×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Haydarpaşa'da İskeleler Kalktı, Tarihi Cephe Gün Yüzüne Çıktı

15 Haziran 2026 11:15

İstanbul'un simge yapılarından Haydarpaşa Garı'nda yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarında önemli bir aşama tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Haydarpaşa, yıllar sonra yeniden tarihi silüetteki yerini almaya başladı." ifadelerini kullandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından yaptığı değerlendirmede, Haydarpaşa Garı'nda yürütülen restorasyon sürecinde önemli bir aşamanın tamamlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Haydarpaşa Garı'nda yürüttüğümüz kapsamlı restorasyon çalışmalarında önemli bir aşamayı daha geride bıraktık. Marmara Denizi'ne bakan üç cephede restorasyon ve konservasyon çalışmalarını tamamlayarak iskeleleri kaldırdık. İstanbul'un simge yapılarından Haydarpaşa, yıllar sonra yeniden tarihi silüetteki yerini almaya başladı. Bu eşsiz mirası özgün kimliğini koruyarak geleceğe taşıyor; tamamlandığında İstanbul'a yeni bir kültür ve sanat alanı kazandıracak projeyi kararlılıkla sürdürüyoruz." Döneminin seçkin mimari eserleri arasında yer alan Haydarpaşa Garı'nda restorasyon çalışmalarının yanı sıra güçlendirme, teşhir-tanzim ve çevre düzenleme uygulamaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Restorasyon çalışmaları sırasında Haydarpaşa Garı'nın bazı balkon korkulukları ve bağlantılı mimari elemanlarında detaylı incelemeler yapıldı. Burada temizlik, bakım, konservasyon ve gerekli onarım çalışmaları sürdürülüyor.

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Tarihi Köprünün Adı 'Boğazkesen Sultan Murat Han Köprüsü Olarak Değiştirildi

15 Haziran 2026 11:15

Boğazkesen Köprüsü ile ilgili arşiv taramaları ve akademik çalışmalar yapan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, Türk İslam Sanatları Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nazım Boy, "Roma döneminde bu yol 'Ulu Yol' olarak adlandırılıyor. Taşova'dan gelip Niksar'dan devam eden yani Anadolu'nun kuzeyindeki ana yol olarak bildiğimiz yol. Devamında bu Türk-İslam döneminde Danişmentlilerle birlikte bölgede başlayan hakimiyet sürecinden itibaren de bu bölge yine yerleşime sahne olmuş. Türkler tarafından ihya edilmiş. Öncelikle bu yol üzerinde Roma döneminden itibaren Ulu Yol'u bildiğimiz için bir köprünün olmaması kaçınılmaz. Yalnız bulunduğumuz nokta Kelkit ve Yeşilırmak'ın birleştiği nokta. Su debisinin en yüksek olduğu nokta. O yüzden de köprülerin uzun ömürlü olması Çok zor bir durum. Çok muhkem yapılması gerekiyor. Sağlam yapılması gerekiyor. Roma döneminde kuvvetle muhtemel bir köprü vardı. Ancak zamanla tahrip olma ihtimali oldukça yüksek. Bunu da nereden anlıyoruz? Köprünün üzerinde kullanılan malzemelerde biz daha erken dönemdeki malzemelerin devşirildiğini Türk İslam döneminde de kullandığını anlayabiliyoruz. Osmanlı döneminde arşiv kayıtlarında bu yol İran Caddesi, İran yolu olarak adlandırılıyor. Köprü ile ilgili de birçok arşiv kaydına biz çalışmamızda rastladık. Bunlardan 3 tane arşiv belgesinde köprünün Sultan Murat Han Köprüsü olarak isimlendirildiğini net bir şekilde gördük. Literatürde günümüze kadar Boğazkesen Köprüsü olarak geçiyordu. Ama biz arşiv belgeleriyle bunu somut bir şekilde ortaya koyduğumuz için yaptığımız akademik çalışmada köprünün isminin Boğazkesen Sultan Murat Han Köprüsü olarak mevki ile de bütünlük sağlaması açısından mevkisi ismi ve bani ismi birlikte kullanılacak şekilde olması gerektiğini önerdik. Bu önerimizi de yerel yönetim dikkate alıp Kültür Varlıkları Koruma Kurulu'na sunmuş. Orada da bu kabul görmüş köprünün günümüzde bugün itibariyle ismi Boğazkesen Sultan Murat Han Köprüsü olarak güncellenmiş durumda" dedi. Osmanlı arşivlerinde köprünün seller sebebiyle onarım gördüğüne dair belgeler olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nazım Boy, "Burada 1850'lerden itibaren arşiv belgelerinde 1910'lara kadar 3 kez köprünün onarım geçirdiğini görüyoruz. Bu onarımlardaki en büyük sebep Osmanlı arşivlerinde geçtiği şekliyle 'Tuğyan' yani sel. Su taşkınları, Kelkit ve Yeşilırmak'ın birleştiği noktada olması su debisinin yükselmesi ve köprünün özellikle tabliye kısmının üst geçiş kısmının tahrip olması bunun neticesinde de yaşanan zorluklar itibariyle yapılan başvurular ve onarıma ilişkin girişimleri biz belgeleriyle biliyoruz. Erken dönemde, Sultan Murat Han döneminde kuvvetle muhtemel 2'nci Murat döneminde yani bölgenin Osmanlı hakimiyetine katıldığı hakimiyetin geliştiği bir süreçte köprünün yeniden inşa edildiğini düşünüyoruz. Geç dönemde ise bu tabliyenin yıkılmasından sonra onarımların taş değil ahşap tabliye şekilde gerçekleştirildiğinde hem dönem seyahatnamelerindeki görsellerde hem de kayıtlardaki arşiv kayıtlarındaki malzeme detaylarından anlayabiliyoruz. En son 1940'larda bir sel meydana geliyor. Onu da Cumhuriyet arşivlerinden net bir şekilde öğreniyoruz. Orada köprünün tabliye kısmının yıkıldığı yazışmalarda belirtiliyor. Zaten o tahribattan sonra da tekrar onarımı gerçekleşmiyor. 1950'lerde hemen köprünün biraz kuzeyinde çelik iskelet üzerine kurulu beton tabliyeli köprü inşa ediliyor" diye konuştu.

Filtreleme Haberleri

'Şişman Diyetisyen' Deyip Şaşkına Dönüyorlardı: Azmetti, 61 Kiloya Düştü | 'Salçalı Makarna İçin Ağlayarak Uyudum'

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. "Diyetisyen olamazsın" sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, şöyle devam etti: "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu." Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini vurgulayan Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirtip, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.

15 Haziran 2026 11:15

Çocukluk Hayali İçin İşinden Vazgeçti: O Artık Dolmuş Şoförü!

Çok istediği dolmuş şoförlüğüne başlayan Dokuzoğlu "Kadınlar istedikten sonra her şeyi başarır" dedi. Mesleğe başlarken birçok zorlukla karşılaştığını anlatan Dokuzoğlu, "Tekstil işinde çalışırken farklı bir şey yapmak istediğimi söyledim. Kadınlara örnek olmak, emsal olmak istedim. Kadınların da dolmuşta, takside şoförlük yapabileceğini göstermek istedim. Bu yüzden dolmuşçu olmaya karar verdim. Herkes karşı çıktı. 'Olamazsın, gidemezsin. Gidersen seninle konuşmayız' dediler. Ama ben kadınların da her şeyi başarabileceğini göstermek istedim. Buradaki iş arkadaşlarım arasında da karşı çıkanlar oldu. Yıllar önce durağa ilk geldiğimde bana, 'Senin saçın uzun, aklın kısa. Senin burada ne işin var?' dediler. Şu an yaklaşık 100 erkekle birlikte çalışıyorum ve tek kadınım. Bunun zorluğunu çok yaşadım. Kadın olduğum için 'Yapamazsın, bu iş sana göre değil' diyen çok oldu. Hatta beni göndermek isteyenler bile vardı. Onlar benim burada çalışmamı istemiyorlardı. Ama ben de inat ettim. 'Madem gitmemi istiyorsunuz, ben daha çok kalacağım' dedim. Sonuçta herkes dolmuşçu olarak doğmuyor" dedi.

15 Haziran 2026 11:15

Merkezi Yönetim Bütçesi Belli Oldu

Türkiye'nin merkezi yönetim bütçe gelirleri mayısta 1 trilyon 86,2 milyar lira, giderleri 1 trilyon 384,4 milyar lira olarak hesaplandı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 37,4 yükselerek 7 trilyon 334 milyar 713 milyon lira oldu.

15 Haziran 2026 11:15

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

34 İlde Yasa Dışı Bahis Operasyonu! 4,8 Milyarlık Hesap Hareketliliği

İçişleri Bakanlığı, 34 il merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonunda 293 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

15 Haziran 2026 11:15

Şoförlük Yaptığı Üniversiteden Fakülte Birinciliğiyle Mezun Oldu

FECRİ BARLIK - Siirt Üniversitesinde (SİÜ) 14 yıl önce şoför olarak göreve başlayan 43 yaşındaki Süleyman Kılıç, 4 yıl önce kazandığı, iş hayatı ile birlikte sürdürdüğü sosyoloji eğitimini bölüm ve fakülte birincisi olarak tamamladı. Kılıç, "7 kardeşiz, bir tercih yapmam gerekti. Ya liseye gidecektim ya kardeşlerime bakacaktım. Kardeşlerime okusun diye çalışmayı tercih ettim. Annem okumamı çok istiyordu, 'Keşke okusaydın. Başarılı bir öğrenciydin.' diyordu. Kardeşlerime bakmak için ayakkabı boyacılığı yaptım, su sattım. Şehirler arası otobüslerde muavinlik yaptım." dedi. Kılıç, "İşe başladıktan sonra üniversiteyi okumak, annemin hayalini gerçekleştirmek istiyordum. Sınava girdim ve kazandım. Bölümü ve fakülteyi birincilikle bitirdim. Bunun için de çok gururluyum. 2012 yılından bu yana şoför olarak hizmet verdiğim üniversitede aynı zamanda öğrenim görüp, dereceyle mezun olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Fakülteyi birincilikle bitirmem umut verici oldu." diye konuştu. - "Bize de bir umut oldu" Kılıç'ın fakülteden arkadaşı Kudret Fidan Taşkıran da Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde öğrenim gördüğünü, Kılıç'ın hayat hikayesinin herkese örnek olduğunu söyledi.

15 Haziran 2026 11:15

Dünya Kupası'nın Favorilerinden Fransa, Sahneye Çıkıyor

2018 şampiyonu ve 2022 finalisti Fransa, otoriteler tarafından 2026 Dünya Kupası'nın da favorileri arasında gösteriliyor. Senegal, Norveç ve Irak ile I Grubu'nda yer alan Fransa, ilk maçını Senegal karşısında New York New Jersey Stadı'nda TSİ 22.00'de oynayacak. Senegal, Dünya Kupası'na 2002, 2018 ve 2022'den sonra 4. kez katılacak. Grubun diğer maçında ise Norveç ile Irak, 17 Haziran Çarşamba TSİ 01.00'de Boston Stadı'nda karşı karşıya gelecek.

15 Haziran 2026 11:14

Klinik Psikolog Alev Kurt Başer'den Sınav Kaygısına Karşı Öneriler

Menarini Türkiye ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliğiyle hayata geçirilen "Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" projesi kapsamında açıklamalarda bulunan Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, projenin sınav ve gelecek kaygısı yaşayan liseli gençlere destek olmayı amaçladığını söyledi. Üniversite öğrencileriyle birlikte yürütülen projede akran desteği modelinin uygulandığını belirten Başer, "Üniversiteli gençler üç günlük bir eğitim kampından geçiyor. Burada edindikleri bilgi ve deneyimleri 10 ve 11'inci sınıf öğrencileriyle paylaşarak onlara destek oluyorlar. Böylece hem kendileri önemli bir deneyim kazanıyor hem de akranlarına katkı sunuyorlar" dedi. "Vagus sinirini uyararak bedeninize 'güvendeyim' mesajı verin" Sınav anında bedeni sakinleştirmenin en hızlı yollarından birinin vagus sinirini aktive etmek olduğunu vurgulayan Başer, şu bilgileri paylaştı: "Vagus siniri, bedenin stresle başa çıkma ve rahatlama sisteminin ana anahtarıdır. Kaygı anında vagus sinirini uyarmak bedene doğrudan 'güvendesin' mesajı gönderir. Yüz bölgesini veya boynu soğuk suyla yıkamak, enseye serin bir temas uygulamak ya da derin ve yavaş nefesler almak bu siniri anında aktive ederek kalp ritmini yavaşlatır ve paniği yatıştırır." "Zihni ana getirmek, tıpkı bir kası geliştirmek gibidir" Zihni şimdiki anda tutabilmenin pratikle gelişen bir beceri olduğuna vurgu yapan Başer, meditasyon ve odaklanma pratiklerinin önemini şu sözlerle açıkladı: "Amacımız hep iyi düşünmek ya da zihnin hiç dalgalanmaması değil. Tıpkı bir kası geliştirirken ağırlığı sürekli aynı noktada tutmayıp indirip kaldırdığımız gibi, zihnimiz de ister istemez başka yerlere gidecektir. Burada önemli olan, zihin her uzaklaştığında onu nazikçe yeniden 'şu ana' getirmektir." "Sınav anında 4-8 nefes tekniğini uygulayın" Ana odaklanmayı kolaylaştıran en etkili yöntemlerden birinin nefes egzersizleri olduğunu belirten Başer, şu önerilerde bulundu: "Nefes egzersizlerinin kişiyi rahatlatan ve kontrol duygusunu yükselten bir tarafı vardır. Temposunu kendinize göre ayarlayabileceğiniz '4 saniye al, 8 saniye ver' tekniğini uygulayabilirsiniz. Kısaca nefes alıp, uzunca vermek ve nefesi verirken bedenin tamamen boşalmasına izin vermek çok etkilidir. Bu egzersizi sınav anında, bir gün öncesinde veya sınava hazırlık sürecinde her an yapabilirsiniz; zira öncesinde pratik yapmak o zihinsel kası güçlendirecektir. Ancak nefes egzersizleri herkese iyi gelmeyebilir; bazı kişilerde boğulma hissi oluşturabilir. Eğer size iyi gelmediğini hissederseniz kendinizi zorlamayın." "Kendi kaygılarımızı çocuklarımıza yansıtmamalıyız" Velilerin sınav sürecindeki yaklaşımının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Başer, ebeveynlerin kendi kaygılarını çocuklara yansıtmaması gerektiğini söyledi. Orantısız ve yüksek beklentilerin çocuklar üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Başer, "Kendi kaygılarımızı çocukların önüne koyarak onların mutlu hayaller kurmasına engel olmamalıyız. Yetişkinler olarak en önemli görevimiz çocukların güçlü yönlerini keşfetmek ve onları bu yönde desteklemektir. Bir çocuğun potansiyelini geliştirmek istiyorsak yapamadıklarından çok yapabildiklerinin altını çizmeliyiz" dedi.

15 Haziran 2026 11:14

Sinem Kobal Paylaştı: Kızı Lalin Babaannesiyle Yufka Açtı

O anları Sinem Kobal paylaştı Kenan İmirzalıoğlu ile Sinem Kobal, 2016 yılında dünyaevine girmişti. Oyuncu çiftin, 2020'de Lalin, 2022'de ise Leyla adını verdikleri iki kız çocuğu dünyaya gelmişti. İmirzalıoğlu ve Kobal'ın kızları hakkında sosyal medyada pek çok yorum yapılmıştı: - Sağdaki Sinem, soldaki Kenan resmen.

15 Haziran 2026 11:14

Rulo Rulo Tuvalet Kağıdı Stoklamayın: Banyonun Hijyen Formülü Değişti

Su tesisatı teknolojileri son yıllarda hızla gelişirken, "akıllı" bide fonksiyonlu tuvaletler giderek daha fazla kullanıcıyla buluşuyor. Uzun süredir Asya ülkelerinde yaygın olarak kullanılan bu sistemler, artık Avrupa ve dünyanın farklı bölgelerinde de hızla yaygınlaşıyor. Su ile temizlik, uzmanlara göre hijyen açısından önemli avantajlar sunuyor. Ayrıca tuvalet kâğıdı, özellikle hassas ciltlerde tahrişe yol açabilirken su bazlı temizlik daha nazik bir alternatif olarak öne çıkıyor. Tuvalet kâğıdı üretimi; ağaç, su ve enerji gibi doğal kaynakların yoğun kullanımını gerektiriyor. Asya ülkelerinde günlük yaşamın standart bir parçası haline gelen bu sistemler, Avrupa'da da giderek daha fazla ilgi görüyor.

15 Haziran 2026 11:13

Bütçe Uygulama Sonuçları Açıklandı

Türkiye'nin merkezi yönetim bütçe gelirleri mayısta 1 trilyon 86,2 milyar lira, giderleri 1 trilyon 384,4 milyar lira olarak hesaplandı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 37,4 yükselerek 7 trilyon 334 milyar 713 milyon lira oldu.

15 Haziran 2026 11:13

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.