×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Mama Kabından Ebeveynlik Devşirmek

Bosch reklamı "Evcil Hayvan Ebeveynliği" tartışmasını alevlendirdi. "Çüş artık!" diyeceğim ama demiyorum. Çünkü muhatabımız hayvan değil, insan. Ha, illa evcil hayvanınıza "oğlum-kızım" diyecekseniz deyin. " Vermidon kalmadı. Novalgin vereyim" gibi bir şey değil ki bu! Ama "Çocukla falan uğraşamam. Ben kedilerimle mutluyum" tarzı cümleler çoğaldıkça huzursuz oluyorum. Çocuk da "tercih edilen bir aksesuar" ya da "hayat kalitesini düşüren bir yük" değil, kıymetli bir emanettir. Bosch firması Almanya'da reklamlarını "aile" temasıyla çekerken, Türkiye'deki reklamında "çocuksuz ev" güzellemesi yaptı. Popüler kültür çocuk sahibi olmayı "dünyanın sonunu getirecek bir suç" gibi pazarlıyor. Kariyer, özgürlük, seyahat ve konfor ön planda olunca, çocuk "maliyetli bir yük" olarak görülüyor. "Bebek yerine köpek sahiplen, dünyayı kurtar" mottosu, genç beyinlere zerk edilen en büyük safsatalardan biri olarak tarihe geçiyor. Kedi ve köpekten evlat olmaz.

Salih Uyan

Kaynak: Türkiye

07 Mayıs 2026 02:25

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Salih Uyan

Aramızda Kalsın!

Ulu orta konuşmaya gerek yok hocam. Aramızda kalabilir yani. - Teneffüste her türlü naneyi yiyorlar, derse girince "Ödevimi yaptım" diye caka satıyorlar. Bu şekilcilik midemi bulandırıyor hocam. Gösteriş için ödev yapanlara bakıp beni kınamayın hocam! - Evet oğlum, defterin tertemiz maşallah. - Her türlü. Bu kadar konuşacağına oturup ödevini yapsaydın ya! - Ben ödeve inanmıyorum hocam. - Okula inanıyorum ama ödev, karne, diploma falan bence gereksiz. Bu iş gönül işidir hocam. Elhamdülillah öğrenciyim ben hocam. - Evet hocam. Salih Uyan'ın önceki yazıları...

04 Haziran 2026 02:16

Salih Uyan

Hayat Bayram Olsa...

"Acaba Amerika'da bayram nasıl geçiyor?" diye düşündüm. O da "Amerika'da bayram yok!" dedi. "Ben şu anda Amerika'da olsam bayram olmayacak mıydı yani?" diye sordum sonra. Konuştuğum kişi gülerek, "Haa, o başka" dedi. "Sen gidersen bayram olur Amerika'da. Yani sen neredeysen bayram orada." "Peki, bir Amerikalı bizim karşı eve taşınsa, ona bayram olmayacak mı?" diye sordum bu sefer. "Bayram Müslümanların bayramı" dedi o kişi. "Amerikalı eğer Müslümansa, bayramdır." Bu cevaplar bende iz bıraktı. Bugünlerde sıkça kullanılan "Mutluluk içimizde" sloganının kaynağı da bu düşünceydi muhtemelen. "Keşke bütün dünya inansa da hayat bayram olsa!" diye de geçirmiştim içimden notasız bir şekilde.

28 Mayıs 2026 02:35

Salih Uyan

Cinnet, Şöhret Ve Afet

Amerika'da San Diego'nun en büyük camisi olan İslam Merkezi'ne bu hafta içinde bir saldırı düzenlendi. 17 yaşındaki Cain Clark ve 18 yaşındaki Caleb Vazquez caminin önünde üç kişiyi öldürdü. O yüzden artık faillerden bahsederken "cinnet geçirmiş" veya "akıl hastası" deyip konuyu kapatma lüksümüz yok. Günümüzün saldırganları, o uzun süreli tatmini tek bir olayla, birkaç dakika içinde elde edip dijital dünyada "ünlü" olmak istiyorlar. Eylemlerini manifestolarla, notlarla, simgesel tarih seçimleriyle kurgulamaları tamamen bu sapkın şöhret arzusu yüzünden. Ve bu hâliyle önceki saldırıları gerçekleştiren canilerin profiliyle büyük bir benzerlik gösteriyor. İmam-ı Gazali hazretlerinin "Şöhret peşinde koşanlar, insanların övgü ve yergilerine bağımlı hâle gelir" sözünü hatırlatacak, insanların rüzgârına göre şekil alan bir kalbin istikametini korumasının imkânsız olduğunu anlatacağız. Bugün görünür olmak uğruna feda edilen ahlaki değerleri, İslam âlimlerinin "şöhret afettir" derken ne kadar haklı bir tespitte bulunduklarını hiç bıkmadan tekrarlayacağız.

21 Mayıs 2026 02:16

Salih Uyan

Kapatıyoruz!

Birkaç aile bir eve toplanmışlar. Herkes aynı renk giyinmiş. Hediyeyi açan kadın "Aşkım ya!" diye haykırıp kocasının kollarına atılıyor. Bazı dükkânların önüne kocaman "KAPATIYORUZ" yazarlar. "Ama biz çok samimiyiz. Ayrımız gayrımız yok! Eğleniyoruz ve bunu paylaşıyoruz." Hayır! Olmazsa zaten aile olmaz. Çünkü aile kapalı devre çalışan bir sistemdir ve omurgası gizliliktir. Sınırların bu denli gevşediği, herkesin birbirinin hayatına fütursuzca daldığı bir yapıda aile kavramından söz edilemez. Mahrem ve namahrem kelimeleri dilimizden çekilip giderse, Kişisel Verileri Koruma Kanunu sadece veriyi korur, insanı düzeltemez. Namahrem de aynı akıbete uğradı. Netice olarak mahrem ve namahrem kavramları arasındaki o ince ve zarif çizgiyi sildik. Her şeyin açıkta olduğu yerde ne hicap kaldı ne de o hicabın doğurduğu derin estetik... Mahremiyetin olmadığı yerde asalet barınamaz. "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi" hepimize hayırlı olsun. İnşallah sadece doğurganlık üzerinde durulmaz, aile yapısındaki bu kırılganlık da fark edilir.

14 Mayıs 2026 02:27

Salih Uyan

İhtiyarlar Ve Çocuklar

"Daha dün bir, bugün iki. Durun bakalım" diyor kadın. "Bir kızım var benim." Adam gözlüklerini burnunun ucuna indirip ekrandaki fotoğrafa bakıyor. "Maşallah çok tatlı. Cinsi ne?" "Golden Retriever. Adı da Bisküvi." "Benim de bir oğlum vardı" diyor adam zoraki gülümseyerek. "Çocuk bakmak meşakkatli iş" diyor kadın. "Eşim bir ara istemişti ama ben cesaret edemedim. Zaten vaktimiz de yoktu. İkimiz de yoğun çalışıyorduk." "Biz hiç düşünmedik bile" diyor adam. "Bol bol gezdik rahmetli eşimle. Kaç pasaport eskittim bilmiyorum." Yaşlı adamın gözlerine uzak coğrafyaların hatırası yansıyor bir an. Oturduğu koltuk dar geliyormuş gibi olduğu yerde kıpırdanıyor. "Çocuk olsa nereyi geziyorsun? Okulu, sünneti, düğünü derken vakit kalmıyor hiçbir şeye." "Yani! Hem hayırsız evladın olacağına hiç olmasın daha iyi. Ne hikâyeler dinledim ben burada! Duysan şaşarsın..." Yine sessizleşiyorlar. "Yeğenime verdim" diyor kadın. "Ben aslında evde de kalırdım" diyor adam. "Ama burası daha iyi. Üç beş konuşuyoruz en azından." Mor ışıkla boyanmış İstanbul silüeti yorgun bir şekilde ufka uzanırken, iki ihtiyar yavaşça kalkıp odalarına gidiyorlar.

30 Nisan 2026 02:14

Salih Uyan

Narkoz Ve Otopsi

İki yıl önce bu köşede " Narkoz " başlığıyla bir yazı kaleme almıştım. 14 Nisan'da Kahramanmaraş'taki okul saldırısını gerçekleştiren katilin haberi önüme düştüğünde sarsıldım. 1. Wattpad platformundaki kitaplarda "kötü çocuk" karakterleriyle sapkınlık, şiddet ve tekinsiz tipler rol model yapıldı. Sosyal yetersizliklerini ve silik karakterini, o satırlarda parlatılan "tekinsiz ve kötü çocuk" imajıyla takas etti. 2. Sosyal medyada şöhret duygusunu tetikleyen ego-sistem sayesinde, daha çok tanınmak, daha çok beğeni almak için "yapılmayanı yapmak" gerektiği zihinlere kazındı. Kurtlar "Sürüden ayrılın" pankartları taşıyarak gösteriler düzenledi. Topluma, kurallara ve insanlara duyduğu kin, ona "prangaları parçalayan bir üst-insan" olduğu yanılsamasını yaşattı. Neticede tevazuyu "eziklik" olarak gördüğü için, kendi yetersizliğini başkalarının canına kıyarak aşmaya çalıştı 4. Anı yaşama modası, gençleri geçmiş ve gelecekten kopararak tek bir anın içine hapsetti. Katilin o donuk soğukkanlılığı, "anda kal" felsefesiyle nihilizmin kesiştiği noktaydı. 5- Özgürlük temalı kampanyalarda "Aileni, cinsiyetini, milliyetini, dinini sen seçmedin!" sloganıyla gençlere ek tercih dönemi sunuldu!" "Özgür olun, hiçbir dayatmayı kabul etmeyin!" diye bağıranlar, gençlere kendi doğrularını dayattılar ama fark eden olmadı. Anormali hoş görmekle başlayan bu hikâye, normali hor görmeye kadar geldi. Katilin dijital kimliğinde öne çıkan "trans-kız" imajı, üçlü ilişki sarmalı ve aile kavramına duyduğu nefret, bu "köksüzleştirme" propagandasının en ağır faturasıydı. Kendini ait hissedeceği hiçbir çıpası kalmayan katil, düştüğü boşluğu en radikal, en sapkın ve en şiddetli kimliklerle doldurmaya çalıştı. Yaşama hakkını bile bir dayatma olarak gören bir zihni üreten, ona "her şeyi sorgula, hiçbir şeye bağlanma" diyen bu kültürdü. *** Dünya tarihi boyunca kötülük yeryüzünden hiç eksik olmadı. Sapkınlıklar, cinayetler, savaşlar hep vardı. Ama kötülüğün zihinlerde bu kadar aklandığı, şeytanın bu kadar şık giyinip nazik olduğu bir dönem yaşanmadı! Şimdi çocukların zihinlerini korumasız bırakan platformları, şirin görünen sapkınlıkları ve aile bağlarını "pranga" olarak sunan bu yıkım kültürünü yeniden sorgulamanın tam vakti!

23 Nisan 2026 02:23

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha