Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Sporla Sadece Hayatları Değişmiyor, Yaşantılarıyla Da Örnek Oluyorlar…
18 yaşındayken, yani ampute olduktan 2 sene sonra ampute futbola başladım ve ilk sene Angola Kupası'nda yarı final oynadık." Fungula, Türkiye'de ampute futboldaki kaliteye değinerek, "Başka bir takımda oynamak istemiyorum. Bunun bir sebebi var, burada en iyi ve en kaliteli ampute futbolunu oynuyoruz." ifadelerini kullandı. Trabzon'un hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Fungula, "2022'den beri buradayım, burada yaşamaktan çok memnunum. Çok fazla arkadaşım var, burası benim ikinci memleketim oldu." diye konuştu… Doğuştan serebral palsi rahatsızlığı bulunan Mehmet Akif Altundağ kardeşimiz, yapılan tedavilerle hayatını sürdürüyor. Bu kez o tedavi süreci aksamaya başladı. Nedeni ameliyat sırasının gecikmiş olması. İstanbul Cerrahpaşa'da dalağı alınan, yemek borusu ve midedeki varisleri temizlenen Mehmet Akif iki kez özel hastanede kalça ameliyatı oldu. Babası Yahya bey, çocuğunun tedavisi için devlet hastanesinde devam ettirme çabası, şimdiye kadar karşılık bulmadı. Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesinden çocuk ortopediatri bölümün sıra alınmasından bir buçuk-iki yıl geçmesine rağmen, bugüne kadar ne arayan var ne soran! Alternatif tedavi süreci için dört beş ay önce müracaat edilen Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi çocuk ortopedi bölümünden de henüz daha ses seda yok. Sağlık sektöründe 'çağ' atlamamızla övündüğümüz bir dönemde, Mehmet Akif Altundağ kardeşimizin acil ameliyat olması gereken bir dönemde, tedavi sırası gelmediği için ağrılarıyla gününü geçiriyor olması, bizleri oldukça rahatsız etmektedir. Günümüzde yaşanan böyle bir süreç, Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu'nun geçtiğimiz günlerde dile getirdiği "Dünyada söz sahibi bir tedavi hizmetleri başarımız var" sözlerini hatırlattı. Allah (cc) devletimiz-hükümetimize güç kuvvet versin. Dünya'da söz sahibi olanlardan olmamızı dileriz. 17 yaşında, hayatın baharında bir genç olan Mehmet Akif Altundağ kardeşimiz ve benzeri, acil durumdaki hastalarımızın aylarca bekleyişlerine son vererek, rahatsızlığından kaynaklı ağrılarının dinmesine sebep olup, Altundağ ailesi, sevenleri ve bizlerin de hayır dualarına nail olurlar…. Sporla sadece hayatları değişmiyor, yaşantılarıyla da örnek oluyorlar… Allah (cc) Kur'an-ı Kerim'de buyuruyor ki: "Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. Bacağını kaybettikten 2 yıl sonra futbola başladığını ifade eden Fungula, sözlerini şöyle sürdürdü; "Trafik kazasından sonra hemen futbola başlamadım. Arkadaşlarımla oynamak istedim, benimle oynamak istemediler çünkü bana bir zarar gelmesinden korktular. Ben de çok üzülüyordum, hep evde kalıyordum. Bir gün babamın bir arkadaşı eve geldi ve 'Oğlunu neden ampute futbola göndermiyorsunuz?' diye sordu. Angola'da çok fazla ampute futbol takımı olduğunu, milli takımın Afrika Kupası'nda ve Dünya Kupası'nda mücadele ettiğini anlattı. 'Neden evde saklıyorsunuz bu çocuğu?' diye sordu. Babam beni yaşadığımız şehirde bir kulübe götürdü. 18 yaşındayken, yani ampute olduktan 2 sene sonra ampute futbola başladım ve ilk sene Angola Kupası'nda yarı final oynadık." Fungula, Türkiye'de ampute futboldaki kaliteye değinerek, "Başka bir takımda oynamak istemiyorum. Trabzon Büyükşehir Belediyesi benim için en iyi takım. Ampute futbolun en iyi ligi burası, bu ligde çok başarılı takımlar var. Türkiye'deki takımlar hep Avrupa kupalarında oynayıp kazanıyor. Bunun bir sebebi var, burada en iyi ve en kaliteli ampute futbolunu oynuyoruz." ifadelerini kullandı.
12 Temmuz 2026 02:20


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Marmaris'te Foseptiğin İçinde Yüzdüm. Hâlâ Aynı... Can Çekişen Körfeze Acil Müdahale Alarmı
MARMARİS Çevreciler Derneği Başkanı Ahmet Kutengin Körfez'in son halini anlatan bilimsel üç çalışma gönderdi. 1-Sonuna da şu notu eklemiş: "Sizin de temizlenmesi için destek verdiğiniz Marmaris Körfezi ölüyor ve kurtaramıyoruz... Sizin de bizzat dalış yaptığınız Yalancı Boğaz Arıtma sistemlerini hatırlayın. Hala aynı. Ve yenileme projemiz var. O gün dalıştan çıkınca Yalancı Boğaz için (Dünyayı gezdim beni foseptik içinde yüzdürdün Kutengin) sözünüzü hiç unutmadım… Lütfen desteğe devam edin. Kurtaralım körfezimizi..." Gerçekten de yaklaşık 25 metreye daldığımızda feci bir görüntüyle karşılaşıyoruz. Daldığımda boru hattına bakmış ve "Aman Allah'ım bu ne?" diye sormuştum. Marmaris'in bütün atığı borularla Yalancı Boğaz'ın hemen arkasından açık denize doğru veriliyor. Hayatını Marmaris Körfezi'nin ve Marmaris'in korunmasına adayan Ahmet Kutengin mücadeleyi hiç bırakmadı. Projede Marmaris Körfezi'nin her metrekaresindeki çamurlanma miktarları belirlenmiş. Gerçek özetle şöyleydi: "ÇED raporu yeniden istenecek. Ve tonoz sistemi devam edecek. Diğer sahillere yayılacak." Bugün ise "ölümün eşiğindeki körfezlere" bakıyorum. Fethiye ve Marmaris körfezleri. Nihayet iki büyük "temizleme gemisi" Çin'den satın alındı ve montaja başladı. "Çok yakında gemiler göreve başlıyor." Çevre Bakanı Kurum Fethiye ve Marmaris Körfezi'ne geliyor. Umarım, Marmaris Çevre Derneği'nin bu projeleri de dikkate alınır. "Ben reklam izlememek için parayla kanalına abone oldum. Ama sen şimdi her bir oyunun arasında bana reklam dayatıyorsun. Üstelik teniste de oyun araları neredeyse 2 dakikada bir geliyor. İşkence mi bu?" Başka şikâyetler de gelince SSport'u aradık. Şimdi reklam başladı.
12 Temmuz 2026 02:01


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Ankara Devlet Konservatuvarı 90 Yaşında… Türkiye'nin Sanat Fabrikası
Müzikten baleye, tiyatrodan modern dansa bugün kültür sanat dünyamızın en önemli isimlerini yetiştiren Ankara Devlet Konservatuvarı 90. yaşını kutluyor. Musiki Muallim Mektebi, 1936 yılında 'icracı sanatçı'ların yetişmesini sağlayacak Ankara Devlet Konservatuvarı'na dönüşüyor. 26 öğrenciyle başlayan Konservatuvar'ın bugün 700'den fazla öğrencisi var. 1970 yılında subay baba ile öğretmen annenin iki çocuğundan biri olarak Ankara'da doğan Tüzün, "Müzikle ilgili ilk anılarım 4-5 yaşıma ait. Babam Edremit'te kamp komutanıydı" diye anlatıyor: "Orduevlerinde müzik gruplarının yanında vakit geçirmeyi severdim. Bir org vardı. Herkes gittikten sonra kapanan salona gizlice girip o orgda bir şeyler çalmak çok hoşuma giderdi." Beş yaşında kendisine hediye gelen bir blok flütle icra alanı kapalı salondan halka açılıyor. Tüzün, "Müzik öğretmenleri bu kadar önemli" diyor. Öğretmeninin teşhisi doğru çıkıyor, yatılı olarak konservatuvara giriyor: "Cebeci binası bir yıldızlar geçidiydi! En çok Cihan Ünal'a heyecanlanmıştım. Başta aile özlemi sebebiyle zordu. Gizli ağlama köşelerimiz vardı (gülüyor.) Yatılılığın, devletin öğrencisine planlı bir şekilde sahip çıkmasının ne kadar önemli olduğunu sonra anladım; cebimize harçlığımız konulurdu, kıyafetimiz dikilirdi. Bunlar olmasaydı benimki gibi ailelerin çocuklarını konservatuvarda okutmalarının imkânı olmazdı." "Ankara Devlet Konservatuvarlı her zaman kendini okuluna borçlu hisseder. Cebeci'deki ilk konservatuvar binasının zarif ve gizemli yapısında saklı bu genetik duyguyu bugün 10 yaşındaki öğrencimizde de görebiliyor olmak çok güzel." Lisans döneminde ünlü orkestra şefimiz Hikmet Şimşek'in 'asistanı' oluyor: "Hocanın partisyonları ve bageti hep bendeydi. Baka baka partisyonu sökmeye başladım. Orkestral eserlerde söyleyecek sözüm olduğunu hissediyordum. Baget kullanmaya da yatkınlığım vardı. Konservatuvardan sonra Anadolu Üniversitesi Konservatuvarı'nda keman öğretmeni olarak çalışmaya başladım. Çocuk orkestrasını kuran Koral Çalgan'ın asistanlığını yaptım. Onun gelemediği bir konseri yöneterek kariyere adım attım." SENE 1991 - Hacettepe Senfoni Orkestrası I. Keman Grubu Tüzün devlet bursuyla Moskova Konservatuvarı'na gidiyor. Burada altı yıl geçiriyor: "Ayla Erduran ve İsmail Aşan'dan 30 yıl sonra bu okula kabul edilen ilk Türk oldum. Orası ustalık ve disiplinin ne olduğunu öğrendim. Türkiye'de çok iyi sanatçılar çıkarabiliyoruz ama Rusya'daki sistematik eğitimle iyi sanatçıların sayısı ve sürekliliği artıyor. Sadece Moskova'da 30 senfoni orkestrası vardı. Ruslar müzik dünyasına çok büyük sanatçılar kazandırdılar; Çaykovksi, Şostakovic, Prokofyev, Rihter, Oistrakh, Rostropoviç… Bu bir tesadüf değil, sistematik politikanın sonucu…" Tüzün, Moskova dönüşü Anadolu Üniversitesi Konservatuvarı'nda uzun yıllar geçirdi. 2013 yılında mezunu olduğu ve artık müdürlüğünü yaptığı Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'na geri döndü. Konservatuvarda akran zorbalığı ve kavganın daha az olmasının sebebi de budur." SENE 2000 - Tüzün, Moskova yıllarında tanıştığı Brezilyalı piyanist Lillian Tonella Tüzün ile evli… "Dünyada müzik alanında 'okullu'laşma Fransız Devrimi yıllarına rastlar. Türkiye'de halk için Batılı anlamda profesyonel klasik müzik eğitimi 1936'da başlıyor.
12 Temmuz 2026 01:54

Yurt Dışı Gezilerinde Nelere Dikkat Etmeli?
Yaz aylarında Türkiye'den Avrupa'ya gezi amaçlı seyahat için ciddi bir ilgi var. Bir taraftan aile turları, bir taraftan öğrenci turları derken yaz dönemlerinde Avrupa ülkelerinde, şehirlerde Türkiye'den gelen yoğun topluluklarla karşılaşıyorsunuz. Biz de geçtiğimiz hafta bir haftalık, oldukça verimli bir İtalya aile turuna katıldık. Seyahatimiz kültürel bir gezi mi, eğitim amaçlı mı; ferdi mi gurup gezisi mi belirlenmelidir. Böyle ortamlarda çatışmalar başlar ki gezi sıkıcı, rahatsız edici hale gelir. Ama aynı inançta, aynı hassasiyette insanlarla yapacağınız seyahat daha zevkli ve eğlenceli olacaktır. Mesela muhafazakâr bir aile iseniz bu durumu net olarak ilgili firmaya iletmek gerekir. Onun için Avrupa'yı gezi amaçlı düşünüyorsak yaz dışındaki mevsimleri tercih etmek daha faydalı olacaktır. Hasılı, gezi programları deyip geçmeyin, çalıştığınız kadar netice almanız, bu alanda da İlâhî bir kaidedir.
12 Temmuz 2026 01:07

Güleyirum Halına "Katıla Katıla"
Kıyafetin fiyatını duyan arkadaşı şaşırır: "Yahu bu para bu elbiseye fazla değil mi? Hem baksana yedi sekiz yerinde yama var." Kadın şöyle der: "Yama var ama yamalara hiç dikkat ettin mi? Hepsi yepyeni kumaştan…" Aile müessesesi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kırmızı alarm veriyor. Aile kurumundaki yangına körükle giden bir ideoloji var, Feminizm. Feminizm, Batı'da; yalnızca cinsel bir obje olarak görülen, Sanayi Devrimi sonrasında ise aynı zamanda bir iş gücü haline gelen kadınların, mülkiyet, seçme ve seçilme, hürriyet ve benzeri hakları elde etmesi için bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Böylece, aslında tek bir söküğü dahi bulunmayan kadîm aile elbisemize, Batı'nın feminizm kumaşı yamanmıştır. Oysa İslâmiyet kumaşıyla dokunan kadîm aile kurumumuzda; kadın ve erkek birbirinin rakibi değildir. Yani herkes şikayetçi/ihbarcı olabilir, fakat açılmış bir kamu davasında "katılan" olabilmek ve davayı takip için suçtan zarar görmek gerekir. Sezai Karakoç'la bitirelim: "Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı günlere geldim, bunu bana öğretmediniz…"
12 Temmuz 2026 01:03

Caatsa Kalkıyor Mu F-35 Geliyor Mu
Kongre diye bir şey var ABD'de. Burada iki seçenek de var: Toplumda herkesin bildiğinin aksine S-400'ler elden çıkarılmasa dahi başkanın "ulusal çıkarlar" argümanını kullanarak CAATSA'yı 180 günlüğüne kaldırma yetkisi var. Trump'ın veto kararını aşabilecek ezici 3'te 2 çoğunluğu yakalaması gerekir ki... F-35'lerin satışını engelleyen ve engelin nasıl kaldırılacağını düzenleyen yasa, 2020 Savunma Bütçe Yasası. S-400'leri çalıştırmamak, S-400'leri elden çıkarmak ve benzeri bir alışverişin yapılmayacağını taahhüt etmek. Trump bunun sağlandığını ilgili belgeyle Kongre'ye yolladıktan sonra F-35 satış niyetini resmen Kongre'ye bildirebilir. ABD ile İran arasında 17 Haziran'da imzalanan mutabakattan sonra özellikle üç yazı kaleme almıştım: Bütün bu yazılarda dikkat çekmeye çalıştığım husus... Taraflı tarafsız herkesin " İran kazand ı" dediği mutabakat zaptını sabote etmek için İran rejiminin içindeki, rejimden beslenen, radikal yönetim tarzından, Batı'ya ve dünyaya kapıları kapatmaktan beslenen kliklerin yapacaklarıydı. ABD, İran'a yönelik petrol ihracatı yaptırımlarını kaldırmışken, İran istediği gibi, istediği para biriminde, istediği kadar petrol satmaya başlamışken içeriden bir kesim " yetmez, Hürmüz bizim olacak " dayatmasıyla haftalardır sivil gemilere ve sivil mürettebata saldırıyor. Tüm sac ayaklarını " Amerika'ya ölüm" üzerine kurmuş bir rejim için dış dünyaya açılmak, refah, Batı yatırımları, dünyaya entegrasyon demek rejimin kendi kendini bitirmesi demek. Hamaney'in cenazesinde saldırıya uğrayan Pezeşkiyan'ın da, devlet kanalında yayını kesilen Kalibaf'ın da, taşlı saldırıya uğrayan Arakçi'nin de hedef gösterilmesinin sebebi bu. "Şeytanla iş birliği" diyerek tüm süreci baltalamaya, İran'ı kendi içine hapsolmuş bir döngüye geri döndürmeye çalışıyorlar. * İranlı müzakerecilerin Amerikalılara ilettikleri " Hürmüz saldırısı sistem içindeki bir hatadan kaynaklı" sözleri de fiyaskonun boyutunu ortaya koyuyor. 84 yaşındaki Senatör 14 Haziran'dan beri hastanede deniyor. Fakat hepsinin de " yaklaşık 20 dakika konuştuk" demesi hem şüphelere hem de mizaha sebep oldu. Bir de işin daha da tuhaf yanını söyleyip bırakayım: McConnell'ın eşi Elaine, kocası hastaneye kaldırıldıktan 3 gün sonra Pekin'e gidip Çin Devlet Başkan Yardımcısı ile görüştü.
12 Temmuz 2026 00:58

'Haysiyet'in Okuma Provası Yapıldı
Dizinin kadrosunda Kerem Alışık, Doğukan Güngör, Reha Özcan, Merih Öztürk, Nergis Öztürk, Gökberk Yıldırım, Orkun Can İzan, Asır Gündoğdu, Aybüke Yılmaz, Elifcan Ongurlar, Burak Çelik, Berfin Kıymaz, Nizam Namidar, Gülçin Hatıhan, Ayça Varlıer, Ceren Kesim, Ecem Koca, Doruk Miraç Günaydın ve Hilal Kuvvet yer alıyor. Türk müziğinin güçlü sesi Sibel Can ile rap müziğin sevilen ismi Eypio, 8 yıl önce yayınladıkları ' Diken mi Gül mü ' düetiyle yakaladıkları başarının ardından yıllar sonra yeniden aynı projede buluştu. Duygusal hikâyesini modern altyapısıyla buluşturan şarkı, Sibel Can'ın güçlü yorumu ile Eypio'nun kendine özgü tarzını etkileyici bir uyum içinde bir araya getirmiş. Çekimlerinin yaz sonunda Antalya ve Alanya'nın birbirinden eşsiz doğal ve tarihi mekânlarında başlaması planlanan film; saf, doğal ve iyi niyetli bir kuryenin kendisini beklenmedik olayların içinde bulmasını konu alıyor. ' Avanak Kurye' filminin 2027 yılının ilk aylarında vizyona girmesi planlanıyor.
12 Temmuz 2026 00:57

Güvenlik Çağında Demokrasi…
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye, Türkiye'de muhalefete ve gazetecilere yönelik uygulamalar ile bu şartlarda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapılmasının demokrasi açısından nasıl değerlendirildiği soruldu. Rutte ise, "Demokrasi sadece seçimlerden ibaret değildir; özgür medya, gösteri hakkı ve temel özgürlükler de demokrasinin parçasıdır." dedi. Tam da siyaset bilimi kitaplarında yer alacak kadar doğru ve kapsayıcı bir demokrasi tanımı... Fakat asıl dikkat çekici olan, bu soru ve cevap dışında 32 devlet ve hükümet başkanının katıldığı zirvede demokrasinin neredeyse hiç konuşulmamış olmasıydı. Rusya tehdidi, Çin'in yükselişi, yapay zekâ, siber güvenlik, kritik altyapılar ve savunma sanayii vardı. Bugün ise demokrasi, güvenlik gündeminin gölgesinde kalıyor. NATO, 1949'da bir demokrasi kulübü olarak değil, Sovyet yayılmacılığına karşı ortak savunma sağlamak amacıyla kuruldu. Ancak NATO'nun kuruluş felsefesinde demokrasi ile güvenlik birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki değerdir.
12 Temmuz 2026 00:52

Kalkınmanın Anahtarı: Demokrasi…
IMF'nin, gelişmekte olan ve yükselen piyasa ekonomilerinin 2026 yılı ortalama büyüme tahmini yüzde 3,9 iken Temmuz 2026 Dünya Ekonomik Görünüm raporunda yüzde 3,8'e düşürdü. Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini de yüzde 3,4'ten yüzde 2,9'a indirdi. Dünya Bankasının da Türkiye için 2026 büyüme tahmini yüzde 2,8'dir. Kimse Türkiye'nin orta vadeli programında yüzde 3,8 olan büyüme tahminine bakmıyor, herkesin gözü İMF ve Dünya bankası tahminlerindedir. Yüzde 2,8 ve 2,9 düzeyindeki büyüme, Türkiye'nin nüfus artışı, istihdam ihtiyacı ve kalkınması için yetersizdir. Ayrıca "iktisadi ajanların" "yatırım ve üretim kararları" nı da olumsuz etkiler. İki örnek; Şili – Pinochet (1973–1998) döneminde piyasa reformları, özelleştirmeler ve dışa açılma gerçekleştirildi; fakat ekonomik performans kesintisiz bir kalkınma başarısı değildi. 1976-1981 döneminde ekonomi yılda ortalama yaklaşık yüzde 7 büyüdü ama 1982'de yüzde -11 ve 1982 yılında yüzde 5 oranında daraldı. Güney Kore – Park Chung-hee (1961–1979) döneminde GSYH büyüdü ve fakat aynı ölçüde Güney Kore kalkındı demek mümkün değildir. Kalkınmanın, ekonomik, sosyal, demokratik ve insan hakları boyutu olduğu için, demokrasi ile kalkınma arasında ilişki de karmaşık ve karşılıklıdır. Kalkınma tam demokrasiye geçişi sağlar. Demokrasilerde kurumsal yapı oluşur. Demokrasi ve bağımsız yargı Mülkiyet güvencesi sağlar. Sosyal barış oluşur.
12 Temmuz 2026 00:50

Arılar Neden Altıgen Petek Yapar?
Bir arkadaşımız "Arıların petekleri neden altıgen?" diye sordu. Yani arı, olabilecek en uygun şekli kullanmaktadır. Kur'ân-ı Kerîm'de Allah (cc), "Rabbin bal arısına vahyetti (ilham etti)..." buyurur. (Nahl Sûresi: 68-69). Demek ki bir bal peteğine baktığımızda yalnızca balı değil, Allah'ın hikmetini ve sanatını da görmeliyiz.
12 Temmuz 2026 00:47