×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Türk Savunma Sanayiinde "Kuantum" Dönemi

Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör paydaşlarının katılımıyla "SSB Kuantum Programı Tanıtımı" gerçekleştirildi. Savunma sanayindeki dışa bağımlılıkların birçok alanda yerini yerli üretim gücüne bıraktığına dikkati çeken Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün savunma sanayinde elde ettiğimiz birikim, dünyanın yakından takip ettiği bir süreç olarak tezahür etmeye başladı. Sadece maliyet etkin ve teknoloji etkin ürünlerimiz değil, dünyada savunma sanayi şirketleri sıralamasında ilk 100'e giren ilk 50'ye giren şirketlerimizin başarı hikayeleri, yönetsel olarak ortaya koyduğu performanslar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu eş güdümü bir model olarak aslında birçok ülke tarafından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bunları hangi yeni teknoloji olursa olsun, hangi konu olursa olsun biz en iyisini yapıp model oluşturabilme potansiyeline sahip bir birikimimizin olduğunu ifade etmek için paylaşıyorum. Yıllar içinde olgunlaşan bir mühendislik aklımız var. Derinleşen ekosistemimiz var ve her adımda pekişen bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu birikimler, bu geçmiş bizde bu özgüveni oluşturdu. İçinde bulunduğumuz çağ, kritik teknolojilerde doğru alana doğru zamanda yatırım yapanların milli egemenliğini teminat altına aldığı ve kendi iradesiyle bunu şekillendirdiği bir çağ olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu dönemde yalnızca ayakta kalmaya çalışmak, asla bir strateji olamaz. Biz özgün ürünleri geliştirmek ve bu özgün ürünler ve kritik kabiliyetlerde belirleyici aktörler olmak zorunda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istedim." Milli Yetkinlik Hamlesi ve genç mühendislik gücü SSB Başkanı Görgün, insan kaynağının önemine değinerek, bugünün ve geleceğin yetenek setini belirlemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "Milli Yetkinlik Hamlesi" programını başlattıklarını hatırlattı. Bu çerçevede, "Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi", "Navigasyon Amaçlı ve Denizaltı Tespiti için Kuantum Manyetometre Kullanımı ve Gösterimi (KERTERİZ) Projesi", "Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" ve "SSB Kuantum Algoritma Yarışması" için ayrı ayrı imza törenleri gerçekleştirildi.

Kaynak: Trt, AA

24 Haziran 2026 15:51

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Türk Savunma Sanayisinde "Kuantum" Dönemi

Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör paydaşlarının katılımıyla "SSB Kuantum Programı Tanıtımı" gerçekleştirildi. Savunma sanayindeki dışa bağımlılıkların birçok alanda yerini yerli üretim gücüne bıraktığına dikkati çeken Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün savunma sanayinde elde ettiğimiz birikim, dünyanın yakından takip ettiği bir süreç olarak tezahür etmeye başladı. Sadece maliyet etkin ve teknoloji etkin ürünlerimiz değil, dünyada savunma sanayi şirketleri sıralamasında ilk 100'e giren ilk 50'ye giren şirketlerimizin başarı hikayeleri, yönetsel olarak ortaya koyduğu performanslar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu eş güdümü bir model olarak aslında birçok ülke tarafından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bunları hangi yeni teknoloji olursa olsun, hangi konu olursa olsun biz en iyisini yapıp model oluşturabilme potansiyeline sahip bir birikimimizin olduğunu ifade etmek için paylaşıyorum. Yıllar içinde olgunlaşan bir mühendislik aklımız var. Derinleşen ekosistemimiz var ve her adımda pekişen bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu birikimler, bu geçmiş bizde bu özgüveni oluşturdu. İçinde bulunduğumuz çağ, kritik teknolojilerde doğru alana doğru zamanda yatırım yapanların milli egemenliğini teminat altına aldığı ve kendi iradesiyle bunu şekillendirdiği bir çağ olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu dönemde yalnızca ayakta kalmaya çalışmak, asla bir strateji olamaz. Biz özgün ürünleri geliştirmek ve bu özgün ürünler ve kritik kabiliyetlerde belirleyici aktörler olmak zorunda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istedim." Milli Yetkinlik Hamlesi ve genç mühendislik gücü SSB Başkanı Görgün, insan kaynağının önemine değinerek, bugünün ve geleceğin yetenek setini belirlemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "Milli Yetkinlik Hamlesi" programını başlattıklarını hatırlattı. Savunma sanayinin yaş ortalamasının 34 olduğunu ve bu rakamın gelişmiş ülkelere kıyasla en az 20 yıl daha genç bir kitleye işaret ettiğini bildiren Görgün, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatında 11'inci sırada yer aldığı bilgisini paylaştı. Bu çerçevede, "Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi", "Navigasyon Amaçlı ve Denizaltı Tespiti için Kuantum Manyetometre Kullanımı ve Gösterimi (KERTERİZ) Projesi", "Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" ve "SSB Kuantum Algoritma Yarışması" için ayrı ayrı imza törenleri gerçekleştirildi. Bu kapsamda savunma sanayi alanına yönelik hayata geçirilen çeşitli işbirliklerine ilişkin bilgi veren Özvar, şunları kaydetti: "Savunma Sanayi Başkanlığımız ile yürütülen çalışmaların bir sonucu olarak bu yıl Ankara, Kırıkkale ve Hitit üniversitelerinde patlayıcı ve enerjetik malzemeler ön lisans programına ilk öğrencilerimizi alıyoruz. Ayrıca bu yıl Kırıkkale Silah Sanayi İhtisas Organize Sanayii Bölgesi içinde bir de Silah İhtisas OSB Meslek Yüksekokulunu açmış bulunuyoruz. Bahsi geçen ön lisans programı da burada bu sene faaliyete geçecektir. Bu yıl başlattığımız bu modeli savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu diğer alanlara da yaygınlaştırmayı ve önümüzdeki yıl yeni programlar açmayı da planlamaktayız." Bugün ise işbirliklerini geleceğin en stratejik teknoloji alanlarından biri olan kuantum teknolojilerine taşıdıklarını belirten Özvar, dünyada yaşanan gelişmelerin kuantum teknolojilerinin gelecek yıllarda savunmadan haberleşmeye, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine kadar çok geniş alanda dönüştürücü etkiler oluşturacağının açık olduğunu dile getirdi. Özvar, "Bu nedenle ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil zorunluluktur." dedi. Savunma Sanayii Başkanlığı, üniversiteler ve YÖK arasında imzalanan "Savunma Sanayi Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İşbirliği Protokolü"nün bu noktada önemli bir zemin oluşturduğunun altını çizen Özvar, protokole dahil edilen üniversitelerin tamamının kuantum teknolojileri ve ilgili alanlarda önemli araştırma kapasitesine ve kalitesine sahip olduğunu kaydetti.

24 Haziran 2026 18:19

Türk Savunma Sanayisinde Yeni Dönem! 'Kuantum' Dönemi Başlıyor

Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör paydaşlarının katılımıyla "SSB Kuantum Programı Tanıtımı" gerçekleştirildi. Savunma sanayindeki dışa bağımlılıkların birçok alanda yerini yerli üretim gücüne bıraktığına dikkati çeken Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün savunma sanayinde elde ettiğimiz birikim, dünyanın yakından takip ettiği bir süreç olarak tezahür etmeye başladı. Sadece maliyet etkin ve teknoloji etkin ürünlerimiz değil, dünyada savunma sanayi şirketleri sıralamasında ilk 100'e giren ilk 50'ye giren şirketlerimizin başarı hikayeleri, yönetsel olarak ortaya koyduğu performanslar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu eş güdümü bir model olarak aslında birçok ülke tarafından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bunları hangi yeni teknoloji olursa olsun, hangi konu olursa olsun biz en iyisini yapıp model oluşturabilme potansiyeline sahip bir birikimimizin olduğunu ifade etmek için paylaşıyorum. Yıllar içinde olgunlaşan bir mühendislik aklımız var. Derinleşen ekosistemimiz var ve her adımda pekişen bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu birikimler, bu geçmiş bizde bu özgüveni oluşturdu. İçinde bulunduğumuz çağ, kritik teknolojilerde doğru alana doğru zamanda yatırım yapanların milli egemenliğini teminat altına aldığı ve kendi iradesiyle bunu şekillendirdiği bir çağ olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu dönemde yalnızca ayakta kalmaya çalışmak, asla bir strateji olamaz. Biz özgün ürünleri geliştirmek ve bu özgün ürünler ve kritik kabiliyetlerde belirleyici aktörler olmak zorunda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istedim." SSB Başkanı Görgün, insan kaynağının önemine değinerek, bugünün ve geleceğin yetenek setini belirlemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "Milli Yetkinlik Hamlesi" programını başlattıklarını hatırlattı. Savunma sanayinin yaş ortalamasının 34 olduğunu ve bu rakamın gelişmiş ülkelere kıyasla en az 20 yıl daha genç bir kitleye işaret ettiğini bildiren Görgün, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatında 11'inci sırada yer aldığı bilgisini paylaştı. Bu çerçevede, "Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi", "Navigasyon Amaçlı ve Denizaltı Tespiti için Kuantum Manyetometre Kullanımı ve Gösterimi (KERTERİZ) Projesi", "Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" ve "SSB Kuantum Algoritma Yarışması" için ayrı ayrı imza törenleri gerçekleştirildi. Bu kapsamda savunma sanayi alanına yönelik hayata geçirilen çeşitli işbirliklerine ilişkin bilgi veren Özvar, şunları kaydetti: "Savunma Sanayi Başkanlığımız ile yürütülen çalışmaların bir sonucu olarak bu yıl Ankara, Kırıkkale ve Hitit üniversitelerinde patlayıcı ve enerjetik malzemeler ön lisans programına ilk öğrencilerimizi alıyoruz. Ayrıca bu yıl Kırıkkale Silah Sanayi İhtisas Organize Sanayii Bölgesi içinde bir de Silah İhtisas OSB Meslek Yüksekokulunu açmış bulunuyoruz. Bahsi geçen ön lisans programı da burada bu sene faaliyete geçecektir. Bu yıl başlattığımız bu modeli savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu diğer alanlara da yaygınlaştırmayı ve önümüzdeki yıl yeni programlar açmayı da planlamaktayız." Bugün ise işbirliklerini geleceğin en stratejik teknoloji alanlarından biri olan kuantum teknolojilerine taşıdıklarını belirten Özvar, dünyada yaşanan gelişmelerin kuantum teknolojilerinin gelecek yıllarda savunmadan haberleşmeye, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine kadar çok geniş alanda dönüştürücü etkiler oluşturacağının açık olduğunu dile getirdi. Özvar, "Bu nedenle ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil zorunluluktur." dedi. Savunma Sanayii Başkanlığı, üniversiteler ve YÖK arasında imzalanan "Savunma Sanayi Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İşbirliği Protokolü"nün bu noktada önemli bir zemin oluşturduğunun altını çizen Özvar, protokole dahil edilen üniversitelerin tamamının kuantum teknolojileri ve ilgili alanlarda önemli araştırma kapasitesine ve kalitesine sahip olduğunu kaydetti.

24 Haziran 2026 16:41

Savunma Sanayinde 'Kuantum' Dönemi

Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör paydaşlarının katılımıyla "SSB Kuantum Programı Tanıtımı" gerçekleştirildi. Savunma sanayindeki dışa bağımlılıkların birçok alanda yerini yerli üretim gücüne bıraktığına dikkati çeken Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün savunma sanayinde elde ettiğimiz birikim, dünyanın yakından takip ettiği bir süreç olarak tezahür etmeye başladı. Sadece maliyet etkin ve teknoloji etkin ürünlerimiz değil, dünyada savunma sanayi şirketleri sıralamasında ilk 100'e giren ilk 50'ye giren şirketlerimizin başarı hikayeleri, yönetsel olarak ortaya koyduğu performanslar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu eş güdümü bir model olarak aslında birçok ülke tarafından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bunları hangi yeni teknoloji olursa olsun, hangi konu olursa olsun biz en iyisini yapıp model oluşturabilme potansiyeline sahip bir birikimimizin olduğunu ifade etmek için paylaşıyorum. Yıllar içinde olgunlaşan bir mühendislik aklımız var. Derinleşen ekosistemimiz var ve her adımda pekişen bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu birikimler, bu geçmiş bizde bu özgüveni oluşturdu. İçinde bulunduğumuz çağ, kritik teknolojilerde doğru alana doğru zamanda yatırım yapanların milli egemenliğini teminat altına aldığı ve kendi iradesiyle bunu şekillendirdiği bir çağ olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu dönemde yalnızca ayakta kalmaya çalışmak, asla bir strateji olamaz. Biz özgün ürünleri geliştirmek ve bu özgün ürünler ve kritik kabiliyetlerde belirleyici aktörler olmak zorunda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istedim." SSB Başkanı Görgün, insan kaynağının önemine değinerek, bugünün ve geleceğin yetenek setini belirlemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "Milli Yetkinlik Hamlesi" programını başlattıklarını hatırlattı. Bu çerçevede, "Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi", "Navigasyon Amaçlı ve Denizaltı Tespiti için Kuantum Manyetometre Kullanımı ve Gösterimi (KERTERİZ) Projesi", " Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" ve "SSB Kuantum Algoritma Yarışması" için ayrı ayrı imza törenleri gerçekleştirildi.

24 Haziran 2026 16:12

Türk Savunma Sanayisinde "Kuantum" Dönemi

Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör paydaşlarının katılımıyla "SSB Kuantum Programı Tanıtımı" gerçekleştirildi. Savunma sanayindeki dışa bağımlılıkların birçok alanda yerini yerli üretim gücüne bıraktığına dikkati çeken Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün savunma sanayinde elde ettiğimiz birikim, dünyanın yakından takip ettiği bir süreç olarak tezahür etmeye başladı. Sadece maliyet etkin ve teknoloji etkin ürünlerimiz değil, dünyada savunma sanayi şirketleri sıralamasında ilk 100'e giren ilk 50'ye giren şirketlerimizin başarı hikayeleri, yönetsel olarak ortaya koyduğu performanslar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu eş güdümü bir model olarak aslında birçok ülke tarafından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bunları hangi yeni teknoloji olursa olsun, hangi konu olursa olsun biz en iyisini yapıp model oluşturabilme potansiyeline sahip bir birikimimizin olduğunu ifade etmek için paylaşıyorum. Yıllar içinde olgunlaşan bir mühendislik aklımız var. Derinleşen ekosistemimiz var ve her adımda pekişen bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu birikimler, bu geçmiş bizde bu özgüveni oluşturdu. İçinde bulunduğumuz çağ, kritik teknolojilerde doğru alana doğru zamanda yatırım yapanların milli egemenliğini teminat altına aldığı ve kendi iradesiyle bunu şekillendirdiği bir çağ olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu dönemde yalnızca ayakta kalmaya çalışmak, asla bir strateji olamaz. Biz özgün ürünleri geliştirmek ve bu özgün ürünler ve kritik kabiliyetlerde belirleyici aktörler olmak zorunda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istedim." SSB Başkanı Görgün, insan kaynağının önemine değinerek, bugünün ve geleceğin yetenek setini belirlemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "Milli Yetkinlik Hamlesi" programını başlattıklarını hatırlattı. Savunma sanayinin yaş ortalamasının 34 olduğunu ve bu rakamın gelişmiş ülkelere kıyasla en az 20 yıl daha genç bir kitleye işaret ettiğini bildiren Görgün, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatında 11'inci sırada yer aldığı bilgisini paylaştı. Bu çerçevede, "Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi", "Navigasyon Amaçlı ve Denizaltı Tespiti için Kuantum Manyetometre Kullanımı ve Gösterimi (KERTERİZ) Projesi", "Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" ve "SSB Kuantum Algoritma Yarışması" için ayrı ayrı imza törenleri gerçekleştirildi.

24 Haziran 2026 16:15

Savunma Sanayisinde Yeni Dönem! Türkiye'nin Kuantum Çağı Başlıyor: Dünya İle Yarış İçindeyiz

Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör paydaşlarının katılımıyla "SSB Kuantum Programı Tanıtımı" gerçekleştirildi. Savunma sanayindeki dışa bağımlılıkların birçok alanda yerini yerli üretim gücüne bıraktığına dikkati çeken Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün savunma sanayinde elde ettiğimiz birikim, dünyanın yakından takip ettiği bir süreç olarak tezahür etmeye başladı. Sadece maliyet etkin ve teknoloji etkin ürünlerimiz değil, dünyada savunma sanayi şirketleri sıralamasında ilk 100'e giren ilk 50'ye giren şirketlerimizin başarı hikayeleri, yönetsel olarak ortaya koyduğu performanslar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu eş güdümü bir model olarak aslında birçok ülke tarafından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bunları hangi yeni teknoloji olursa olsun, hangi konu olursa olsun biz en iyisini yapıp model oluşturabilme potansiyeline sahip bir birikimimizin olduğunu ifade etmek için paylaşıyorum. Yıllar içinde olgunlaşan bir mühendislik aklımız var. Derinleşen ekosistemimiz var ve her adımda pekişen bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu birikimler, bu geçmiş bizde bu özgüveni oluşturdu. İçinde bulunduğumuz çağ, kritik teknolojilerde doğru alana doğru zamanda yatırım yapanların milli egemenliğini teminat altına aldığı ve kendi iradesiyle bunu şekillendirdiği bir çağ olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu dönemde yalnızca ayakta kalmaya çalışmak, asla bir strateji olamaz. Biz özgün ürünleri geliştirmek ve bu özgün ürünler ve kritik kabiliyetlerde belirleyici aktörler olmak zorunda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istedim." SSB Başkanı Görgün, insan kaynağının önemine değinerek, bugünün ve geleceğin yetenek setini belirlemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "Milli Yetkinlik Hamlesi" programını başlattıklarını hatırlattı. Bu çerçevede, "Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi", "Navigasyon Amaçlı ve Denizaltı Tespiti için Kuantum Manyetometre Kullanımı ve Gösterimi (KERTERİZ) Projesi", "Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" ve "SSB Kuantum Algoritma Yarışması" için ayrı ayrı imza törenleri gerçekleştirildi.

24 Haziran 2026 17:01

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen: Tera Savunma Sanayiinde Kalıcı Aktör Olacak

"Savunma sanayii, ülkemizin iftihar duyduğu bir alan hâline geldi. Bu gelişim, onlarca yıla dayanan bir stratejinin vücut bulmuş hâlidir. Türk savunma sanayii, dünya çapındaki rekabetçi konumunu daha da güçlendirecek adımlar attı ve atmaya devam ediyor" diyen Tezmen, TERA'nın savunma sanayiinde kalıcı aktör olacağını belirtti. M5 Dergi'ye konuşan TERA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, TERA Holding bünyesindeki BEST Grup başta olmak üzere savunma şirketlerine ilişkin hedefleri, SAHA EXPO 2026'da duyurulan yeni iş birliklerinin geleceğini ve grubun savunma sektöründeki uzun vadeli planlarını anlattı. Savunma sanayiindeki yatırımlarımızı da bu yaklaşımla gerçekleştirdik. TERA Grup bünyesinde faaliyet gösteren BEST GRUP Savunma, yeni nesil meskûn mahal müdahale aracı AŞKAR II'yi, Romanya'nın başkenti Bükreş'te düzenlenen Karadeniz Savunma, Havacılık ve Güvenlik Fuarı'nda (BSDA 2026) sergiledi. Savunma sanayii; katma değer üretme potansiyeli, stratejik önemi ve rekabetçiliği açısından TERA Holding için olmazsa olmaz bir sektördür. BEST Grup'un satın alınmasıyla TERA Grubu savunma sanayiine ilk adımını atmış oldu. Bu alanda grubun gerek teknoloji gerekse finans alanındaki yeteneklerini kullanarak savunma sanayiinde etkin bir aktör olmayı ve mevcut ekosistemde tamamlayıcı bir rol üstlenmeyi hedefliyoruz. Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile Base Studio Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Remzi Oduncu, SAHA EXPO 2026'da savunma teknolojileri ve araç dizaynını kapsayan mutabakat zaptını imzaladı. SAHA EXPO 2026'da savunma teknolojileri alanında BASE Studio gibi şirketlerle yeni iş birlikleri açıklamıştınız. Bayraktar TB2'den AKINCI'ya uzanan ürün gamı, pek çok cephede savaşın seyrini fiilen değiştirdi ve "oyun değiştirici" kavramını gerçek anlamıyla hak eden nadir örneklerden biri oldu. BEST Grup başta olmak üzere portföyümüzdeki şirketlerin bu ekosistemin tamamlayıcı ve katma değer üreten bir parçası olmasını hedefliyoruz.

24 Haziran 2026 15:29

'Türkiye Kuantum Teknolojilerinde Söz Sahibi Olacak'.. Yeni Lisans Programları Açılacak

Buna göre, Türkiye'nin önde gelen 11 üniversitesi, kuantum teknolojileri ekosisteminin oluşturulması için güçlerini birleştirecek. YÖK Başkanı Erol Özvar, SSB'de düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, kuantum teknolojilerinin Türkiye'nin geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Bugün atılan bu adımın, gelecekte Türkiye'nin kuantum teknolojilerinde söz sahibi ülkeler arasında yer almasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil stratejik bir zorunluluk. Kuantum teknolojileri savunmadan haberleşmeye, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine kadar geniş bir alanda dönüştürücü etki oluşturacak. Kuantum hesaplama, haberleşme ve algılama teknolojileri geleceğin stratejik rekabet alanları arasında yer alıyor. Yükseköğretim Kurulu olarak kuantum alanındaki gelişmeleri uzun süredir yakından takip ediyor ve yükseköğretim sisteminde kuantum teknolojilerine yönelik yeni lisans programları açılması için çalışmalar yürütüyoruz. İlk dönüşüm çalışmaları Gebze Teknik Üniversitesinde başlatıldı. Lisansüstü programlar, disiplinler arası araştırmalar ve uzman akademik kadroların yetiştirilmesi de önceliklerimiz arasında yer alıyor. Protokole dahil edilen 11 üniversite, kuantum alanındaki güçlü araştırma kapasitesiyle Türkiye'nin kuantum ekosistemine önemli katkılar sunacak." Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de yeni bir teknoloji yarışının içinde olduklarını belirterek, "Bu yarışta başarı yönelimleri doğru okuma ve sınırlı kaynakları stratejik önceliklere yönlendirme ile mümkün olacak. Genç ekibimizle en iyisini yapıp dünya için model oluşturma kapasitesine sahibiz. Özgüvenimizi yeni nesil teknolojilere taşıyoruz. Bu çağ doğru zamanda doğru alana yatırım yapanların çağıdır" şeklinde konuştu.

24 Haziran 2026 16:12

Ankara- Ssb Ve Yök'ten 'Kuantum Teknolojileri' İş Birliği

Kuantumun kriptolojiden sinyal bağımsız navigasyona, hassas algılamadan yeni nesil hesaplamaya kadar pek çok alanda savunmanın geleceğini doğrudan şekillendirdiğini belirten Görgün, "Kuantum, savunmanın geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik bir kabiliyet alanına dönüşmüştür. Açıkladığımız yol haritasıyla üniversitelerimizi, ana yüklenicilerimizi, KOBİ'lerimizi, teknopark firmalarımızı ve genç araştırmacılarımızı aynı stratejik hedef etrafında buluşturan bütüncül bir ekosistem ortaya koyuyoruz" dedi. YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye'nin son 20 yılda savunma sanayi alanında tarihi dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti. Özvar, kuantum teknolojilerinin geniş bir alanda dönüştürücü etki oluşturacağını vurgulayarak, "Ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu olarak yükseköğretim sistemimizde kuantum teknolojilerine yönelik yeni programların açılması üzerinde çalışıyoruz" dedi. Burslar, staj programları, araştırma projeleri, yaz okulları ve teknik etkinliklerle gençlerin bu alana yönlendirilmesinin hedeflendiğini aktaran Özvar, "Bu protokol yalnızca eğitim faaliyetleriyle sınırlı olmayacaktır. Üniversite, sanayi ve kamu iş birliğini bütüncül bir yaklaşımla ele alan bu model sayesinde araştırma çıktılarının teknolojiye dönüşmesi, savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu kritik yetkinliklerin geliştirilmesi ve ülkemizde güçlü bir kuantum ekosisteminin oluşturulması mümkün olacaktır" dedi.

25 Haziran 2026 02:01

Dünya Ekonomik Forumu 2026'nın En Etkili 10 Teknolojisini Açıkladı

• Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği 2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. "Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş" Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor.

24 Haziran 2026 16:00

Savunmada Kuantum Hamlesi! Ssb Ve Yök'ten Stratejik İş Birliği

Kuantumun kriptolojiden sinyal bağımsız navigasyona, hassas algılamadan yeni nesil hesaplamaya kadar pek çok alanda savunmanın geleceğini doğrudan şekillendirdiğini belirten Görgün, "Kuantum, savunmanın geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik bir kabiliyet alanına dönüşmüştür. Açıkladığımız yol haritasıyla üniversitelerimizi, ana yüklenicilerimizi, KOBİ'lerimizi, teknopark firmalarımızı ve genç araştırmacılarımızı aynı stratejik hedef etrafında buluşturan bütüncül bir ekosistem ortaya koyuyoruz" dedi. YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye'nin son 20 yılda savunma sanayi alanında tarihi dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti. Özvar, kuantum teknolojilerinin geniş bir alanda dönüştürücü etki oluşturacağını vurgulayarak, "Ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu olarak yükseköğretim sistemimizde kuantum teknolojilerine yönelik yeni programların açılması üzerinde çalışıyoruz" dedi. Burslar, staj programları, araştırma projeleri, yaz okulları ve teknik etkinliklerle gençlerin bu alana yönlendirilmesinin hedeflendiğini aktaran Özvar, "Bu protokol yalnızca eğitim faaliyetleriyle sınırlı olmayacaktır. Üniversite, sanayi ve kamu iş birliğini bütüncül bir yaklaşımla ele alan bu model sayesinde araştırma çıktılarının teknolojiye dönüşmesi, savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu kritik yetkinliklerin geliştirilmesi ve ülkemizde güçlü bir kuantum ekosisteminin oluşturulması mümkün olacaktır" dedi.

25 Haziran 2026 08:20

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha