
Gizem ve Gülay'ın dijital dünyayla mücadelesi bitmiyor. Bu hafta gündemlerinde 7 yaşındaki Lorin'in kendi kendine YouTube kanalı açması var. Yazarlarımız katıldıkları basın toplantısından notlar paylaştılar ve YouTube Sağlık Direktörü Garth Graham'in söylediklerini konuştular. Gizem: Gülay, bir şey itiraf edeceğim. Lorin 5 yaşındayken "YouTube kanalım olsun" demeye başlamıştı. Gülay: O yüzden ben artık "Telefonu tamamen yasaklayalım" söylemini çok gerçekçi bulmuyorum. Gülay: Son dönemde dünyanın her yerinde "Çocuk internete girsin ama nasıl daha güvenli girsin" sorusunun yanıtı aranıyor. YouTube Sağlık Direktörü Garth Graham'in söylediği bir cümleyi not almıştım: "Gençleri dijital dünyadan uzak tutmak değil, dijital dünyada korumak bizim için bir zorunluluk." Bence meselenin özeti buydu. Lorin bazen "Sadece bir tane izleyeceğim" diyor. "Odada biri var" diyordu. Gizem: Bunlar sihirli değnek değil elbette ama teknoloji ilk kez "Sana yardım edeceğim" diyormuş gibi... Onun da 4 çocuğu varmış ve çocuklar bisiklet kullanmayı bahçede öğrenirken onlara eşlik ettiğini, ardından evin sokağına kadar yine bir yetişkin gözetiminde sürebildiklerini, daha uzağa gitmelerinin yasak olduğunu, yaşları büyüdükçe okula bisikletle gitmelerine izin verdiklerini söyledi.
Kaynak: Hürriyet
11 Temmuz 2026 07:00
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

'Yapay Zekâ Okuryazarlığı Bir Gelecek Becerisi'
Gizem ve Gülay'ın gündeminde yapay zekâ var. Gizem: Yöney'e göre yakın gelecekte yapay zekâ, eğitimde kişiselleştirilmiş öğrenmenin çok daha büyük bir parçası olacak: "Her çocuğun hızına, ilgi alanına, güçlü ve zorlandığı noktalara göre öğrenme deneyimleri tasarlanabilecek. Ama burada büyük bir eşitsizlik riski var. Yapay zekâyı doğru kullanmayı öğrenen çocuklarla onu hiç tanımayan ya da sadece pasif tüketim aracı olarak kullanan çocuklar arasında ciddi bir fark oluşabilir. Çünkü geleceğin sorunu bilgiye erişememek değil; doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayırabilmek olacak. Yapay zekâyı geç tanıyan ya da yanlış kullanan çocuklarda eleştirel düşünme becerileri zayıflayabilir. Çocuk yapay zekânın her cevabını doğru kabul ederse, muhakemesini geliştirmekte zorlanır. Ebeveynlere önerim: Yapay zekâyı çocuklardan tamamen uzak tutmaya çalışmak yerine, onunla sağlıklı ilişki kurmalarına yardımcı olalım. Nasıl çocuğa bisiklet alıp trafiğe tek başına bırakmıyorsak, yapay zekâyı da rehbersiz şekilde çocuğun önüne koymamalıyız. Yeni dönemin güçlü çocukları, her cevabı bilen çocuklar değil; doğru soruyu sorabilen, aldığı cevabı sorgulayabilen, teknolojiyi üretkenliği için kullanabilen çocuklar olacak. Yapay zekâ okuryazarlığı bir gelecek becerisi." Bu yaşta yapay zekâ bir eğitim aracı değil, birlikte soru sorulan bir sohbet arkadaşı olmalı, önemli olan cevap değil "Bu doğru mu, başka yerden de bakalım mı" diye sormak. Google Quick Draw: Çocuk çiziyor, yapay zekâ 20 saniye içinde ne çizdiğini tahmin etmeye çalışıyor. 6 yaş ve üstü için ideal. ChatKids: Çocuklar için tasarlanmış, COPPA uyumlu (çocuk gizliliği yasasına uygun) bir yapay zekâ sohbet uygulaması. 30'dan fazla konuya (bilim, sanat, matematik...) özel rehberli chatbot. 8-10 yaşta gelişen metakognitif beceriler yapay zekâ eğitimi için altın bir pencere açıyor. Bu yaş grubu için en kapsamlı ve en güvenilir yapay zekâ eğitim platformu olarak değerlendiriliyor. Google AI Quests: Google'ın yapay zekâ okuryazarlığı platformu. Şubat 2026 itibariyle Türkçeye çevrildi. Scratch+AI Extensions: MIT'nin geliştirdiği blok tabanlı kodlama platformu. 12 yaş ve sonrasında yapay zekâ artık çocuğun yerine düşünmemeli, onunla birlikte düşünmeli. 10-17 yaş arası bire bir çevrimiçi yapay zekâ eğitimi. 4 hafta sürüyor.
04 Temmuz 2026 07:00

Güzel Hikâyelerle Dolu Bir Yaz Tatili Başlasın
Okullar kapanırken Gizem ve Gülay'ın gündeminde çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırma konusu var. Yayınevlerinin çocuk editörlerinden hem fikir aldılar hem de onların verdiği önerilerle geniş bir okuma listesi hazırladılar. Bazıları seri olan bu kitaplar küçüklerin kitaplığını ve hayallerini zenginleştirecek... Şimdi 2 aylık uzun yaz tatili var. 2 yaşından itibaren Lorin'e kitap okumaya başladım. Yılın başında 40 kitap aldık, yaz listemiz hazır. 'Her gün 1 kitap' meydan okumasıyla motive etmeyi düşünüyorum kendisini. Gülay: "2 yaşından da erken, hatta anne karnında kitapla tanıştırabiliriz çocukları" diyor Yapı Kredi Yayınları Doğan Kardeş Dizisi Yayın Yönetmeni Hazel Bilgen. Önerileri de ufuk açıcı. Ayrıca kitaplar, yatılı okullar, sevgi evleri, çocuk ve gençlik kapalı cezaevleriyle çocuk eğitimevlerine de gönderiliyor. ◊ 3-6 yaş grubuna Mahir Ünsal Eriş'in çevirdiği, Crockett Johnson'ın yazdığı Harold serisini (Can Yayınları) listenize alın. ◊ 6-8 yaş grubuna Büyülü Fener Yayınları'ndan Avni serisini tavsiye ederim. 'Sakın Büyüme!', Roald Dahl'dan esinlenerek (Can Çocuk) Yaz mevsimi büyümemenin en güzel zamanı. Ulaşımı zor yerlerdeki insanlara kitap götürür. Aynı sitenin çocukları. Fü Dünyası'nda herkes evinde, herkes ekran başında. Terra, 11'inci yaş gününde, anneannesinin ona bıraktığı bir mesajı bulur ve macera başlar.... Çocukların ne kadar güçlü olduğunu, aynı zamanda ne kadar korunmaya ihtiyaç duyduklarını anlatan sıcak bir hikâye. Çocuklar bilimsel metodu yaşamdan örneklerle açıklayan bu kitabı okurken eğlenecek ve yeni şeyler öğrenecekler.
27 Haziran 2026 07:00

Onun İhtiyacı, İlgili Bir Baba
Gizem ve Gülay bu hafta baba-çocuk ilişkisinin önemini ve birlikte geçirilen zamanın neden çok değerli olduğunu konuştu. Gizem: Gülaycım yarın Babalar Günü. Sizin evde özenle kutlanıyordur bu gün. Gizem: Türkiye'de çocuk bakımına katılımda babaların notu maalesef hâlâ düşük. Birlikte bir çocuk getiriyorsun dünyaya. Araştırmalara göre ilgili babalık modelinin çocuk gelişimine birçok faydası var. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) yıllardır bu durumu tersine çevirmek için araştırmalar yapıyor, 'ilgili babalık' modeli için eğitimler veriyor. Şu anda masada Boyner Vakfı, UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu), Maya Vakfı, Suna'nın Kızları var ve dolayısıyla sahadaki işbirlikleri epey güçlü olacak. Gizem: UNICEF desteğiyle farklı illerde kurulan 18 merkez ve 16 mobil ekip, uzman sivil toplum kuruluşlarıyla çalışarak binlerce ebeveyn, bakımveren ve çocuğa ulaşacak. Ailelere ebeveynlik becerileri, çocuk gelişimi, akran zorbalığının önlenmesi, dijital güvenlik ve çocuk koruma konularında danışmanlık ve rehberlik desteği sağlanacak. Tüm babaların Babalar Günü kutlu olsun.
20 Haziran 2026 07:00

'Amaç Çocukların Evde Tek Başına Ekran Karşısında Vakit Öldürmesini Engellemek'
Küçüklerin sıkılmadan oyalanacakları, büyüklerin de ilgi alanlarına göre gelişimlerine katkı sağlayacak yaz okulu arayışına giren Gizem ve Gülay seçenekleri masaya yatırdı. Gizem: Gülaycığım, Lorin çok mutlu, okulun kapanmasına çok az bir vakit kaldı. Gülay: Klasik çalışan ebeveyn sorunu. Gizem: Ah bir bilsem! Ben de yaz okullarına bakmaya başladım Gülay. Olmasaydı biz de yaz okulu arayışına girerdik mutlaka. Bu arada Lorin "Yazın da sabahları kalkıp gitmek istemiyorum" diyor. Gizem: İki ay boyunca değil ama haftalık kayıt alan yaz okulları var, onlara bakıyorum. Herkese de esnek tarihlerde kayıt alan okulları öneririm. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yaz döneminde jimnastikten buz patenine 13 farklı branşta verilecek Yaz Spor Okulları için kayıtlar başladı. 20 Haziran'da açılacak, 11 farklı tesiste 2 Eylül'e kadar iki dönem şeklinde hizmet verecek. İlçe belediyelerinin de daha küçük kontenjanlarda yaz okulları oluyor. Gülay: Liseli gençler için de böyle seçenekler var. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından her yıl düzenlenen Yaz Gençlik Kampları başvuruları şu anda sürüyor. 12-15 yaş için ikişer haftalık deniz, 16 yaşından büyükler için de orman kampları var. Biraz daha yüksek ücretli ama yine güzel bir seçenek olarak Sabancı Üniversitesi'nin lise yaz okulunu da öneririm.
13 Haziran 2026 07:00

Nevruz'un Özgür Ruhlu Kadınları
Çanakkale'deki Yenice'ye bağlı Nevruz Köyü'nde pandemi döneminde kurulan kadın kooperatifi ürettikleriyle dünyaya ulaşıyor. 'Nevruz bezi'ni dokuyan kadınların emeği onlara 'özgürlük' olarak dönüyor. Bu biber aynı zamanda bir kadın kooperatifinin de simgesi; Nevruz Köyü Kadınları'nın. Taşımalı eğitim başlayınca boş kalan ilköğretim okulu binasında buluşan 15 kadın bu kooperatifin tohumlarını atmış. Artık -de'yi, -da'yı ayrı mı bitişik mi yazacaklarını bilen Nevruz Köyü Kadınları "Zaten özgürdük ama şimdi kendi ürettiklerimizle kazanıyoruz, kendimizi daha özgür hissediyoruz" diyorlar. Bu arada ikinci önemli dönüm noktaları da Fırat Neziroğlu'yla tanışmaları ve unutulmuş 'Nevruz bezi'ni dokumaya başlamaları. Kadınların her biri tasarımcı olmuş. '4 Anlaşma: Kişisel algılama/Varsayımda bulunma/Elinden gelenin en iyisini yap/ Sözün gücüne inan, güzel söz söyle.'
07 Haziran 2026 07:00

Sulu Sulu Ve Bol Baharatlı…
Göğüs eti, pişirmesi pratik ve fiyatı uygun tavuk parçalarından. Bu nedenle tavuk göğsünü de iyi hazırlarsak daha leziz sonuçlar elde edebiliriz. Tavuk marinasyonu hazırlarken yoğurt kullanın. Yoğurttaki laktik asit sayesinde tavuk daha sulu hale geliyor. Böylece porsiyonlamak ve servis de daha kolay oluyor. Marinasyondan çıkan tavuk göğüslerini tava ya da fırında pişirebilirsiniz. Biraz daha 'şımarık' bir lezzet için 2-3 yemek kaşığı una baharat çeşitleri ekliyorum, başka bir kapta 2 yumurtayla biraz sodayı çırpıyorum, diğer bir kaba da bolca galeta unu-panko karışımı koyuyorum. 1 bütün tavuk göğsü için hazırlayacağınız 'banyo suyu' tarifi şu: 4 su bardağı su, 1/4 su bardağı tuz, 2 yemek kaşığı şeker, 10 tane bütün karabiber, 3 diş ezilmiş sarımsak ve 1/2 limonun kabuğu. Ardından içine buz atarak soğutun ve tavuk göğsünü içinde 1 saat kadar bekletin. Ve bu iki yöntemin dışında bir bonus bilgiyi de paylaşayım, tavuk göğsünü en kolay yumuşatacak ve sulu pişmesini sağlayacak şey mayonez... Çok bilinen bir yöntem değil ancak mayonez ve baharat çeşitleriyle yapacağınız bir marinasyon bugüne kadar yediğiniz en leziz; dışı en çıtır ve içi en sulu tavuk göğsü olacaktır. ◊ Tavuk göğsünü önce ortadan 2'ye, ardından her bir parçayı yatay olarak el büyüklüğünde 3 dilim şeklinde kesin. Minimum 30 dakika da yeterli.
06 Haziran 2026 07:00


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

'Son Günlerde Çocuklarınızla Sınav Hakkında Pek Fazla Konuşmayın'
Yazarlarımızın gündeminde Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav var. Benimkini görsen, "Keşke onlarla yaşıt olsam, benim hiç sınavım yok" diyor. Birkaç seneye kadar tüm gündemi LGS olacak, haberi yok. Gizem: Ben üniversiteye kadar hiç sınav stresi yaşamadım Gülay. Hayata geç kalmadıklarını, 2-3 senenin zannettikleri gibi bir kayıp olmadığını anlattım ama pek anladıklarını sanmıyorum. Gülay: Bilge bittikten sonra bir süre sınav hakkında konuşmadı. İki sene geçti, hâlâ "O günleri hatırlatmayın" diyor. Çünkü 13 yaşındaki çocuğun psikolojisi bu stresi kaldıramıyor. Sabah 9.30'da girip 1 saat 15 dakika sonra çıkıyorlar. Bilge'den çok, bana travma oldu. Daha profesyonel önerileri ve sınav sonrası yaşanabilecekler karşısında neler yapabileceğini Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi'nden psikiyatri uzmanı Dr. Uğur Karabağ'a sordum. Dr. Uğur Karabağ, psikiyatri uzmanı ◊ LGS yaklaşırken yalnızca çocukların değil, ailelerin de kaygılanması oldukça anlaşılır bir durumdur. "Az kaldı, böyle giderse olmaz", "Bizi mahcup etme" ya da "Biraz daha çalış" gibi cümleler çoğu zaman motivasyonu değil, kaygıyı artırır. ◊ LGS bir çocuğun zekâsını, kişiliğini ya da gelecekteki yaşam başarısını ölçen bir sınav değildir. ◊ Sınav sonucu üzerinde yalnızca bilgi düzeyi etkili değildir. En uygun şartlar sağlandığında bile sonuç her zaman beklendiği gibi olmayabilir. Çocuğun gösterdiği emek görülmeli ve takdir edilmelidir. ◊ Sonuçlar açıklandığında ailelerin vermesi gereken temel mesaj şudur: "Seni puanın için değil, gösterdiğin emek için takdir ediyoruz. Sonuç ne olursa olsun sen bizim için değerlisin." ◊ Çocukların özgüvenini güçlendiren şey kusursuz sonuçlar değil; emeklerinin görüldüğünü, hata yaptıklarında da sevildiklerini ve değerlerinin puanlardan ibaret olmadığını hissedebilmeleridir. ◊ Belki de çocuklarımıza verebileceğimiz en önemli hayat derslerinden biri budur: "Sonuçlar her zaman istediğimiz gibi olmayabilir; ancak emek vermenin, sorumluluk almanın ve yeniden ayağa kalkabilmenin değeri, çoğu zaman sonuçlardan daha kalıcıdır."
06 Haziran 2026 07:00


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Kavurma Mı Mangal Mı Yapacaksınız?
Önümüzdeki hafta Kurban Bayramı vesilesiyle kurulan büyük sofralarda kavurmalar yenecek, mangal için planlar yapılacak ve en çok tartışılacak konu yine "Bu et nasıl yumuşatılır" olacak... Bazı yörelerdeyse kavurma yerine hemen mangal ateşleniyor ve bayramın ilk yemeği közde pişmiş et oluyor. ◊ Marinasyon sosu asit, yağ ve baharat (aroma vericiler) çeşitleriyle hazırlanır. Kırmızı et marinasyonunda genellikle yağ kullanılmaz; ancak siz yine de biraz zeytinyağı kullanın. Genel kural 1 kilo et için 1 su bardağı marinasyon sosu kullanılır. Kırmızı et için ideal süre 2-4 saattir. ◊ Eti mutfak tezgâhında değil, buzdolabında marine edin. ◊ Eti marinasyon sosundan çıkarınca süzün ve iyi kızarması için kâğıt havluyla kurulayın. Hazırladığınız karışımı etin üzerine dökün ve ağzını kapatarak buzdolabında 1 saat bekletin. ◊ Etler hariç bütün marinasyon malzemesini çırpın. Marinasyon için: ◊ Marinasyon malzemelerini baharat çeşitleri hariç blendırda iyice parçalayın. Elde ettiğiniz sıvıya dilediğiniz baharatı ekleyin. 30 dakika yeterli, hemen alıp ya mangalda ya dökme demir tavada ızgara yapın.
23 Mayıs 2026 07:00

Tiyatrosu Ve Kütüphanesiyle Güneydoğu'da Bir Kültür Merkezi
Kadim Şehirler Turizm Rotası'nın tanıtımı için gittiğimiz Batman'da dünyada 'en iyi' 32 kütüphane arasına giren Şehit Şenay Aybüke Yalçın İl Halk Kütüphanesi'ni de ziyaret ettik. Devlet Tiyatroları'nın 66'ncı sahnesi olarak hizmete açılan Batman Devlet Tiyatroları Sahnesi'nde ilk oyun Diyarbakır Devlet Tiyatrosu yapımı 'Büyülü Ağaç' oldu. Uluslararası bu ödülün yanı sıra TÜİK verilerine göre de 1,5 milyondan fazla kez ziyaret edilen kütüphane, Türkiye'nin en faal ilk üç kütüphanesi arasında. 3-6 yaş grubu çocuklar etkinliklere çok ilgi gösterince yepyeni bir konseptle Bebek ve Çocuk Kütüphanesi inşa edilmiş. 0'dan 14 yaşa kadar tüm bebek ve çocukların kitaplara erişebildiği ve eğitimlere katıldığı kütüphanenin emzirme ve dinlenme odalarından kum havuzlarına çocukların gelişimine katkı sunacak tam donanımlı bir merkez olmasına özel gösterilmiş.
23 Mayıs 2026 07:00

'Unutmayalım Ki Önlemek, Müdahaleden Daha Güçlüdür'
Bugüne kadar sadece filmlerde tanık olduğumuz 'silahlı okul saldırısı' nasıl gerçek oldu, neden arka arkaya yaşandı derken önceki gün Ankara, Sincan'daki bir okulda 5'inci sınıf öğrencisinin okula silah götürdüğü haberi endişelerimizi daha da artırdı. Bu konuyu çocuğumuzla konuşmamız gerektiğini söyleyen Gizem Alav Şapçı "Onun güvenlik ihtiyacına yönelmek için, alınan önlemleri ve güvenliğe katkı sunan kişileri görünür kılmak, gün içinde kendi güvenliğini desteklemek için neler yapabileceği üzerine sohbet etmek yardımcı olacaktır" diyor. Dolayısıyla okul saldırıları hakkında uzun yıllara dayanan bir bilgi birikimi var. Kendisine bu olay özelinde "Eğer Kahramanmaraş'taki okulda bir sosyal hizmet uzmanı olsaydı durum farklı olur muydu" diye sorduk, şu cevabı aldık: "Okul saldırıları ülkemizde nadir görülse de tamamen yabancı ya da imkânsız değildir; bu nedenle meseleyi tekil bir olay üzerinden değil, önleyici bir bakış açısıyla değerlendirmek gerekir. Varsayımsal olarak bir okulda aktif biçimde çalışan bir okul sosyal hizmet uzmanı olsaydı, en önemli farkı 'erken risk tespiti' aşamasında yaratabilirdi. Sosyal hizmet uzmanı öğrencilerin yalnızca akademik durumuna değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerine, aile ortamına, ruh sağlığına ve olası travmatik yaşantılarına bütüncül bir çerçevede bakar; böylece sosyal izolasyon, duygusal sorunlar ya da davranışsal değişimler gibi risk sinyallerini erken fark edebilir. Bu tür ağır şiddet davranışlarının çoğu zaman ani değil, bir süreç içinde geliştiği düşünüldüğünde, erken farkındalık kritik bir rol oynar." Özkan farklı ülkelerden örnekler de veriyor: "1906'da New York'un Rochester kasabasında aslında yoksullukla baş etmek ve toplum refahını artırmak amacıyla 'Visiting Teacher' (Ziyaretçi Öğretmen) adı altında okul sosyal hizmet uygulaması başlatılmış. Şimdi ABD'de hem tam zamanlı hem yarı zamanlı hem de proje bazında eyaletlere göre farklılaşan istihdam şekilleriyle okullarda sosyal hizmet uzmanı çalışıyor. 10 yılı aşkın bir süredir Çin'de de uygulanıyor. Farklı gelişmişlik düzeylerine sahip en az 43 ülkede okul sosyal hizmet uzmanı var. Türkiye'deyse çok sayıda sosyal hizmet uzmanı yetiştiren üniversite var ama okullarda görev yapan yok denecek kadar az. Okul sosyal hizmet uzmanının rehber öğretmenden en önemli farkı sosyal inceleme raporlarıyla bir çocuğun aile yanında kalması ya da devlet korunmasına alınması gibi çok kritik konularda adalet sistemini yönlendirebilmeleri." ◊Uzm. Dr. Berna Aygün-Memorial Şişli Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı (Çocuk Psikiyatrisi) Bölümü ◊Prof. Dr. Burak Doğangün-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi çocuk ve ergen psikiyatristi ◊Prof. Hatta artık ataerkil, anaerkil değil 'çocukerkil' bir toplum olduğumuzu konuşuyoruz. Prof. Dr. Doğangün tam da bu noktadan ele alıyor konuyu: "Bütüncül bakıldığında her şeyiyle çocukerkil düzene geçiş, anne-babaların çocukken yapamadıklarını şimdi kendi çocukları üzerinden gerçekleştirme arzusu çok mekanik bir ilişkiye yol açıyor. Oysa çocukların asıl ihtiyaç duyduğu duygusal etkileşim. Modern dünyada yoğun çalışma temposu aslında çocuğun tüm ihtiyaçlarını karşılıyor gibi görülse de temelde ihtiyacı olan duygulardan mahrum kalmasına sebep oluyor. Çocuk da 'görülmek' için zaman zaman patolojiye ya da yan yollara, şiddete, agresyona sapabiliyor. Modern dünyada yaşama devam edebilmek ve ayakta kalabilmek için anne-babaların iş hayatından gelen ve çocukların dünyasına yansıyan hırslı ve rekabetçi yapıları var. Yoğun tempodan dolayı sadece duygusal değil, çoğu zaman çocuklarını fiziksel olarak da göremiyorlar. Hiçbir ekranın açık olmadan sofrada ailece yemek yendiği, gerçekten kulaklar açık bir şekilde çocukların dinlendiği, duygusal ihtiyaçlarının görüldüğü ortamlar yaratılamıyor. Anne-babanın telefonu çalıyor, patron arıyor, bir arkadaşı mesaj atıyor derken bahsettiğim ortam kurulamıyor. Herkes her an 'ulaşılabilir' ama bir o kadar da 'kayıp'. Bu da ikili ilişkideki duygu kalitesinin azalmasına sebep oluyor. Çocukların ve ergenlerin, duygu ve sıkıntılarını ailesiyle paylaşabileceğine dair inancı olması gerekir temelde. Bununla ilgili problem olduğunda çocuk aileyle paylaşıma yaklaşmıyor." 'Taklit etkisi!' Görme-görülme meselesinde kritik uyarıyı klinik psikolog Erol yapıyor: "Medya istemeden de olsa bu kişiyi görünür hale getiriyor. Oysa bu tür eylemlerde bazı kırılgan gençler için en temel motivasyonlardan biri görülme, duyulma ve etkili olma arzusudur. Failin detaylı şekilde işlenmesi, nasıl yaptığına, ne yaşadığına ve nasıl gündem olduğuna odaklanılması, benzer duygusal süreçlerden geçen gençler için bir tür model oluşturabilir; yani 'Ben de böyle görünür olabilirim' düşüncesini tetikleyebilir. Bu durum literatürde 'taklit/bulaşma etkisi' olarak tanımlanır ve özellikle hassas dönemlerde risk oluşturur." 'Narsistik incinme, utanç ve öfke döngüsüne dikkat!' Klinik psikolog İpek Erol bütün ergenlerin duygularını yoğun yaşadığını söylüyor, öfke de bu duygulardan biri ancak her öfkeli ergen saldırgan olmuyor: "Dürtü kontrolündeki zayıflık, kimlik karmaşası, akran grubu içinde kabul görme ihtiyacı ve öfkeyi yönetememe, bazı gençlerde saldırgan davranış riskini artırabiliyor. Her öfkeli, her içekapanık ya da her kimlik krizi yaşayan genç şiddete yönelmez; risk, çoğunlukla bireysel kırılganlıklarla aile, okul ve çevre koşullarının birleştiği noktada yükselir. Yalnızlık, değersizlik hissi, sürekli karşılaştırılma, başarısızlık korkusu, dışlanma, gelecek kaygısı ve anlam kaybı gençlerin en sık yaşadığı duygular arasında. Dijital kültür bu yükü bazen hafifletmiyor, tam tersine görünür olma baskısıyla artırıyor. Genç hem çok görünür olmak istiyor hem de gerçek ilişkilerde çok yalnız hissedebiliyor. Bu da özellikle narsistik incinme, utanç ve öfke döngüsünü güçlendirebiliyor. Aileler çocukla sadece kural konuşmamalı; utancı, öfkeyi, reddedilmeyi ve hayal kırıklığını nasıl yaşadığını da konuşmalı." Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçen cuma günü, okullarda alınacak güvenlik tedbirlerini açıkladı. Okullarda dedektör ve X-Ray cihazları dahil önlem alınarak güvenlik en üst noktaya çıkarılacak. ◊Psikososyal destek mekanizmaları daha da güçlendirilecek, 23 ilde pilot olarak yürütülmeye devam eden 'Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik' projesi genişletilerek tüm ülkeye yayılacak. "Okul başarısında ani düşüş, okula yabancılaşma, yoğun öfke patlamaları, tehditkâr konuşmalar, silahlara aşırı ilgi, şiddeti romantize eden paylaşımlar, kendine ya da başkasına zarar verme imaları, belirgin sosyal çekilme, ağır bir aşağılanma ya da reddedilme sonrası davranış değişimini dikkatle izleyin" diyen klinik psikolog İpek Erol aileler için şunun altını çiziyor: "Özellikle 'Beni görecekler', 'Hesabını soracağım', 'Artık dayanmayacağım' gibi cümleler küçümsenmemeli." ◊Ergenle iletişim ergenlikte değil, bebeklikte başlıyor. Ergenlik o döneme kadar ilişkiye yapılan yatırımın sonuçlarını ortaya koyuyor. ◊Ergen her şeyden çok görülmek, duyulmak ve anlaşılmak istiyor. Aynı sofrada oturmak, arabada 5-10 dakika da olsa birlikte yol yapmak, yatmadan önce günümüze dair biraz sohbet etmek ilişki kumbaramızı ufak ufak dolduruyor. Ve güvenlik soyut bir kavram değildir. "Bilmiyorum ama yanındayım" diyebilmek önemli bir destek sunar. ◊Bir diğer kritik nokta şu: Çocuğu sakinleştirebilmek için önce yetişkinin kendi duygusal dengesini koruması gerekir.
26 Nisan 2026 07:00

Kuzugöbeği Mevsimi Açıldı! Baharın En Aromatik, En Nadide Tadı
Türkiye'nin zengin biyolojik çeşitliliği içinde önemli bir yere sahip olan kuzugöbeği mantarı antik Yunan ve Antik Roma'da saraylara layık bir yemek olmuş. 200 metrenin üzerindeki tüm orman alanlarında rastlanan, kıymetli bir mantar. En az 80 derecede 5 ila 10 dakika pişirilmeli. Kuzugöbeği çok çabuk pişer. Tereyağında yüksek ateşte sotelemek yeterlidir, 5-6 dakika içinde hazır olur. 4-5 yıldır Antalya'da da bu yönde çalışmalar yapılıyordu. Bu yıl ilk kez ziraat mühendisi Ömer Şahin, Antalya'daki tohum laboratuvarında ürettirdiği tohumlarla 4 ayrı serada yaptığı deneme ekimlerinden 650 kilo ürün elde edip sattı. ◊ Kuzugöbeği mantarlarını temizleyip 1-2 santim kalınlığında dilimleyin. ◊ Geniş bir tavaya 2 santim yüksekliğinde su doldurun; 1/4 çay kaşığı tuz ve 1-2 parça taze sarımsak katıp kaynatın. Çatal rahat batacak kadar, yaklaşık 3 dakika pişirin. 1/2 çay kaşığı tuz ve kekiği serpin, 3-5 dakika orta-yüksek ateşte pişirin. ◊ Mantarlar pişerken kuşkonmazı 2,5 santimlik çapraz parçalar halinde kesin. Sarımsak, soğan ve kuzugöbeğini ekleyin; soğanlar yumuşayıp şeffaf hale gelene kadar yaklaşık 5 dakika sık sık karıştırarak pişirin. ◊ İçine unu ekleyip karıştırın; 1-2 dakika pişirin. ◊ Su ve kremayı ekleyin; kısık ateşte kaynatın ve 5 dakika pişirin. ◊ Kısık ateşte 10-15 dakika pişirin. Önce enginarları ekleyin, 5 dakika çevirin. Mantarı da ekleyin ve bir 5 dakika daha kavurun. Kaynadıktan sonra 15 dakika pişirin.
04 Nisan 2026 07:00

Çocuklar Çişini Neden Tutar?
Gülay: Tutardı Gizem, sorma. İlerleyen yaşlara kadar da devam ediyor. Gizem: Hadi ya! Bu iş bizde önce evde başladı, sonra yuvada tutmaya ve altına kaçırmalara kadar devam etti. En sık kullandığım cümle "Hadi Lorin", ikincisi de "Tuvalete git kızım". Bir de "Yok tuvaletim" diye ısrar etmiyor mu, vallahi ne yapacağımı şaşırıyorum. Hiç temiz olup olmamasıyla ilgili değil, hobi (!) olarak tuvalete gitmiyor. Gülay: Geçti gitti ama arada bir de 'her yerde tuvalete gitme' dönemi yaşadık. ◊ Bu davranış çocukların "Ben de buradayım" deme şeklidir. ◊ Ona soru sormayın, seçenek sunun: "Çişin var mı" diye sormayın (Cevap çoğunlukla "Hayır" olacaktır). Bunun yerine "Şimdi mi gidelim, 5 dakika sonra mı" diyerek kontrolü ona verin. ◊ Oyunu durdurun: Tuvalet molasından sonra oyuna kaldığı yerden devam edeceğinin garantisini verin. DEHB'li çocuklara "Oyunu burada durduruyoruz, sen gelince devam edeceğiz" demek kaygıyı azaltır. "Vücudun bazen oyuna daldığında sinyalleri kaçırabilir, bir dahakine daha erken yakalarız" diyerek ona destek olun.
04 Nisan 2026 07:00