×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Mutluluğun Tadı

Bazı insanlar "Ben çikolata sevmem." diyor, inanamıyorum. Benim için tatlı denince aklıma ilk çikolata ya da çikolatalı bir tatlı gelir. İtiraf edeyim, belki de bu yüzden çikolata sevmeyen insanları zaman zaman kıskanıyorum. 2000 yapımı filmde Vianne, küçük ve katı kurallarla yaşayan bir Fransız kasabasına gelir. Kasabanın yöneticileri çikolatayı bir baştan çıkarma aracı olarak görürken, Vianne için çikolata yalnızca bir tatlı değildir. Çikolata, insanları bir araya getiren, kırgınlıkları yumuşatan, cesaret veren ve hayatın küçük mutluluklarını hatırlatan bir simgedir. *** 16'ncı yüzyılda İspanyollar Amerika kıtasına ulaştığında kakao Avrupa'ya taşınmış. Bu yüzden birçok insan üzgün olduğunda, stres yaşadığında ya da kendini ödüllendirmek istediğinde elini ilk uzattığı şeylerden biri çikolata oluyor. *** Çikolata aslında yalnızca kakao, şeker ve sütten ibaret değil.

Köşe Yazarı

Kaynak: Sözcü, Pınar Turan

07 Temmuz 2026 00:00

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Gülebilme Özgürlüğü

Bu yönüyle mizah, bireysel zekânın olduğu kadar toplumsal hafızanın da önemli bir yansımasıdır. Tarih boyunca siyasal otoriteler, doğrudan eleştirinin bedelinin ağır olduğu dönemlerde mizahla karşı karşıya kalmıştır. Osmanlı döneminde Karagöz ile Hacivat gölge oyunları da günlük hayatın yanı sıra bürokrasi, yöneticiler, sınıfsal farklılıklar ve toplumsal çelişkiler mizah yoluyla eleştirilmiş, seyirci hem eğlenmiş hem de kendi yaşadığı düzen üzerine düşünmeye davet edilmiştir. Benzer biçimde Avrupa'da gelişen siyasi karikatür geleneği, özellikle 18'inci ve 19'uncu yüzyıllarda gazetelerin en etkili muhalefet araçları olmuştur. Sosyolojik açıdan bakıldığında mizah, toplumdaki gerilimlerin kontrollü biçimde dışa vurulmasını sağlayan bir emniyet supabı işlevi görür. Bununla birlikte mizahın toplumsal işlevi yalnızca iktidarı eleştirmek değildir. Bu nedenle gelişmiş demokrasilerde mizah, yalnızca sanatın değil, ifade özgürlüğünün de önemli göstergelerinden biri kabul edilmiştir. ★★★ Elbette mizahın da bir sorumluluğu vardır. Boşuna dememişler "Her şakanın altında bir gerçek vardır" diye.

30 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Milyonlarca İnsanla Yarışmak

Bazı insanlar, bir şeyi övecekleri zaman onun iyi yönlerini anlatmak yerine önce başka şeyleri kötülemeye başlarlar. Örneğin "Bizim ev çok güzel" demek yerine başkalarının evlerini kötülemeye başlarlar. "Bu restoranı çok beğendim" demek yerine diğer restoranların ne kadar kötü olduğundan söz ederler. Bunun sebebi insanın çoğu zaman kendi değerini çevresindeki insanlara bakarak belirlemesidir. Filtrelerle kusursuzlaştırılmış yüzler, fotoğraf düzenleme uygulamalarıyla inceltilmiş bedenler, özel olarak seçilmiş kamera açıları ve onlarca kare arasından seçilen tek bir fotoğraf karşımıza çıkıyor. Biz ise çoğu zaman bu vitrine bakıp onu gerçek zannediyoruz. Bunun temel nedenlerinden biri, sosyal medyanın insan beynindeki sosyal karşılaştırma mekanizmasını sürekli olarak harekete geçirmesi. Araştırmalar, özellikle kişinin kendisinden daha başarılı, daha çekici veya daha yüksek statüde gördüğü insanlarla yapılan bu "yukarı yönlü karşılaştırmaların" özsaygıyı azaltabildiğini, yetersizlik duygularını artırabildiğini ve yaşam memnuniyetini düşürebildiğini ortaya koyuyor. İnsan ne kadar ilerlerse ilerlesin, kendisinden daha önde görünen birileri her zaman olacaktır. Böyle bir yarışta insanın mutlu olması imkânsızdır. Herkes farklı koşullarda, farklı yüklerle ve farklı başlangıç noktalarından yola çıkıyor.

23 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Yeni Sınıf Ayrımı

Sağlık, tüm canlılar için temel bir yaşam gerekliliği. Temel fikir, insanın yalnızca hasta olmaması değil, kendi "en iyi versiyonu" hâline gelmesi. *** Nasıl ki geçmişte marka logoları ekonomik gücün göstergesiyse, bugün de bazı sağlık ritüelleri ekonomik ve kültürel ayrıcalığın sembolü hâline gelmiş durumda. Sağlık aynı zamanda sergilenen bir başarı hikâyesi. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek ve bunları sürekli olarak göstermek artık bir yaşam tarzı. Hatta sağlıklı olmak, hayatın temel ihtiyacı olmaktan çıkıp başlı başına bir statü göstergesine dönüştü. Ancak bu sektörün sattığı şey çoğu zaman sağlık değil, sağlık hissi ve sağlık imajı. Bugün ise üstünlük göstergesi sahip olunan marka değil, sahip olunan beden; yaşam tarzı, beslenme düzeni ve sağlık ritüelleri oluyor.

20 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Bir Yaş Daha

Doğum günü ise her şeyin başladığı günü temsil eder. Belki de bu yüzden doğum günleri insanın kendisiyle ilgili en özel kutlamadır. *** Aslında doğum günü kutlamaları sandığımızdan çok daha eskiye dayanıyor. Tarihçiler ilk doğum günü kutlamalarının Antik Mısır döneminde ortaya çıktığını düşünüyor. Doğum günü partisi vardı. Yaş ilerledikçe benim için de doğum günlerinin anlamı değişti. *** Aslında doğum günleri sadece yaş almakla ilgili değildir. Bir telefon, bir mesaj ya da içten söylenmiş bir "iyi ki doğdun" cümlesi bazen düşündüğümüzden çok daha fazla anlam taşıyor. Çünkü bu aslında "benim için önemlisin" demektir. Doğum günleri ise bize bunun için güzel bir fırsat sunuyor. İkizler burcu hakkında en yaygın yorumlardan biri, "çift karakterli" olmalarıdır. Fikirlerini hızlı değiştirmeleri, olaylara farklı açılardan bakabilmeleri ve yeni bilgilere göre düşüncelerini güncelleyebilmeleri de "değişken" olarak algılanmalarına neden olur. *** İkizler burcu olmasanız da insan yaş aldıkça içinde birden fazla kişiyi taşıdığını fark ediyor. Sanırım doğum günleri de biraz bunun için var.

12 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Kusursuzluk İllüzyonu

Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

02 Haziran 2026 00:00

Köşe Yazarı

Yapay Zekâ Çağında Yalnız İnsan

Bazen insan "Bir kendi başıma kalabilsem" diye geçiriyor içinden. Özellikle son yıllarda "dijital arkadaşlık" kavramı hızla büyüdü. İnsanlar yapay zekâ ile sohbet ederek duygusal bağ kurmaya başladı. Replika gibi uygulamalar, insanlara "sanal arkadaş" sunuyor. *** Çünkü gerçek insan ilişkileri emek istiyor. Sürekli sizi dinliyor gibi görünüyor. Yani problem büyüdükçe insanlar gerçek insanlara değil, ekranlara yöneliyor. İnsanlar artık yeni insanlarla tanışmak için eskisi gibi sosyal ortamlara değil, telefon ekranlarına bakıyor. Çünkü bu sistemler insan ilişkilerini giderek daha yüzeysel hâle getiriyor. Bu da insan ilişkilerini bir alışveriş mantığına dönüştürüyor. Üstelik bu uygulamalarda insanlar çoğu zaman kendilerinin gerçek hâlini göstermiyor. Bu yüzden insanlar çoğu zaman gerçek bir bağ kurmak yerine, hazırlanmış dijital kimliklerle iletişim kuruyor. Ancak insan ilişkilerini yeniden güçlendirmek gerekiyor. Ama gerçek bir dost bulmak, gerçek bir ilişki yaşamak hâlâ dünyanın en zor şeylerinden biri ve öyle olaya da devam edecek gibi görünüyor.

26 Mayıs 2026 00:00

Köşe Yazarı

19 Mayıs

Biz çocukken 19 Mayıs sadece takvimdeki bir resmî tatil değildi. Ne anlama geldiğini bilirdik ve 19 Mayıs geldiğinde çok heyecanlanırdık. Haftalar öncesinden tören hazırlıkları başlardı. 19 Mayıs'ın bir milletin yeniden ayağa kalkışının başlangıcı olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a neden gittiğini, o gün ülkenin hangi şartlar altında olduğunu bilir, Kurtuluş Savaşı'nın önemini yüreklerimizde hissederdik. Oysa tarih sadece geçmiş değildir. 19 Mayıs paylaşımları yapılıyor ama o günün neden önemli olduğu üzerine gerçekten düşünen insan sayısı giderek azalıyor. 19 Mayıs 1919 Türk milletinin teslim olmayı reddettiği, umudunu kaybetmediği ve kaderini yeniden kendi ellerine aldığı gündür. Ülke işgal altındayken, ordular dağıtılmış, silahlara el konulmuş ve dünyanın büyük güçleri Anadolu'yu paylaşma planları yaparken Mustafa Kemal Paşa'nın Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan ayrılıp Samsun'a çıktığı gündür. "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" sözü, bütün Kurtuluş Savaşı'nın temelini oluşturdu. Çünkü mesele sadece toprak değildi. Atatürk'ün 19 Mayıs'ı gençlere armağan etmesi de tesadüf değildi.

19 Mayıs 2026 00:00

Köşe Yazarı

Yeni Salgın Korkusu

Kısacası dünya değişti, hayata bakışımız değişti. Bugün dünya yeni bir virüs haberi duyduğunda artık sadece sağlık değil, psikolojik olarak da alarm veriyor. *** Son günlerde yeniden gündeme gelen hantavirüs de tam bu yüzden büyük dikkat çekti. Birkaç saat içinde "Yeni pandemi geliyor", "COVID'den daha ölümcül" gibi başlıklar yayılmaya başladı. Hantavirüs, kemirgenlerden insanlara bulaşan nadir ama ciddi bir virüs grubu. Gemide görülen vakalarda şu ana kadar en az 3 kişi öldü, 8 civarında şüpheli veya doğrulanmış vaka bildirildi. Ancak bu olayda şüphelenilen "Andes virüsü" adlı tür, hantavirüsler içinde nadiren insandan insana bulaşabilen tek tür olarak biliniyor. Belirtiler genellikle virüse maruz kaldıktan 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıkıyor. Tıp dünyası 2026 itibarıyla dev adımlar atmış olsa da, hantavirüse karşı elimizdeki en güçlü silah, her zamanki gibi tedbir. Hantavirüs yeni keşfedilmiş bir hastalık değil. Uzun yıllardır bilinen bir virüs grubu. İnsanlar bir haberi okumadan paylaşmaya, araştırmadan korkmaya başladı. Çünkü korku çok hızlı bulaşıyor. Çünkü modern dünyada insanlar virüslerden çok sürekli korku hâlinde yaşamaktan zarar görüyorlar.

12 Mayıs 2026 00:00

Köşe Yazarı

Çok Seçenek, Az Huzur

Akşam sekizi geçiyor. Seçeneklerin artması, başta kulağa hoş gelse de aslında karar verme sürecini hem zorlaştırıyor hem de yorucu hâle getiriyor. Bazı çalışmalara göre bir insan günde ortalama 35 bin karar veriyor. *** Ayrıca tek mesele karar sayısı da değil, seçenek bolluğu. Günlük hayatta peynir reyonunda ya da bir alışveriş sitesinde karşılaştığımız yüzlerce seçenek, karar verme sürecini adeta felce uğratıyor. *** Sosyal psikolog Barry Schwartz bir kitabında "Daha fazla seçenek daha fazla özgürlük demekse, en özgür insanlar en mutlu insanlar olmalıydı. Peki neden değiller?" diye soruyor ve bunun üzerine bir deney yapıyor. Bir süpermarkette müşterilere bir gün 6, başka bir gün 24 çeşit reçel sunuluyor. 24 çeşit gören kalabalık daha çok duruyor, daha çok ilgileniyor. Az seçenek sunulan kişilerse çok daha kolay karar veriyor ve oradan daha mutlu ayrılıyor. Karar vermenin yarattığı zihinsel yük, modern yaşamın bize getirdiği ağır bir yük. Ve sistemin sunduğu "istediğin her şey olabilirsin" mesajı, motivasyon vermeyi bırakıp ezici bir baskıya dönüşüyor. *** Aslında çağın getirdiği tükenmişlik sendromuyla baş etmenin yolu daha basit hayatlar yaşamaktan geçiyor.

05 Mayıs 2026 00:00

Köşe Yazarı

18 Yıllık Kocamdan Daha Kolay Boşandım!

İptal işlemini başlatmamın ardından her gün 3 veya 4 kez aranmaya başladım. Sonunda "Başka ülkeye taşınıyorum" dedim. "Yok," dedim, "izlemeyeceğim." "Donduralım, sonra isterseniz aktive edersiniz" dediler. "Yok," dedim, "gidiyorum, buradaki evi kapatacağım. Zaten artık evde televizyon da yok." Bana hediye kanallar teklif ettiler. Diyorum ki: "Televizyon yok artık evde, nasıl seyredeyim?" "Başkasına devredebilirsiniz" diyorlar. "Devredecek kimsem yok" diyorum, "Maç kanalı hediye edelim" diyorlar. Her gün 3-4 kere, başka başka insanları üyeliğimi iptal etmek istediğime ikna etmeye çalıştım. Her arayana nereye bırakmam gerektiğini soruyorum, "Bilgilendirme mesajı alacaksınız" diyorlar. Üyeliği sonlandırdığımı, kutuları teslim etmek istediğimi söyledim ama "Bu kablolar bizim değil" dediler. "Hanımefendi, üzerinde Digiturk etiketi var, bakın" diyorum; "Kurulum yapan çocuklar daha iyi görüntü alın diye size bunu satmışlar, bizim kablolar bunlar değil" diyor. Ayrıca her gün 3-4 tane SMS aldım. "Sayın Turan, talebiniz üzere XXX nolu aboneliğinize ait üyeliğinizin iptal başvurunuz tarafımıza ulaştığı için üzgünüz. Talebinizle ilgili bilgilendirme için en kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz." Tam bir toksik ilişki. Birileri Digiturk'e "Dur" demeli!

28 Nisan 2026 00:00

Köşe Yazarı

Suç Ve Çocuk

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de okullarda yaşanan şiddet haberleri genelde çok önemsenmedi. Bazen bir öğrenci diğerini bıçakladı, bazen bir öğretmen darp edildi, bazen de okul çıkışında silahlar konuştu. *** Geçtiğimiz hafta iki gün içinde iki ayrı okul saldırısı yaşandı. Şanlıurfa 'da 19 yaşındaki eski bir öğrenci pompalı tüfekle okula girerek önce bahçede, ardından okul içinde rastgele ateş açtı. 10'u öğrenci olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı. Ardından Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıda 14 yaşındaki bir öğrenci, babasına ait silahlarla okula girerek sınıfları hedef aldı ve rastgele ateş açtı. Olayda 8 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybetti, 13 kişi de yaralandı. Çünkü sorun tek bir faktöre indirgenemeyecek kadar çok katmanlı. Boğuştukları yalnızlık ve yoğun değersizlik duygusu, sosyal medyanın pompaladığı narsisizmle birleştiğinde sorun daha da karmaşık hâle geliyor. Bu yüzden bazı gençler yaşadıkları boşluğu doldurmak için insanlıktan nefret etme eğilimleri taşıyan "incel" kültürü gibi radikal ve kadın düşmanı alt kültürlere sığınıyor. Dünyada yaşanan okul saldırıları artık sadece haber değil, birer referans. Toplum, her yeni şiddet dalgasında biraz daha yaralanırken, kimliksizleşen ve şiddeti bir ifade biçimi sanan yeni nesil çocuk tipi, aslında yetişkinlerin yarattığı bu karanlık sistemin birer kurbanı ve aynı zamanda aynası hâline geliyor.

21 Nisan 2026 00:00

Köşe Yazarı

Eleştiri Değil Üstünlük Çabası

Herkes birilerini, bir şeyleri eleştiriyor ama aslında herkes eleştiri yapmıyor. Bu ikisi arasındaki farkı çoğu zaman ayırt edemiyoruz ve eleştiri adı altında bazen karşımızdakini aşağılayıp, onu küçültüyor ama aslında sadece egomuzu rahatlatıyoruz. Oysa eleştiri ile hakaret arasındaki çizgi sandığımızdan çok daha nettir. Eleştiri bir davranışa yönelir, hakaret kişiliğe saldırır. Eleştiri çözüm içerir, hakaret sadece yıkar. Eleştiri karşı tarafı geliştirir, hakaret onu savunmaya iter. Çünkü bir şeye "Bu olmamış" demek, kişiye anlık, sahte bir üstünlük bahşediyor. *** Gerçek eleştiri ise her şeyden önce bir anlama çabasıdır. Boşuna "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" dememişler. Eleştiriyi kişisel algılamadan, "Bundan bana ne fayda gelebilir?" diye düşünmek olgunluk işidir. Bu yüzden eleştiriyi duyduğunuzda hemen tepki vermek yerine, içinde kullanılabilir bir şey olup olmadığına bakmak gerekir.

14 Nisan 2026 00:00

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha