×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Emeği Geçen Herkese Çok Teşekkür Ederiz

Günün 24 saatinde 182 no.lu telefondan veya "e-nabız" yoluyla hastane polikliniklerinden veya aile hekimlerinden randevu alarak uygun saatte hastaneye veya aile hekimliğine giderek sıra beklemeden rahat bir şekilde muayene olmaktır. Günün hangi saatinde olursa olsun 182'yi arıyorsun randevu alamıyorsun hastane içinden veya e-Nabız'dan uğraşıyorsun randevu almak yine pek mümkün olmuyor. O anda odasında hastası olmasa bile "randevun yok" diye bakmıyor. "Randevu al gel" dedi. Bütün bu zorluklara rağmen hâlen bazı hastanelerde mesai dışı 17.00-19.00 saatleri arasında poliklinik yapılması randevu alamayan hastalar için iyi bir fırsat olmaya devam ediyor. Bir diğer önemli husus özellikle tatil bölgelerinde muayene veya ilaç yazdırmak isteyen hastalar aile hekimliği tercihini tatil yaptığı yere aldırmasa muayene olamıyor veya ilaç yazdıramıyor. "Misafir hasta" diye işlem görüyor ama bunda da bazı sıkıntılar ortaya çıkıyor. Yine yakın zamana kadar aile hekimliklerinde devam eden mesai dışı 17.00-19.00 arası hasta muayene uygulaması yeniden konulursa seviniriz. "Değerli Feridun Ağabey, 1 Temmuz'da sizin aracılığınızla sesimizi duyurmak istediğimiz Superonline yetkililerinden bir cevap gelmedi. Bir kere daha sesimize ses olur musunuz" diyen okuyucumuz, derdinizi bir kez daha dile getirelim. İnşallah Superonline bu kez sesinizi duyar: "Ben İhlas Marmara Evleri 1. Kısım Çarşıda Kitap-Kırtasiye işletmesi sahibiyim. Superonline abonesiyim. Etrafımda ilkokul, ortaokul ve lise bulunmakta ve yoğun bir internet kullanımına talep var. Bu artan ilgiye yaklaşık on yıldır kullandığım Superonline altyapısı ile artık cevap vermekte zorlanıyorum. İnternet ağım taleplere yetemeyecek duruma geldi. Sizin aracılığınızla abonesi olduğum Superonline çözüm merkezi yetkililerini şimdiye kadar aldığımız internet hizmeti için teşekkür ediyor şimdi daha çok öğrencimizin internet ağından faydalanması için daha güçlü bir internet ağ hizmeti ulaştırmasını talep ediyorum. İnanıyorum ki Superonline öğrencileri internetsiz bırakmaz. Saygılarımla..." Anlat Derdini Feridun Ağabey'de önceki yazılar...

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Kaynak: Türkiye

10 Temmuz 2026 02:07

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Bir Metrobüs Yolcusu Olarak Gördüklerim Ve Hissettiklerim

Avcılar Yenibosna arasında daha sık şahit olduğum bir durumu paylaşacağım... Tabii ki bazı şoför arkadaşların yaptıklarına dikkat çekmek istiyorum. Bazen durakta yolcu almadan geçmek gerektiğinde sanki durak yokmuş gibi yolcunun önünden "vuuv!" diye geçip gidiyorlar. Bazı şoför arkadaşlar dalgınlıktan mı yorgunluktan mı bıkkınlıktan mı bilemiyorum geliyor geliyor durakta öyle bir sert fren yapıyor ki neredeyse yere kapaklanacak durumda kalıyoruz. Bazı şoför arkadaşlar dikkatsizlikten mi, umursamazlıktan mı acelecilikten mi bilemiyorum yolcu henüz binerken kapıyı kapatıp hareket ediyor. Birlikte olan iki yolcudan biri biniyor diğeri binemeden kapı kapanıyor. Biri metrobüste gitmeye başlıyor diğeri durakta kalakalıyor. Bir keresinde yine Yenibosna'da şahit olduğum bir olay. Bu şoför arkadaşlar neyle yarışıyor bilemiyorum ama zamanla yarıştıkları belli. Galiba kırmızı yanana kadar sorun çıkarmıyor diyerek olsa gerek sefer yapmaya devam ediyordu araç. Yani diyeceğim toplu taşımada çok önemli bir görevi olan kendilerine teşekkür ettiğimiz şoför arkadaşlarımızın da kim bilir ne haklı sebepleri olduğunu da düşünerek sizin aracılığınızla büyük şehrin büyük sorunlarından biri olan ulaşıma çözüm olarak sunulan ve gerçekten büyük şehrin en önemli can damarlarından biri olan metrobüs ulaşımına yetkililerimizin, mühendislerimizin; şehir planlamacılarının; şoförlerimize binlerce insanla muhatap olduklarını düşünerek destek vermesi gereken psikologlarımızın, araçlarımızın ve yollarımızın tamir ve bakımını üstlenecek teknik adamlarımızın vb. şöyle yeniden bir kafa yorması lazım diye düşünüyorum. Geçtiğimiz hafta sabah namazı sonrası bir değerli ağabeyimle Eyüp Sultan'a yakınlarımızın ve büyüklerimizin kabirlerini ziyarete gittik.

08 Temmuz 2026 02:28

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Biz Yine De Diyoruz Ki: "Sağlığınız İçin Doktorunuza Danışın"

Feridun Ağabey bu benim bir manifestomdur. Bize üç beyazdan kaçın dediler hep ama aksine üç beyazdan kaçmayınız çok tüketiniz diyorum. Sağlıklı beslenme literatüründe "üç beyaz" olarak adlandırılan maddeler un, şeker ve tuzdur. Yiyeceklerine tuz da katılır. Sizler üç beyazdan kaçmayınız! Kendi ürettikleri hazır gıdaları, içeceklerini bizim gibi ülkelerde daha fazla tükenmesi için bize 'üç beyazdan kaçın!' dediler. Bence gelin üç beyazdan kaçmayın! Son olarak diyorum ki: "Üç beyazı al, güçlü ve sağlıcakla kal..." Efendim öncelikle gazetemizde böyle güzel bir uygulama yaptığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum. Saygıdeğer Feridun Ağabey, 27.06. 2026 tarihinde geçtiğimiz cumartesi günü Bakırköy Belediyesi Ataköy 2, 5, 6 kısımdaki Tarık Akan Kültür Merkezindeki nikâh salonlarının bulunduğu binaya bir yakınımızın nikâhı için gittik. Nikâh saati 18.00'di. Arkadaşlarla "namazımızı kılalım" diye nikâh salonlarının bulunduğu binanın içine girip bir görevliye mescidin nerede olduğunu sorduk. Şimdiye kadar böyle bir taleple karşılaşmamış olsa gerek görevli bize tuhaf tuhaf bakıp "Burada mescit yok" dedi. Merhabalar Feridun Ağabey, üzerinde "10 yıl motor garantisi" yazdığı için Samsung klimayı tercih etmiştim 2020 yılında. Çünkü, 10 yıl motor garantisinin madde madde neleri kapsadığını neleri kapsamadığını bilmeyen müşteri "10 yıl motor garantisi" denildiğinde cihazının tamamı için düşünürse, böyle bir açıklamayla karşılaştığında da benim gibi şoke olmaktadır.

03 Temmuz 2026 02:30

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Superonline Öğrencileri İnternetsiz Bırakmaz

"Feridun Ağabey, köşenizden birçok ilgili kurumla okurlarınız adına temas kurarak birçok konunun çözüme kavuşmasına vesile olduğunuzu biliyorum. Bu vesileyle sizin aracılığınızla ülkemizin yüz akı kurumlarından SUPERONLİNE çözüm üretim merkezinden ben de bir talepte bulunmak istiyorum. Ben İhlas Marmara Evleri 1. Kısım Çarşıda Kitap-Kırtasiye işletmesi sahibiyim. Superonline abonesiyim. Etrafımda ilkokul, ortaokul ve lise bulunmakta ve yoğun bir internet kullanımına talep var. Bu artan ilgiye yaklaşık on yıldır kullandığım Superonline altyapısı ile artık cevap vermekte zorlanıyorum. İnternet ağım taleplere yetemeyecek duruma geldi. Sizin aracılığınızla abonesi olduğum Superonline çözüm merkezi yetkililerini şimdiye kadar aldığımız internet hizmeti için teşekkür ediyor şimdi daha çok öğrencimizin internet ağından faydalanması için daha güçlü bir internet ağ hizmeti ulaştırmasını talep ediyorum. İnanıyorum ki Superonline öğrencileri internetsiz bırakmaz. Saygılarımla..." Sahildeki araçlar görüntü kirliliği oluşturuyor! Yaklaşık 4 ay sonra İSPARK yeniden faaliyete geçirildi ama sadece gündüz saatlerinde. Çok teşekkürler." Gazetemize gelen bir maili de sizinle paylaşmak istiyoruz: "Merhaba. Efnan'ın kampanyası yaklaşık 4 aydır devam ediyor ancak henüz sadece %6 tamamlanabildi. Efnan'ın sesini daha fazla kişiye duyurabilmek için desteğinize ihtiyacımız var" denilen mailde minik Efnan'ı yakından tanımak isteyenler için instagram adresi de paylaşılmış. İnternete Efnan İkra yazıldığında onunla ilgili paylaşımlara ulaşılıyor. Şimdiden minik yavrumuza Allah'tan acil şifalar diliyoruz. İlginiz ve desteğiniz için çok teşekkür ediyoruz. F.A. Feridun Ağabey, aracımla kendim maddi hasarlı bir kaza yapmıştım. Birkaç hafta sonra kasko yaptırmak için servisime müracaat ettiğimde kaza yaptığım yerde mümkün olabilen kamera kaydının alınmasını önerdiler. "Kaskonun ikna olması için önemli" dediler. Bahsedilen yere gidip güvenliğe durumu anlatıp "o günün o kaza anının kamera kaydını alabilir miyim?" dediğimde oradaki yetkili, "kişisel verileri koruma kanunu" gereği bu şekilde bilgi paylaşımı yapılamayacağını en yakın karakoldan kaza tutanağı ile resmî talep edilmesi hâlinde emniyete verilebileceğini söyledi. En yakın karakola gittiğimde müracaattaki memur "maddi hasarlı bireysel kazalarda sürücünün beyanı esastır. Hem bir sonraki kaskoyu yaptırırken "daha önce hasar yapmış bir sürücü" olarak kasko bedelin artmamış olur." Bunca sürecin içinde en takdir ettiğim konu ne oldu biliyor musunuz "sürücünün beyanı esastır" diyerek artık vatandaşa güvenilmesi.

01 Temmuz 2026 02:45

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Evlat İmtihanı Hiçbir İmtihana Benzemiyor

Stüdyoda bir baba kızına yalvarıyor: "Kızım! Ne olur o kişiye gitme. Gel evine dön" diyor. Stüdyoda bulunan hukukçular anne baba seyirciler yalvarsa da genç kız her defasında herkesi reddedip "onunla evleneceğim" diyor. Biri büyüklerin gözyaşı diğeri çocukların tebessümü... "Feridun Ağabey, son zamanlarda cep telefonuma bazı bilmediğim numaralar geliyor. Açıp'alo' diyorum. 'Buyurun' diyorum ama bir türlü karşı taraftan cevap gelmiyor. Bir süre sonra da telefon kapanıyor. Kendim geri dönüp aradığım zaman da telefon çalıyor ama bir kurum ismi verdikten sonra otomatik olarak kesiliyor. Son zamanlarda telefonlar üzerinden insanları sıkıntıya sokan art niyetli kişiler olduğunu bunlara karşı tedbirli olmak lazım geldiğini biliyordum ama bu konuda ne yapmam lazım?" diyen değerli okuyucumuz sorunuzu ilettiğimiz bir sistem uzmanından aldığımız cevabı sizinle paylaşalım. Diyor ki: "Tanımadığınız bir numara arıyor ve karşı taraf ses vermiyor. Siz ne yapıyorsunuz? İster istemez 'alo' veya 'buyurun' veya 'kimsiniz' gibi sözlerle cevap bekliyorsunuz. Eğer arayan numarayı yönlendirenler art niyetli iseler bu çok kısa ses kaydınız bile yapay zekâ ile kopyalanıp ses klonlaması yapılabiliyor. Bu art niyetli kişi veya kişiler bu sesle sizin sesiniz imiş gibi bir yakınınızı arayıp hiç ummadığınız yakınlarınızı siz aramış gibi arayabiliyorlar. Konuşma sizin sesiniz gibi olduğu için karşı tarafa sesinize inanıp ne istekleri varsa söyleyebiliyorlar. Bu bir şekilde senaryo dolandırıcılığı gibi oluyor... Böyle durumlarda ne mi yapmamız isteniyor? Öncelikle bilmediğiniz numaraları gerek olmadıkça açmayın. Ola ki bir telefon beklerken arandı iseniz açtığınızda konuşan taraf ilk siz olmayın. Biraz beklediğiniz hâlde telefonunuza ses gelmiyorsa kapatın. Bilgisayarınızda isterseniz ayarlardan yalnızca rehberde kayıtlı olan numaraların aramasına izin verebilirsiniz. Bilinmeyen numaraları sessize alabilirsiniz... Bir de şöyle bir hatırlatmada bulunuyorlar. Aileniz içinde böylesi durumlar için önceden bir parola belirleyebiliyorsunuz. Sizi bilinmeyen numaradan arayan aile yakınınızın sesi de olsa ona parolanızı sorabilirsiniz. Örnek olarak 'elmayı mı seversin?' dediğinizde o 'hayır kayısı' der ise sizi bilinmeyen numaradan arayan yakınınız demektir. Veya başka özel sorularla da kişinin yakınınız olup olmadığını çıkarabilirsiniz. Hemen'ses geldi öyleyse yakınımdır' diye paniklemenize gerek yok. Böylesi durumlarda en güvenli yolun panik yapmadan telefonu kapatıp gerekirse o kimseyi kendi telefonundan aramaktır..." Umarım verilen bilgi faydalı olmuştur. F.A. "Benim derdim canlı hayvan satışı ve kesimi yapan yerler ile alakalı. İsmini size verdiğim yerde canlı hayvan satışı ve kesimi yapılmaktadır. 'Adaklık' tabir edilen yerlerdir... Sağ olsunlar eskiden nüfus az iken, buralarda yerleşim yok iken böyle yerler insanların da ihtiyacını görüyordu. Ancak günümüzde aşırı şehirleşme ve yerleşik insan hayatının yayılması ile bu tür canlı hayvan satışı ve kesimi yapılan yerlerin şehrin kısmen daha tenha yerlerine taşınması daha uygun olacaktır. Şimdi buralar şehir içinde kaldı ve etrafa yayılan kokudan inanın nefes alamıyoruz. Ortalık ağır bir hayvan dışkısı kokuyor. Ayrıca hijyen kurallarına dikkat edilmesi de sağlık açısından çok önemlidir. Çekmeköy Belediyesi tarafından bu yerlere bir düzenleme getirilmesi bu yerlerin daha müsait ve temiz bölgelerde işlerine devam etmelerinin sağlanması konusunu arz ediyorum. Belki o insanlar da bunun farkındadır ama kendi imkânlarıyla bu taşınmayı sağlayamamaktadır. Belediye olarak o insanlara yardımcı olunca halka böylesine hizmet veren insanların dinî vecibelerini yerine getirmeleri için çalışan bu kimselere daha sağlıklı ve hijyenik mekânlar açarak orada görev yapmaları sağlansa hem vatandaş bu kokudan bu risklerden kurtulur hem bu yerlerde hizmet vermeye çalışan bu esnaf belediyenin desteğiyle daha sağlıklı ve hijyenik mekânlarda hizmet sunar... Şikâyet etmek, ceza kesmek cezalandırmak değil burada amaç. Amaç, sürdürülebilir bir hizmeti temiz ve hijyenik ortamda sağlayabilmek için bu hizmet sağlayan kişi ve kuruluşlara belediye olarak kurumsal destek olmaktır. Belediyemizden bu konuda destek bekliyoruz. Saygılarımla." Anlat Derdini Feridun Ağabey'de önceki yazılar...

26 Haziran 2026 02:10

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Bazen Çok Bencil Bir Hayat Mı Yaşıyoruz?

Kitap yazma düşüncesi olanlara biraz bilgi sunayım. 2010 yılında otomotiv elektroniği konulu 460 sayfa, hacimli bir teknik kitap hazırladım. Bunun için 2 yıl kadar emek sarf ettim. Kitabı 14 TL (yaklaşık 12 dolar) okurlara sundu. 12-24 ay sonra tarafıma, alacağımdan yüzde 17 stopaj vergisi kesintisi yapılarak 2300 TL kadarlık bir ödeme yapıldı. Kitap şu anda hâlâ basılıp okurlara sunulmaya devam ediyor ve piyasadaki fiyatı 800-1000 TL arasında değişiyor. Ancak, yayınevi(?) "Hakkınızı aldınız" diyerek hiçbir şekilde yeni ödemeler yapmıyor. 3 yıl kadar önce Kültür Bakanlığına dilekçe verdim. "Eserimin yeni baskılarının yapılmasını engelleyiniz, bandrol vermeyiniz" dedim ama netice alamadım. Ek olarak, yazardan büyük paralar talep ederek kitap basan 100 kadar da fırsatçı vardır. "Feridun Ağabey, kimseyle sorun yaşamamak için hep kendimden taviz verdiğim hâlde sorunlarım bitmiyor. Ne yapacağımı bilemiyorum?" diyen İstanbul 'dan Şevki A. isimli okuyucumuz, bilindik bir söz vardır: "Bir düğmeyi baştan yanlış iliklersen sona kadar her düğme yanlış olur." Siz de kendinizden taviz vererek baştan hata yapmışsınız. "Herkesi memnun etmek isteyen kimseyi memnun edemez" demişler.

24 Haziran 2026 02:30

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Gsm Mobil Hat Kimlik Doğrulaması Ve Hassas Vatandaş Grupları

Feridun Ağabey merhaba, mobil telefon aboneliklerinde kimlik doğrulama süreçlerinin güçlendirilmesi, dolandırıcılık ve sahte aboneliklerle mücadele açısından anlaşılabilir bir adımdır. Bu nedenle kimlik doğrulama süreçleri tasarlanırken yalnızca teknolojiye hâkim kullanıcıların değil, yaşlıların, engellilerin ve diğer hassas vatandaş gruplarının da düşünülmesi gerekir. Saygılarımla *** "Feridun Ağabey, özellikle metro ve Marmaray gibi toplu taşıma yapılan hatların istasyonlarında yerlerde ikaz yazıları var, ayrıca sürekli anonslar yapılıyor. Ayrıca sosyal medya hesaplarında insanlar birbirine bilgi veriyor. Yetmiyor kapı açılır açılmaz içeriye hücum edenlere içeriden inecek olanlar "bir müsaade eder misiniz?" diye âdeta dil döküyor... Ama bekleyen yolcu aracın kapısı sadece ona açılmış gibi içeriye dalıyor. Bu insanlar bu zamana kadar bu görgü kuralını bu nezaketi nasıl öğrenmez anlamıyorum. Bu tür durumlar bir değil beş değil, her istasyonda her durakta hemen her gün her saat yaşanıyor. Kapının ağzında duranlar, inecek olan daha dışarı adımını atmadan içeriye girmeye zorluyor. Bu arkadaşlar okuma yazma mı bilmiyor? Medeniyetten mi habersiz? Şehirden ve kurallardan mı rahatsız. Anlamak mümkün değil." *** Yüksek teknoloji ve yapay zekâ insanlığa inanılmaz faydalar sağlıyor ama bir yandan da insanlar bu teknolojinin ürettiği cihaz ve malzemelerin, yapay zekânın ürettiği içeriklerin elinde oyuncak hâle geliyor. "Hele şu sırtını bir aç" derlerdi. "Öksür bakalım" derlerdi. Ne bileyim "iştahın nasıl?" diyerek, "bağırsak sorunun var mı?" vb. diyerek bazı sorular sorarlardı... Her şeyimizi teknolojiye yükledik.

19 Haziran 2026 02:19

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Yeni Bir Teşhis Ve Tedaviye İhtiyacımız Var Mı Ki?

Bu da gelecek nesillerin yetişmesinde gösterilecek olan çabaların ilmî ve ahlaki değerlerin hassasiyetle öğretilmesi, yaşatılması ile mümkün olacaktır. 623 yıl bunu başaran bir milletin unutturulan tarihi ile olan bağlarını yeniden kurmamız ve bu uğurda yapılanları anlamamız ile mümkün olacaktır. Avrupa ve Asya'da çocuk eğitiminin önemi ve gerekliliği önemsenmediği ve bilinmediği zamanlarda Osmanlı Devleti pedagoji ilmini dünyaya tanıtan devlet olmuştu. Amerika'da Enderun mekteplerine ait 450 tane diploma tezi sırf insana olan yatırımın önemini anlamak içindi. "Ben bir anneyim bana yardımcı olur musunuz? Sesim olur musunuz? Allah rızası için" diye mail gönderen değerli okuyucumuz, derdinizle ilgili, olmamızı istediğiniz yardım konusuyla ilgili herhangi bir bilginiz bulunmuyor. F.A. İstanbul'dan "ben nerede değişmeliyim, neyi değiştirmeliyim ki başarıya ulaşmalıyım" diyen değerli okuyucumuz, size önerimiz kendi kendinizle konuşabiliyor olmanızdır. Oysa insanın da mevsimler gibi kış tarafı olduğu gibi sonbahar tarafı da ilkbahar tarafı da yaz tarafı da illaki vardır... Hiçbir zaman kendinizle ilgili olumsuz kanaat beslemeyin. Hani bazıları "bugün kafamı dinleyeceğim" derler ya, siz de bazen kendi kendinizle kalıp kafanızı dinlemeyi ihmal etmeyin.

17 Haziran 2026 02:21

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Eğer Özümüze, Kültürümüze Dönersek

Herkes biliyor ki artık yirmi sene öncesine göre insanlar daha uzun yaşamaya başladı... Ömürler uzamaya başladı... Hatta seksen yaşı "orta ileri yaş" olarak kategorize edenler var... Evet 25-30 sene öncesine kadar insanlar daha erken yaşta hayata veda ediyordu... Yani aslında ömürler uzamaya başladı ama hastaneye, doktora, ilaca vb. bağımlı bir ömrü yaşamaya başladı insanlık... Demiş ki: "İki gün yatak, üçüncü gün toprak..." Yani hasta olup iki gün sonra hayata veda edeceği güne kadar hayatta her daim çalışan çabalayan üreten olmak... 623 yıl bunu başaran bir milletin unutturulan tarihi ile olan bağlarını yeniden kurmamız ve bu uğurda yapılanları anlamamız ile mümkün olacaktır. Amerika'da Enderun mekteplerine ait 450 tane diploma tezi sırf insana olan yatırımın önemini anlamak içindi. Aslında milletçe en önce yapacağımız şey Osmanlı devletinin bunu nasıl başardığını araştırmak, anlamak ve sonra da uygulamak olmalıdır, olacaktır.

12 Haziran 2026 02:21

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Önce Büyükleri Mi Yetiştirmek Gerek?

Gelişmiş ülkelerde 20-30 sene öncesinde görülen, ülkemizde ise hiç yaşanmamış nice hadise, birden ortaya çıkınca "çocuklarımıza neler oluyor?" ve "okullarda öğretmenler, veliler şaşkın" vb. basında ağır bir gündem oluştu. Gariptir ki suçu işleyen faillerin dışında bunlara sebep olan sorumlular diyerek maalesef ki birçok açıdan ebeveynleri, idarecileri, yöneticileri "asıl suçlu bunlar" mantığıyla, hedef gösterenler oluyor. Bunların başarıları ise aynı mikrofon gördüğünde deprem tahmininde bulunan niceleri gibi "zaten biz bunları söylemiştik" uyarısının kendilerine verdiği hazdan ibaret kalıyor. O zaman bütün samimiyetimle şu öneriyi dile getirmek istiyorum: "Peki önce bizler çocuklarımızı yetiştiren büyükleri yetiştirmeden, çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz?" "Feridun Ağabey, Çekmeköy Belediyesi ve İBB'ye sizin aracılığınızla sesimi duyurmak istiyorum. Çekmeköy Numan Caddesi'nde ikamet etmekteyiz. Mahallemize İBB tarafından bir kreş yapılmakta ancak inşaat çok yavaş ilerliyor. Kreş bitirilemediği için maalesef yol çalışması da yapılamıyor. Yolumuz toz toprak içerisinde. Havalar ısınmaya başladı. Kışın yaşadığımız çamur rezaleti üzerine havaların ısınması ile birlikte şimdi de toz toprak ile mücadelemiz başladı. İnanın caddede toz bulutundan göz gözü görmüyor. Dışarı çıkamıyoruz. Evde camları dahi açamıyoruz. Her yer toz bulutu içerisinde. Çocuklarımız hasta olacak diye korkuyoruz. İBB'den dileğimiz bir an evvel bu kreşin bitirilmesi ve Çekmeköy Belediyesinden de dileğimiz yolumuzun bir an önce asfalt yapılması. Ne olur bizi mahalle sakinlerimizi bu çileden kurtarın. Saygılarımla." "Ben 17 yıldır cezaevindeyim. Burada kaside formunda bir kitap yazdım. Fakat Allah'ın isimlerinin ne anlama geldiğini ve hangi ismi ne kadar zikredilirse ne faydası olur bilmiyorum. Ben de Esma-i Hüsna isimli eserlerden alıntı yaptım. Kitaplardan aldığım bölümleri de kaynak olarak gösterdim. Henüz kitabımı bastıramadım. Sizden ricam öncelikle bu konularda kaynak olarak kullanabileceğim bir kitap önerebilmeniz. İkinci olarak 150 sayfalık bir kitabın basılmasının maliyetini bildirmeniz. Malum cezaevinde olduğum için her kitaba ulaşamıyorum. Allah rızası için bu konuda cevap yazmanızı bekliyorum, saygılarımla" diyen Muğla Bodrum S Tipi C.İ.K A/ 52'deki cezaevinden yazan değerli okuyucumuz Fatih Koç beyefendiye isteklerinizi bu konularda sizlere yardım amacıyla kurulan "Mahkûmlara ve Muhtaçlara Yardım Derneği" https://www.mahkumder.org/ adresine ilettik.

10 Haziran 2026 02:23

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Benim Bu Feryadımı Duyun Lütfen

Feridun Ağabey, bu sorunumu Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına da CİMER üzerinden gönderdim. Benim derdim şudur: İstanbul'da yapılan sosyal konut projesine kayıt olduk. 20 bin lira maaş alıyorum. 15 bin lira ev kirası ödüyorum. Köyde annem bana 1000 metrekare tarla verdi "git ev yap otur" diye, onu da yapamıyorum. Düşünüyorum, desem ki: "Efendim ya bana yardım edin sosyal konutlardan bir ev verin ya da o tarlaya ev yapılmasına yardım edin." Gerçi bu sefer de hanım köye gitmek istemiyor. Tüm bunlarla mücadele eden kurum kuruluş ve yetkilerle birlikte siz de çocuklarınızı mümkün olduğunca uzak tutun. Her sokak başında kamera da yoktu. Şimdi sokakta çocuğun elini bırakamaz olduk. Bu itibarla, acilen "mıntıka/çevre/coğrafya/ orman temizlik ve koruma seferberliği başlatılmalıdır. Cezai müeyyideler (yaptırım) uygulanmalıdır. Ayrıca her tarafa "Çevre, coğrafya, ağaç bilinci olmayanın vatan bilinci yoktur" benzeri slogan tabelaları konulmalıdır.

03 Haziran 2026 02:25

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Konuşacak İnsana Hasret Kalmak

"Yüksek teknoloji ve yapay zekâ insanlığa inanılmaz faydalar sağlıyor ama bir yandan da insanlar bu teknolojinin ürettiği cihaz ve malzemelerin, yapay zekânın ürettiği içeriklerin elinde oyuncak hâle geliyor. İnsan artık yavaş yavaş hemen hiçbir meslekte hayatın öznesi olma özelliğini kaybetmeye başlıyor. Senariste "sana gerek yok artık yapay zekâ var" denilmesi, şoföre "sana gerek yok yapay zekâ var" denilmesi, ressama, yapay zekâ resti çekilmesi, şarkıcıya besteciye hemen herkese derken hiç kimsenin hiç kimseye muhtaç olmayacak duruma gelmesi acaba insanlık için iyi bir sonuç mu, kaosa doğru mu gidiyoruz? Bu soruyu sormadan duramıyorum. Bir emekli olarak düşünüyorum da bir hekim hastasına sadece git şu tahlilleri yaptır dedikten sonra tahlillere bakarak şu ilaçları kullan mı demelidir? Hiç kendisi hastaya beslenme hakkında, ne yiyip içtiği hakkında, işi hakkında; kaldığı mekân hakkında ekonomik durumu hakkında bilgi sahibi olarak bir tavsiyede bulunamaz mı? Bize eskiden hekimler ne yiyip ne içeceğimiz hakkında da bilgi verirdi. "Hele şu sırtını bir aç" derlerdi. "Öksür bakalım" derlerdi. Ne bileyim "iştahın nasıl?" diyerek, "bağırsak sorunun var mı?" vb. diyerek bazı sorular sorarlardı... Şimdi hemen hepimiz mekanikleştik. Her şeyimizi teknolojiye yükledik. İyi mi oldu bilemiyorum ama galiba bu gidişle insan, konuşacak insana bile hasret kalacak. Saygılarımla..." *** Bazı okuyucularımızın kişisel sorunları dert ve dilekleri oluyor ve değerli okuyucularımız bu dert ve sıkıntılarını, üzüntüleri ve sorunlarını yazarak gönderiyor. Sonra da "derdime bir çare var mı? Bana mail yoluyla cevap verebilir misiniz?" diye cevap istiyorlar. Bu değerli okuyucularımızın bir kısmı da "gazetede yayınlandığını takip edemezsem bana mailden gönderebilir misin?" diyor. F.A *** Nikâh salonlarının o pırıltılı, telaşlı atmosferinde dudaklardan dökülen en tanıdık ama belki de omuzlara binen en ağır emanettir o cümle: "İyi günde, kötü günde… Hastalıkta ve sağlıkta…" O an alkışlar tufan gibi kopar, yüzükler parıldar, fotoğraflar çekilir. Çünkü hayat, bazı cümlelerin gerçek ağırlığını hemen öğretmez; insan ancak bir ömrün kıyısından geçince anlıyor kelimelerin haysiyetini. Babamın bir amcası vardı; herkes ona "Devecinin Hüseyin" derdi. O yaşlarda tam kavrayamazdım ama o evin atmosferinde insanın içine işleyen başka bir hâl vardı: Gürültüsüz, sitemsiz, âdeta bir derviş sabrıyla örülmüş bir hayat… Çocukken dünyayı böyle sanıyor insan. Bir insanı sağlıklıyken sevmek kolaydır; gülerken, yürürken, hayat yolunda tökezlemeden giderken "yanındayım" demek işin en kolay tarafıdır.

29 Mayıs 2026 02:21

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Teşekkürler Anadolu Otoyolu Akıncı 17. Otoyol Jandarma Timi

Bayrama bir hafta kala 21 Mayıs gecesi gece 01.00-02.00 sürecinde gecikmeli olarak çıktığımız ünlü bir otobüs firmasının otobüsü bayram haftası olması ve yoğunlukların çoğalması sebebiyle ek sefer kategorisinde eski külüstür denilebilecek iki katlı bir otobüsünü İstanbul'dan Ankara'ya yola çıkarmıştı... Lakin bir iki defa stop ederek çalıştırılan, yolda da giderken insana hiç güven vermeyen tarzda gittiğimiz iki katlı koca otobüs nihayet sabah saatlerinde Ankara'ya 50-60 km tahmin ettiğimiz mesafede büyük bir gürültüyle ve arka tekerlek tarafından dumanlar çıkarak stop etti. "Geçmiş olsun" dediler. Diyebilirsiniz ki: "Yolcu ne yapsın şoför ne yapsın?" Haklısınız onlar da bu ikazı yaptıktan sonra çok kısa bir sürede kriz yönetimine geçerek yolda kalan yolcuları kendi yetki ve sorumlulukları alanında iki ayrı servis aracını da getirmişlerdi. Dediler ki: "İsteyen yolcuları, Otoyol Gişelerine kadar götüreceğiz" dediler. Hatta diyebilirim ki eğer bu arıza ve bu yolda kalma olmasaydı bu anında gelen Otoyol Yardım Ekibi ve Jandarma Timimizin verdiği güvenlik hizmetini ve ilk yardımını bilmeyecektik. Allah sizlere ve sizlere bu imkânı veren devletimize zeval vermesin... F.A. "Feridun Ağabey merhaba; 20.150 TL emekli maaşı alıyorum. Gazipaşa gibi küçük ve gelişmemiş bir ilçede 48 metrekare bir eve aylık 12.500 TL kira ödüyorum... Geçen hafta, şartlarımı zorlayıp 90 yaşındaki annemi memlekete ziyarete gittim. Giderken hiç kullanmadığım panjurları kapatayım derken, güneşten iyice erimiş ipleri koptu. Geri dönünce onların yenilenmesi için 4.500 TL ödemek zorunda kaldım. Aldığım bayram ikramiyesine 500 lira daha ekleyip ustanın parasını ödedim. Ciddi anlamda zorlanıyorum. İmkânı olan hayırseverlerin yardımlarını bekliyorum... Selam ve saygılarımla" diyen değerli okuyucumuz Mustafa Keskin Beyefendi, öncelikle annenize ne iyi etmişsiniz de ziyarette bulunmuşsunuz. İyi bayramlar diliyoruz. F.A. "Feridun Ağabey, köşenizde talebimize yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Sağ olun. Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim." *** Değerli okuyucularımızın Kurban Bayramını tebrik ediyoruz.

27 Mayıs 2026 02:27

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha