×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmak (6) - Yapay Zekâ: Arzın İlâcı Mı Zehri Mi?

O hâlde asıl soru "kararı kim verecek?"ten önce "karar hangi ölçüye göre verilecek?" sorusudur. İşârâtü'l-İ'caz'da Bakara Suresi'nin 30. Demek insan, bir taraftan arzın şifası için bir ilâç iken, diğer taraftan onun ölümünü netice veren bir zehir olabilir. Çünkü yapay zekâ kendi başına ahlâk sahibi değildir. Demek şer çoğu zaman imkânın kendisinde değil, insanın onu yanlış kullanmasındadır. Yapay zekâ da böyledir. Doğru ölçülerle kullanıldığında adaletin önündeki bazı sisleri dağıtan bir araç olabilir. Aynı mesele savaş için de düşünülebilir.

Köşe Yazarı

Kaynak: Yeni Asya

11 Temmuz 2026 00:50

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmak (12) - İnsan Nerede Çalışıyor?

Mesai bittiğinde insan, en azından teorik olarak, kendi hayatına dönebiliyordu. Fakat bu kolaylığın içinde fark edilmesi zor bir değişim yaşanıyor: İnsan yalnız çalışırken değil, yaşarken de ekonomik sistem için değer üreten bir varlığa dönüşüyor. Bediüzzaman'ın insanlık tarihini beş devre içinde değerlendirmesi bu açıdan dikkat çekicidir: vahşet ve bedeviyet, memlûkiyet, esaret, ecirlik ve nihayet mâlikiyet-serbestiyet arayışı. Memlûkiyette insan başkasının mülkü hâline gelir. İnsan hukuken hürdür; fakat hayatının büyük bir kısmını geçimini sağlamak için başkasının işine tahsis etmek zorunda kalır. İnsan çoğu zaman çalıştığını fark etmeden; dikkatiyle, tepkisiyle ve dijital iziyle sistem için değer üretiyor. Asıl soru, insanın bu gelişmenin içinde kendisine ne kadar sahip kalabildiğidir. İnsan, dikkatini kime verdiğini, zamanını neyin tükettiğini ve nazarını hangi merkezin yönlendirdiğini fark edebildiği ölçüde hür kalabilir.

18 Temmuz 2026 00:49

Köşe Yazarı

Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak (11) - Cehalet Perdesi Kalkınca

İnsan gerçekten de çoğu zaman bilgisizlikle hata eder. Eskiden insan kendine "Fark etmedim" diyebiliyordu. Bugün birçok durumda daha ağır bir cümle beliriyor: "Fark etmiştim; fakat gereğini yapmak istemedim." Bediüzzaman'ın dünyayı bir tecrübe ve imtihan meydanı olarak okutan yaklaşımı burada daha iyi anlaşılır. Yapay zekâ bu noktada bir hakem değil, ancak bir ayna olabilir. Belki kullandığı dilin gıybet sınırına yaklaştığını fark eder. İnsan böyle cevapları her zaman sevmez. Elbette yapay zekâ yanılabilir; bağlamı eksik anlayabilir. "Beni haklı çıkaracak deliller nelerdir?" sorusu başka bir yere çıkar; "Burada benim göremediğim ne olabilir?" sorusu başka bir yere. Eskiden insan daha çok "Biliyor musun?" sorusuyla karşılaşıyordu. Şimdi başka bir soru öne çıkıyor: "Bildikten sonra ne yapıyorsun?" Çünkü insan çoğu zaman hakikati öğrendiği anda değil, hakikat kendi nefsine dokunduğu anda zorlanır.

17 Temmuz 2026 00:26

Köşe Yazarı

Yapay Zekâ Çağında İnsan Kalmak -10 - Akıbet Sineması: Yapay Zekâ Gafleti Azaltabilir Mi?

İnsan çoğu zaman bir yolun nereye çıktığını bilmiyor değildir; fakat o yolu yürürken sonunu yakından hissetmez. Bediüzzaman'ın Eskişehir Hapishanesi'nde anlattığı "manevî sinema" hadisesi bu noktada sarsıcı bir ders taşır. Yapay zekâ bazı tercihlerin dünyevî sonuçlarını gösterebilir; fakat Bediüzzaman'ın "manevî sinema"sı yalnız dünyevî bir gelecek tasavvuru değildir. Bugün yapay zekâ, geçmiş verilerden ve sosyal örüntülerden hareketle bazı yolların nereye çıkabileceğini tahmin edebilir. Demek ki mesele yalnızca bilgi meselesi değildir. Yapay zekâ bir tercihin dünyadaki sonucunu tahmin edebilir; iman o tercihin ebediyetle olan bağını kurar. Belki birçok konuda küçük bir "akıbet sineması" önünde yaşayacak. Nefis "şimdiyi düşün" diyecek. Akıl "sonunu düşün" diyecek. Vicdan "doğru olanı düşün" diyecek. İman ise daha derinden soracak: 8- Said Nursî, Asâ-yı Mûsa, s. 27.

16 Temmuz 2026 00:32

Köşe Yazarı

Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak (9) - Dikkatin Mâlikiyeti, İnsanın Serbestiyeti

Dikkat, insanın en sessiz sermayelerinden biridir. Korkularına fazla bakan, hayatı korkularıyla yorumlamaya başlar. Risale-i Nur'da insanın cihazlarını kimin hesabına kullandığına dair yapılan ikaz bu noktada dikkat çekicidir. Buradan bakınca "mâlikiyet" mutlak bir sahiplik iddiası değildir. İnsan zaten hakikî mâlik değildir. Bugün insanın hürriyeti belki de en çok burada sınanıyor. Çünkü insanın iç dünyası, uzun süre misafir ettiği şeylere benzemeden kalamaz. Bazen hürriyet büyük meydanlarda değil; insanın kendi nazarına sahip çıktığı o küçük, sessiz tercihlerde başlar.

15 Temmuz 2026 01:30

Köşe Yazarı

Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak (8) - Kararın Sahibi Kim?

İnsan çoğu zaman yanlış karar vermekten korktuğunu söyler. Bazen insanın en çok çekindiği şey, verdiği kararın sahibi olmaktır. Bir iş seçerken, bir ortaklığa girerken, bir insan hakkında hüküm verirken veya bir sözü paylaşırken insan yalnızca seçenekler arasında tercih yapmaz. Kimi zaman çoğunluğa, kimi zaman geleneğe, kimi zaman lidere veya uzmana sığınmıştır. Fakat tam burada insanın unutmaması gereken bir ayrım beliriyor: Danışmak başka, teslim olmak başkadır. İnsan "Ben böyle düşündüm" demek yerine "Sistem böyle söyledi" cümlesinin arkasına saklanabilir. Hâlbuki imtihan, insanın karar sahibi olmasını gerektirir. Ve o tercih, insanın kim olduğunu gösterir. Belki yapay zekâ çağının asıl sorusu makinelerin ne kadar zeki olacağı değildir. Ve kıyamet günü ona sorulacak soru, "Sana ne söylendi?" değil; "Sen neyi seçtin?" olacaktır.

14 Temmuz 2026 00:18

Köşe Yazarı

Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak (7) - Algoritmik Meşveret: Akıl Çoğalırken İnsan Eksiliyor Mu?

İnsan, kendi zihninin sınırlarını en zor fark eden varlıktır. Çünkü insan kolay olanı sever. Risale-i Nur'daki şahs-ı manevî anlayışı da burada önemli bir ölçü sunar. Şahs-ı manevî, tek bir zekânın büyümesi değildir. Farklı insanların ihlasla, sadakatle ve ortak bir gaye etrafında birleşmesiyle ortaya çıkan manevî bir kuvvettir. Yapay zekâ, bu şahs-ı manevînin hizmetinde faydalı bir araç olabilir. Fakat şahs-ı manevînin kendisi olamaz. Çünkü şahs-ı manevî yalnız bilgi alışverişinden değil; ihlastan, emniyetten, kardeşlikten ve ortak mesuliyetten doğar. O zaman "Biz böyle uygun gördük" cümlesinin yerini "Sistem böyle söyledi" cümlesi alır. İnsan yalnız düşünen değil, aynı zamanda mesul olan bir varlıktır.

13 Temmuz 2026 00:09

Köşe Yazarı

Yapay Zekâ Çağında İnsan Kalmak (5) - Kuvvet Kimin Eline Geçiyor?

Bugün ise başka bir eşiğin içindeyiz: Kuvvet giderek bilgiye geçiyor. İnsanlığın âhirzamanda ulûm ve fünuna döküleceğini, bütün kuvvetini ilimden alacağını ve hüküm ile kuvvetin ilmin eline geçeceğini ifade eder. Fakat aynı bahis içinde yalnızca ilme değil, sözün tesirine de dikkat çekilir. Bediüzzaman, âhirzamanda insanların fikirlerini kabul ettirmek ve hükümlerini icra ettirmek için "en keskin silahını cezâlet-i beyandan" ve "en mukavemetsiz kuvvetini belâgat-ı edadan" alacağını söyler5. İnsanlar artık yalnızca bilgi üretmiyor; aynı zamanda dikkat üretiyorlar. Bu yüzden mesele yalnızca daha fazla bilgi sahibi olmak değildir. Yapay zekâ çağında sıkça "Gelecekte hangi meslekler ayakta kalacak?" sorusu soruluyor. Çünkü kuvvet gerçekten ilmin eline geçiyor. —Devam edecek— 5- Said Nursî, Sözler, s. 296,297.

10 Temmuz 2026 00:47

Köşe Yazarı

Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak (3) - Akıl Bir Bağdır

"Akıl" kelimesinin kökü dikkat çekicidir. Arapçada "akl", devenin dizini bağlamak için kullanılan ip anlamına gelir. Çünkü akıl yalnızca düşünme kabiliyeti değildir. Akıl aynı zamanda bağ kurma kabiliyetidir. Bediüzzaman'ın Kur'ân için kullandığı tariflerden biri bu noktada dikkat çekicidir: "Sutûr-u hâdisatın altında muzmer hakaikin miftahı…3" Yani yaşadığımız hâdiselerin satırları altında gizlenmiş hakikatlerin anahtarı… Bediüzzaman'ın şu sözü bu yüzden derindir: "Akıl ve nakil tearuz ettikleri vakitte akıl asıl itibar ve nakil tevil olunur. Fakat o akıl, akıl olsa gerektir.4" Çoğu zaman ilk kısmı konuşulur; hâlbuki düğüm son cümlededir: "Fakat o akıl, akıl olsa gerektir." Çünkü hevânın emrine girmiş bir zekâ, kendini merkeze koymuş bir zihin, önceden verdiği hükme delil arayan bir akıl hakikati aramaz; kendi nefsine avukatlık yapar. Çünkü akıl, yalnızca hesapladığında değil; insanı hakikate bağladığında akıl olur. 2- Said Nursî, İşârâtü'l İ'caz, s. 39. 3- Said Nursî, Sözler, s. 271. 4- Said Nursî, Muhakemat, s. 27.

08 Temmuz 2026 00:53

Köşe Yazarı

Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak (2) - Ateşin Parlaklığı Mı, Toprağın Sırrı Mı?

Hazret-i Âdem kıssası anlatılırken genellikle insanın üstünlüğü üzerinde durulur: talim-i esmâ, meleklerin acziyetlerini kabul edişi ve secde emri… Fakat aynı sahnede çoğu zaman gözden kaçan başka bir taraf daha vardır: İblis'in secde etmeyişi. İblis'in itirazı basit görünür: "Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu topraktan yarattın." Fakat bu cümlenin içinde derin bir yanlış vardır. İblis, Âdem'e bakar ama Âdem'i göremez. Çünkü artık yazı yazan, resim çizen, ses üreten ve veri analiz eden sistemler karşısında insan şu soruyla yüzleşiyor: "Eğer makine benden daha hızlı düşünüyorsa, benim farkım ne?" Bu soru yanlış değildir. Çünkü aynı mantık bugün başka cümlelerle kurulabilir: "Ben daha hızlıyım, daha çok bilgiye sahibim, yorulmam, daha verimliyim." Elbette yapay zekânın kendisini İblis yerine koymak doğru olmaz. Bu yüzden mesele yalnızca "Yapay zekâ ne yapabilir?" sorusu değildir. İblis'in ateşi yükseliyordu; fakat secde etmiyordu. Âdem'in toprağı aşağıdaydı; fakat secde ile yükseliyordu.

07 Temmuz 2026 00:31

Köşe Yazarı

Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak (1) - Yapay Zekâ Çağında Talim-i Esmâ

Fakat aynı gelişmeler özellikle gençlerin zihninde şu soruyu da büyütüyor: "Eğer makineler birçok işi bizden daha iyi yapacaksa, bizim yerimiz neresi olacak?" İnsanlık bu korkuya ilk defa yakalanmış değil. Cenab-ı Hak, yeryüzünde bir halife yaratacağını haber verdiğinde melekler insanın fesat çıkarma ve kan dökme ihtimaline işaret ederler. İnsan ise daha yaratılış sahnesinde zaaflarıyla birlikte görünür. Fakat Cenab-ı Hak onların görmediği bir hakikate işaret eder: "Ben sizin bilmediğinizi bilirim." Ardından Hazret-i Âdem'e esmâ öğretilir. Melekler bu isimleri haber vermekten aciz kaldıklarında, insanın farklılığı da görünür hâle gelir1. Risale-i Nur'da talim-i esmâ, insanın bütün ilimlere, sanatlara ve keşiflere açılan istidadıyla birlikte okunur. İnsan aynı zamanda anlamlandıran bir varlıktır. Hâlbuki Kur'ân'daki sahne başka bir noktaya işaret ediyor. Bir doktor insan bedenine baktığında yalnız organları görmez. İnsan çoğu zaman o mesafede insan olur. İnsan isimleri öğrendikçe eşyayı tanır.

06 Temmuz 2026 00:33

Köşe Yazarı

Kuvvet Vardı, İstikamet Yoktu

Ortada bir menba vardır, bir maden vardır; besleyen, büyüten, hayat veren bir akış… Neticede ortada belki bütünüyle bir kuraklık yoktur; ama hayat da yoktur. Her milletin, ortak fayda için malından fedakârlık edebilme kabiliyeti vardır. Fedakârlık vardır, ama meyve veren bir zemine ulaşmaz. Bir de cesaret-i milliye vardır. Kuvvet birleşmez, kırılır. Geriye eksik bir kuvvet değil; yanlış yerde tükenmiş bir kuvvet kalır. Mesele aslında hiç değişmez: Kuvvet vardır, ama istikamet yoktur. Bugün yapılacak şey sadece yeni bir kuvvet aramak değildir.

29 Haziran 2026 00:21

Köşe Yazarı

Bir Topluluğu Ayakta Tutan Nedir?

Dış tehditlerden korkan bir topluluk, tedbir alır, kenetlenir, varlığını korumaya çalışır. Çünkü bir topluluğu asıl ayakta tutan şey sayısı değildir; hangi hakikate yaslandığıdır. Eğer bir topluluk, uğruna yaşadığı hakikati kaybetmemişse, parçalanmak onu bitirmez. Her dağılma diriliş değildir. Eğer bir topluluk kendi içinde ihtilafı besliyor, hakikati şahıslara feda ediyor, adaleti merkeze almak yerine tarafları kutsallaştırıyorsa; orada "ölüm" sadece bir dönüşüm değil, gerçek bir çöküştür. Çünkü hakikat zedelenirse, o topluluk büyüse bile küçülür. O yüzden mesele "ayakta kalmak" değildir. 1- Said Nursî, Eski Said Dönemi Eserleri, YAN, 2010, s. 243.

21 Haziran 2026 00:33

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha