
Deniz Göktaş, göktaşı gibi düştü gündeme! Mizah böyle bir şeydir. Anadolu insanının Nasrettin Hoca fıkraları için "güldüşün" derken kastettiği budur! *** Mizah uzun lafı sevmez, peşrevi burada keselim... Cumhur İttifakı sürecinde kara mizahın yerini şu aldı: Para mizah! Deniz Göktaş, bütün bunları yırttı attı! O da bize, zaman ayırmamayı önermiş, programının adını "Deniz Göktaş'a ayıracak zamanım yok" demiş. Deniz Göktaş'la önceki gün görüşen CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek'le konuştuk. Bize göre sürecin en acı, en cesurca, en devrimci, içinden geçtiğimiz dönemi en çarpıcı anlatan yanı şu: Hakkında soruşturma başlatıldığını duyunca "Zaten dönecektim, son temiz tişörtümü giyip geliyorum" diyen Deniz Göktaş'ı havaalanında apar topar yakalayıp derdest ettiler. Olmaz ki, bundan maksat, "Biz güldürme adı altında toplumu bir araya getiren kişinin iki kolunu arkadan bir araya getirip kelepçe takarız, sonra da suratına bakarız" demek! Deniz Göktaş'ın Kemal Kılıçdaroğlu'na söyledikleri ise gündemin daha da siyasallaşmasına neden oldu. Deniz Göktaş milyonları kahkahaya boğarken... Aşk olsun sana Deniz!
Kaynak: Cumhuriyet
07 Temmuz 2026 04:00
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

1 Mart Tezkeresine Dönüş!
İran'la en son 28 Şubat'ta ABD'nin başlattığı savaş ABD'nin istediği gibi sonuçlanmadı. Trump şimdi İran'ı NATO'nun ana konusu yapmak üzere yola çıktı. Trump'ın, İran'la ipleri tümüyle Ankara'dayken koparmasının rastlantı olmadığı bir gerçek. Körfez ülkelerine, " Bakın İran sizi de vurdu. Buna karşı önlem alın" diyecek. Genel durum şu: Türkiye-ABD ilişkileri yok, Trump- Erdoğan ilişkileri var! NATO'nun Türkiye'de yeniden örgütleneceği bir süreç başlamış görünüyor. Yakın tarihten çağrışımla açıklamak gerekirse ABD'nin Irak operasyonu öncesinde Türkiye'den istemlerini ortaya koyan 1 Mart 2003 tarihli tezkere çok tartışılmıştı. ABD'nin Ortadoğu'yu şekillendirirken, daha net ifadeyle Büyük Ortadoğu Projesi'ni (BOP) yaşama geçirmek üzere yeni yöntemler geliştirirken Türkiye'yi yanında görmek istediği de bir gerçek! Bu süreçte, "Trump, Türkiye'de Erdoğan'la çalışmak istiyor" cümlesi basit bir tercih değil. Bu bağlamda ilginç bir "9 Temmuz" sendromu oluştu!
09 Temmuz 2026 04:00

Nato'nun Türkiye Örgütlenmesi!
Yapılan açıklamalardan, kimi yapı değişikliklerinden, küresel dengelerden NATO zirvesine yansıyan maddeleri şöyle özetleyebiliriz: 1- Soğuk Savaş'tan sonra NATO kendisine "alan dışı" iş buldu. 2- Avrupa bu yapılanmada cüzdanını taşın altına koymaktan daha ileri bir adım atmama eğiliminde. Trump'ın, "Herkes toplam bütçesinin yüzde 5'ini savunmaya ayırsın" çıkışı taksit taksit karşılık buluyor. 3- Türkiye bu noktada Avrupa'dan Atlantik'e herkesin kapsama alanı içinde. İktidarın da "Avrupa'nın güvenliği Türkiye olmadan inşa edilmez" demesi hayli davetkâr! Trump dün Ankara'da, "Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılabileceğini söyleyebilirim" dedi. 5- Türkiye'de boğazlardan Adana'ya NATO merkezli kimi yeni yapılanmaların olduğu bir süredir konuşuluyor. 6- Ankara zirvesi küreselleşmenin kürede selleşmeye evrildiğini somut biçimde gösterdi. Özgür Özel, Eskişehir'de "Yurtta barış dünyada barış" temelli, uluslararası kurumlarla pazarlığa değil, stratejik işbirliğine dayalı ilişki kurulmasını önceleyen bir konuşma yaptı. Ne ABD ne NATO merkezli Batı, Özgür Özel'in dile getirdiği düşüncede bir iktidar ister!
08 Temmuz 2026 04:00

Haberal'ın Kızları: 15-0!
"Dava büyüğümüz" Başkent Üniversitesi'nin kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal mezuniyet törenine davet edince katılmamak olmazdı. Ardından üçüncü açıklandı: Serhan dedi ki: - Kızlar 3-0! Birinci: Serhan'la birbirimize baktık, aynı anda mırıldandık: 4-0! Kızlar 6-0 yapmıştı! Her ikisinin de ortak vurgusu şu oldu: - Biz bu başarımızı her şeyden önce Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e borçluyuz. *** Meslek sevgisini ülke sevgili ile taçlandıran, bilim aşkını yaşam sevincinin pınarı yapan Prof. Haberal'ın engel tanımaz mücadelesine bir nebze tanık olduk. Avukatlarıyla duruşma salonunda karşılaştığımızda şunu söylediklerini anımsıyoruz: "Biz davada savunma için neler yapılması gerektiğini konuşmaya başlayınca, 'Önce şu işleri halledelim' diyor. Organ nakliyle ilgili uluslararası bir toplantının notlarını iletiyor..." Prof. Haberal, "Üniversite sizin olsun. Ne yapacaksanız yapın, yeter ki beni bırakın" deseydi, değil 4 yıl, 4 gün bile Silivri'de kalmazdı. O zaman da Haberal olmazdı! Haberal anayasanın birinci maddesi değişmez: "İyi ki ülkemiz var, iyi ki Atatürk bu Cumhuriyeti kurup bizlere armağan etti!" İkinci maddesi şöyle: "Herkes işini en iyi şekilde yaparsa, ülkemizin bayrağı her alanda en yükseklerde dalgalanır!" Haberal'ın kızlarını kutluyoruz! Erkeklere "ha gayret" diyoruz!
04 Temmuz 2026 04:00

2 Temmuz 1993: Alevlerin Karanlığı!
Bize göre 1993... O "Uğur" suz yıl, 24 Ocak'ta Uğur Mumcu'nun evinin önünde öldürülmesiyle başladı. 24 Ocak 1993, 1990'lı yılların aydın kıyımları sonrasında "sıra kimde" sorusunun yanıt bulduğu çok acı bir gündü. 31 Ocak 1990'da Atatürkçü Düşünce Derneği'nin kurucu genel başkanı Prof. Muammer Aksoy, 7 Mart 1990'da Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç, 6 Eylül 1990'da din üzerine eleştirel kitaplarıyla öne çıkan emekli müftü Turan Dursun, 4 Ekim 1990'da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahriye Üçok! Bu, "kalpaksız Kuvvacı" nın kalemi bırakmasına neden olamazdı! 1993'ün 17 Şubat'ında gün şu haberle başladı: Terörün bitmesi için öncelikle halkı kucaklamak gerektiğini ısrarla vurgulayan, bunu stratejik çalışmaya dönüştüren Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis'in uçağı kalkıştan hemen sonra düştü. DYP-SHP, Demirel-İnönü koalisyonunun "demokratikleşme paketi" konuştuğu günlerdi. O gün SHP'li bir bakanın, "Artık demokratikleşme adımlarından söz etmek zor" dediğini anımsıyorum. Öğle saatlerinde Sivas muhabirimiz Hatice Biçer, "Abi burada hiç iyi şeyler olmayacak. Madımak Oteli'nin önündeki grup büyüyor" dedi. 1993'ün 5 Temmuz gecesi, Madımak'tan üç gün sonra Erzincan'ın Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünden şu haber geldi: PKK akşam namazı saatinde köyü bastı, 33 kişiyi camiden çıkarıp kurşuna dizdi.
02 Temmuz 2026 04:00

Teksas'tan Ankara'ya!
7-8 Temmuz'da Ankara yapılacak NATO zirvesi kent makyajından gelecek yılların güvenlik mimarisine, önleyici tutuklamalardan Trump'ın Erdoğan'a beslediği büyük sevgiye kadar pek çok boyutuyla gündemde. Olası "NATO'yu protesto" eylemlerini önlemek için başlatılan "büyük gözaltı" ucu belirsiz tutuklamalara dönüştü! NATO güzergâhındaki evlerin boyanmasını, "görüntü kirliliği" yaratabilecek bölgelerde yüksek setlerin kurulmasını güvenlik önlemleriyle birleştirince akla şu tanım geliyor: Hiçbir NATO operasyonu bu kadar hazırlıklı yapılmamıştır! Dünya düzenin altüst olduğu bir dönemde NATO üyesi 32 ülkenin liderleri Ankara'da buluşacak. Nisan 2026'da, "NATO'dan çıkmayı ciddi ciddi düşünüyorum, zaten kâğıttan kaplan olduğunu herkes biliyor" diyen Trump, şimdi zirveden beklentilerini dile getiriyor! Daha doğru bir anlatımla 28 Şubat'ta İran'a yeniden saldırıp birkaç gün içinde sonuç alacağını düşünen Trump bunu başaramayınca "suçlu" aradı, NATO fena malzeme değildi! 2000'lerin başında Irak'ı işgal edip yapısını gevşetme operasyonu için de Türkiye'yi baştan sona üs olarak "planlamıştı"! ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın dillendirdiği "Türkiye, Suriye, Irak ve İran'daki Kürtlerin ortak bir yapıda buluşturulması" rafa konmuş bir hedef değil.
01 Temmuz 2026 04:00

Silivri'den Arınma Beklemek!
9 cezaevinden kurulu kampüsün girişinde yeni inşa edilen, bu yıl "hizmete giren" dünyanın en büyük duruşma salonunu da gördük. Ekrem İmamoğlu 2015'te inşa edilen salonda yargılanıyor. Beşiktaş, Seyhan, Avcılar Belediye başkanlarının tutuklu yargılandığı Aziz İhsan Aktaş davası ise en büyük salonda görülüyor. 11 bin metrekarelik alana kurulu, 3 bin 255 metrekare iç genişliğine sahip, sanıklara 555, avukatlara 1268, izleyicilere 450 sandalyenin ayrıldığı salonda güvenlik olarak 500 jandarmanın olması planlanmış. Zabıta yargılanırken izlediğinizde, "Bu dava belediye hizmeti verilirken yaşananları içeriyor olmalı" diyorsunuz. Reklam şirketi yöneticisi yargılanırken izlediğinizde, "Kentin bilboard ihalelerinde yaşananlar yargılanıyor" diyorsunuz. Kimi ihale rakamları için "Bunun benzerini karayolları da yaptı, o fiyatlarla karşılaştırın" dedi. İmamoğlu "çete lideri" olarak yargılandığı için 59'u tutuklu 419 sanığın işlediği her "suçtan" sorumlu. 12 Eylül döneminde yargılanan, yıllarca hapis yatan, DİSK Genel Başkanlığı yapan, TBMM 21. Dönem milletvekili Budak, "Buradan her şey çıkar, hukuk çıkmaz" dedi, devam etti: "1980 darbe döneminde bile öngörülebilir bir yargılama süreci vardı. Her dava kendi içinde ayrı görüldü; DİSK ayrı, parti davaları ayrı... Burada her şey iç içe. Sanıkların her biri belgeleriyle suçsuzluğunu ispatlıyor. Ama tutuklu yargılanıyor." 12 Eylül "Terörü bitireceğiz" diye demokrasiyi bitirdi! Bugün "Yolsuzluğu bitireceğiz" diye CHP'yi bitirmek istiyorlar!
27 Haziran 2026 04:00

Nato Sıkıyönetimi!
Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO zirvesi fiilen 28 Haziran'da başlayıp 10 Temmuz'da bitecek! İktidar NATO için öyle önlemler aldı ki Kuzey Kore kıskanır! Ankara'nın merkezindeki tüm devlet daireleri 7-8 Temmuz'da kapalı. Külliye'ye yakın diye TOBB Üniversitesi'nde de 28 Haziran 10 Temmuz arası ders yok. NATO bağlamında bir kez daha ortaya çıktı ki iktidar küresel aktörlere içeride kafa tutuyormuş gibi yapıyor, dışarıda çanak tutuyor! İktidar, 2002-2007 arasında AB'yi eldiven ve merdiven olarak kullandı. Trump hazretleri bazen o kadar ileri gidiyor ki bizimkiler, "Bu paylaşımı silin" diye ricada bulunuyor! Aynı gün Erdoğan, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde Türkiye'nin önemini anlata anlata bitiremedi! Örneğin Yunanistan basını Heybeliada Ruhban Okulu'nun eylül ayında açılacağını okurlarına "müjdeledi"! Bir başka "müjde" de Rum basınından geldi.
25 Haziran 2026 04:00

Kılıçdaroğlu'yla Görüşme...
Dün öğleden sonra cep telefonumuzdaki arayanlar hanesinde şu bildirimi görünce şaşırmadık dersek yalan olur: Yanlış anlaşılmasın, bu ikinci bir Kılıçdaroğlu oldu anlamında değil, 4-5 Kasım 2023'ten hemen sonra yeni bir telefon edinmişti. En son 31 Aralık 2025'te yeni yıl kutlaması için aramıştım, telefonu açmıştı. Kendisine yönelik eleştiriler için sıklıkla, "Hayretler içindeyim", "Akıl tutulması" tanımını kullandı. Öncelikle genel merkezdeki konuşmasının TRT tarafından canlı yayınlanması konusunda bizim yaptığımız, "TRT'ye Kemal Bey'in iktidara karşı çok sert konuşmayacağı garantisi gitmiş" cümlemize karşı çıktı. "TRT ile hiçbir temasım olmadı" dedi. Biz de "Sizin aradığınızı söylemedik, çevrenizden TRT'ye böyle bir garantinin gittiğini vurguladık. Bu cümlenizi aynen kullanırız" karşılığını verince şöyle devam etti: "Ben TRT'yi taraflı yayını nedeniyle mahkemeye verdim. O davayı AİHM'ye taşıyacaktık, benden sonra takip etmediler." *** Kemal Bey'den görüşmenin özünü bozmadan özetleyip yayımlama izni aldık. MB- Davalar siyasi değil diyorsunuz... KK- Yolsuzluk davası onlar. MB- Kemal Bey, Allah aşkına Ekrem Bey için 2500 yıl hapis isteniyor. Yüzüncüyıl pazarındaki herkes, başta gözlemeci teyze, "Kemal Bey ne yapıyor? Darmadağın etti partiyi" diyor... KK- Düzeltiriz. KK- İzin vermediler ki soru üstüne soru. Özgür Bey'in, "Bizi yalnız bıraktınız" sözüne benim itirazım. MB- Selahattin Demirtaş yanıtınız da tartışılıyor. MB- Adalet yürüyüşü yapmış bir Kemal Bey'in önceliği hukukun üstünlüğüne vermesi beklenir. KK- Ben aynı yerdeyim. Dileriz Kemal Bey, üstünü çizmez!
24 Haziran 2026 04:00

Kaza Kırım Raporu!
24 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi'ne balyozla girildi. Birinci ayın ardından buna benzer bir değerlendirme yapmak gerekirse öncelikle şunu vurgulamak gerekir: CHP'de kaza durumu devam ediyor! *** Birinci ayda görünüm şu: 1- Kılıçdaroğlu'nun butlanla ilgili bütün pazarlıkları tamamladıktan sonra 21 Mayıs'a gelindiği anlaşılıyor. "Arınma" nın şu olduğunu gördük; CHP'yi Kılıçdaroğlu'na oy vermeyenlerden arıtma! 4- Haymana Belediye başkanının CHP'den istifa imzasının mürekkebi kurumadan AKP'ye geçmesi geçen hafta dikkat çektiklerimizin hayata geçtiğini gösteriyor. Pek çok başkan gerek "rozet mi kelepçe mi" ikilemi gerekse daha güvende olma kaygısı nedeniyle CHP'den ayrılabilir. 5- Butlan CHP'yi şu aşamada toplum gözünde "iktidar adayı parti" görünümünden çıkardı. Butlanın derdi daha çok "iktidar ortağı olma" süreci. 6- Özel, aktif siyaset yaptığı, iktidara alternatif bir hareket olma özelliğini sürdürdüğü sürece CHP'li belediyelere operasyon devam edecek. 7- Yukarıdaki maddeler şunu gösteriyor; Özel ekibi partide kalmak için sonuna kadar direnecek, Butlan partiyi onlardan arıtmak için her şeyi yapacak! Sonra da "Bana CHP tarihi bu görevi verdi" demek!
23 Haziran 2026 04:00

Bop'un İlk Yenilgisi!
ABD'nin İran'a bir yıl içinde iki kez saldırıp ardından anlaşma yapma noktasına gelmesi, 21. yüzyıla damgasını vuran Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) ilk büyük yenilgisi olarak değerlendirilebilir. Geçen haziran ayındaki 12 günlük savaşta, ABD-İsrail bir oldu; İran'ı test etti. Asıl hamle için 28 Şubat 2026'yı beklediler. 40 bin dolar maliyetli bir dron saldırısında 4 milyar dolarlık ABD savaş uçağının devre dışı kalabildiğini gördük. Varılan anlaşmayı CNN'de Amanpour bile, "İran lehine" diye yorumladı. İran, anlaşma elektronik ortamdan ıslak imzaya geçerken bile İsrail'in Lübnan saldırısına gönderme yapıp "Mutabakata uy" dedi. Anlaşma sonrası genel durum şu: 1- BOP hedeflerinde İran'ın parçalanması vardı. 3- ABD'nin bölgedeki 20'ye yakın üssü İran saldırılarına uğradı. 4- İran, topraklarındaki Kürt kökenli yurttaşlarının ABD tarafından kullanılmasına izin vermeyeceğini, bunun için önlemler aldığını gösterdi. 5- İran, Irak'ın kuzeyine de ayar verebilecek güçte olduğunu kanıtladı.
20 Haziran 2026 04:00

Rota Yeniden Oluşturuldu!
AKP artı MHP ve öteki küçük partiler yüzde 50 artı 1 etmiyor! Türkiye'nin bir "beka" sorunu ile karşı karşıya olduğunu, Cumhur İttifakı'nın devamıyla bunun aşılabileceğini söylediler. Kamuoyuna yapılan açıklamalar dikkate alındığında "terörsüz Türkiye" sürecinde AKP ile MHP arasında hayli ağır ton farkları var. "Fedakârlık" eşit paylaşılır, "feda" kısmı BUTLAN, "kârlık" kısmı AKP! *** 3 Kasım 2002'den bu yana baktığımızda AKP sürekli iktidarda kalış rotasını yeniden oluşturuyor! "AB'ye giriyoruz" diye geldiler. Ergenekon, Balyoz gibi kumpas davalarına koşut olarak "barış süreci" ilan edildi. Bu yolda Silivri'de Genelkurmay başkanının "terörist" olarak yargılandığı davalar sürerken Habur'da çadır mahkemesi kuruldu. "Terör örgütüne bilerek ve isteyerek üye oldum" diyen Türkiye'ye sokuldu, "Terörle mücadele ederken arkadaşım kucağımda şehit oldu" diyen Silivri'ye sokuldu. Haziran 2015 seçimlerinde AKP tek başına iktidarı kaybedince yeni bir rota oluşturuldu. 15 Temmuz'un ardından 2018 seçimlerine giderken bambaşka bir rota... MHP'nin Öcalan 'ı "kurucu önder", AKP'nin Kılıçdaroğlu'nu "arınmacı lider" ilan ettiği Türkiye'de bu yaz da birkaç rota görünüyor.
18 Haziran 2026 04:00

Kemal Bey Ne Yaptığının Farkında!
Seçilmiş genel başkan Özgür Özel 'in liderliğinde CHP, 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan dalgalanmaya, devamında 19 Mart darbesine karşın birinci parti olmayı koruyup iktidara yürürken... Kemal Bey'e CHP'nin ruhu değil, özgül ağırlığı lazım! Kemal Bey, bir yılı aşkın süredir içinde adım adım oturttuğu, olası her türlü eleştiriyi yok sayma yöntemiyle kendini rahatlattığı için 20 Mayıs sonrasında da son derece sakin, ne yaptığını biliyor! Kemal Bey şunu da çok iyi biliyor: Böylesi anlarda selden kütük kapmak isteyenler az olmaz! Bütün yerel mahkemelerin reddettiği butlanı, bölge adliye mahkemesinin (BAM) itiraz yollarını kapatacak şekilde karara bağlamasının ne anlama geldiğini Kemal Bey çok iyi biliyor! YSK'nin açılımı artık şu: Seçimle ilgili bir konuda YSK devre dışı kaldıktan sonra gerisi kolay! *** Kemal Bey'in partinin milletvekilleri ve belediye başkanları katında bir kozu daha var: "Hemen iktidar olacağız!" Bunun nasıl olacağı belli: Kemal Bey'le görüşen kimi milletvekilleri bir öneride bulunmuş: - Sadece arınma diyoruz. Kemal Bey son derece bilinçli, kararlı olarak yolunda ilerliyor! Millet, bu gidişin farkında! Kemal Bey bunu salt genel başkan olma hırsıyla da yapmıyor!
17 Haziran 2026 04:00