×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Hafıza Suikastı (1)

Türkiye Cumhuriyeti kurulurken en köklü temel tasavvurunu ortadan kaldıran hadise, şüphesiz 3 Kasım 1928 tarihli Harf İnkılâbı'dır. İnönü, okuma-yazma kolaylığının yalnızca Enver Paşa'yı tahrik eden bir sebep olabileceğini söylerken, asıl niyeti şu sözleriyle beyan ediyor: "Ama harf inkılâbının bizde tesiri ve büyük faydası kültür değişmesini kolaylaştırmıştır. İster istemez Arap kültüründen koptuk."¹ Bu sözler, harf değişikliğinin teknik sebeplerden değil, milletin inancıyla bağını zorla koparma arzusundan doğduğunu ispatlamaktadır. M. Kemal'in, Harf İnkılâbı'nı gerekçelendirirken halkın okuma-yazma bilmeyişini "Türk'ün kafasını birtakım zincirlerle saranlardadır."² diyerek ecdada fatura etmesi ve maziye "...hataları kökünden temizlemek zamanındayız."² diyerek savaş açması, bu yönelimin en net itiraflarıdır. Yakup Kadri'nin ifadesiyle; "Batı camiasına arka kapıdan değil, doğrudan ön kapıdan girmeyi hedeflemek..."³ uğruna, bir milletin bin yıllık tarihi tek bir kanunla imha edilmiştir. "Milletimin şerefine içiyorum."² denilen şey, aslında milletin inancı, hafızası ve mukaddesatıdır. 1. İ. İnönü, Hatıralar, C.II, Ankara,1987, s.223. 2. A. S. D., A. Araştırma Merkezi – Türk İ. Tarihi Enstitüsü, C.III, Ankara, 2024, s.109-110 3.Y. K. Karaosmanoğlu, Politikada 45 Yıl, İletişim Yayınevi, İstanbul, 1984, s.127.

Köşe Yazarı

Kaynak: Yeni Asya

07 Temmuz 2026 00:33

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Bükülmeyen Bir Elif

"Zalimler için de yaşasın cehennem!"¹ Bu nida, bugünün modernizmine ve imansız felsefesine indirilmiş en ağır tokattır. Sezai Karakoç, bu hakikati şu ifadelerle anlatmıştır: "Bediüzzaman, kabına sığmayan bir zekâ, eşsiz bir hafıza, güçlü bir irade sahibi... Kendisine hocaların güç yetiremediği bir âlim, cesur, ömrünü İslâm için vermiş, feda etmiş bir mücahiddir. Tüm İslâmî eserlerin ortadan kaldırıldığı bir devirde, bir nevi Kur'ân tefsiri olarak Risale-i Nur Külliyatını son derece ağır şartlar altında telif etmiş; ümitsizlere ümit vermiş, bu sebeple hapislere düşmüş, mahkemelerde sürünmüş bir inanç ve ideal kahramanıdır."² Bediüzzaman'ın mücadelesi şahsî bir ikbal davası olsaydı; kendi dünya namına zevkini ve huzurunu Ümmet-i Muhammed'in (asm) ahireti uğruna feda etmezdi. Ömer Nasuhî Bilmen, bu tecdidi şöyle izah etmiştir: "Bediüzzaman ile Darü'l- Hikmetül-İslamiye'de iken tanışmıştım. Bütün İstanbul ulemasının takdirlerini kazanmıştı. Doğrusu ilm-i kelamda bir tecdit hareketi yaptı. İmanın bütün rükünlerini kemal-i vuzuhla ortaya koydu... Bediüzzaman, cebir ve kuvvetin, zulüm ve tahakkümün hüküm ferma olduğu bu devirde gönderilmiştir."⁴ Elmalılı Hamdi Yazır, Bediüzzaman'ın berrak sular gibi temiz bir vicdana sahip olduğunu, İstanbul âlimlerinin gözünün öyle bir âlim görmediğini ifade etmiştir.⁵ Eşref Edip ise Bediüzzaman'ın konuşmasındaki celadet ve sehametin dinleyenleri heyecanlandırdığını nakleder.⁶ Mehmet Akif Ersoy, bu azameti; Victor Hugoların ve Descartesların Bediüzzaman'ın ancak bir talebesi olabileceklerini söyleyerek mühürlemiştir.⁷ Bediüzzaman, Urfa'da sessizce veda ederken kabrinin bilinmemesi vasiyetiyle ihlasın en tepesini göstermiştir. Bediüzzaman; "Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam."⁸ sözlerini haykırarak bize imanın en büyük hürriyet olduğunu miras bıraktı. 1- Eski Said Dönemi Eserleri, Divan-ı Harb-i Örfî, s. 418. 3- Tarihçe-i Hayat, s. 616. 6- Tarihçe-i Hayat, Tahliller Bölümü, s. 613. 8- Emirdağ Lâhikası I, s.19.

03 Nisan 2026 00:38

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha