×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Ahmet Battal

Taze Hukukçulara Nasihatler

10 Temmuz 2026 00:35

Güzel şeyler söylüyor: -"Bir saat adaletle hükmetmek bir sene nafile ibadet etmekten daha hayırlıdır" hadisinin size söylediklerini unutmayın. -Kuvvetler ayrılığını bitirmenin devletin hayatına son vermek kadar tehlikeli bir şey olduğundan bahsederdik. -2010 Anayasa referandumundan sonra yargı bürokrasisinde siyasetler, cemaatler ve tarikatlar üzerinden yaşanan dalgalanmaların sebeplerini ve vahim sonuçlarını izah ederdik. -20 Temmuz KHK rejiminin bugünkü vahim sonuçların baş müsebbibi olduğundan bahsederdik ve "korkandan hâkim olmaz, bilhassa hâkim olacaksanız cesur olun" derdik. -15 Temmuz yargılamalarında on yıldan bu yana yapılan sistematik, kitlesel ve bilinçli içtihat hatalarının, konuya salt insan hakları yönünden bakan AİHM yargısı tarafından dahi görüldüğünü ve yüzümüze çarpıldığını hatırlatırdık ve "hiç değilse bu aşamadan sonra bize yani yüksek hâkimlerimize düşen, hiç gecikmeden o hataları telafi etmektir" derdik. -Daha da önemlisi, bir özeleştiri yapardık ve "hukuka güven yerlerde sürünüyor çünkü hiçbirimiz hukuku yüceltmek için yapmamız gerekenleri tam yapamadık ya da yapmadık" derdik. -Bir de "cesur ve iyi yetiştiremediğimiz hukukçuların hatalarından zarar gören herkesten ve bilhassa en azından sustuğumuz için mağdur ettiklerimizden özür diliyoruz, hellâlik istiyoruz" derdik. Zira dekan değiliz. Zaten, bizi de -bunları diyeceğimizden korktuğu için- kimse dekan yapmıyor. Erken bir kıyamet kopmazsa ve bu millet düştüğü yerden kalkarsa, gün gelecek, adalet arayanlar "demek bunları birileri yazmış, ne mutlu" diyecekler.

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Ahmet Yaşaroğlu

Amerikancılığın Rezil Halleri

10 Temmuz 2026 00:12

NATO zirvesine katılmak için Türkiye'ye gelen Trump'a yapılan karşılama, ondan istenilenlerin listesi, milli savunma bakanının açıkça "ABD'nin vazgeçilmez olduğunu" yüksek sesle bir kez daha ilan etmesi sadece malumun ilanı değil, aynı zamanda göbekten bağımlılığın gelecekte de neden zorunlu olduğunun ilanıdır. Bakan Avrupa'nın "Savunmaya daha güçlü katkı yapmasını memnuniyetle karşılıyor" ama bunun "NATO ile rekabete dönüşmemesi gerektiğini" söylüyor! Bakan bey "NATO ABD'dir" tespitine sıkı sıkıya bağlı! Trump Türkiye'de iken İran'a saldırı emri veriyor ve "sevdiği adama" hedefi gösteriyor. ABD liderliğindeki NATO şeflerinin de "birlik ve beraberlik içinde aile fotoğrafı" verip, aynı masada otururken, masa altında ne kadar birbirlerini tekmelediklerini ayrıntılar ortaya çıktıkça öğreneceğiz. NATO'nun "5. maddesine sadığız, birimize yapılan saldırı hepimize yapılmış sayılır" dendi, ama bir NATO üyesinin topraklarına diğer NATO üyesinin göz dikmesine -Grönland- karşı ne yapılacağı açıkta kaldı! NATO 3.0 çatlakların ve çelişkilerin su yüzüne çıkması ile gündeme gelmişti. Zaten NATO 3.0'ın ortaya atılması da bu gelişmelerin ürünüdür ve birlik ve beraberliği değil, şimdilik zorunlu olarak kabullenilen farklılıkların sineye çekilmiş olduğunu ifade etmektedir. Zirve öncesinde, zirve sırasında halkı uyutmak ve kandırmak için "millilik ve yerlilik" propagandası yapan iktidar ve onun yandaşı basının emperyalizm, NATO ve Amerikan severliğinin vardığı nokta ise ibret vericidir. Ama bu önem: Spekülatör Soros'un sözleri ile ifade edersek "Türkiye'nin en önemli ihraç ürünü ordusudur" politikasına dönmüşse, ülkenin yer altı ve yer üstü zenginlikleri emperyalist tekelleri ve devletlerin soygununa ardına kadar açılmışsa, orada artık bu önemin uşaklık ve bağımlılık için kullanıldığı bir durum söz konusudur. NATO zirvesinin ülkede olmasından dolayı "NATO dağıtılsın, NATO'ya hayır, NATO'dan çıkılsın" sloganları doğal olarak hep birlikte atıldı.

Köşe Yazarı

Fabrika Ayarları

10 Temmuz 2026 00:10

Taraftar futbolda transfer müjdesi bekleyedursun, Galatasaray sessiz sedasız önemli bir transferi bitirdi ve halihazırda İstanbul İl Spor Müdürü olan Muhittin Özbay'ı Amatör Şubeler Direktörü olarak kulüp bünyesine dahil etti. Yönetimdeki pek çok kişinin haberi dahi olmadan yapılan bu atama ile Galatasaray Başkanı bizzat ilgilendi ve gerekli makamlarla da görüşerek 2+2 yıllık bir sözleşme ile yönetim kurulu üyesi Mehmet Cibara'nın sorumlu olduğu 16 amatör şubeyi gelecek hafta başından itibaren geniş yetkilerle donattığı bu eski bürokrata teslim etmeye karar verdi. Galatasaray'da yaz tatili rehaveti ve şampiyonluk kutlamaları ile yavaşlayan tempo, Kemerburgaz'da yapılan A takım sezon açılışı ile biraz hareketlendi ve taraftarın transfer konusundaki endişeleri Galatasaray Başkanı'nın detaylı!, doyurucu! Diğer yandan, Galatasaray'da bundan önceki 6 başkan döneminde profesyonel Genel Sekreter olarak çalışan Selçuk Rıza İren'in, seçilmiş yönetim kurulu genel sekreteri Can Natan tarafından kulüp işleyişine dahil edildiğini duydum. Fakat bu kez de son 4 yıllık süreçte- tüm teamüllere aykırı olarak yönetim kurulu toplantılarına aynı Selçuk Rıza İren'in alınmadığını öğrenince çok şaşırdım. Öyle ki; bu süreçte yönetim kurulu kararlarının bazen toplantılardan 2 ay sonra yazılıp yöneticilerin imzasına açıldığını, hatta kimi kararın toplantıda alınandan farklı yazıldığından şikayet edenlerin de haklı olabileceğini böylece anlamış oldum. Son yıllarda Galatasaray'da, yönetimlere seçilen başkan dahil 16 kulüp yöneticisine, yüzlerce personele, Sportif A.Ş. yönetimindeki artı 7-8 yönetim kurulu üyesine, CEO'ya, Genel Sekretere ek olarak bir de başkan danışmanlığı adı altında yeni bir yönetici sınıfı yaratılmaya başlandı. O'nu alıp Serdar Güzelaydın'ı Sportif'e almamak Galatasaray için büyük kayıp olur diye ekledik.

Yücel Özdemir

Nato 3.0: Avrupa'nın Yeni Militarist Misyonu

10 Temmuz 2026 00:09

NATO'nun 3.0 versiyonunun rotasının, Avrupa'yı 'Rusya tehdidi'ni kullanarak rekor düzeyde silahlandırmak ve silah tekellerinin ortak üretimini güçlendirmek olduğu Ankara zirvesinin sonuç bildirisinde belirgin bir şekilde ortaya çıktı. Alman Savunma Bakanlığı bugüne kadar görülmemiş rekor siparişin politik anlamını şu şekilde ifade etti: "Arktik ve Kuzey Atlantik'in jeopolitik önemi hızla artıyor. Erimeye başlayan buz tabakaları yeni deniz yollarının açılmasını mümkün kılmakta ve bu durum, fırsatların yanı sıra güvenlik politikası açısından yeni zorluklar da yaratmaktadır." (bmvg.de) Dolayısıyla bu siparişle, Atlantik'in diğer yakasındaki Kanada'nın Avrupa güvenlik mimarisinin parçası olarak hareket etmesi gerektiğine dair bir adım atıldı. ABD, kuzey kutbunun kontrolü ve Rusya ile mücadelede Avrupa merkezli yeni bir askeri ittifak anlamına gelen NATO 3.0'ın tepesinde durmaya devam edecek. Maksat, Berlin'den Ankara'ya "Biz hazırız" mesajı göndermekti. Bu yüzden Başbakan Merz, her fırsatta NATO'nun geçen yıl belirlediği yüzde 3.5 şartını, 2035'i beklemeden 2029'da yerine getireceklerini söylüyor. Askeri harcamalar için kullanılan kredilerin payı, 2030 yılına kadar yüzde 70'e yükselecek. de) Sadece 2025 ve 2026 bütçeleri arasında bir kıyaslama yapıldığında, askeri harcamalar yüzde 32.7 artarken, sağlık harcamaları yüzde 34.2 azalmış. Avrupa'da GSYİH'ye oranla askeri harcamalarda başı çeken ülkeler Litvanya (yüzde 5.33), Estonya (yüzde 5.10), Letonya (yüzde 4.92) ve Polonya (yüzde 4.68). Yüzde 5 dayatmasında bulunan ABD'de ise askeri harcamaların 2026'da yüzde 3.17'ye ulaşması bekleniyor. Ankara zirvesinin sonuç bildirisinin 5. maddesinde belirtilen "Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir ittifak" şeklindeki tanımlama önümüzdeki dönemde Avrupa ülkelerinin temel stratejisi olacak gibi görünüyor. İkincisi: Avrupa; Kanada ve Türkiye'nin aralarında olduğu ülkelerle kuracağı "stratejik ortaklıkla" kendi güvenliğini sağlayıp, askeri-sanayi kompleksini büyüttükçe ABD'den ayrı davranma, kendi çıkarlarını merkeze almayı deneyecektir.

Nuray Sancar

Nato Gelip Geçerken Türkiye

10 Temmuz 2026 00:08

Sonuç bildirisi önceden hazırlanmış, araya ikili görüşmelerin sıkıştırıldığı, ayak üstü ticari anlaşmaların üstünden geçildiği, Trump şovun bolca sahnelendiği NATO fuarı, kapatılmış şehir Ankara'dan geldi geçti. Bu kez Bronson menkıbesine "Türkiye İran savaşına dahil olacaktı ama ben ona girme dedim, girmedi" eklemesini yaptı. Büyük Ortadoğu Projesinden bu yana muhataplarının kendisine yakıştırdığı 'model ülke'liği memnuniyetle satın alan Türkiye yönetiminin zayıf yanını iyi bilen Trump, Erdoğan nezdinde ülkeyi yine model ülkeleştirdi. Muteber örnek boğaz köprüsünü ABD bayrağının renkleriyle ışıklandıran, havaalanında bir binaya Trump adını veren, NATO'dan ve Trump'tan nefret eden kendi halkını 'önleyici operasyonlarla' ya da eylem sırasındaki gözaltılarla sindiren Türkiye yönetimidir. Bu yüzden Trump Türkiye'yi en sadık ülke ilan etti. Ancak İbrahim Kalın'ın ve onunla aynı dozda konuşan Hakan Fidan'ın ifadelerine bakılırsa Ortadoğu ile sınırlanmış görev tanımına itiraz var; NATO'nun kuruluşundan bu yana örgütün güney kanadının güvenlik gücü misyonuna dahil edilen Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliğinden de sorumlu olması talep ediliyor. Ne yaparsa yapsın Batı emperyalistlerinin ligine eşit bir üye olarak dahil olamayan Türkiye'nin refleksleri NATO'ya katıldığı 1952 refleksini aşamıyor. Ne var ki Trump'a sadakatin müeyyideleri sınırsız; Miçotakis ve Netanyahu'yla uzlaşmak, Kıbrıs'ta ve Doğu Akdeniz'deki stratejik planlarına tam biat talep ediyor Trump. Türkiye şimdilik mayın temizlesin! Bu ziyaretiyle, yeniden inşa sürecine dahil olabilmek için ticaret ve inşaat firmaları adına hem Şara'nın hem Trump'ın kapısını aşındıran Türk heyetlerinin önüne geçti.

Filtreleme Haberleri

Köşe Yazarı

Terör Örgütü Yalanıyla Kurulan Tuzak Ve Yapay Zeka Çağının Yeni Tehlikesi

Teknoloji geliştikçe hayatımız kolaylaşıyor. Özellikle yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri artık öyle bir noktaya geldi ki, eğitimli, tecrübeli ve hayatın içinden geçmiş insanların bile bu tuzaklara düşmesi mümkün hale geldi. Türk sinemasının usta isimlerinden Halil Ergün'ün yaşadığı olay bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Aslında burada amaç para değildi. Halil Ergün gibi yılların sanatçısının bile üç gün boyunca bu baskı altında kalması, aslında hiç kimsenin bu yöntemlere karşı tamamen bağışık olmadığını gösteriyor. Bugün yapay zekâ ile sesler taklit ediliyor. Olayın en dikkat çekici tarafı ise Halil Ergün'ü kurtaranın teknoloji değil, bir insan olması. Halil Ergün'ün yaşadığı olay sadece bir dolandırıcılık girişimi değildir. Ve görünen o ki teknoloji geliştikçe, bu tuzaklar daha da profesyonel hale geliyor.

10 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

Şileli Sünger Bob

Ancak 11 ile 13. yüzyılları arasında inşa edildiği tahmin ediliyor. Şile'nin simgelerinden biri olan Kale, İlçeye gelenlerin manzarası olarak varlığını devam ettiriyor.. Şile Kalesi, İlçede yaşayan gençler tarafından Sünger Bob'a benzetiyorlar. Geçmişte Twitter olarak bilinen X Platformunda bir kullanıcı, "Sünger Bob anıtı"na benzetmişti.

10 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

Nato'yu Erdoğan Değil Siz Ağırlasaydınız

FETÖ teröristlerinin yüzde atmışı NATO ülkelerine sığınmışken, PKK terör örgütü bu ülkeler tarafından Cumhurbaşkanı düzeyinde saraylarda ağırlanırken, özgür ve demokratik bir ülke vatandaşı olarak NATO'ya tepkiliyim tabii ki… Karşınızdaki Cumhurbaşkanı uslu durmuş, ödülünü almış gibi İngiltere'den "Büyük Haç Şövalye Nişanı" alıp, Kraliçe Elizabeth'le kadeh tokuşturan biri de değil… Sinir olduğunuz Türkiye olarak NATO'ya ev sahipliği yapılması değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO'ya ev sahipliği yapması! Batılılaştık vurgusuyla değil, "Ceddim Dedem" Osmanlı, Müslüman bir toplum olduğumuzun altının çizilmesi. Şimdi kimi Özgür Özel destekçileri NATO zirvesine ev sahipliği yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Mehter takımının çaldığı "Ceddin Deden" temposuyla yürüyen Miçotakis gibi bakıyorlar ya, o yüzden hatırlatayım dedim. * Bu kez de İngiliz "Knight Grand Cross of the Order of the Bath" (GCB), yani "Banyo Nişanı Büyük Haç Şövalyesi" rütbesi kimlere verilir bir bakalım! İngiltere'ye "Siyaset ve askeri alanlardaki olağanüstü katkılarından dolayı" tabii ki… * Bakın, 16 Mayıs 2018 tarihli gazete yazımda ne demişim… Kraliçe Elizabeth, Abdullah Gül döneminde "işgal" dönemindeki savaş gemisiyle gelmişti! (2008) İngiliz donanmasına ait "HMS İllustrious" adlı uçak gemisi de geldi tabii… Tam 90 sene evvel Türkiye'yi iş gal için gelen "HMS Ajax" adlı sava ş gemisiyle aynı yere demir atmıştı üstelik … İngiltere Kraliçesi Elizabeth'in savaş gemisinde verdiği resepsiyona, "smokin" giyerek iştirak etti!

10 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

İnsanlığı Yapay Zekâdan Kim Koruyacak?

2030 yılına yalnızca teknolojik bir eşikten değil, insanlık tarihinin en büyük zihinsel dönüşümlerinden birine doğru ilerliyoruz. Bugün kullandığımız yapay zekâ sistemleri henüz yolun başında. Geçmişte iletişim insanlar arasında kurulan bir köprüydü. 2030'da bu etkinin çok daha derinleşeceğini düşünüyorum. 2030'un en önemli eşitsizliklerinden biri yapay zekâyı üretenlerle yalnızca tüketenler arasında yaşanacak. Bence 2030'un en büyük sorusu yapay zekânın ne kadar gelişeceği değildir. Asıl soru, insanın yapay zekâ karşısında ne kadar insan kalabileceğidir.

10 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

Gürcistan'ın Zengezur'un Gölgesinde Karadeniz Hamlesi: Hazar'dan Avrupa'ya Uzanan Yeni Jeopolitik Koridor

Bu yeni jeopolitik denklemde Gürcistan'ın Anaklia Derin Deniz Limanı ve Poti Limanı, yalnızca lojistik altyapılar değil; ABD, Çin, Rusya, Türkiye ve Orta Asya'nın çıkarlarının kesiştiği stratejik merkezler olarak öne çıkıyor. Tiflis yönetiminin 6 Temmuz'da açıkladığı yeni "Landlord Modeli", Anaklia'nın artık tek bir yabancı yatırımcıya değil, devlet kontrolünde birden fazla uluslararası ortağa açılacağını gösteriyor. Gürcistan ayrıca 2032'ye kadar ulaştırma altyapısına yaklaşık 7 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. Böylece Orta Asya ülkeleri, Rusya'yı bypass eden Orta Koridor'da Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Avrupa'ya daha güçlü erişim sağlamayı amaçlıyor. Ancak bu süreçte Gürcistan'ın önündeki en önemli jeopolitik soru Zengezur Koridoru.

10 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

Devrim Önce Kendi Çocuklarını Yer

O meşhur söz boşuna söylenmedi: "Devrim kendi çocuklarını yer…" Bugün Türkiye'de muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalara biraz da bu tarihsel pencereden bakmak gerekiyor. Yıllardır iktidarı "basına baskı yapmakla" suçlayan bir siyasi çevrenin içinden gelen kavga, şimdi çok farklı bir noktaya taşındı. Çünkü Mahiroğlu diyor ki: "Ben kanalı aldığım günden bugüne kadar devletten ya da hükümetten bana karşı hiçbir şekilde baskı, tehdit, şantaj ya da 'şu haberi yap, bunu yapma' mesajı gelmedi." Ardından çok daha ağır bir iddia ortaya koyuyor: Kemal Kılıçdaroğlu çevresinden kendisine dolaylı mesajlar gönderildiğini, destek beklendiğini, aksi durumda "gereğinin yapılacağı" anlamına gelen mesajlar aldığını söylüyor. Yıllardır "iktidar baskısı" anlatısıyla kendisini tarif eden bir medya grubunun sahibinin, bugün en ağır eleştiriyi kendi mahallesinin eski lider kadrolarına yöneltmesi. İdeallerle başlayan yürüyüşler, zaman içinde "kim temsil ediyor" kavgasına dönüşür. Ve kavga sadece güç kavgası değil, "gerçek mirasçı kim?" kavgasına dönüşür. "Amerika ile ilişki kurmak" başka bir şeydir. "Amerika'yı kutsamak" başka bir şey. Bu gerçek, 19. yüzyılda İngiltere Başbakanı Lord Palmerston'ın meşhur sözüyle anlatılır: "Bizim ebedî müttefiklerimiz ve ebedî düşmanlarımız yoktur. Ebedî olan çıkarlarımızdır." Türkiye de yıllardır tam olarak bunu yapmaya çalışıyor. Daha dün ABD ile kurulan temasları "büyük diplomatik başarı" diye yorumlayan bazı çevrelerin, 15 Temmuz'un yıldönümü yaklaşırken bir anda eski antiemperyalist söylemlerine dönmesi dikkat çekici. Oysa 15 Temmuz meselesi Türkiye açısından basit bir dış politika tartışması değil. Türkiye'nin Batı ile ilişki kurması başka bir şeydir. Bugün 15 Temmuz'u konuşurken de gerçek bu.

10 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

Birkaç Davul Vuruşuyla Verilen Medeniyet Mesajı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde NATO üyelerinin mehter marşıyla karşılanması, sıradan bir tören ayrıntısı değildir. Çünkü büyük medeniyetler şunu bilir: Geçmiş, utanılacak, saklanacak, müzeye kaldırılacak bir hatıra değildir. O ses, Malazgirt'ten Söğüt'e, İstanbul'dan Ankara'ya uzanan büyük devlet aklının ritmidir. NATO liderleri o kapıdan içeri girerken sadece modern Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet protokolüyle karşılaşmadılar. Türkiye, Batı karşısında ezik duran, kimliğini gizleyen, tarihinden mahcup olan eski Türkiye değildir artık. Birileri hâlâ "protokol ayrıntısı" diye küçümseyebilir. O cümlenin içinde Ankara vardır, İstanbul vardır, Söğüt vardır, Malazgirt vardır, Çanakkale vardır, Sakarya vardır. Türkiye NATO'dadır; ama NATO'nun sıradan, edilgen, talimat bekleyen bir üyesi değildir. Türkiye NATO'dadır; fakat kendi tarihî hafızasıyla, kendi devlet aklıyla, kendi medeniyet diliyle oradadır. Bazen birkaç davul vuruşu yeter.

10 Temmuz 2026 00:05

Adnan Gümüş

Nato 1, 2, 3.0: Türkiye'nin Konumu Ab-d Emperyalizminin Devşirmeliği Mi?

ABD Başkanı Trump, Ankara'daki 36. NATO toplantısından uçağına doğru giderken ABD savaş uçakları İran'ı bombalamaya gidiyordu. NATO, Batı burjuvazisinin paktı olduğundan, farklı emperyalist paktlar olabileceğinden, açık seçik tanımlaması ile NATO Batı emperyalizminin, ABD emperyalizminin hem savunma hem işgal yayılma ordusudur. Bugün "devşirme" sosyal olarak "olumsuz" bir tını içermekte ise de devşirmeler değil devşirme sistemi esas tartışmayı oluşturmaktadır. 1750'lerden itibaren Kırım meselesi, çarlık ordusunun 1770'de Osmanlı ordusunu Çeşme Deniz Muharebesinde ağır bir yenilgiye uğratması, Çanakkale Boğazı'na dayanmaları karşısında Osmanlı Hanedanlığı Fransız Mühendis/Diplomat Baron de Tott'tan yardım istiyor. Sonunda yeniçeri ocağı 1826 yılında Sultan II. Mahmud tarafından Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) diye anılan ağır çatışmalar ve kayıplarla lağvedildi, Osmanlı ordusu tümden Nizam-ı Cedid'e (modern ordu sistemine) geçmeye yöneldi. NATO ve yeniçeri devşirmeciliği: Jeopolitik ve askeri ittifakın ötesinde sembol/anlam üretimi NATO toplantısına gelenler Saray'da mehteran ve yeniçeriler ile karşılandı. NATO 3.0: güneyi, uzayı, yapay zekayı işgal ederken 'esnek ordu', devşirmeler kim? NATO siber saldırılardan, nadir elementlerin ele geçirilmesinden, uzaydan, güneye yayılmaktan söz ederken buna hizmet edecek devşirmelerin kim olacağı sorusuna odaklanmak gerekmektedir. Dün Kore bugün Çin: Türkiye'ye Müslümanlardan devşirilen NATO kontrolünde Sünni Ortadoğu ordusu oluşturma rolü 2001'den beri R. Holbrooke'a, gönderme yaparak, Türkiye'ye biçilen rolü yazıyorum. İlk 2002'de yazdım. 18 Aralık 2015'teki köşeden aktarayım. Ortadoğu'da Sünni bir ordu oluşturmak, bunu sadece Ortadoğu'da, sadece Rusya ve İran'a karşı değil, ta Pasifik'e kadar kullanmak, en az 35 yıllık (Balkanların dağıtılması, Çeçenistan, 1.Körfez Savaşı), belki de 45 yıllık (Irak-İran Savaşı) derin NATO projesidir. Evrensel, 14 Kasım 2001. "Kâbil'in Türkiye'nin ağırlıklı olarak yer alacağı bir "Müslüman barış gücü"ne devredilmesi önerisi, Türkiye tarafından olumlu karşılandı. (…) ABD ve bölgede inisiyatif sahibi diğer ülkeler, Taliban'ın başkenti terk etmesinin ardından Afganistan'a nasıl bir gömlek giydirileceği üzerine pazarlıklar yürütüyor(…) Türkiye'nin ağırlıklı yer alacağı bir BM askeri gücünün Kâbil'de görevlendirilmesi… Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem, BM Afganistan Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi ve bazı ABD'li yetkililer söylemleriyle bu ihtimali destekliyor. (…) BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Afganistan Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi, "özellikle Kâbil'de düzeni sağlamak üzere" acele olarak bir askeri güç hazırlanmasını istedi. Brahimi bu gücün Türkiye, Ürdün ve Avrupa ülkeleri askerlerinden oluşmasını önerdi. (…) Bill Clinton döneminde ABD'nin BM Daimi Temsilciliği görevini yürüten Richard Holbrooke da The Washington Post gazetesinde yayımlanan makalesinde BM gücünü bir araya getirmenin çok uzun zaman alacağını, bunun yerine, NATO'nun tek Müslüman üyesi Türkiye'nin başını çekeceği, çoğunluğu Müslümanlardan oluşan çok uluslu bir gücün en uygun seçenek olduğunu kaydetti. (…) Holbrooke, BM Güvenlik Konseyine bağlı olacak bu gücün, BM'den bağımsız işleyeceğini belirterek, Doğu Timor örneğini verdi: "Avustralya birlikleri, BM Güvenlik Konseyinin kararının ardından, 96 saat içinde bölgedeydi ve diğer ülkelerin birlikleriyle sonradan desteklendi. En iyi seçenek, NATO'nun tek Müslüman üyesi, güçlü ve iyi idare edilen ordusuyla Türkiye olacaktır." Holbrooke, bu güce Bangladeş, Fas ve Ürdün gibi ülkelerin de katılabileceğini belirtti." Filistin de Somali de Sudan da Libya da Suriye de İran da Ukrayna da bu yaşananların birer ayağı maalesef. Ankara 36. NATO toplantısı bu süreçlerin olgunlaştırılmış bir basamağı. Osmanlı yeniçeri ocağı fetihçiliğin bir parçası oldu, gerileme ile birlikte artık tökezledi, iş göremez hale geldi, sonunda acı kayıplarla lağvedildi.

10 Temmuz 2026 00:05

Arslan Bulut

Yeni Bir Devletin İşaret Fişeği

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi 'nin imzasıyla 15 Temmuz'da gerçekleşecek etkinlikler hakkında 81 il valiliğine gönderilen resmi yazıda "Tanklara, uçaklara ve silahlara karşı göğsünü siper eden Türk milletinin bu eşsiz kenetlenmesi, sadece bir darbe girişiminin püskürtülmesi olarak kalmamış; devlet ve millet bütünleşmesini en üst düzeyde tahkim ederek dünya demokrasi tarihine kurucu ve sarsılmaz bir dönüm noktası olarak kazınmıştır." denildi. *** Bilindiği gibi Türkiye 15 Temmuz'a bir günde gelmedi. Şimdi alenen FETÖ kalkışmasının, "kurucu bir dönüm noktası" olduğunu resmi yazıyla itiraf etmeleri, 15 Temmuz'da gerçekte ne olduğunu otaya koymayı zorunlu kılmaktadır. Tom Barrack, İzmir'de Anadolu Ajansı muhabirine "Benim için İzmir, Yahudilerin, Müslümanların, Hıristiyanların bir arada yaşadığı, bu toplulukların harmanlandığı bir örnek." diyerek, "Bu tüm dünyada ve Orta Doğu'da olması gereken bir durum" değerlendirmesinde bulunmuş ve "Bence Türkiye, tüm bunların merkez noktası olabilir, Suriye'de gördüğünüz üzere. Suriye'de olanların büyük bir kısmı, Türkiye ve liderliği sayesinde gerçekleşiyor. Osmanlı İmparatorluğundaki millet sistemi, yüzlerce yıl farklı grupların merkezi sistemde varlıklarını sürdürmelerine imkân verdi. Şimdiki nesiller için yeni bir diyaloğa ihtiyaç vardır. Bu diyalog, savaş değildir." demişti... Tom Barrack daha sonra da "Akdeniz'e açılan fosil yakıt kaynaklarının bulunduğu Hazar'a Türkiye ve Yunanistan bir kapı ancak 1919'dan beri ulus devletler tarafından engelleniyoruz, yeni bir bölgesel düzenlemenin zamanı geldi" diye hedeflerini açıklamıştı. 15 Temmuz da yeni devletin işaret fişeğidir.

10 Temmuz 2026 00:01

Köşe Yazarı

'Ömür Usta' İçin Hazırlık Başladı

NOW TV'nin yeni dizisi ' Ömür Usta' için hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Etkileyici hikâyesi ve güçlü oyuncu kadrosuyla yeni sezona damga vurmaya hazırlanan ' Ömür Usta', yakında İstanbul'da başlayacak çekimlerinin ardından NOW TV'de izleyiciyle buluşacak. İBB Miras ve İBB Kültür tarafından düzenlenen, sanatçı Ali Gün Yıldırım'ın proje sorumlusu olduğu sergi, 64 sanatçının farklı mecralarda üretilmiş güncel eserlerini, organ bağışına dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla bir araya getiriyor. Sergi, 23 Ağustos'a dek Pazartesi hariç her gün 10.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

10 Temmuz 2026 00:01

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.