×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Şeffaflık, Dijital Ekonominin En Değerli Sermayesidir

Ticaret Bakanlığı'nın gelişen dijital pazarlamayla birlikte reklam mağdurlarının artması ve kullanıcıları aldatmaya yönelik yapılan reklamların önüne geçmek amacıyla 1 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayınladığı Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde kapsamlı değişikliklere gitti. İçerik üreten bir kişi; ücretli veya ücretsiz ürün yada hizmet temin etmesi, ücret alması, indirimden yararlanması ya da bir etkinliğe davet edilmesi gibi herhangi bir menfaat karşılığında paylaşım yapıyorsa, bu içeriğin "#reklam" veya "#tanıtım" olduğunu açık ve kolay fark edilecek şekilde belirtmek zorunda olacak. Reklamların hangi amaçla kullanıcılara gösterildiği konusunda daha fazla şeffaflık sağlanmak istenmesi çok önemli. Bir diğer göze çarpan düzenleme; indirim kampanyalarına ilişkin reklamlar. Bir ürünün "indirimli" olarak sunulabilmesi için, indirim öncesi gösterilen fiyatın son on gün içinde uygulanan en düşük fiyat olması şartı getiriliyor. Buradaki amaç gerçekte yapılmayan indirimlerin tüketiciyi yanıltmasının önüne geçilmesi.

Köşe Yazarı

Kaynak: Yeni Birlik

03 Temmuz 2026 18:43

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Sosyal Mecraların Bilinçaltı Yönetimindeki Etkisi

Sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çeken paylaşımlara karşı, kendi fikirsel özgünlüklerini koruyabilmeleri oldukça önemli. İlişki tavsiyeleri, beden dilini okuma gönderileri gibi içerikler kullanıcılar tarafından belli bir süre sonra " doğruluğu kesin " bir gerçek gibi algılanabiliyor. O sebeple birinin yaşamış olduğu ilişki deneyiminden çıkardığı olumsuz bir sonuç " genel kabul " olarak algılanmamalı. Ve uzun süre göz teması kuramayarak bakışlarını kaçırabilir. Özetle; sosyal mecralarda sunulan her bilgiyi hap bilgi olarak kullanmamak oldukça önemli. Özellikle insan ilişkilerine dair tavsiye içeren paylaşımlar, ciddi anlamda önyargıya ve kişinin kendisini yetersiz hissetmesine sebebiyet verebilir.

26 Haziran 2026 18:01

Köşe Yazarı

Yapay Zeka Konuşuluyor, Peki İnsan Faktörü Nereye Gidiyor?

7'den 70'e katıldığımız fuarlardan, iş dünyası toplantılarına hatta o kadar içimize girmiş ki evlerden, kıraathanelere kadar herkes yapay zeka hakkında konuşuyor. Adeta bir insan ama çok ucuza hatta bedavaya çalıştırdığın yapay bir insan. İnsanların çoğu yapay zekayı konuşuyor "gelecekte neler olabilir, insan gücü yok mu olacak" gibi birçok senaryo üretilip konuşulurken, sonuca baktığımda yine temelde insan ilişkileri ve iş birliklerinde reel iletişim yani insan ve temasın ne kadar önemli olduğunu gördüm. 'Güven algoritmalarla inşa edilemez, samimi ilişkilerle edilir.' Unutmamak gerekir ki yapay zekayı da insan yönetiyor ve yönetmeye devam edecek. Geçtiğimiz aylarda Microsoft'un Ceo'su Nadella'da "yapay zeka insanın yerini almıyor" demişti.

19 Haziran 2026 19:14

Köşe Yazarı

Worldef'in Dönüştüren Gücü

WORLDEF'i çok sevdiğim ve hayatımda önemli bir yeri yaklaşık 12 yıl önce tanıdığım teknoloji dünyasının önemli isimlerinden WORLDEF'in CMO'su (Pazarlamadan Sorumlu Başkan) Nihat İpekçi sayesinde tanıdım. Nitekim bu yıl ise işler daha da ileriye giderek, sevgili dostum BrandingTürkiye'nin kurucusu Mürsel Ferhat Sağlam'ın beni ELC GLOBAL etkinliğine davet etmesiyle bir anda iş birliğimiz daha da ileriye giderek WORLDEF 2026 İstanbul fuarında medya partnerliğine kadar gitti. Dijital dünyanın en önemli isimlerini sadece Türkiye ile sınırlı değil, yurtdışından da en önemli 250 konuşmacısıyla çok faydalı bir fuar etkinliği olmuş.

12 Haziran 2026 23:41

Köşe Yazarı

Aynı Şehirde, Farklı Dünyalarda

Hatta çoğu zaman tam tersine azalıyor. Günümüze baktığımızda yüzbinlerce hatta milyonlarca insanın yaşadığı şehirlerde, insanlar birbirlerine hiç olmadığı kadar yakın ama bir o kadar da uzak. Oysa Peygamber Efendimiz ne de güzel söylemiş: "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." Diye. Kalabalıkların içinde yaşıyoruz, ancak giderek yalnızlaşıyoruz. Hal böyle olunca dostluklara, aile ilişkilerine ve sosyal bağlara ayrılan zaman da azalıyor. Bir toplumu güçlü yapan şey yalnızca ekonomik, askeri veya teknolojik güç değildir. Asıl güç; insanların birbirine duyduğu güven, saygı ve muhabbettir. Kalabalıklar artmaya devam edecek. ''Kalabalıkların ortasında yalnız kalmış bir toplum olmaktan kurtulamayacağız.'' Asla Unutmayalım ki insanı insan yapan sadece konuşmak değil, çıkarsız gönülden iletişim kurabilmektir.

05 Haziran 2026 00:04

Köşe Yazarı

Dijital Dünyada Şeffaflaşan Hayatlar

Dijital mahremiyet; kişisel hayatımızı, özel alanlarımızı ve bilgilerinizi internet ortamında bilinçli şekilde koruyabilmek demektir. Öncelikle dijital mahremiyetin önemini şöyle düşünün. Aslında dijital mahremiyet, sadece teknoloji güvenliği meselesi değil, aynı zamanda ciddi bir inanç meselesidir. Şöyle; Dinimizde mahremiyet 'harem' kökünden gelir ve bununla birlikte dokunulmaz ve korunması gerekeni ifade eder. Kur'an-ı Kerim'de Nur Suresi 27. ayette, başkalarının evine girerken izin alınması emredilir. Oysa kutlu Peygamberimiz(Sav) birinin evine izinsiz bakmayı sert bir dille yasaklamışken, şuan günümüzde ''Stalklamak'' diye bir kelime adı altında başkalarının özel hayatlarını adeta bir röntgenci gibi izleme bağımlılığına tutulduk.

22 Mayıs 2026 20:02

Köşe Yazarı

Ekranların Esiri Mi, Hayatın Sahibi Mi?

''Gerçek mutluluk ekran ışığında değil, insanın kendi ruhunda saklıdır. Telefonlar cebimizde dursun, hayatımızın merkezinde değil. Çünkü insan; aldığı beğeniler kadar değil, kurduğu gerçek bağlar kadar mutludur.'' Teknoloji öyle bir hale geliyor ki artık her yeni güne uyandığımızda bir yenilikle karşılaşmamak mümkün değil hale geldi. Ve çoğumuz bundan şikayetçi olsak da; ellerimizden düşmeyen telefon ve tabletler, günün en az 6-8 saati vakit geçirdiğimiz sosyal medya uygulamaları ve sürekli açık kalan o telefon ekranları hayatımızın vazgeçilmez hatta en değerli parçası haline geldi. Oysa sosyal medya çoğu zaman hayatın gerçeğini değil, gösterilmek istenen kısmını yansıtıyor. Bu da sosyal medya bağımlılığının bir diğer yüzünü ortaya çıkartıyor. Bugün ne yazık ki birçok insan gerçek sosyalliği ekranlarda arıyor. O da yetmezmiş gibi 70-80 metrekare evin içerisinde anne ve babasından bir şeyler isteyen çocuklar sözlü iletişim kurmak yerine, sosyal medyadan isteklerini yazanlar, hatta yetişkinler bile gördüm. Telefonsuz geçen kısa zamanlar oluşturmak, sosyal medya kullanımını sınırlamak ve gerçek hayata daha fazla vakit ayırmak önemli bir başlangıç olabilir. Vakit en büyük zenginliktir. Gerçek değer; karakterimizde, duruşumuzda ve hayatımıza kattığımız anlamdadır.

15 Mayıs 2026 19:11

Köşe Yazarı

Makamın Gölgesinde Kaybolmak

Aşağıdaki mısraları yıllar önce, 10 Ağustos 2017'de not defterimde kaleme almıştım: Dünya hayatının süslü oyuncaklarına aldanma… O vakit sende gel hayatı Rabbin ile yaşa. İnsan hala hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor. Oysa insanın aklına şu soru geliyor: Çevremizde bunun sayısız örneğini görüyoruz. Makam gidince ise "Ben de sizin gibiyim" tavrına bürünenler… İnsan, kibire meyilli bir varlık. Hizmet etmeyi bilir. "Ben bilirim" anlayışıyla değil, "Birlikte başarabiliriz" anlayışıyla hareket eder. Çünkü ey insan, sonunda öleceksin. İnsan da yaratılış gayesini unutup sadece dünya nimetlerine aldanırsa, aslında kendine yazık etmiş olur. Çünkü dünya geçicidir.

08 Mayıs 2026 00:12

Köşe Yazarı

Dijitalde Var Olmak Ya Da Yok Olmak: 2026'da Pazarlamanın Yeni Gerçeği

Dijital dünya artık sadece bir "alternatif kanal" değil; markaların varlığını sürdürebilmesi için temel zemin haline gelmiş durumda. 2026'ya geldiğimizde pazarlama denklemi kökten değişmişken, hala eski reflekslerle hareket eden markaların oyunun dışında kalması kaçınılmaz. Dijital pazarlama dediğimiz kavram, basitçe sosyal medya paylaşımlarından ibaret değil. Bu arada bir not paylaşayım her 5 kişiden 1'i alışverişini internetten yaptığı bir durumla karşı karşıyayız. Geleneksel pazarlama yöntemleri uzun yıllar boyunca etkili oldu; ancak tek yönlü iletişim modeli artık beklentileri karşılamıyor. Bugünün tüketicisi sadece görmek değil, etkileşim kurmak istiyor. Bir ürünü marka yapabilmenin en önemli yollarının başında o ürünü alacak kişilerle iletişim ve bağ kurmaktan geçiyor. Dijital pazarlama tam da bu noktada devreye girerek çift yönlü ve dinamik bir iletişim imkanı sunuyor. Geleneksel mecralarda haftalar sürebilecek geri dönüş süreçleri, dijitalde saatler hatta dakikalar seviyesine inmiş durumda. Sosyal medya ise yalnızca bir vitrin değil; aynı zamanda marka kimliğinin inşa edildiği, toplulukların oluşturulduğu bir alan haline gelmiş durumda. Bu nedenle dijital pazarlama, "herkese uyan tek kalıp" bir model değil; sürekli test edilen, öğrenen ve gelişen bir süreçtir. Sonuç olarak 2026 itibarıyla dijital pazarlama, markalar için bir seçenek değil zorunluluk.

01 Mayıs 2026 17:54

Köşe Yazarı

E-ticarette Oyun Değişti: 2026'da E-ticaretin Gerçek Kuralları

Bu haftaki yazımda ülkemizde ve dünyada her geçen gelişen ve sektörde ciddi pazar payına ulaşan E-ticaret sektörü hakkında doğru bilinen yanlışları, Seo'yu, pazarlama tekniklerini ve yapılması gerekenleri anlatacağım. Sahi Seo demişken Seo alanında çalışmalar yapan ve Seo'ya her anlamda çok güvenen biri olarak artık öyle bir dünyaya girdik ki tek bir pazarlama stratejisi yeterli olmuyor. Tabii ki Seo çok önemli lakin alternatifleri de es geçmemek gerek. E-ticaret dediğimiz kavram, yıllar önce "internet üzerinden alışveriş" olarak tanımlanıyordu. 2026 itibarıyla e-ticaret; veri, deneyim, güven ve görünürlük üzerine kurulu çok katmanlı bir ekosistem haline geldi. E-Ticaret SEO: Artık Sadece Anahtar Kelime Değil E-ticaret SEO, en basit tanımıyla ürünlerin ve kategorilerin arama motorlarında üst sıralarda görünmesini sağlamak için yapılan çalışmalar bütünüdür. Ancak 2026'da bu tanımın içine çok daha fazlası giriyor. Kısacası biri "okutur", diğeri "ikna eder". Sonuç: SEO Yetmez, Strateji Şart Bugün e-ticaret yapmak isteyen herkesin şunu kabul etmesi gerekiyor. SEO hala çok önemli, lakin tek başına yeterli değil. Başarılı olanlar SEO'yu, kullanıcı deneyimini, içerik üretimini ve güven inşasını birlikte yönetenler olacak.

24 Nisan 2026 00:00

Köşe Yazarı

İki Kapıdan Geçmeden Hayatı Anlayamazsınız!..

Hayatın öğrettiği iki sessiz adres.. Bunun öğrenmenin 2 yolunu söyleyeceğim size. 'Sana her daim şükürler olsun Allah'ım..' İnsan bazen uzun uzun düşünür, hayatın anlamını kitaplarda, kalabalıklarda, ya da büyük cümlelerde arar. Oysa hayatın en yalın gerçeği çoğu zaman iki sessiz mekanda saklıdır. Ne zaman sinirlensem önce hastane koridorlarını gezer, etrafını gözetler çare arayan ve hasta insanları görünce Allah'a şükreder, sonra da mezarlığa gider orayı da gezdikten sonra yatan ölüleri ve bir de mezar taşlarına bakarım. Ne zaman stres yaparsam, kızarsam ve üzülürsem hastane koridorlarını ve mezarlık gezeceğim. Hayatın özeti bazen uzun cümlelerde değil, mezar taşlarının sessizliğinde gizlidir. Hayat, kıymeti kaybedildiğinde anlaşılan üç şey öğretir: sağlık, özgürlük ve zaman.

17 Nisan 2026 00:01

Köşe Yazarı

Belki De Birilerinin Hayallerini Yaşıyoruzdur

Hayat çoğu zaman bize "normal" gelen bir akış içinde devam eder. Oysa düşününce, bu sıradan sandığımız hayat belki de birilerinin hayalini kurarak uyuduğu, ulaşmak için mücadele ettiği bir hayat olabilir. Bir öğrenci, yıllardır sınav çalışırken "Keşke bir işim olsa, ekonomik özgürlüğüm olsa" diye iç geçiriyor; biz ise her sabah ofis trafiğine söylenerek hazırlanıyoruz. Yaşadığı şehirden ayrılmak zorunda kalmış biri, "Keşke ailemle aynı şehirde olabilsem" diye içini çekiyor; biz evimizin penceresinden gördüğümüz manzaraya alıştığımız için fark etmiyoruz bile. Fakat dışarıdan bakıldığında aynı hayat bir başkasına göre "ulaşılamaz"dır. Ama hiç "daha azını" yaşayanlara bakmayız.

10 Aralık 2025 17:28

Köşe Yazarı

Bu Dünyanın Kirini Ne Temizler?

Bir; dış kir, iki; iç kir. Dış kir; insanoğlunun aciziyetinden kaynaklanan denizi, yeşili, ormanı emrimize bahşeden Allah'ın yarattığı güzellikleri kirletmesi, iç kir ise; yüreğini kötülükle, kalp kırmakla, yalanla ve acıyla haz duyan insanoğlunun içini doyurması. Mütevazi ve iyi insan olmaktan da asla vazgeçme.. İyilik demişken; Gazeteci dostum Samet Serhat Sarı'nın davetiyle aynı zamanda Ayla ve Müslüm filmlerinin yapımcılığını yapan Mustafa Uslu'nun yaptığı 7 Kasım'da vizyona giren Bi Umut filminin iki gün önce galasına katıldım. 3 çocuğuyla Antalya'da maddi imkanları kısıtlı, hayat mücadelesi vererek 3 çocuğuna annelik yapan güzel kalpli Gülsüm Kabadayı ablamızın hikayesini anlatıyor. Çünkü kolay değildir hiç tanımadığın, kimliği belli olmayan Rus olmasıyla birlikte felçli, yatalak ve doktorların uzun yaşamaz gözüyle baktığı çocuğa 10 yıl boyunca kendi çocuklarından ayırmayarak bakıp sahiplenmek. Bu olay bizim ülke basınında da ciddi konu olmuştu ve Rus medyasında ve televizyonlarında da programlara konu olması hatta Rus Milletvekilinin Gülsüm ablamızın yayında elini öpmesi beni de çok duygulandırmıştı. Onlardan biri çok sevdiğim, güzel kalpli, kalemini ve basın gücünü şahsi menfaatlerine kullanmamış, hak yolunda gerçekleri yazmış, çalıştığı tüm kurumlarda kimseyi kırmamaya özen göstermiş, belki de kırmamış bizim tabirimizle bir İstanbul beyefendisi olmasının yanı sıra İzmir'in yetiştirdiği en önemli ve saygın Gazetecilerinden biri olan ve mesleğe 40 yılını vermiş Yunus Karakaya abimin hayat hikayesi adı altında 'Kaleminin izinde bir ömür' belgeseli adı altında Avustralya'da yaşayan ödüllü yönetmen Okan Canbolat tarafından çekildi ve Okan Canbolat Film Production Australia imzasıyla belgeseli yapıldı. Bana öncesinde bir projesinden bahsetti. Beni Makedonya'daki lansmana da davet etmesinin yanı sıra ofiste bana özel olarak mavi tik derler ya benim hesabımı da onaylı yapması gülüşmemize sebep oldu. =) Makedonya merkezli sosyal sahne platformu Be The Star, kısa süre içinde 37 ülkede 5 bin kullanıcıya ulaştığını söyledi. Be The Star uygulamasının geleneksel sosyal medya anlayışını yeniden tanımlayacağını, kullanıcıların içerikleriyle oy toplayarak yükseldiği bir deneyim sunacağını söyleyen Ferdi Şenol Haftalık'Star Listesi' ile kullanıcılar birbirini destekliyor ve yeni dijital yıldızlar doğuyor. ''Bu dünyanın kirini iyiler ve iyilikler temizleyecek. Yani senin o temiz kalbin temizleyecek'' Asla iyi olmaktan vazgeçme.

08 Kasım 2025 00:54

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha