×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Deniz Göktaş Kanunlardan Muaf Mıdır?

Tüm Türkiye tek yürek oldu. 29 Haziran 2013 İstanbul... Ermeni kökenli Türkiye vatandaşı Levon Balcıoğlu ile oğlu Artun Balcıoğlu'na 'Ermeni gâvurları' diyen Yusuf Polat, İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılandı ve hapis cezası aldı. 15 Ekim 2018 Kocaeli, 2 Mart 2026 Eskişehir, 30 Haziran 2025 İzmit, 20 Eylül 2023 İstanbul. 15 Mayıs 2026 İstanbul, İsrail'in insanlık dışı katliamları karşısında tepkisini dile getiren ünlü Şarkıcı Yaşar İpek, tepkisinde Yahudileri hedef aldığı gerekçesi ile hapis cezası aldı. 1 Haziran 2026 İstanbul. Başta Türk milleti olmak üzere, dünya üzerinde milyarlarca insanın en kutsal değeri, imanının kaynağı, dünyevi ve uhrevi hayat rehberi olan Kuran ı Kerim'i, alay, dalga, hakaret ve aşağılama malzemesi yapmaya kalktı. Olayın kanuni boyutunda, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 299'uncu maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" ile 216'ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçlarının işlendiği açıkça ortada. Ancak sıra İslami değerlere saldırı olduğunda, bu aşağılık saldırı, muhalefet partilerinden, birtakım sivil toplum kuruluşlarından, sözde sanatçı ve komedyenlerden, şahsi ve kurumsal destek alıyor. Ancak desteği ile bu güruhun aferinini alma çabasına giren Saadet Partisi Genel Başkanı'na tek bir laf edemiyorum.

Köşe Yazarı

Kaynak: Diriliş Postası

06 Temmuz 2026 00:02

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Kalplerde Dinmeyecek Yara; Başbağlar

Katliamın ardından köyde bulunan 197 ev, cami, okul ve köy konağı ateşe verilerek tamamen yakılıyor. İşin kötüsü, mazlumların sesini yargı makamları, devlet görevlileri duymazken, kamuoyunda da duyan olmadı. Bugün 5 Temmuz 2026. Başbağlar'da yitirdiğimiz canlarımızı, şehitlerimizi, kalbimiz sızlayarak rahmetle anarken, artık biliyoruz ki, ülkemizde yargı mazlumların sesini duyuyor. Eski Türkiye'nin saklı, gizli, kapanan dosyalarını birbir açarak, suç işleyenin yanına kalmamasını sağlayan Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın Başbağlar Katliamı konusunda da gerekli çalışmaları yaparak, olayda kimin dahli varsa ortaya çıkaracağından şüphem yok. Sözde komedyen, 'İlk 7 yaşında Ankara Kızılay Meydanı'nda bir eyleme gittim. 1997 Yılında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin Yargıtay tarafından onanan kararında, harika babanın, yüzlerce suçsuz insanımızın katili olan marjinal sol bir terör örgütünün, önemli üyelerinden biri olduğu tescil ediliyor. CHP'nin batıl lider kadrosundan Veli Ağbaba'nın yeğeni Ahmet Can Ağbaba hesabına giren ve sebebi açıklanamayan milyonlarca tl nedeni ile kuvvetli yolsuzluk şüphesi ile göz altına alınıyor. Sadece bu iki örnek dahi Türkiye'de kimin nerede olduğunu gösteriyor.

05 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

Azgın Azınlığın Adalet Travması

Tabi durum böyle olunca, son 20 yıldır dokunulmaz mevzilerini bir bir kaybeden bu güruh, 2024 yılından itibaren gelişen adalet anlayışı ve Adalette Akın Gürlek Doktrini kapsamında tam anlamı ile ortaya çıkan Hukuk Devleti karşısında, kontrolünü kaybederek, hezeyanlı saldırılarına başladı. Bunun önemli bir yansıması olarak, milli, dini, manevi değerlere 28 Şubat Sürecinde dahi görülmemiş bir saldırı başlatıldı. Ama şükrediyoruz çünkü Cumhurbaşkanımız önderliğinde oluşan güçlü devlet iradesi kapsamında, Adalet Bakanımız ve ekibi, suça, suçluya, çetelere, ülkeyi soyanlara, ülkeyi ahlaksızlığa sürükleyenlere, milli, manevi değerleri ayaklar altına almaya çalışanlara karşı efsanevi bir mücadele ile göz açtırmıyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "resmî belgede sahtecilik" ve "kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği" suçlarına ilişkin yürütülen kapsamlı soruşturma ile elde bilgi, belge, dijital materyal, LOG kayıtları ve diğer deliller doğrultusunda; nüfus müdürlüklerinde görevli bazı kamu görevlileriyle irtibatlı hareket eden bir örgütün organize suç yapılanması içerisinde çeşitli usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri yönünde önemli bir operasyon yapılarak şüpheliler göz altına alınıyor. Bu soruşturmalar, her vatandaşımızın güvenliğini doğrudan ilgilendiren ve koruyan soruşturmalar. Artık masum insanlarımızı koruyan, kanun var hukuk var, artık Türkiye bir Hukuk Devleti.

04 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

Özgürlük Hakaret Değildir

Ancak bir toplumun kutsal saydığı değerlere sistematik biçimde hakaret etmek, milyonlarca insanın inancını aşağılamak ve bunu "mizah" etiketiyle meşrulaştırmaya çalışmak özgürlük değildir. Çünkü özgürlük, başkasının onurunu ve inancını ezme hakkı vermez. Mesele yalnızca İslam da değildir. Hatta insanlar hiçbir dine inanmasa bile, inanan insanların değerlerine hakaret etme hakkına sahip değildir. İyi mizah güldürür. Kötü mizah yaralar. Gerçek cesaret, kolay hedeflere saldırmak değildir. İfade özgürlüğü elbette korunmalıdır. İnsanları ayakta tutan yalnızca ekmek değildir.

03 Temmuz 2026 00:10

Köşe Yazarı

Türkiye Suç Ekonomisini Çözdü

Organize suç örgütlerinden kara para ağlarına, sahte altın şebekelerinden mali dolandırıcılık dosyalarına kadar uzanan soruşturmalar, artık sadece faili değil finansman mekanizmasını da hedef alıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek döneminde Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen operasyonların ortak özelliği budur: Suçun sadece görünen yüzünü değil, arkasındaki ekonomik organizasyonu ortaya çıkarmak. Eğer hukuk, gerçekten "ahtapotun kollarını" takip edebiliyorsa, o zaman sadece bir dosya değil, olası bir sistem de aydınlatılmış olur. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "Çapkanlar operasyonu" olarak anılan dosya da aynı perspektifin bir başka örneğidir. Para konuşur; ama doğru takip edildiğinde aynı para suçun en güçlü tanığına dönüşür. Türkiye'nin bugün ihtiyacı olan da tam olarak budur. Eğer gerçekten suç örgütlerinin finansman zincirleri kırılabiliyor, kara para ağları ortaya çıkarılabiliyor ve vatandaşın emeğini hedef alan organize yapılar hukuk önünde hesap verebiliyorsa, bundan kazanan herhangi bir siyasi görüş değil; doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacaktır.

01 Temmuz 2026 00:05

Köşe Yazarı

Hepsi Bu Milletin Evladıydı...

Ve Manisa'da 3 Nisan 2010'da çöplükte cesedi bulunan bebeğimiz... Geçmişte yargı, mülkiye ve orduya sızarak güç kazanan hain örgütün, bugün güç devşirdiği yer siyaset... Bu Türkiye'de onlara geçit yok. Polisimiz sabrediyor, mücadele ediyor, çalışıyor. İstanbul Emniyet Müdürümüz Selami Yıldız; Göreve geldiğinden beri, İstanbul'da yaşanan atmosfer değişimini anlatmama gerek yok. Selami Müdür'ün önderliğinde tüm İstanbul emniyet birimlerimiz, İstanbul nasıl daha yaşanılabilir yapılır, bunun dersini veriyor adeta. Ataköy semtinde yaşayan bir vatandaş olarak, Bakırköy Emniyet Müdürümüz Hüseyin Oğuz Namlı'nın da, çalışmaları ile Bakırköy'ü eski huzur ve sükun dolu atmosferine taşıdığı, özlenen Bakırköy günlerini bize kazandırdığını söylemeliyim. Hüseyin Oğuz Namlı gibi, çalışkan, dürüst ve vatansever bürokratlara çok ihtiyacımız olduğunu görüyoruz ve kendisinin nezdinde tüm emniyet mensuplarımıza tekrar teşekkür ediyoruz.

26 Haziran 2026 18:58

Köşe Yazarı

Evlatlarımızı Çetelere Kurban Etmeyeceğiz

Adalet Bakanımız Akın Gürlek önderliğinde, 'Güçlü Hukuk Devleti Temiz Toplum' ilkesi perspektifinde, atılan efsanevi adım, soruşturma ve operasyonlar hızla devam ederken, gençliğimizi yok eden bu çetelere de göz açtırılmıyor. Bu kapsamda, 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen ' Organize Suç Örgütleri ile Mücadele' konulu kapsamlı genelge kritik önem arz etmektedir. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunda en önemli yeri teşkil eden adalet sisteminin güçlendirilmesi için hazırlanan yeni yargı paketine ilişkin çalışmalar tamamlandı. 12. Yargı paketi toplam 30 maddeden oluşuyor. 12 Farklı kanunda değişiklik öngörülüyor. Değişikliklerin temel hedefi, hızlı yargı ve bu kapsamda süratle oluşan ve gelişen adalet. Hukuk davalarında bu şekilde hızla sonuç alınırken, idari yargıda da vatandaşın hayatını doğrudan etkileyen davaların tek hakim tarafından süratle karara bağlanması sağlanacak. Türkiye Yüzyılı Adalet Yüzyılı oluyor.

23 Haziran 2026 23:29

Köşe Yazarı

Yolsuzluk Lağımı Patlıyor, Maskeler Düşüyor.

Ancak bu yetim hakkını yediği yolunda yüzlerce somut delil olup yargılanan şüphelilerin bu sefer de, yalan, iftira, karalama yolu ile Türk Yargısına ayar vermeye çalıştıklarını görüyoruz. Bunun güncel örneği, İBB yolsuzluk davası sanıklarından, Taner Çetin... Ortalama zeka algısı ile incelediğiniz zaman, söylediklerinin hepsinin yalan ve iftira olduğunu kolayca anlayacağınız Taner Çetin, dosyanın savcısını betimlerken, 'Oğlumdan küçük' ifadesi ile kendince alçaltma çabası ile başladığı sözlerine adeta bir demokrasi havarisiymişçesine romantize eden ifadelerle devam ediyor. Bunlar iddiaların küçük bir bölümü. Her biri skandal niteliğinde yüz kızartıcı eylemlerle yargılanırken, yüzü kızarmadan, iftira ve yalan dolu söylemlere felsefe sosu katarak kahramanlaşmaya çalışmak sadece Taner Çetin değil, bu dosyalarda sanık olan birçok kişinin ortak özelliği.

17 Haziran 2026 13:38

Köşe Yazarı

Beylikdüzü'ndeki İskân, Siyasetteki Maskenin Düştüğü Yerdir

Beylikdüzü Belediyesi ve İmamoğlu İnşaat dosyası tam da böyle bir dosyadır. Mesele, yıllardır kamuoyuna "temiz belediyecilik", "şeffaf yönetim", "hesap verebilir siyaset" diye sunulan vitrinin arkasında nasıl bir imar düzeni kurulduğu iddiasıdır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Beylikdüzü Belediyesi ile İmamoğlu İnşaat bağlantılı dosyada 28 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 27 kişi yakalandı. Başsavcılık açıklamasına göre soruşturmanın merkezinde çok kritik bir iddia bulunuyor: İmamoğlu İnşaat'ın yaptığı bazı projelerde imar mevzuatına ve ruhsat projelerine aykırılıklar tespit edildiği halde, Beylikdüzü Belediyesi tarafından bu yapılara yapı kullanım izin belgesi, yani iskân verildi. Çünkü Ekrem İmamoğlu'nun siyasi kariyerinin başlangıç noktası Beylikdüzü'dür. "Yeni nesil belediyecilik" diye pazarlanan hikâyenin ilk sahnesi orasıdır. Bu iddia doğruysa karşımızda basit bir "imar hatası" değil, organize bir işlem zinciri vardır. En sonunda da belediye iskân veriyor. Kimin "şeffaflık" dediğini, kimin kapalı kapılar ardında hangi işlemlere göz yumduğunu orada anlarsınız. Burada işlem yapan kurum sıradan bir belediye değil; Ekrem İmamoğlu'nun siyasi yükselişini başlattığı Beylikdüzü Belediyesi. Bu yüzden kimse bu dosyayı "teknik ayrıntı" diye küçümseyemez. Çünkü "ben bilmiyordum" cümlesi, belediye başkanlığı makamı için her zaman kurtarıcı değildir. Ama siyasi sonuç şimdiden açıktır: İmamoğlu'nun "temiz yönetim" vitrini, Beylikdüzü'nün iskân dosyalarıyla ciddi biçimde sınanıyor.

16 Haziran 2026 13:53

Köşe Yazarı

Hukuk Sizi Neden Korkutuyor

Gelinen noktada, güçlülerin hukuku kapsamında uygulanan kanunlar değil, herkese eşit ve adil uygulanan kanunlar söz konusu. Türk Ceza Kanunu 237. madde bakın ne diyor; ''(1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir. (2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında artırılır. (3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa tellalı ise ceza ayrıca yarısı oranında artırılır.'' Ancak yukarıda kanuni düzenlemesi belirtilen suçun, organize ve örgüt hiyerarşisi kapsamında işlendiği yolunda ciddi ve kuvvetli deliller olduğu söyleniyor. Ortada ciddi bir suç iddiası var. Ama işin en kritik yanı bu suç, milletin boğazındaki lokmayı hedef alan, başta dar gelirli tüketici olmak üzere milletin her kesimini mağdur etme tehlikesi olan bir suç. Ceza Muhakemeleri Kanunu 133. madde kapsamında; bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir. Yıllardır Türkiye'ye düşmanlık yapan ne kadar kişi, kuruluş ya da örgüt varsa hamiliğine soyunan Avrupa Parlamentosu, Akın Gürlek'i yaptırım listesine almayı düşündüğünü bildirmiş.

15 Haziran 2026 08:52

Köşe Yazarı

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz

Özgür Özel ve ekibi TBMM'de bir işgal eylemine imza attı bugün. Tek dert ve değerleri, Vatanımıza zarar verme motivasyonu olan, Can Dündar, Adem Yavuz Aslan gibi tipler, Özgür Özel kural tanımadıkça daha da coşuyor. Adalet Bakanımız Akın GÜrlek'in önderliğinde, ülkede adalet vatanın her noktasına nakış nakış işliyor. Türkiye'de artık adalet var.

10 Haziran 2026 12:11

Köşe Yazarı

Taraflar Netleşiyor Yüzler Belirginleşiyor

Bilinen ya da henüz bilinmeyen birtakım ortak paydalarda buluşan bu ikilinin koalisyonu Ersoy Dede'nin tespitinin ardından kamuoyunda birçok araştırmacı ve yazarın da analiz konusu oldu. Ama birileri de var ki Güçlü Türkiye diyor, Temiz Türkiye diyor, Hukuk Devletinin hakim olduğu, kimin ne olduğuna bakılmaksızın herkesin kanun önünde eşit olduğu Türkiye diyor, Milletin refahı diyor, mazlumların kurtuluşu diyor. Yani ayrışmalar, benimsenen değerler çerçevesinde gerçekleşiyor. Dün önemli bir operasyon daha vardı bu konuda; Muş Cumhuriyet Başsavcılığı çok önemli bir operasyona imza attı, MASAK ve Muş Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce yapılan incelemelerde 28 şahsın banka hesaplarında 2023-2024 yıllarında yasa dışı bahis kaynaklı toplam 4 milyar 475 milyon 638 bin 38 TL işlem hacmi tespit edildi ve 28 şahsın banka hesaplarına 2023-2024 yıllarında yasa dışı bahis kaynaklı 650.416 işlemde 2.235.885.334 TL para girişi, 2.239.752.704 TL para çıkışı olduğu, toplam işlem hacminin 4.475.638.038 TL (4 milyar 475 milyon 638 bin 38 TL) olduğu tespit edilerek, şüpheliler yakalandı. Ne diyelim her zaman, Hak'kın, iyinin, temizin ve ülkemizin yanında olanların safında olmak dileği ile...

09 Haziran 2026 17:48

Köşe Yazarı

Yolun Sonu Görülüyor

Ne yazık ki, Özgür Özel'in koordine ettiği yolunda itiraf ve ciddi kanıtlar olan rüşvet trafiği Türkiye Siyasetine hiç unutulmayacak kara bir leke işliyor. Özgür Özel'in son dönemdeki panik hali, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e saldırıları, kamuoyu önünde illegal örgütlere Akın Gürlek'i hedef göstermesi, iftira kampanyaları başlatması ve hezeyanlarının nedeni şimdi çok daha iyi anlaşıldı. Akın Gürlek diye bir kanun adamı çıktı, korkusuzca dünyanın sayılı suç örgütlerinden birini ortaya çıkardı, Türk Siyasetinin daha da önemlisi Türkiye'nin temizlenmesi için elini taşın değil, kayanın altına koydu ve başardı. Ama en önemlisi Türkiye'yi bu ahlaksızlık sarmalının içinde yok etme hedefinin ana sahibi olan hain terör örgütü ne isterse ne derse onu yapıyorlar.

08 Haziran 2026 01:01

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha