×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Köşe Yazarı

Edirne'nin 2 Bin Yıllık Hafızası Yeniden Hayat Buldu.

06 Temmuz 2026 11:37

Roma'nın önemli sınır kentlerinden biri olarak yükselen, Doğu Roma'nın stratejik merkezlerinden biri hâline gelen, ardından Osmanlı Devleti'ne uzun yıllar başkentlik yapan Edirne; yalnızca bir şehir değil, farklı medeniyetlerin birbirine emanet ettiği büyük bir tarih hazinesidir. Bu hikâyenin en önemli tanıklarından biri ise hiç şüphesiz Makedon Kulesi'dir. Yaklaşık iki bin yıldır ayakta duran bu kadim yapı Roma İmparatorluğu'na, Bizans İmparatorluğu'na, Osmanlı Devleti'ne ve Cumhuriyet'e tanıklık etmiş; Edirne'nin değişen siluetini asırlar boyunca sessizce izlemiştir. Tamamlanan çalışmalarla birlikte kule; yalnızca ziyaret edilen bir tarihî eser olmayacak, modern müzecilik anlayışıyla düzenlenen yaşayan bir kültür merkezi olarak kapılarını açacak. İnanıyorum ki Makedonya Kule Müzesi kapılarını ziyaretçilere açıldığında burası yalnızca Edirne'nin yeni müzelerinden biri olmayacaktır. Makedonya Kule Müzesini önemli kılan yalnızca iki bin yıllık geçmişi değildir. Bu yönüyle Makedon Kulesi, Edirne'nin tarihî sürekliliğini gözler önüne seren eşsiz bir kültür mirasıdır. Ancak bugün gelinen noktada Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü titiz restorasyon ve bilimsel arkeolojik kazılar sayesinde Makedon Kulesi yeniden hak ettiği değere kavuşuyor. Makedon Kulesi de artık bu anlayışın en güzel örneklerinden biri olarak Edirne'nin kültür hayatındaki yerini almaya hazırlanıyor. Edirne Kültür ve Turizm İl Müdürü Sayın Kemal Soytürk ile gerçekleştirdiğimiz röportajda bu tarihî yapının yalnızca geçmişi koruyan bir kule değil, ziyaretçilerine yaklaşık iki bin yıllık bir medeniyet yolculuğu yaşatacak özel bir müze olarak planlandığını dinledik. Sayın Soytürk'ün de ifade ettiği gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın şehrimizde yürüttüğü en önemli yatırımlardan biri olan Makedonya Kulesi, Edirne'nin binlerce yıllık tarihini katman katman yansıtan çok kıymetli bir kültür mirasıdır. Giriş katından başlayarak birinci katta Roma Dönemi Edirne, ikinci katta Doğu Roma Dönemi Edirne, üçüncü katta Osmanlı Dönemi Edirne "Devletten İmparatorluğa" anlatımı yer alırken; teras katta ise Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Dönemi Edirne ziyaretçilerle buluşacaktır. Toplam 76 eser, Hadrian heykeli replikası ve Edirne maketi ile birlikte ziyaretçilere kronolojik bir tarih yolculuğu sunacaktır. İnanıyorum ki Makedonya Kulesi yalnızca bir müze değil; Edirne'nin geçmişini bugüne, bugünü de geleceğe taşıyan yaşayan bir kültür alanı olacaktır. Bu önemli yatırımın şehrimize kazandırılmasında başta Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne teşekkür ediyorum. Makedon Kulesi'nin kapıları açıldığında ziyaretçiler yalnızca tarihî eserlerle buluşmayacak, Edirne'nin binlerce yıllık kültürel mirasını modern müzecilik anlayışıyla deneyimleme fırsatı bulacaklar. Makedonya Kulesi'nin yeniden ayağa kaldırılması, Edirne'nin kültürel mirası adına atılmış son derece önemli ve tarihî bir adımdır. Bugün Makedon Kulesi, yaklaşık iki bin yıllık geçmişiyle Edirne'nin en önemli tarihî yapılarından biri olmasına rağmen çevresindeki yapılaşma nedeniyle bütün ihtişamıyla görülememektedir. Bu nedenle Makedonya Kulesi ile Üç Şerefeli Camii arasında kalan alanın tarihî dokuya uygun bir anlayışla yeniden ele alınmasının Edirne'nin geleceği adına önemli bir kazanım olacağına inanıyorum. Aynı vizyonun Makedonya Kulesi çevresinde de hayata geçirilmesi, Edirne'nin tarihî kimliğine büyük katkı sağlayacaktır. Böylesine güçlü bir tarih aksı; yalnızca Edirne için değil, Türkiye'nin kültür turizmi açısından da çok önemli bir değer olacaktır. Edirne ise bu zenginliğe zaten sahip. İnanıyorum ki bir gün Makedon Kulesi de hak ettiği tarih meydanına kavuştuğunda Edirne yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın en etkileyici tarih ve kültür rotalarından biri olarak çok daha güçlü bir şekilde anılacaktır. Çünkü bu şehir, Roma'dan Bizans'a, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan iki bin yıllık bir medeniyetin yaşayan hafızasıdır. Makedon Kulesi ise bu büyük hafızanın sessiz ama en güçlü tanıklarından biridir. Yıllarca çevresindeki yapıların arasında kaybolan bu kadim eser, bugün Edirne'nin kültür hayatındaki hak ettiği yere yeniden kavuşuyor. Ve son olarak 360 derecelik seyir terasına ulaştığında, Selimiye Camii'ni, Üç Şerefeli Camii'yi, Eski Camii'yi, Meriç ve Tunca'nın şekillendirdiği tarihî şehir dokusunu aynı ufukta izleyerek Edirne'nin neden yüzyıllardır medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu çok daha iyi anlayacak. Çünkü tarih, ancak korunduğunda yaşar. Makedon Kulesi'nin yeniden hayat bulması, hiç şüphesiz Edirne adına son yıllarda gerçekleştirilen en önemli kültür yatırımlarından biridir. Çünkü burada yeniden ayağa kaldırılan sadece taş duvarlar değil, Edirne'nin yaklaşık iki bin yıllık tarihî hafızasıdır. Ayrıca sürecin başından itibaren projeyi yakından takip eden, Makedon Kulesi'nin yalnızca korunmasını değil, modern müzecilik anlayışıyla geleceğe taşınmasını hedefleyen Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Kemal Soytürk ve çalışma arkadaşlarının gayretlerini de özellikle ifade etmek gerekir. Gezi, kulenin zirvesindeki 360 derecelik seyir terasında tamamlanacaktır. Buradan bakıldığında Selimiye Camii'nin görkemli kubbesi, Üç Şerefeli Camii'nin zarif minareleri, Eski Camii'nin vakur silueti, Meriç ve Tunca'nın hayat verdiği Edirne ovası ve şehrin tarihî dokusu aynı ufukta buluşacaktır. İnanıyorum ki Makedon Kulesi çok kısa süre içerisinde Edirne'nin en önemli kültür duraklarından biri olacak, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilk görmek isteyeceği tarihî mekânlar arasında yerini alacaktır. Bugün Makedon Kulesi'nin taşları yeniden konuşuyor. Makedon Kulesi artık yalnızca geçmişi anlatan bir tarihî yapı değildir. O, Edirne'nin yaşayan hafızasıdır. Makedon Kulesi, bunun en güzel şahididir. Roma'dan Bizans'a, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan bu büyük miras; artık yalnızca geçmişi değil, geleceği de aydınlatacaktır. Çok yakında Makedon Kulesi Müzesi olarak kapılarını ziyaretçilerine açacak olan bu eşsiz eser, yalnızca Edirne'nin değil, Türkiye'nin ortak kültür mirası olarak yerli ve yabancı misafirlerini ağırlayacak. Makedonya Kule Müzesi, Edirne'nin iki bin yıllık hafızasını tüm Türkiye ve dünyayla buluşturmaya hazırlanıyor.

Köşe Yazarı

Yolsuzlukla Mücadele Aldatmacası

06 Temmuz 2026 11:25

3628 sayılı "Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunun 17'nci maddesinin ilk fıkrasında "Bu kanunda ve Bankalar Kanununda yazılı olan suçlarla irtikap, rüşvet, zimmet, ihaleye fesat karıştırma suçlarından sanık olanlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz", yani "cumhuriyet savcıları, şüphelileri, soruşturma izni almadan kendiliğinden soruşturabilir" diyor. Fakat bu bir aldatmacadır. Çünkü maddenin ikinci fıkrasında, "Yukarıdaki fıkra hükmü müsteşarlar (bakan yardımcıları) valiler ve kaymakamlar hakkında uygulanmaz denilmektedir. Kıdemli bir hukukçuya bile muamma olan üçüncü fıkra ise daha da berbat: "Görevleri ve sıfatları sebebiyle özel soruşturma ve kovuşturma usulüne tabi olan sanıklarla ilgili kanun hükümleri saklıdır." Yani, bu kanun onlara da uygulanmaz, kabaca bu kanun, yönetici elit kesime dokunmaz. Danıştay'ın kararını yerine getirmeyen cumhurbaşkanına ve bakanlara soruşturma açılması Anayasanın 105'inci ve 106'ıncı maddeleri gereğince 301 milletvekilinin teklif etmesi şartıyla 360 milletvekilinin oyuna bağlı. Yıllar önce Alman Der Spiegel dergisinden Türk medyasına da yansıyan, bir Alman bankasının Türkiye'de yargıya rüşvet verdiğine dair habere konu olayda soruşturma bile açılmamış olması, yarı resmi bir kamu kurumu olan bir ticaret odasının tahliye davasını etkilemek için bütçesinden para ayırdığı olayda rüşvet aldıkları tespit edilen Yargıtay üyelerinin Yüce Divan'ın 2011/1 esas sayılı davasında beraat etmesi, özel kanunları olduğu içindir. Çünkü iki mal bildirimi arasındaki beş yılda kamu görevlilerinin ne yaptıkları, nasıl yaşadıkları, bunları hangi gelirle karşıladıkları, nereden buldukları, amacı "rüşvet ve yolsuzluğu önleme" olan bu kanunu hiç ilgilendirmiyor.

Köşe Yazarı

Demografik Ve Toplumsal Dönüşümün Yansımaları-ı

06 Temmuz 2026 11:08

İlk evlenme yaşı 2025 yılında erkeklerde 28,5'e, kadınlarda ise 26'ya yükseldi (sh.22). Yine aynı tarih itibariyle doğum yapan annelerin ortalama yaşı 29,4'e, ilk doğum anne yaşı da 27,5'e yükseldi (sh.23). Nüfusun ortanca yaşı 34,9'a yükselmiş ve 15 yaş altı nüfus oranı 2007-2025 döneminde %26,4'ten %20,4'e düşerken aynı dönemde 65 yaş ve üzeri nüfus oranı %7,1'den %11,1'e yükselmiştir (sh.20). Yaşlı nüfus oranı 1990 yılında %4,3 iken bu oran 2000 yılında %5,7'ye, 2007 yılında %7,1'e ve nihayet 2025 yılında %11,1'e yükselmiştir (sh.37). Elbette bu olumsuz durumun 5 yaş altı nüfusun azalmasına etkisi de artık ortaya çıkmış olup TÜİK verilerine göre 2024 yılında toplam nüfusun %5,9'unu oluşturan 5 yaş altı nüfusu 2025 yılında %5,6'ya düşmüştür. Örneğin 2019 yılında lise mezunu bir annenin doğurganlık hızı 1,5 çocuk iken üniversite mezunu bir annenin doğurganlık hızı 1,56 çocuk olarak gerçekleşmiştir. Örneğin, 2019 yılında bu gruptaki bir annenin doğurganlık hızı 3,65 çocuk iken 2024 yılında aynı grup için doğurganlık hızı dramatik bir şekilde 2,65 çocuğa düşmektedir. Örneğin, 2002 yılında beklenen ortalama yaşam süresi 72,5 yıl iken bu süre 2025 yılında 78,1 yıla yükselmiştir (sh.38). Ortalama yaşam süresi iyileşmesine rağmen sağlık içerisinde geçirilmesi beklenen sağlıklı yaşam süresi değerinin 57,6 yıl olması, beklenen yaşam süresi ile farkı yaklaşık 20,5 yıla çıkartmakta ve bu önemli sürenin sağlık sorunlarıyla geçirebildiğine işaret etmektedir (sh.39). OECD ülkelerinde 2013 yılında 6,45 olan sağlık hizmetlerine başvuru sıklığı 2023 yılında 6,5 olarak oldukça yakın bir seviyede gerçekleşirken (AB ülkelerindeki oranlar da OECD ülkelerindekine benzerdir) ülkemizde aynı tarihlerde bu oran 8,2'den 12,2'ye yükselmiştir (sh.43). Bu kapsamda 2010 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,84 iken bu değer 2025 yılında 3,08'e düşerken 2010 yılında 19,3 milyon olan hanehalkı sayısı 2025 yılında 26,97 milyona yükselmiştir (sh.27). 2014-2025 yılları arasında hane halkı kompozisyonundaki değişim aile yapısında yeni eğilimlerin ortaya çıktığını göstermektedir (sh.29). Bu kapsamda örneğin eşler ve çocuklardan oluşan çekirdek aile oranı bu dönemde %45,7'den %37,5'e düşerken tek kişilik hanehalkı oranı %13,9'dan %20,5'e yükselmiştir.

Filtreleme Haberleri

Levent Köprülü

İki Şirketten Biri Elektrikliye Niyetli

Yaklaşık 10 binden fazla yöneticinin katılımıyla, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu "Arval Mobility Observatory 2026" araştırmasının sonuçlarına göre, ülkemizde her iki şirketten biri elektrikli araçlara yeşil ışık yakıyor. Türkiye'de şirketlerin yüzde 27'si filolarında en az 1 elektrikli araca sahip görünürken, binek araç filolarındaki elektrikli araç oranının önümüzdeki üç yılda yüzde 12'ye ulaşması bekleniyor. Türkiye'de elektrikli araç kullanımının önündeki engellerden birinin şarj noktaları olduğunu belirten şirketlerin oranı yüzde 68'i buluyor. Türkiye'de şirketlerin yüzde 31'i filolarında ikinci el araç kullanırken, yüzde 44'ü önümüzdeki üç yıl içinde ikinci el araçları filolarına dahil etmeyi planlıyor. Yerli elektrikli BIG.e, İngiltere'de AOS (Anadolu Otomotiv Sanayi) tarafından geliştirilen, tamamen elektrikli ticari "BIG.e", İngiltere pazarına girdi. Yaklaşık 4 metreküp iç hacme ve 1000 kg taşıma kapasitesine sahip olan araç, 9.4 kW gücündeki elektrikli motora sahip. BIG.e 10,5 kWh batarya ile 100 km, 15,7 kWh batarya ile 135 km ve 21 kWh batarya ile 170 km menzil sunuyor. A390, 89 kWsa batarya kapasitesi sayesinde, 20 inç jantlar ve Michelin PS EV lastiklerle 555 km'ye kadar (WLTP döngüsü), 21 inç jantlar ve Michelin PS 4S lastiklerle ise 503 km'ye kadar (WLTP döngüsü) menzil sunuyor.

06 Temmuz 2026 11:08

Hakkı Öcal

Abd Yerine Nato'ya Kim Liderlik Edecek?

Ancak 32 başkentte, "ABD liderlik konumundan çekilirse, NATO'ya kim liderlik edecek?" sorusunun cevabı daha çok uzun süre tartışılacak. Bu soru sorulabilirlik kazanırsa, yani Trump, 22 gün önce Fransa'nın ünlü Evian İçmelerinde G7 zirvesinde Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere liderlerinin yüzüne karşı, "Ben ekonomide patronum; ama siz savunmada kendi başınızın çaresine bakacaksınız!" sözlerinden dönmezse; bu 32 ülkeden dördünde yapılacak pazarlıklar çok daha ilginç olacak. Önce, muhalefet Fransa'da başkana, Almanya, İtalya ve İngiltere'de başbakana "ABD NATO'dan çekilirse, lojistik ve stratejik kapasitenin belirlenmesi ve sürdürülmesinde sorumluluğunu ülke olarak biz üstlenebilir miyiz?" diye soracaklar. 1979 doğumlu iki ana muhalefet lideri, Tino Chrupalla ve Alice Weidel, popülist-milliyetçi Almanya İçin Alternatif (AfD) partisini gerçekten o kadar "alternatif" hale getirdiler ki, Merz'in Hristiyan Demokrat Birliği (CDU/CSU) üç yıl beklemeden seçime gitmek zorunda kalabilir ve Almanya bırakın AB ve NATO liderliğini, bu örgütlerin üyeliğinden bile çıkabilir. İktidara geldiğinde Avrupa gazetelerinin "İtalya'da faşizm yeniden kazandı!" diye yazdığı İtalya Kardeşleri isimli küçük partisini iktidar yapmayı başaran Giorgia Meloni, herkesi şaşırtıp en "sert" Avrupa (ve hatta genel anlamda Batı) değerlerini savunma yanlısı olmayı başardı. Önceki gün 250'nci kuruluş yıldönümünü kutlayan ABD'nin Trump, kendisinin bile önemine inanmadığı Netanyahu'nun İran savaşında kendisini desteklemedikleri için öfkelendiği Avrupalı liderlere kızdı diye, sayılamayacak kadar çok stratejik sebeple kurduğu NATO ve elleriyle inşa ettiği AB'yi yüzüstü bırakıp yeniden bir "izolasyon siyasetine" dönmesi beklenmemeli.

06 Temmuz 2026 11:08

Güldener Sonumut

Nato'nun Ankara Zirvesi'nin Sessiz Gündemi

Zirvenin resmi gündemi dışında daha önemli bir gelişme var: NATO yalnızca Brüksel'deki bir sekretarya ve Mons'taki askeri karargâh yapısı olmaktan çıkıp bir platforma dönüşüyor. Amaç, farklı ülkelerin unsurlarını tek bir kuvvet gibi çalıştırabilmek Yarın Ankara'da başlayacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ittifak için yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Zirvede ABD'nin, NATO müttefiklerine Washington Antlaşması'nın 5. maddesi kapsamındaki kolektif savunma taahhüdünü yeniden teyit etmesi bekleniyor. NATO da artık yavaş işleyen klasik modernizasyon yerine; birlikte çalışabilirlik, dijital entegrasyon ve "sistemlerin sistemi" anlayışını öne çıkarıyor. Bu yeni model NATO'yu sadece 5. maddeye dayalı bir savunma örgütü olmaktan çıkarıp bir güvenlik ekosistemine dönüştürüyor. Bu nedenle Ankara zirvesinde Körfez açılımı, Asya Pasifik boyutu ve savunma sanayii forumları çok önemli. Eski NATO "İçeride misiniz, dışarıda mı?" diye soruyordu. Yeni NATO ise daha çok şu soruyu soruyor: "Neye, hangi hızla ve hangi standartlarla bağlanabilirsiniz?" Ankara'da NATO Zirvesi için hummalı hazırlık sürüyor. Federasyon Başkanı Mehmet Yiğiner, "Türk misafirperverliğini göstermek için misafirlerimize su, lokum ve kolonya ikram edeceğiz" dedi.

06 Temmuz 2026 11:08

Dr. Demet Erciyes

İyimserlik Sadece Ruhu Değil Beyni De Koruyor Olabilir

8 Nisan'da Journal of the American Geriatrics Society dergisinde yayımlanan dikkat çekici bir araştırma, bu konuda oldukça önemli sonuçlar ortaya koydu. Üstelik bu ilişki yalnızca "Mutlu insanlar daha sağlıklıdır" gibi basit bir gözlemden ibaret değil, oldukça güçlü bilimsel analizlerle desteklenmiş durumda. Çalışmaya başlangıçta bunaması bulunmayan 9 bin 71 kişi dahil edildi. Bu süreçte 3 bin 27 kişide bunama gelişti. Araştırmanın en önemli bulgusu şuydu; İyimserlik düzeyindeki her bir standart sapmalık artış, bunama gelişme riskini yaklaşık yüzde 15 azaltıyordu. Bunamanın henüz fark edilmeyen ilk dönemleri insanların umutlarını azaltıyor, dolayısıyla düşük iyimserlik hastalığın nedeni değil, erken belirtisi olabilir düşüncesini bertaraf etmek için de araştırmacılar, takibin ilk iki yılında bunama gelişen kişileri analizlerden çıkardı.

06 Temmuz 2026 11:08

Didem Özel Tümer

Polonya İle Hızlanan Trafik

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki'nin ASELSAN ve İncirlik'te görev yapan Polonya askerlerine yaptığı ziyaretin ardından bu kez Türkiye'den bir grup milletvekili Polonya'daydı. Heyet ayrıca Doğu Çalışmaları Merkezi'nde (OSW) Rusya, Türk dış politikası ve NATO alanlarında çalışan uzmanlarla görüştü. Türkiye -Polonya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu başkanlığındaki bir grup milletvekili, 2-4 Temmuz'da Varşova'yı ziyaret etti. Türkiye'nin Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş'a göre son 30 günde ticaret, güvenlik ve siyaset başlıklarında karşılıklı ziyaret sayısı yaklaşık 10'a ulaştı. TBMM heyeti eğitim, altyapı, ulaştırma, enerji ve sağlık alanlarında yatırım ile ticaret mesajları verse de en çok şu sorularla karşılaştı: "Polonya bir gün Rusya ile karşı karşıya gelirse Türkiye'yi yanında görür mü?" ve "Ortak güvenlik çıkarları için ne yapılabilir?" TBMM heyeti, 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için yalnızca 1 milyar dolar kaldığını vurguladı; hedefi 20 milyar dolara taşımak için Polonya'nın Eximbank'ı KUKE'yi de ziyaret etti. POTİAD gibi örgütlerle buluşmalarda KUKE'nin "kullandırmaya hazır fonlarımız var" mesajı bu nedenle öne çıkarıldı. Ancak yerleşikler haklı bir soru sordu: "Yıllardır burada yaşayanlar bankada hesap açtıramazken ve oturum izni sorunları yaşarken, bu krediler nasıl kullandırılacak?" Benzer sorunlar sayıları 5 bini bulan Türk öğrenciler için de geçerli. Beşiktaş ve Galatasaray'da voleybol oynayan, Türkiye'ye yakınlığıyla bilinen Szewinski, heyeti "mutluluktan kalbim çıkacak gibi" sözleriyle karşıladı.

06 Temmuz 2026 11:08

Cem Kılıç

Malulen Ve Engelli Hakkıyla Nasıl Emekli Olunur?

Bunlardan ilki "malulen emeklilik", diğeri de "engelli hakkıyla emeklilik" kavramıdır. Kişi, çalışma gücünde en az yüzde 60 kayıp olduğunu belgelese bile en az 1.800 gün prim ödemesi yoksa veya prim ödemesini borçlanma ile 1.800 güne tamamlayamıyorsa malullük aylığı alamaz. Malulen emekli olma talebinde bulunan kişinin başvuru tarihinde 1.800 gün primi yok fakat borçlanabileceği bir süre varsa ve bu süreyi borçlanması halinde prim günü sayısı 1.800'e ulaşıyorsa, bu durumda SGK sevk işlemini gerçekleştirmektedir. SGK'dan aldığı sevk ile birlikte başvurduğu sağlık kurulu tarafından çalışma gücü kaybı belirlenen sigortalının raporunda "başka birisinin sürekli bakımına muhtaç" ibaresi yer alıyorsa, bu durumda malullük aylığı bağlanması için en az 10 yıldır sigortalı olma koşulu aranmamaktadır. Örneğin ilk kez 1 Temmuz 2016 tarihinde sigortalı olmuş bir kişi, 1 Temmuz 2026 tarihine kadar 1.800 gün prim ödemiş ve çalışma gücünü en az yüzde 60 oranında kaybetmişse malul sayılır ve malullük aylığı alabilir. İlk kez 1 Ekim 2008 ve sonrasında sigortalı olan engelliler, SGK'dan alacakları sevk ile yetkili hastanelerden aldıkları sağlık raporlarındaki çalışma gücündeki kayıp oranına göre emekli olurlar. Bu açıdan, sağlık kurulu raporuna göre çalışma gücü kaybı; yüzde 50 ila yüzde 59 arasında olan sigortalılar 16 yıllık sigortalılık süresi ve en az 3.700 gün, yüzde 40 ila yüzde 49 arasında olanlar ise 18 yıllık sigortalılık süresi ve en az 4.100 gün şartlarını yerine getirdiklerinde emekli olabilirler. 1 Ekim 2008 ila 1 Ocak 2015 arasında ilk kez sigortalı olan engelliler için kademeli geçiş ile belirlenen emeklilik koşulları farklılaşır.

06 Temmuz 2026 11:08

Asu Maro

Suda, Kumda, Taşta Müzik

Bodrum Klasik Müzik Derneği tarafından piyanist Eren Levendoğlu'nun sanat yönetmenliğinde ve piyanist Gülsin Onay'ın sanat danışmanlığında düzenlenen festivalin 23 sene güçlenerek devam etmesinin mucizenin ta kendisi olduğunu ekleyerek. Bosfor Turizm'in ana sponsorluğunda ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla gerçekleşen festival, bu yıl kapılarını 17 Temmuz Cuma günü Gümüşlük sahilindeki festival merkezinde açacak. Açılış her zamanki gibi 'Suda' olacak. Önceki senelerde de söz etmiştik; festivalin Bodrum'da inşaat sezonunun kapanıp kültür-sanat sezonunun başlayışını kutlayan bir "Son Çivi İlk Nota" konsepti var, hâlâ geçerli. 6 Eylül'e kadar devam edecek olan Gümüşlük Müzik Festivali'nde bu yıl üçü masterclass konseri olmak üzere on sekiz konser yer alacak. Bilgi almak için: https://www.gumuslukfestival.org/tr/ 27.07 Loek van den Berg Quintet (Hollanda) Suda

06 Temmuz 2026 11:08

Abdullah Karakuş

Beklentiler, Nato Ve Gelecek

Bu hafta dünyanın gözü Türkiye'de olacak. Birçok ülkede Türkiye haberleri izlenecek. Özellikle AB ülkeleri Türkiye'yi daha yakından görecek. Çünkü AB ve ABD'nin beklentileri farklı, gelecek vizyonları farklı. Sonuç ya NATO değişecek ya da AB ülkeleri değişecek. Zirvede, AB liderliğine soyunan Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile ABD Başkanı Trump'ın rekabetini de fazlasıyla göreceğiz. AB elinin güçlenmesini istiyorsa Türkiye'yi oyalama politikasını da değiştirmek zorunda. Yoksa Trump'ın tavrını ve Türkiye'ye yaklaşımını tüm dünya görüyor. 2022'deki İstanbul toplantılarında imza aşamasındayken Avrupa ülkeleri Ukrayna'nın masadan kalkmasını sağlamıştı. Konsere Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi Sergey Vershinin de katıldı. Büyükelçi Vershinin gecede şunları söyledi: "Bu lirik besteler, halklarımızın, Türkiye ve Rusya halklarının, dünya çapında barışın savunması için onurla katlandığı zorlukları hatırlatacak. Arkamda duran sanatçıların hepsi, ünlü Türk şarkıcı hariç, askeri üniforma giymiş durumda. Ama bence hepsi çok güçlü bir barış mesajı taşıyor." Bugünlerde çok karşıma çıkan bir cümle var: "Yapacak bir şey yok' Örneğin taksidesiniz.

06 Temmuz 2026 11:08

Köşe Yazarı

6 Temmuz - 12 Temmuz 2026 Haftalık Burç Yorumları

Salı ve çarşamba iletişim kazalarına açık. Perşembe günü Venüs'ün Başak burcuna geçmesiyle ilişkilerde romantizmden çok emek, düzen ve gerçekçilik konuşulacak. "Seviyor musun?" sorusunun yerini, "Benim için ne yapıyorsun?" sorusu alabilir. Eski ilişkiler yeniden gündeme gelebilir ancak her geri dönüş yeni bir başlangıç anlamına gelmeyebilir. Eski bir proje yeniden masaya gelebilir. Araç, teknoloji veya evle ilgili harcamalar gündeme gelebilir. Aşk İnatlaşmalar ilişkiyi yorabilir. Aşk Venüs size destek veriyor. Sağlık Boyun ve boğaz hassasiyetine dikkat. Yorucu ilişkiler ise kendiliğinden uzaklaşabilir. İş • Kariyer Merkür retrosu sizi doğrudan etkiliyor. Para Eski bir alacak ya da bekleyen ödeme gündeme gelebilir. İş • Kariyer Üzerinizde büyük sorumluluk hissedebilirsiniz. Sağlık Mide, sindirim sistemi ve duygusal yeme eğilimine dikkat. Para Lüks harcamalara dikkat. Sağlık Kalp, sırt ve dolaşım sistemi hassas olabilir. İlişkiler Gurur bazen en büyük mesafedir. İş • Kariyer Venüs burcunuza geçiyor. Para Kazanç artışı sağlayacak yeni kapılar açılabilir. Sağlık Bağırsaklar ve beslenme düzenine dikkat. Aşk Eski bir kırgınlık yeniden açılabilir. İlişkiler Sınırlarınızı korumayı öğreniyorsunuz. İş • Kariyer Haftanın en stratejik burçlarından birisiniz. Para Beklenmedik bir gelir veya prim gündeme gelebilir. Aşk Tutku yükseliyor ancak kıskançlık krizlerine dikkat. Sağlık Hormonal denge ve uyku düzeni önemli. İş • Kariyer Yeni eğitimler, seyahatler veya yurt dışı bağlantılı işler gündeme gelebilir. Para Harcamalarınız artabilir. Aşk Bekâr Yaylar uzak mesafeli bir tanışma yaşayabilir. Sağlık Kalça ve bacak bölgesine dikkat. Sağlık Kemikler, dizler ve eklemler hassas. İlişkiler Hayatınızda gerçekten kalan insanlar, zaten gitmeyenler olacak. İş • Kariyer Beklenmedik teklifler alabilirsiniz. Aşk Sürpriz bir tanışma veya beklenmedik bir mesaj alabilirsiniz. Sağlık Sinir sistemi ve dolaşım sistemine dikkat. İş • Kariyer Haftanın başında kararsız hissedebilirsiniz ancak perşembeden sonra yönünüz netleşiyor. Para Beklediğiniz bir ödeme gelebilir. Sağlık Uyku düzeni, bağışıklık sistemi ve ayak bölgesine dikkat.

06 Temmuz 2026 11:08

Köşe Yazarı

Guguk Kuşu, İbibik Kuşu Ve Komedyenler…

Gerçek gazeteciler birbirini kıskanır. Öyle, giyim kuşamlarını ya da hayat tarzlarını kıskanmazlar... "Keşke o habere ben ulaşsaydım." "Keşke o haberi ben patlatsaydım." Ya da "Keşke o yazıyı ben yazsaydım…" "Keşke o manşeti ben atsaydım" kıskançlığıdır… Yılmaz Özdil Guguk kuşunun öyküsü yazdığında da gerçek gazeteciler o yazıyı "zevkle" ama "kıskançlıkla" okumuştu. Oysa, Guguk kuşunun hayatı aslında yaşamın her yerinde vardı. Yılmaz Özdil şahane betimleme ile teşhis koymuştu. Etraf Guguk Kuşu doluydu. İçimden "keşke ben bunu düşünüp yazsaydım" demiştim. En hayıflandığım yan Guguk kuşunun öyküsünü bilip de düşünememekti! O gündür bugündür Guguk Kuşu'nun ne yaptığını, nasıl yaşadığını bilmeyen yok! Öyle ki, kendisi yazmış gibi Guguk kuşu öyküsü anlatanlar bile artık var! En güzeli; Guguk Kuşları, Guguk Kuşu olduklarını üzerlerine hiç almamalarıdır… Partiler "Arınmadan" söz ediyor. Çünkü, adamcağız henüz Türk hakemlerle tanışmadı henüz. Ceza sahasının 1.5 metre dışında penaltı yemedi hiç… Ancak, büyük, hatta destansı bir ünü vardır. Hem de çok fena kokar! İbibik Kuşu, Orman ahalisine bakmış ve "Ben de bu popo oldukça nereye gitsem aynı kokar" demiş… Hiciv bir sanattır. Burada "Korkaklık ve ürkeklik" anlatım açısından hakaret olmaması için vardır. Komedyen eleştiri, Müren, beyaz hastasıdır. 8 kollu ahtapotu dakikada kendi ekseninde dönerek parçalar. Belden aşağı espri yapmaz, bilet satmaz ama "Kaygan, korkak ve ürkektir". Neyse ya, 12 Eylül zamanında da böyleydi… Neyse anam babam, Gerçek gazeteciler böyledir. Ben daha fazla "yalakayım" diyerek yarışa girmezler…

06 Temmuz 2026 10:52

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.