×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

İbb'ye Yönelik 'Yolsuzluk' Davasında İmamoğlu Salondan Çıkarıldı

Duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz'da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey'in avukatı hem Fatih Bey'in avukatı" dedi. Bunun üzerine İmamoğlu, "Mahkemeyi ayın 9'unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim. 203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce '9 Temmuz'da bitireceğim, bu konuda kararlıyım' dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım: Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi.

Kaynak: Habertürk, Demirören Haber Ajansı

08 Temmuz 2026 15:23

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

İbb Davasında 64. Celse Sona Erdi: İnan Güney Dahil 6 Kişi Hakkında Tahliye Kararı

Mahkeme Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "şu anda savunma yapmayacağım" sözlerini söylediğini belirterek bunu "susma hakkı" olarak değerlendirip zabıta yazdı. Avukat Demir, İmamoğlu'nun 143 eylemden sorumlu tutulduğunu, diğer sanıkların yaptığı savunmaların da İmamoğlu'nun savunması niteliğinde olduğunu ifade etti ve "Murat Ongun ve Fatih Keleş'in avukatlarının savunmalarının yarıda kesilmesi, savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir" dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. İmamoğlu, "Yazık sana" diyerek tepki gösterdi. İmamoğlu, "Benden önce hem Murat Ongun'un hem Fatih Keleş'in avukatları kısıtlandı" dedi. Mahkeme başkanı, "4 aydır devam ediyor yargılama. En son savunma yapmak istediniz. Sıra size geldi" yanıtını verdi. MAHKEME BAŞKANI: YA SAVUNMA YAPARSINIZ YA SUSMA HAKKINIZI KULLANIRSINIZ Bugün duruşmada Fatih Keleş'in avukatının sözünün kesilmesini izlediğini belirten İmamoğlu, "Burada hak ihlali var. Savunma hakkı kısıtlanıyor. Verdiğiniz yasak nedeniyle ben dün buraya getirilmedim. Fatih Keleş'i dinleyemedim. Bu çok büyük hak ihlali. Bir suç örgütü diye tariflendiğim bu kürsüde yaklaşık 10 saatlik bir zaman diliminin kaldığı bir yerde benim şunu bilmem lazım. Sizin 9 Temmuz kararınız net ise benim burada bir sorguya tabi tutulmam düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. Ekrem İmamoğlu bu dava tam 143 eylem 109 tutuklu arkadaş ilişkili ve ilintili 20'nin üzerinde mahkemesi olan bir dava. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" dedi. Mahkeme başkanı, 9 Temmuz tarihini belirttiklerini, buna rağmen ısrarla devam edildiğini ifade etti ve "Kuralda değişiklik yapmayacağız. Yargılamayı belirlediğimiz takvimde bitireceğiz. Savunma yapıp yapmamak sizin takdirinizde. Ya savunma yaparsınız ya susma hakkınızı kullanırsınız. Susma hakkınızı kullanmayacaksanız savunma alacağız" dedi. 63 celse yapıldığını ve savcılığın tek bir delili dahi duruşma salonundaki ekrana yansıtamadığını söyleyen İmamoğlu, NATO Zirvesi için dünya liderlerinin Ankara'da olduğunu hatırlattı ve "Böyle bir ortamda Ekrem İmamoğlu'nun susturulmasını nasıl anlatabilirsiniz?" diye sordu. Mahkeme başkanı İmamoğlu'na "Heyet olarak duruşmaların uzamasına biz sebep olmadık" yanıtını verdi. Nergiz İnce ise, "Şu an itibarıyla savunmanın yüzde 60'ını tamamladım. 13.00'te mikrofonum kesilecek, savunma hakkım sınırlandırılıyor, hak ihlalidir" dedi. Mahkeme başkanı, "Kayda geçti, devam edelim" dedi. "SİZ ERTAN YILDIZ'IN BEYANLARINA ÇOK GÜVENDİNİZ, KANDIRDI DA DİYEMEYECEKSİNİZ" İtirafçı Ertan Yıldız'ın bir diğer itirafçı Süleyman Atik'i ifadesinde tanımamazlıktan geldiğini söyleyen avukat İnce, "İlk iki ifadesinde 10 yıldır tanıdığına ilişkin beyanı var. Sonraki 4 ifadesinde ondan hiç bahsetmiyor" dedi. Devamında İnce, Fatih Keleş'i suçlayan itirafçılardan Sarp Yalçınkaya'nın tahliye olmak için 8 milyon dolar ödediğine vurgu yaptı ve "Hangi suçu işledi de 8 milyon dolar vermeyi göze aldı? Türk savcılarına güvenmiyor mu? Masum olduğuna inandığı halde savcılara güvenmediği için mi 8 milyon dolar para ödüyor?" ifadelerini kullandı. Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan'ın tahliyelerine karar verdi.

08 Temmuz 2026 18:38

İbb Davasında 64. Celse | İnan Güney Dahil 3 Kişinin Tahliyesi İstendi

Mahkeme Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "şu anda savunma yapmayacağım" sözlerini söylediğini belirterek bunu "susma hakkı" olarak değerlendirip zabıta yazdı. Avukat Demir, İmamoğlu'nun 143 eylemden sorumlu tutulduğunu, diğer sanıkların yaptığı savunmaların da İmamoğlu'nun savunması niteliğinde olduğunu ifade etti ve "Murat Ongun ve Fatih Keleş'in avukatlarının savunmalarının yarıda kesilmesi, savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir" dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. İmamoğlu, "Yazık sana" diyerek tepki gösterdi. İmamoğlu, "Benden önce hem Murat Ongun'un hem Fatih Keleş'in avukatları kısıtlandı" dedi. Mahkeme başkanı, "4 aydır devam ediyor yargılama. En son savunma yapmak istediniz. Sıra size geldi" yanıtını verdi. MAHKEME BAŞKANI: YA SAVUNMA YAPARSINIZ YA SUSMA HAKKINIZI KULLANIRSINIZ Bugün duruşmada Fatih Keleş'in avukatının sözünün kesilmesini izlediğini belirten İmamoğlu, "Burada hak ihlali var. Savunma hakkı kısıtlanıyor. Verdiğiniz yasak nedeniyle ben dün buraya getirilmedim. Fatih Keleş'i dinleyemedim. Bu çok büyük hak ihlali. Bir suç örgütü diye tariflendiğim bu kürsüde yaklaşık 10 saatlik bir zaman diliminin kaldığı bir yerde benim şunu bilmem lazım. Sizin 9 Temmuz kararınız net ise benim burada bir sorguya tabi tutulmam düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. Ekrem İmamoğlu bu dava tam 143 eylem 109 tutuklu arkadaş ilişkili ve ilintili 20'nin üzerinde mahkemesi olan bir dava. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" dedi. 63 celse yapıldığını ve savcılığın tek bir delili dahi duruşma salonundaki ekrana yansıtamadığını söyleyen İmamoğlu, NATO Zirvesi için dünya liderlerinin Ankara'da olduğunu hatırlattı ve "Böyle bir ortamda Ekrem İmamoğlu'nun susturulmasını nasıl anlatabilirsiniz?" diye sordu. Mahkeme başkanı İmamoğlu'na "Heyet olarak duruşmaların uzamasına biz sebep olmadık" yanıtını verdi. Nergiz İnce ise, "Şu an itibarıyla savunmanın yüzde 60'ını tamamladım. 13.00'te mikrofonum kesilecek, savunma hakkım sınırlandırılıyor, hak ihlalidir" dedi. Mahkeme başkanı, "Kayda geçti, devam edelim" dedi. Keleş, "Nasıl bir kasa olduğumuzu bilirsek biz de ona göre daha etkili bir savunma yapabiliriz" dedi. "SİZ ERTAN YILDIZ'IN BEYANLARINA ÇOK GÜVENDİNİZ, KANDIRDI DA DİYEMEYECEKSİNİZ" İtirafçı Ertan Yıldız'ın bir diğer itirafçı Süleyman Atik'i ifadesinde tanımamazlıktan geldiğini söyleyen avukat İnce, "İlk iki ifadesinde 10 yıldır tanıdığına ilişkin beyanı var. Sonraki 4 ifadesinde ondan hiç bahsetmiyor" dedi. Devamında İnce, Fatih Keleş'i suçlayan itirafçılardan Sarp Yalçınkaya'nın tahliye olmak için 8 milyon dolar ödediğine vurgu yaptı ve "Hangi suçu işledi de 8 milyon dolar vermeyi göze aldı? Türk savcılarına güvenmiyor mu? Masum olduğuna inandığı halde savcılara güvenmediği için mi 8 milyon dolar para ödüyor?" ifadelerini kullandı. Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

08 Temmuz 2026 16:52

İbb Davasında 64. Celse | Ekrem İmamoğlu Salondan Çıkarıldı

İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. İmamoğlu, "Yazık sana" diyerek tepki gösterdi. İmamoğlu, "Benden önce hem Murat Ongun'un hem Fatih Keleş'in avukatları kısıtlandı" dedi. Mahkeme başkanı, "4 aydır devam ediyor yargılama. En son savunma yapmak istediniz. Sıra size geldi" yanıtını verdi. MAHKEME BAŞKANI: YA SAVUNMA YAPARSINIZ YA SUSMA HAKKINIZI KULLANIRSINIZ Bugün duruşmada Fatih Keleş'in avukatının sözünün kesilmesini izlediğini belirten İmamoğlu, "Burada hak ihlali var. Savunma hakkı kısıtlanıyor. Verdiğiniz yasak nedeniyle ben dün buraya getirilmedim. Fatih Keleş'i dinleyemedim. Bu çok büyük hak ihlali. Bir suç örgütü diye tariflendiğim bu kürsüde yaklaşık 10 saatlik bir zaman diliminin kaldığı bir yerde benim şunu bilmem lazım. Sizin 9 Temmuz kararınız net ise benim burada bir sorguya tabi tutulmam düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. Ekrem İmamoğlu bu dava tam 143 eylem 109 tutuklu arkadaş ilişkili ve ilintili 20'nin üzerinde mahkemesi olan bir dava. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" dedi. Mahkeme başkanı, 9 Temmuz tarihini belirttiklerini, buna rağmen ısrarla devam edildiğini ifade etti ve "Kuralda değişiklik yapmayacağız. Yargılamayı belirlediğimiz takvimde bitireceğiz. Savunma yapıp yapmamak sizin takdirinizde. Ya savunma yaparsınız ya susma hakkınızı kullanırsınız. Susma hakkınızı kullanmayacaksanız savunma alacağız" dedi. Mahkeme başkanı İmamoğlu'na "Heyet olarak duruşmaların uzamasına biz sebep olmadık" yanıtını verdi. Nergiz İnce ise, "Şu an itibarıyla savunmanın yüzde 60'ını tamamladım. 13.00'te mikrofonum kesilecek, savunma hakkım sınırlandırılıyor, hak ihlalidir" dedi. Mahkeme başkanı, "Kayda geçti, devam edelim" dedi. "SİZ ERTAN YILDIZ'IN BEYANLARINA ÇOK GÜVENDİNİZ, KANDIRDI DA DİYEMEYECEKSİNİZ" İtirafçı Ertan Yıldız'ın bir diğer itirafçı Süleyman Atik'i ifadesinde tanımamazlıktan geldiğini söyleyen avukat İnce, "İlk iki ifadesinde 10 yıldır tanıdığına ilişkin beyanı var. Sonraki 4 ifadesinde ondan hiç bahsetmiyor" dedi. Devamında İnce, Fatih Keleş'i suçlayan itirafçılardan Sarp Yalçınkaya'nın tahliye olmak için 8 milyon dolar ödediğine vurgu yaptı ve "Hangi suçu işledi de 8 milyon dolar vermeyi göze aldı? Türk savcılarına güvenmiyor mu? Masum olduğuna inandığı halde savcılara güvenmediği için mi 8 milyon dolar para ödüyor?" ifadelerini kullandı. Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

08 Temmuz 2026 15:20

İbb Davası 64. Gününde: Ekrem İmamoğlu Mahkemeden Çıkarıldı

İBB Davası'nın 64. günündeki duruşma tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunması ile devam ederken Mahkeme Başkanı, "Burası senin yargılayacağın mekan değil" diyerek İmamoğlu'nu salondan çıkardı. 15.00 Duruşmaya ara verildi 14.55 Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan çıkarken, "Benim Ankara'da yargılayacaklarım burada yargılayanlara müdahale etmeye çalışıyor. Ben savunma yapmaya değil yargılamaya geldim" ifadelerini de kullandı. 14.45 Ülkenin yüzde 75'inin siyasi olarak gördüğü bir davada 4-5 saate savunmasını yapmasının beklenmesinin davayı heba edeceğini belirten İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu'nu kısıtlamak size, kürsünüze, Türk yargısına zarar verir. Sizin verdiğiniz kararı umursamıyorum, siz bununla başbaşa kalırsınız ama Türk yargısı zarar görür" dedi. 14.40 Ekrem İmamoğlu, iddiaya göre suç örgütü lideri olarak kendisinin gösterildiğini ancak Fatih Keleş'in sona konulduğunu ifade etti ve mahkeme başkanına "Uzarsa 10 Ağustos'ta devam eder dediniz. Sonra karar değiştiren siz oldunuz" dedi. 14.35 Mahkeme başkanı, 9 Temmuz tarihini belirttiklerini, buna rağmen ısrarla devam edildiğini ifade etti ve "Kuralda değişiklik yapmayacağız. Yargılamayı belirlediğimiz takvimde bitireceğiz. Savunma yapıp yapmamak sizin takdirinizde. Ya savunma yaparsınız ya susma hakkınızı kullanırsınız. Susma hakkınızı kullanmayacaksanız savunma alacağız" dedi. 14.35 Bugün duruşmada Fatih Keleş'in avukatının sözünün kesilmesini izlediğini belirten İmamoğlu, "Ümit Özdağ Cumhurbaşkanına hakaretten dolayı tam gün savunma yaptı, sevgili Selahattin Demirtaş ne yazık ki serbest bırakılmıyor, 14 gün kesilmeden savunma yaptı" dedi ve kendisine 6-7 saatlik bir süre tanındığını ifade etti. 12.50 Dosyanın tanıklarında Davut Akay'ın ilk ifadesinde Fatih Keleş'in tanımadığını söylediğini belirten avukat İnce, iddianamenin yazılmasına kısa bir süre kala şikayetçilerden Uğur Güngör'ün beyanlarını desteklediğine vurgu yaptı ve "Etkin pişmanlıkta alıştık da tanık beyanı nasıl böyle değişiyor. Davut Akay ve müvekkilimin arasında bir HTS kaydı yok" dedi. 12.35 "Ertan Yıldız bu soruşturma dosyasında ne kadar gözetildiyse Fatih Keleş de bir o kadar cezalandırılmıştır" diyen avukat İnce, iddianamenin ek klasörlerinde Ertan Yıldız'ı korumak için saklanan belgeler olduğunu ifade etti. 12.30 İtirafçılardan Eyüp Subaşı'nın Tuncay Yılmaz, Fatih Keleş ve Murat Ongun'la gizli toplantılar yaptıklarını söylediğini hatırlatan avukat İnce, "Aralarında bir ortak baz verisi yok. Elimizde sadece bir etkin pişmanlık beyanı var. Doğrulanmış bir HTS kaydı yok" dedi. 12.20 Avukat İnce savunmasına devam ederken mahkeme başkanı araya girdi ve "Saat 13.00'da savunmanıza son vereceğiz, Ekrem İmamoğlu'na geçeceğiz" dedi. Avukat İnce ise, "Şu an itibarıyla savunmanın yüzde 60'ını tamamladım. 13.00'da mikrofonum kesilecek, savunma hakkım sınırlandırılıyor, hak ihlalidir" dedi. 12.10 Avukat İnce, savcılığa seslenerek, "Bir gün çıkıp Ertan Yıldız bizi kandırdı diyeceksiniz. Ama siz Ertan Yıldız'ın beyanlarına çok güvendiniz. Kandırdı da diyemeyeceksiniz. Keşke sadece Ertan Yıldız kandırmış olsa sizi" ifadelerini kullandı. 11.55 İtirafçı Ertan Yıldız'ın bir diğer itirafçı Süleyman Atik'i ifadesinde tanımamazlıktan geldiğini söyleyen avukat İnce, "İlk iki ifadesinde 10 yıldır tanıdığına ilişkin beyanı var. Sonraki 4 ifadesinde ondan hiç bahsetmiyor" dedi. 11.40 Avukat İnce, Fatih Keleş'i suçlayan itirafçılardan Sarp Yalçınkaya'nın tahliye olmak için 8 milyon dolar ödediğine vurgu yaptı ve "Hangi suçu işledi de 8 milyon dolar vermeyi göze aldı? Türk savcılarına güvenmiyor mu? Masum olduğuna inandığı halde savcılara güvenmediği için mi 8 milyon dolar para ödüyor?" ifadelerini kullandı. 11.25 Avukat İnce, Ekrem İmamoğlu'nun konutundaki güvenlik kameralarının alınması talimatının Fatih Keleş tarafından verildiği iddiasına da değindi ve "Görüntülerde müvekkilim yok. Atılı suç tarihinde cezaevindeydi." dedi.

08 Temmuz 2026 10:58

Bugün Savunma Yapacaktı! Ekrem İmamoğlu Yine Mahkeme Salonundan Kovuldu

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

08 Temmuz 2026 15:08

İbb'ye Yönelik 'Yolsuzluk' Davasında İnan Güney Ve 5 Kişi Hakkında Tahliye Kararı

Duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz'da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey'in avukatı hem Fatih Bey'in avukatı" dedi. Bunun üzerine İmamoğlu, "Mahkemeyi ayın 9'unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim. 203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce '9 Temmuz'da bitireceğim, bu konuda kararlıyım' dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım: Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" dedi. Mahkeme Başkanı, "Buraya benimle pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım. Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan çıkartayım" dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203'ü uyguluyorum, çıkarın salondan" dedi. Duruşma zaptına geçirilenleri tekrar eden mahkeme başkanı, "Sanık Ekrem İmamoğlu'nun kimlik bilgilerinin tespitine geçildiği sırada, sanığın şu an savunma yapmayacağını, sadece yargılamanın işleyişine ilişkin birtakım taleplerinin bulunduğunu beyan ettiği, kendisine kimlik tespitine geçilerek savunma yapıp yapmayacağı hususu soruldu. Sanık söz alarak savunma yapmayacağını belirtmesi üzerine hakimce sanığa 'susma hakkını' kullanabileceği ve yargılamadaki sıfatının 'sanık sıfatı' olduğu hatırlatılmıştır. Sanığın buna rağmen ısrarla konuşmaya devam ettiği anlaşılmakla, kimlik tespiti yapılarak savunma yapması konusunda tekraren uyarıldığı, savunma yapmadığı takdirde 'susma hakkını' kullanmış sayılacağı hususu kendisine tekraren ihtar edildiği, bu esnada sanığın, 'Ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim' dediği görülmekle, sanığın, daha önceden mahkememizce belirlenen sorgu sırası gelmekle birlikte, ısrarla kimliğinin tespit edilmesinden kaçındığı anlaşılmakla, sanığın güncel kimlik bilgileri, UYAP sistemi üzerinden alındığı, sanığa, savunma yapmadığı takdirde susma hakkını kullanmış sayılacağı ihtar edilmesine rağmen, savunma yapmayacağını belirttiği anlaşılmakla; susma hakkını kullandığı tespit edildi. Sanığın, Mahkeme Başkanı ile sözlü tartışmalara girmeye devam etmesi nedeniyle duruşma düzenini bozan davranışlarını devam ettiği anlaşılmakla, duruşma salonundan çıkartılmasına karar verildi" dedi.

08 Temmuz 2026 18:23

İbb'ye Yönelik 'Yolsuzluk' Davası Sürüyor: İmamoğlu Salondan Çıkarıldı!

Duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz'da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey'in avukatı hem Fatih Bey'in avukatı" dedi. Bunun üzerine İmamoğlu, "Mahkemeyi ayın 9'unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim. 203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce '9 Temmuz'da bitireceğim, bu konuda kararlıyım' dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım: Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203'ü uyguluyorum, çıkarın salondan" dedi.

08 Temmuz 2026 15:35

İbb Davasında İnan Güney Dahil 6 Kişiye Tahliye

Duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar" ifadelerini kullandı. Mahkeme Başkanı ise, "Planlamamızı baştan da belirttik. Yeni bir planlama yapmadık. Zaten planlamamız baştan da belliydi. Dinlenecek sanıkların sırasındaki en son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sıra size geldi" dedi. Bunun üzerine İmamoğlu, "Mahkemeyi ayın 9'unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim. 203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce '9 Temmuz'da bitireceğim, bu konuda kararlıyım' dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım: Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. Duruşma zaptına geçirilenleri tekrar eden mahkeme başkanı, "Sanık Ekrem İmamoğlu'nun kimlik bilgilerinin tespitine geçildiği sırada, sanığın şu an savunma yapmayacağını, sadece yargılamanın işleyişine ilişkin birtakım taleplerinin bulunduğunu beyan ettiği, kendisine kimlik tespitine geçilerek savunma yapıp yapmayacağı hususu soruldu. Sanık söz alarak savunma yapmayacağını belirtmesi üzerine hakimce sanığa 'susma hakkını' kullanabileceği ve yargılamadaki sıfatının 'sanık sıfatı' olduğu hatırlatılmıştır. Sanığın buna rağmen ısrarla konuşmaya devam ettiği anlaşılmakla, kimlik tespiti yapılarak savunma yapması konusunda tekraren uyarıldığı, savunma yapmadığı takdirde 'susma hakkını' kullanmış sayılacağı hususu kendisine tekraren ihtar edildiği, bu esnada sanığın, 'Ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim' dediği görülmekle, sanığın, daha önceden mahkememizce belirlenen sorgu sırası gelmekle birlikte, ısrarla kimliğinin tespit edilmesinden kaçındığı anlaşılmakla, sanığın güncel kimlik bilgileri, UYAP sistemi üzerinden alındığı, sanığa, savunma yapmadığı takdirde susma hakkını kullanmış sayılacağı ihtar edilmesine rağmen, savunma yapmayacağını belirttiği anlaşılmakla; susma hakkını kullandığı tespit edildi. Sanığın, Mahkeme Başkanı ile sözlü tartışmalara girmeye devam etmesi nedeniyle duruşma düzenini bozan davranışlarını devam ettiği anlaşılmakla, duruşma salonundan çıkartılmasına karar verildi" dedi.

08 Temmuz 2026 18:21

Ekrem İmamoğlu Mahkeme Başkanıyla Tartıştı: Duruşma Salonundan Çıkarıldı | Hakimden Sert Uyarı: Senin Yargılayacağın Makamda Oturmuyoruz

Duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz'da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey'in avukatı hem Fatih Bey'in avukatı" dedi. Bunun üzerine İmamoğlu, "Mahkemeyi ayın 9'unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim. 203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce '9 Temmuz'da bitireceğim, bu konuda kararlıyım' dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım: Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm" dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi.

08 Temmuz 2026 15:34

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha