
Termometreler birçok ülkede 40 derecenin üzerine çıkarken, sıcaklığa bağlı vefatların 2 bini aştığı bildiriliyor. Yaz mevsiminin kavurucu sıcakları, insanı bunaltırken aynı zamanda Resûl-i Ekrem'in (asm) asırlar önce haber verdiği şu hadîs-i şerifi hatırlatıyor: "Şiddetli sıcaklar Cehennem'in hararetindendir."1 Bediüzzaman Hazretleri Mektubat'ta bu hadis-i şerifi izah ediyor. Cennet ve Cehennem de yaratılmıştır, şu an vardır. Bu dünyada yapılan işlerin neticeleri devamlı olarak Cennet ve Cehennem'e gönderilir. Günahkârların, zalimlerin, yaptıkları kötülüklerin neticeleri de, kendileri için yakıt olarak Cehennem'e gider. Bugün 40-50 derece sıcağa dayanamayıp korunmak için gölge arayan, serin suya koşan insan, bu hâliyle aslında ebedî hayat adına da önemli bir ders almaktadır. 1-Mektûbât, s. 15-16
Kaynak: Yeni Asya
04 Temmuz 2026 00:33
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Yaz Tatilimizi Nasıl Değerlendirelim?
Fakat, aynı zamanda tatil, yeni şeyler öğrenmek, güzel alışkanlıklar kazanmak ve kendimizi geliştirmek için büyük bir fırsattır. Her gün sadece 20-30 dakika kitap okumak bile kelime hazineni geliştirir, hayal gücünü zenginleştirir ve seni daha başarılı bir öğrenci yapar. Yaz mevsimi Allah'ın yarattığı güzellikleri daha yakından görmek için harika bir zamandır. Yaz tatili ibadetlerden uzaklaşmak için değil, onlara daha çok zaman ayırmak için güzel bir fırsattır. Her gün Kur'ân-ı Kerîm'den birkaç sayfa okumaya gayret et. Yapacaklarını kaydet. Meselâ, "Her gün 50 sayfa kitap okuyacağım. Her gün 10 sayfa Kur'ân-ı Kerîm okuyacağım. Yeni bir sûre ezberleyeceğim." gibi, hedeflerini yaz.
28 Haziran 2026 01:19

Nimetlerin Fiyatı Ne?
Fakat, bizim için hayatî olan en önemli şeylere aslında para ödemeyiz. Bunlar, zikir, fikir, şükürdür. Zikir: Allah'ı anmaktır. Bir işe başlarken "Bismillah" demek, Allah'ın adı ile hareket etmek bir zikirdir. Şükür: Nimetlerin Allah'tan geldiğini bilip teşekkür etmektir. Yemek yedikten, su içtikten sonra veya güzel bir gün yaşarken "Elhamdülillah" demek şükürdür.
21 Haziran 2026 00:38

Dertlerin Ahirete Bakan Yüzü
"Bir Müslümana herhangi bir musibet, bir sıkıntı, bir keder, bir üzüntü, bir eziyet, bir gam dokunursa, hatta kendisine bir diken bile batarsa, mutlaka Allah bunları onun günahlarına kefaret yapar." 1 Bu hadis-i şerifin müjdelediği hakikati Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de Hastalar Risalesi'nde geniş bir şekilde izah eder. Bu sebeple mü'min, hastalık sebebiyle çektiği sıkıntıları sabır ve tevekkülle karşıladığında, her bir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Bir gün gözleri kapanan yaşlı, saliha bir kadın gözlerinin açılması için Bediüzzaman Hazretlerinden dua istemiş. Kadının gözleri de Allah'ın verdiği şifa ve bir hekimin vesilesi ile açılmış. Ama kırk gün sonra o saliha hanımın gözleri tekrar kapanmış. Bedüzzaman Hazretleri aynı zamanda "keşfe'l-kubur" olduğundan, o saliha hanımın kabrinde Cennet bağ ve bahçelerini kırk bin günlerde seyretmeyi kazandığını müjde vermiştir. "Bir mü'min gözüne perde çekilse ve kabre girse, ehli kuburdan çok ziyade o âlem-i nuru temaşa edebilir" 2 Bu misale binaen diğer aza, organ, duyu eksiklikleri ya da çekilen hastalıkların, dertlerin, musibetlerin kişinin iman derecesine göre kabirde ve Cennette çok büyük bir mükafat suretinde verileceğini düşünerek, bunları ahirete uzanan bir rahmet vesilesi olarak okumak gerekir.
20 Haziran 2026 00:16

Gelin Hicret Edelim
Hicret, sadece Mekke'den Medine'ye bir yolculuğun adı değildir. Mazlumun sesi çoğu zaman duyulmamaktadır. Hicreti tefekkür ederken, asıl hicretin kalplerde olması gerektiğini düşündüm. Her kalbin hicreti olmalı. Zira kalp, dünyaya esir olduğunda insan da esir olur. Her birimizin tutsak olduğu hâller kadar kurtuluş ve bir hicret kapısı vardır.
16 Haziran 2026 00:26

Her Duamız Kabul Olur Mu?
Allah Kur'ân-ı Kerîm'de, "Bana dua edin, size cevap vereyim" buyuruyor. (Mü'min Suresi, 60) Bu ayeti okuyunca aklımıza şöyle bir soru gelebilir. Meselâ hasta bir çocuk, doktora "Doktor amca bana, hani şu tadı gazoz gibi olan şuruptan ver" dese, doktor ona cevap verir ama, eğer o ilâç çocuğun sağlığı için gerekliyse istediğini verir. Yani dua da bir ibadettir. Yani biz yağmur yağsın diye değil, o kuraklık ve sıkıntı anında Allah'a yönelmek için dua ederiz.
14 Haziran 2026 00:46

Çevremize Nasıl Bakmalıyız?
Biz insanlar ise, böyle güzel nimetlerle dolu ve döşeli büyük bir evde, Allah'ın misafirleriyiz. Ama her varlık aynı zamanda Allah'ı tesbih eder. Allah'ın emaneti: Çevremiz Çevreyi korumak yalnızca tabiatı korumak değildir. Aynı zamanda Allah'ın isimlerinin tecellilerine saygı göstermektir. Çiçekte Cemîl ismini, rızıklarda Rezzak ismini, şifada Şâfî ismini, kâinattaki düzende Hakîm ismini okuyan insan, bu nimetlere karşı daha dikkatli davranır. Oysa bir Müslüman, yere attığı bir çöpün, israf ettiği bir damla suyun veya zarar verdiği bir canlının Allah'ın ona emaneti olduğunu düşünür, ona göre davranır.
07 Haziran 2026 00:28

Nasıl Yaşarsak Öyle Öleceğiz
Peygamber Efendimiz (asm) "Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz"1 derken, hayatımızın gidişatının nasıl öleceğimizden bir nevî haber verdiğine işaret ediyor. Risale-i Nur'da anlatılan ibretli bir misalde, sarf ve nahiv ilimleriyle (Arapça gramer) meşgul bir medrese talebesi vefat ettikten sonra kabirde Münker ve Nekir'in "Men Rabbüke?" (Rabbin kim?) sualine, kendisini hâlâ medresede zannederek nahiv kaideleriyle cevap verir. "Saliha bir kadının mezarının yanından geçiyordum. Bu kadın hayatta iken ziynete, süse ve boncuğa biraz düşkünmüş. Dünyada iken gerdanlığı kırılmış, onu ipe dizerken vefat etmiş. Kabrinde de hâlâ boncuk dizmekle meşgul. İhtimal ki kıyamete kadar da onunla meşgul olacak. Kıyamet koptuğunda 'Ne kadar çabuk kıyamet koptu. Daha boncuğumu dizip bitiremedim' diyecek. Ben bunun için durup Cenab-ı Hakk'ın azametini seyrediyordum."3 Mayıs ayında vefat eden Nur talebelerinden biri de Risale-i Nur'un tanınan avukatı rahmetli Bekir Berk Ağabeyin hanımı Şükran Berk Abladır. Şükran Abla, ölümden bahsederken çok neşelenir, "Bu hastalıklı bedeni bırakıp, hürriyetime kavuşacağım, ölüm düğün günüm olur" diyerek Azrail'i (as) her gün beklediğini söylerdi. Şükran Abla 28 Mayıs 2024 tarihinde vefat etmişti. Kendisi de iki hafta önce Cuma günü dâr-ı bekâya göç ederek adını "15 Mayıs" tarihine kaydettirmiş oldu. 1- Câmii's-Sağîr, V, 663; 2-Şualar, On Birinci Şua, s. 232.; 3-Son Şahitler, c. 1, s. 113.
01 Haziran 2026 00:47

Hacca Gitmenin Önemi Nedir?
Hac, sağlığı ve maddî imkânı olan Müslümanların yerine getirmesi gereken farz bir ibadettir. Kur'ân'da, "İnsanlar arasında haccı ilân et ki gerek yaya olarak gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler." 1 gibi haccın farz olduğunu bildiren ayetler vardır. Çok büyük bir kardeşlik kongresidir hac. Hac, insana sabırlı olmayı öğretir. Buna "ihram" adı verilir. Hac insana dünya nimetlerinin geçici olduğunu, dönüşün yalnızca Allah'a olduğunu hatırlatır.
24 Mayıs 2026 00:55


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Dünyayı Kim Temizliyor?
Okula gittiğimizde ise yine okulumuzu, sınıfımızı temizleyen vazifeli kişiler vardır. Evlerimizde de, muhakkak temizlik yapılır. Allah'ın her yerde temizlik görevlileri vardır. Ama bu havayı temizleyen büyük bir sistem vardır. Yani vücudumuzda hiç durmayan bir temizlik faaliyeti vardır. Temizlik deyince aklımıza Cenab-ı Hakk'ın "Kuddüs" ismi gelir. "Kuddüs" ismi, Allah'ın her türlü eksiklikten, kusurdan ve kirden uzak olduğunu bildirir. Yani Allah tertemizdir ve yarattığı kâinatta da bir temizlik ve düzen hâkimdir. Oysa görünmeyen çok daha büyük bir temizlik düzeni vardır.
17 Mayıs 2026 02:22

Son Mesai
15 Mayıs Cuma akşamı Genel Yayın Yönetmenimiz Abdullah Eraçıkbaş Ağabeyin vefat haberi ile sarsıldık. Abdullah Ağabey, her gün olduğu gibi o gün de vazifesinin başındaydı. Biz haftada bir gün izin kullanırdık ama kendisi hiç izin kullanmadan çalışırdı. Hastane işleri olduğu zaman "rutin kontrol" yazardı. Akşam 18:41'de bana Can Kardeş sayfasının bulmacasını gönderdi. Saat 20:00 civarında kalp krizi geçirdiği haberini, daha sonra da acı haberi aldık. Birkaç gün önce de, "Bu hafta Ahiret Sayfası muhakkak yapalım, vefatlar var" demişti. Önceden mesaj yazardı "Araştırıp haberleştirin" diye. Kelimeler konusunda Watsapp grubumuzda en son şunu yazmıştı: "Son ikaz: Özgürlük değil hürriyet, yanıt, kanıt, öneri, yadsımak yok cevap, delil, teklif tavsiye, inkâr etmek var. Neden (soru edatı hariç) yok; sebep, yol açmak..." Bunların dışında, "sorun, kent, koşul, önlem, yaşam" gibi kelimelere de "uydurukça" der, kullandırmazdı.
17 Mayıs 2026 00:32

Kâinat Kitabını Nasıl Okuruz?
Kur'ân-ı Kerîm insanı sürekli düşünmeye, ibret almaya ve aklını kullanmaya davet eder. "Neden düşünmüyorsunuz? Neden bakmıyorsunuz? Niçin ibret almıyorsunuz?" anlamındaki ayetler, kâinata sıradan bir bakışla değil, anlamaya yönelik bir bakışla bakmamızı ister. Çünkü insanın en büyük vazifelerinden biri, gördüğü şeylerin ardındaki hikmeti fark etmektir. Tabiat ise sadece Allah'ın yarattıklarından oluşan bir düzendir. Kâinattaki her varlık, dikkatle bakıldığında bir sanat eseri gibi okunur ve insanı Allah'a götüren bir davet mektubu olur. Düşünmek ve ibret almak gerekir. Bu yüzden kâinat kitabını okumak, sadece bakıp geçmek değil, manasını ve hikmetini düşünmek, tefekkür etmektir.
10 Mayıs 2026 02:10

Kırılan Nesil Onarılabilir
Bediüzzaman Hazretlerinin ifade ettiği gibi "Bir çocuk küçüklüğünde kuvvetli bir iman dersi almazsa, âdeta gayr-ı müslim birisinin İslâmiyet'i kabul etmek derecesinde yabanî düşer." Şu an birçok ailenin, eğitimcilerin yaşadığı da budur. En temel kırılmalardan biri de, çağın verdiği, bilgi, oyun, eğlence gibi yoğun dijital akışın içinde "ahiret" konusunun yer almayışıdır. Çocuklara her türlü imkân sağlanıyor, ama bu hayatın içinde Allah'ın bizi her an gördüğü, yaptıklarımızdan mesul olduğumuz, hesap vereceğimiz, yani bir "hesap günü"nün olduğu, onların aklına ve mantığına uygun, delil ve ispatlarla anlatılamıyor. Bediüzzaman Hazretleri, toplum hayatının selâmeti için iman temelli esaslara dikkat çekerek şöyle ikaz eder: "Bu vatanın ve bu milletin hayat-ı içtimaiyesi bu acip zamanda anarşistlikten kurtulmak için beş esas lâzım ve zarurîdir: Hürmet, merhamet, haramdan çekinmek, emniyet, serseriliği bırakıp itaat etmektir." 1 Bu esasların hayata geçebilmesi ise ancak sağlam bir iman terbiyesiyle mümkündür. Zira "haramdan çekinmek," "emniyetli olmak" ya da "itaat etmek" gibi kavramlar, ancak insanın kendisini her an gören bir Rabbin huzurunda olduğunu bilmesiyle gerçek bir anlam kazanır. "Zor zamanlardayız" diye büsbütün ümitsizliğe düşemeyiz. Şu an en büyük ihtiyaç kalpleri iman ile tamir etmek, gençleri Kur'ân ahlâkıyla yüceltmektir.
05 Mayıs 2026 00:48