×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

'Neet'tik Biz? (1)

2024 yılı verileri incelendiğinde, 15-24 yaş grubundaki küresel NEET oranının yüzde 20.4 olduğu görülüyor. 2024 yılı verileri, Türkiye'de 15-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 22.9'unun ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığını ortaya koyuyor. Türkiye'de ise durum tam tersidir: Genç işsizlik oranı yüzde 16.4 iken, NEET oranı yüzde 22.9'dur. 2024 verilerine göre Türkiye'de 18-24 yaş aralığındaki NEET oranı yüzde 31.3'e yükseliyor ki bu oran, OECD ortalaması olan yüzde 14. 25-29 yaş grubuna gelindiğinde ise NEET oranı yüzde 36 seviyesine ulaşarak zirve yapıyor. NEET grubunun niteliksel dağılımı incelendiğinde, 2023 verileri "saf NEET" olarak tanımlanan ve hiçbir şekilde iş gücü faaliyetine dahil olmayan kitlenin büyüklüğüne dikkat çekiyor. Bu inaktif "saf NEET" grubunun yüzde 71.7 gibi ezici bir çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. En düşük NEET oranı yüzde 12.8 ile İstanbul'dayken, en yüksek oranlar yüzde 31.5 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 28.3 ile Ortadoğu Anadolu bölgelerinde görülüyor.

Köşe Yazarı

Kaynak: Posta

06 Temmuz 2026 07:00

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Güven Dönemi Bitti Mi?

İnsanlık tarihinin temel yapı taşlarından biri olan "güven" kavramı, toplumsal düzenin işleyişini sağlayan önemli bir emniyet sübabıdır. "Güven dönemi bitti mi?" sorusu, sadece geçmişe özlem değil, aynı zamanda kurumların ve bireyler arası ilişkilerin kökten değiştiği bir döneminin habercisidir. Güven, üç ana evreden oluşuyor: Yerel güven, kurumsal güven ve günümüzde içinde bulunduğumuz algoritmik güven. 2025 yılı verilerine göre, Türkiye'deki yetişkinlerin yalnızca yüzde 14'ü "çoğu insana güvenilebilir" görüşünü savunurken, yüzde 84'lük bir çoğunluk "başkalarına karşı çok dikkatli olunması gerektiğini" ifade ediyor. "Dünya Değerler Anketi" verileri, Türkiye'de yaklaşık 40 yıldır toplumun yüzde 85'inin "İnsanlara karşı dikkatli olunması gerekir" dediğini doğruluyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye'de yargıya güven yüzde 27'ye kadar gerilemiş durumda. Güven, bu bağlamda bir "risk" haline geliyor. İnsanlara ve kurumlara duyulan güven azaldıkça, toplumlar "nesnel" ve "veriye dayalı" olduğu iddia edilen algoritmik sistemlere yöneliyor.

15 Temmuz 2026 07:00

Köşe Yazarı

Sessizliğin Alfabesi

Tarihler 8 Aralık 1995 Cuma gününü gösterdiğinde, dünyaca ünlü "Elle" dergisinin genel yayın yönetmeni, 43 yaşındaki Jean-Dominique Bauby'nin hayatı, birkaç saat içinde bir daha asla eskisi gibi olmayacak şekilde değişecekti. Paris sokaklarında yol alırken, Bauby, aniden çift görmeye başladı; her şeyin ağır çekimde ilerlediği hissine kapıldı, görüşü bulanıklaştı ve soğuk terler dökmeye başladı. Geçirdiği inmenin ardından Bauby, tam 20 gün boyunca derin bir komada kaldı. Bauby'ye konulan teşhis, nöroloji ve psikiyatri literatüründe "Locked-in Syndrome" (LIS) olarak bilinen, son derece nadir görülen bir hastalıktır. Bauby, komadan ilk çıktığında çevresiyle olan iletişimi son derece ilkel bir işarete dayanıyordu: Sol gözünü bir kez kırpması "evet", iki kez kırpması ise "hayır" anlamına geliyordu. Bauby'nin kafasındaki düşünceleri bir kitaba dönüştürme arzusunu öğrenen yayıncı Robert Laffont, editör Claude Mendibil'i hastaneye gönderdi. Mendibil, kelimenin ilk birkaç harfini aldıktan sonra geri kalanını tahmin etmeye başladı. Toplam 144 sayfa uzunluğundaki bu kitabın yazımı sırasında Bauby, 200 binden fazla kez göz kırptı. "Kelebek ve Dalgıç", 7 Mart 1997'de yayımlandığı ilk gün 25 bin satarak tükendi ve ilk haftasında 150 bin satış rakamına ulaşarak, Avrupa çapında en çok satan kitap oldu.

13 Temmuz 2026 07:00

Köşe Yazarı

Osmanlı'ya İlk Abd Başkanı Iı. Abdülhamid Döneminde Geldi

General Ulysses S. Grant, 1869-1877 yılları arasında iki dönem boyunca ABD başkanlığı yaptı ve görev süresinin dolmasının hemen ardından eşi ve oğluyla birlikte dünya turuna çıktı. Grant ve ailesinin 1-6 Mart 1878 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul ziyareti, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihsel olarak en büyük krizlerinden birini yaşadığı döneme rastlıyordu. Kamuoyunda "93 Harbi" olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı henüz yeni neticelenmiş, Çatalca savunma hatlarını aşan Rus orduları İstanbul'un hemen dışındaki Yeşilköy tabyalarına kadar gelerek karargah kurmuştu. Grant mektubunda, İstanbul'daki havanın son derece "kasvetli, hüzünlü ve umutsuz" göründüğünü belirtiyor. Grant ve beraberindekileri taşıyan Amerikan donanmasına ait Vandalia savaş gemisi, 29 Şubat 1878'de Çanakkale'ye ulaştı. Ziyaretin en önemli aşaması ise 5 Mart 1878 Salı günü Yıldız Sarayı'nda gerçekleşen resmi kabul oldu. 6 Mart Çarşamba günü Grant ve heyeti, Yunanistan'a doğru hareket ederek İstanbul seyahatini tamamladı.

09 Temmuz 2026 07:00

Köşe Yazarı

'Neet'tik Biz? (2)

18-29 yaş aralığındaki genç kadınların yüzde 43'ünün NEET statüsünde olması, bu meselenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik sorun olduğunu kanıtlıyor. Üniversite mezunlarının sadece yüzde 63.5'i iş bulabilirken, bu oran AB genelinde yüzde 84.9'dur. Lise mezunlarında yüzde 10.2 olan işsizlik oranı, üniversite mezunlarında yüzde 10.6 olarak seyrediyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye'de iş gücüne katılma oranının yüzde 53.5'e gerilemesi, birçok gencin iş aramaktan ümidini kestiğini gösteriyor. 2013 yılında yüzde 24.4 ile zirve yapan AB genç işsizliği oranı, 2024 sonunda yüzde 15 seviyesine indirildi. "Ev genci" etiketi, gençlerin özgüvenini zedeliyor, onları sosyal çevreden izole ediyor ve geleceğe dair umutlarını tüketiyor. Habitat Derneği'nin 2025 yılı "Gençlerin İyi Olma Hali" raporu, Türkiye'deki gençlerin sadece yüzde 50'sinin yaşamından memnun olduğunu gösteriyor. Gençlerin yüzde 72'si iş arasa dahi kolayca iş bulamayacağını düşünüyor; aktif iş arayan gençlerde bu umutsuzluk oranı yüzde 94'e kadar çıkıyor.

08 Temmuz 2026 07:00

Köşe Yazarı

'Bir Bahar Akşamı Rastladım Size' (2)

Selahattin Pınar'la evliliklerindeki saadet, Afife Jale'nin bastıramadığı tiyatro özlemi ve nükseden kronik baş ağrılarıyla sarsılmaya başladı. Eşinin kendi yüzünden adım adım mahvolduğunu gören Afife Jale, büyük bir fedakarlık örneği göstererek Pınar'a yalvarmaya başladı: "Terk et beni, yoksa sen de mahvolacaksın; bırak beni gideyim." Selahattin Pınar, bu çaresizlik karşısında daha fazla direnemedi ve yaklaşık altı ay sonra evi terk etmek zorunda kaldı. Afife Jale, boşanmanın ardından kimsesiz ve beş parasız kaldı. Seyyare Atıfet Pınar Hanım, hayatının son yıllarında verdiği röportajda şunları söyledi: "Selahattin Pınar'a yirmi iki yıl ilham verdim. Ancak şu gerçeği her zaman kabullendim; o en güzel şarkılarını Afife Jale için yazdı." Afife Jale, hayatının son yıllarında sokaklarda ve sefalet içinde yaşadıktan sonra, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yatırıldı. Hastanenin morfinmanlar koğuşunda tedavi gören sanatçı, 24 Temmuz 1941 tarihinde henüz 39 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Afife'nin ölüm haberinin ardından adeta yaşayan bir ölüye dönüşen Selahattin Pınar, son katıldığı radyo programında "Hatıralar" şarkısını seslendirdi: "Beni de alın ne olur koynunuza hatıralar, dolanıp kalayım bir an boynunuza hatıralar." Bu programdan kısa bir süre sonra, 6 Şubat 1960'ta, Kadıköy'deki müdavimi olduğu Todori Meyhanesi'ne giden Pınar, doktorların yasakladığı ne varsa sipariş etti ve içkisini yudumlarken geçirdiği bir kalp krizi sonucu 58 yaşında vefat etti. Son yolculuğuna mezarlıkta kendi bestesi çalınarak uğurlandı: "Söndü yadımda akisler gibi aşkın seheri." Selahattin Pınar'ın Afife Jale aşkı ve bu aşkın yarattığı yıkım, klasik Türk musikisine yön veren ve günümüzde hâlâ klasik kabul edilen çok sayıda ölümsüz eserin doğmasına zemin hazırladı…

01 Temmuz 2026 07:00

Köşe Yazarı

'Bir Bahar Akşamı Rastladım Size' (1)

Darülbedayi, 1920 sonbaharında Hüseyin Suat Bey'in "Yamalar" piyesini sahneye koydu. Kadıköy Apollo Tiyatrosu'nda, sahne için kendisine Jale adını seçen, al renkli elbisesi, beyaz çorabı, beyaz iskarpini, başında beyaz kurdelesi ile 18 yaşındaki Afife, perdenin açılmasını bekledi... 1902'de İstanbul'da doğan Afife Jale, sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olma unvanını büyük mücadeleler sonucunda elde etti. Selahattin Pınar da Afife Jale ile aynı yıl, 1902'de Denizli'de dünyaya geldi. Bu katı otoriteye başkaldıran Selahattin Pınar, Ticaret Mektebi'ni yarıda bırakarak henüz 19 yaşında iken tamamen musikiye yöneldi. Selahattin Pınar ile Afife Jale, takvimler 1928 yılını gösterdiğinde, bir ilkbahar akşamı İstanbul Kuşdili Çayırı'nda düzenlenen bir Hafız Burhan konserinde karşılaştı. Bu çıkmaz sürecinde Selahattin Pınar, Afife'ye duyduğu derin özlemi ve çağrıyı şu dizelerle ifade eden bir şarkı gönderdi: "Yetmez mi bu hasret, daha yıllarca mı sürsün? Hülyalarımda memba taze bir çiçeksin. Bekletme yazık, sen de solar, bir gün sen de sürünürsün." Kendisine yönelen bu derin aşka ve çağrıya kayıtsız kalamayan Afife Jale, ailesinin ve çevresinin tüm engellemelerini ve sözlerini göz ardı ederek Selahattin Pınar'a kaçtı ve çift 1929'da evlendi.

29 Haziran 2026 07:00

Köşe Yazarı

Japon Yeni Neden Değersiz?

Japonya, II. Dünya Savaşı'nda uğradığı yıkım nedeniyle ekonomisinde en yüksek hasarı alan ülkeler arasında yer aldı. Savaşın ardından 20. yüzyılın ikinci yarısında kayda değer bir büyüme kaydeden Japonya, dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi durumuna geldi. Günümüzde Japon yeni, ABD doları ve euronun ardından dünyanın en çok işlem gören üçüncü para birimidir. Ancak bir ülkenin para biriminin rakamsal değerinin küçük olması, o ekonominin zayıf olduğu anlamına gelmiyor. Japonya, dünyanın en gelişmiş sanayi ve teknoloji devlerinden biridir. Japon yeni, Japonya Merkez Bankası'nın yıllardır uyguladığı düşük faiz oranları nedeniyle dolar karşısında uzun süredir ucuz seyrediyor. Japonya'da en küçük temel para birimi doğrudan 1 yendir. Yani Japonya'daki 1 yen, aslında diğer ülkelerin 1 kuruşu veya 1 centi gibi işlev görüyor. Bu yüzden nominal değerinin küçük olması, Japon ekonomisinin zayıf olduğu anlamına gelmiyor; yen dünyanın en güvenli ve en çok rezerv tutulan para birimlerinden biridir. Japon yeni, rakamsal olarak dolar karşısında düşük görünse de satın alma gücü açısından oldukça güçlü bir para birimidir.

24 Haziran 2026 07:00

Köşe Yazarı

'Bilgiyi Yorumla' Diyen Sorular Çoğunluktaydı!

AYT, genel olarak işlem yoğunluğunun yüksek olduğu, kavramsal bilginin derinlemesine sorgulandığı ve özellikle matematik ile fizik testlerinin ayırt edici rol oynadığı bir sınav olarak görüldü. Soruların işlem hamlesinden ziyade, yorum ve analitik düşünme gerektiren orta-zor seviye aralığında olduğu belirtildi. Fizik testinde de seçici sorular bulunuyordu. Fizik sınavı, adayların 11. sınıf ve 12. sınıf kazanımlarına olan hakimiyetini değerlendirmeye yönelik, analiz, sentez ve yorum gücünü ölçen sorulardan oluşuyordu. Türk Dili ve Edebiyetı-Sosyal Bilimler-1 testi, bilgi düzeyi yüksek sorulardan oluştu. Edebiyat bölümünün bilgi ağırlıklı ve eleyici olduğu; Sosyal Bilimler-1 ve Sosyal Bilimler-2 testlerindeki yorum sorularının ise dikkat gerektirdiği görüldü. Edebiyat sorularının büyük ölçüde bilinen yazar/eser merkezli olduğu, genel itibarıyla orta zorlukta ilerlediği belirtildi. Sosyal Bilimler-2 testinin ise genel olarak kolaydan ortaya doğru dengeli bir dağılım sergilediği görüldü. Özetle 2026-AYT, "ezbere değil, mantığa ve bol işlem pratiğine dayalı" yapısıyla hafızalarda kaldı.

22 Haziran 2026 07:00

Köşe Yazarı

Matematik, Sınavın Birincil Seçici Testi!

Matematik testinin yüksek seçiciliği, Türkçe testinin okuduğunu anlamaya dayalı zaman alıcı yapısı, sınavın genel zorluk algısını yukarı taşıdı. Fen bilimleri ve sosyal bilimler testleri daha dengeli zorluk düzeyindeydi. 2026-TYT; akıl yürütme, okuma becerisi ve zaman yönetimini ölçen, genel olarak "orta-üstü" zorlukta bir sınav olarak değerlendirildi. Özellikle matematik ve Türkçe testleri seçici ve belirleyici alanlar oldu. 2025-TYT, genel olarak okuduğunu anlama, analitik düşünme ve süre yönetimi becerilerini ölçen, belirleyici bir sınav olarak yorumlandı. En çok zorlayan ve belirleyici olan kısım ise matematik testi oldu. Çeldiricilerin güçlü olması ve uzun metinler "Yetiştiremedim" geri bildirimlerini artırdı. Matematik testi, sınavın en çok zaman alan ve en yüksek zorluk derecesine sahip bölümü olarak görüldü. Fen Bilimleri, önceki yılların sınavlarına paralel olarak adayları orta-zor düzeyinde zorlayan, müfredat kazanımlarına son derece sadık kalınarak hazırlanan bir test olarak görüldü.

21 Haziran 2026 07:00

Köşe Yazarı

Sosyal Medya Bizi Nasıl Ele Geçirdi? (2)

Araştırmalar, platformda geçirilen süre ile "gelişmeleri kaçırma korkusu" seviyesi arasında pozitif bir korelasyon olduğunu gösteriyor. Türkiye'de yapılan 449 katılımcılı bir çalışma, özellikle 18 yaş üstü yetişkinlerde ve öğrencilerde "gelişmeleri kaçırma korkusu"nun en güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Sosyal medyanın "vitrin" yapısı, bireylerin kendi gerçekliklerini başkalarının "en iyi anları" ile kıyaslamasına yol açarak "öğrenilmiş çaresizlik" veya depresyon gibi durumları tetikleyebilir. Kişiselleştirilmiş Öneri Sistemleri: Yapay zeka algoritmaları, kullanıcının geçmişteki beğenilerini, bir gönderide kaç saniye duraksadığını, hangi kelimeleri arattığını ve hatta konum verilerini kullanarak ona "hayır" diyemeyeceği bir içerik akışı sunar. Sosyal medya platformlarında bu kavram genellikle "karanlık modeller" olarak karşımıza çıkar. Facebook, Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformların "ücretsiz" olması bir illüzyondur. Bu durum, kullanıcıların yalnızca kendi görüşlerini destekleyen bilgilerle karşılaştığı "yankı odalarının" oluşmasına yol açar.

17 Haziran 2026 07:00

Köşe Yazarı

Sosyal Medya Bizi Nasıl Ele Geçirdi? (1)

Sosyal medya platformları, bu kadim dürtüleri "ilaçlaştırarak", doğal sosyal etkileşimlerin sunamayacağı bir yoğunlukta ve hızda sunuyor. Geleneksel sosyal bağların zayıfladığı modern kent yaşamında, bireylerin hissettiği duygusal boşluk ve yalnızlık, bu platformları birer "dijital sığınak" haline getirdi. Sosyal medya kullanımı, çoğu zaman bireyin günlük yaşamındaki çözülemeyen problemlerden veya sorumluluklardan uzaklaşma ihtiyacının bir yansımasıdır. Birey, gerçek hayatta hissettiği anksiyete veya mutsuzlukla başa çıkmak yerine, platformun sunduğu sonsuz ve zahmetsiz içerik akışına kapılarak bir tür "dikkat dağıtma", "sorunlardan uzaklaşma" hissine kapılıyor. Sosyal medya sistemleri, "değişken oranlı pekiştirme" adı verilen bir psikolojik ilkeyi kullanırlar. Stanford Üniversitesi'nden nörobilimciler, akıllı telefonları "dijital dopamin iğnesi" olarak tanımlıyorlar. Bu süreçte, dopamin reseptörlerinin sayısı azaltılır ve bireyin dopamin seviyesi doğal seviyesinin altına iner; bu duruma "kronik dopamin eksikliği durumu" denir. Birey artık zevk aldığı için değil, kendini "normal" hissetmek ve yoksunluktan kaçınmak için sosyal medyayı kullanmaya devam eder.

15 Haziran 2026 07:00

Köşe Yazarı

Orta Zorlukta Bir Sınavdı!

2026 LGS, sözel bölümün genel olarak daha rahat geçtiği, sayısal bölümün ise zaman yönetimi açısından zorlayıcı olduğu bir sınav olarak geride kaldı. Uzun ve dikkat gerektiren paragraf sorularıyla öne çıkan Türkçe, muhakeme ve analiz yeteneğini ölçen matematik ve çeldiricileri güçlü fen bilimleri belirleyici testler oldu. Sayısal oturumda yer alan 40 soru için adaylara tanınan 80 dakikalık süre, özellikle işlem yoğunluğu yüksek matematik soruları nedeniyle öğrenciler üzerinde baskı oluşturdu. Türkçede 2-3 soru seçici özellikteydi, ayrıca bazı sorularda çeldiricilerin güçlü olduğu görüldü. Sınav genelindeki 20 sorunun 6 tanesi temel düzeyde işlem becerisi gerektiren nispeten kolay sorulardan oluşurken, geri kalan 14 soru muhakeme gücü gerektiriyordu. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük testinde, bilgi ağırlıklı 1-2 soru bulunuyordu. Günlük hayattan ve genel kültürden esintiler taşıyan sorular dikkat çekti. Genel olarak orta düzey bir dilsel yeterlilik ölçülüyor gibi görünse de, birbirine yakın kurgulanan çeldiriciler dikkat çekti.

14 Haziran 2026 07:00

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha