×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Üsküdar Sahaflar Çarşısı Sular Altında Kaldı: Sahaflar Kültürel Kayba Ağlıyor

06 Temmuz 2026 00:01

Durumu KARAR'a özetleyen Dernek Başkanı Bahtiyar İstekli, altyapı hatasına dikkat çekti, felaketin göz göre göre geldiğini belirterek, "Meydanın suyu çarşıya akıyor. Güncel kitaplar telafi edilir ama asırlık efemeralarımız, Osmanlıca eserlerimiz gitti, bu hafıza kaybına üzülüyoruz. Bir sel afeti yaşandı, kimseden şikayetçi değiliz; devletimizin buradaki zayiatı karşılayacağını umuyoruz" dedi. Üsküdar Meydanı'nın tüm su yükünün çarşıya aktığını vurgulayan İstekli, bu felaketin aslında göz göre göre geldiğini şu sözlerle ifade etti: "Ciddi bir yağış oldu tabii, ona bağlı olarak bir sel baskını vücuda geldi. Bunda tabii ki sorumlu olan birimler var; bunların planlanması gerekirdi, mühendislik hesapları yapılmalıydı. Meydanın bütün suyu bizim çarşımızla birleşiyor, altyapı da ona göre yapılmamış, debiyi kaldırmıyor. Biz daha önce uyardık, İSKİ'yi çağırdık, Fen İşleri geldi baktı. 'Altyapı kaldırmıyor' dedik. 'Tamam' dediler, tespit ettiler ancak yedi sekiz aydır hiçbir gelişme olmadı. Daha önce ufak çaplı su girmeler olmuştu ama zayiat olmadığı için sadece görevlileri çağırıp önlem alınmasını istemiştik. Bu kez çok daha büyük bir yağış oldu ve ilk kez bu çaplı bir sel felaketiyle karşı karşıya kaldık." Görünen o ki, felaketin en acı verici kısmı belediye ekiplerinin çarşıdan dört kamyona yükleyerek çöpe taşımak zorunda kaldığı ıslak kitap yığınları değildi. Kendi dükkanındaki kayıplardan bahsederken sesi titreyen Bahtiyar İstekli, yok olan kültürel hafızayı şu cümlelerle özetledi: "Güncel kitaplar bir şekilde yeniden satın alınır, telafi edilebilir. Ama efemera dediğimiz o benzersiz harita, kartpostal, eski fotoğraf ve mektup gibi şeylerden büyük zayiat oldu, en çok ona üzülüyoruz. Osmanlı Türkçesi kitaplarımız, nadide eserlerimiz gitti. Bende mesela İbrahim Müteferrika baskısı Cihannüma'dan çıkma orijinal bir harita vardı; su içinde kalmış... Kurtarmaya çalışacağız ama eskisi gibi olmaz tabii. 1914 yılına ait Ermenice dergiler vardı dükkanda, komple su yemişler." Çarşıyı vuran selin ardından İstanbullu kitapseverler ve koleksiyoncular da dayanışma için harekete geçti. Ancak Dernek Başkanı İstekli, bu süreçte halktan gelen bireysel yardım veya mezat taleplerini nazikçe geri çevirdiklerini belirtti: "Halktan gelip 'Islanan kitapları satın alalım, destek olalım' diyenler, 'Yardım mezatı düzenleyelim' diyen dostlarımız oldu; hiçbirini istemiyoruz. Biz kimseden de şikayetçi değiliz, yaşanan bir sel felaketi. Devletimizin bu zayiatı karşılayacak durumda olduğunu düşünüyor ve umuyoruz. Sel afeti olduğu için devletimizin buradaki zararı tazmin edeceğine inanıyoruz." İstanbul'un kalbinde, Üsküdar Meydanı'nda yer alan yedi dükkan, şimdi sel baskının ardından tarihin kırıntılarını ayıklamaya çalışıyor. İstekli, çarşıdaki altyapı sorununa kalıcı bir çözüm getirilmesi adına somut bir diğer adımın ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) geldiğini, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın kendisini aradığını belirterek, şunları aktardı: "Mahir Polat Bey aradı, 'Çarşıda bir daha bunun yaşanmaması için elimizden geleni yapalım' dedi. Altyapı ile ilgili bazı görevliler yolladı, Pazartesi günü de gelip detaylı inceleme yapacaklar. Yaşanan bir hadise var, zamanı geri alamayız. Bundan sonra yapılması gereken şeyler var ve Mahir Bey bu süreci bizzat takip edeceğini söyledi. Bu yüzden ümitvarız."

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Abdullah İbrahim: Bir Caz Büyüğünün Ardından

06 Temmuz 2026 00:01

Halil Turhanlı, 'Tüm zamanların en iyi caz piyanistlerindendi' dediği Güney Afrikalı Abdullah İbrahim'i yazdı. Güney Afrika gecekondu mahallelerinin seslerinin onun tarzının temelini oluşturduğunu belirten Turhanlı, İbrahim'in öyküsünün küçük gece kulüplerinden büyük konser salonlarına uzandığını ve ülkenin müziğiyle avangard cazı kaynaştırdığını söylüyor. Caz müziğinin öncü isimlerinden Abdullah İbraim (Müslüman olmadan önceki adıyla Dollar Brand) geçtiğimiz Haziran ayında huzur içinde hayata veda etti. Tüm zamanların en iyi caz piyanistlerindendi. Geleneksel Afrika müziğiyle avangard cazı kaynaştırdı. Nelson Mandela'nın hapsedildiği yıl o da Güney Afrika'yı terk etti. Bir yıl sonra ünlü trompetçi Hugh Masakela'nın da yer aldığı Jazz Epistles topluluğuyla sahneye çıktı. (Abdullah İbrahim ve Hugh Masekela 15 ve 16 Haziran tarihlerinde Johannesburg'da elli yılı aşkın bir süre sonra ilk kez biraraya gelerek konser verdile). 1950'lerden 1990'lara kadar apartheid rejimine karşı çıkan müzisyenlerin başında gelir. Mandela onu "bizim Mozart'ımız" olarak nitelendirmişti. 1968'de Müslüman oldu. Dollar Brand olan adını Abdullah İbrahim olarak değiştirdi. Aslında İslam'a mensup insanları Güney Afrika'da gençliğinde tanımış, onların dualarından, ilahilerinden etkilenmişti. İslamiyet'in bir farkındalık yarattığını ve bu farkındalığın kendisi için "itici bir güç" olduğunu belirtti. "Güzel ve güçlü inanç" sözleriyle tanımladığı bu dinde iç huzur buldu. "Giderek parçalanan bir hayatta manevi uyum "arayışına yöneldi ve yeni inancı sayesinde bu zorlu mücadeleyi kazandı. "Allah beni kutsadı" diyordu. 1940'lı yılların başlarında swing orkestraları Güney Afrikalı seçkin beyazlara çalıyorlardı. Jazz Epistles'in öyküsü Güney Afrika'nın kültürüne derinden kazınmıştır. Grubun geçmişi Güney Afrika'nın gizli ve az bilinen tarihidir. Abdullah İbrahim'in kuvvetli politik etkiye sahip kompozisyonu "Mannenberg" bu olaylarla ilişkilendirilmiştir. 1970'ler boyunca periyodik olarak Güney Afrika'ya geri döndü ve bunlardan birinde, Haziran 1974'de saksafoncular Basil Coetzee ve Robbie Jansen ile birlikte "Mannesnberg" adlı parçayı kaydetti. "Kramet" (Keramet) adlı bestesinde on yedinci yüzyılda Endonezya'dan Cape'e sürgün edilen Şeyh Yusuf el-Mekasseri'yi anıyordu. Şeyh Yusuf Hollanda sömürgeciliğine karşı direnmiş ve Güney Afrika'ya sürgün edilmişti. Değişik İslam tarikatlarından icazet almış bu din büyüğü Güney Afrika'da güçlü etkiler bırakmıştı. İslam'ı seçen Abdullah İbrahim bu parçada onun manevi ve kültürel izlerini takip ediyordu. Abdullah İbrahim, Batı Afrika'daki Fransız sömürgelerini, buralardaki insan ilişkilerini ele alıp inceleyen yönetmen Claire Denis'in bazı filmlerinin müziğini besteledi. Denis filmlerinde Afrika ile ilgili çocukluk deneyimlerinden yola çıktı. Korkusuz Ölüm Yok (S'en fout la mort) Abdullah İbrahim'nin müziğini yaptığı bir diğer Claire Denis filmidir. Abdullah İbrahim Afrika'nın canlı bir ses manzarasını ekliyordu filme.

Filtreleme Haberleri

Kızıl Ordu Korosu'nun Nato Zirvesi Öncesi Verdiği Mesaj

Kızıl Ordu Korosu Türkiye'ye geldi. İstanbul'dan başlayarak sırayla Antalya, Ankara ve Adana'da konserler verdi. 27 Haziran'da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'ndaki konser i, eşim Demet Arslan'la birlikte izledik. Kızıl Ordu Korosu çaldı, 5 bin seyirci ayakta okudu. Konserin ikinci perdesinde Hayko Cepkin de Kızıl Ordu Korosu'na eşlik etti. Sovyet Devrimi'nin önderlerinden Savunma Bakanı (Savunma Halk Komiseri) Kliment Voroşilov, Cumhuriyet'in 10. yılında Ankara'da yapılan kutlamalara katıldı, 10 günden fazla Türkiye'de kaldı. Dahası, 1928'de açılan Taksim Cumhuriyet Anıtı'na Sovyetler'in iki önemli isminin heykeli de eklendi. Önce "Stalin Türkiye'den toprak istiyor" yalanı servis edildi. Ardından dönemin hükümetleri, ABD'nin Sovyetlere karşı kurduğu NATO'ya Türkiye'yi dahil etti. Hükümete yakın basın organları, 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nde de Rusya'nın baş düşman olduğu vurgusunun teyit edileceğini yazıyor. Yani Türkiye, NATO istediği için Rusya'yı düşman olarak teyit edecek. Oysa Rus Kızıl Ordu Korosu, Türkiye'ye gelerek bağımsızlığımızın sembollerinden İstiklal Marşımızı, 10. Yıl Marşımızı, İzmir Marşı'nı, Çanakkale Türküsü'nü okuyor. Konseri izlediğim günün sabahında Dünya Medeniyetleri Girişimi Merkezi'nin (DÜNYA-MER) düzenlediği "Dünyada Güvenlik ve NATO" başlıklı konferansı takip etmiştik. Türkiye, Rusya, Çin ve İran, emperyalist saldırganlığa karşı birlikte hareket etmeli. Dolayısıyla Rusya, Türkiye'nin doğal ve stratejik müttefikidir.

06 Temmuz 2026 00:00

Hollywood Gözü Dünya Destanlarına Dikti

Yönetmen Christopher Nolan'ın 17 Temmuz'da vizyona girecek 'The Odyssey' filmi, Homeros'un 2 bin 700 yıllık destanını Marvel evrenine göre uyarlaması tartışma yarattı. Christopher Nolan'ın yönettiği ve 17 Temmuz 2026 Cuma günü tüm dünyayla aynı anda Türkiye'de vizyona girecek olan 'The Odyssey' filmi, görsel başarılarından ziyade neden olduğu tarihsel tartışmalarla gündeme geldi. Şubat ve Ağustos 2025 tarihleri arasında Fas, Yunanistan, İtalya, İskoçya ve ABD'deki Universal Stüdyoları'nda çekimleri yapılan filmin net bütçesi 250 milyon dolar olarak açıklandı. Filmde Antik Yunan dönemine ait Akdeniz kadırgaları yerine Viking savaş gemilerinin (longship) kullanılması ve Kral Agamemnon'u canlandıran Benny Safdie'nin zırhının eleştirmenlerce "Batman kostümü" benzetmesiyle anılması dönemin estetik dokusundan uzaklaşıldığını ortaya koyuyor. Odysseus'u canlandıran Matt Damon'ın belirgin bir Amerikan aksanıyla konuşması ve "Let's go!" gibi modern sokak jargonu ifadeler kullanması dikkat çeken diğer ayrıntılar arasında yer alıyor. Bu iddiaları doğrulayan ünlü yönetmen 5 Mayıs 2026 tarihinde, ABD'nin en popüler gece şovlarından biri olan "The Late Show with Stephen Colbert" programında "Homeros aslında kendi döneminin Marvel'ıydı. İster Marvel ister DC olsun, modern çizgi roman kültürü doğrudan Homeros'tan ve tanrıların aramızda yürüdüğü hissinden beslenir." ifadelerini kullandı.

06 Temmuz 2026 00:00

Yıllardır Uykumuzu Sabote Etmişiz: 8 Saat Uyuyup Yorgun Kalkanların Yaptığı Büyük Hata

Gece saat 23.00'te yatıp sabah saat 07.00'de kalkan bir kişi, toplamda sekiz saat uyumasına rağmen sabah gözlerini açtığında ağır bir kafa ve kurşun gibi bir vücutla karşılaşabiliyor. Öğleden sonra saat 15.00'te masada uyuyakalma noktasına gelen bu kişilerin akşam saatlerinde enerjisi tamamen sıfıra iniyor. Buna karşılık, gece saat 00.00'da yatağa girip sabah saat 05.52'de hiçbir alarm çalmadan kendiliğinden uyanan bir başka insan, sadece yaklaşık altı saat uyuduğu halde güne zinde, hafif bir vücutla ve berrak bir zihinle başlayabiliyor. Beyin gece boyunca yaklaşık 90 dakikalık döngüler halinde çalışıyor ve sağlıklı bir uykuda bu süreç her gece 4 veya 5 kez tekrarlanıyor. Birinci aşama olan hafif uyku dönemi, uyanıklıktan uykuya geçiş evresini oluşturuyor ve 5 ila 10 dakika sürüyor. Geri dönüşü çok zor: Uykusuz geçen her saatin kalbinize zarar veriyor Döngünün en kritik aşaması, yaklaşık 40 dakika süren üçüncü evre, yani derin uyku dönemi oluyor. Çözüm ise uykuyu 90 dakikanın katlarına (6 saat, 7.5 saat veya 9 saat) göre ayarlayarak alarmı döngü sonlarına kurmaktan geçiyor. Gece saat 23.00'te yatsanız bile beyin uyuma sinyalini ancak 00.30'da alabiliyor. Kafeinin vücuttaki yarı ömrü 5 ila 6 saat sürüyor; öğleden sonra saat 15.00'te içilen kahvenin çeyreği gece saat 03.00'te hâlâ kanda dolaşıyor ve derin uykuyu yüzde 20 azaltıyor. Bu yüzden saat 14.00'ten sonra kafein alımını durdurmak önem taşıyor. Bu sinsi tuzaktan kaçınmak adına uykudan en az 3 ila 4 saat önce alkol alımını tamamen kesmek gerekiyor. Beynin uyku moduna geçmesi için vücut sıcaklığının 1 ila 1.5 derece düşmesi gerekiyor ve ideal oda sıcaklığı 16 ila 19 derece arasında ölçülüyor. İlk 30 dakikada ertesi günün yapılacaklar listesi yazılarak beyni meşgul eden Zeigarnik etkisi kırılıyor ve Emory Üniversitesi araştırmalarına göre uyku 9 dakika hızlanıyor. İkinci 30 dakikada ışıklar kısılıyor ve 4-7-8 nefes tekniğiyle parasempatik sistem aktive ediliyor. Gün içindeki yorgunluklar için NASA araştırmaları, astronotlar üzerinde yapılan deneylerde 26 dakikalık bir şekerlemenin performansı yüzde 34 artırdığını gösteriyor. Şekerlemeyi saat 13.00-15.00 arasında yapıp 20-25 dakika ile sınırlamak gerekiyor.

05 Temmuz 2026 23:56

'Köyden İndim Şehire' Yeniden Çekiliyor: Bu Kez Saffet, Himmet, Hayret Ve Gayret'in Çocuklarının Hikayesi

Türk sinemasının unutulmaz yapımları arasında yer alan "Köyden İndim Şehire", yıllar sonra yeni kadrosuyla yeniden beyazperdeye taşınıyor. Yeniden çekilecek projelerin ilk sırasında "Köyden İndim Şehire" yer alıyor. 1974 yılında çekilen ve Halit Akçatepe'yi buluşturan klasik komedi filmi, yeni nesil oyuncularla izleyici karşısına çıkacak.

05 Temmuz 2026 23:46

Masterchef Düelloları Kazanan Muhammed Yahya Haliloğlu Kimdir? Masterchef Bir Üst Tura Çıkan Muhammed'in Mesleği Ne?

TV8 ekranlarının sevilerek seyredilen yarışma programı MasterChef Türkiye 3'lü düellolarında Muhammed Yahya Haliloğlu, Harun Üzen, Levent Karasalih karşı karşıya geldi. Düello sonunda en başarılı paello yemeğini hazırlayan Muhammed Yahya bir üst tura çıkmaya hak kazandı. İzleyiciler Muhammed Yahya Haliloğlu'nun kim olduğunu araştırmaya başladı. MasterChef Türkiye düelloları başladı. TV8 ekranlarının fenomen yemek yarışması MasterChef'te şimdi yarışmacılar 2. turu geçebilmek için mücadele ediyor. MasterChef Türkiye'de geçen sezon ilk defa altın kupa finali düzenlenmişti. Sergen'in altın kupayla birlikte 5 milyon TL aldığı biliniyor.

05 Temmuz 2026 23:39

Sakarya Kültür Yolu Festivali'nde Şarkıcı Ferhat Göçer Sahne Aldı

Festival konser, söyleşi ve sergi gibi çeşitli etkinliklerle 12 Temmuz'a kadar devam edecek.

05 Temmuz 2026 23:37

Kim Milyoner Olmak İster'de 1 Milyon Tl'lik O Soruyu Açtırabildi Mi? İşte Cevabı!

ATV'nin reyting rekortmeni programlarından Kim Milyoner Olmak İster, bu hafta da izleyicilerin büyük beğenisini kazandı. Başarılı olan yarışmacı, 500 bin TL'lik o soruyu açtırmaya hak kazandı.

05 Temmuz 2026 23:32

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Arda Turan'ın Yeğeni Ayşe Elisa'nın Büyüdü! İşte Katre Turan Ve Okan Turan'ın Aile Pozu!

Eski milli futbolcu Arda Turan'ın kardeşi Okan Turan ile eşi Katre Turan, 2022 yılında düzenlenen nikah töreniyle dünyaevine girmişti. İlk kez anne ve baba olmanın heyecanını yaşayan Okan ve Katre Turan çifti, 2 Ocak'ta minik kızları Ayşe Elisa'yı kucaklarına almıştı.

05 Temmuz 2026 23:01

Daha 17 Yeni Bölüm Fragmanı | Daha 17 7. Bölüm Fragmanı Yayımlandı Mı?

Kanal D'nin ilgiyle takip edilen dizisi Daha 17'de gözler yeni bölüm fragmanına çevrildi. Daha 17 7. bölüm fragmanının yayımlanmasıyla birlikte yeni bölümde yaşanacak gelişmeler netlik kazanacak. Diğer taraftan Teoman, Serhat'ın Aras'la konuştuğu telefonu bulmuş ve kayıtlı tek numarayı aradığında karşısında Aras'ın sesini duymuştur. Ancak beklemedikleri üzere bu önlem de Teoman ve Aras'ı bir kez daha bir araya getirecektir.

05 Temmuz 2026 22:40

Manisa'da 'Eşek Kulaklı Midas' İçin Akın Eden Ziyaretçiler Bölgeyi Çöplüğe Çevirdi

Manisa Salihli'de efsanelere göre Frigya Kralı'Eşek Kulaklı Midas'ın ve Lidya krallarının yıkandığı rivayet edilen bölge kontrolsüz ziyaretçi akını nedeniyle kötü bir görünüme sahip olmaya başladı. Antik çağlarda Lidya Krallığı'na başkentlik yapmış Sardes'in hemen yanı başında, UNESCO Küresel Jeopark ağı ile iç içe bir konumda yer alan bu doğal havuzların, bir zamanlar Lidya kralları ve efsanevi Kral Midas tarafından banyo yapmak için kullanıldığı düşünülüyor. Görselliğe aldanarak dev kazanlarının sularına girmeye ve yüzmeye çalışan vatandaşlar büyük bir risk alıyor. Eşine az rastlanan bir bölgeye sahip olduklarını ancak değerinin bilinmediğini belirten Salihli Çamurhamamı Mahalle Muhtarı Atakan Oğuz, "Dev Kazanları adını verdiğimiz bölge tarihte 'Eşek Kulaklı Midas'ın banyo yaptığı yer olarak biliniyor. Lidya krallarının burada banyo yaptığını biliyoruz. UNESCO Kültür Mirası listesinde. Buranın turizme kazandırılması için hem Salihli Kaymakamlığı ile hem de belediyelerimizle hem de bakanlıklarımızla birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Bu bölgeye bir tesis kazandırılabilirse, ziyaretçilerin gezmesi için ahşap yürüme yolları yapılırsa güzel olur. Vatandaşların gelip tehlikesiz bir şekilde gezmesi sağlanır. Yüzmeye gelenler olursa boğulmaların önüne geçilir" dedi. " VATANDAŞLARIN AYAĞI KAYIP DÜŞEBİLİYOR" Kaygan kayalar dolayısıyla vatandaşların sık sık düşme tehlikesi yaşadığını belirten Muhtar Oğuz, "Çevrede piknik yapılıyor. Başında da bir güvenlik görevlisi olursa ziyaretler kontrollü olur, yangın riski kalkar. Yüzmeye gelenler de kontrollü bir şekilde yüzer boğulma olmaz. Burada yüzmek yasak ancak vatandaşlar gelip burada yüzüyorlar. Burada çok boğulma oluyor. Kayalık olduğu için vatandaşların ayağı kayıp düşebiliyor. Bunların önüne geçmek için tesis olması gerekiyor. Burası ayrıca ormanın dibinde olduğundan vatandaşlar buraya ateşli piknik yapmaya geliyor ve yangın riski taşıyor. Eğer buraya bir tesis kazandırabilirsek bu yangın riskinin de önüne geçeriz. Gerekli mercilerdeki arkadaşlar gelip burayı incelemesi lazım. Burası bir çok turistik yerden daha değerli ancak turizme kazandırılmadığından geri kalıyor" ifadelerini kullandı.

05 Temmuz 2026 22:32

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.