×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Muvaffak Olmasının Sırrı Belki De Bu Karakterinde Gizliydi...

Hadiselerin sağlıklı neticelenmesi için uzun zamana yayar, asla gevşemez, gevşetmez ve görmezlikten gelmezdi Yıldırım Han... Yıldırım Han, işi hiç aceleye getirmezdi. "Karanlıkta görmeyen gözden, her sesi tam duyup ayırt edemeyen kulaktan ne hayır gelirdi? Allahü teâlâ eksikliğini göstermesin. Onlarsız ne günümüz vardı. Lakin yanılacaklarını ve nice beyleri, paşaları, hükümdarları yanıltacaklarını da herkes bilmeliydi. Göz de kulak da sanki birer aldatılma kapısıydı... Yalanlar, hileler, hurdalar insana hep bu dört açık kapıdan girmiyor muydu? Bütün şaklabanlar, münafıklar, dil ile dost, kalbiyle düşman olanlar, dimağımıza hücum için bu uzuvlarımıza koşmuyorlar mıydı? Fakat el, öyle miydi? Bir şeyi tutup, yakaladı mı bırakmazdı. Evirir, çevirir, yoklar, sıcaklığını, soğukluğunu, sertliğini, yumuşaklığını, sağlamlığını, çürüklüğünü, velhasıl işe yarayıp yaramayacağını gayet iyi ölçer, biçer, anlar, hiç külyutmaz, diğerlerinin açığını da hep o tamamlardı" diye düşünürdü Sultan Yıldırım Han. Yıldırım Han, Engiros Kalesi'nin fethinde kızının kaçırıldığı haberine çok içerlemiş, kahırlanmıştı. Sevgili ve şerefli Peygamberimizin mübarek zerrelerini taşıyan Seyyid Emîr Sultan hazretlerini, iffetli kerimesi Hundi Sultanı ve numune insan refikasını incitmişti. Hürmetle geri çekildi. İhtişamlı koridordan, rengârenk güllerin süslediği bahçeye geçerlerken, etrafta pervane olan onlarca hizmetçi ve teşrifatçıya "Durun!" mânâsında el işareti yaptı.

Ragıp Karadayı

Kaynak: Türkiye

11 Haziran 2026 02:32

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Ragıp Karadayı

Yüzündeki İfadeleri Gizliyor Ve Ağlıyormuş Gibi Görünüyordu!

Gelip Hurufi'nin dizi dibine oturuverdi. Palabıyık da ilk defa tanıştığı bu "mübarek" zâtın anlattıklarını kaçırmak istemiyordu. Aynı hareketi taklit edip o da ihtiyarın yanına iyice sokuldu. Gün görmüş ihtiyar Hurufi, çok müthiş rol yapıyor, kedinin fareyi tetiklemesi gibi muhataplarıyla oynuyordu. Hatta Palabıyık, Erkara'ya eğilerek; - Muhteremi kederlendirdin. İhtiyar Hurufi yeniden toparlandı. Uzun vişne ağacından yapılmış âsâsını dizlerinin altına sakladı, sahte hâllerini gizlemeye çalıştı. Palabıyık'a döndü; Dedi. Tekrar etrafına göz gezdirdi ve devam etti. İhtiyar Hurufi, Temur dediği Timur Han'ın yaptıklarını anlatırken, kin ve nefretten dudakları titriyor, gözleri yuvasından çıkacakmış gibi büyüyordu. Temur Hanın, yüzlerce yetişmiş adamlarını dağıtmasını anlatırken kendini tutamadı. Âdeta oturanları yararak Hurufi'nin yanına geldi, diz çöktü. Bir başka gün devam edersiniz. Deyip oradakilere döndü.

15 Haziran 2026 02:24

Ragıp Karadayı

"Başımıza Devlet Kuşu Kondu" Diyordu Kripto!

Hurufi, bir, elindeki kızıl altından yapılmış anahtara, bir de arkadaşlarının zevkten oynaşan hâllerine baktı. Dedi Kripto Hurufi'ye. Yarına her günden daha uyanık olmalıyız. Gecenin adamı Erkara'nın ağzı kulaklarına varıyordu. Gizli bir sır söylüyormuş gibi başını salladı ve Kripto'ya eğildi; - Bursa'da bu gece en büyük hadise yaşandı. - Tabii bir de muhterem Erkara Bey'imizi konuşuyor. Erkara, gülmekle yetindi. Yeşil Bursa'nın yalçın Keşiş Dağı yamaçlarındaki bu kartal yuvası, tarihî günlerinden en muhteşemini yaşıyordu bu gece. Erkara, Kripto'dan hocasının hayatını bir daha anlatmasını istirham etti. Bu kadar şeyi istemeye de hakları vardı tabii. Kripto, isteğin beylerden gelmesine sevindiğini belli etmeden Hurufi'nin kulağına bir şeyler fısıldadı.

14 Haziran 2026 02:18

Ragıp Karadayı

Sönük Gözleri Alev Alev Tutuştu...

Doğan Bey hürmetle elini öpüp başına koydu. Buyurun, karındaşımın yadigârı Doğan Bey evladım. Doğan Bey elini öpmek istedi. Deyip, elini uzattı. Diyerek masasının üzerinden aldığı başka bir kâğıdı Doğan Bey'e uzattı. - Doğan Bey'imize yakışır cevap! Doğan Bey'i kucakladı. Muhammed Doğan'sın sen. Osmanlı Sarayından köşke kadar olan bütün yerlerde bir başka hava esiyordu.

13 Haziran 2026 02:30

Ragıp Karadayı

Gecenin Loş Işıkları Altında Vahşi Bir Sükûnet Hâkimdi...

Sultan yanındakine döndü; - Belî Sultan'ım. Dedi, edeplice Emîr hazretleri. Emîr hazretleriyle vedalaşırken; "Elhamdülillah" diyerek derin bir nefes aldı. Doğan Bey, sarayda olanlardan etkilenmiş, konuşulanların pek tesirinde kalmıştı. "Padişahımızdan kötü bir haber mi getiriyordu yoksa?" diye düşünürken, sanki taş kesilmişti. Diyerek fermanı alan Doğan Bey, hürmetle ve edeple öpüp başına koydu. İçinden "Elhamdülillah…" dedi, gelenin başka ne diyeceğini bekledi. Hizmetçi, Gazi Evrenos Paşa'nın onu beklediğini söyleyerek, yürüdü. Doğan Bey de; "Hayırdır inşallah…" diyerek takip etti.

12 Haziran 2026 02:21

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Ragıp Karadayı

Yıldırım Han, Cengâverliği Yanında İyi Bir Şairdi...

Yıldırım Beyazıd Han'ın şanına yakışır bir organize yapılmış, sarayın teşvik ve isteğiyle Doğan Bey'in de içinde bulunduğu genç kabiliyetlerden bir grup da çağrılmıştı. İnsanoğlunun tarihiyle birlikte şiir, edebiyat, sanat ve estetik üzerine çok şeyler yapılmış, yazılıp söylenmişti. Her sanatçı, mütehassız olduğu mevzuda eserlerinden numuneler takdim etti. Şimdiden; "Döneminin en âlimi" denmeye başlanmıştı bile. Beyazıd Han da aynı kanaate varmıştı ki son sözü büyük bir memnuniyetle Hurufi'ye verdi. "Çün saçtı gönlüm kuşuna saçtı tane benlerim,/Öldürmesin tutup ki girer kane benlerim…" Daha sonra bu beytin mânâsı sorulduğunda saraya yakın olanlara; "Efendim bu iki mısrada derin mânâlar saklıdır. Nefsin doyumsuzluğunu, insanı dünyada rezil, ahirette Cehennemlik edenin yine nefis olduğunu, onu alt edip yener ve terbiye edersek, ebedî saadete kavuşacağımızı anlattım" diyecekti övünerek, gururlanarak... "İşlerinden bellidir, câhil olanın hâli,/Dinden habersiz yaşar, bilmeyen ilmihâli." *** Yıldırım Han, cengâverliği yanında iyi bir edip, başarılı bir şairdi de.

10 Haziran 2026 02:23

Ragıp Karadayı

Kalbi Yerinden Fırlayacakmış Gibi Küt Küt Atıyordu...

Ümidi, istikbali, kahramanı, canı, cananı, hayat arkadaşı, örnek insan, sevgili Doğan'ı bir adım ileride onu bekliyordu. Gülşah, kafes arkasından bahçeyi, uzaktaki ağaçların altını uzun uzun seyretti. Kimseciklerin olmadığından emin olduktan sonra da kapıya baktı. Parmak aralarından bir daha baktı. - Doğan Bey'im! "Kendine gel Doğan!" diyerek toparlanmaya çalıştı. Hocası Emîr Sultan'ı düşündü, gülümseyerek. - Benim Gülşah. - Sağ ol Gülşah'ım. Gülşah; "Biliyorum" mânâsında başını salladı. Gülşah'ın verdiklerini alarak ağaçların arasında kaybolurken Gülşah da Doğan'ın peşinden sevgi ve hasretle baktı. Çalışkan ve muhterem, kahraman Doğan Beyim. Asla hizmetten şaşmaz, mücahid Doğan Beyim!

09 Haziran 2026 02:34

Ragıp Karadayı

"Geleceğimizi Mahvetmek İsteyenlere Fırsat Veremem Karındaşım!"

Söz, Bursa'da son günlerde konuşulan meseleye geldi. Tarla çayır, bağ bostan, Bey Doğan'a hediye. *** Doğan Bey, Atmaca Nuri ile yan yana yürüyor, havadan, sudan bahsediyorlardı. Atmaca Nuri olduğu yerde durdu. - Bana bak Doğan Bey'im. Doğan Bey bir küfür işitmiş gibi sertçe baktı. Doğan Bey, bu ak binaya yaklaşınca; Gülşah'la göz göze geldikleri anı, muhterem amcasının kendilerini nasıl yakaladığını, mahcubiyetini, acayip utandığını ve kısa zaman sonra da nasıl nikâhlandığını heyecanla, o günleri yaşarcasına anlattı. Atmaca Nuri gülerek hızlı adımlarla yürüdü. Doğan Bey, içeri girmedi. Temiz fakat gölgelik taşlıktan geçerek merdivenin başına kadar geldi.

08 Haziran 2026 02:22

Ragıp Karadayı

O, Mazlumun Dostu, Zalimin İse Hasmı, Korkulu Rüyasıydı

"Çelebi'yi de, Doğan'ı da hiç kimse benim gazabımdan kurtaramayacak! Anladın mı? Kurtaramayacaklar da!.." Erkara, Doğan ismini duyunca iyice fıttırdı. - İstikbalimizin veziri Erkara Bey'imize hakaret etmenin bedelini mutlaka ödeyecek. Doğan isminden o da rahatsız olmuştu. Medresede talebeyken amcası Süleyman Çelebi'ye tuzak kurmuş, kapının aniden çarpmasına sebep olmuştu. Malım mülküm servetim, Bey Doğan'a hediye. Doğan, ne hikmetse hiçbirine benzemiyordu. Bir türlü bu hakikati, ne Erkara, ne Aşır, ne de Palabıyık sesli terennüm edemiyor. "Nefislerimize uyuyoruz" da diyemiyorlardı. Kendisinin de dağa çıkmasına sebep olanlardan biriydi Doğan. Erkara'nın Doğan Bey hakkındaki acımasız tutumuna hem hayret etti, hem de memnun kaldı Palabıyık. "Ben ettim, sen etme yiğidim…" diye yalvararak aman dilemeliydi. -Haklısın Erkara Bey'im. Kulaklarına inanamıyordu Erkara. "Ne yapıyorsun? Kendine gel Erkara!" diye söylenerek toparlandı.

07 Haziran 2026 02:35

Ragıp Karadayı

"Maziyi Unutacak Kadar Vefasız Değilim"

"Ah onun imkânları bende olsaydı. Neler yapmazdım?" diye geçirdi içinden Palabıyık. Palabıyık hararetle anlatıyor, Erkara da pürdikkat dinliyordu: -Artık herkesin bütün malı, davarı, ne istersen senin elinde, senin emrinde. Erkara Bey de hayranlıkla karışık ve hayretle dinledi. - Üzülme be Erkara Bey'im. Diye öyle bir kahkaha patlattı ki uzaktaki insanlar bile dönüp dönüp; "Neler oluyor?" kabilinden defalarca baktı iki kafadara. - İlahi Erkara, güldürdün. "Lakin tecrübelerimi aktarır, size kol kanat gerer, yardımcı olurum. Maziyi unutacak kadar vefasız değilim" diye de fısıldamayı ihmal etmedi. Koyu sohbet, inanılmaz derecede tesiri altına almıştı Erkara Bey'i. Ona duyuracak şekilde haykırdı; - Geldim beyim geldim! Erkara Bey'e muhabbetle ve sadakatle baktı. - İlla olacak Bey'imiz!

06 Haziran 2026 02:27

Ragıp Karadayı

Biricik Nikâhlısını O Yamyamların Eline Bırakacak Değildi Ya…

Doğan Bey, dünyanın ne mal olduğunu çoktan kavramıştı. Son gelişmeleri, saraydaki toplantıyı hatırladıkça; "Ah, dünya ah!" derdi. Amcası Süleyman Çelebi'nin tespitleri de eklenince, daha dikkatli olması lazım geldiğini anlıyor. Erkara ile iki defa burun buruna gelmesinden sonra nişanlanması, alevsiz bir yangın gibi bu güzelim Osmanlı yurdunu, içten içe yakıp tutuşturuyordu. Dokunur abur cubur, sağlam olan mideye! Varım yoğum servetim, Bey Doğan'a hediye. *** Dün bir arkadaşına rastladı Erkara. Şimdi de öyle görünüyordu. Diye güldü Erkara. Ne zaman alacağı da belli değildi. "Bak adam, köşe üzerine köşe dönmüş" dedi mırıldanarak. Dediği gibi; "Kafayı çalıştırmıştı adam." Hırs, azim, gayret ve ölümüne kadar işi takip etme meziyetleri kendinde fazlasıyla vardı. Üstelik de saraya yakın, bir bey oğluydu.

05 Haziran 2026 02:11

Ragıp Karadayı

Dilenci Kılıklı Adam Burada Sır Oldu, Uçtu Sanki!..

Çevreyi çok iyi bilen Dürdane, kendini daha bir mesul hissediyordu. Sessizliği Gülşah bozdu; - Anlat bakalım Dürdane. Bey kızı, sırdaşı Dürdane, yakındaki bir kayanın üzerini eliyle silerek oturdu. İri elâ gözleriyle görebildiği kadar uzaklara baktı. Dürdane kaldığı yerden devam etti, yeniden uzaklara daldı. - Doğan Bey kardeşimizin mektubunu bana okuduktan sonra uykularım kaçtı. Kendi kendime; "Ben de elimden geleni yapmalıyım" dedim. Kara köpeğine; "Arap, Arap!" diyerek önümden geçen dilenciyi görünce önce çok şaşırdım. Topladığımız her şey, Bey Doğan'a hediye. Deyip, sözünü tamamlamaya çalışırken, Doğan Bey ile arkadaşı Atmaca Nuri'yi gördü. Doğan ismini duyan Gülşah, gelenlere daha dikkatli baktı. Oysa Doğan Bey kızları tâ evlerinden çıkışından beri, "Başlarına bir şey gelir…" endişesiyle takip etmekteydi.

04 Haziran 2026 02:16

Ragıp Karadayı

Üç Kafadar Kız Gülşah, Dürdane Ve Perihan İz Peşindeydiler...

Hurufi de Kripto da yeni köşkü çok beğenmişlerdi. - Aman yiğidim!.. Belki o zaman; "Bak dediklerim çıktı" diyemeyebilirim. Onun için şimdiden söylüyorum yiğidim. Biraz sabret yiğidim, göreceksin. Bursa sokaklarında ellerinde sepetler yürüdüler. "Ha biraz daha gayret!" dedi Dürdane. "Şu tepeyi aştık mı işimiz kolaylaşacak. Oradan öte yol iyidir." Epey yürüdüler güle oynaya. "Güzel vatanımız yalnız Sultan'ın, vezirlerin, Doğan Bey'in değildi. Herkesindi, hepimizindi. Öyleyse yapabileceğimizi yapmalıydık. Akıncılar küffâr içlerine seferler yaparken, bizler de Bursa'mızda dönen dolapları neden su yüzüne çıkarmayalım ki?" diye düşünen üç ahbap kız, yağmurun tesiriyle boz bulanık akan dereye kadar geldiler.

03 Haziran 2026 02:25

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha