

Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.
Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Kerem Alkin
Uyumlu Türkiye'den sıklet merkezi Türkiye'ye Türkiye için 'Uyumlu Türkiye' olma rolü geri dönmeksizin tarihin tozlu raflarına gönderilmiştir. Türkiye, Atlantik'ten Asya-Pasifik'e uzanan geniş jeopolitik kuşakta bir 'Sıklet Merkezi' konumuna yükselmiştir. Soğuk Savaş yıllarında ve 1990'larda Washington'ın ve önde gelen Avrupa başkentlerinin Türkiye'den beklentisi belliydi; Atlantik cephesinde belirlenen rotaya uyum sağlayan, kendi önceliklerini müttefiklerinin stratejik tercihleriyle örtüştüren bir 'Türkiye'. Kendi bölgesi ve kıtalar arası güvenlik alanı üreten bir Türkiye. Oysa, artık karşılarında ise 'Sıklet Merkezi Türkiye' var. Ve, bu arayışla, Washington'ın dili değişiyor; 'hasım" refleksinden 'hısım' stratejisine geçiliyor. Çünkü, ABD'nin bugün Türkiye'nin Karadeniz'deki denge kurucu rolüne, Kafkasya'daki erişimine, Suriye ve Irak'taki kapasitesine, Körfez'deki ilişkilerine, Afrika'daki itibarına, Orta Asya'daki etkisine ihtiyacı var. 21. Yüzyıl'ın Türkiye'si artık bir 'kanat ülkesi' değildir; bir 'cephe ülkesi' hiç değildir. Washington, bu yeni Türkiye'nin stratejik değerini hızla keşfetmeli sürdürecek.
10 Temmuz 2026 07:10

Hilal Kaplan
CAATSA yaptırımları, Türkiye'nin Rus yapımı S-400' ü satın almasının ardından ABD'nin uyguladığı cezaydı. F-35 meselesine de bu gözle bakmak gerekir. Ahmed eş-Şara' nın Ankara'daki temaslar çerçevesinde sahne alması ve Trump' ın onu "Suriye'yi birleştiren lider" diye tanımlaması, Türkiye'nin Suriye politikasının uluslararası bir meşruiyet zeminine kavuşması anlamına geliyor. Times of Israel' in başlığı durumu özetliyordu: "Türkiye yükselirken İsrail geriliyor." Gazze'nin yarattığı meşruiyet kriziyle Batı ittifakı içindeki "özel ortak" statüsünü yitiren İsrail'in bıraktığı boşluğa, hem ittifak üyeliğini koruyan hem de Müslüman dünyayla bağını geliştiren Türkiye yerleşiyor. Yunanistan ise F-35 platformundaki görece üstünlüğünü artık tartışmasız biçimde elinde tutamıyor. CAATSA'dan F-35'e, Suriye'den Şam'ın uluslararası sisteme entegrasyonuna uzanan hat, birbirinden bağımsız diplomatik rastlantılar değil; tutarlı bir stratejinin aynı anda birden fazla cephede meyvesini vermesidir.
10 Temmuz 2026 07:10

Nihat Hatipoğlu
Ve yüce Allah (CC) tecelli edecek Peygamberler, "Allah'ım selamet, Allah'ım rahmet" duygusu içindeler. MAHKEME KURULACAK Ses gelecek "Başınızı kaldırın", ilahi kürsü (adalet terazisi) bütün yeri ve göğü kuşatmış. O gün Rabb'in arşını saf saf melekler taşıyor olacak. YOK OLUŞ ZELZELESİ "Ey insanlar! Rabb'inize karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir. Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiğini unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir hâlde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir." (Hac/1-2). O gün güneş ve ay bir araya getirilecek. ALLAH O GÜN EMREDECEK O gün Allah'ın konuşmayacağı, tecelli etmeyeceği kimse yoktur. (Buhari, Rikak, 49). Ona sorulur: "Hâlinden memnun musun?" Adam: "Elbette memnunum. En güzel yer." Adama denir ki: "O hâlde temenni et, daha ötesini arzu et. Zira yüce Allah'ın cömertliğinin sınırı yoktur." Adam der ki: Allah'ım, beni geldiğim âleme geri gönder. (Ahmed, hd:7996) ALLAH'I TANIMAYAN O GÜN TANINMAYACAK O gün her günahlar affedilebilir. İmansızlar, yani Allah'ı tanımayanlar hariç. Bunu Peygamberimize sordular: "O imansız olduğu hâlde cennette olabilir mi?" Efendimiz buyurdu: "O cömertliğinden yararlanmayacak. Zira o bir gün veya bir an bile Allah'ım beni bağışla kıyamette, demedi." Demek ki günahlar affedilir. Bir de manevi bereket anlayışı vardır abdestin: Eller yıkanırken: Allah'ım, senden bereket dilerim. Dilimle seni anmayı bana nasip et. Burnuna su verilirken: Ya Rabb! Yüzü yıkarken: Ya Rabb! Başı meshederken: Ya Rabb! Üzerime, başıma rahmet indir. Bunun 40 yıl hatırı var dersin. Denildiği gibi: "İnsanoğlu Rabb'ine karşı nankördür." (Adiyat, 6)
10 Temmuz 2026 07:10


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Yavuz Donat
Şimdi döndük yine eskimeyen gündeme: "Ne olacak Cumhuriyet Halk Partisi'nin hâli?" Hani, bir söz vardır ya: "Cümlenin maksudu bir, amma rivayet muhtelif." CHP'nin verdiği görüntü de aynen bu. Özgür Özel cephesine gelince... Üzerinde en çok durulan konu: "Partiyi kuralım kurmasına da... Hangi tarihte kuralım?" Kimi... 20 Temmuz'u öneriyor... Kiminin önerisi ise 24 Temmuz... Ali Öztunç... Ve daha pek çok kişi... Kimi eski genel başkan... Kimi eski milletvekili. "Yapmayın etmeyin... Olur mu böyle olur mu, kardeş kardeşi vurur mu? Kucaklaşın, barışın, anlaşın" diyenler. Birkaç kişinin ağzından duyduğumuz ise... "Halkçı Parti." CHP' nin C' si gitsin... Yıl 2... Sayı 24... Mart 1995... Sayfa 11. Murat Özmenek 'in imzasını taşıyor. "Halat çekme oyunu." Oyunun bir tarafında CHP'liler var. Paylaşalım: "Çok konuşma... Boş konuşma... Kem (kötü) konuşma." Bugün... "Ağızdan çıkan söz, namludan çıkan kurşun gibidir." Kurşun misali sözlerden sonra... Adı lazım değil... Dedi ki: "Yeni parti... Ve kırmızı çizgi, Genel Başkan Özgür Özel... Tartışılmaz... Nokta." Öteki senaryonun yazarı... "Yancılar... Gerilimden beslenenler... Gerilim tacirleri" çok. "Karadeniz fırtına, al pırtını sırtına." Bu saatten sonra dikiş tutmaz... *** Sohbette bana da soruldu... "Senin pencerenden ne görünüyor? Bu iş nereye gider?" Süleyman Demirel'den dinlediğim bir söz aklıma geldi... Batılı bir siyasetçinin sözüymüş... Ama not defterim yanımda değildi: "Toplumun sevgisi taze meyveye benzer... Zamanında yemezsen çürür." Sohbette... CHP'lilerde, Özgür Özel'e karşı bir sevgi gördüm... "Siyaset Yılları." Adıma imzalamıştı... Bir satırının altını kırmızı kalemle çizmiştim: "Siyaset çirkin değildir... Bazı siyasetçiler çirkin olabiliyorlar." CHP'de... CHP üzerinde yapılan tartışmalarda...
10 Temmuz 2026 07:10

Dilek Güngör
Enerji güvenliği ve NATO Esasında enerji güvenliği tabiri 1970'lerde gerçekleşen enerji krizi sonrasında NATO üyeleri başta olmak üzere dünya devletlerinin gündemine girdi. Önceki gün yapılan Ankara zirvesi sonrası yayınlanan bildiride de küresel ticaret koridorları, enerji arterleri ve kritik enerji altyapılarının korunması İttifak'ın kırmızı çizgileri arasında yer aldı. Zirve sonrası açıklama yapan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefiklerin, askeri yakıt tedarik zincirinin modernizasyonu ve genişletilmesi için 27 milyar euro değerindeki yatırımı onayladığını açıkladı. Biliyorsunuz, NATO'nun Soğuk Savaş sırasında inşa ettiği bir yeraltı yakıt boru hattı ağı var. Ağ yaklaşık 10.000 kilometre, 80 santimetre yeraltına gömü lü... Belçika, Fransa, Almanya, Lüksemburg ve Hollanda'nın da olduğu 12 ülkeden geçiyor. Rusya tehdidine maruz kalma korkusuyla Polonya bir süredir NATO'nun Orta Avrupa Boru Hattı Sistemi'ne bağlanmak için çalışmalar yapıyor. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki Ankara'daki zirvede yaptığı açıklamada NATO'nun askeri yakıt boru hattı ağının ittifakın doğu kanadına genişletilmesi çağrısında bulunarak, projenin bölgesel güvenliği ve askeri hazırlığı güçlendireceğini savundu.
10 Temmuz 2026 07:10

Haşmet Babaoğlu
Onlarca yıl Türkiye'ye "NATO'nun ileri karakolu" dendi... Moda deyimle hem "Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisi"nin hem de NATO 3.0'ın merkezinde yer alıyor Türkiye... *** Zirvenin sahnesinde uzlaşma havası vardı, Trump'ın keskin ifadelerine rağmen neşeli hâli Avrupalıların sakin kalmasını sağladı... Bir "savaş NATO'su" istiyor Trump... Başkan Erdoğan da tam tersine sükûnet ve kararlılıkla sürekli "barış" dedi, barışa duyulan ihtiyacı vurguladı... *** Hangi akla hizmet, ayrıca konuşmak gerek ama Avrupa tek ve büyük bir savaş istiyor... Rusya'yı zayıf yakalamışken ezmek istiyor. ABD ve Trump ise "savaşlar" istiyor; kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşının çok uzadığını ve global etkisinin zayıfladığını düşünüyor... BÜYÜK BİR SAVAŞ atmosfe ri için hepsinde "parmağı"nın bulunduğu ama elinin yanmadığı çok sayıda bölgesel savaş çıksın istiyor... *** Kim demiş futbol, sadece futboldur diye... Belçikalı oyuncular da maçtan sonra Trump'a, "Hadi sıkıyorsa maçı tekrar ettir" mesajı gönderdiler...
10 Temmuz 2026 07:10


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Mirasçı Önce Ölürse Ne Olur?
Durum şudur: Vasiyetname yapan biri, bir kimseyi mirasçı tayin etmişse veya muayyen bir mal bırakmışsa o kişi de, vasiyet yapandan önce ölmüşse, kural olarak mirastan yararlanacak kişi miras açıldığında yani miras bırakan vefat ettiğinde hayatta olmalıdır. Bu hususta yasa hükmü şöyle: "Vesayet alacaklısı olabilmek için miras bırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır." Miras bırakandan önce ölüm halinde, ölenin mirasçıları devreye girmeyecektir. Mesela "… kişinin önce ölümü halinde … kişi mirastan yararlanacaktır" benzeri bir cümle ile ihtimale bir madde koyarak fikrini açıklar ve bu halde o vasiyetname hükmü geçerli olur.
10 Temmuz 2026 07:00

Biz Eskiden Nato'ya…
Cyrus Vance, 1966 yılında ABD Savunma Bakan Yardımcısı olarak Ankara Esenboğa Havalimanı'na indiği zaman biz oradaydık. 1966 Kasım ayında ODTÜ öğrencileri ABD aleyhtarı büyük bir mitinge öncülük etti. 1969'da ise ABD Büyükelçisi Robert Komer'in makam arabasını Ankaralı gençler ateşe verdi. 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın Türkiye'yi "Küçük Amerika" yapma projesi çok konuşulmuştur. 12 Eylül askeri darbesinin ABD tarafından hazırlanıp tezgâhlandığına dair ülkemizde yaygın bir kamuoyu kanaati de vardır. Türkiye'deki "her taşın altında ABD arayan" anlayışı ise sağlıklı bulmuyorum. Ancak unutmayalım ki İsrail'in Ortadoğu'yu yakıp yıkan askeri gücünün arkasında ABD var. Bu kezse "soruna çare bulan" bir rol oynamak istiyor.
10 Temmuz 2026 07:00

Koleksiyon Mu, Sadece Biriktirmek Mi?
Koleksiyonculuk ilk bakışta sadece bir hobi gibi görünüyor ama psikologlara göre mesele bundan çok daha derin. Koleksiyon sadece eşya değil karakter de biriktiriyor yani. ? Gerçek koleksiyonerlerin büyük kısmı size aynı şeyi söyler: "Önce seveceksin." Çünkü sadece para kazanmak için alıp satmak 'koleksiyonculuk' değil 'ticaret' demek. Arada fark var. Konunun bir başka yanı da şu: Toplamak bazen fark etmeden 'satın alma bağımlılığı'na dönüşebiliyor. Bir koleksiyoner, aylarca tek bir parçanın peşinde sabırla bekleyebilir. Çünkü koleksiyonculuk biraz da "Hayır" diyebilme disiplinidir. Ve bu yüzden koleksiyonculuk, modern çağın hızlı tüketim alışkanlıklarına da ters aslında. Yıllar istiyor çünkü. Sabır istiyor, bilgi istiyor.
10 Temmuz 2026 07:00

Siz Su Gibi Aziz Olmayın!
Ama su satan perakendeciler baktılar ki vatandaş suya verdiği paranın 1 TL'sini geri alıyor, bu rakamı, hatta daha fazlasını su fiyatlarına ekleyiverdiler. Aynı istasyonda ucuz sular bu yaz sıcağında dışarıda bekletilirken, 0.5 litresini 27 liraya sattıkları suları buzdolabına koyuyorlar. Türkçemizde harika bir deyim vardır, su getirene "Su gibi aziz ol inşallah" denir. Turnuva ağacına baktığınız zaman sanki 2022 Dünya Kupası finalinin tekrarını izleyecekmişiz gibi görünüyor; Arjantin-Fransa. Arjantin'den Messi'nin 2, Di Maria'nın 1, Fransa'dan Mbappe'nin 3 gol attığı 2022 finali berabere bitmiş, sonucu penaltılar belirlemiş ve kupayı Arjantin kaldırmıştı. Gol krallığında Messi 8, Mbappe 7 golle ilk iki sırayı paylaşıyor. Daha doğrusu yıldızı olan kupayı alıyor. Bu turnuva, 39 yaşındaki Messi'nin 6'ncı ve son Dünya Kupası. 24 yaşındaki Mbappe ise 3'üncü kez bu turnuvada oynuyor. Sanırım onu en az 4 kez daha Dünya Kupası maçlarında göreceğiz. Yıllar önce bir İzmir Kitap Fuarı sonrası, o zamanki yayınevimiz Destek Yayınları yazarları olarak sevgili patroniçemiz Yelda Cumalı'nın verdiği yemek için şahane bir restoranda toplandık. Sonra ben, şiir deyince aklıma gelen ilk ismi söyleyiverdim, "Keşke Ahmet Telli de burada olsa, bize 'Gidersen Yıkılır Bu Kent' şiirini okusa dedim... Yelda, "Burada, bak yanındaki masada" deyince yaşadığım şaşkınlığı unutamam. Hani, "Keşke Allah'tan başka bir şey dileseydim" denir ya, ben başka bir şey dilemezdim asla. Şimdi eminim o masada bulunan herkes ve tabii ki milyonlarca okuru benimle aynı dileği paylaşıyor.
10 Temmuz 2026 07:00