikte ayda birkaç bin lira geçerdi. Atatürk gece-gündüz birlikte olduğu arkadaşlarının kimseye muhtaç vaziyete düşmemelerine [belki yolsuzluğa bulaşmamalarına] bilhassa ehemmiyet verirdi. [Mesela Kılıç Ali İş Bankası, yaver Salih Bozok ise İstanbul Liman Şirketi'nde yönetim kurulu üyesiydi.] Fakat Başvekil İsmet, 'Bunların elinden bütün üyelikleri alacağım' diyordu. Nitekim, İş Bankası Yönetim Kurulu seçimleri sırasında Siirt Milletvekili Mahmut Bey'i çağırarak Nuri Conker'in yönetime alınmamasını istedi. Mahmut Bey vaziyeti Atatürk'e bildirdi. Atatürk önce ses çıkarmadı. Sonra reaksiyonunu göstermekte gecikmedi." (Kılıç Ali'nin Anıları, 260) Servetin güç olduğunu bilen ve kimsenin zengin olduğunu istemeyen İsmet Paşa, Nuri Conker gibi reisicumhurun en yakınına çatınca durdurulmuştu. Nihat Erim, 1950'de bakanlıktan ayrılınca, İnönü kendisine para yardımı yapmayı teklif etmiş; o ise örtülü ödenekten diye reddetmişti: "Reddedince İnönü bir tuhaf oldu. Ben de şaşırmıştım. Çünki beklemiyordum. İnönü ile aramızda bu türlü bir konuşma ilk defa oluyordu. Atatürk zamanında yakınların böyle yardım görmeleri, hatta kendilerinin istemeleri âdet imiş. İnönü 1937'de başbakanlıktan çekildikten sonra Atatürk'ün ona her ay yardım ettiğini de duymuştum. Mesela Numan Menemencioğlu hariciye umumi katipliği zamanından beri ve hâlâ örtülü ödeneğe musallattır." (Günlükler, I/426) İstanbul'da liman amelesini korumak, hastalarına bakmak, muhtaçlarına yardım etmek için kurulan ve amelenin ücretlerinden %5 kesinti yapılan cemiyete Halk Fırkası çökmüştür. Ameleden toplanan %5'ler, maaşlara bile yetişmediğinden, yardım işini mecburen liman şirketi kendi üzerine almış, cemiyet sadece bir "yiyinti" yeri olmuştur. Cemiyetin 70 lira maaşlı bir kâtib-i umumisi, 40 lira maaşlı bir kâtibi, 50 lira maaşlı bir muhasibi vardır. (Mete Tunçay, Tek Parti, 285) 1926-1938 yılları arasında 13 seneye yakın, İstanbul'da belediye başkanlığı, valilik, iktidar partisinin il başkanlığı gibi memuriyetleri aynı anda uhdesinde bulunduran Muhittin Üstündağ, hakkında en çok yolsuzluk ve suistimal iddiası dillendirilmiş şahsiyetlerdendir. Tek partinin kalemşoru Yunus Nadi ile sosyalist gazeteci Arif Oruç arasında yaşanan polemik esnasında, Arif Oruç, kendisine vatan haini denmesi üzerine, 25 Temmuz 1932 tarihli Yarın'da, Romanya Pazarcık'tan keresteci Süleyman Hoca Dursun'un bir mektubunu neşretti. Buna göre, Yunus Nadi mütareke devrinde mektup sahibine "işgal sayesinde keselerimiz altınla dolacak" diyordu. Bunun üzerine 1939 yılında İtalya aleyhine yazılar yazınca, Baron Aloisi kızmış ve şurada, burada "Bizden para istedi, vermedik. Vesikalar elimizde, neşredeceğim" diye söylenmeye başlamıştı. "Sizin malumatınız altında İtalyanlara müracaat ettim diye bir tebliğ çıkarın" demişti. İnönü "Böyle bir şeyi nasıl yaptın?" diye sorunca; Yunus Nadi, "Cinayet, fakat oldu bir kere. Beni kurtar. Para almadım" diye cevap vermişti. İnönü, "Ne yolda bir tebliğ istiyorsan yaz getir" demişti.

15 Haziran 2026 02:24

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Osman Ünlü

Hicri Yeni Yıl

Cevap: 16 Haziran 2026 Salı günü, Muharrem ayının ve Hicri yeni yılın ilk günüdür. 1447 hicri yılından, 1448 hicri yılına girilmektedir. Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur'ân-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. Hadis-i şeriflerde; (Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cumadır.) (Muharrem ayında bir gün oruç tutana, bugüne karşılık otuz gün oruç sevapı yazılır) buyuruldu. Muharrem ayının ilk gecesi, Müslümanların yılbaşı gecesidir. Hicrî takvim ise, Peygamber Efendimizin Medine'ye hicret ettiği seneden başlamaktadır. Oraya hicret ediniz. Resulullah Efendimizin izni ve tavsiyesi üzerine Müslümanlar, Medineye birbiri ardınca, bölük, bölük hicret etmeye başladılar.

15 Haziran 2026 02:24

İsa Karakaş

İş Yeri El Değiştirse De Sorumluluktan Kaçış Yok!

"Su akar, yatağını bulur" misali, işçinin emeği ve kıdemi de yeni işverene aynen intikal eder. Ancak adalet terazisi eski işverene ömür boyu zincir vurmaz; devreden işverenin bu ortak sorumluluğu devir tarihinden itibaren tam 2 yıl ile sınırlandırılmıştır. Eğer bir şirket başka bir şirketle birleşiyor, ona katılıyor veya kabuk değiştirip türünü (nevini) değiştiriyorsa, yukarıda bahsettiğimiz "2 yıllık birlikte sorumluluk" hükümleri uygulanmaz. Aynı şekilde, işçi de "Patronum değişti, ben bu yeni zat ile çalışmam" diyerek işi bırakıp tazminat talep edemez; çünkü devir tek başına işçiye haklı fesih imkânı tanımaz. Eski Kanunun Yaşayan Ruhu: İş hukukunda en çok kafa karıştıran ve "Zurnanın zırt dediği yer" olarak nitelendirilen husus kıdem tazminatıdır. Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi hâlen dimdik ayaktadır ve iş yeri devirlerinde de rehberimizdir. Kıdem tazminatına ilişkin anayasa maddesinde bir zaman sınırlaması öngörülmediği için, 4857 sayılı Kanun'daki 2 yıllık ortak sorumluluk süresi kıdem tazminatını bağlamaz. "Her koyun kendi bacağından asılır." Eski işverenin sorumluluğu: İşçiyi bizzat çalıştırdığı süreyle, Ve iş yerini devrettiği esnadaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle (son ücretle değil) sınırlıdır. Bu geçmiş borçlardan hem eski patron hem yeni patron devir tarihinden itibaren 2 yıl boyunca müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2 yıl geçtikten sonra eski patronun kapısını çalamazsınız, tek muhatap yeni patron kalır. Devir sonrasına ait tüm hak edişlerden yeni işveren tek başına, tabiri caizse "günahıyla sevabıyla" sorumludur.

15 Haziran 2026 02:24

Fatih Selek

Sponsorlu Dünya Kupası

Sabaha karşı biten maçların sonuçları 24 saat sonra, ertesi gün yer bulabilecek. Tüm Türkiye yenilgiye üzüldüğü saatlerde gazete "Muhteşem bir pazar olsun" başlığıyla çıktı. Durumu kotarmak için de "Milyonlar bu sabah çoktan uyandı, televizyonun karşısına geçti. Sizler de şu anda okumak için gazeteniz Hürriyet'i elinize aldınız" yazmışlar. Takip ettiğim kadarıyla Dünya Kupası'na kendi bütçesiyle muhabir gönderen basın kuruluşu yok. Dünya üçüncülüğünü kazandığımız 2002'de, bütün gazeteler muhabirinden genel yayın yönetmenine, yazarından foto muhabirine herkesi Güney Kore ve Japonya'ya yığmıştı. 45 gün boyunca gazeteciler kurumlarının kendi imkânlarıyla müsabakaları yerinden izlemişti. 48 takımlı yeni formatla birlikte maç sayısı 104'e çıktı. Birçok köklü gazete, sadece kendi millî takımlarının kampına 1-2 kişi sabitleyip, diğer maçları ekran başından takip etme kararı aldı. Türkiye Futbol Federasyonu, 2024 Avrupa Şampiyonası'nda gazetecileri ve misafirleri turnuva boyu ağırlamıştı. TFF bu kez kulüp başkanlarına bile "Geliyorsanız 15 bin dolar ödeyin. Eşiniz de gelecekse 24 bin dolar" diye mailler attı. İsrail ile ABD tekrar İran'a füze yağdırıyor, bizde konu CHP! ABD ve İran savaşı bitirmek için anlaşmaya varıyor, bizde konu CHP! İsrail gazeteleri Gazze'ye yönelik yeni katliam serisi başlayacağını yazıyor, bizde konu CHP! Pakistan Afganistan'ı vuruyor, bizde konu CHP! Avrupa ülkeleri Rus petrolü taşıyan gemilere el koymak amacıyla Akdeniz'e gemi konuşlandırıyor, bizde konu CHP! Fransa, Rum yönetimiyle Kıbrıs'a asker göndermek için anlaşma yapıyor, bizde konu CHP! Almanya ile Fransa'nın 100 milyar avro bütçe ile ortak savaş uçağı yapma planı fiyasko ile sonuçlanıyor, bizde konu CHP! CHP kendi içindeki sığ, kısır, kof, kadük, güdük kavgalarla hem kendini hem ülke gündemini dibe çekiyor... Çekin o elinizi! Mayıs ayında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi listenin birinci sırasına adını yazdırmış. Kaymakamlara, "Herkes sosyal medya hesabı açacak. Cumhurbaşkanının TikTok hesabının olduğu yerde siz niye açmıyorsunuz? Zaten attığınız üç mesaj, birini de kendiniz yazın" denilmiş.

15 Haziran 2026 02:24

Cem Küçük

İfratla Tefrit Arasında Yaşayınca

Türkiye aşırı uçlarda yaşayan bir ülke. Bunun son örneğini A Millî Takım'da gördük. Avusturalya'nın Dünya Kupası tecrübesi olan 9 futbolcusu var. Artık günümüz futbolunda fizik gücü ve atletik yapı çok önemli. O yüzden Fransa, İspanya, Almanya, Arjantin, Brezilya sürekli favoriler ve kupayı bunlardan biri kazanıyor. Demem o ki, ifrat ve tefrit arasında yaşamamak lazım. Hayata akılcı, mantıklı bakmak lazım. Çok çalışmak, disiplinli olmak ve odaklanmak lazım. Sonra da dua edip gerisini Allah'a bırakmak lazım. Bakın ABD Millî Takımının Paraguay maçı beni çok korkuttu. Çünkü ABD Millî Takımı hem fiziken çok güçlü, hem de çok teknik. Türkiye birçok özelliğiyle iyi durumda. Birçok ülke diğer alanlarda ilerleme sağlıyor. Ayaklarımızın yere basması lazım.

15 Haziran 2026 02:24

Canan Eraslan

Ya Stagflasyon Ya Yumuşak İniş

Şu anda gülerek hatırlıyorum ama market raflarında 'yaş maya' bile kalmamıştı o birkaç gün. Fakat Avrupa'da ayçiçeği yağından tuvalet kağıdına kadar birçok üründe aylarca boş rafları, 1-2 taneyle sınırlı tutulan alışverişleri izledik... Ardından hepimizin malumu, küresel enflasyonla yüzleştik. 28 Şubat'tan beri de ha bugün, ha yarın diye "savaş-barış oyunları" yapıyor Trump. Avrupa Merkez Bankası bu süreçte cesur karar attı ve politika faizini 25 baz puan artırdı. Geçen hafta Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) faizi sabit bırakmıştı. Sırada Fed ve İngiltere Merkez Bankası'nın kararları var. Dev hava yolu şirketleri dahi en önemli masraf kalemlerinden olan yakıt giderindeki artış karşısında "Zarar edeceğiz ama ne yapsak da en az zararla kurtulsak" diye hesap yapıyor... Pandemi döneminde evinde, balkonunda depolanabilecek ne varsa neredeyse 1 yıllık ihtiyacını depolayanlar vardı.

15 Haziran 2026 02:24

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.