
Kırıntı altın madenciliğine başlamadan önce gerekli eğitimlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Hamza Kındımoğlu, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur." Bulunan altın miktarının çalışılan bölgenin özelliklerine göre değişiklik gösterdiğini belirten Hamza Kındımoğlu, süreci ve miktarları şu sözlerle detaylandırdı: "Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor." Kırıntı madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğinin altını çizen Hamza Kındımoğlu, yasal çerçeveye ilişkin şu uyarılarda bulundu: "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz." Kırıntı madenciliğinin Türkiye'nin altın ithalatının azaltılmasına doğrudan katkı sunacağını ifade eden Hamza Kındımoğlu, ekonomik boyutuyla ilgili olarak şöyle konuştu: "Dere kenarında yatan altının ülkemize, ekonomimize hiçbir faydası yok. Bin tane hobici olsa ve o bin hobici günde bir gram altın çıkartsa, Türkiye ekonomisine bir kilo altın kazandırmış oluruz. Dolayısıyla altın ithalatımızı ciddi anlamda düşürmüş oluruz. Bu yerden bakıldığı zaman kırıntı madenciliğin ekonomiye katkısı bile vardır." Öte yandan Hamza Kındımoğlu, kırıntı madenciliğiyle elde edilen altınların ayar evlerinde eritilerek sertifikalandırıldığını, ardından bu sertifikasıyla birlikte herhangi bir kuyumcuda kolayca satılabildiğini de sözlerine ekledi.
Kaynak: İstiklal, Fırat DEMİR
11 Temmuz 2026 15:17
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hobi Olarak Başladılar Dereden Altın Topluyorlar
Kırıntı altın madenciliğine gözü kapalı girilmemesi gerektiğinin, işin arkasında büyük bir bilim ve eğitim yattığının altını çizen Hamza Kındımoğlu, işin püf noktalarını şu sözlerle aktardı: "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur." Doğadan çıkarılan altın miktarının bölgenin jeolojik yapısına ve şansa göre nasıl değiştiğini anlatan Kındımoğlu, madenciliğin bilinmeyen bilançosunu deşifre etti: "Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor." Vatandaşların ceza alma korkusu olmadan bu işi nasıl yapabileceğine dair yasal sınırları çizen usta madenci, yasaklı bölgeleri sert sözlerle hatırlattı: "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz." Çıkarılan kırıntı altınların nasıl paraya dönüştürüldüğünü ve bu sistemin Londra piyasalarından altın ithal eden Türkiye ekonomisine nasıl bir kalkan olacağını belirten Kındımoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Dere kenarında yatan altının ülkemize, ekonomimize hiçbir faydası yok. Bin tane hobici olsa ve o bin hobici günde bir gram altın çıkartsa, Türkiye ekonomisine bir kilo altın kazandırmış oluruz. Dolayısıyla altın ithalatımızı ciddi anlamda düşürmüş oluruz. Bu yerden bakıldığı zaman kırıntı madenciliğin ekonomiye katkısı bile vardır. Elde edilen altınlar ayar evlerinde eritilerek sertifikalandırılıyor, ardından sertifikasıyla birlikte herhangi bir kuyumcuda satılabiliyor."
11 Temmuz 2026 14:37

'Lozan'da Gizli Madde Var' Diyen Fitneciler Okusun
"Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor" Kırıntı altın madenciliğine başlamadan önce gerekli eğitimlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Hamza Kındımoğlu, "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur" dedi. "Günde yarım gram altın bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram bulduğumuz da oluyor" Kındımoğlu, bulunan altın miktarının çalışılan bölgenin özelliklerine göre değişiklik gösterdiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor." "Dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz" Kırıntı madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğini aktaran Kındımoğlu, "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz" diye konuştu. "Kırıntı madenciliğin ekonomiye katkısı vardır" Kırıntı madenciliğinin altın ithalatının azaltılmasına katkı sunacağını ifade eden Kındımoğlu, "Dere kenarında yatan altının ülkemize, ekonomimize hiçbir faydası yok. Bin tane hobici olsa ve o bin hobici günde bir gram altın çıkartsa, Türkiye ekonomisine bir kilo altın kazandırmış oluruz. Dolayısıyla altın ithalatımızı ciddi anlamda düşürmüş oluruz. Bu yerden bakıldığı zaman kırıntı madenciliğin ekonomiye katkısı bile vardır" şeklinde konuştu.
11 Temmuz 2026 15:10

Derelerden Resmen Servet Akıyor! Günde 20 Gram Altın Buluyorlar
"Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor" diyen Hamza Kındımoğlu, bu alanda eğitimlerin alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Kırıntı altın madenciliğine başlamadan önce gerekli eğitimlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Hamza Kındımoğlu, "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur" dedi. Kındımoğlu, bulunan altın miktarının çalışılan bölgenin özelliklerine göre değişiklik gösterdiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor." Kırıntı madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğini aktaran Kındımoğlu, "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz" diye konuştu.
11 Temmuz 2026 13:10

Ankara'nın Derelerinde Altın Toplamak İçin Geliyorlar: '30 Gram Altını Tek Seferde Bulabilirsiniz'
Ankara'da 30 kişilik ekibiyle hobi amaçlı yaptığı kırıntı altın madenciliğinde günde 20 grama kadar altın bulduklarını belirten Hamza Kındımoğlu, kırıntı madenciliğinin altın ithalatının azaltılmasına katkı sunacağını ifade etti. Kırıntı altın madenciliğine başlamadan önce gerekli eğitimlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Hamza Kındımoğlu, "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur" dedi. Kındımoğlu, bulunan altın miktarının çalışılan bölgenin özelliklerine göre değişiklik gösterdiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor." Kırıntı madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğini aktaran Kındımoğlu, "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz" diye konuştu.
11 Temmuz 2026 13:40

Derelerde Hobi Olarak Altın Arıyorlar: "Günde 20 Grama Kadar Bulduğumuz Oluyor"
Ankara'da yaşayan Hamza Kındımoğlu ve yaklaşık 30 kişilik ekibi, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki dere ve akarsularda kırıntı altın arıyor. Faaliyetlerini hobi amacıyla yürüttüklerini belirten Kındımoğlu, bölgeye göre günlük yarım gram ile 20 gram arasında altın bulabildiklerini söyledi. Bu işle ilgilenen kişilerin eğitim alması gerektiğini vurgulayan Kındımoğlu, şunları söyledi: "Derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmek ve dereyi doğru okumak gerekiyor. Bir derede altın varsa derenin her tarafında bulunmuyor. Bilinçli arama yapmak büyük önem taşıyor." Ekibinde dokuz kişinin usta seviyesinde olduğunu aktaran Kındımoğlu, kalabalık bir grupla çalışmanın daha geniş alanlarda keşif yapmalarını kolaylaştırdığını ifade etti. Kırıntı altın aramaya başladıkları ilk yıl uygun bir dere bulmakta zorlandıklarını anlatan Kındımoğlu, şöyle konuştu: "Bazen hiç altın bulamadığımız oluyor. Günlük yarım gram bulduğumuz zamanlar da var, 18-20 grama ulaştığımız zamanlar da. Çok iyi bir kil çukuruna denk gelindiğinde tek seferde 20-30 gram bulunabilir. Ancak rakamlar sabit değil, sürekli değişiyor." Kındımoğlu, ekibin faaliyetlerinin ticari değil, hobi amaçlı olduğunu vurgularken Türkiye'nin farklı bölgelerinde bu işi gelir kaynağına dönüştüren kişilerin de bulunduğunu belirtti. Kındımoğlu şu ifadeleri kullandı: "Dere kenarında duran altının ekonomiye bir faydası yok. Bin hobici günde birer gram altın çıkarsa ülke ekonomisine bir kilo altın kazandırılmış olur. Bu açıdan kırıntı madenciliğinin altın ithalatının azaltılmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyorum." Bu hesaplama Kındımoğlu'nun değerlendirmesine dayanırken, faaliyetlerin ekonomik ölçekteki gerçek katkısına ilişkin resmî bir veri bulunmuyor.
11 Temmuz 2026 14:26

Hobi Olarak Başladılar, Günde 20 Gram Altın Buluyorlar! Ekipte Asker De Var Polis De
Kındımoğlu, "Grubumuzda 9 usta madenci var. Toplamda 30 kişiyiz ve aramızda asker, polis, makine mühendisi ve esnaf arkadaşlarımız yer alıyor. Zaman zaman toplanıp derelerde keşifler yapıyoruz. Bu işi yapacak kişilerin mutlaka eğitim alması, dereyi ve taşların yapısını okumayı bilmesi gerekiyor. Çünkü altın olan bir derenin her noktasında altın bulunmaz" dedi. Gelir miktarının bölgeye göre saniyeler içinde değişebileceğini aktaran Kındımoğlu, süreci şu sözlerle özetledi: "Bilinçli yapıldığı sürece günde 1 ila 3 gram bulmak normal. Ancak çok zengin bir kil çukuruna denk gelirseniz tek seferde 20-30 gram altın almak da mümkün. Tabii akşama kadar çalışıp hiç bulamadığımız günler de oluyor. Bulduğumuz kırıntı altınları ayar evlerinde eritip sertifikalandırıyoruz, ardından herhangi bir kuyumcuda resmi olarak satabiliyoruz." Kırıntı madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğini aktaran Kındımoğlu, "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz" diye konuştu. Kırıntı madenciliğinin makroekonomik faydalarına değinen Hamza Kındımoğlu, çarpıcı bir hesaplama paylaştı: "Dere kenarında yatan başıboş altının ülkemize hiçbir faydası yok. Türkiye'de bin tane hobici olsa ve her biri günde sadece 1 gram altın çıkarsa, ekonomiye günde 1 kilo altın kazandırmış oluruz. Bu da altın ithalatımızı ciddi anlamda aşağı çeker. Kırıntı madenciliği Türkiye ekonomisi için büyük bir potansiyel taşıyor." Öte yandan, Kındımoğlu, kırıntı madenciliğiyle elde edilen altınların ayar evlerinde eritilerek sertifikalandırıldığını, ardından sertifikasıyla birlikte herhangi bir kuyumcuda satılabildiğini aktardı.
11 Temmuz 2026 16:07

Derelerde Hobi Olarak Altın Arıyorlar: "Bazen Günde 20 Gram Altın Buluyoruz"
Ankara'da yaşayan Hamza Kındımoğlu ve yaklaşık 30 kişilik ekibi, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki dere ve akarsularda kırıntı altın arıyor. Faaliyetlerini hobi amacıyla yürüttüklerini belirten Kındımoğlu, bölgeye göre günlük yarım gram ile 20 gram arasında altın bulabildiklerini söyledi. Bu işle ilgilenen kişilerin eğitim alması gerektiğini vurgulayan Kındımoğlu, şunları söyledi: "Derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmek ve dereyi doğru okumak gerekiyor. Bir derede altın varsa derenin her tarafında bulunmuyor. Bilinçli arama yapmak büyük önem taşıyor." Ekibinde dokuz kişinin usta seviyesinde olduğunu aktaran Kındımoğlu, kalabalık bir grupla çalışmanın daha geniş alanlarda keşif yapmalarını kolaylaştırdığını ifade etti. Kırıntı altın aramaya başladıkları ilk yıl uygun bir dere bulmakta zorlandıklarını anlatan Kındımoğlu, şöyle konuştu: "Bazen hiç altın bulamadığımız oluyor. Günlük yarım gram bulduğumuz zamanlar da var, 18-20 grama ulaştığımız zamanlar da. Çok iyi bir kil çukuruna denk gelindiğinde tek seferde 20-30 gram bulunabilir. Ancak rakamlar sabit değil, sürekli değişiyor." Kındımoğlu, ekibin faaliyetlerinin ticari değil, hobi amaçlı olduğunu vurgularken Türkiye'nin farklı bölgelerinde bu işi gelir kaynağına dönüştüren kişilerin de bulunduğunu belirtti. Kındımoğlu şu ifadeleri kullandı: "Dere kenarında duran altının ekonomiye bir faydası yok. Bin hobici günde birer gram altın çıkarsa ülke ekonomisine bir kilo altın kazandırılmış olur. Bu açıdan kırıntı madenciliğinin altın ithalatının azaltılmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyorum." Bu hesaplama Kındımoğlu'nun değerlendirmesine dayanırken, faaliyetlerin ekonomik ölçekteki gerçek katkısına ilişkin resmî bir veri bulunmuyor.
11 Temmuz 2026 14:26

30 Kişilik Ekibin Dere Kenarında Altın Mesaisi: Günlük Kazançları Gündem Oldu
Kırıntı altın madenciliğiyle ilgilenmek isteyenlerin öncelikle eğitim alması gerektiğini vurgulayan Hamza Kındımoğlu, şunları söyledi: "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur." Bulunan altın miktarının tamamen çalışılan bölgenin yapısına bağlı olduğunu belirten Kındımoğlu, bazı günler hiç altın bulamadıklarını, bazı günlerde ise oldukça yüksek miktarlara ulaştıklarını ifade etti. Konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor." Kındımoğlu, kırıntı altın madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğine dikkat çekerek, şu değerlendirmede bulundu: "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz." Kırıntı altın madenciliğinin ülke ekonomisine de katkı sunabileceğini savunan Kındımoğlu, dere yataklarında bulunan altının ekonomiye kazandırılmasının önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Dere kenarında yatan altının ülkemize, ekonomimize hiçbir faydası yok. Bin tane hobici olsa ve o bin hobici günde bir gram altın çıkartsa, Türkiye ekonomisine bir kilo altın kazandırmış oluruz. Dolayısıyla altın ithalatımızı ciddi anlamda düşürmüş oluruz. Bu yerden bakıldığı zaman kırıntı madenciliğin ekonomiye katkısı bile vardır." Kındımoğlu ayrıca, kırıntı madenciliğiyle elde edilen altınların ayar evlerinde eritilip sertifikalandırıldığını, daha sonra bu sertifikayla birlikte kuyumcularda satılabildiğini ifade etti.
11 Temmuz 2026 13:23

Günde 20 Gram: Altın Arayanların Yeni Rotası
"TÜRKİYE'NİN HEMEN HEMEN HER İLİNDE ALTIN VAR" Kırıntı altın madenciliğine başlamadan önce eğitim alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Hamza Kındımoğlu, ekiplerinde asker, polis, makine mühendisi ve esnaf gibi farklı meslek gruplarından yaklaşık 30 kişinin bulunduğunu, bunlardan 9'unun usta olduğunu söyledi. "BAZEN HİÇ BULAMIYORUZ, BAZEN 20 GRAMA ULAŞIYORUZ" Bulunan altın miktarının bölgeye göre değiştiğini belirten Kındımoğlu, çalışmaların tamamen hobi amaçlı yürütüldüğünü söyledi. "Bazen hiç altın bulamadığımız oluyor. İlk başladığımız dönemlerde bir yıl boyunca hiç altın bulamadığımız zamanlar oldu. Ancak doğru bölgelerde bazen yarım gram, bazen 1-3 gram, bazen de 18-20 gram altın bulabiliyoruz. Çok uygun kil çukurlarında ise tek seferde 20-30 grama kadar altın bulunabiliyor." ifadelerini kullandı. "Bin kişi bu işi hobi olarak yapsa ve her biri günde 1 gram altın çıkarsa, Türkiye ekonomisine günde 1 kilogram altın kazandırılmış olur. Bu da altın ithalatının azalmasına katkı sağlayabilir." dedi.
11 Temmuz 2026 14:03

Toprağın Altı Değil, Dereler Altın Saçıyor: Günde 20 Gram Altın Bulmaya Başladılar
Kırıntı altın madenciliğiyle ilgilenmek isteyenlerin öncelikle eğitim alması gerektiğini vurgulayan Hamza Kındımoğlu, şunları söyledi: "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur." Bulunan altın miktarının tamamen çalışılan bölgenin yapısına bağlı olduğunu belirten Kındımoğlu, bazı günler hiç altın bulamadıklarını, bazı günlerde ise oldukça yüksek miktarlara ulaştıklarını ifade etti. "Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor." Kındımoğlu, kırıntı altın madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğine dikkat çekerek, şu değerlendirmede bulundu: "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz." Kırıntı altın madenciliğinin ülke ekonomisine de katkı sunabileceğini savunan Kındımoğlu, dere yataklarında bulunan altının ekonomiye kazandırılmasının önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Dere kenarında yatan altının ülkemize, ekonomimize hiçbir faydası yok. Bin tane hobici olsa ve o bin hobici günde bir gram altın çıkartsa, Türkiye ekonomisine bir kilo altın kazandırmış oluruz. Dolayısıyla altın ithalatımızı ciddi anlamda düşürmüş oluruz. Bu yerden bakıldığı zaman kırıntı madenciliğin ekonomiye katkısı bile vardır." Kındımoğlu ayrıca, kırıntı madenciliğiyle elde edilen altınların ayar evlerinde eritilip sertifikalandırıldığını, daha sonra bu sertifikayla birlikte kuyumcularda satılabildiğini ifade etti.
11 Temmuz 2026 17:45

Kırıntı Altın Madenciliği! Ankara'nın Derelerinde Günde 20 Grama Kadar Altın Buluyorlar
Kırıntı altın madenciliğine başlamadan önce gerekli eğitimlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Hamza Kındımoğlu, "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur" dedi. Kındımoğlu, bulunan altın miktarının çalışılan bölgenin özelliklerine göre değişiklik gösterdiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor." Kırıntı madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğini aktaran Kındımoğlu, "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz" diye konuştu.
11 Temmuz 2026 12:10

Türkiye'nin Her İlinde Var! "Günde 20 Gram Altın Bulabilirsiniz" Dedi, Tek Şartı Açıkladı...
Ankara'da yaşayan Hamza Kındımoğlu ve yaklaşık 30 kişilik ekibi, hobi amaçlı yaptıkları kırıntı altın madenciliği kapsamında Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki dere ve akarsularında altın arıyor. Kırıntı altın madenciliğine başlamadan önce gerekli eğitimlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Hamza Kındımoğlu, "Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Daha sonra çalıştığımız yerleri mıntıka temizliğini yapıp, fidanlarımızı dikiyoruz. Ayrıca ekibe katılan herkesin 2 adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu vardır. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur" dedi.
11 Temmuz 2026 15:04