
Hamas yönetimindeki Hükümet Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite, Deyr el-Belah'taki Aksa Hastanesi avlusunda düzenlediği basın toplantısında, Gazze'de yalnızca "teknik ve profesyonel personelin" görevde kalacağını söyledi. Sevabite, hizmet sunumunda çalışan tüm personelin "devlet memuru" olduğunu belirterek, bu kişilerin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi çatısı altında çalışmaya hazır olduğunu ifade etti. Hamas Sözcüsü Hazım Kasım ise kararı, ateşkes anlaşmasının uygulanması yolunda "olumlu bir adım" olarak nitelendirdi. Kurul, açıklamayı "sözlere değil, eylemlere" göre değerlendireceklerini belirtti. Saar, Hamas'ın silahlarını koruduğu sürece herhangi bir sivil yönetimin fiilen Hamas'ın talimatları doğrultusunda hareket edeceğini savundu. Ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinin ardından İsrail saldırıları neredeyse her gün devam ediyor.
Kaynak: Cumhuriyet, Dış Haberler Servisi
07 Temmuz 2026 11:32
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Dev Finalin Hakemi Belli Oldu! İspanya - Arjantin Maçında Düdük O İsimde!
19 Temmuz Pazar günü New York New Jersey Stadı'nda İspanya ile Arjantin arasında oynanacak 2026 FIFA Dünya Kupası finalini Sloven hakem Slavko Vincic yönetecek. İki yıl önce UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde düdük çalan 46 yaşındaki deneyimli hakem Slavko Vincic, 2026 Dünya Kupası organizasyonunda bugüne kadar üç maç yönetti.
17 Temmuz 2026 16:12

İstanbul D-8 Çevre Bakanları Deklarasyonu Oy Birliği İle Kabul Edildi
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bu deklarasyon, D-8 ülkelerinin uyum, iklim finansmanı, kayıp ve zarar ile adil geçiş başlıklarındaki ortak önceliklerini ortaya koymasının yanı sıra, COP31 öncesinde siyasi ve teknik koordinasyonumuzu daha da güçlendirmesine yönelik ortak irademizi yansıtmaktadır. Aynı zamanda COP31 sürecinde ortak hareket etmemize rehberlik edecek ve D-8 ülkelerinin iklim müzakerelerinde daha güçlü, uyumlu ve yapıcı bir rol üstlenmesine katkı sağlayacak önemli bir siyasi referans niteliği de taşımaktadır" dedi. Deklarasyonun ortak öncelikleri yansıtan güçlü bir siyasi irade beyanı olduğunu ve yürütülecek çalışmalarda yol gösterici olacağına dikkat çeken Bakan Kurum, "D-8 Uyum Eylemi Çerçevesinde çalışmaların başlatılması ve D-8 Çevre İklim İş Birliği Platformu kurulmasına yönelik toplantımızın da en önemli somut kazanımları arasında yer almaktadır. Ben İstanbul'da oluşturduğumuz sağlam zeminin kasım ayında Antalya'da da düzenleyeceğimiz COP31 müzakerelerine de önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Orada dünyanın bu kötü gidişatına 'dur' diyecek kararları hep birlikte alacağız. Hep birlikte bu mücadeleyi yapacağız. Hep birlikte elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor" dedi. Türkiye'nin COP31 Eylem Gündemi'nin ele alındığı görüşme sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, "D-8 Ekonomik İş Birliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Sayın Sohail Mahmood ile verimli bir görüşme gerçekleştirerek D-8 ülkeleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik istişarelerde bulunduk. Bu sene ev sahipliğini yapacağımız COP31 çalışmalarımıza ilişkin bilgi verdik. Sayın Genel Sekreter'e, COP31 sürecine sunduğu katkılar ve iş birliği için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Bakan Kurum görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından "Türkiye ve Pakistan arasındaki köklü güçlü iş birliğinin, COP31 sürecinde küresel iklim gündeminde ortak ve etkili adımlar atılmasına önemli katkılar sağlayacağını değerlendirdik. Sıfır Atık başta olmak üzere yeni iş birliği alanlarını konuştuk. Pakistan'ın COP31 sürecine vereceği destek ile D-8 bünyesinde üstleneceği yapıcı rolün, küresel iklim hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum" paylaşımını yaptı.
17 Temmuz 2026 16:03

İran: Abd Hedeflerine Saldırılar Sürecek
İran'ın her karış toprağını vatanın ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirten Musevi, şu ifadeleri kullandı: "Tahran'dan en güneye kadar tüm bölge İran için tek parçadır. Etkili ve hedefli atışlarımız, güney kıyıları ile Hürmüz Boğazı'na huzur geri dönene kadar, İran'ın tamamından düşmana yönelik olarak devam edecek." BAHREYN, KUVEYT VE UMMAN'DAKİ ABD NOKTALARINA SALDIRI Devrim Muhafızları Ordusu, 11. ve 12. saldırı dalgalarına ilişkin yayımladığı bildirilerde, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD hedeflerine yönelik saldırılar düzenlendiğini duyurmuştu. Devrim Muhafızları Ordusu 13. saldırı dalgasında da Umman'daki Ganem bölgesinde bulunan hava kontrol radarı ile Selame Kayalıkları'ndaki deniz kontrol radarının hedef alındığını duyurmuştu.
17 Temmuz 2026 15:58

Kömür Yüklü Tır, Akaryakıt İstasyonuna Girdi: 1 Ölü, 2 Yaralı (3)
MARKETÇALIŞANIYLA SOHBET EDERKEN TIR'IN ALTINDA KALDIİznik'te kömür yüklü TIR'ın, akaryakıt istasyonuna girip, yan yattıktan sonra önce pompalara ardından markete çarptığı kazada ölen Erdinç Cirit'in (55) son görüntüleri ortaya çıktı.
17 Temmuz 2026 15:20


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Deniz Baykal'ın Eşi Olcay Baykal Başkentte Son Yolculuğuna Uğurlandı
Eski CHP Genel Başkanı merhum Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal'ın cenazesi, Ankara'da toprağa verildi. Antalya Kepez Devlet Hastanesi'nde bir süredir diyabet ve solunum yetmezliği gibi yaşlılığa bağlı hastalıklar nedeniyle tedavi gören 88 yaşındaki Olcay Baykal, 15 Temmuz'da yaşamını yitirmişti.
17 Temmuz 2026 15:19

Öyle Bir Niyeti Yokmuş! Mahruki Karakolda Kıvırdı
Arama Kurtarma Derneği (AKUT) eski Başkanı Nasuh Mahruki hakkında, sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı 'tiyatro' paylaşımı nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca re'sen soruşturma başlatılmış, Mahruki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan gözaltına alınmıştı. Mahruki ifadesinde, soruşturma konusu sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu ve paylaşımı kendisinin yaptığını belirterek, şunlar ısöyledi: "Bu paylaşımda, 15 Temmuz'dan daha önce devletin resmi kayıtlarında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada o zamanki adıyla Gülen cemaatinin ordu içerisinde hazırlık yaptığına dair bilgiler içeriyordu. Binbaşının ifadesinde 40 gün önce hazırlık yapıldığına ilişkin ihbar vardı. Aynı zamanda Rus istihbaratının da bu konu hakkında uyarıda bulunduğu bilinmektedir. Yine aynı zamanda dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın kendisini dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bizzat uyardığı yönünde beyanı vardır. Bu süreçten Cumhurbaşkanı'nın bu kalkışmayı olay başladıktan sonra eniştesinden öğrendiğini söylediği, dolayısıyla devletin ilgili birimleri bu kalkışmadan birden fazla kaynaktan haberdar oldukları halde gecikerek müdahale edilmiştir. Bu yüzden 251 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Polis Özel Harekat Başkanlığı uçaklarla bombalanarak çok sayıda şehit vermiştir. Çok ağır bedeli her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi benim de canımı çok yakmıştır. En önce eleştirdiğim konu budur, bu gecikme neden yaşandı. Eğer zamanında müdahale edilseydi 251 şehidi vermezdik. Üzerime atılı olan 'halkı kin, nefret ve düşmanlığa sürükleme veya aşağılama' suçunu işlemedim. Üzerime atılı suçlamayı bu paylaşımdan nasıl çıkardıklarını anlamadım. Böyle bir niyetle paylaşım yapmadım. Asıl eleştirdiğim ABD'dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği halde buna engel olunmamasına sebep olan ilgili devlet birimleridir."
17 Temmuz 2026 14:52

Yargıtay'dan O Soruya Yanıt: "Düğün Takıları Kimde Kalacak?"
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğün takılarının paylaşımına ilişkin yıllardır süren uygulamayı değiştirdi. Bilezik, kolye gibi kadına özgü ziynetler geline; erkeğe takılan para, çeyrek altın ve saat gibi takılar ise damada ait olacak. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında verdiği kararıyla yıllarca uygulanan takı dağılımını değiştirdi. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL gibi...) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddi katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki; takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse, o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı.
17 Temmuz 2026 14:43