
FETÖ teröristlerinin yüzde atmışı NATO ülkelerine sığınmışken, PKK terör örgütü bu ülkeler tarafından Cumhurbaşkanı düzeyinde saraylarda ağırlanırken, özgür ve demokratik bir ülke vatandaşı olarak NATO'ya tepkiliyim tabii ki… Karşınızdaki Cumhurbaşkanı uslu durmuş, ödülünü almış gibi İngiltere'den "Büyük Haç Şövalye Nişanı" alıp, Kraliçe Elizabeth'le kadeh tokuşturan biri de değil… Sinir olduğunuz Türkiye olarak NATO'ya ev sahipliği yapılması değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO'ya ev sahipliği yapması! Batılılaştık vurgusuyla değil, "Ceddim Dedem" Osmanlı, Müslüman bir toplum olduğumuzun altının çizilmesi. Şimdi kimi Özgür Özel destekçileri NATO zirvesine ev sahipliği yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Mehter takımının çaldığı "Ceddin Deden" temposuyla yürüyen Miçotakis gibi bakıyorlar ya, o yüzden hatırlatayım dedim. * Bu kez de İngiliz "Knight Grand Cross of the Order of the Bath" (GCB), yani "Banyo Nişanı Büyük Haç Şövalyesi" rütbesi kimlere verilir bir bakalım! İngiltere'ye "Siyaset ve askeri alanlardaki olağanüstü katkılarından dolayı" tabii ki… * Bakın, 16 Mayıs 2018 tarihli gazete yazımda ne demişim… Kraliçe Elizabeth, Abdullah Gül döneminde "işgal" dönemindeki savaş gemisiyle gelmişti! (2008) İngiliz donanmasına ait "HMS İllustrious" adlı uçak gemisi de geldi tabii… Tam 90 sene evvel Türkiye'yi iş gal için gelen "HMS Ajax" adlı sava ş gemisiyle aynı yere demir atmıştı üstelik … İngiltere Kraliçesi Elizabeth'in savaş gemisinde verdiği resepsiyona, "smokin" giyerek iştirak etti!
Kaynak: Diriliş Postası
10 Temmuz 2026 00:05
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Bul Karayı, Al Parayı / İran'ın Devlet Dili
Alkole, fuhşa "yeşil" yakacaksın. "Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş özgür kalsın" diye yırtınacaksın. "Ah o IMF'li günler" diye ağıt yakacaksın. İsrail ve ABD Lübran'a saldıracak, sen "bana necilik" oynayacaksın. CIA -Amerika, 15 Temmuz'da FETÖ ajanlarıyla Türkiye'yi işgale kalkışacak, TBMM'yi bombalayacak, sen "kontrollü darbeydi cınıııım" diye fitne fücur yayacaksın. FETÖ'cü "KHK'lılar için cüppemi giyerim" diye ağlayacaksın. "Osman Kavala, Selahattin Demirtaş sertbest bırakılsın" deyip demediklerine bakacaksın. ABD-İsrail'in Ortadoğu işgal hamleleri için ne dediklerine bakacaksın. "MI6, CIA, MOSSAD vs… ağızlarını açıp açmadıklarına bakacaksın… Türkiye'ye göz diken İsrail'e karşı ne dediklerine bakacaksın… CIA'nın tasmalı FETÖ'ye ve FETÖ'cülerle kol kola girip girmediklerine bakacaksın! Yani özetle "bul karayı, al parayı!" olayı… Gördünüz mü? Bu gözle bakınca ne kadar azınlıkta kaldık şimdi. Ali Hamaney'in cenazesi… ABD ve İsrail'in Venezuela'yı işgal girişiminin hedefinde Çin vardı bana göre. İran'ı işgal girişiminin hedefinde de Çin var. Çin'i sütten kesip, petrolsüz koymak… Hastanede yattığım dönemde, yani kefenim koltuğumda ışığa doğru yürürken, "ABD-İsrail, İran'ı vuracak mı vurmayacak mı?" diye tartışıyorduk. Ben "vuracağına" neredeyse kesin gözüyle bakıyordum. Çoğunluk yüzüme kuşkuyla bakıyordu… Acaba stratejik basiretimden mi böyle konuşuyorum yoksa ağır ilaçların etkisiyle mi diye… Çünkü İran'ın Suriye politikasını, Vatikan'la ilişkilerini çok sertçe eleştirdiğim biliniyordu. Ancak burada durum farklı… Bir işgal girişimi söz konusu. Yani "İran ettiğini buldu" diyerek, emperyalizme karşı durmak gereken yerde, sorumluluktan sıyrılamazsınız. Görüldüğü gibi Trump blöf falan yapmıyordu. İsrail ve ABD, İran'ın kurmaylarını tek saldırıda vurdu. Evet, işgal girişiminin ilk günlerinden itibaren tarafım bellidir. Elbette ki emperyalizme düşman biri olarak işgalcileri haklı çıkaracak değildim! İran üzerinden Asya'ya göz dikenleri "cıs" yapan İran'ı destekledim. Bu süreçte ABD ve İsrail işgaline karşı, bizim 15 Temmuz'dan mülhem tek yürek olan İran halkını da takdirle izledim. Hollywood etkisiyle gözleri kamaştıran ABD silahlı güçlerinin "fos" çıkması dünyadaki algıları değiştirdi. İstedikleri kadar gövde göstersinler bundan böyle, alayı Türkü diliyle "vıttırı vızzık adamlar". Ali Hamaney'in cenaze töreninde İran sustu, Ayetler konuştu: Suud-i Arabistan'a, Ali İmran Suresi 13. yani Mekke müşrikleri ayeti… Katar heyeti için Fetih Suresi 2. Ayeti… Iraklı Aşiret Şeyhleri heyeti için Ahzâb Suresi 1. Ayeti… Türk heyet için Nisâ Suresi 95. Ayeti… Lübnan hükûmet heyeti için Nisâ Suresi 66. Ayeti… Hizbullah heyeti için Âl-i İmrân 139. Ayeti… Hamas heyeti için de Ahzâb Suresi'nden "Ahitlerine sadık kalan mümin erkekler" ayeti okundu.
06 Temmuz 2026 00:01

Tamar Tanrıyar'ı Da Dinle Reis!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a en "zarar vermeyen" sizsiniz… Tamar Tanrıyar: "Kılıçdaroğlu diyor ki 'sırtımda hançer', yahu adamın (Reis'in) sırtında boş yer yok!", "Cumhurbaşkanına sahip çıkın!", "O'na bir şey olursa hepimiz mahvoluruz!" diyor. "Cumhur başkanına hakaret etti." Özgür Özel gibi "deli karı" bile dediniz. Sokak ağzıyla diyeyim: "Yav hee, heee, heee!" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı en mutedil seven bir tek sizsiniz. Millet sevince, kitleler etrafına toplanınca, "acaba Tamar bugün ne diyecek" deyince "gündem yaratınca" kudurdunuz. El birliğiyle, Yeşilçam'dan mülhem "Vurun Kahpeye" der gibi linç ederek hedef gösterdiniz. Kıskançlıktan, "Erdoğan'a zarar veriyor, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bilmem hangi savcıların rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu itibarsızlaştırıyor", hatta "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ediyor." "Adı Tamar, Ermenice" bile dediniz. Kimi hedef aldığını bile bile ki -basında polemik olağandır-, olayı "Cumhurbaşkanının dünürüne saldırıyor" noktasına getirdiniz. O diyor ki "Ay düne kadar kimse tanımıyordu. O kim ki?", diğeri diyor "Gazeteci değil, kocası yazıyor, o okuyor", öteki diyor ki "dış mihrakların operasyon tetikçisi", daha da gaza gelenler, bir dönem parlayıp sonsuza kadar sönen Muhammet Yakut'a benzetiyor… Biri diyor "kaçtı", biri diyor "e akıllı tabii ifadesini İstanbul'da değil de bilmem nerede verdi." Herkes elinde büyüteç Sherlock Holmes kesildi. "Tamar Tanrıyar, gözaltına alındı" haberini iktidar, muhalefet, CHP'li Özgür tayfası, tüm cepheler aynı şehvetle verdi. Papucumun "solcuları", "liberalleri", "A Kiii Piiilileri…" Neredeyse Taksim meydanında benzin döküp yakacaksınız linçlediğiniz "yeni gazeteciyi…" Sizin sözde iktidar yanlılığınız da muhalefetliğiniz de sağcılığınız da solculuğunuz da parkurda biri sizi ezene, geçene kadardır. Bir de "Hasbiler", "Harbiler." Sütten kesin!
03 Temmuz 2026 00:10

Kur Özgür, Kur… Tamar Tanrıyar
Ama oğlunun "uyuşturucu madde batağına" düştüğünü söyleyen vatandaşa tek söz söylemeden yanından uzaklaştırıyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nu CHP tarihine gömmeni değil! Ayrıca, düne kadar Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup başkan vekili değilmişsin gibi CHP'deki tüm başarısızlıkların günah keçisi olarak Kılıçdaroğlu'nu işaret etmen, hiçbir sorumluluk almaman da egoist bir siyasetçi olduğunun ifadesi. Ecevit'e Karaoğlan diyen hayranları, son vaktinde "altı bezleniyor" diye dalga geçiyordu. Hadi koşa koşa Parti kur Özgür Özel! "Yel kayadan, toz koparır" ancak! "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yedirtmeyiz" diyor. Hayır, Özgür Özel'in Hermann Hesse'in "Cüce"sini aratmayacak kadar kindar olduğunu, kalp hastası olduğunu bile bile Atatürkçü gazeteci Yılmaz Özdil'i hedef gösterdiğini, intikamcı davrandığını, açıkça boykot ettirdiğini biliyoruz. Hak hukuk adalet sloganları, kalemin ucu Özgür Özel'e değinceye kadardır. Anlıyorum çok acıttı; Tamar Tanrıyar, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in çarpık ilişkilerini gözler önüne serdi. Özgür Özel'e soprano sesiyle "Özgüüür" diye ayna tuttu. Evli barklı kadını, "Kocasını aldatıyor" diye iftiraların hedefi haline getirdiniz. "Bebeği başkasından" bile dediniz! Ne CHP'li "karı"lardan(Özgür Özel'in ifadesi), ne de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızdan bu cinsiyetçi linçe karşı bir eleştiri gelmedi. Neymiş demek ki "işinize gelince" üslup falan aramıyorsunuz.
01 Temmuz 2026 00:05

O El Sı-kı-la-cak Kılıçdaroğlu
Mutlak Butlan mutlan derken, aslında Kemal Kılıçdaroğ'lunun işi hiç de kolay değil! Yer TBMM… CHP Balıkesir Milletvekili Orhan Sür'ün cenaze töreni… Tüm CHP'liler tören alanına toplanmış, güneşin alnında bekliyor. Nihayet Kemal Kılıçdaroğlu, uçar adımlarla alana geliyor ve ön sıradakilerle tokalaşıyor. "Şeytan sıksın elini!" de diyemeeez, "yar eline, eline…" de… "Yetiş Ya Muhammed, yetiş Ya Ali!" diyecek ve kerhen de olsa Özgür'cüğü ile tokalaşacak… Zira taraflar arasında en küçük bir husumet çıksa, kamuoyuna dedikodu malzemesi çıkacak, Özgür Özel tayfası zil takıp oynayacak! Elbette değil; herkes "Kemal Bey Özgür Özel'e bakacak mı bakmayacak mı? Elini sıkacak mı sıkmayacak mı?" telaşında. Ancak yanlış anlamayın ama ahirete intikal ettiği vaktin Mutlak Butlan travması sonrasına denk gelmesi "çok iyi oldu." Zira giderayak, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür özeli el ele tutuşturdu. Üzgünüm ama bence Kılıçdaroğlu, cenazede "Mutlak Butlan" diye mikrofon uzatanlara cevap vermeyerek en iyisini yaptı. Onca yetişkinin arasında tek başına küçük bir kız. Tören boyu herkes Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'e fokusken ben o küçük kıza odaklandım. Yavrucak onca vakit bekliyor. Gelen geçen küçük kızın saçlarını okşuyor ama kimse de demiyor ki "yavrum ver şu çerçeveyi bana!" Kemal Bey de geliyor, küçük kızın yanağını okşuyor ve o da geçiyor. Tabutun arkasından Özgür Özel'le -abla kardeş- el ele yürüyor. O kadar kişi güneşin alnında bekliyor.
28 Haziran 2026 12:46

Elde Var Mansur Yavaş
CHP'de olay aynen şu: "Bu tutmuş, bu kesmiş, bu pişirmiş, bu yemiş, bu da hani bana hani bana demiş!" Mahkemede muhbir CHP'li, ihbar edilen CHP'li, sanık CHP'li… "Suçlu" denilince herkes birbirini işaret ediyor. CHP'de yalan rüzgârları esiyor. Biri diyor Özgür Özel, biri diyor Ekrem İmamoğlu, biri diyor Kemal Kılıçdaroğlu, biri diyor Mansur Yavaş… Bildiğiniz gibi Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel arasında kıran kırana bir rekabet var! Çünkü Özgür Özel, bu rüzgârı arkasına almayı başaramadı. Gerçekte ise kimse için kimseyle "kötü" olmuyorlar. Dün CHP'lilerin "Hak Hukuk Adalet" sloganlarıyla göklere çıkardıkları, Gandhi Kemal dedikleri Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Ö. ve fanatikleri tarafından diri diri gömülüyor. "Sokağa çıkamazsın" tehditlerine, "hain" gibi hakaretlere maruz kalıyor. Mesela Özgür Özel'in fanatikleri, Kemal Kılıçdaroğlu'na destek verenleri bir kaşık suda boğsa doymaz. Çünkü bir kısım CHP'liye göre, Mansur Yavaş, Özgür Özel gibi "vakitli vakitsiz" konuşmuyor. İnsanları irite etmiyor. Bir kısım CHP'lilere göre Özgür Özel'in "ağzının ayarı da yok… Öfke kontrolü de… Birine diyor ki "ahlaksız", diğerine diyor "deli karı…" Sanki annesi yok… Sanki İzmir'de, FETÖ'nün Yamanlar Koleji mezuniyet töreninde ödül takdim ettiği kızı yok! Sanki çocukları ağaç kovuğundan çıkmış; evinde karısı yok! Öyle tiksinç, cinsiyetçi bir ağız kullanıyor… Tabii CHP'li kadınların bu üsluba dişlerini gıcırdattıklarını, mecburen tahammül ettiklerini tahmin etmiyor. Sonuçta bu "karı" ifadesi, CHP'li kadınların da izzeti nefsine dokunuyor.
25 Haziran 2026 16:44