×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Yaratıcı İle Kalp Arasındaki Bağ

İnsan, çoğu zaman yaptığı işin kime yönelik olduğunu; kendine mi, insanlara mı yoksa Allah'a mı ait bulunduğunu ayırt edemez. Oysa ihlâs, yapılan amelin yalnızca Allah'a ait olmasıdır. İhlâs, kalbin yalnızca Hakk'a dönmesidir. İnsan, çoğu zaman ameline bakar; fakat Allah, niyete nazar eder. Çünkü hakikî kulluk, insanların bilmesiyle değil, Allah'ın kabul etmesiyle anlam kazanır. İnsan bazen en sessiz iyiliğiyle Allah'a yaklaşır, bazen en gösterişli ibadetiyle kendinden uzaklaşır. İnsan ne kadar görünmek isterse o kadar yorulur; ne kadar Allah için yaşarsa o kadar huzur bulur. Çünkü ihlâs, kalbin Allah ile arasında kurduğu en mahrem bağdır. İnsanların değil, Allah'ın rızasını öncelediğinde. İnsan, amellerini çoğaltarak değil; niyetini arındırarak Allah'a yaklaşır. Ve hakikî kulluk, yalnızca Allah için yaşayabilmektir.

Fazilet Kırmızı

Kaynak: Yeni Asya

06 Mayıs 2026 01:35

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Fazilet Kırmızı

Tevbe Rahmet Ve Nimettir

Kur'ân-ı Kerîm'de tevbe ile ilgili şu ayetler nazarlarımıza verilmektedir: "Şüphesiz Allah, çok tevbe edenleri ve temizlenenleri sever." (Bakara Suresi: 2:222) "Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin ki, belirlenmiş bir süreye kadar sizi güzel bir şekilde yaşatsın ve her fazilet sahibine lütfunu versin." "Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. O, üzerinize gökten bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın." "Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametli, çok sevendir." (Hûd Suresi: 11:90) "Onlar bir kötülük yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlar, günahları için bağışlanma dilerler. Günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Bir de yaptıkları kötülükte bile bile ısrar etmezler." (Âl-i İmrân Suresi: 3:135) "Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük yapıp ardından vakit geçirmeden tevbe edenlerin tevbesidir." (Nisâ Suresi: 4:17) "Kim bir kötülük yapar veya kendisine zulmeder de sonra Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur." "Sonra Rabbin, bilmeyerek kötülük yapıp ardından tevbe eden ve hâllerini düzeltenler için elbette çok bağışlayıcı, çok merhametlidir." "Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler başka. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir." "De ki: Ey kendilerine karşı aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir." "Ey iman edenler! Allah'a samimi (nasûh) bir tevbe ile tevbe edin." "Ey iman edenler! Hep birlikte Allah'a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz." Bu ayetler, tevbenin Allah katındaki değerini, rahmet kapısının daima açık olduğunu ve samimî tevbenin kulun hayatında yeni bir başlangıç olduğunu vurgulamaktadır. Bediüzzaman Hazretleri, Lem'alar adlı eserinde tevbe ile ilgili şu tespiti yapmaktadır: "Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiaze eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, affa müstehak olur."¹ Kulun yanlışlarını idrak ederek günahlarını terk etmek suretiyle ihlâsla tevbe etmesi büyük bir rahmet ve nimettir.

04 Temmuz 2026 00:48

Fazilet Kırmızı

İlâhî Zamanlama

İnsan, zaman kavramıyla sessiz bir mücadele hâldedir. Oysa, insan, dünya sürgünün ne zaman biteceğini dahi bilmemektedir. Zira, insanın her nasibi İlâhî bir zamanlama ile takdir edilir. Zaman eliyle herkese aynı yol çizilemez, aynı yol herkese aynı zaman dairesinde tayin edilmez. İnsan acele ettikçe zamanı suçlar, geciktikçe kendini mahkûm eder. Böylece zaman, İlâhî takdirin değil, nefsin aynasına dönüşür. İnsan "Geç kaldım" dediğinde aslında kime geç kaldığını bilmez; çünkü kime yetiştiğini de çoğu kez idrak edemez. Allah'ın kuluna takdir ettiği zaman herkesle aynı değildir. Geç gelen, çoğu zaman daha derin; erken gelen, çoğu zaman daha ağırdır. Ve belki de asıl olgunluk, "Henüz olmadı" denilen yerde isyan etmek değil, "henüz gerekmedi" diyebilmektir. Zaman, İlâhî terbiyenin görünmez terbiyecisidir. Zaman ona değil, o zamana razı olduğunda. Vakti Allah'a ait bildikçe sakinleşir. İlâhî zamanlama, insanın aceleciliğini değil, acziyetini işaret eder.

05 Şubat 2026 01:36

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha