
Gezi hayaliyle yola çıkan 9 üniversiteli genç kız, Fethiye'de kaldıkları pansiyonda gece yarısı dehşeti yaşadı. Korku dolu anlar güvenlik kameralarına yansıdı, şüpheli tutuklandı. Giresun'da okuyan üniversite öğrencisi 9 genç kız farklı şehirleri görmek üzere bir gezi programı düzenledi. Onay alamayan hoca ve öğrenciler, "gece uyuruz sabah kalkıp gezeriz" diye düşünerek Fethiye'de bulunan Deniz Pansiyon'a yerleştiler. Genç kadınlar uyumak için gece 23.30 gibi odalarına çekildi. B.C. Muğla Fethiye Emniyet Müdürlüğü'ne verdiği ifade de yaşadığı kabusu şu sözlerle anlattı: "Odada bir adam gördüm. İlk anda yanlış gördüğümü düşündüm. Ama gerçekten odadaydı. Çok sessiz hareket ediyor, odanın içinde dolaşıyor ve bizi izliyordu. Yaklaşık beş dakika boyunca korkudan ses çıkaramadım. Bize zarar vereceğini düşündüm. Cesaretimi topladım. Sen kimsin? diye bağırdım. Bunun üzerine şahıs hiçbir şey söylemeden hızla odadan kaçtı. Alkollüydü." İfade veren diğer öğrenciler ise uyurken kendilerine dokunulduğunu hissettiklerini ancak korkudan gözlerini açamadıklarını söylediler. Otel hizmet vermeye devam ederken otel sahibi, "Yaşanan olay münferit" dedi.
Kaynak: Gerçek Gündem
18 Mayıs 2026 07:45
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Dilan Ve Engin Polat'ın Şoförü Can Polat Cinayetinde Daltonlar İddiası: 'Hedefim Engin Polat'tı'
İzmir'in Çeşme ilçesinde Dilan ve Engin Polat'ın şoförlüğünü yapan ve aynı zamanda Engin Polat'ın amcasının oğlu olduğu belirtilen Can Polat, silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Engin Polat, yaklaşık iki yıldır "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütü tarafından tehdit edildiğini, bu konuda daha önce emniyete ifade verdiğini söyledi. Şüpheli Altun, 'Orhan Keleş' adını kullanan bir kişinin talimatıyla 13 Nisan 2026'da Konya'da Ahmet Koçak'a yönelik silahlı saldırıyı gerçekleştirdiğini ve bunun karşılığında 100 bin lira aldığını öne sürdü. Ancak Engin Polat'ın bulunduğu noktaların güvenlik önlemleri nedeniyle eylemi gerçekleştiremediğini savunan şüphelinin, Dilan Polat'ın Çeşme'den yaptığı sosyal medya paylaşımının ardından ilçeye geldiğini ve aldığı yeni talimat doğrultusunda Engin Polat'ın yakını olan Can Polat'ı hedef aldığını söylediği öğrenildi.
03 Haziran 2026 23:30

Ünlü Rapçi Klip Çekmek İsterken Sarıyer'i Yakıyordu
Olay, Mart 2025'te Sarıyer'de meydana geldi. Tanık, "Daha önce bölgede görmediğim kişilerin o saatte binaya girmesinden şüphelendim. Daha sonra mahalleye yabancı olduğunu düşündüğüm bir aracın fotoğrafını çektim. Gece yarısı ise Topçu Karakolu'nda yangın çıktığını fark ederek itfaiyeye haber verdim. Ardından evlerimiz tahliye edildi" dedi. Yapılan incelemeler sonucunda tarihi Topçu Karakolu'nu kullanan kişilerin ünlü rapçi Barış Koçak ve beraberindeki 11 kişi olduğu tespit edildi. Görgü tanıklarının ifadeleri ve güvenlik çalışmaları sonucunda Koçak ile beraberindeki kişiler tespit edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
02 Haziran 2026 07:43

Kara Kış'ı İzlediniz Mi?
Tabii platformunun yeni dizi filmi Kara Kış tam da böyle bir iş. 1939 Erzincan Depremi'nin o tarifsiz yıkımını, dondurucu soğuğunu, çaresizliğini ve insanı insan yapan o büyük vicdan sınavını anlatan bu dizi, sadece konusu nedeniyle değil onu kaleme alan ismin taşıdığı anlam nedeniyle de ayrı bir yerde duruyor. Kara Kış, genç Savcı Yusuf İzzet Akçal'ın büyük deprem sonrasında aldığı tarihi bir kararı merkezine koyuyor. Çünkü burada asıl mesele yalnızca bir kurtarma operasyonu değil; "suçlu" diye nitelediğimiz insanların, felaket anında nasıl birer kurtarıcıya, hatta kahramana dönüşebileceğini öngörebilmekti. Savcı Yusuf İzzet Akçal'ın hikâyesi, bu soruya tek boyutlu bir cevap vermiyor. Prof. Faruk Erem'in, 1939 felaketinden uzun yıllar sonra söylediği "Suçluyu kazıyınız, altından insan çıkacaktır" sözünün doğruluğunu, Kara Kış'ın mahkûmlarından daha iyi ispat edecek başka bir örnek yoktur. Kara Kış'ın izleyiciye düşündürdüğü bir başka soru ise "Adalet, yalnızca yargılamak mıdır; yoksa bazen insanı yeniden anlamak, ona ikinci bir gözle bakabilmek midir?" Belki de bu yüzden Kara Kış sadece bir deprem filmi olmayıp, vicdanın, merhametin ve insanın içindeki iyiliğin hikâyesi oluyor. Dipnot: -Yaptığım araştırmalara göre, fedakâr mahkûmlarıyla birlikte 1939 felaketinde binden fazla canın kurtarılmasına vesile olan Savcı Yusuf İzzet Akçal'ın adının Erzincan'a herhangi bir yerde yaşatılmamış olmasına üzüldüm. -Global bir marka olma amacındaki Tabii'nin, neredeyse tüm yapımlarını 4-5 ayrı dilde alt yazı ve dublajla sunmasına rağmen, Kara Kış gibi dünyada ilgi uyandıracak evrensel konulu bir yapımı sadece Türkçe dilinde vermesini de anlayamadım.
01 Haziran 2026 07:18

Üniversite Öğrencileri Otelde Kabusu Yaşadı
Gezi hayaliyle yola çıkan 9 üniversiteli genç kız, Fethiye'de kaldıkları pansiyonda gece yarısı dehşeti yaşadı. Korku dolu anlar güvenlik kameralarına yansıdı, şüpheli tutuklandı. Giresun'da okuyan üniversite öğrencisi 9 genç kız farklı şehirleri görmek üzere bir gezi programı düzenledi. Onay alamayan hoca ve öğrenciler, "gece uyuruz sabah kalkıp gezeriz" diye düşünerek Fethiye'de bulunan Deniz Pansiyon'a yerleştiler. Genç kadınlar uyumak için gece 23.30 gibi odalarına çekildi. B.C. Muğla Fethiye Emniyet Müdürlüğü'ne verdiği ifade de yaşadığı kabusu şu sözlerle anlattı: "Odada bir adam gördüm. İlk anda yanlış gördüğümü düşündüm. Ama gerçekten odadaydı. Çok sessiz hareket ediyor, odanın içinde dolaşıyor ve bizi izliyordu. Yaklaşık beş dakika boyunca korkudan ses çıkaramadım. Bize zarar vereceğini düşündüm. Cesaretimi topladım. Sen kimsin? diye bağırdım. Bunun üzerine şahıs hiçbir şey söylemeden hızla odadan kaçtı. Alkollüydü." İfade veren diğer öğrenciler ise uyurken kendilerine dokunulduğunu hissettiklerini ancak korkudan gözlerini açamadıklarını söylediler. Otel hizmet vermeye devam ederken otel sahibi, "Yaşanan olay münferit" dedi.
18 Mayıs 2026 09:22

Hsk Tutanağında Rüşvet İddiası: Dosyalar Hep Aynı Mahkemede
Bayğaralar suç örgütü kapsamında tutuklanan Vedat Çelik isimli vatandaş, Hakimler ve Savcılar Kurulu'na tanık sıfatı ile ifade vererek avukatına hakime verilmek üzere ödeme yaptığını ve 18 gün içerisinde tahliye edildiğini açıklamıştı. Ancak soruşturma çerçevesinde alınan yeni ifadeler ve bazı mahkeme kararları "Bu kadar da olmaz" dedirtti. Adana'da yaşayan Murat Çıdık, Salih Polat, Halil Polat, Abdullah Gütmen, Birkan Kökdemir, Turan Kılıç, Cabbar Polat ve Abdülkadir Polat, "Görevi yaptırmama için direnme", "Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama", "Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah ve mermilerin satın alınması taşınması ve bulundurulması", "Ruhsatsız ateşli silahları satın alma" suçlarından gözaltına alındılar. HSK Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişleri tarafından 29 Nisan 2026'da alınan ifadede Mehmet Çelik isimli tanık, kendisinin ve yakınlarının tahliyesi için avukatlar ve aracılar üzerinden yüklü miktarda para verildiğini anlattı. Tanık ifadesinde, aynı dosyada tutuklu Mehmet Bucak'ın da 100 bin dolara, Resul Atik'in ise 50 bin dolara tahliye edildiğini dışarı çıktıktan sonra öğrendiğini söyledi. Tanık Mehmet Çelik, 2024 yılında kardeşi İbrahim Çelik hakkında da benzer bir dosyada 46 bin dolar karşılığında aracılık yapıldığını, bu süreçte ödemeyi yaptıklarını ve dosyanın Adana Sulh Ceza Hakimliğine düşürüldüğünü ve kardeşinin serbest bırakıldığını öne öne sürdü.
11 Mayıs 2026 06:22

50 Bin Dolara Jet Tahliye: 'Rüşvet Verip 18 Günde Tahliye Edildim'
HSK dosyasına giren "tanık ifade tutanağına" göre, Baygaralar suç örgütü dosyası kapsamında tutuklu bulunan bir kişi, tahliye edilmek için kendisinden ve ailesinden farklı tarihlerde yüklü miktarlarda para talep edildiğini ve söz konusu parayı ödedikten günler sonra tahliye edildiğini söyledi. 18 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Çelik cezaevinden nasıl çıktığını Hakimler Savcılar Kurulu Tetfiş Kurulu Başkanlığı Kurul Başmüfettişliğine verdiği ifade de anlattı. İddiaya göre avukat Yaraşır müvekkiline, "Suçsuz bile olsan en az 18 ay tutuklu kalırsın. Eğer istersen bir yolu var seni tahliye edebiliriz" diyerek bir hakime 50 bin dolar ödeme yapılması halinde Çelik'i tahliye edebileceğini vaat etti. Çelik ifadesinde, "Ben avukatımla yaptığım görüşme sonucu özgürlüğüme kavuşmak için bu ödemeyi yaptım. Ailem cari hesap olarak çalıştığımız döviz bürosundan bu parayı temi ederek aracı avukatlara verdi" dedi. Çelik beyanının devamında ise, "Ben avukatım Kasım Yaraşır'ı, avukat Rıdvan Şahin aracılığıyla tanıdım. Rıdvan Şahin bizim memleketten hemşiremiz olur. Ben Rıdvan Şahin'in oğlunun kirvesiyim. Bu şekilde dostluğumuz vardır. Tahliye olmam karşılığındaki 50 bin doların hakime nasıl verdiğini bilmiyorum. Ailem bu parayı avukat Kasım Yaraşır'a emaneten vermişti. Parayı verdikten 18 gün sonra tahliye oldum. Ben tahliye olunca ise avukatım kendisinde emanet olan parayı ilgili kişilere vermiştir. Avukatım bana tamamen Allah rızası için yardımcı oldu. Kendisi benim masum olduğumu bildiği için yardım etti. Zaten benimle aynı durumda olan başka biri parası olmadığı için 18 ay tutuklu kaldı. İkimiz hakkında da takipsizlik kararı verildi. Özgürlüğümden olmamak için elimde olan parayı verdim. Evimi isteseler evimi de verirdim" ifadelerini kullandı.
05 Mayıs 2026 08:37

Ölen Sizin Çocuğunuz Da Olabilirdi: Acılı Babaya Kulan Verin
6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. 53 binden fazla insan... Halka, "Bütün Kahramanmaraş yıkılsa bu binalar yıkılmaz" denildi. Ve o "Asla yıkılmaz" denilen binalar, depremin ilk saniyelerinde yerle bir oldu. Tam 115 kişi ÖLDÜ… 115 ayrı MEZAR. 17 Nisan günü Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada binanın müttehitti Özcan Çakmak tahliye edildi. Bu yazıyı başta yetkililer olmak üzere herkesin vicdanına bırakıyorum: "Ailemi kaybettiğim apartmanın davasında 20 yıldır orada müteahhitim diyerek yaşayan adam davada ben müteahhit değilim diyor. Bankalar kusurlu bize suç yükleniyor diyor ve tahliye ediliyor. O enkazda bizzat çalıştım ben. Oradaki tüm mühendisler be ustalar betonun berbat olduğuna şahit. Vinçle kaldırırken dökülüyordu betonlar. Bu kusur bile tek başına yeterken nasıl bir Ali Cengiz oyunu işe dava sabahı dosyaya eklenen yeni bilirkişi raporu ile tahliye oldu Özcan Çakmak? Sn. Adalet Bakanı Akın Gürlek bu istismarlara fırsat vermeyeceğinize ve bu yanlıştan dönüleceğine inancımız tam. Sessiz sedasız serbest kalmasın onlarca canın katilleri ve seneler sonra açılmasın bu davalar da tekrar. Penta Park ve Ezgi Apartmanı davaları Kahramanmaraş depreminde sembol davalardır. Şehrin en bilinen ve en sağlamları diye satılan bu projeler yüzlerce cana mezar oldu. Ne bu davalar oldu bittiye gelemeyecek kadar önemsiz, ne de yiten canların yakınları adaletsizliğe sessiz kalacak insanlar. Adaletin tesisini ve raporlarda hatalar varsa raporları hazırlayanların da ayrıca görevi istismardan yargılanmasını talep ediyoruz."
30 Nisan 2026 06:16

Türkiye Bu Dosyayı Konuşacak: Gülistan Dosyasındaki İsimden Milyonluk'yargıyı Çözerim' Skandalı
Gülistan Doku'nun SİM kartın yok edilmesine yardım ettiği iddia edilen Mehmet Aca'nın üst düzey yargı mensupları ve pek çok bürokratla yakın ilişkide olduğu ortaya çıktı. Aca'nın "cinsel saldırı" ve "Kasten adam öldürme" suçlarından sanık olan K.B. isimli şahıstan milyonlarca TL alarak yargıdaki tanıdıkları vesilesiyle dosyayı halletme vaadi verdiği ortaya çıktı. Doku'nun SİM kartını yok edilmesi konusunda eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yardım ettiği iddia edilen ve isminin kentte bir sokağa verildiği öğrenilen ACA Bilişimin sahibi Mehmet Aca'ya ilişkin skandallar bitmek bilmiyor. Ancak ailenin anlatıma göre başsavcı herhangi bir vaatte bulunmadan, "Mehmet Aca Bey dosya hakkında bilgi verdi. Hukuk neyi gerektiriyorsa o yapılacak" dedi. Mehmet Aca aileye "dosyayı İstinaf'ta halledeceğiz" dedi ve para sızdırmaya devam etti. Aca bu kez "Yargıtay'da halledeceğiz" dedi. Ancak, Savcılık 3 Kasım 2025'te Mehmet Aca hakkında takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararında Aca'ya gönderilen paranın "borç" ibaresiyle gönderildiği belirtildi.
29 Nisan 2026 06:11

Ahmet Özal'dan Boşanma Oyunu: 41 Yıllık Eşini Kanser, Ailesini De Darmadağın Etti
Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal için geçen cuma günü, vefatının 33. yılı dolayısıyla İstanbul Topkapı'daki anıt mezarında bir anma töreni düzenlendi. Ajans fotoğraflarını tarayınca öğrendim ki, Ahmet Özal'ın yanında bulunan kişi yeni eşi Asuman Özal'dı. Bunun üzerine Özal ailesinin yakın çevresini aradım. Hem anmadaki eksikliği hem de Ahmet Özal'ın yeni evliliğini sordum. İddiaya göre Ahmet Özal, yıllarca aynı yastığı paylaştığı eşi Elvan Özal'ı, "Mallara TMSF çökecek, boşanmamız gerekiyor" diyerek ikna etti. Dün akşam iddiaların merkezindeki Ahmet Özal'ı ve kardeşi Efe Özal'ı aradım. Eşi Sinem Özal ise yaşananları cümlelerle özetledi: "Aileye (Semra Özal'ı kastediyor) karşı aldığımız sorumlulukta ben ve Efe hep yalnızız. Ahmet ve Zeynep hiçbir şekilde yanımızda olmadılar. Biz Elvan ile de çok sık görüşüyoruz. Tedavisi kötü gitmiyor. Ayrılık her durumda çok zor ve ağır. Hele bir de 41 senelik durumda. Semra Anne'de, Efe'de hepimiz Elvan'ın yanındayız." Ahmet Özal'a ise hiç dolandırmadan sordum: "Boşandınız mı, yeniden evlendiğinizi duydum doğru mu?" Ahmet Özal kısa ve net konuştu: "Özel hayatıma dair konuşmak istemiyorum. Evet evlendim ben." Kısa bir konuşmaydı. Sonrasında ağzından bu cümleler döküldü: "Ben herkesle görüşüyorum. Aram hepsiyle iyi" Anma törenindeki görüntüler, Sinem Özal'ın anlattıkları ve 41 yıllık hayat arkadaşını "TMSF mallarımıza çökecek" diyerek hastane kapılarına iten tablo olayın Ahmet Özal'ın anlattığı gibi olmadığını gözler önüne seriyor.
22 Nisan 2026 06:14

Adalet Bakanı Akın Gürlek Seyhan Avşar'a Konuştu: Rabia Naz Ve Rojin Kabaiş Dosyası Yeniden Açılıyor!
5 Ocak 2020'de kaybolan genç bir üniversite öğrencisinden söz ediyoruz. Bir genç kadın ortadan kayboldu. Adalet Bakanlığı ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yapılan yeni çalışmalar, kamuoyunda yıllardır sönmeye yüz tutmuş adalet umudunu yeniden canlandırdı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sordum. Bakan Gürlek'in verdiği yanıt dikkat çekiciydi: "Adalet Bakanlığı bünyesinde bir ekip kurduk. Bu ekip vicdanları yaralayan dosyaları inceleyecek. Sadece Gülistan Doku dosyası değil; Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor. Faili meçhul kadın ve çocuk dosyalarının üzerine titizlikle gideceğiz. Gülistan Doku dosyasını ise Tunceli Başsavcısı titizlikle inceledi. Elini taşın altına koymuş durumda. Gerekli incelemeleri yapıyor. Böylesine hassas dosyalarda ucu kime dokunursa dokunsun, titizlikle soruşturmayı yürüten başsavcılarımızın yanındayız." Bakan Gürlek'in cümleleri bürokratik bir yanıt değildi. Özellikle "ucu kime dokunursa dokunsun" vurgusu çok önemli. Dünden beri tartışılan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'i korumak için Gülistan Doku'nun telefonunu açtığı ve telefonu hemen savcıya teslim etmediği iddialarını da yetkili isimlere sordum.
17 Nisan 2026 07:18

Tiyatro Perdesi Ardında Dehşet! 'Rol' Vaadiyle Cinsel Saldırı
İstanbul'da bulunan Oda Tiyatrosu kurucusu Kaan E.'nin, genç kadın oyuncu adaylarını "başarı", "özel grup" ve "seçilmişlik" vaadiyle etkisi altına alarak sistematik şekilde cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi. İddiaya göre Kaan E., görüşme sırasında "iyi bir oyuncunun sınırlarının olmaması gerektiğini" ısrarla vurguladı. Kaan E., tiyatrodaki iki kadına "AİLE" isimli bir yapıdan söz etti. Bu eylemleri "yapılması gereken görevler" olarak ısrarla vurguladı. Soruşturmada Kaan E.'den şikâyetçi olan T.S. ise 2010 yılında "film teklifi" bahanesiyle şüphelinin evine çağrıldığını ve burada rızası dışında cinsel saldırıya uğradığını tek tek anlattı. Savcılığa verilen dilekçede, Kaan E. hakkındaki iddiaların münferit değil, sistematik olabileceği belirtilerek, şüphelinin "cinsel saldırı" suçundan değerlendirilmesi istendi.
13 Nisan 2026 06:18

Şaibeli Savcı, Sanık Sandalyesinde... Eski Adalet Bakan Yardımcısı Ve Eski İstanbul Başsavcısı İlk Kez Konuştu
Tanık sıfatıyla ifade veren iki isim, "Kökçü'nün soruşturma şüphelisinin eşiyle muhabbetlerinin olduğunu o nedenle dosyanın kendisinden alındığını" söylediler. Yargıtay 5. Dairesi'nde "irtikap" gibi ciddi bir suçlamayla yargılanan Kökçü, 17 Ekim 2025 tarihinde Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanlığı'na yazılı bir dilekçe sundu. Şaban Yılmaz ifadesinde şu ifadeleri kullandı: "Biz 2020'nin sonuna doğru İstanbul'da göreve başladıktan kısa bir süre sonra beni Adalet Bakan Yardımcımız, o zamanki Zekeriya Birkan aradı. 'Orada bir dosya var, Iraklı bir vatandaşın dosyası. Aynı zamanda Türk vatandaşı olan bu kişiyle ilgili bize söylenenler var. O dosyada bir sıkıntı var' dedi. Ben de konuyu başsavcı vekilimiz Mehmet Yılmaz'a söyledim. 'Böyle bir dosya var, bu tarz iddialar var. İnceler misin?' dedim. O da baktı. 'Başsavcım, burada çok uygun olmayan şeyler var gibi gözüküyor. İzah edemeyeceğim şeyler var' dedi. Öyle olunca 'Sen o dosyayı al, başsavcı vekilimiz Yakup Ali Kahveci'ye ver. O bir baksın acil bir şekilde. Ondan sonra da konuya ilişkin bir tutanak tutun' dedim. Tutanak tutuldu." Mehmet Yılmaz ise ifadesinde dikkat çeken detaylar anlattı. Yılmaz'ın ifadesinden öne çıkan sözler şu şekilde: "İstanbul Başsavcı Vekili olarak görev yaparken o zaman Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan Gökalp Kökçü'nün soruşturma dosyasındaki tarafları tanıdığına ilişkin başsavcımız Şaban Bey tarafıma bilgi verdi. 'Önce çağır, bir dinle. Gerçekten tarafları tanıyor mu, tanımıyor mu; ona göre soruşturmayı başkasına verelim ya da vermeyelim' dedi. Ben de kendisini odama çağırdım. Dosyanın taraflarını, ihbar edeni, şüpheliyi ve eşini tanıyıp tanımadığını, birlikte yemek yiyip yemediklerini sordum. O da 'Birlikte yemek yediklerini, babası aracılığıyla tanıştıklarını' söyledi. Ben de kendisine dosyanın hukuki güvence ve tarafsızlık açısından başka bir savcı tarafından görülmesinin daha uygun olacağını söyledim. Kendisi de 'Takdir sizin' dedi. Ancak dosyanın dolu olduğunu ve benzeri söylemlerde bulundu. Biz de kendisi rencide olmasın diye dosyayı bir başsavcı vekiline verelim dedik. Başsavcı vekilimiz o dosyayı inceledi. İlk incelemenin ardından mal varlığına el koymanın ölçüsüz olduğunu söyledi. Ben de hukuki deliller neyse ona göre hareket etmesini söyledim. Bunun üzerine mahkemeden talepte bulundu. Tedbirler kalktı diye hatırlıyorum." Mahkemede sık sık gerginlikler yaşandı.
06 Nisan 2026 06:01