×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Salih Tuna

Gerek bir önceki ABD Başkanı Joe Biden'ın "Can'cıkları" kahraman ilan ettiği dönemde, gerekse Donald Trump döneminde Türkiye ne zaman sıkıştırılsa bunlar heyecana kapıldılar. Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın beyzbol sopalı malum fotoğrafını da "O'oh be sonunda Tayyip bitti, ondan kurtulacağız..." şeklinde yorumlamışlardı. Dönemin Başbakanı Erdoğan, Davos'ta "One Minute" çektiğinde de "Siyonizm Erdoğan'ın işini kesin bitirecek..." diye ellerini ovuşturmuşlardı. 15 Temmuz'da bu aziz millet tanklara karşı çıplak ellerle direnirken bunların en iyileri bankamatiklere koşmuştu, gerisini varın siz hesap edin. *** Şimdi kalkmışlar, "Erdoğan olmasaydı NATO toplantısına katılmazdım" diyen Trump'ı Erdoğan'ın çok sıcak karşılaması üzerinden "bağımsızlık... antiemperyalizm" diye laga luga ediyorlar.

Salih Tuna

Kaynak: Sabah

09 Temmuz 2026 07:28

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Salih Tuna

Salih Tuna

Çalımın kralını ondan yiyeceksin! *** Neden işin gücün alavere dalavere, işin gücün kolpa... (Sadi Tekelioğlu'ndan Allah razı olsun, sayesinde Türk futbolu bir kaleciden kurtuldu.) El attığın hiçbir şeyi doğru dürüst beceremedin, bari mahkemede doğru dürüst yargılanmayı becer! Hem ilk günden beri talimatla yargılandığını söylüyorsun hem de "Benim Ankara'da yargılayacaklarım, buradaki yargıyı yönetmeye çalışıyor..." diyorsun. "Ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim" sözünden dolayı "Madem öyle neden 300 avukat tuttuk" diye seni uyaracağına, tuttu Fidel Castro'ya benzetti. Nasıl da bulmuşsunuz birbirinizi, ne diyelim Allah ayırmasın. O değil de ikiniz de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a NATO'nun meşruiyet vermemesini istiyor, Batı'ya şikâyet ediyordunuz...

11 Temmuz 2026 07:28

Salih Tuna

Salih Tuna

O da gitti... *** Tarkovski "Mühürlenmiş Zaman"da mı demişti, "Nostalji onulmaz hastalıktır..." Elhak, öyledir. Ve ben bu "varoluşsal sızıdan" hiç de şikâyetçi değilim. Galiba "geriye doğru yaşamayı" seviyorum. Ne ki, kahramanlarımız bu dünyadan göçtüğünde "nasılsa filmleri var" diye teselli bulamam. Zihni Göktay'ın sanatçılığının yanı sıra bir özelliği daha vardı: Çokluk popülizm belasına, polarizasyona taş taşıyan günümüz sanatçılarından bin kat daha fazla siyasi gündemin künhüne vâkıf olduğu hâlde, sanatını "mahalle baskısına" asla meze yapmadı.

08 Temmuz 2026 07:27

Salih Tuna

Salih Tuna

Yeni kural şu: "Kırmızı kart, yeterince güçlü biri araya girerse, aslında o kadar da kırmızı olmayabilir..." "O kadar da" ifadesinden kastım; futbolcu, kırmızı kartı gördüğü o maçtan ihraç edilir ama bir sonraki maçta oynayabilir. Konuyu biliyorsunuz: ABD Milli Takımı'ndan Folarin Balogun, Bosna-Hersek maçında kırmızı kart gördü ama Belçika maçında oynayabilecek. İstisna dediğim, başta da söyledim ya; "yeterince güçlü birinin" telefonla araması. *** ABD Başkanı Trump, FIFA Başkanı Gianni Infantino'yu arayınca bir çözüm "üretildi". Dua etsinler de "yeterince güçlü biri" maçtan sonra maçın sonucuna, yani tabelaya müdahale etmesin. UEFA'nın derdi şu: "Yarın herkes aynı ayrıcalığı isterse bu düzeni nasıl yöneteceğiz?" Düzenlerini sevsinler!

07 Temmuz 2026 07:30

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Salih Tuna

Salih Tuna

Özgür Özel yememiş içmemiş, Deniz Göktaş adlı komedyenin üzerinden mizaha ne kadar "hoşgörülü" olduğunu göstermeye çalışmış. Halbuki ne kadar hoşgörülü olduğunu "Kafasını Kaybeden Adam" adlı mizah romanıma gösterdiği tepkiden biliyoruz. Fakat sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "diktatör" dediği "şakalara" sahip çıkıyorlar. Her şeyden evvel vaktiyle Bertolt Brecht'in İki Mültecinin Konuşmaları (Flüchtlingsgespräche) eserinden uyarladığım "Mülteciname" adlı komedi oyunum nedeniyle 6 yıl hapis istemiyle yargılandım. *** Evet, infiale neden olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "diktatör" demek veya "alay etmek" değildi. Biri, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduysa, diğeri de 15 Temmuz'da Türkiye Cumhuriyeti'ni misli görülmemiş bir işgalden kurtardı. Neyse, dedim ya asıl mesele bu değil... Deniz Göktaş, "Kuran hakkında söylediklerimden kimse incinmedi" diyor. Her fırsatta "Aleviyim" diyor ya, şayet "Almanya Alevisi" gibi "Ali'siz Alevi" olanlardan değilse, şunu bilmesini isterim: Kitabımız hakkındaki o münasebetsiz lakırdılar, Kitab-ı Mübin'in en muttaki müntesipleri Ehli Beyt'i de, Ehli Beyt'e gönül verenleri de çok üzmüştür.

04 Temmuz 2026 07:26

Salih Tuna

Salih Tuna

Özgür Özel aynen bunları ve daha nicesini söyledi. Nasıl utanmayalım; bir tek "İngiltere bizi kurulamadan kilise avlusunda bıraktı" demediği kalmıştı. Fakat "eylemlerine" aynen devam ediyor. *** Muhsin Yazıcıoğlu'na, ağır işkenceler gördüğü 12 Eylül döneminde Uluslararası İnsan Hakları Örgütü'ne neden başvurmadığı sorulduğunda, "Ben ülkemi dışarıya şikâyet etmem..." cevabını vermişti. Elbette merhumun o klas duruşu/yurtseverliği Özgür Özel 'den beklenmez. Fakat dilinden düşürmediği Atatürk'ün hiç değilse şu sözünden biraz olsun nasiplenmesi beklenirdi: "Hangi istiklâl vardır ki, yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olayı kaydetmemiştir..." Dikkat isterim: Gazi Paşa, kendi ülkesinin işgalden kurtuluşu için bile olsa yabancılardan medet umulamayacağını vurgularken, Özgür Özel ülkesinin seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı'nı değiştirmek için müstevlilere ne diller döküyor!

02 Temmuz 2026 07:31

Salih Tuna

Salih Tuna

Günler öncesinden öğrenmiştik: Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde ABD Başkanı Trump, F-35'lerin motorlarını Türkiye'ye "hediye" edecekmiş. (Gerçi biz bu "saygıyı", ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası anlamına gelen CAATSA yaptırımlarından çok iyi hatırlıyoruz.) Gelgelelim, Trump, onca rüşvet-i kelamın maksadını da gizlemedi: Türkiye'nin tavassutuyla Suriye'nin Hizbullah'la savaşmasını istiyor. Aklı sıra hem İran 'ın anlaşma koşulları arasında yer alan İsrail 'in Lübnan saldırılarına engel olmuş olacak hem de İsrail'in hayalini kurduğu "mezhep savaşının" startını verecek... Şu ana kadarki açıklamalarından Suriye Başkanı Şara 'nın sorumlu hareket ettiği anlaşılıyor. Sayın Erdoğan'ın yönetiminde Türkiye 15 Temmuz gibi nice ağır süreçleri, nice kahpe tuzakları atlattı. Hiç unutmam; bundan 15 yıl mukaddem FETÖ'nün Zaman gazetesi; İranlı (güya) ajan hemşirelerden Ağrı'daki "çoban ajanlara" kadar sersem sepet tezviratla, 1639'dan beri barış içinde yaşadığımız İran 'la aramızı açmak için adeta yırtınmıştı. Kaldı ki, böylesi bir savaşa İran 'ın seyirci kalmayacağı, son tahlilde ABD-İsrail'in yıllar yılı yatırım yaptığı "İran- Türkiye savaşının" fitilinin ateşleneceği, hâliyle Anadolu coğrafyasının mahvolacağı, böylece Arzı Mevud'un yani "cehennemin kapılarının" ardına kadar açılacağı ortadadır.

01 Temmuz 2026 07:28

Salih Tuna

Salih Tuna

Büyük şairimiz İsmet Özel, çok eski bir yazısında "Eğri oturup doğru konuşalım" deyimini teşrih masasına yatırmış, duruşu bozuk olanın sözünün doğruluğundan söz edilemeyeceğini belirtmişti. "Kimin dediğine, nerede dediğine değil, ne dediğine bakın" yaklaşımı da aynı şekilde sorunludur. Bu, "Eğri oturanın sarf ettiği sözler içinde doğru olmaz" demek değildir; olur, hem de âlâsı olur. Diyeceksiniz ki, "Maksadı nasıl anlayacağız, niyet okuyamayız ki?" Haklısınız, sinsi algı operatörlerinin veya sureti haktan görünen münafık karakterlerin anlaşılmaları zordur. Buna, doğruları araçsallaştıranların bir "turnusol" üzerinden çöküşü diyebiliriz. Saldırganın kendi hırsıyla maskesini düşürdüğü o "turnusol anı", aslında hedefine koyduğu kişinin veya kurumun sahici duruşunun bir sonucudur.

30 Haziran 2026 07:24

Salih Tuna

Salih Tuna

Dahası, İsrail, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kendine açık bir tehdit gördüğünü her kategoride deklare ettiği hâlde, Filistin duyarlılığı üzerinden Erdoğan'ı "İsrail işbirlikçisi" ilan edecek kadar da tozutabiliyorlar. Vaktiyle Erdoğan'ı İrancılıkla suçlayan şebelekler de, bugün kalkmış onu İran 'a karşı "ABD-İsrail saldırganlığına" yardım etmekle itham edebiliyor. Sayın Erdoğan tavrını gayet net bir şekilde ortaya koydu: "Türkiye'nin güvenliği komşularından başlar." Daha evvel de "Türk, Kürt, Arap, Farisi bizler bu coğrafyanın kadim sahipleriyiz. Asırlardır bir aradayız, beraberiz. Ortak bir maziyi paylaşıyoruz. Bunun için böl, parçala, yönet taktiğiyle kardeşleri birbirine düşman eden ve kaynaklarını sömüren emperyalistlerin oyunlarına gelmeyeceğiz..." demişti. Demem o ki, CIA ve MOSSAD'ın, bölgedeki Kürt grupları "vekil güç" olarak kullanıp İran'da bir cephe açma projesi, Türkiye'nin bunu "kırmızı çizgisi" olarak ilan etmesi ve Trump yönetimine iletmesiyle akamete uğradı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "böl, parçala, yönet" taktiğine karşı duruşu, sadece bir söylem değil, sahadaki pratik başarısıdır.

27 Haziran 2026 07:20

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Salih Tuna

Salih Tuna

ABD'li ünlü sunucu Tucker Carlson, geçen salı akşamı " İsrail 'in nükleer kapasitesi küresel bir tehdittir..." dedi. İsrail'in "Demir Kubbe" efsanesinin yanı sıra "Holokost endüstrisiyle" malul "antisemitizm kubbesi" de ağır yara almıştır. Bu tehdit nükleer silahların salt varlığından ziyade, bu varlığı elinde tutan Siyonist İsrail'in korkunç zihniyetidir. *** Yıllar yılı "Zavallı küçük İsrail kuşatma altında" algısına yatırım yaptılar. İsrail "başka seçeneği kalmadığına" inandığında nükleer silah kullanmakta zerre tereddüt etmez. O hâlde ya soykırımcı İsrail nükleer silahlardan arındırılmalı ya da "Türkiye yeni İran 'dır" şeklinde hedef gösterilen ülkemiz behemehâl nükleer silahlara sahip olmalıdır.

25 Haziran 2026 07:24

Salih Tuna

Salih Tuna

ABD, Ocak 2026'da Venezuela'ya "operasyon" düzenlemiş, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores' i evinden "kaldırmıştı". Hülasa eski dış müdahale yöntemlerinin "maliyetini" deneyimlemiş oldular. Ortada tek bir fiziksel müdahale bile yoktu. Mesela, eski Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Gazze soykırımı nedeniyle İsrail ile tüm ilişkileri kesmişti. Siyonist liderler gündüz gözüyle "Türkiye yeni İran'dır" dediğine göre Türkiye de hedeflerinde demektir. Türkiye eski dış müdahale yöntemlerine 15 Temmuz'da Gladyo'yu ezerek son vermişti.

24 Haziran 2026 07:27

Salih Tuna

Salih Tuna

"Kolektif ötekileştirme" yapıyorlar ki dişlerine göre "saman adam" dövebilsinler. Hiç unutmam, bir defasında Sözcü gazetesi yazarı (ışıklar içinde yatası) Bekir Coşkun fotoğraf çektiren başörtülü bir kadını, "Fotoğraf makinesi gâvur icadı değil mi?" diyerek aklı sıra aşağılamaya çalışmıştı. Malum zihniyetin "gerici" tesmiye ettikleriyle alay etme, onlara üstünlük kurma, dahası caka satma tarzlarındandı. Biraz cesaret edebilselerdi, acımasızca eleştirdikleri statik, zamanı donduran "muhafazakâr bağnazlığın" seküler versiyonuna kendilerini hapsetmiş durumda olduklarını fehmedebilirlerdi. Sorsanız "çoğunlukçuluğa" karşı, "çoğulculuktan" yanalar. *** Hangi ara bu denli "eleştiri kültüründen" uzaklaştılar, yoksa bidayetlerinden beri böyle miydiler, bilmiyorum. Küfür gırla gidiyor; en hafifi de "hain". Tam bir ahlaki ve entelektüel sefalet.

23 Haziran 2026 07:09

Salih Tuna

Salih Tuna

Eski başbakanlarından Naftali Bennett durduk yere Türkiye'yi "baş edilmesi gereken rakip" ilan etmedi. Yoksa "Yeniden Büyük Türkiye"nin ayak seslerinin Avrupa başkentlerinden duyulduğu bir dönemde, "Battık, bittik, yandık" şeklinde mütemadiyen umutsuzluk pompalamazlar, ülkeyi "Tımarhanede bugün..." diye aşağılamazlardı. Tüm "oyun planları" Türkiye'yi tökezletmek, durdurmak ve hatta yıkmaktır. Unutmuş olamazsınız: 7 Haziran seçimlerinde AK Parti'nin oyları düştüğünde İtalyan La Repubblica gazetesi, "Yeni bin yılın Selahaddin Eyyubi'si son metroda durduruldu..." manşetiyle Erdoğan ve Türkiye'ye nereden ve nasıl baktıklarını açık etmişlerdir. Harici ve dâhili bedhahlar en büyük saldırıyı, "Yeniden Büyük Türkiye"nin mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, ardından da Üstat Sadık Albayrak'ın oğlu Berat Albayrak'a yaptılar. Ayrıca müthiş bir öngörüyle ABD, İsviçre ve İngiltere'deki 350 ton altını ülkeye getirerek rezervi 2020 sonunda 719 tona ulaştırdı. Sayın Berat Albayrak'a karşı CHP ve FETÖ'nün başlattığı "128 milyar dolar" algı kampanyası, AK Parti'yi ruhundan yani Erdoğan'dan kopartmak için erketede bekleyen "içerideki" kifayetsiz muhterisler, idraksiz fırıldaklar ve dedikoducu cavalacozların sinsi işbirliğiyle gerçekleşti.

13 Haziran 2026 07:27

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha