×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Hem Söyleyin Hem Yapın!

Her halde bu "hastalık" çok eskilere dayanıyor olacak ki, Osmanlı devlet adamı Ziya Paşa bile (1825-1880) "Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz, / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" demiştir ve bu tespit her gün hatırlanmayı hak ediyor. 7 ve 8 Temmuz 2026 tarihlerinde NATO'ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üye ülkelerin liderleri Ankara'da bir araya geldi. Aralarında ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de bulunduğu 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, 100'e yakın bakan NATO Zirvesi için Ankara'da bir araya geldi. Medya söz konusu olduğunda, medyanın bu büyük etkinliklere bizzat ve kısıtlamasız katılabilmesi NATO için son derece önemlidir." (ankahaber.net, 6 Temmuz 2026) Bu "güzel konuşma"ya itiraz edilebilir mi? "Demokrasi aynı zamanda özgür medyadır; yani şu an bu salondaki sizlersiniz.

Faruk Çakır

Kaynak: Yeni Asya

11 Temmuz 2026 00:14

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Faruk Çakır

Trump Devri

Haberde, ABD Başkanı Donald Trump, 11 Eylül saldırılarının ardından ülkesinin Irak'ı işgal etmesiyle ilgili olarak "Hep şunu söylüyordum, Irak'a girmeyin. Irak'a saldırmayın. Açıkçası, yanlış ülkeye saldırdılar ve büyük hasara yol açtılar" ifadelerini kullanmış. (aa.com.tr, 14 Temmuz 2026) Trump, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile Beyaz Saray'da yaptığı görüşmenin ardından bunları söylemiş. Bu soruyu "sanal alem"e sorduk ve şöyle bir cevap geldi: 11 Eylül 2002 – Howard Stern röportajı (işgalden yaklaşık 6 ay önce) Trump'a doğrudan şu soru soruldu: "Irak'ın işgalinden yana mısın?" Trump'ın cevabı: "Evet, sanırım öyle." Bu kayıt, işgal başlamadan önce kamuoyuna yansıyan en önemli Trump açıklamasıdır ve açık bir karşı çıkış değildir. 28 Ocak 2003 – Fox News / Neil Cavuto röportajı. (Eylül 2003 ve sonrasında) İşgal başladıktan aylar sonra Trump, Irak savaşını eleştirmeye başladı ve "terörizmle savaşırdım ama mutlaka Irak'a girmezdim" gibi ifadeler kullandı. Trump'ın yıllar sonra dile getirdiği "başından beri karşıydım" iddiası mevcut belgelerle doğrulanmıyor.

17 Temmuz 2026 00:22

Faruk Çakır

Haksızlığa Engel Ol, Faillerine Hesap Sor

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından soykırım olarak kabul edilen Srebrenitsa katliamının üzerinden 31 yıl geçti. Bosnalı Sırplar, 11-22 Temmuz 1995'te iki haftadan kısa süre içinde BM koruması altındaki Srebrenitsa kasabasında 8 binden fazla Boşnağı sistematik şekilde katletti. BM 2024'te, katliamın başladığı gün olan 11 Temmuz'u "Soykırım Kurbanlarını Anma Günü" ilan etti. Lahey Belediye Başkanı Jan van Zanen, törende yaptığı konuşmada şöyle demiş: "Aradan 31 yıl geçmiş olsa da bu gerçek değişmedi ve gelecek yıllarca da değişmeyecek. Bu soykırım, hem doğrudan mağdurların hem de sonraki nesillerin hayatında derin izler bıraktı. Çünkü hayatını kaybedenlerin, yakınlarının ve Srebrenitsa cehennemini yaşayan herkesin hikayeleri ortak hafızamızın ayrılmaz bir parçası olmalıdır." Sırp çetelerinin Srebrenitsa'da yaptığı soykırıma tepki gösterilmesi ve "Soykırım Kurbanlarını Anma Günü" ilan edilmesi ne kadar doğru ise, Gazze'de işlenen cinayetlerin görülmemesi, kınanmaması ve daha da önemlisi engellenmemesi o kadar yanlıştır, o kadar çirkindir. (aa, 11 Temmuz 2026) Dünyanın neresinde olursa olsun her türlü haksızlığın farkına varmak, engel olmak ve faillerine hesap sormak "hür dünya"nın işi olmalı...

16 Temmuz 2026 00:27

Faruk Çakır

Darbeler Zinciri Kırılsın

1950 öncesi zaten "tek parti" iktidarı vardı ve işlerin nasıl yürüdüğü belliydi. 14 Mayıs 1950'deki seçimle merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının kurmuş olduğu "Demokrat Parti" tek başına iktidara geldi ve sonraki 10 yıl boyunca yapılan 3 seçimde (1950-54 ve 57) de birinci parti olarak iktidarını devam ettirdi. 1960'da başlayan bu darbeler zinciri (arada başka darbe denemeleri olmakla birlikte) 12 Eylül 1980, bir yönüyle 28 Şubat 1997 ve nihayet 15 Temmuz 2016 darbeleriyle devam etti. Bilhassa 12 Eylül 1980 darbesi sonrasının izlerini silmek için bazı çalışmalar yapılmış, anayasa ve ilgili kanunlarda yapılan değişiklikler sebebiyle "Artık darbeler dönemi kapandı" denilmişti. Sonrasında yaşanan 28 Şubat 1997 hadisesi "darbeler yolu"nun tam olarak kapanmadığını fiilen göstermiş oldu. Muhtemeldir ki darbeler biraz da "aydınlatılamayacak şekilde" planlanır. "Sanal âlem"de şu bilgiler var: TBMM'de kurulan 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunun raporunun akıbeti uzun süre tartışma konusu oldu.

15 Temmuz 2026 01:24

Faruk Çakır

Gerçekler Zirvesinden Ne Haber?

Esas mesele "Türkiye gerçekleri"nin gizlemeye çalışılmasıdır. Toplantı "NATO Zirvesi"ydi, ama sanki sadece ABD Başkanının Türkiye'ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret gibi anlaşıldı. ABD Başkanı geldi, Türkiye'nin menfaatine görünen çeşitli vaadler sıraları ve sonra giderken de bunları unutmuş gibi davrandı. Bilindiği üzere Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkiler S-400 füze sisteminin Rusya'dan satın alınmasıyla bozuldu. Ne var ki tarafgirler bu itirazları neredeyse "hainlik" olarak yorumladı ve Rusya'dan S-400'lerin alınmasını hararetle alkışladı. Aradan zaman geçti ve şimdi bu füzelerden kurtulmak neredeyse "bayram" olarak ilan edilecek. İktidar cenahı sabah akşam "NATO Zirvesi" güzellemesi yapıyor, ama Türkiye'nin ilgilenmesi gereken bu "gerçekler zirvesi"dir.

14 Temmuz 2026 00:48

Faruk Çakır

Trump "Dalga"sı...

36'ncı ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Ankara'da toplandı ve iki gün boyunca "dünya meseleleri"ni konuştular. Bir bilgi şöyle: "Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yaptığı açıklamada (...) Türkiye'yi "çok iyi bir müttefik" olarak nitelendirerek, "Askerî olarak çok güçlü. NATO'daki en güçlü ikinci ülke" ifadelerini kullandı. Trump ayrıca zirve için revize edilen Etimesgut Havalimanı'nı da övdü. Trump, "Bizim için muhteşem bir terminal inşa etmişler" dedi. (karar.com, 8 Temmuz 2026) Bunlara ilave olarak Trump'ın hemen her konuşmasında "Rahip Brunson"ı hatırlatması da ayrı bir durum. Kusura bakmayın ama ABD Başkanı ülkemize geldi, "dalga"sını geçti ve ülkesine döndü.

10 Temmuz 2026 00:42

Faruk Çakır

Türkiye'nin Tansiyonu

Yine aynı uzmanların ifadesine göre 5 ya da 10 yıl süren bir "enflasyonla mücadele" olmaz. "Türkiye ekonomisi bir dönüm noktasında. Bazı sektörler güç kaybediyor. Bu dönüşümün sağlıklı olabilmesi için kamunun öncülük etmesi gerekiyor. Bu da yapısal reformlarla olur" diyen Prof. Dr. Alçın, "En büyük risk bir ödemeler bilançosu krizidir. Bu öteleniyor. Sanayide dönüşümü sağlayamazsak şu anda dünyada 20'inci büyük ekonomi iken gelecek 5-10 yılda buradan geriye gideriz. (...) TÜİK'in yüzde 32 enflasyon açıkladığı ortamda otoyol ve köprülere yüzde 57 zam yaparsınız, demek ki enflasyon TÜİK'in açıkladığı enflasyon değil. Bu ne demek TÜİK'in enflasyonuna göre değil kendini güvenceye alacak bir oranda zam yap demek. Bu da önümüzdeki dönemde enflasyonun yüzde 30'un altına inmesini zorlaştıracak" uyarısında bulunmuş.

08 Temmuz 2026 00:50

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Faruk Çakır

Filistin'i Unutmadılar

7 Ekim 2023 tarihinde başlayan "Gazze Savaşı"nın üzerinden 1.000 gün geçti. (6 Temmuz 2026'da 1004 gün) İsrail'in Gazze'yi işgal edip uluslararası hukuku ayaklar altına alması 7 Ekim 2023 tarihinde başlamıştı. (aa.com.tr, 4 Temmuz 2026) Filistin destekçileri, Paris'te Anvers metro durağı önündeki alanda bir araya gelmiş gösteride, Filistinli şair Mahmud Derviş'in "Bu topraklarda yaşamak için sebepler var" şiiri okunmuş. İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik yürüttüğü soykırım 1000. gününe girerken yapılan açıklamada, bölgedeki altyapı, eğitim, sağlık gibi "15 hayatî sektörde" meydana gelen doğrudan maddî zararın bilançosunun toplamda 80 milyar dolara ulaştığı bildirilmiş. "Zengin İslâm ülkeleri" için bu rakam çok anlamlı olmayabilir, ama en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan bile uzak olan Gazze ve Filistin için bu büyük bir rakam.

07 Temmuz 2026 00:28

Faruk Çakır

Keşke Bu Konuşmalar Hayata Geçse...

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya'nın Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinin 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni'nde yaptığı konuşmayı da "güzel konuşmalar" listesine ekleyebiliriz. Konuşma şöyle özetlenmiş: Özkaya, adalet terazisini doğru tutabilmek için yalnızca kanun bilgisinin yeterli olmadığını, vicdan hassasiyeti ile ahlâkî müktesebatın da hukuk mesleğinin ayrılmaz unsurları olduğunu belirterek, "Hakikati aramayan bilginin, vicdanla buluşmayan hukukun ve insan onurunu merkeze almayan adalet anlayışının kalıcı bir güven inşa etmesi mümkün değildir. İnanıyorum ki sizler bilgiyle vicdanı, özgür düşünceyle sorumluluk duygusunu bir arada taşıyan hukukçular olarak ülkemizin hukuk sistemine önemli katkılar sunacaksınız" değerlendirmesinde bulundu. Yoksa "Bu güzel konuşmalar bizi mahvetti" demeye devam ederiz...

04 Temmuz 2026 00:46

Faruk Çakır

Pusulamız Hukuk Mu?

Dünyadaki gelişmeler pusula ve hatta parolanın "hukuk" olması gerektiğini gösteriyor. Her ne kadar bir süreliğine "hukuk tanımayan idareciler"in dedikleri hayata geçmiş olsa da uzun dönemde dünya barışının yolu "hak, hukuk ve adalet" yolundan geçer. Kendi içinde tartışmalar yaşanmakla birlikte Avrupa Birliği idarecileri de mecburen "hukuk" hatırlatması yapmak durumunda kalıyorlar. Hatırlanacağı üzere Avrupa Birliği içinde de çok ciddi tartışmalar yaşanıyor. Bunca tartışmaya rağmen birliğin muhafaza edilmesi her halde AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın ifade ettiği üzere "hukuk temelli bakış açısı" olsa gerek.

03 Temmuz 2026 00:34

Faruk Çakır

Emekli Mi, Dertli Mi?

Türk-İş'in Haziran ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin liraya, yoksulluk sınırı ise 116 bin liraya yükselmiş durumda. Memur ve emeklileri temsil eden kuruluşlar yaptıkları açıklamada şöyle demişler: "Emeklilere hak ettikleri değeri göstermek toplumun tüm kesimlerinin ve karar alıcıların ahlâkî ve vicdanî sorumluluğudur. Bugün geldiğimiz noktada, hayatın her anında hissedilen ekonomik krizin ve derinleşen gelir adaletsizliğinin en büyük yükünü emeklilerimiz taşımaktadır. Emeklilere ve emeklilik sistemine yönelik atmaktan kaçınılan her adım, izahı mümkün olmayan sorunlar ve adaletsizlikler meydana getirmiştir." Emekliye geçinebileceği "insanî bir maaş" vermekten uzak duran idarecilere göre "bütçe imkanları" maaşlara zam yapmaya müsaade etmiyor. Mesele tercih meselesidir. Emeklilerle ilgili meseleler gündeme geldiğinde hemen "erken emeklilik sistemi"ni suçlayıp sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Tabiî ki "erken emeklilik" olmasın ama mesele sadece bununla sınırlı değil ki! Bunu elbette Türkiye'yi idare edenler de bilir ama faizcilerden kısmak oy getirmediği için bu yol tercih edilmez.

02 Temmuz 2026 02:04

Faruk Çakır

Filistin İçin Birlik Çağrısı

22 Eylül 2025 itibarıyla Birleşmiş Milletler'in 193 üyesinden 157'si Filistin'i devlet olarak tanıyor. Buna rağmen fiili olarak "Bağımsız bir Filistin" hayata geçebilmiş değil. Ulusal birlik ve siyasî ortaklığın, İsrail'in Filistin davasını tasfiye planları ve soykırımla mücadelede tek seçenek olduğu hatırlatılan açıklama eğer hayata geçebilirse muhtemeldir ki İsrail'in "böl, parçala, yut" planı bozulmuş olur ve olacak. Tabiî ki "bir ve beraber olun" demek haklı bir çağrı, ancak bunu temin etmek o kadar kolay değil. Filistin'in bir ve beraber olması sadece onlar için değil, "İslâm âlemi" için de gereklidir.

01 Temmuz 2026 00:34

Faruk Çakır

Çelişkiler Dünyası

(www.aa.com.tr, 25 Haziran 2026) Frazier, "Çocuklar ve silahlı çatışma" gündem maddesi altında, "Silahlı çatışmalarda çocuklar için uluslararası hukukî korumaların yeniden tesis edilmesi: Eğitimin korunmasının güçlendirilmesi ve ağır ihlâllerin önlenmesi" başlığıyla toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde konuşmuş. Geçen hafta yayımlanan "2025 Çocuklar ve Silahlı Çatışma Raporu"nun, Güvenlik Konseyinin, üye devletlerin ve uluslararası toplumun vicdanını sarsması gerektiğini belirten Fraizer, "Bu rapor sadece ihlâllerin bir kaydı değildir. Eylemsizliğin bir kınaması ve çocukları korumak için hal-i hazırda mevcut olan araçların kullanılması çağrısıdır" demiş. Frazier, raporun 2025'te 38 bin 558 ağır çocuk ihlalini doğruladığına işaret ederek "Bu her bir sayının ardında bedeni, zihni, ailesi, toplumu, eğitimi ve geleceği savaş tarafından saldırıya uğrayan bir çocuk vardır" ifadesini kullanmış. Frazier, 2025 raporunda, ilk kez hükümet güçlerinin genel olarak çocuklara karşı işlenen ağır ihlâllerde ana fail olarak öne çıktığına dikkati çekerek "Bu, kolektif insanlığımızda tehlikeli bir çöküşe işaret ediyor, gelecek nesiller bizi bunun için yargılayacaktır" tespitinde bulunmuş.

27 Haziran 2026 00:35

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha