×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Yuvarlak Olan Sadece Top Mu?

Çocukluğumuzun en güzel cümlesiydi: ' Top yuvarlaktır ' sözü. Şimdi dönüp Dünya Kupası'na bakıyorum... İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Çünkü Dünya Kupası'nda yaşananlar, topun değil; kuralların da yerine göre döndüğü hissini uyandırıyor. SINIR KAPISINDA KALAN ADALET 2026 Dünya Kupası daha başlamadan futbolun değil, vizelerin konuşulduğu bir turnuvaya dönüştü. 2025 yılında Afrika'da yılın hakemi seçilen Artan, Dünya Kupası finallerinde düdük çalacak ilk Somalili hakem olmaya hazırlanıyordu. Dünya Kupası tarihine geçecekti. UEFA, 12 Ağustos'ta oynanacak Süper Kupa Finali'ni ona emanet etti. Omar Artan, 2030 Dünya Kupası finalini yönetirse belki o vakit soğur içimiz. 1962'de yarı finalde kırmızı kart gören Garrincha'nın final oynayabilmesi bugün hâlâ anlatılır. TRUMP NEREDE, INFANTINO ORADA Gelelim FIFA Başkanı Gianni Infantino'ya... 2016'dan bu yana dünya futbolunun en güçlü koltuğunda oturuyor. Donald Trump nerede... Infantino da orada. Bunların arasında Gianni Infantino da var. 2027'de Fas'ın Başkenti Rabat' ta yapılacak FIFA Başkanlık seçimi, belki de yalnızca bir başkan seçimi olmayacak. Kaybeden Dünya Kupası olur. Infantino'yu aradığını kabul eden Trump'ın "Ben kırmızı kartın ne halt olduğunu bile bilmiyordum' itirafını Deniz Göktaş'ın skeçlerine havale ediyorum. Bazı gerçekleri gazeteciler yazar. Bazı gerçekleri ise en iyi mizah anlatır. Kimi zaman mizah, en ciddi mahkemeden bile ağır hüküm verir. Son sözü yine futbol söylesin... Adaletin olmadığı yerde, kupaların da anlamı kalmaz. Rekabette adalete gölge düşerse, kimse güneşin yüzünü bir daha göremez. Belçika, ABD'yi 4-1 mağlup etti. Bu kez ne siyaset kazandı ne de kulisler... Kazanan yeşil çimlerde adalet duygusu oldu. Yine de itiraf etmeliyim... ABD'nin turu geçmesini isterdim. Çünkü bu hikâyenin sonunu, Donald Trump'a meydan okuyan İspanyolların yazması çok daha anlamlı olurdu. O zaman belki de kendi kendimize şu cümleyi kurabilirdik: "Demek ki top hâlâ biraz olsun yuvarlakmış."

Köşe Yazarı

Kaynak: Sözcü, Hüseyin Şuekinci

07 Temmuz 2026 00:00

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Trabzonspor Maden Buldu

Trabzonspor'da son yıllarda sessiz ama çok önemli bir değişim yaşanıyor. Ama bordo-mavili kulübün attığı adımlar, bana göre sadece Trabzonspor'un değil, Türk futbolunun geleceği adına da umut veriyor. Trabzonspor uzun yıllardır altyapıya yatırım yapan kulüplerimizin başında geliyor. Batagov, Oulai, Folcarelli, Augusto, Nwaiwu ve Pina gibi genç isimleri bordo-mavili takıma kazandıran Eren Mert'in yeni dönemde scout ekibinin başında olması tesadüf değil. Yıllardır kulüpte görev yapan Uğur Uzunali ile oluşturulacak yapı, Trabzonspor'un geleceği adına belki de yapılan en değerli yatırımlardan biri olacak. Dünya Kupası başlamadan önce Trabzonspor, Oulai transferini bile gölgede bırakabilecek bir hamle yaptı ve Yeşil Burun Adaları'nın sol beki Sidny Lopes Cabral'ı kadrosuna kattı. Benfica forması giyen 24 yaşındaki futbolcuyu yaklaşık 7 milyon avro bonservisle kadrosuna kattı, beş yıllık sözleşme imzaladı. Futbolcuya ödenek garanti ücret ise yıllık 1,3 milyon avro. Trabzonspor, iyi bir scout ekibinin milyon avroluk transfer bütçelerinden daha değerli olabileceğini herkese gösteriyor. Çünkü bordo mavililer doğru futbol aklını oluşturmaya başladı.

04 Temmuz 2026 00:00

Köşe Yazarı

'Liyakatsizler!'

Dünya Kupası'nda yaşanan hezimetin ardından tepkilerin hedefindeki isimlerden biri de TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu oldu. Hacıosmanoğlu'nun, "Liyakatsizler" diye tepki gösteren taraftara parmak sallaması ise çok konuşuldu. Taraftar "liyakatsizler" demeyi tercih etti. Bu yüzden liyakat aslında bir emanet ahlakıdır. Bir insan, benden olduğu için, benim partimden olduğu için, benim akrabam olduğu için, benim taraftarım olduğu için, benim cemaatimden olduğu için bir göreve getiriliyorsa, orada artık liyakat konuşulmaz. Liyakat aynı zamanda adaletin görünmeyen yüzüdür. Liyakat ise sonucu doğuran başlangıcı... Bu yüzden liyakatsizlik, tek bir kişinin sorunu değildir. Liyakat çoğu zaman başarılı insanı ödüllendirmek değildir. Liyakat ise kendisinden daha iyisini arar. Liyakat, bir toplumun geleceği ile bugünkü konforu arasında yaptığı tercihtir. Çünkü liyakati seçmek kolay değildir. Üstelik liyakat, göreve gelirken aranan bir özellik olduğu kadar görevde kalmanın da ölçüsüdür. Liyakat, insanı makama değil; makamı insana yakıştırma sanatıdır. Bizim çocuklar, sıcaklığın 40 derecenin üzerine çıktığı, hissedilen sıcaklığın zaman zaman 60 dereceyi bulduğu berbat bir çöl ikliminde antrenman yaptı. İnsan fizyolojisi termostat değildir.

27 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Bu Bir İşaret Olmalı: Yarı Final Garanti

Dünya Kupası'nda 'yarı final garanti' cümlesi elbette çok iddialı ve bir o kadar da riskli bir çıkış. Şöyle; 2002 Dünya Kupası'nı o zamanki adıyla SSK Okmeydanı Eğitim Hastanesi yakınındaki bir çay bahçesinde izlemiştim. Her ne kadar sahadan 2-1 mağlup ayrılsak da Millilerimiz yarı final görmüş, Dünya 3.'sü olmuştuk. 6 YIL SONRA Bu kez 2008 Avrupa Şampiyonası. Uyku polikliniğinde hemen sıra gelmeeeez. O turnuvada da yarı final gördü Millilerimiz. Artık Avrupa 3.'sü unvanımız da vardı. Ve geldik 2026 Dünya Kupası'na. Efor testim kötü çıkınca geçen salı anjiyo oldum. Çünkü ben ne zaman büyük turnuvada hastaneye düşsem, bizim çocuklar yarı final görüyor. 'Komutan'ım güllemiz sınırlı, düşman menzilimizin de uzağında, ne diye atış yapıyoruz' diye sorulduğunda emri veren komutanın cevabı oldukça manidar: 'Askere moral lazım. O nedenle atacağınız her gol, bizlere moral olacaktır. Velhasıl, adalete susamış, gülmeyi neredeyse unutmuş bu millete moral lazım. Ama birazcık moral, pek çok hikayenin yeniden yazılmasına neden olacaktır. MİLLİ TAKIMDAN HATIRA 1984'te İngiltere'ye 8-0 yenildiğimiz maç, hatırladığım ilk maç ve unutamadığım acı bir anı benim için. Henüz 7 yaşındaydım ve bizimkiler yaşımdan çok gol yemişti. BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ Moral lazım dedim ya... Geçen hafta Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde şunu gördüm: Bu memlekette ağır koşullara rağmen, moral kaynağı olabilen insanlar hâlâ var. Geçen hafta anjiyo sırasında, doktorundan hemşiresine, güvenliğinden temizlik görevlisine kadar, işlerini ciddiyetle ve sevgiyle yapan bir ekibe şahit oldum. Şimdi sıra sizde çocuklar.

16 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Sandıktan'vefa' Çıktı

Fenerbahçe'nin seçimleri hiçbir zaman sadece başkan seçimi olmadı. Ama sandıktan çıkan sadece bir tercih değildi. Başlık Fenerbahçe Kongre Üyesi Ulaş Önder'e ait. Dün sandıktan çıkan sonuç, Yıldırım'ın zaferinden çok daha fazlasıydı. Kimileri buna eskiyle yaşamak dese de sandıktan çıkan sonuç, vefaydı. Fenerbahçe'nin önünde kolay bir yol yok. Fenerbahçe, en büyük zaferlerini birlik olduğu zamanlarda kazandı. Ama dün sandıktan çıkan vefanın, yarın tribünlere, sokaklara ve camianın bütün damarlarına yayılması halinde, Fenerbahçe yeniden hayalini kurduğu mutlu sona ulaşabilir.

08 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Seçimi Kim Kazanacak?

Fenerbahçe'nin tarihinde seçimler hep önemliydi. 9 ay gibi kısa bir sürede üçüncü kez başkan değişimi nin konuşuluyor olması bile içinde bulunulan tabloyu anlatmaya yetiyor. Yıldırım ve ekibinin Faruk Ilgaz Tesisleri'nde 3 Haziran'da gerçekleştirdiği organizasyon, tam anlamıyla bir gövde gösterisine dönüştü. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı toplantıda 4 binin üzerinde kongre üyesi yer aldı. FENERBAHÇE'NİN İHTİYACI: SAĞDUYU Fenerbahçe'nin bu dönemde en çok ihtiyaç duyduğu şey, tek yürek olabilmek. Fenerbahçe'nin kurtuluşu, bir kişinin etrafında toplanmaktan değil; Fenerbahçe'nin etrafında birleşmekten geçiyor. Pazar günü sandıktan sağduyu galip çıkacak. SAVUNMA HAKKI OLMADAN ADALET OLMAZ Kulüp üyeliğinden çıkarılan, Samet Demir, Erdem Atay ve Kamil Mehmet Bilge'nin ihraç kararları, Tarkan İsmet Göncü'nün üyelik talebinin reddine dair karar, Genel Kurul'da oylanacak. Hafta içinde tesadüfen gazeteci Erdem Atay'ın son seçimden önce tedbirli olarak disipline sevk edildiğini öğrendim. Erdem Atay hakkında verilen ihraç kararı ciddi soru işaretleri barındırıyor. Atay, dünyaca ünlü yoğurt markası Chobani'nin, Fenerbahçe Stadı'na isim sponsoru olmasını, sahibi Hamdi Ulukaya üzerinden ciddi bir şekilde eleştirmişti. Hamdi Ulukaya' nın Fenerbahçe'ye sponsor olması konusunda Erdem gibi düşünmüyorum. Öte yandan Erdem, sırf sert eleştiriler yaptı diye, Cumhuriyet değerlerine, Atatürk değerlerine sahip bir kulübün, sponsor seçerken daha hassas olması gerektiğini hatırlattı diye, kongre üyeliğinden ihraç edilmesi kabul edilebilir bir şey değil. Pazar günü seçilecek yönetim, Fenerbahçe'yi yeniden tek yürek yapmak istiyorsa; bunun yolu yalnızca seçim kazanmaktan değil, camia içinde adalet duygusunu yeniden tesis etmekten geçiyor." Çünkü Fenerbahçe'yi güçlü yapan yalnızca kupalar değildir. O duygu zedelenirse seçimler kazanılır; ama Fenerbahçe kaybeder.

06 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Ver Müzüğü

Yönetmenliğini Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez' in yaptığı 2006 yapımı film, darbeyi tanklarla, generallerle ya da işkence odalarıyla anlatmadı. Çünkü gerçek darbeler bir sabah ansızın başlamaz. İnsanlar yavaş yavaş susar. Küçük insanlar büyük korkular taşır. Spor ekranlarının önemli bölümü ise artık spor konuşmuyor; öfke pazarlıyor. Bağırmanın "yorumculuk", aşağılama dilinin "dürüstlük", manipülasyonun "gazetecilik" kabul edildiği ekranlar… "Duydum", "aldığım bilgiye göre", "bana gelen kulis" cümleleriyle insanların peşinen suçlu ilan edildiği yayınlar… Toplum bir süre sonra bunu gerçek gazetecilik sanmaya başladı. Şimdi ise Türkiye tuhaf bir döneme tanıklık ediyor. Dün ekranlarda mahkeme kuran bazı isimler, bugün gerçek mahkeme koridorlarında. Aynı ekran düzeninin bir başka figürü olan eski hakem Ahmet Çakar etrafında dönen soruşturmalar, kayıp telefon tartışmaları ve peş peşe gelen iddialar da aynı çürümenin başka bir yüzüydü. Spor programları tartışma değil, gerilim üretti. Tam da burada insanın aklına o meşhur cümle geliyor: "Ver müzüğü…" ROK ve Ahmet Çakar 'ın birlikte katıldığı sözde spor programında işler sarpa sardığında bu söz devreye girerdi. Mesele artık sadece televizyon programları değil; ülkenin genel ruh hali. Belki bu tabloya en çok Ajda Pekkan'dan "Palavra Palavra" yakışırdı. Ama benim tercihim, Beynelmilel finalinde çalan "Enternasyonal" olurdu. Çünkü hukuk ve demokrasi olmadan spor da çürür, medya da çürür, hukuk da çürür, toplum da… Bu yüzden tercihimi "Enternasyonal"den yana kullanırdım.

26 Mayıs 2026 00:00

Köşe Yazarı

Gerçek Adalet, Dünya Kupası Arası Vermez

Eskiden Spor Loto vardı. Spor Toto teşkilatının belirlediği, yanlış hatırlamıyorsam 23 maç üzerinden 8 beraberliği bulma şartı aranıyordu. 7 bilene de ciddi ikramiye veriliyordu. 1986 yılında haftalarca devretmiş, büyük ödül o yıllardaki parayla milyara yaklaşmıştı. 60 kilogramdan fazla altına tekabül ediyordu. İlkokuldayken, harçlığımdan bir kolonu geçmemek koşuluyla, Spor Loto oynardım. Rahmetli babam sadece imzalardı kuponu. O zamanlar galibiyete 2, beraberliğe 1 puan veriliyordu. O yüzden Anadolu takımlarının İstanbul'dan beraberlikle dönmesi, çok daha kıymetliydi. Cuma günü öğlene kadar, kuponu bayiye teslim etmek gerekiyordu. Bayi evimize uzaktı ve nedense o perşembe günü yatıramamıştım kuponu. Mayıs ayı, ekim zamanıydı Kars gibi soğuk şehirler için. Çarşamba gecesinden imzalattığım kuponu babama verdim. 'Aman baba yatırmayı sakın unutma!' Hafta sonu maçlar oynanmış 23 maçın 7'si berabere bitmişti. 1986'daki rekor ikramiyeye yaklaşmıştı ödül. Devreden rakam büyük olduğu için TRT'nin sınırlı sayıdaki haberleri arasında önemli bir yerdeydi Spor Loto haberi. Devreden milyonlar ve 7 beraberliğe verilen ödül, uzun uzadıya anlatılıyordu TRT ekranlarında. Sadece birkaç kişi tutturabilmişti 7 beraberliği. Aksi gibi babamın işleri uzamış, Salı günü dönmüştü eve. 'Henceri', yani 'nasıl zengin olduk oğul' diye sorunca, Spor Loto'da 7 beraberliği tutturduğumu söyledim. 5 çocuk babası olmak kolay değilmiş meğer. ADALETİN TAKVİMİ OLMAZ İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Osman Sağlam, geçtiğimiz günlerde bahis operasyonlarıyla ilgili soruşturmanın seyrine ilişkin bilgi verdi. Takvime dikkat çekerek, "Dünya Kupası var, ligler bitmek üzere. Bu yüzden operasyonlara bir süre ara verdik." dedi. Dünya Kupası'nda yaşanacak bir hayal kırıklığını, hak ettiği halde Milli Takım'a çağrılmayan bir gencin yaşayacağı kırgınlığa tercih ederim." O gün babama çok kızmıştım.

21 Mayıs 2026 00:00

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Köşe Yazarı

Üç Büyükler Çocuklaştı

ALIŞKANLIKLARINIZA dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Galibine, Başkumandanın adını taşıyan büyük bir kupa verilecek bu maça Türk kulüpleri diledikleri gibi takviye de alabilirler." Kendilerinden çok emindi İngilizler. Fenerbahçe'nin cevabı kısa ve netti: Fenerbahçe Kulübü yalnız kendi kadrosuyla bu maçı şartsız olarak kabul eder. Fenerbahçe, bu anlamlı destekleri 'Teşekkür ederiz! FENERBAHÇE İNGİLİZLERİ, HALK YASAKLARI ÇİĞNEDİ Yürüyüş yasaktı. Ama o gün İstanbul yürüdü. Direniş, bu ülkede Fenerbahçe'yle özdeşleşmiştir. Sarı lacivertliler gün olur İngiliziyle, gün gelir Fransızıyla mücadele eder. Fenerbahçe 35. Başkan ını seçecek. Fenerbahçe, figüran olmayı hiçbir zaman kabul etmedi. Bir kutlama değil.

03 Mayıs 2026 00:00

Köşe Yazarı

Mesele Kimin Değil Nasıl Bir Aklın Yöneteceği!

Fenerbahçe bugün bir seçim sürecine değil, bir akıl sınavına giriyor. 3 Temmuz sürecinden sonra geçen 15 yılda sadece bir şampiyonluk yaşayan bu camia, yeniden bir yol ayrımında. Fenerbahçe başkansız kalmaz. Bu camia yıllardır bölünüyor. Yıldırım, 'Fenerbahçe'de camianın önde gelen isimleri bir araya gelsin" diyerek, kulübün geleceği için ortak bir akıl ve konsensüs oluşması gerektiğini defalarca vurguladı. Bu tavır sözde kalmamalıdır. Bir camia düşünün: Türkiye'nin en büyük iş insanları Fenerbahçeli… Milyonlarca taraftar, her koşulda takımının yanında… Böylesine büyük bir potansiyele rağmen sürekli savrulmak, izah edilebilir değil. Vakit "yapı", "hakem", "şartlar" gibi gerekçelerin arkasına sığınma vakti değil. 3 büyükler karşısında 13 puan toplayan Todesco, küme düşmeye oynayan takımlara karşı kaybedilen puanların kurbanı oldu. Futbol böyle maalesef. Rizespor maçından önce taraftarın şarkı bestelediği teknik adam 15 gün sonra kapının önüne konabiliyor. Yolu açık olsun. Bu süreçte tercih edilecek teknik adamın, camiayı tanıyan, baskıyı yönetebilen bir isim olması büyük önem taşıyor. Fenerbahçe'yi ayağa kaldıracak olan şey, tek bir isim değil; ortak akıldır. Fenerbahçe, önümüzdeki yılı, kuruluşunun 120. yılını, VEFA SEZONU ilan etmelidir. Bu vefa, küskünleri barıştırır, dağınıklığı toparlar, ortak hedefi güçlendirir. Fenerbahçe eğer yeniden ayağa kalkacaksa, bunu tek bir başkanla değil; ortak akılla, vefayla ve cesaretle yapacaktır.

29 Nisan 2026 00:00

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Köşe Yazarı

Derbi Kapıda… Tarafsızlık Çoktan Kapı Dışarı

Karşılaşmayı Yasin Kol yönetecek. Fenerbahçe jet hızıyla karşılık verdi. Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran ve Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu da oradaydı. Derbinin stresini yönetecek hakem yok ülkede. Yasin Kol, Beşiktaş maçında 50 metreden penaltı çaldı Fenerbahçe lehine. İlk yarıda Kadıköy'deki derbi öncesi, Fenerbahçe Rizespor'u, 2-0 geriye düştüğü maçta 5-2 mağlup etmişti. Türk sporu için, Büyük Galatasaray için, şampiyon Cimbom için, Türkiye Milli Takımı için hep beraber çalışmaya devam edeceğiz." sözleri, ister istemez Fenerbahçelileri kızdırdı. Törene katılanları ise mest etti. Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar dahil, herkes ayakta alkışladı Spor Bakanı'nı. Bakan olduğunu bilmeyen biri Bak'ın coşkusunu görse, sıkı bir Galatasaraylı diye düşünür. Oysaki Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TRT Spor'da katıldığı programda Fenerbahçe'yi tuttuğunu söylemişti. Bak, "Fenerbahçeliyim ama semtimizin takımı Kasımpaşa'yı da destekliyorum. Rizeli olduğum için Rizespor'a da sevgimiz var." şeklinde konuşmuştu. Her yiğidin gönlünde bir Aslan yatar sözünün ete kemiğe büründüğüne şahit olduk dün. Oysa ki o o mevkideki insanlar, bu tür konularda nötr olmak zorunda. En somut ve hızlı tepki Fenerbahçeli Milli futbolcu İsmail Yüksek'ten geldi. Fenerbahçe'nin milli yıldız, açıklamaların ardından Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ı Instagram'dan takip etmeyi bıraktı. EuroLeague Kadınlar finalinde Galatasaray ve Fenerbahçe eşleştiğinde, TRT büyük bir skandala imza atmıştı. TRT Spor haberi altyazısında, "Temsilcimiz Galatasaray Çağdaş Faktoring, FIBA Avrupa Kadınlar Ligi yarı finalinde, İspanya'nın Casademont Zaragoza takımını 63-56 yenerek, finalde Fenerbahçe Opet'in rakibi oldu" ifadeleriyle duyurmuştu. Ezeli rakibini mağlup eden Fenerbahçe, hem 12 yıl önceki finalin rövanşını almış, hem de 3. Avrupa şampiyonluğunu ilan etmişti. Artık'Maalesef Aziz' imiz de oldu. Spor Bakanı'nın tutumuna bakınca, TRT'ye ve çalışanlarına kızamıyor insan.

24 Nisan 2026 00:00

Köşe Yazarı

12 Yıllık Sızı, 3. Kupada Dindi

Türk kadın basketbolunun zirvesinde artık tartışmasız bir gerçek var: Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı. 2023 yılında, Cumhuriyet'in 100. yılına yakışır bir gecede, bir final sahnesi kuruldu. Skor tabelası yine acımasızdı: 106-73. Kadınlar EuroLeague'de 100 sayı barajının aşıldığı ilk final olarak tarihe geçti. 2013… İlk final, rakip: Yekaterinburg. 2017… Dinamo Kursk karşısında bir başka kırılma. Her final bir yara bıraktı. Son 4 sezonda 3 EuroLeague şampiyonluğu. KUPALARLA YAZILAN SEZON Sezonun bilançosu ise başlı başına bir destan: - Cumhurbaşkanlığı Kupası (14. kez) - Lig şampiyonluğu (namağlup, üst üste 8. toplam 20.) - Ve EuroLeague zaferi… (3. kez) Dört kulvar, dört kupa. Cuma gecesi Rizespor karşısında yaşanan hayal kırıklığının hemen ardından gelen bu zafer, kırılmış bir ruhu onaran, sarsılmış bir kalbi yeniden ayağa kaldıran bir teselli oldu. Ve o ruhun adı: FENERBAHÇE.

20 Nisan 2026 00:00

Köşe Yazarı

11 Yılın Ardından 4 Nisan Saldırısı: Faili Meçhul, Sorular Cevapsız

- 4 Nisan 2015'te Fenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı saldırının üzerinden tam 11 yıl geçti. - 4 Nisan'daki saldırı, sadece bir takımı değil, doğrudan toplumun sinir uçlarını hedef alan bir kırılma anıydı. Fenerbahçe 3 Temmuz sürecinde ağır yara alsa da UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final görmüş, 3 yıl sonra da lig tarihinin en erken şampiyonluklarından birine imza atmıştı. Ancak 4 Nisan'da yaşanan silahlı saldırı sonrası işler tersine gitti. Saldırı, yıllardır her 4 Nisan'da gündeme gelse de faili ya da failleri, daha da önemlisi saldırının arkasındaki sis perdesi bir türlü aydınlatılamadı. 2014-2015 sezonu; Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray arasında şampiyonluk yarışının amansız mücadelesine sahne oluyordu. Fenerbahçe kümede kalma mücadelesi veren Rizesporu deplasmanında 5-1 mağlup etmiş, haftayı 56 puanla Lider Galatasaray'ın 2 puan gerisinde 2. sırada tamamlamıştı. Beşiktaş ise 55. puanla 3. sırada yer alıyordu. Kafileyi taşıyan otobüse, stattan ayrıldıktan yaklaşık 25 dakika sonra saat 22.15'te, Trabzon'a 35 kilometre uzaklıkta silahlı saldırı gerçekleşti. Ta ki otobüsün sürücüsü, 1980 doğumlu Ufuk Kıran'ın, "Vuruldum!" sözleri duyulana kadar. - Polis aracıyla Sürmene Devlet Hastanesi'ne kaldırılan sürücüye yapılan müdahalede, başında av tüfeğinden çıktığı belirtilen 8 MM çapında saçma olduğu tespit edildi. Kıran ilk müdahalesinin ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesine sevk edildi. Fenerbahçe'nin güvenliğinden sorumlu Serdal Kılıç, İstanbul Anadolu Savcılığınca alınan ifadesinde gözden kaçan bir konuya dikkat çekmişti: - İki şüpheli araç konvoyu takip etti. 2 el ateş edildi. Silahın ateşlendiği yer uzmanlar tarafından tespit edildi. Sürmene Cumhuriyet Savcılığı, "Adam öldürmeye teşebbüs" suçundan soruşturma başlattı. Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, 7 Nisan'da 2 kişinin gözaltına alındığını, birinin otobüsü takip ettiğini, diğerinin ise silahı ateşlediğini açıkladı. Suçlamaları reddeden iki şahıs, Sürmene Sulh Ceza Mahkemesi tarafından, 8 Nisan akşamı, "Somut delillere dayalı, kuvvetli suç şüphesi bulunmadığı" gerekçesi ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yakınları, Emre A. ve Nihat S.'yi omuzlara alırken, "Sürmene'yi suçlu gösterdi" diye Vali'ye tepki gösterdi. Savcılık 8 Şubat 2021 tarihinde verdiği daimi arama kararında zaman aşımını 30 yıl olarak belirtti. Davanın zaman aşımı süresi 4 Nisan 2045'te dolacak. Şüpheli ya da şüpheliler için, her bir müşteki için tasarlayarak birden fazla kişiyi öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 82/1 maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis istense de suçun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle TCK 35. Maddesine göre bu cezanın 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılacağı belirtildi. TCK 151. Maddesine göre 3 yıla kadar hapis isteneceği kararda yer aldı. Türkiye'nin karanlık sürece sokulmak istendiği bu saldırıdan 4 gün önce, yani 31 Mart 2015'te üç önemli olay birden yaşandı. 1 – 31 Mart 2015'te savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit edildi. - Dönemin Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Hayrettin Akçil ve Sürmene Cumhuriyet Savcısı N.S., görev süreleri dolmadan tayin edildi. Sürmene Cumhuriyet Savcısı N.S. ise 8 ay görev yaptığı Sürmene'den Urfa'nın Suruç ilçesine sürgün edildi. Olaydan sadece 30 dakika sonra O.B. isimli bir sosyal medya kullanıcısının, " Ulan şoföre sıkacağınıza Emre'ye Volkan'a sıksaydınız ya." içerikli bir mesajı üzerine polis ekipleri şahsı gözaltına aldı. Yaklaşık 15 ay sonra meydana gelen 15 Temmuz darbe girişiminde, Fenerbahçe otobüsüne yapılan saldırı soruşturmasını yürüten adli ve kovuşturma ayağındaki kamu görevlilerinin büyük bir bölümü, terör örgütü üyesi suçlamasıyla ya tutuklandı ya da meslekten ihraç edildi. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma, ilerleyen yıllarda "kovuşturmaya yer yok" kararıyla kapatılmıştır. Olayın arkasındaki sis perdesinin aralanması, 3 Temmuz 2011 sürecinde yapılmak istenenlerin daha net anlaşılması açısından büyük önem taşımaktadır.

04 Nisan 2026 00:00

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha