
Ağustos ayında 10'a katlıyormuş. Muhalefet, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni diline dolamış, "Ağustos ayında birkaç gün kullanacak, israf" diyerek karalamıştı. Oysa görenler, "Bakmayın abartıldığına, tefrişatı çok mütevazı" diyor. Bayramdan önce yurt dışındaki birçok ülkeden gelen 50 Türk öğrenci ağırlanmış. Yani Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, 'cumhur' un Ahlat'taki evi olmuş. İster istemez "Her belediye mi böyle kardeşim" demeden geçemiyoruz. Yola çıktığında cebinde 7 çeyrek altından başka bir şeyi yokmuş. Gülmez seçimi kazanınca 310 milyon borçla karşılaşmış. Göreve gelince belediye girişine "Rüşvet alan da veren de mel'undur" hadis-i şerifini astırmış. Gülmez "Belediyeye gelen önce o yazıyla muhatap oluyor. Tavrımızı bilen kötü teklifte bulunamıyor. Bir defa bir kişiden örtülü mesaj aldım. Kapıyı gösterdim. Git girişteki yazıyı oku, öyle gel dedim. Gitti gelmedi. Seçimi kazandığımız gün abdestimizi aldık, niyet beyanımızı yaptık, menfaat isteyen varsa yolunu bizimle ayırsın dedik, göreve başladık. Çünkü biz kadim bir medeniyetin evladıyız. Kötü şeyler bize yakışmaz" dedi. Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Atakan Sönmez'i âdeta hırsız ilan eden gazete, "Arınma çağrısı yapan Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, Bir Demet Tiyatro'nun Fadıl Fıdıllıoğlu karakterine benzetildi. Bican Günalan tarafından canlandırılan karakter, dalkavukluğuyla hatırlanıyor" yazdı. Emin Çölaşan da Sönmez için, "Kendisini bilmezdik, tanımazdık. Durum hemen ortaya çıktı. Bu arkadaş meğer TGRT ve Türkiye gazetesinde görev yapan koyu bir Tayyipçi imiş" diye palavra sıktı. Reha Muhtar öldü. Haberciliği şaklabanlığa çevirenlerden biriydi ve 28 Şubat'ın operasyonel isimlerindendi. Muhtar, muhabir Gürses'e "Akşam ana haber canlı yayınında karşımda Tayyip Erdoğan'ı istiyorum... Mazeret istemiyorum..." diye talimat veriyor. Diğer gazeteciler salonu boşaltınca, Erdoğan'a korumaların şaşkın bakışları altında "Reha Muhtar sizinle konuşacak" diyerek telefonu uzatıyor.
Kaynak: Türkiye
08 Haziran 2026 02:22
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Sponsorlu Dünya Kupası
Sabaha karşı biten maçların sonuçları 24 saat sonra, ertesi gün yer bulabilecek. Tüm Türkiye yenilgiye üzüldüğü saatlerde gazete "Muhteşem bir pazar olsun" başlığıyla çıktı. Durumu kotarmak için de "Milyonlar bu sabah çoktan uyandı, televizyonun karşısına geçti. Sizler de şu anda okumak için gazeteniz Hürriyet'i elinize aldınız" yazmışlar. Takip ettiğim kadarıyla Dünya Kupası'na kendi bütçesiyle muhabir gönderen basın kuruluşu yok. Dünya üçüncülüğünü kazandığımız 2002'de, bütün gazeteler muhabirinden genel yayın yönetmenine, yazarından foto muhabirine herkesi Güney Kore ve Japonya'ya yığmıştı. 45 gün boyunca gazeteciler kurumlarının kendi imkânlarıyla müsabakaları yerinden izlemişti. 48 takımlı yeni formatla birlikte maç sayısı 104'e çıktı. Birçok köklü gazete, sadece kendi millî takımlarının kampına 1-2 kişi sabitleyip, diğer maçları ekran başından takip etme kararı aldı. Türkiye Futbol Federasyonu, 2024 Avrupa Şampiyonası'nda gazetecileri ve misafirleri turnuva boyu ağırlamıştı. TFF bu kez kulüp başkanlarına bile "Geliyorsanız 15 bin dolar ödeyin. Eşiniz de gelecekse 24 bin dolar" diye mailler attı. İsrail ile ABD tekrar İran'a füze yağdırıyor, bizde konu CHP! ABD ve İran savaşı bitirmek için anlaşmaya varıyor, bizde konu CHP! İsrail gazeteleri Gazze'ye yönelik yeni katliam serisi başlayacağını yazıyor, bizde konu CHP! Pakistan Afganistan'ı vuruyor, bizde konu CHP! Avrupa ülkeleri Rus petrolü taşıyan gemilere el koymak amacıyla Akdeniz'e gemi konuşlandırıyor, bizde konu CHP! Fransa, Rum yönetimiyle Kıbrıs'a asker göndermek için anlaşma yapıyor, bizde konu CHP! Almanya ile Fransa'nın 100 milyar avro bütçe ile ortak savaş uçağı yapma planı fiyasko ile sonuçlanıyor, bizde konu CHP! CHP kendi içindeki sığ, kısır, kof, kadük, güdük kavgalarla hem kendini hem ülke gündemini dibe çekiyor... Çekin o elinizi! Mayıs ayında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi listenin birinci sırasına adını yazdırmış. Kaymakamlara, "Herkes sosyal medya hesabı açacak. Cumhurbaşkanının TikTok hesabının olduğu yerde siz niye açmıyorsunuz? Zaten attığınız üç mesaj, birini de kendiniz yazın" denilmiş.
15 Haziran 2026 02:24

Allah Düşmanı Bile Bu Kitle İle Sınamasın
İki hafta önce AK Parti'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Sabah'a verdiği röportajda eski partililerine şöyle sitem etti: -Cumhuriyet Halk Partisi'nde belediye başkanıyken çok başarılı, çok iyi, çok düzgün belediye başkanıydım. AK Parti'ye geçince hırsızlıkla, yolsuzlukla, özel hayatımızla suçlandık. Ben yıllarca AK Parti'nin karşısında siyaset yaptım ama AK Parti'den böyle bir şey görmedim. Katakulli ile uzaklaştırıldığı CHP Genel Başkanlık koltuğuna mahkeme kararıyla geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Burcu Köksal'ın bin mislisine şahit oldu. Dün "Gandi Kemal", "Demokrat Dede", "Piro" diyorlardı. Şimdi "Kaybettiren lider", "Koltuk sevdalısı", "Saray'ın adamı" diye linç ediyorlar. Dün "adalet savunucusu" diye alkışlıyorlardı bugün, "Selamı çaktı, mutlak butlan çıktı" diye manşetten afişe ediyor, "Beyefendi sen kime hizmet ediyorsun" diyerek parti genel başkanından daha partici davranıyorlar. 30 yıllık eğitim kurumuydu. Kahramanmaraş'ta 9 öğrenciyle bir öğretmenin can verdiği okul saldırısından sonra ilginç bir iddia ortaya atılmıştı. Bu iddiayı "Millî Eğitim Bakanlığı yetkililerinin kendini kurtarma çabası" diye yorumlayanlar olmuştu. T24'ten Tolga Şardan, müdür yardımcısının tayinini, katilin emniyet müdürü olan babasının çıkardığını hatta Kahramanmaraş Emniyetinden bazılarının da babaya destek verdiğini yazdı. Hocalar okuldan uzaklaştırılıyor. Yani "Emniyet Müdürü baba baskı yaptı müdür gönderildi" iddiası, sık sık nüfuzlu adamların skandalının deşifre olduğu Türkiye ortamında akla yatkın geliyor ama değil... Geçen hafta yazdım.
25 Mayıs 2026 02:32

Amiral Gemisi Jilet Oluyormuş!
Malum bir vakitler Hürriyet'i "basının amiral gemisi" diye nitelendiriyorlardı. Özkök "Gururlu bir transatlantiğin, hurdacılar tarafından paramparça edilişini içiniz sızlayarak seyrediyorsunuz" diye duygusal bir yazı yazmış. Hürriyet matbaasının satılmasının sembolik bir anlam taşıdığını belirtip "Bu, eski medyanın sonunu anlatıyor" demiş. Hem CHP çevrelerinde hem iktidar medyasında sevilen ve "Mehmet Abi" diye saygı görülen bir kişi. TGRT Haber'de geçen gün gözleri dolarak "CHP'yi çakal sürüsüne teslim etmişiz" diye isyan etti. Neymiş, "Sevigen'in TGRT'den yaptığı çağrıya CHP seçmeni, değil kendi yönetimine ayaklanmak, helaya gitmez" miş. Altaylı'ya 1992-2015 yılları arasında Emniyet tarafından koruma tahsis edilmiş. Bir de diyor ki: "Bir gün bile çantamı, bavulumu, market poşetimi taşıtmadım." Nasıl da şecaat arz ediyor!.. Gazeteciye "çakar" ve "ömür boyu koruma polisi" kadar saçma bir şey yok. Davanın baş sanığı "Hiçbir iddianameyi okumadım, bunlar çöp" diyor. Ayaz, geçen hafta yeni bir yazı yazıyor. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı böyle bir hadisenin yaşanmadığını, 2004 yılında sadece bir çocuğun okula boncuk atan tabanca getirdiğini bu yüzden beş gün uzaklaştırma cezası aldığını, söz konusu öğrencinin velisinin de milletvekili olmadığını bildirdi... Muhalefet cephesi "Gazetecilik suç değildir" açıklamalarını yaptı.
18 Mayıs 2026 02:23

Mikrop!
Sinan Burhan, hükûmete yakın bir gazeteci. Herkes "yok canım, daha neler" dedi. Ancak CHP lideri Özgür Özel, Sözcü TV'de katıldığı programda meslektaşımıza "mikrop" benzetmesiyle hakarette bulundu. Bir gazeteci, aldığı duyumu kamuoyuyla paylaşır. Bu yüzden sunucunun konuk aldığı siyasetçiye bir "ağzınıza sağlık" demediğinin kalmamasını, bir yorumcunun "Ben olsam o başkanı partiden kovarım" diye ahkâm kesmesini kimse yadırgamıyor. Özgür Özel, Sözcü TV ile barıştı. Halk TV ise karıştı!.. Sendika "Ekran önündeki sunucusundan rejideki teknik ekibe kadar tüm çalışanlar istifaya zorlanıyor. Halk TV, dışarıdan demokrasi ve adalet vadeden, ancak içeride 'işçi cehennemi'ne dönüşen bir yapı hâline gelmiştir. Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu arkasına aldığı muhalif kamuoyu desteğine güvenerek eşine az rastlanır bir pervasızlık ve işçi düşmanlığı sergilemektedir" açıklamasında bulundu. Barış Yarkadaş da "Halk TV'de yüksek perdeden konuşup sözde herkese gazetecilik dersi verenlerin söyleyecek bir sözü yok mu?" diye çağrı yaptı. Nevşin Mengü, önceki hafta sosyal medya kanalında "İBB davası duruşmalarını daha çok muhalefete yakın basın haberleştiriyor. İktidara yakın basın hiçbir şey bulamıyor. Yeni Şafak gazetesi, Türkiye gazetesi, Hürriyet, Habertürk ne yazmışlar diye bakıyorum. Hiçbir şey bulamıyorum. Bütün duruşmalara katılıp didik didik yazmaları lazım, eğrisi doğrusuyla" dedi. Hatta ispiyonlarcasına "Cumhurbaşkanı'nın bundan haberi var mı acaba?" diye de sordu. 40 yıllık CHP'li Berhan Şimşek "Saraçhane medyası Silivri'ye taşındı, parti holding oldu, sahibi Silivri'de, CEO'su da sayın Özgür Özel" demişti. Nevşin Mengü "katılmıyorlar" diyor ama geçen hafta Ferhat Murat gitti Silivri'ye.
11 Mayıs 2026 02:25

Resmî Kurumlardan Bilgi Almak Niye Bu Kadar Zor?
Bu sorunun cevabını Cumhuriyet ve Adalet Partisi Genel Başkanı Ahmet Sevim'den öğrendik. Sevim, bunların yolsuzluk çetesi kurmakla suçlanan Aziz İhsan Aktaş'ın şirketine ait olduğunu tespit ettiklerini, araçların TMSF'den kaçırılmış olabileceğini düşündüğünü söyledi. Hatta suç duyurusunda bulunacağını ifade etti. Bunun üzerine biz de "Batan geminin malları" başlıklı bir habere imza attık. Yazdığımız gibi araçlar Aziz İhsan Aktaş'ın kayyım atanan konkordato sürecindeki şirketine ait çıktı. Zira, Türkiye'de bir kamu kurumundan haber maksatlı bilgi almak deveyi hendekten atlatmaktan zor. Basit bir istatistiki bilgi için gazeteciden 2-3 gün beklenmesi isteniyor. Hâlbuki bilgi verilmeyince dezenformasyon doğuyor; daha çok uğraşıyorlar. Bir de son yıllarda "Bilgiyi sadece Anadolu Ajansı ile paylaşıyoruz" gibi bir anlayış gelişti. Yakın geçmişte CHP'li belediye başkanlarıyla ilgili birçok belge, bilgi ve kayıt deşifre oldu. Ama o kadın daha sonra milletvekili ve belediye başkanı yapılıyorsa iş özel hayat olmaktan çıkar. Bir başkan, belediye çalışanı ile "yasak aşk" yaşıyorsa ve onu bu yüzden iştirak şirketlerinin yönetimine getiriyor, haksız kazançtan elde ettiği gelirle lüks hediyeler alıyorsa bu bir skandaldır ve dünyanın her yerinde haber konusu yapılır. Buna "özel hayat" diyemeyiz. Sözcü gazetesinin savunmaya dair haberi şu başlığı taşıyordu: "Çöktü, çöktü, çöktü!" Bir numaralı sanık Ekrem İmamoğlu, Soytekin'in bazı ifadelerine istinaden böyle demiş. Oysa mahkeme başkanının KİPTAŞ Genel Müdürüne niye 1,5 milyon dolar gönderdiği sorusuna Soytekin "Rüşvet başkanım rüşvet!" diye karşılık vermişti. Olay aynı, kişi aynı, ifade aynı.
04 Mayıs 2026 02:15

Bir Yağmur Duası Araştırması, Ön Yargı Ve Yobazlık
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), her sene 76 başlıkta binlerce kişiye destek veriyor. Uludağ Üniversitesi'nden Doç. Dr. Öznur Özdemir 'in hazırladığı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan dosyalardan biri olmuş. Destek veren TÜBİTAK, çalışmayı yapan başörtülü, konusu dua, bütçesi 3 milyon lira olunca sosyal medya yıkıldı. Muhalefet gazeteleri "TÜBİTAK yağmur duası araştırmasına 3 milyon lira ayırdı", "TÜBİTAK bilimi: Yağmur duası", "Bilimin ağzı açık kaldı" "Olay Züğürt Ağa filmindeki yağmur duasını hatırlattı" gibi hedef gösteren haberlere imza attı. CHP'den de "Laboratuvara kaynak bulamayıp yağmur duasına milyon ayırıyorlar" eleştirisi geldi. Araştırmanın başlığında yer alan "dua" kelimesinden hareketle dalga geçenler ve küçümseyenler oldu. Araştırmayı yapan akademisyen, Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih bölümü hocası. Kimilerinin aklına TÜBİTAK denilince deney geliyor olabilir. Türkiye önceki sene 324 proje ile programa dâhil olmuş. 786'sı kadın, 580'i genç olmak üzere 1.421 araştırmacı proje geliştirmiş. Aynı Alman dergisi Türkiye'de 15 yaş altına sosyal medya kısıtlaması getirilince şu başlığı kullandı: Türk parlamentosu tartışmalı sosyal medya yasağına oy verdi! CHP Gaziantep İl Başkanı Vakkas Acar, 23 Nisan törenlerinde mehter konseri veren ilkokul çocuklarına sırtını döndü. Kimi mecralar manşetimizi gösterip "Onlar mehter krizi dedi ama gerçek ne çıktı" diyerek Acar'ı korumaya çalıştı.
27 Nisan 2026 02:22