×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Kurtuluş Savaşı'nı Tarihten Silen Arınma

Kılıçdaroğlu da CHP'nin başına yargı kararıyla dönünce arınma başlattı, Özgür Özel'in yazdırdığı "Türkiye'nin birinci partisi" ibaresini partinin resmi fonundan kaldırttı. Yusuf Tekin ise Milli Eğitim Bakanı olunca tarihi komple düzeltmeye soyundu, şimdi de müfredattan Kurtuluş Savaşı sayfalarını ayıklıyor. Bakan Tekin'e sorsanız yaptığı, "yanlış kavramsallaştırmalar"ı kayıtlardan temizlemek. Sıranın Kurtuluş Savaşı'na geldiğini, ona da artık "Milli Mücadele" dediklerini söylemiş. Gerekçesini şöyle açıklıyor: "Neyden kurtulduk da Kurtuluş Savaşı diyoruz? Cumhuriyetten önce koskoca Osmanlı vardı. Milli Mücadele demek daha doğru." Yapay zekâ çağında Milli Eğitim Bakanı'nın uğraştığı şu müfredat devrimlerine bakıp fikrimi paylaşmıştım. Derslerde Haçlı seferine Haçlı saldırısı, Bizans'a Doğu Roma, coğrafi keşiflere sömürgeciliğin başlangıcı, Ege'ye Adalar Denizi, Orta Asya'ya Türkistan denecek. Onların Haçlı saldırısı, Doğu Roma, Türkler, somürgeciliğin başlangıcı olduğu anlaşılmasın diye. İktidar yıllardır dış güçlere karşı yeni bağımsızlık savaşı, "ikinci İstiklâl Harbi" propagandasıyla oy topluyordu. Doğrusu, Milli Mücadele'ymiş. Yusuf Tekin'in yaptığı büyük temizliğin fikir babaları, 'Fesli Kadir' Mısıroğlu'yla eski Kültür Bakanı İsmail Kahraman olsa gerek. Kurtuluş Savaşı hiç yaşanmadı, hepsi uyduruldu.

Akif Beki

Kaynak: Karar

07 Temmuz 2026 00:01

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Akif Beki

Duruşma İzlenimlerim: Askıda Casusluk

İmamoğlu'na casusluk davası iki ay önce başlamış, bir casusluk faaliyeti bulunup bulunmadığının MİT'e sorulmasına karar verilmişti. Ayrıca dava, Hüseyin Gün üzerine kuruluydu. Gün ise ne casusluğu, bilâkis devlete hizmet ettiğini, yetki belgesini de dönemin Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay'dan aldığını öne sürüp mahkemeye 2017 tarihli bir belge sunmuştu. O gün İmamoğlu'nun üç ayrı davadan duruşması vardı; diploma, casusluk ve devam eden İBB davası. Unutmuş olabilirsiniz, casusluktan yargılanan dört isimle ilgili suçlamayı hatırlatayım size: "Seçim bölgelerine ilişkin analiz yaparak seçmen profili çıkardıkları ve strateji belirledikleri, bu çalışmayı gerçekleştirirken seçmenlere ait bilgilerin yabancı istihbarat servisleri ile paylaşıldığı, eylemin casusluk faaliyeti kapsamında olduğu..." İmamoğlu'ndan gizli bilgi toplamayıp devlete kritik bilgi verdiğini söyleyen kişi yapmış bunu. İmamoğlu duruşmada sesleniyordu: "Hüseyin Gün casus mu, değil mi; cevap verin". Hüseyin Gün şaşkındı: "Devletime hizmetin karşılığı bu olmamalıydı". Gazeteci Yanardağ tepkiliydi: "Köprüyü Amerikan bayrağı renkleriyle ışıklandıranlar, bizi casuslukla suçluyor". Bense soruyorum: Hüseyin Gün İngiltere, ABD ve İsrail'le ilişkilendiriliyor. 2020'lerde iktidar, Kılıçdaroğlu CHP'si beşinci kol faaliyeti yürütmek, milli güvenlik sorunu olmak, düşmana ajanlık ve emperyalizme uşaklık etmekle suçluyordu.

08 Temmuz 2026 00:01

Akif Beki

Mizahı Kelepçelerseniz O Şarkıları Ne Yapacaksınız?

Sonra dini değerleri aşağılamaktan soruşturma açıldı. Erdoğan, iktidarının ilk yıllarında sıklıkla şunu tekrarlardı: "Fikrine güvenen fikir hürriyetinden, inancına güvenen inanç hürriyetinden korkmaz". Ergenekon'du, 28 Şubat soruşturmasıydı, her sabah yeni bir operasyon dalgasıyla uyandığımız yıllarda 'dalga dalga operasyonlar huzuru kaçırır, toplumu boğar' diye uyaran Erdoğan'dı. "Şirk dolu şarkılar" diye yaftalıyorlardı. "Sevdim seni Rabbim kadar"dan Mahsun, "bir Allah'a taptım bir sana taptım"dan Tatlıses ucuz yırtmış. "Tanrım beni baştan yarat"ı söyleyen Emel Sayın'ın akıbetini düşünemiyorum. "Sizin imanınız bir şarkıyla kaybolacak kadar zayıf mı, hem ben kimsenin imanını çalmadım, nerede kaybettiyseniz orada arayın" yollu çıkışmıştı. Yunus'a ölümünden çok sonra idam gerekçesi sayılan sözleri biz ilahi diye okuyoruz şimdi: "Cennet cennet dedikleri, birkaç köşkle birkaç huri, isteyene ver sen anı, bana seni gerek seni". "Ene'l Hak" sözlerinden Hallâc'ı yine asar, Nesimi'nin derisini de diri diri bir daha yüzerlerdi. Diyanet, dünkü cuma hutbesinde "kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı değerlerimizden uzaklaştırıyor" buyuruyordu. Madencilerin hak mücadelesini işleyen "Alpagut Olayı", Erzurum'da oynanacakmış. Cami hocasının "komünistler geldi, Stalin'in doğum gününü kutlayacak" diye dolduruşa getirdiği cemaat, cuma çıkışı halkevine yürümüş. Halkı kin ve düşmanlığa tahrikten soruşturma ise İBB'ye açıldı. Bir şarkısında "selam söyleyin o câhil Havva ile Âdem'e" dediğini 5 yıl sonra fark edenler, Sezen Aksu'ya neler etmişti. Sezen, kutsala uzanan dilini koparmakla tehdit edildiğinde de sormuştum: Diyanet'in İslam Ansiklopedisi'ne göre Kur'an'da Havva adının hiç geçmediğinden, Âdem'in de doğrudan peygamber olarak anılmadığından habersiz tipler, din müdafaası adına cihada çıkmış, Sezen'in kapısına dayanmışlardı.

04 Temmuz 2026 00:01

Akif Beki

Butlancılarda Adam Kıtlığı Niye Var?

Kılıçdaroğlu, Ankara il yönetimine olmadık birini atamıştı. Şehzadeler Belediye Başkanı rahmetli Gülşah Durbay'la Özgür Özel'e bel altı iftira atan biri. Ve fakat skandal atamaları bununla bitiyor mu, kendi arınma iddiasını çürüten kadro seçimlerine tek örnek değil ki, Kılıçdaroğlu hangi birini geri çeksin. Gün geçmiyor ki Kılıçdaroğlu'nun atadığı bir isim, 'bu nasıl arınma' diye sordurmasın. Yargı cenderesindeki CHP'lileri iftira ve karamalarla hedef gösteren mi, Özgür Özel CHP'sinin yerel seçimlerde çuvallamasını dileyen ve buna çalışan mı, dün İmamoğlu'nu savunurken bugün peşinen suçlu ilan eden mi, butlan davasına şimdi 'hukuki' derken daha önce 'siyasi' demiş olan mı, CHP'li belediyelere yolsuzluk suçlamalarında ismi geçen mi, suç örgütleriyle anılıp Özgür Özel yönetimini mahkemede suç örgütü olarak gösteren mi, usulsüzlük ve nüfuz ticareti ithamlarına adı karışan mı... Hem "iradesini parayla satanlar bu partide yer alamaz" diye sözüm ona arınma başlatacaksınız. Çanakkale, Batman il başkanlıklarına getirilenlerin seçimde adaylık koparamayınca CHP'ye kaybettirmeye oynamaları daha sindirilmemişti. "CHP sandığa gömülecek. Yeni CHP yönetimi 31 Mart'ta bay bay diyecek ve gidecek" sözleri hatırlatılıyor. "Arınma burada başlamış" notuyla fotoğraf paylaşıyor. Özgür Özel'i haklı çıkarmaya uğraşıyorlarsa bilemem.

03 Temmuz 2026 00:01

Akif Beki

Türkiye'nin En Büyük Kozu Hâlâ Ordumuzsa

Ünlü para sihirbazı Soros, "Türkiye'nin en iyi ihracat ürünü ordusudur" demiş ve sert tepkilerle tartışmalara yol açmıştı. Cumhurbaşkanı De Gaulle, Brigitte Bardot filmlerinin Fransa'ya kattığı değer için "BB, Renault kadar önemli bir Fransız ihracat kalemidir" dedikten 50 yıl sonra durumumuz buydu. Ve diyor ki Rutte: "Türkiye son derece önemli. İttifaktaki en güçlü ordulardan. Son derece iyi donanımlı, iyi eğitimli. Devasa savunma sanayii (AB ve NATO için de) büyük avantaj." Az bile söylüyor. ASELSAN ile TUSAŞ ilk 50'deyken Roketsan, ASFAT ve MKE ise ilk 100'de yer alıyordu. TUSAŞ, 1980'lerde yüzde 80'i yerli ve milli F 16 savaş uçağı üretip satar duruma gelmişti. Bugün Türkiye'nin en büyük savunma şirketi, bir dünya devi olan ASELSAN da TUSAŞ gibi 1970'lerde kurulmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi'ne hazırlanırken "savunma ihracatında şu an dünyanın en büyük 11. ülkesi" olduğumuzu hatırlattı. NATO Genel Sekreteri ise Avrupalılar ve Kanada'nın, savunmaya önümüzdeki 2 yıl için 250 milyar dolar ayırdığını yola çıkmadan kulağımıza kaçırdı. Fakat Rutte müjdeli haberin arasına şöyle bir mesaj da sıkıştırıyor: "Savunma harcamalarını artırabileceğimiz üst sınıra yaklaşmış bulunmaktayız. Anc ak mesele yalnızca daha fazla kaynak ayırmak değil, silahlı kuvvetlerde görev yapacak kadın ve erkek personeli temin etmemiz gerek... Türkiye de bu açıdan önemli bir ülke..." Bunların ne satıp ne almak istediğine bakılırsa alışveriş portföyümüzde değişen fazla bir şey yok yani.

02 Temmuz 2026 00:01

Akif Beki

Ankara'yı Nato İçin Süslemenin Bakın Nesi Yanlış?

İstanbul da 2004 NATO Zirvesi'ne asfaltlamadan ağaçlandırmaya, makyajı tazelenerek hazırlanmıştı. İktidarın zevahiri kurtarıp dünyaya mahcup olmamasına yardım edebilir ama halkın sorununu bu çözmez. NATO Zirvesi olmasa kimsenin aklına bile gelmeyecekti demek. Fakat varsın NATO Zirvesi hatırına, gelecek liderlerin göz zevki bozulmasın diye Ankara'nın eskimiş makyajı yenilensin. Dedim ya, hiç yenilenmemesinden iyidir. Tarihte bilinen örneklerinden biri, ünlü Rus Generali Potemkin'in eseri. Yol boyunca paravan köyler kurup içlerine mutlu taklidi yapan insanlar yerleştiriyor. Oysa ne köyler gerçek ne mutlu köylüler. Mutlu görünen köyler sahte, köylülerin misafirlere tezahüratları da rol gereği. Ancak hiçbir sorunu gerçekte çözmez. Potemkin Köylerini çağrıştıracak makyajlamalar bu çağda kimseye sökmez. Önceki gün DEM Eş Başkan Yardımcısı Tayip Temel de oldu-bittiye getirilmemesi için şöyle uyardı: "Müzakere edilmeden, tarafların hassasiyetleri gözetilmeden bir oldu-bittiye getirilmemelidir. İktidarın tek taraflı bir metin çıkarıp 'al bunu, imzala' demeyeceğini umuyoruz".

01 Temmuz 2026 00:01

Akif Beki

Butlan Kemal'le Tatar Ramazan Karşılaştırması

Bu karşılaştırmayı ben bulmadım, Kadir İnanır'ın cenazesine gelerek Kemal Kılıçdaroğlu sebep oldu. Butlancılar, Kılıçdaroğlu'nun cenazede yuhalandığını yalanlamaya çalışsa da olan oldu. Ancak Levent'teki cenaze namazı için cami avlusuna Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'un himayesinde, korumalarla girmesi de yetmemiş görünüyor. Yükselen homurtudan anladığım kadarıyla Kadir İnanır'a vedaya gelenler, Kılıçdaroğlu'nun varlığını hoş karşılamamış. Yahu kalkan cenaze; toplumsal meselelerdeki duruşuyla Kadir İnanır'ın, canlandırdığı film karakteriyle Tatar Ramazan'ın. O Kadir İnanır ki... Hayat arkadaşı Jülide Kural'ın tanımlamasıyla "haksızlık karşısında taşan bir öfke"yi temsil ediyordu. Butlancılar kamuoyundaki 'atanmış kayyum' imajlarının neye denk düştüğünü, niçin 'Butlan Kemal' yakıştırmasıyla anıldıklarını, sinemadaki iyi-kötü karakterlerin çatışmasında hangi tarafla eşleştirildiklerini bir daha düşünsün. Kılıçdaroğlu, Genel Başkanlık döneminde iktidarın CHP'ye yönelttiği tüm suçlamaları kabul etti. O da dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vererek Demirtaş'ın 10 yıldır hapiste yatmasındaki rolü. Çünkü Demirtaş'ı Meclis'ten hapse yolladığı için pişman olmadığı beyanı, iletişin kazası veya gaf değildi.

30 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Bush'lu Zirve Görmesek Trump'lısına Diyecek Yok

AK Parti iktidarında, 22 yıl önce de Türkiye bir NATO liderler zirvesine ev sahipliği yaptı. Haziran 2004'teki zirve İstanbul'daydı. Temmuz 2026'daki zirve ise Ankara'da olacak. Fakat şimdiki gibi 70'ini aşmış TEMA Vakfı yönetici ve gönüllülerinin, bilinen akademisyenlerin, gazetecilerin zirve güvenliği için tedbiren gözaltına alındığını hatırlamıyorum. Aksine, gazetecilerin Bush'la samimi fotoğrafı sorun ediliyordu. Hem ABD'nin Irak işgaline karşı yazıp konuşuyor hem de sizinle aynı tavırdaki Fransa Cumhurbaşkanı Chirac orada dururken yanındaki Bush'a rağbet ediyorsunuz diye. Ana masada ABD Başkanı Bush, İngiltere Başbakanı Blair, İtalya Başbakanı Berlusconi, Almanya Şansölyesi Schröder, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac filan oturuyordu. O da "Fehmi Koru" deyip Bush'un tepkisini beklemişti. Ancak Bush, Fehmi Abi'nin karşısında kalakalınca arkama dönüp "adını duymadınız mı daha önce, Amerikan karşıtı ünlü bir köşe yazarıdır" diye muzipçe takılmıştım. Biz ayak üstü gülüşüp lâflarken Fehmi Abi de Amerikan karşıtı olmadığını ama açtığı Irak Savaşı'na karşı olduğunu Bush'a anlatmaya koyulmuştu. Açıklama soran bir gazeteye; "göründüğü kadar aptal mı, zeki mi, yakından onu anlamak istedik" cevabıyla şamataya vursam da kurtarmamıştı. Irak'ı işgal eden Bush'un kirli elini sıkmak için, önünde tek sıra kuyruğa girmişiz meğer... Şimdiyse Gazze'deki barbarlığına, İran'daki haydutluğuna rağmen Trump'la fotoğraftan saygınlık çıkarılıyor, övgüsünden gurur duyuluyor, heyecan ve coşkuyla Ankara'yı teşrifi bekleniyor, görmekten hoşlanmayacağı gazeteciler de gözünün önünden uzak tutuluyor.

27 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Ruhban Okulu Trump'a Jestse Niye Söylenmiyor?

Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılacağını önce Patrik Bartholomeos Yunanistan'dan duyurdu. Haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 10 gün önce Fener Rum Patriği Bartholomeos'la Beştepe'deki görüşmesini hatırlatıyorlar. Ruhban Okulu'nun açılması, eylül 2025'teki o görüşmede Trump tarafından gündeme getirilmiş. Ruhban Okulu'nun 55 yıl sonra tekrar açılmasını yerinde ve hatta geç kalınmış ama bunu başkalarından duymamızı yanlış, Trump'a jestle ilişkilendirilmesini ise rahatsız edici buluyorum. Geçen mayısta "Ayasofya'ya karşılık Ruhban Okulu denmesinden mi korkuluyor" başlığıyla gerekçemi yazmıştım. CHP'den seçilip AK Parti'ye geçen belediye başkanları hakkında şu iki söylenti eş zamanlı çıkarılıyordu: Yolsuzluktan tutuklandı tutuklanacak, AK Parti'ye geçti geçecek... İkisinden biri de üç vakte doğrulanıyordu. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, şubatta CHP'den istifa etmişti. Çünkü Özarslan'ı AK Parti'de istemeyen çoktu, direnç gösterdikleri için biraz uzadı. AK Parti'nin son Ankara Büyükşehir adayı, eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok şiddetle karşıydı. Eski başkan Melih Gökçek'in oğlu, AK Parti milletvekili Osman Gökçek, Özarslan hakkında yolsuzluktan suç duyurusunda bile bulunmuştu. Özarslan, rozetiyle birlikte Adâlet ve Kalkınma'nın Adâlet'ine, AK Parti de Özarslan'ına kavuştu sonunda.

26 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Önce Pkk'nın Silah Bırakması Şartından Dönülmüş

İktidar, kalite ve kalibresine lâyık bir muhalefet arayışından, CHP'yi yerli ve milli yapma uğraşlarından fırsat bulup nihâyet Terörsüz Türkiye'yi sona taşıyor. Pazartesi günü AK Parti Sözcüsü Çelik'in açıklamalarından bunu anlamıştık. Sözcü Çelik, pazartesiden itibaren Terörsüz Türkiye'de yeni bir aşamaya geçtiklerini söylemişti. Çelik'in dediği; çerçeve yasa önden çıkacak ama silah bırakma ve örgütün tasfiyesinin tamamlanması şartıyla yürürlüğe girecek, o doğrulanana dek Cumhurbaşkanı'nın elinin altında onaya hazır tutulacak, gibi içinden çıkılmaz şeylerdi. Halk TV'de katıldığım son yayın maratonunun 5 saatlik reyting bilançosuna bu gözle baktım. Yayın, en yakın rakibinin 2 katından fazla izlenmişti. Demek kulaklar, Özgür Özel'lerin kuracağı yeni parti haberlerinde. Bu gidişle Kılıçdaroğlu CHP'sinin adını bile duymak istemeyecekler. Tabii Özgür Özel ve arkadaşları üstündeki baskının artacağını da gösteriyor. Özgür Özel ve arkadaşları da bunu görmüyor olamaz. Ancak zamanlama kadar, belki daha önemlisi nasıl bir parti olacağı. Erbakan'dan kopan yenilikçiler başardı, iktidar oldu ama Milli Görüş gömleğini çıkararak AK Parti'yi kurdular. Özgür Özel'ler de seçmenlerini kapsayarak CHP'yi aşmanın, mevcudu koruyarak üstüne fazlasını koymanın bir yolunu bulmalı. Seçilmiş- atanmış CHP ikiliğinden hareketle adına SCHP denecek, öz veya hakikisi olma iddiasındaki bir ikiz parti, yenilenme olmaz.

25 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Bağırsak Temizliklerinden Ne Hayır Gördük Ki

İktidar sözcüleri, 2008'de başlayan Ergenekon soruşturmaları için "Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyordu. CHP lideri Baykal da o süreçte bir yatak odası kasetiyle tasfiye edilmiş, yerine Kılıçdaroğlu buyur edilmişti. "Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyenler, aldatıldıklarını söylüyordu. Hayır; darbeciler, vesayetçiler tasfiye edilmiyormuş. Orduyu, yargıyı, siyasi muhalefeti dizayn ederken "bırakın yargı işini yapsın" diye savundukları tasfiye harekâtı, iktidara yönelince uyandılar. 17-25 Aralık 2013'te bir de ne fark etsinler... Polis ve yargıda destekledikleri arınmacılar, siyaseti sırayla tasfiye eden bir Paralel Yapılanma'ymış. Kılıçdaroğlu da kirli bir kaset kumpasıyla Baykal devrilerek CHP'nin başına getirilmişti. CHP'li belediyeleri silkelemekle başladı, Kılıçdaroğlu'na yargıdan mutlak butlan yetkisiyle sürüyor. Temizlik sözü verince yargı kararıyla CHP'nin başına geri oturtuldu. CHP'deki mutlak butlan davası Yargıtay aşamasında.

23 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Kılıçdaroğlu'nun Arınma Zurnası Çatallaşırken

Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelere operasyonları hukuki değil siyasi buluyordu. Adalar Belediyesine inceleme başladığında Kılıçdaroğlu renk vermemişti. Fakat dün sabah Adalar Belediye Başkanı Akpolat'la birlikte 41 kişi gözaltına alındı. Aynı sırada Silifke Belediye Başkanı Turgut da gözaltına alındı, 18 kişiyle. Nereye kadar kaçabilirdi ki, arınma zurnası illa ki bir yerde çatlak sesi verecekti. Kılıçdaroğlu'nun Sözcüsü Müslim Sarı şöyle ortaladı: "Operasyonların istisnasız biçimde CHP'li belediyeleri hedef aldığını bu sabah Adalar ve Silifke'de bir kez daha görmüş olduk. Yargı süreçlerinin kamu vicdanını zedelemeyecek şekilde, hukukun evrensel ilkeleri doğrultusunda ve masumiyet karinesi gözetilerek yürütülmesi büyük önem taşımaktadır." Çatlak zurnanın zırt sesi vereceğinden emindim ama doğrusunu isterseniz bu kadar kısa sürede de beklemiyordum. Üstüne "haram parayla alınmıştır" yazdırıp teşhir ettirdikleri arabaya Özgür Özel'i oturtacaklardı. CHP'de parti içi demokrasi çalışınca 'tek adamcağız yönetimi' kaybetmiş, o iddia doğrulanmamıştı. Kendisine'tek adamcağız' yetkileri vermiş gibi yorumladığı mutlak butlan kararıyla Cumhurbaşkanı'nı haklı çıkarmaya, 'âciz tek adam' yönetimini CHP'de geri kurmaya uğraşıyor. Butlancıların çatlak zurnası ise o kadar iyi kamufle olamadı.

20 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

İktidarın Ab'ye Vermediği Vize Tavizine Bakın

Avrupa Parlamentosu, son Türkiye Raporu'nu büyük çoğunluğun onayıyla kabul etti. AP Türkiye Raportörü Amor, yeni raporunda AB'yle vize krizinin daha da kötüleştiğini anlatmış. Raportöre göre; AB'ye vizesiz seyahat Ankara'nın elinde, dilerse kalan 6 kriteri karşılayarak hemen çözebilir. Davutoğlu'nun Başbakanlığında AB'yle vize serbestisi anlaşması yapmışız, 2016'da. Vizesiz seyahatin o yıl başlayacağı müjdelenmiş, 72 kriterden 6'sı kalmış, 10 yıldır bekletiliyor. Gerekirse herkese yeşil, gri pasaport verme pahasına AB'ye verilmeyen tavizler şunlar: Terör suçu tanımının yasa değişikliğiyle netleştirilmesi, bir. Raportör Amor, bir önceki Türkiye Raporu'nda AB'nin beklentisini yazmıştı, 6 kriter karşılanırsa vize serbestisini hemen devreye sokmak istiyorlardı. Bakalım, terör suçu tanımın netleştirilmesi, yolsuzlukla etkin mücadele gibi 6 kriteri yerine getirmeye, hak hukuk eksikliklerimizle ilgili uyarı ve tavsiyelere kulak vermeye daha ne kadar direnecek iktidar.

19 Haziran 2026 00:01

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha