×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Samsun Düğünü Bastı

1988-89 sezonunda Galatasaray, Şampiyon Kulüpler Kupası ikinci tur ilk maçında 3-0 yenildiği İsviçre'nin Neuchatel Xamax takımını Ali Sami Yen'de 5-0 yendiğinde, üçüncü golden sonra "basın tarafsızdır" kelepçesini kırıp, kollarımı havaya açarak yerimden fırlamıştım tribünde. 1996'dan 2000'e kadar lige el koyan ve dört yıl üst üste şampiyonluk rekoru kıran Galatasaray, bu başarısını taçlandırmak için Danimarka'da Parken Stadı'na çıktığında, tribünde heyecandan başım çatlıyordu. Aziz Yıldırım, "Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazanması tesadüf" dese de Parken Stadı'ndaki 10 kişilik direnişi gözümüzle gördük. 2011-12 sezonunun sonunda ise Galatasaray, Kadıköy karanlığında şampiyonluk turunu atarken tepedeki tribünden futbolcuları seçmeye çalışıyordum. Okan Buruk'un şampiyonluk öncesi Kur'an kursu ziyaretini, şampiyonluk sonrası küfür seansını da gördük.

Sadık Söztutan

Kaynak: Türkiye

03 Mayıs 2026 02:27

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Sadık Söztutan

Bi Susun Ya…

Yok, takıma ve hocaya demedim. En azından kendi gittiğim turnuvalardan hatırlıyorum: 2000 Avrupa Şampiyonası finallerine İtalya'ya yenilerek başladık, çeyrek final oynadık. 2002 Dünya Kupası finallerinde Brezilya'ya yenilerek başladık, yarı final oynadık. Bir mağlubiyette hocaya ve futbolculara demediğinizi bırakmadınız. Üstelik iyi oynadık Maça neresinden bakarsanız bakın, üstün taraf bizdik. Yeteneği ve karakteriyle bu takım, tarihin en iyi millî takımı. Bir üstüne su iç Televizyon molasını su molası kılıfına sokan FIFA, baskın oynayan tarafın süratini kesti.

15 Haziran 2026 02:25

Sadık Söztutan

Meryem

Babasının köşkteki hizmetçi ile yaptığı muta nikâhı sonrası dünyaya gelen Meryem, annesi ile birlikte, Tebriz dışında bir kulübede yaşamaya terk edilmişti. Mecburen köşke getirilen Meryem, üst katta bir odaya kapatılmış, babasının üç karısından ve dokuz çocuğundan uzak tutulmuştu. Üçüncü gün, baba, kızın odasına gelerek "Meryemciğim, sen artık büyüdün. Senin de hayatını kurma hakkın var. Hazırlan, yarın bir talibin gelecek. Onu beğeneceğini umuyorum" deyip çıkmıştı. Meryem canevinden vurulmuştu. ***** Babasının en büyük hanımı, Meryem'in odasına geldi, onu hazırladı ve salonda masa kenarındaki adamın karşısına oturttu. Babası Meryem'i teselli etmeye çalıştı: - Raşit iyi bir adam. ***** İki katlı, bahçeli, eski bir gecekondunun önüne geldiklerinde, Raşit, Meryem'i hafifçe sırtından itip: - Evine buyur, dedi. İlk birkaç gün hariç, o ev Meryem'e zindan oldu. Yemeği beğenmediğini, kızın ağzına çakıl taşı doldurup "çiğne" diye çenesini sıkarak gösteriyordu. Her kadın gibi Meryem de bu işe çok bozuldu. "Düşmanımın düşmanı dostumdur" düsturu gereği, Meryem ile Leylâ, özellikle çocuktan sonra dost olmuştu. Kızın ismini Meryem vermişti; Azize. Odaya döndüklerinde Leylâ, Meryem'e dedi ki: - Bugün fırına gittiğimde Tarık'ı gördüm. Ertesi sabah Meryem kararını vermişti: - Ben sizinle gelemem Leylâ. Beni bırak, Azize'yi mutlu etmeye bak, o bana yeter, dedi Meryem. ***** Meryem, kapalı gözleri, duygusuz suratı, kamyonetin sarstığı yorgun vücuduyla stada giriyordu. Tam o sırada Leylâ, Meryem'in çocukluğunu geçirdiği Tebriz dışında -şimdi pislik içindeki- kulübenin ortasında yere çömeldi, sarsıla sarsıla ağlamaya başladı. (Sizi 430 sayfalık kitabı okumaktan kurtardım, özeti böyle.) Sadık Söztutan'ın önceki yazıları...

13 Haziran 2026 02:30

Sadık Söztutan

The Terminal

Gürsel eniştenin öyküsü. Efendim, emekli İngilizce öğretmeni Gürsel enişte, geçen hafta Varşova'dan İstanbul'a dönüyordu. En başta Lübnan Hava Yolları yazıhanesini görünce rahatladı. Lübnanlı koltuğundan kalkıp, cam masanın solundan dolaşarak Gürsel eniştenin sol kolundan tuttu: - Hayır, asla! "Tövbe tövbe" diyebildi. Polonya Hava Yolları yani. Bir sonraki camda "El Al Israel Airlines" ismini görünce, şeytan çarpmış gibi geri döndü. Az önce pas geçtiği Polonya ofisine girdi. Adamın gözleri açıldı, koltuktan hızla kalktı, masanın solundan Gürsel enişteye yaklaştı, sol kolundan tuttu. Bizim enişte şaşkınlık yaşarken, adam ofisten dışarı çıkıyordu.

06 Haziran 2026 02:27

Sadık Söztutan

Kız Arkadaş

Onun için de "Tarihî Pullar Serisi" kusursuzdu. Genç asistanın pul sevgisi, hemen her gece, cımbızın dikkatli dikkatli açılıp kapanan iki ucunda, posta pulları arasında yoğunlaşıyor, asırdan asra slalom yaparak bir tarihî rabıta şölenine dönüşüyordu. ***** Yaşı 25'i devirdiğinde dul annesi, biricik oğlunu "baş göz etmeyi" iyice kafasına koymuştu. Üstelik oğlunun bu pul sevgisiyle "kafayı yediğine" inanmaya başlamıştı. ***** Annelerin bu konudaki yeteneği malum; ne zamandır gözüne kestirdiği "gelin adayı" ile oğlunu "tesadüfen" evde baş başa bırakmayı başardı. ***** İlk kez bir kıza "o gözle" bakan ve yakınlık duyan asistanın kalbinde kıpırdanmalar gecikmedi. ***** Yarım saat sonra keyifle eve döndüğünde, "kız arkadaşını" vitrini temizlerken buldu. Önemli ilk gün zarfları...

30 Mayıs 2026 02:31

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Sadık Söztutan

Medine Nine

Cuma günleri, evin sol tarafında dört yüz metre mesafedeki Fatih Sultan Mehmet'in türbesine veya evin sağ tarafında dört yüz metre mesafedeki Yavuz Sultan Selim'in türbesine gidiyordu. "Biz" üç kişiden oluşuyordu. Kızı, damadı ve sekiz yaşındaki erkek torunu… Fakat tekrar sesler gelince, Medine anne: - Kızım, bir bardak su ver de öyle git, dedi. - Teşekkür ederim, dedi. Medine nine senelerdir altın ve parasını kazağının içine yaptırdığı özel cebe koyup, fermuarını çekerdi.

23 Mayıs 2026 02:17

Sadık Söztutan

Postal

*** Hem Süleyman dededen hem Şakir dededen dinlemiştim. *** Önce tarihin en rezil ve acımasız sayfalarından küçük bir fotokopi: Sarıkamış ve çevresinde 1915-1920 yılları arasında, özellikle Rus işgali ve sonrasındaki geri çekilme sürecinde, Ermeni çeteleri, Müslüman Türk nüfusa yönelik sistematik katliamlar ve zulümler gerçekleştirdi. *** "Kimini yabani hayvanlar parçalamış, kimini kuşlar gagalamış… Feci bir görüntü vardı. Sadece bir askerin vücut bütünlüğü bozulmamıştı. Üzerindeki kıyafeti ve ayağındaki postalları sapasağlam duruyordu. Dedim ki; 'Şakir, bu insan ölmüş. Biz de fakiriz. Ben bu postalları almak istiyorum.' Önce itiraz eder gibi oldu. Sonra bana yardıma geldi." *** Süleyman ile Şakir, cesetleri toprağa gömmüşler. *** "O geceyi unutamam. Yatsı namazını kıldıktan sonra yattım. Rüyamda, postallarını aldığım o asker, sağ elinin işaret ve orta parmağını iki gözüme doğru getiriyor, 'Postallarımı geri ver' diyordu. Uyandım. Hayır, gördüğüm kâbus yüzünden değil, çalan kapıdan dolayı uyandım." *** Gelen, "suç ortağı" Şakir dedeymiş. Şöyle demiş: "Yahu Süleyman kalk. Ben uyuyamadım. O asker var ya, rüyamda iki parmağıyla gözlerimi oyacaktı." İkili apar topar, korkuyla dere kenarına gidip güneşin doğuşunu beklemiş.

16 Mayıs 2026 02:29

Sadık Söztutan

Terbiye En Güzel Çeyizdir

20… Bu sayı Yaşar Hoca'nın hayatının köşe taşlarının kod numarası gibi oldu. 20 yaşında evlendi. İlk evliliğinden çocuğu olmayan Yaşar Hoca, 20 yaşında bir kız çocuğu sahibi olmanın coşkusunu yaşarken, bir gün bir anda her şey altüst oldu. Bebek giydirir gibi hızlı hızlı giydirdi ve soluğu Çarşamba Karakolunda aldı. Üzerine düşen şokun ağırlığı altında ezilen ruhu, ona şu gerçeği söyletmedi: Aslında üvey baba kıza değil, kız üvey babaya "Seni bir babadan farklı seviyorum" demiş, Yaşar Hoca da "Ne saçmalıyorsun sen?!" diye Burcu'ya bir tokat atıp, kahvaltısını yarım bırakarak kapıyı çarpıp evden çıkmıştı.

09 Mayıs 2026 02:05

Sadık Söztutan

Polis

İstanbul'dan Tokat'a yani… Akşamüzeri 18.30 civarına Fatih Köprüsünü geçmiştik. Yanımdaki Cihan da öğrenci olduğu için, onu çözmek zor olmadı. Çocuk üvey baba ile sık sık tartışır olmuş. (09 Nisan 2001 tarih ve 2001/10 sıra nolu genelgeden bahsediyor.) Gerçekten de okul nakli ile İstanbul'a geldim. - O yaşa kadar mecburi ama aslında eğitim hayatı devam edenler için ortaöğretimde 20, yükseköğretimde 25 yaşına kadar izin var. Bir polis ön kapıdan otobüse girdi. Polis kardeşlerimize minnet borçluyuz ama insan karşısında pat diye polis görünce biraz tedirgin oluyor, yalan yok. Polis ön sıradan başlayarak arkaya doğru ilerledi. Polis çatık kaşla onu da taradı. - Tamam, dedi çocuk korku ile. Önde polis, arkada Cihan, otobüsten aşağı indi. Polis başını sağ omzundan geri çevirdi, şoföre: - Sen devam et, dedi. "Alo" diye telefonu açmasına sevindim. Şöyle dedi: - Hocam, babamın polis olduğunu hayal meyal hatırlıyordum ama Hendek'te çalıştığını bilmiyordum.

02 Mayıs 2026 02:36

Sadık Söztutan

Bir Tarafta Osimhen Öbür Yanda Cherif

Okan Buruk beşinci kez mutlu sona ulaşarak -Fatih Terim'in ardından- en fazla şampiyonluk kazanan hoca olacak. 20 dakika dolduğunda Fenerbahçe savunmasında üç adamın sarı kart görmüş olması da derbiyi etkileyen bir başka faktördü. Daha 12. dakikada gelen penaltı kaçınca, takım oyundan düştü. "Bu olmadıysa hangisi olacak" psikozu sahanın bir tarafına hâkim oldu. Guendouzi, Talisca, Skriniar ve haydi kariyerine bakarak Kante'yi çıkarın, geride sıradan bir takım kalıyor. Rize maçındaki gibi bir skandala bu defa Mert Günok ve Brown imza atınca Torreira zafer skorunu 3'e taşıdı. Bir hakem için en büyük aşağılanma, "Topu tuttum, ne diye bizim lehimize faul çalıyorsun?" diye isyan edilmesi…

27 Nisan 2026 02:22

Sadık Söztutan

Beni Unutma...

"Öyle bir şey yazayım ki, bu defterdeki en çarpıcı, en güzel, en unutulmaz satırlar benimki olsun" diye dakikalarca kalemin ucunu ısırarak düşündüğünüz günler hani. Ve "Umarım bir gün gelir de bu sayfayı okursan seni çok seven arkadaşını hatırlarsın. Unutulmamak dileğiyle" şeklinde noktayı koyarsın. "Gazeteci olduğunu duymuştum, isabet olmuş" diye düşündü. Birincisi, numarasını nereden bulduğunu bilmediği mızmız bir okur, enflasyon konusunda fikirleri olduğunu anlatıyor, "Benden yararlanın" diyordu. Diğeri şirket içinden, "Saldırgan yayın yapıyorsunuz, gazeteye okur kaybettiriyorsunuz" diyen bir bölüm şefiydi. Oysa santral görevlisi, "Mühendis Osman Çimen Bey arıyor" dediğinde telefonu bağlamıştı.... Sessizce telefonu kapattı Osman.

25 Nisan 2026 02:24

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha