
Aynı zamanda diplomatik kapasitesini, devlet organizasyonundaki tecrübesini ve kurumsal koordinasyon gücünü da sergiledi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmelerde de bunu gördük. Hazırlıkların önemli bir bölümü Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan'ın koordinasyonunda yürütüldü. Günümüzde uluslararası zirveler yalnızca liderlerin ne söylediğiyle değil, o mesajların dünyaya nasıl ulaştırıldığıyla da değerlendiriliyor. Bu kapsamlı süreç Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın koordinasyonunda yürütüldü. Türkiye'nin uluslararası kamuoyuna anlatılması kadar, binlerce yerli ve yabancı gazetecinin sorunsuz çalışabilmesi de büyük önem taşıyordu. Şube Müdürü ve Cumhurbaşkanlığı Fotoğrafçısı Murat Çetinmühürdar ile ekibi zirve boyunca neredeyse yirmi dört saat esasına göre çalıştı. Türkiye'nin uluslararası organizasyon kabiliyeti, devlet kurumları arasındaki koordinasyon, diplomatik olgunluğu ve kriz dönemlerinde denge kurabilen yaklaşımı da hafızalarda yer etti.
Kaynak: Posta
16 Temmuz 2026 07:00
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Bakan'dan Net Talimat: Burunlarını Sürtün
Bakan gösterdikleri fedakârlık için vatandaşlara ve ilgililere teşekkür ederken "Almadığımız tedbirin açıklamasını yapamazdık" diyerek bu süreçteki kararlılığı ve güçlü önlemlerin gerekliliğini net bir şekilde ortaya koydu. Zirve boyunca tam 56 bin 288 emniyet mensubu görev yapmış. Bakan'ın sahadaki kolluk güçlerine "Hukuk çerçevesinde tavizsiz olun, burunlarını sürtün" talimatı, devletin bu kirli yapılara meydan okumasıdır. Suriye, Irak ve İran sınırlarımız boyunca planlanan 1400 kilometrelik sınır duvarı projesinin 1339 kilometresi tamamlanmış, geriye yalnızca 100 kilometrelik bir hat kalmış. Ülkemizdeki geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı resmi kayıtlara göre net olarak 2 milyon 245 bin kişi. Türkiye, 2030 yılına kadar can kayıplarını yüzde 50 azaltmayı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla 2050'de ise sıfır can kaybı hedefini önümüze koymuş durumda. 27 Şubat'ta yürürlüğe giren ağırlaştırılmış cezaların ardından makas atma suçu yüzde 93, hız ihlalleri yüzde 47, direksiyon başında telefon kullanımı ise yüzde 28 oranında geriledi.
14 Temmuz 2026 07:00

Nato Zirvesi'nin En Güçlü Sembolü
Zirve boyunca liderlere takdim edilen hediyeler, yalnızca diplomatik nezaketin bir parçası değil; Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde kat ettiği mesafeyi ve ulaştığı teknolojik özgüveni yansıtan çok stratejik tercihlerdi. Zirvede erkek liderlere Makine ve Kimya Endüstrisi'nin (MKE) özel üretimi olan, Türkiye'nin ilk yerli revolver tipi tabancası Gümüşay 357 Magnum takdim edildi. Kadın liderlere ise Sarsılmaz'ın zarif tasarımlı SR-38 modeli sunuldu. Küresel Rekabetin Yüzü: Diğer tarafta ise bugün 80'in üzerinde ülkeye ihracat yapan, NATO standartlarında üretim gerçekleştirerek küresel pazarda devlerle yarışan özel sektörün gururu Sarsılmaz. Tam bu noktada, Türk savunma sanayiinin küresel vizyonunu en iyi özetleyen isimlerden biri olan Sarsılmaz Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş'in şu vurgusunu hatırlamak gerekiyor: "Dünya pazarlarında bir Türk ürününün, hem de en yüksek kalite standartlarının arandığı bir kulvarda öne çıkması, sadece ticari bir başarı değil; bu ülkenin mühendislik kabiliyetinin ve endüstriyel olgunluğunun küresel tescilidir." Gerçekten de Sarsılmaz'ın bugün ulaştığı nokta, liderlerin bavuluna giren şık bir tabancadan çok daha fazlasını ifade ediyor. Şirket, sadece hafif silah segmentinde güçlü bir dünya markası olmakla kalmadı; artık TUSAŞ semalarında peş peşe süzülen yerli helikopterlerimizin ve milli savaş uçaklarımızın ileri teknoloji silah sistemlerini, taretlerini ve mühimmat mekanizmalarını üreten küresel bir aktöre dönüştü. Aynı diplomatik jestin üç farklı ülkede, üç farklı hukuki yaklaşımla karşılanması, NATO'nun kendi içindeki siyasi ve bürokratik çeşitliliğini gösteren ilginç bir anekdot olarak tarihe geçti. Zirve kapsamında Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün TUSAŞ'ın Kahramankazan'daki devasa kampüsünde verdiği resepsiyon ve yemekli davet uluslararası katılımcılara Türk savunmasının teknolojik kapasitesini gösteren çok çarpıcı bir etkinliğe dönüştü.
11 Temmuz 2026 07:00

Yeni Güvenlik Düzeninde Türkiye'nin Rolü Kritik
Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, yalnızca ittifakın rutin toplantılarından biri olmadı. 38 yıllık gazetecilik hayatım boyunca çok sayıda NATO, Avrupa Birliği, G20 ve G7 zirvesini yerinde takip ettim. 2004 yılında İstanbul'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni de izleyen gazeteciler arasındaydım. Aradan geçen 22 yılda değişen sadece dünya dengeleri olmadı; Türkiye'nin uluslararası sistemdeki konumu da köklü biçimde değişti. 2004'te Türkiye, NATO'nun stratejik bir kanat ülkesiydi. Trump'ın, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde irade ortaya koyması ve F-35 programı ile KAAN'ın motor tedariki konusunda yeniden bir pencere açılabileceğine ilişkin verdiği mesajlar, Ankara açısından zirvenin en önemli diplomatik kazanımları arasında yer aldı. Zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu, sadece şirketlerin buluştuğu ticari bir etkinlik değildi; Önceki akşam Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün davetiyle katıldığım resepsiyon ve yemek daveti de uluslararası katılımcılar açısından Ankara ziyaretlerinin en önemli ayaklarından birini oluşturdu.
09 Temmuz 2026 07:00

Ankara'da Küresel Satranç
Meslek hayatımın 38 yılında onlarca NATO, Avrupa Birliği, G20 ve G7 zirvesini yerinde takip ettim. 2004 yılındaki İstanbul NATO Zirvesi'ni de izleyen gazetecilerden biriydim. Ancak aradan geçen 22 yılın ardından Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı bu zirvenin atmosferinin çok farklı olduğunu söyleyebilirim. O gün Türkiye, NATO'nun önemli bir kanat ülkesiydi. CNN Türk'te dün Doğa Başak Öztürk ile yaptığımız yayında da altını çizdiğim gibi Ankara'daki NATO Zirvesi'nin bu denli önem kazanmasının en önemli nedenlerinden biri Türkiye'nin artan askeri ve diplomatik ağırlığı. Uluslararası medya artık sadece NATO'nun alacağı kararları değil, Türkiye'nin küresel sistemde üstlendiği rolü de yakından takip ediyor. Ancak Ankara'da yalnızca NATO üyesi 32 ülkenin liderleri bulunmuyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Güney Kore Cumhurbaşkanı ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara da zirvenin önemli konukları arasında. Çünkü Türkiye açısından asıl önemli olan Macron'un Fransa'nın NATO içinde nasıl bir pozisyon alacağıdır. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, Doğu Akdeniz, Kıbrıs meselesi, Türk-Yunan dengesi, Avrupa'nın yeni savunma projeleri ve Orta Doğu politikalarında Paris'in atacağı adımlar Ankara'yı doğrudan ilgilendiriyor. Yeniden cumhurbaşkanı seçilme ihtimali bulunmayan Macron'un Ankara ziyaretinden sonra kalabalık bir iş insanı heyetiyle Şam'a geçerek Ahmed el Şara ile görüşecek olması da Fransa'nın bölgeye yönelik yeni yaklaşımını anlamak açısından önemli ipuçları taşıyor. Ankara'da bu hafta sadece bir NATO zirvesi yapılmıyor.
07 Temmuz 2026 07:00

Schengen Çıkmazında Güçlenen Rota Rusya
Daha önce Sabiha Gökçen Havalimanı'nda yöneticilik yapan, bugün ise Pulkovo Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Asiyat Khalvashi, iki ülke arasındaki hava ulaşımını ve turizm trafiğini geliştirmek için yoğun çaba harcıyor. Şehrin uluslararası havalimanı Pulkovo da Türkiye açısından ayrı bir önem taşıyor. SOLDAN: Asiyat Khalvashi, Cemal Kaya, Başar Başol, Nana Gvichia, Apollinariya Avrutina, Osman Erken Türkiye'nin hızla büyüyen diğer havayolu markası AJet de İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara Esenboğa çıkışlı seferleriyle bu potansiyele önemli katkı vermeye başladı. AJet, Türk Hava Yolları'ndan aldığı bilgi birikimi ve operasyonel tecrübeyi dış hatlara başarıyla taşıyor. Şirket bugüne kadar 19 ülkede 56 yeni hat açtı. Bugün yurt içinde 39, yurt dışında ise 61 olmak üzere toplam 100 noktaya uçuyor. St. Petersburg uçuşunda sohbet ettiğim AJet Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kaya, geçen yıldan bu yana filoya 40 adet fabrika çıkışlı Boeing 737-8 MAX uçağı kazandırdıklarını anlattı. Bugün 89 uçakla operasyonlarını sürdüren AJet'in zamanında kalkış performansı da yüzde 80 seviyesine ulaşmış durumda.
04 Temmuz 2026 07:00

Bodrum'u Birkaç Faturaya İndirgemek Doğru Mu?
Türkiye'de son iki yılda hayat pahalılığının arttığı bir gerçek. Ancak son haftalarda Bodrum hakkında oluşan "Artık gidilemez", "Dünyanın en pahalı tatil beldesi" algısının da aynı ölçüde sağlıklı olduğunu söylemek zor. Çünkü Bodrum'u tek bir otel, tek bir plaj, tek bir restoran ya da sosyal medyada dolaşan birkaç hesap fişi üzerinden değerlendirmek, İstanbul'u yalnızca Boğaz'daki birkaç lüks restorana bakarak yorumlamak kadar eksik bir yaklaşım olur. Yaklaşık 700 kilometrekarelik bir alana yayılan Bodrum artık yalnızca bir ilçe değil; farklı mahalleleri, koyları, marinaları, otelleri, pansiyonları, butik işletmeleri, tatil siteleri ve restoranlarıyla âdeta başlı başına bir turizm şehri. Nitekim Bodrum Otelciler Derneği (BODER) de son günlerde yayımlanan bazı fiyat karşılaştırmalarına itiraz ediyor. Bodrum'a ilgi tesadüf değil. BODER üyesi Mivara Luxury Resort Spa Genel Müdürü Ali Faik Korkmaz'ın da dikkat çektiği gibi, her bütçeye ve her beklentiye uygun alternatifler sunabilen bir destinasyonun yalnızca birkaç yüksek fiyat örneği üzerinden değerlendirilmesi hem sektöre hem de tüketiciye haksızlık olur. Ancak Bodrum'un da kolay kolay kopyalanamayacak avantajları bulunuyor.
02 Temmuz 2026 07:00

İsrail İle Gerginlikte Tehlikeli Tırmanış
İsrail kamuoyunda ve siyasetinde son dönemde giderek daha sık duyulan bir ifade var: "Türkiye yeni İran'dır." Açıkçası bu söylemin İsrail'de bu kadar geniş kabul görmeye başlaması beni gerçekten şaşırtıyor ve hatta endişelendiriyor. Uzun süredir İsrail hükûmet temsilcileri ve Washington'daki etkili lobi kuruluşları, Türkiye'nin yeniden F-35 programına dönmesini engellemek ve Millî Muharip Uçak KAAN için ihtiyaç duyduğu kritik jet motoru teknolojilerine erişimini zorlaştırmak amacıyla ABD Kongresi nezdinde yoğun faaliyet yürütüyor. Türkiye, iç politikanın yeni tartışma başlıklarından biri hâline gelirken siyasi partiler arasında âdeta "Türkiye'ye karşı kim daha sert söylem geliştirecek?" yarışı yaşanıyor. Türkiye, 1949 yılında İsrail'i tanıyan ilk Müslüman çoğunluklu ülke oldu. 1967 Arap-İsrail Savaşı, 1973 Yom Kippur Savaşı, Filistin meselesi ve Kudüs'ün statüsü gibi konularda Ankara ile Tel Aviv arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşandı. 2008 yılında Türkiye, İsrail ile Suriye arasında dolaylı barış görüşmelerine ev sahipliği yapacak kadar her iki tarafın da güven duyduğu bir aktör konumundaydı. Daha sonra Davos'taki "One minute" çıkışı, 2010'daki Mavi Marmara olayı ve Gazze'de yaşanan ağır insani trajediler ilişkileri derinden sarstı. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri de 2022 yılında İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un Ankara ziyaretiydi. "Türkiye yeni İran'dır" söylemi de tam bu zihniyet değişiminin en dikkat çekici yansıması.
30 Haziran 2026 07:00

Aileden Nato'ya Gündem Güvenlik
Bunlardan ilki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nda düzenlenen Teknoloji ve Aile Zirvesi'ydi. İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın Teknoloji ve Aile Zirvesi'nde yaptığı konuşma bu açıdan dikkat çekiciydi. Duran, çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı risklere değinirken aslında yalnızca ebeveynlere değil, tüm topluma önemli bir mesaj verdi: "Çocuklarımızın dijital alandaki mahremiyeti, sosyal medyadaki beğeni sayılarından daha değerlidir." Bugün milyonlarca insan, gününün önemli bölümünü dijital platformlarda geçiriyor. Burhanettin Duran'ın NATO Zirvesi bilgilendirme toplantısında dikkat çektiği noktalardan biri buydu: "Güvenlik artık yalnızca sınırları korumak anlamına gelmiyor." Kamuoyu algısı, dezenformasyon, enerji hatları, kritik altyapılar ve dijital sistemler de güvenlik kavramının ayrılmaz parçaları hâline gelmiş durumda. 32 NATO üyesi ülkenin devlet ve hükûmet başkanları dâhil toplam 45 ülke lideri Türkiye'ye gelecek. Yaklaşık 100 bakan, çok sayıda üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcileri ve dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin gazeteci zirveyi takip edecek. Ankara Zirvesi, Türkiye'nin NATO içindeki değişen konumunu da ortaya koyacak. NATO Kara Komutanlığı'nın İzmir'de, NATO Süratli İntikal Edebilir Kolordusu Karargâhı'nın İstanbul'da bulunması da bunun göstergelerinden biri.
25 Haziran 2026 07:00

İzmit'ten Dünyaya Yarış Lastikleri
Barcelona'da Formula 1 yarışlarını izlerken pistin kenarında gördüğüm sarıkırmızı Pirelli logoları beni bir anda çocukluk yıllarıma götürdü. TRT'nin siyah beyaz dönemlerinde hafızalara kazınan o reklamı bugün bile hatırlıyorum: "Cinturato... Sağlam lastik Pirelli, Pirelli..." Bu reklam, dönemin ünlü Fransız şarkıcısı Michel Delpech'nin seslendirdiği ve Avrupa'nın dört bir yanında büyük başarı kazanan Pour un Flirt adlı şarkının uyarlamasıyla kulaklarımıza ulaşmıştı. 1872 yılında Milano'da kurulan şirket bugün 150 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın en köklü sanayi markalarından biri. Pirelli, 2011 yılından bu yana 'Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın tek resmi lastik tedarikçisi. Pirelli için Formula 1 yalnızca bir spor organizasyonu değil; aynı zamanda dev bir araştırma laboratuvarı. Şirket 1960 yılında İzmit'te üretime başladı. Aradan geçen 66 yılda Türkiye, Pirelli'nin küresel üretim ağının önemli merkezlerinden biri hâline geldi. Bir dönem Formula 1 lastikleri de İzmit'te üretildi.
23 Haziran 2026 07:00

Yapay Zekâ, İlaçlar Ve Türkiye'nin Büyük Fırsatı
Sanofi'nin davetiyle katıldığım VivaTech 2026, ilk bakışta bir teknoloji fuarı gibi görünüyor. Oysa burası ülkelerin, şirketlerin ve girişimcilerin gelecek planlarını sergiledikleri küresel bir vitrin. Bir ilacın geliştirilmesi geçmişte 10-15 yılı bulabiliyordu. Paris'te dinlediğim sunumlar arasında Türkiye açısından en dikkat çekici olanlardan biri Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu'nun değerlendirmeleriydi. Özellikle klinik araştırmalar, biyoteknoloji, dijital sağlık ve yapay zekâ uygulamaları Türkiye açısından önümüzdeki dönemin stratejik alanları arasında görülüyor. Şirket bugün Türkiye'de 350'den fazla merkezde 60'ın üzerinde klinik araştırma yürütüyor. Bu yalnızca sağlık alanında değil, bilimsel üretim, teknoloji geliştirme ve nitelikli yatırım çekme kapasitesi açısından da önemli bir gösterge. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yaptığımız sohbette de HİT-30 programı kapsamında yürütülen çalışmalar gündeme geldi. Türkiye'nin yüksek teknoloji yatırımlarını çekmek, kritik alanlarda üretim kapasitesini artırmak ve küresel değer zincirlerinde daha üst sıralara çıkmak için yoğun bir çalışma yürüttüğü görülüyor. Önümüzdeki 10 yılın kazanan ülkeleri, doğal kaynakları en zengin olanlar değil, bilgiyi en iyi işleyenler olacak.
20 Haziran 2026 07:00

Ankara Nato Zirvesi Öncesi Kritik Uzlaşma
Son aylarda dünyanın gözü Hürmüz Boğazı'ndaydı. Şimdi ise Washington ile Tahran arasında yeni bir diplomatik yola girildi. Ortaya çıkan taslak çerçeveye göre İran'ın nükleer faaliyetlerinin uluslararası denetim altında sınırlandırılması, buna karşılık yaptırımların hafifletilmesi ve ekonomik açılımların gündeme gelmesi öngörülüyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması ve bölgesel tansiyonun düşürülmesi de sürecin temel başlıkları arasında yer alıyor. İran ekonomik rahatlama arıyor. Diplomatik kulislerde zaman zaman 300 milyar dolara ulaşabilecek ekonomik açılımlardan söz ediliyor. "Uluslararası ilişkilerde kalıcı dostluklar veya düşmanlıklar değil, kalıcı çıkarlar vardır" sözü bir kez daha doğrulanıyor. Yakında gerçekleştirilecek NATO Zirvesi yalnızca İttifak'ın geleceği açısından değil, Trump'ın ikinci dönem dış politika vizyonunu anlamak bakımından da kritik öneme sahip. İran dosyasına ilişkin yeni açılımlar, Orta Doğu'nun geleceğine dair yeni mesajlar ve hatta bugün öngörülemeyen bazı sürpriz açıklamalar da gündeme gelebilir.
18 Haziran 2026 07:00

Şehirlerin Estetiği Ve Apartmanlar
Yıllar içinde yüzü aşkın ülkede yaptığım seyahatlerde, özellikle apartman mimarisi, giriş kapıları, cephe estetiği ve sokak atmosferiyle beni en çok etkileyen Avrupa şehirlerini düşündüm. Budapeşte ise Avrupa'nın en etkileyici bulvarlarından ve apartmanlarından bazılarına sahip. Madrid, zarif balkonları ve düzenli cepheleriyle güçlü bir şehirli karakter sergilerken, Lizbon ışığı ve atmosferiyle öne çıkıyor. Münih ve Torino ise listeyi tamamlayan iki farklı Avrupa yorumu olarak dikkat çekiyor. Bir başka ayrıntı da sokak lambaları… Doğru seçilmiş bir sokak lambası yalnızca aydınlatma elemanı değildir; kentin ruhunu tamamlayan bir dekor unsurudur. Londra dünyanın en etkileyici şehirlerinden biri. Münih, Hamburg veya Berlin son derece etkileyici kentler. Bu nedenle Almanya'da apartman girişleri, kapı detayları ve cephe zarafeti söz konusu olduğunda Paris, Barselona, Viyana veya Brüksel kadar güçlü örneklerle daha az karşılaşıyoruz.
16 Haziran 2026 07:00