
Kendisinden önce yazılmış mektupları ele geçiren bir hırsıza benziyor yapay zeka. Kalbinden koca bir hayat geçmediyse yapay zeka karşıdan karşıya bile geçemez. Yapay zekanın kendisinden önce doğal biçimde üretenlerden çaldıkları, beynine yüklenen bilgilerden çoksa, zamanın sorgulanmasından kaçmak da suçtur. Emek olmadan yapılan yemektir yapay zeka. Adaletsiz mezbahadır yapay zeka. Bu teknolojik dünyada düşenlere vurulurken, "insanlar nasıl bu kadar kötü olabiliyor?" diye içimiz içimizi yer. O yüzden nostaljiye yakın durmak suçtur. "Filistinli çocukların sapanlarında taş olmak, paranın karşısında eğilen baş olmaktan bin kere değerlidir" cümlesinden alınan varsa, bilin ki onların vicdanları boş cepleri doludur.
Kaynak: Takvim
02 Temmuz 2026 07:25
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Ruh Kuraklığı!
Afrika ülkelerinin Dünya Kupası'nda futbolun önde gelen ülkelerine karşı gösterdiği organik mücadeleyi görünce keyif alıyorum. "Afrikalı gibi çalışıyor, Arap gibi yiyor" sözünün açılımına bakarsanız, Afrika'nın verdiği mücadelenin değeri de ortaya çıkar. Afrika'da her 10 saniyede bir çocuk ölürken Dünya Sağlık Örgütü yıllık 7 milyar dolarlık bütçenin binde birini bile Afrika için harcamaz. Afrikalı çocuklar hayırsever insanların açtığı kuyulardan su çekiyor da Dünya Sağlık Örgütü için Afrika denince paralar suyunu çekiyorsa, orada insanlığın kanı çekilmiş demektir ama kimsenin umurunda değil. Afrikalı babalar taşı sıkıp suyunu çıkarır, Afrikalı anneler ağızlarına çektikleri suyla çocuklarını yıkar. Afrika ve Ortadoğu insanı; yaşlanmayı reddeden Bill Gates ve Elon Musk gibi şeytanlar için, dünya nüfusunun dizayn edilmesi gereken kesimini temsil eder. Hayatın da kendine göre sihri var! Gerçekten sıkıntılı bir kış mevsimi geçirdim.
03 Temmuz 2026 07:19

Yürüyüş Hali!
İnsanlar yürüyordu sokakta. Kimileri bir deniz kıyısına gider gibi kimileri ayaklarının götürdüğü yere gider gibi yürüyordu. Sevdalılar da yürüyordu sevdasızlar da. Kimileri içi geçmiş kimileri modası geçmiş gibi yürüyordu. Kimileri İstanbul'a kasten zarar vermeye gelmiş de "beni önden gönderdiler kendileri yolda" der gibi yürüyordu. Bazıları şehrin nemli ve kasvetli havasına uygun adım yürüyordu. Kimileri elde avuçta bir şey kalmamış gibi yürüyordu, kimileri de iki ayağı bir pabuçta yürüyordu. Kimileri kaybettiği düşlerini arar gibi yürüyordu, kimileri kurşun bakışlarıyla birilerini tarar gibi. Acı ama gerçek; insanların çoğu her kafadan bir ses çıkarır gibi yürüyordu.
01 Temmuz 2026 07:28

Gelecek!
"Çocukları yaşadığı zamana göre değil, yaşayacakları zamana göre büyütmek gerekiyor." Kendi kendime "eyvah" dedim, "nostaljik düşlerim zan altında!" Çünkü bu gerçeğe bakınca; benim geçmişe dönük yazılarımın çocuklara bir faydası olmadığı ortada! Dünya; tarım alanlarına değer vermeyene ekmek de vermeyecek oksijen de. Bundan 50 yıl önce dünyanın öbür ucundaki çocukların tepkilerindeki ortaklık oranı yüzde 5 civarındaydı. Şimdi bu oran yüzde 60 civarında. Daha geçen hafta 50 robotun işbaşı yaptığı fabrikada bin tane işçi sokağa atılırken, çocukları bekleyen hayatın onlara sunacağı ne olabilir ki! Irkçılık bütün dünyada palazlanırken, teknolojik gücünü ülkelerin kanını emmek üzerine kullanan soysuz devletler, çocuklara yaşanacak dünya mı bırakacak! Para için yapılmadık soysuzluk bırakmayan omurgasız insanlar, savaş ve yapay zekayla dünyanın canına okurken çocukların hükmü yoktur. 30 HAZİRAN 2026 Mutluluk Takvimi Trafikte korna çalma. O yüzden ruhunu paraya satan sahte dostlara diyecek tek sözünüz var; "güle güle!"
30 Haziran 2026 07:20

Hakem Devrimi!
Ve o yüzden bu Dünya Kupası'nda yıldız arıyor gözlerimiz. Organik halinden uzaklaşıp daha organize olsa da sıradan bir Dünya Kupası izlerken. 1974 yılının Dünya Kupası finali benim tarihimde "yıldız tarlası" olarak kayıtlı. Sürekli kitap okuyan Rinus Michels gibi bir teknik adamın öğrencisi. *** Bu Dünya Kupası'nda hakemlik devrim yaptı. *** Futbol asla futbol değil artık.
30 Haziran 2026 07:20

Kadir İnanır
Tanımaktan onur duyduğum özel biriydi Kadir İnanır. Dünyayı üç kez dolaştığını biliyorum, Dünya Kupası finallerini 8 kez canlı olarak yerinde izlemişti. Sosyal medyanın hayata egemen olmadığı dönemde günde 12 gazete okuyordu. 30 yıllık günlüklerini bir kitap olarak yayınlama projesi olmuştu. Son konuştuğumuzda yayınevi sahibinin gerçek isimlerin kullanılmasına rıza göstermemesine karşı "saklanacak bir şey yok" gerçeğiyle dik durdu ve 30 yıllık günlükler de tarihe gömüldü. "Çünkü, kalbinin içini tertemiz tuttuğun zaman, o duygular yüze vuruyor. Eğer içinde pislik varsa yüzüne vuruyorsa, o zaman yaşlanıyor ve çirkinleşiyorsun." Günde 12 gazete okuyan bir düşünce adamına, bir keresinde ahiret sorusu çıkarmıştım zulamdan. "En sıkıştığım zaman yaptığım şey, mezarlığa gidip mezar taşlarının kenarında tanıdıklarıma dua okumak." Gördüğü saygının sınamasında harika delilleri mevcuttu. "Tek tek bu ülkenin köylerine gitsem, birer gün kalsam dört ömür yetmez. Baş köşede ağırlanırım. Bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük zengini benim." Sonra hüzünlü bir parantez açmıştı bu düşüncesine. "Böyle olduğunu öldüğüm zaman göreceksin." Kadir İnanır gibi insanlar için onurlu hayatın finalidir ölüm.
28 Haziran 2026 07:09

Özel Bir Kadın!
Delikanlı yıllarımın geçtiği mahallenin orta yerinde bütün gün dolanır, kendi kendine akıl almaz sözcüklerle bir akıl sergisinin içinden geçerdi sanki. "İnsanın en değerli gücü hayal gücüdür" diye bir sözünü not ettiğimi hatırlıyorum. Ölmeden yıllar önce organlarını bağışlamıştı güzel kalbiyle. Onun gözleriyle dünyaya bakmayı ne çok istemiştim oysa. İnsanlara diş geçiremediği zamanlarda kullandığı bir sözünü hatırlayıp acı acı gülümsemiştim. "Allah'ım sen bunlara akıl fikir ver!" Sanki aynı dili konuşurduk da onun aklına platoniktim gençliğimde! O kadının sürahilerin üzerindeki dantel örtüsü gibi bir hayat yaşadığını düşündüm. Çocukların saflığına duyduğum hislerle, böyle özel insanlara duyduğum aşk birbirine yakındır. Hayatını kendince yaşamış bir kadının organlarını bağışladığını duyduğum zaman hiç şaşırmamıştım. Tek kişilik bir aşk var Kırılmış aynalarda Seni tanıyan nasıl Sensiz kalabilir ki Popülerliğin ahlakla ilgisi olmadığını reklam filmlerinde görebilirsiniz. Düşünsenize bunlara bile razıyız!
26 Haziran 2026 07:37

Gözüm Arkada!
Çocuklara bakıyorum, teknolojiyle yanlışlarla ve korkuyla büyütülen çocuklara. Ekranlarda "yalandan gerçek hikaye" altyazılı dizileri görünce tansiyonum çıkıyor, anında uzaktan kumanda! Üstelik gazetecilerin ortalama ömrü genel ömürden kısa ve uyku sorunu çekenlerin kalp krizi riski diğer insanlardan 3 kat fazla. Hayatla pamuk ipliğine olan bağlantımı koparmadım ama paranın hacmi büyürken, insanlık onurunun değersiz hale gelmesi kahrediyor beni. Lise yıllarımdan beri en sevdiğim şarkıdır zaten. Rahmetli İlhan İrem'den "Yazık Oldu Yarınlara." MUTLULUK TAKVİMİ Ev yemeklerini tercih et. Çöpü yere atma. 120 yaşındaki adamla 110 yaşındaki karısı hakimin karşısına çıkıp birbirlerinden dertli olduklarını anlattılar ve boşanmak istediklerini söylediler. "Birbirinizden bu kadar nefret edecek kadar dertliydiniz de niye bu yaşa kadar beklediniz?" İkisi birden içini çekti. "Ah hakim bey" dedi koca, "daha önce boşanacaktık ama çocuklar etkilenmesin diye onların ölmelerini bekledik!"
25 Haziran 2026 07:29

Bizim Kuşak!
"O günler geçti" dedi. "Geçti ama iz bıraktı" dedim, ardından da "bugünlerde bir çocuğun okul fiyatının kaç milyon olduğundan haberin var mı?" diye sordum sustu. Çoğunun gelecekle ilgili kuşkuları büyük. "Benim babam başkalarını düşündüğü için suçlu sayıldı, senin baban kendinden başkasını düşünmediği için paraya boğuldu!" *** Gördüklerini inkar edenlerle görmediklerini imal edenler dünyasında yaşıyoruz artık. Herkesin yolda yürürken yapay zekanın ürettiği ikiziyle karşılaşma ihtimali büyük. 24 HAZİRAN 2026 Mutluluk Takvimi Papatyaların fotoğrafını çek. Nasıl alışırım Bilmem ki nasıl Ben doğdum doğalı Aşkta kayıbım Yakışmaz diye Yakışmaz asıl Ağlamak ayıpsa Bu da benim ayıbım Aşka düşen ağlar Elinde değil Vefasız bir aşkın Ahiretinde Doğarken öğrendim Ben ağlamayı Hepimiz insanız Nihayetinde Hakkı YALÇIN Ölen her çocuk gökten bir yıldızın eksilmesi demektir. Ağaçların da isimleri var, insan isimleri kadar değerli. İlaç isimleri her geçen gün ezberlenirken hiç sormuyoruz kendimize "neden?" diye. Ağaçların ilaçlardan değerli olduğunu unuttuk.
24 Haziran 2026 07:22

Düşkünlük!
Yaşlı bir adam, "bu mu sizin teknolojiniz" diyor. *** Ben de diyorum ki; "alçaklara itibar gösterilirken bizlere yükselmek düşer. Karanlıklar her yanımızı sararken, bizlere yıldızları saymak düşer. Namuslu insanlar bir lokma ekmeğin derdine düşerken kara para kasası züppeler yaşı küçük kızların peşine düşer." Böyle cümlelerden sonra sosyal medyadaki trollerden biri bana sesleniyor. "Sana mı düştü lan derdi tasası?" Eee kara para kasası olmak kolay iş değil, böyle bir sistemde kuyruğunu sallayan uşakların olacak! *** Çocukluğumda gecekondu mahallesinde evlerin cam kenarında oturup top oynayan çocukları izlerdi, ayakları tutmayan yaşlı bir adam. *** O zamanlar insanlar yalana yabancı içtenlikle arkadaştı. Elmalar düşerdi bahçeye, bütün çocukların başına düşerdi. Zorbalığa hizmet eden korkaklar için not düşerdi sohbet aralarında, "insanın başına ne gelirse eğilmekten gelir!" *** Düşmez kalkmaz bir Allah! 23 HAZİRAN 2026 Mutluluk Takvimi Yanlış insanın üstünü çiz. "Bizler çocuğumuzu hangi zibidinin filminde kurban ettik" diye!
23 Haziran 2026 07:14

Yürek Yasası!
24 yıllık uzun hikayeyi kısa keserken düşlerimizi de kırdılar kalbimizi de. Şimdi "hiç olmazsa şu Amerika'yı yenin de yüreğimize su serpin" demekten başka bir şey kalmadı elimizde. *** Adam kayırmakta usta olmayı matah bir şey zanneden, yaptığı hataların bile farkına varmayıp, "nasipten öte yol yok" diyen Montella'ya, "o koltuk herkese nasip olmayacak kadar görkemli bir koltuktur" desek ne fayda! O sırada her maçta yüreğini ortaya koyan voleybolcu kızlarımız Çin'i de alt ederek Ankara'yı sallar ama bu ülkede futbolun kadife keseleri yürek yasalarını her zaman sollar!
23 Haziran 2026 07:14

Gerçek Babalar!
Küçüklerine el veren, hayat otobüsünde hala büyüklerine yer veren, erkekliğini silahla değil yüreğiyle gösteren babaları. *** Ben hayata siyah beyaz film gibi bakan babaları sevdim. Çocuklarına iyi geceler dilerken ertesi sabahın karanlığına gömülen babaları. Can veren babaları, tanımadığı hastaya bile kan veren babaları. Ekmeklerin bozulduğu bir ülkede hala mayası bozulmayan babaları. *** Ben gönül kumbarasında sevgi biriktiren babaları sevdim. İnsanların sırtına basarak merdiven çıkan babaları değil, dağ gibi babaları, kırık dal gibi babaları. 21 HAZİRAN 2026 Mutluluk Takvimi Babana saygıda kusur etme.
21 Haziran 2026 07:22

Satış İşlemleri!
Ama şerefini satmak diye bir şey vardır ki "ciğer üzerinden bile" beş para etmez! Lokantadaki şeften gelen tepki; "yallah!" Meslek onurunu satan alçakların karşısında iki büklüm olanlar için böyle insanların hiçbir zaman değeri olmadı. "Şerefsizliğin bu kadarına da pes" dediğimiz adamları ve onları satın alanları görünce utanıyor insan. "Keşke bir limon alsaydınız!" Utanmak denince, şair Ahmet Çuhacı'nın "Kuşla Çiçek Arası" adlı şiir kitabındaki, o muhteşem şiire gidiyor yüreğim. "Adam işkence görecekti. İşkenceciler sordular. "Bir organını yok edeceğiz, hangisi?" "Gözlerimi. Yapılanı görmeyeyim, utanırım." Utanma duygusunun ayakta olduğu yıllarda mahalleleri güzel yapan insanlardı. O yoksul insanların çocukları su sattı simit sattı ama kendini satmadı. Şimdi delikanlılar kadın satıyor, uyuşturucu satıyor, üç kuruşluk çıkar uğruna en yakın dostunu satıyor. Unutkan bir tarihimiz var! Oysa isimsiz mezarlarda ne yiğitler yatıyor. Bir insanın hayatına dokun. Dişlerine özen göster. Hiçbir şekilde gaza gelme. Nostaljik takıl. Omuzlardaki melekleri düşürenler ihtimaldir ki ayağa düşer. Herkes aklını kullanırken yalanlardan başı dönenler ülkesinde doğrular kimsenin umurunda değil. Gerçekleri sorgulamak en çok delilere yakışırken, delileri sevmek bu hayatta yapılacak en akıllı iş! Deli diye hor görülen insanların hiçbirinden "şimdiki aklım olsaydı" diye bir pişmanlık ifadesi duyamazsınız. O yüzden deli diye gördüğünüz insanları aşağılamayın. "Sigaran var mı?" diye soran bir delinin sigara külünde bile derin hikayeler vardır.
19 Haziran 2026 07:11