
ABD ve İran arasındaki savaşı bitirmesi beklenen mutabakat sonrası görüşmeler sürecinde yaşananlar gibi, mutlak butlan sonrası CHP'deki gelişmeler de kaotik. Yaklaşan Kasım ara seçimleri öncesi başta benzin fiyatları olmak üzere ekonomiyi mümkün olduğu kadar uygun hale getirmeye çalışan Trump'un geçici de olsa bir barışa ihtiyacı var. Ancak Ekim'de İsrail'de yapılacak genel seçimlerde mutlaka tekrar seçilmek isteyen Netanyahu'nun ise savaşa ihtiyacı var. Hürmüz Boğazı'nın sağladığı avantajları hakikaten akıllı bir şekilde kullanan İran'ın, Yemen'deki Husiler üzerinden Babülmendep Boğazı'nı ve dolayısıyla Süveyş yolunu da tehdit etmesi, ABD ve onu istediği gibi kullanabileceğini düşünen İsrail açısından bir kabus. CHP'deki iki cenah arasında bir uzlaşma olması ihtimalinin son derece düşük olduğu genel bir kanaat.
Kaynak: Takvim
23 Haziran 2026 07:14
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hem Nalına Hem Mıhına…
Melih Bey: - Ankara'da gerçekleşen NATO'nun 36. Zirvesi, Türkiye'nin organizasyon kabiliyetini göstermesi açısından muhteşemdi. Mustafa: - Açık bir şekilde NATO yanlısı olsalar da, Cumhurbaşkanımız ve AK Parti'ye yönelik husumetleri sebebiyle toplantıyı itibarsızlaştırmak isteyenler konusunda ne söylersiniz?.. Bahsettiğiniz güruhun temsilcisi kabul edilebilecek olan Özgür Özel, toplantı öncesi İngiliz Financial Times'da batılılara Cumhurbaşkanımızı şikayet edip, Türkiye'nin menfaatini nerede görürse orada yer alır dedikten sonra, beni başa getirirseniz siz ne isterseniz onu yaparım gibisinden şeyler yazmıştı. - Trump'ın ne dediği değil, gerçekte ne olduğu önemli. Netice olarak 22 ay hapiste kaldıktan sonra 12 Ekim 2018'de 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası aldı ve hapiste yattığı 22 ay dikkate alınarak, tahliye edildi. - Tabii ki. NATO üyesiyiz ama ciddi manada bir özerkliğimiz de var. Savunma konusunda kendi kendimize yettiğimiz gibi, yıllık 11 milyar dolarlık bir ihracat kapasitemiz mevcut, mesela. Mehmet: - NATO Zirvesi konusunda kifayeti müzakere diyeceksek, adli tatil sonuna kadar ara verilen İmamoğlu Suç Örgütü duruşmaları ile ilgili değerlendirmelerinizi alalım… - Ara verilen Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü davası yaklaşık 4 aydır sürüyordu ve şu ana adar tutuklu 100 kadar sanığın sorgulamaları yapıldı. Araya giren Selim: - ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı ve başka sebeplerle dikkatlerden kaçan duruşmalarda kendilerine yöneltilen rüşvet, yolsuzluk ve benzeri suçlamalarla ilgili İmamoğlu ve yanındakiler ne söyleyebildiler?.. Üç bin 800 sahifelik iddianamede dile getirilen hususlar dikkatli bir şekilde hazırlandığı için verebilecek cevapları olmayan İmamoğlu ve arkadaşları şov dışında bir şey yapmadılar. - 'Ben savunma yapmaya değil yargılamaya geldim' ve benzeri sözler, İmamoğlu'nun baskı altına almaya çalıştığı mahkeme heyetini etkileme girişimlerinin başarısız olması sonrası sözleri. - Adli tatil sonrası tutuksuz 300 sanığın sorgusu da tamamlanıp, sonrasında toplam 400 sanığın savunmalarının alınmasına başlayacak… Ya da üç yıl gibi kısa bir sürede 63 konut, 19 dükkan, 19 mesken, 8 ofis, 6 büro ve 2 taşınmaz olmak üzere toplam 117 taşınmaza nasıl sahip oldun sorusu karşısında ne söyleyebilir ki?.. Selim: - Bu söylediklerin İmamoğlu Suç Örgütü ile ilgili 143 suçlamadan sadece bazıları. Daha neler var neler. Adli tatil sonrası havalar serinleyecek olsa da İmamoğlu ve ekibi iyice terleyecek anlaşılan... İhsan: - Evet.
12 Temmuz 2026 07:08

Daha Çok Üzülecekler…
'Bir zamanlar eskimiş ürünlerimizi, Starfighter'ları ve başka şeyleri Türkiye'ye verip elden çıkarıyorduk' diyen Alman askeri uzman emekli Albay Ralph Thiele, geçmişte eski silahlara muhtaç olan Türkiye'nin bugün savunma sanayinde lider bir ülke konumuna geldiğini vurgulamış. Aynı güruh mensuplarının, girmek için bedel ödeyip, yakın zamana kadar da güya 'müttefikimiz' olan ülkelerin melanetlerine maruz kaldığımız NATO'nun yeni dönemine yönelik ülkemizin ağırlığını hissettiren gelişmelere de canları sıkılıyor, belli ki. Vaktiyle Batılıların zaten elden çıkarmak istedikleri eski ürünlere muhtaç olup, bunları istediği gibi de kullanamayan Türkiye'nin, ihtiyaçlarını karşılayan ve ihraç eden konumuna gelmesine sevinemeyenlerin varlığı hoş değil, ama vakıa. Şemsiyesi altında toplandıkları CHP'yi bırakmamak için kıvranan Özgür Özel'in, 'Türkiye'nin arzu ettiğiniz eski haline dönmesi için beni destekleyin' manasında çağrılarda bulunduğu Batılı liderlerin, NATO vesilesiyle geldikleri ülkemize yönelik takdirleri de, bu güruh açısından oldukça moral bozucu. CHP'yi arındırmaya ve toparlamaya çalışan Kılıçdaroğlu'nun, akıllanmaya başladığına işaret eden 'Türkiye NATO üyesidir fakat NATO'nun ileri karakolu değildir' şeklindeki sözleri de, teslimiyetçilerde şok etkisi yapmıştır muhtemelen.
09 Temmuz 2026 07:25


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Onunla Da Olur, Onsuz Da…
Avrupa'ya yönelik tehditleri ile 1949'daki kuruluşunu hızlandırdığı bilinen Stalin'in, Türkiye'ye yönelik talepleri sebebiyle girmeye mecbur kaldığımız NATO, Ankara'daki zirvede yeni yol haritasını belirleyecek. ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika, Danimarka, Norveç, Portekiz, İzlanda ve Lüksemburg'dan oluşan 12 kurucu ülkenin, 'üyelerden herhangi birisine yapılacak saldırıyı kendilerine yapılmış kabul edecekleri' taahhüdü ile 4 Nisan 1949 tarihinde Washington'da imzaladıkları 'Kuzey Atlantik Antlaşması' ile kurulan NATO, artık 32 üyeye sahip. 'Sıcak denizlere inme' emelleri taşıdığı bilinen Sovyetler Birliği'nin, Türkiye'ye verdiği bir nota ile 7 Kasım 1945'de süresi bitecek 1925 tarihli Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması'nı yenilemeyeceğini bildirmesi, konunun bizimle ilgili yönüydü. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı emrindeki 1. Türk Tugayı'nın, 12 Ekim 1950'de Pusan Limanı'na varışından Temmuz 1953'teki ateşkese kadar toplam 14.936 Türk askerinin görev aldığı Kore'de, 721 askerimiz şehit olmuş, 175'i kaybolmuş, 234'ü esir düşmüş ve 2.147'si de yaralanmıştı.
07 Temmuz 2026 07:09

Hakaret Özgürlük Değildir…
Adını edilen hanım, sosyal medyada CHP ile ilgili mesajları ile tanınıyordu. Adı geçenin böyle bir şeyi bilmeyişi düşünülemez. Milletimizin inançlarını hedef alan hakaretlerle yapılan şeyin adı kesinlikle komedi olamaz. İsmi lazım olmayan o şarlatan da Kur'an-ı Kerim'e ve birçok kutsal değerimize ve bu arada Cumhurbaşkanımıza da komedi adı altında dil uzatıyordu. Mustafa: - Komedi adı altında kutsallarımıza hakaret edenlerle ilgili yetersizliği bilinen hukuki müeyyidelerin daha caydırıcı hale getirilmesi gerektiği bir kez daha net olarak anlaşıldı. - Hukuki müeyyidelerin daha caydırıcı hale getirilmesi, hakikaten önemli. Kılıçdaroğlu'nun kutsallarımıza hakaret eden birisine destek için adliyeye gitmesi ve orada Özel yanlılarınca yuhalanması, ilginç. - Biliyorlar tabii. İhsan: - CHP demişken, kendini hala genel başkan zanneden Özgür Özel İngiliz Financial Times'da çıkan makalesinde yine ülkemizi Batılılara şikayet etmiş. Bu yaptığının akıl işi olmadığını anlayamıyor mu bu adam?.. Adı geçenin özgül ağırlığı yok bir kere. Dahası bunun Özel için herhangi bir önemi olduğunu da sanmıyorum. - Kısa bir süre önce İngiliz The Economist dergisinde çıkan yazısında olduğu gibi Financial Times'daki yazısında da 'onu almayın beni alın' mesajları verdi, Özel. Ankara'da yapılacak NATO Liderler Zirvesi öncesi Özel, Batılılara'birlikte iş tutalım, ne isterseniz yapmaya hazırım' manasına gelen mesajlar verirken, Kemal Kılıçdaroğlu'nun NATO konusunu ele aldığı açıklamasında, 'CHP olarak bizim bakışımız açık: Türkiye NATO üyesidir, fakat NATO'nun ileri karakolu değildir' şeklinde bir vurgu söz konusu. Çünkü geriye doğru baktığımızda CHP'nin devletçi reflekslerinin törpülenmesinde Kılıçdaroğlu'nun büyük payı olduğunu görürüz. Yine de ümidimizin kesmeyelim tabii. İhsan: - Önümüzdeki hafta Ankara NATO Zirvesi var. - En son 2004'te ülkemizde yapılan toplantıdan bu kadar yıl sonra yapılacak toplantı, oldukça önemli. NATO'nun mevcut duruma göre bir tür yeniden yapılanması ve başka şeyler gündemde. Şurayı unutmayalım, Türkiye artık Yeni Türkiye ve Ankara'da da NATO 3.0 adı altında bir anlamda Yeni NATO konusu masada olacak…
05 Temmuz 2026 07:15

Aç Tavuk...
Özgür Özel'in, kirli paralarla satın almaya çalıştıkları CHP'yi tekrar ele geçiremezlerse kuracakları yeni partiye dair sözleri, farklı bir alemde yaşadığını düşündürüyor. Bu kişilerin, aday olabilmek için CHP Genel Merkezi'ne ve bu arada doğrudan Özgür Özel'e de para verdiklerine dair itiraflarının üzerinden çok zaman geçmedi. Özel ve yanındakilerin, kuracakları düşünülen yeni partinin CHP'den fazla oy alacağı hesabı yapmaları ise 'aç tavuk kendini buğday ambarında sanır' sözünü akla getiriyor. Mahkeme tarafından CHP Genel Başkanlığına getirildikten sonra bir yandan partiyi derleyip toparlamaya bir yandan da arınma konusunda mesafe almaya çalışan Kılıçdaroğlu'nun işi de hakikaten zor.
02 Temmuz 2026 07:25

Söylemek Yetmez!..
Rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan CHP'li Antalya ve Uşak eski belediye başkanlarının, etkin pişmanlıktan faydalanmak maksadıyla verdikleri ek ifadeler, 'turpun büyüğü' heybede sözünü doğruluyor. CHP'den ihraç edildiği günlerde, kızdığı için olsa gerek, Özgür Özel'e verdiği bazı paraları ve makam aracına yapılan masrafları içeren ek ifade veren Uşak eski başkanının, temkinli tavrının Özel ve beraberindekilere mesaj olduğunu düşünmek mümkün. Konuyu bilenler, son ifadesinde 'CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İmamoğlu'nun görüşü dışında hareket edemediğini' vurgulayan Muhittin Böcek'in anlatacağı çok daha fazla şeyler olduğu konusunda hemfikir. Böcek'in başkan adayı olabilmek için ödediği rakamın çok daha yüksek olduğuna işaret edenler, itiraflarının kaçıncısında 'tamam, bu kadarı yeterli' denileceğini beklemek gerektiğini vurguluyorlar. CHP'de genel başkanlık koltuğuna tekrar getirilen ve 'arınma' çağrısında bulunup bazı adımlar da atan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yapacaklarının heyecanla beklendiği günlerdeyiz.
30 Haziran 2026 07:20

Çözümsüz Denklem…
- ABD ve İran arasında neler olup bittiğini tam olarak iki ülkeyi yönetenler de biliyor mu belirsiz. Lübnan meselesi, İran'ın temel şartlarından olsa da İsrail'in bu ülke ile ilgili ABD'nin verdiği sözleri kabul etme niyeti yok… Mehmet: - ABD'de İsrail ve Lübnan Hükümeti arasında Hizbullah'ı yok sayan görüşmeler, durumu daha da karıştırıyor galiba?.. - Evet, Hizbullah Lübnan'ın gerçeklerinden ve ciddi bir ordusu olmayan Lübnan'da hakim askeri güç. Lübnan ve İsrail ABD'nin teşvikiyle Lübnan ordusunun güçlendirilmesi ve sahada hakim hale getirilmesini hedefleyen görüşmeler yaptıklarında Hizbullah buna gülüp geçiyor… Selim: - Ben Lübnan konusunu bir türlü anlayamıyorum. Melih Bey: - Lübnan hakikaten anlaşılması zor bir ülke. En son 1932'de sayıldığı için net bilinmese de nüfusu 6 milyon civarında tahmin edilen Lübnan'ın yaklaşık yüzde 60'ı Müslüman. Mustafa: - Lübnan'a yani Hizbullah'a yönelik saldırıların durması ABD ve İran arasındaki mutabakatın ilk maddesi. Saldırılarını durdurmayan ve ele geçirdiği yerlerden çekilmeyeceğini söyleyen İsrail bir de Lübnan hükümetiyle Hizbullah'ın pasifize edilmesini hedefleyen görüşmeler yapıyorsa bu işin geleceği karanlık demektir… - Lübnan Hükümeti'nin İsrail'le yaptığı anlaşma sebebiyle ülkede ortalık şimdiden karıştı. Remzi: - ABD İran arasındaki çatışmanın bundan sonrasına yönelik tahminleriniz ne?.. - Trump'ın ara seçimlerin yapılacağı Kasım'a kadar ekonomik açından elini rahatlatacak bir ateşkese ihtiyacı var. Netanyahu ise Ekim'de İsrail'de yapılacak seçimler için savaşın sürmesini istiyor. Trump, ABD'de İsrail için yapılan fedakarlıkların fazla olmaya başladığı anlayışı gittikçe yayıldığı için bütün zorlamalara rağmen çatışmaların devamını istemiyor. Mehmet: - Bundan Trump'ın ara seçimlerde başarı kazanması durumunda Kasım'dan sonra tekrar İran'a saldıracağını mı anlamak gerek?.. Yaşananlar ABD'nin İran karşısında zafer şansı olmadığını gösterdi. Hürmüz Boğazı, 28 Şubat saldırıları öncesi yapılan bütün hesapları bozdu. Kasım sonrası da ABD İran'a yönelik ciddi bir kara harekatına kalkışamaz. ABD ve İsrail, muhtemelen İran' ı kısa sürede alt edeceklerini düşünmüşlerdi. İhsan: O kadar da serbest değil!..
28 Haziran 2026 12:30


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Rahatlık...
Sadece 28 Şubat'tan beri İran'ın yaşamak zorunda kaldıkları bile hava savunma sistemlerinin bir ülkenin güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu anlamak açısından yeterli. Aynı süreçte güvenliklerini ABD'nin karşılayacağı rahatlığındaki birçok Körfez ülkesinin, savunma konusunda İsrail'in daha imtiyazlı olduğu gerçeği ile karşı karşıya kaldıkları da unutulmamalı. ABD-İsrail saldırısının sadece İran'ın değil bölgedeki diğer halkı Müslüman ülkelerin zayıflamasını da hedefleyip hedeflemediği, üzerinde durulması gereken önemli konulardan. Yıllardan beri ambargolarla boğuşan İran'ın, hava savunma sistemleri konusundaki eksikliği anlaşılabilir bir şeydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde 24 yıldır yapılanları dikkatle takip eden milletimizin kahir ekseriyeti ise; ecdadın, 'hazır ol cenge ister isen sulh u salah' sözünün gereklerinin yapıldığını gördüğü için rahat.
25 Haziran 2026 07:29

Anlatılan Onların Da Hikayesi…
Böylelikle, Türkiye'nin 69 km uzunluğuyla en uzun metro ring hattı tamamlanmış oldu. Tutuklu İmamoğlu'nun yönetimde bulunduğu 6 senede ve ondan sonraki 1,5 yıllık dönemde İstanbul'a metro konusunda neler yaptıklarını senden öğrenmek isteriz... - Onlara sorarsan çok şey yaptıklarını söylüyorlar. Açılışı yapılan ve çalışmaların devam ettiği metro hatlarına bakıldığında, son derece kısa bir iki hat hariç, bütün projelerin 2017 öncesi başlatıldığı orada açıkça yer alıyor. Mehmet: - Çalıntı para ile satın alınan oylarla genel başkanlığa getirildiği için görevden alınan Özgür Özel, birkaç ay önce İstanbul'un aynı anda en çok metro inşaatı yapılan şehir olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na gireceğini söylerken sallıyor muydu yani?.. İstanbul'da yaşayıp son yıllarda artan trafik ve benzeri sıkıntıları iyi bilen ve CHP'li olmayan birçok insan da algılar sebebiyle İmamoğlu'nun çok şey yaptığına inanabiliyor. Mustafa: - İBB'yi yönetenlerin 2019'dan beri yapmadıklarını mecburen Ulaştırma Bakanlığı'nın yapması, insanımızın ihtiyaçların karşılanması açısından hakikaten güzel. - ABD ve İran arasındaki mutabakatla en azından bir süre çatışmasız bir dönem yaşanacak gibi. Mutabakatla ilgili maddelere bakılırsa ABD'nin bir anlamda boyun eğmek zorunda kaldığı için İran'ın kazançlı çıktığı söylenebilir. Selim: - Mutabakat denince, İran'da istediği sonuca ulaşamayan Trump'ın Kasım'daki ara seçimler için elini rahatlatmak istediği için bu haline rıza gösterdiği yorumları yapılıyor. Özellikle de Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının sekteye uğraması bütün Dünya ülkeleri gibi ABD'yi de etkiledi. Hürmüz'de yaşananlar, ABD'nin burada İran'a bir üstünlük sağlamayacağını gösterdi. Ne kadar uğraşsalar da İran'a yönelik bir kara harekatı olmadan Hürmüz'ü istedikleri gibi kontrol edemeyecekleri netleşti. İran'a kara harekatı demek ise ABD açısından on binlerce askerini kaybetmek demek. İsrail çok istese de iyice kırılgan hale gelen ABD kamuoyuna İsrail için İran'ı vuruyoruz demenin Trump için zarardan başka getirisi de yok… Burada benim dikkatimi çeken İran'ın mutabakata neden Gazze ve Batı Şeria'nın dahil edilmesini istemediği. ABD ile İran arasında yönelik görüşmeler sürerken İsrail'in saldırılarını sürdürmesi, konunun pamuk ipliğine bağlı olduğuna işaret. Mustafa: - Başkan Yardımcısı J.D. Vance'ın, 'İsrail'in savunmasında kullanılan silahların üçte ikisi ABD tarafından üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin kaynaklarıyla karşılandı.' Demesi bunlardan birisi galiba?.. Son haberlere göre ise İran, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sebebiyle Hürmüz'ün kapatıldığını duyurmuş.
21 Haziran 2026 07:22

Kıssadan Hisse...
Ama şu ana kadar sızan bilgiler doğru ise, saldırıların başladığı 28 Şubat'tan itibaren ABD- İsrail ikilisi tarafından dile getirilen iddiaların birçoğundan geri adım atıldığı düşünülebilir. Önümüzdeki Kasım'da yapılacak ara seçimlere eli güçlü girmek isteyen Trump'ın, benzin fiyatlarını düşürmek ve benzeri ABD ekonomisini rahatlatacak bazı adımlar atma mecburiyetinde olduğu biliniyor. Bir başka önemli sebep de ABD'nin mi İsrail'in; yoksa İsrail'in mi ABD'nin emrinde olduğu?' tartışmasının ara seçimlerde Cumhuriyetçileri ciddi şekilde zorlama ihtimali. Kasım'da alınacak kötü bir neticenin, Trump'ın başını çok ağrıtacağı, hatta görevden azli gibi konuları gündeme taşıyacağı biliniyor. Tabii, Trump'ın savaşa ara verilmesini istemesinin ağırlıklı sebebi ara seçimlerse eğer, Kasım sonrası yaşanabilecekleri düşünmek bile ürkütücü.
18 Haziran 2026 07:24

Hikayeleri Yok, Ya Da Uydurma...
Dengeli hareket edecek Kılıçdaroğlu'nun, 'arınma' konusunda neler yapabileceği, yolsuzluklara batmış CHP'yi Türkiye'nin ana muhalefet partisi haline getirmekte başarılı olup olamayacağı, öncelikli konulardan. Ancak, yüzde 25 civarında kemikleşmiş oy oranına sahip Türkiye'nin ana muhalefet partisindeki gelişmelerin, ister istemez hepimizi yakından ilgilendirdiği de bir gerçek. Daha 2023'te ülkemize cumhurbaşkanı yapabilmek için kıvrandıkları bir kişiyi işlerine gelmediğinde rahatlıkla 'hain' ilan edebilenlerin eğer iktidar olabilirlerse yapabileceklerini düşünmek bile insanı tedirgin etmeye yeterli. Kimi cumhurbaşkanı adayı göstereceği tabii ki CHP'nin problemi.
16 Haziran 2026 07:09

Bertaraf Edilen Tehdit!...
Arkadaşlarının çaylarını dağıtan İhsan Melih Bey'e: CHP'deki kaosun kısa vadede durulma şansı yok galiba. Melih Bey: Haklısın. Hoşlanmadığı 2 binden fazla ismi partiden kovmakta kullandığı tüzük değişikliklerinin, şimdi Özel'in kabusu olması bir örnek... Kendi mantığınca kurultayı normal olarak kazandığını söyleyip, CHP'yi yerel seçimlerde yüzde 38'le birinci parti yapıp AK Parti'ye tehdit oluşturduğu ve 'Amerika'nın, İsrail'in bölgedeki planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddettiği için' mutlak butlanla karşılaştığını iddia ediyor. Yerel seçimlerde alınan yüzde 38 tabii ki fena bir oran değil. Yerel seçimde İyi Parti'nin ama özellikle DEM Parti'nin oylarının nasıl alınabildiği, yakında terörle bağlantılı dosyalar üzerinden gündeme gelir. İsrail medyası ve ABD'deki İsrail güdümündeki medyanın geleceğe yönelik tahminleri, Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye'nin giderek ciddi bir mesafe aldığı yönünde yorumlarla dolup taşarken, onlarla aynı hedefe yüklendikleri bilinen Özel ve beraberindekilerin ABD ve İsrail açısından makul bir aktör olmayı kabul etmedikleri yalanına, CHP'deki siyasi şizofrenler dışında kim inanır ki?.. Ancak CHP içindeki konunun varacağı yer de önemli. Daha evvel eleştirdiğimiz Kılıçdaroğlu, son dönemdeki açıklamaları ile yaşananlardan gerekli dersleri aldığı ve CHP'yi gerçekten Türkiye'nin ana muhalefet partisi yapma konusunda kararlı olduğu yönünde ümit veriyor. CHP'nin başında bulunduğu 13 yılda yapıp ettikleri ve söylediklerine bakarak, mahkeme tarafından genel başkanlığa getirildikten sonra gerçekten aklının başına geldiğini gösteren emareler bir hayli fazla... Selim: Parti Meclisi'ni dizayn etmek isteyen Kılıçdaroğlu'nun tedbiren ihraç talebine 27 istifa ile karşılık veren Özel cephesinin, neticede amacına ulaşıp ulaşamayacağı konusunda neler söylersiniz?.. Dolayısıyla, parti meclisindeki taraftarlarını istifa ettiren Özel, yine kendi ayağına sıkmış oldu. Ama bir parti olacak gibi. Nasıl bir parti kurulacak, önde gelen isimleri kimler olacak, insanımıza ne türden mesajlar verecek ve benzeri soruların cevapları önemli. Ancak, parti kurulmasını isteyenlerin iddia ettikleri gibi yüzde 30'dan fazla oy çantada keklik değil. Telefonunda bir belge arayan Melih Bey, sözlerini sürdürdü: Mahmut Övür, Sabah'daki köşesinde, vaktiyle Deniz Baykal'ın prenslerinden olduğunu belirttiği Prof. Dr. Metin Lütfü Baydar'ın bir mesajını aktardı. Bu durum yalnızca CHP için değil, devletin güvenliği için de çok ciddi bir tehdit anlamına gelir.'... Olup bitenler sadece CHP değil, hepimiz açısından önemli.
14 Haziran 2026 07:36