×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Çocuklara Kim Saldırıyor?

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan 2026 Salı günü meydana gelen silahlı saldırıda, aralarında öğrenci, öğretmen ve bir polis memurunun da bulunduğu 16 kişi yaralandı. Şanlıurfa'daki saldırının ardından 15 Nisan 2026 Çarşamba günü ise, bu kez Kahramanmaraş Onikişubat ilçesi Aysel Çalık Ortaokulu'nda korkunç bir saldırı meydana geldi. 13.30 sıralarında meydana gelen olayda, sabahçı öğrencilerin dağılma vaktinde okula gelen ve kendisi de aynı okulda 8. sınıf öğrencisi olan İ.A.M isimli 14 yaşındaki saldırgan, evden getirdiği 5 silahla rastgele ateş ederek büyük bir katliam yaptı. Olayda dün akşam saatleri itibariyle biri öğretmen, 8'i öğrenci olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti. Türkiye önce Şanlıurfa, ardından Kahramanmaraş'ta yaşanan korkunç olayların şokunu henüz atlatamadan bu sefer de Mersin Tarsus'ta yürekler ağza geldi. Tarsus Fatih Anadolu Lisesi'nde öğle saatlerinde yaşanan olayda, 12. sınıf öğrencisi M.M.A.'nın okula silahla geldiği fark edildi. Kameraların karşısına geçerek bilgi veren İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Saldırı bireysel, terör saldırısı değil. Biz İçişleri Bakanlığı olarak 4 tane mülkiye 4 tane de polis başmüfettişi görevlendirdik. Adalet Bakanlığımız 3 tane Cumhuriyet Başsavcı vekili 4 tane Cumhuriyet Savcısı görevlendirdi" dedi. Ben kıt aklımla tespit ettiğim bazı aksaklıklara ve şüpheli durumlara dikkat çekmek isterim: Öncelikle geleceğimizin teminatı, ailelerinin gözünün nuru olan öğrencilerimizin, başka bir ifadeyle ülkemizin en büyük hazinesi olan çocuklarımızın okuduğu okulların büyük bölümünde güvenlik tedbirinin ya hiç olmadığı, ya da "kapıya bir hizmetli koymak" şeklinde son derece yetersiz olduğu gerçeğini hatırlatayım.

Köşe Yazarı

Kaynak: Yeni Akit

16 Nisan 2026 01:53

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Özgür Özel Ve Kim Jong-un Aynı Kafadan!

MUHAMMET KUTLU CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in Salı günü partinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çağrısı olmaksızın topladığı grup toplantısında yaptığı konuşma pek çok açıdan tartışıldı ve tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. Bir kere Sayın Özgür Özel, böyle davranarak, ilkokul 1'de sınıfta kalmış bir görüntü sergilemiştir. Özgür Özel, solcu bıyığına "İğğrençç" deyince doğal olarak sosyal medyada binlerce solcu vatandaş çok alındı. Yapılan sayısız paylaşımda, Özgür Özel'in solcu bıyığına "İğğrençç" demesi kınandı. Hatta sosyal medyada Özel'in bu sözlerini kınayanlardan büyük bir bölümü, solcu bıyığına FETÖ'nün de aynı şekilde karşı olduğunu belirterek, Özel ve arkadaşlarına "FETÖ'cü" göndermesinde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu'nun haklı olduğunu vurguladılar. Özgür Özel'in sakal, bıyık, saç konularındaki bağnazlığı, Kuzey Kore'nin "Büyük" Lideri Kim Jong-Un'u da hatırlatıyor bir yandan. Zira, Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, 2021 yılında, "kapitalist yaşam tarzını" yansıtan giyim ve saç modellerini yasaklayan emir yayımlamıştı. Özgür Özel, her fırsatta "Çıktık açık alınla on yılda her savaştan" diye başlayan Onuncu Yıl Marşı'na atıfla "Batılı muasır medeniyetler" seviyesine doğru yol aldıklarını söylerken, bağnazlığıyla ve şekilciliğiyle de tam ters istikamette Uzak Doğu'daki Komünist Kuzey Kore gözlüğüyle dünyaya bakıyor.

04 Haziran 2026 02:09

Köşe Yazarı

Chp'de Yaşanan Tuhaflıklara Bir De Bu Açıdan Bakmak Lazım…

Şaibeli 38'inci Kurultay'da pavyon köşelerinde delege satın alınmasıyla başlayan sürece mahkemece verilen "Mutlak butlan" kararıyla dur denildi. Sonrasında olanları biliyorsunuz, şaibeli kurultayla, kendisine büyük sermaye ve emperyalist çevreler tarafından sözde cumhurbaşkanlığı için yol verilen Ekrem İmamoğlu'nun vekili olarak partinin başına getirilen Özgür Özel, o kadar da koşturmasına rağmen bir türlü vaziyete hakim olamadı ve CHP Genel Merkezi'nden polis marifetiyle kapı dışarı edildi. Kurban Bayramının son günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partililerle genel merkezde bayramlaşma yaptığı sırada, Özgür Özel de Güvenpark'ta alternatif bayramlaşma toplantısı düzenledi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Özgür Özel ve ekibine yönelttiği "FETÖ'cüler" suçlaması oldukça manidardı. Genel başkan olmadığı için mozoleye çelenk koyamayacağı bildirilince çelengin üzerindeki "CHP Genel Başkanı" yazısını cebine koyan Özel, tam çelenk mozoleye konulurken cebinden çıkardığı yazıyı çiçeklerin üzerine iliştirmeye çalıştı. Şimdi herkes "Bütün bunlar CHP'de neden yaşanıyor" diye düşünüyor, yazıyor, çiziyor, yorum yapıyor. Biliyorsunuz dünyanın en güzel şehri İstanbul, 29 Mayıs 1453'de cennetmekân atamız Fatih Sultan Mehmet Han tarafından fethedilerek bizlere miras bırakıldı. Boğazdaki bu aileler, "İstanbul Dükalığı" denilen derin sermaye klanını oluşturmuşlardır. Hem kendi yapıları öyledir, hem de distribütörleri oldukları küresel sermaye de Türkiye'den elini çekmediği için, onların Türkiye'ye yönelik türlü entrikalarını, siyasi ve toplumsal oyunlarını yurt içinde hayata geçirmek de her zaman onlara düşer. Sonra hem parti karışır, hem yolsuzluklar, usulsüzlükler yüzünden halk kaybeder, hem "İran'dan sonra sıra Türkiye'de" diyen siyonist İsrail rejimi tüm merkez coğrafyayı kana ve ateşe boğduğu bir dönemde ülkemiz iç cephesini bir türlü tam manasıyla tahkim edemez.

01 Haziran 2026 01:49

Köşe Yazarı

Hani Türkiye'de Yargı Bağımsız Değildi?

Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi), 21 Mayıs 2026 Perşembe günü saat: 17:40'ta Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 38'inci kurultayına ilişkin "mutlak butlan" (baştan itibaren kesin hükümsüzlük) kararını açıkladı. Kararın açıklanması sonrasında BIST 100 endeksi 21 Mayıs gününü yüzde 6,05 kayıpla tamamladı. BIST 100 endeksi, yüzde 4,89 değer kazanarak Cuma gününü 13.808.20 puanla kapattı. Hele Halk TV'de yayınlanan programda yorumculardan birinin yıkılmış bir halde, "Böyle bir ortamda borsa yükselir mi ya? Akla mantığa aykırı. Dün düşüyor, bugün bir bakıyorsun, birileri borsaya bir şey yaptı herhalde bilmiyorum. Dolar da birazcık düşüyor oynamıyor onlar da, bir şey değil" ifadeleriyle hayal kırıklığını paylaştığı anlar görülmeye değerdi. Hatta Türk mahkemelerinin verdiği kararlar hoşlarına gitmediğinde "Sarayın yargısı" diyorlardı.

25 Mayıs 2026 02:09

Köşe Yazarı

Cahillik Mi Pervasızlık Mı?

Hele Özgür Özel'in, "Özkan yarın sağlam bir paket olarak Denizli'de benim mavi valizimin içerisine koy" şeklindeki mesajı siyasi literatüre geçecek cinstendi. Özgür Özel ve Yalım arasındaki bol sıfırlı paylaşımların ardından dün de fuhuş ve uyuşturucu operasyonunda tutuklanan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen CHP Delegesi iş insanı Turgut Koç'un, CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'le yazışmaları ortaya çıktı. Koç ve Güner arasındaki mesajlardan birinde Hüseyin Can Güner'in "125.132.625,68" tutarında bir meblağı Koç'a ilettiği ve "hesabın kapandığını" söylediği görülüyor. Koç ise, kendince tedbirli davranarak "Sil abi. Ok" derken ardından; "Ama bu toplam değil bildiğim kadarıyla bakacağım" diyor. Cahillik desek, Ali Desidero'nun bir reklam filminde dediği gibi "hepsi okumuş çocuklar…" Evet, cahillik olmadığına göre pervasızlık olabilir. "Dışarıdaki baronlardan" yol verilince kendilerini "dokunulamaz" hissetmiş olmalılar diye düşünüyorum.

21 Mayıs 2026 03:21

Köşe Yazarı

Abd Ve Çin'in "Al Tayvan'ı, Ver İran'ı" Pazarlığı!

ABD Başkanı Donald Trump, Çin lideri Xi Jinping ile yüksek riskli bir zirve için Çarşamba günü, tarım, havacılık, elektrikli araçlar ve yapay zeka (YZ) çipleri gibi sektörlerden trilyonlarca doları temsil eden üst düzey CEO'lardan oluşan bir heyetle birlikte bu ülkeye gitti. ABD Başkanı Trump görüşmelerin "çok başarılı" geçtiğini söylerken, Xi de ziyareti "tarihi ve dönüm noktası niteliğinde" olarak nitelendirdi. Başkan Trump, Çin'den ayrıldıktan sonra Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, Çin'in 200 Boeing uçağı satın almayı kabul ettiğini ve ek olarak 750 uçak daha satın alma taahhüdünde bulunabileceğini söyledi. ABD Başkanı ayrıca, Çin'in "milyarlarca dolarlık" soya fasulyesi satın alacağı için Amerikalı çiftçilerin ticaret anlaşmalarından memnun olacağını söyledi. Zaten ABD Başkanı Donald Trump, Çin ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, müttefiki Tayvan'ı satarak iki süper gücün kapalı kapılar ardında İran ve Tayvan konusunda uzlaştığını ortaya koydu. Çin dönüşü medyaya açıklamada bulunan Trump, "Çin çok büyük, çok güçlü bir ülke. Tayvan ise çok küçük bir ada. Düşünün; orası Çin'e sadece 59 mil uzaklıkta. Biz ise 9 bin 500 mil uzaktayız. Bu biraz zor bir problem. 9 bin 500 mil ötede savaş istemiyoruz" dedi. ABD Başkanı, "Çinliler bu yerin, artık buraya 'yer' diyelim çünkü kimsenin nasıl tanımlayacağını bilmediği bir yer, bağımsız olmasını istemiyor" ifadelerini kullandı. Trump, "Tayvan bizim çip endüstrimizi çaldı. Çünkü geçmişte ne yaptığını bilmeyen başkanlarımız vardı" diyerek Tayvan yönetimini Çin karşısında tek başına bıraktı. Bu arada, dünya çapındaki sosyal medyada binlerce siyonist hesap, ABD uçaklarının sürekli Ortadoğu ve Körfez bölgelerindeki üslerden Avrupa'ya geri döndüğü uygulama görüntülerini paylaşarak, "ABD'nin İran'a nükleer bomba atmaya hazırlandığı" söylentisini yayıyor. Her gün bu yöndeki binlerce paylaşım sosyal medyada dolaşıma sokularak dünya kamuoyu, İran'ı teslim olmaya zorlamak üzere "bir iki küçük çaplı nükleer bombanın bu ülkeye atılabileceğine" alıştırılmaya çalışılıyor.

18 Mayıs 2026 02:07

Köşe Yazarı

Özkan'dan Sonra Butlan!

Bildiğiniz gibi CHP 38. Olağan Kurultayı'na yönelik açılan "mutlak butlan davası" yerel mahkeme tarafından reddedildi ve dosya şu an istinaf incelemesinde. Aralarında CHP'nin seçimden yıllar önce "Cumhurbaşkanı Adayı" ilan edilen yolsuzluk davalarından tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da olduğu, 12 kişinin yargılandığı dava, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor. 2023'teki 38'inci kurultayın iptali ve "mutlak butlan" kararı verilerek önceki yönetimin göreve getirilmesi talebiyle açılan davayı Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi 24 Ekim 2025'te reddetmişti. Özkan Yalım ek ifadesinde özetle; "CHP'nin 38. Olağan Kurultayı öncesinde yapılan il kongrelerinde, Özgür Özel'in genel başkanlığına destek olunması yönünde delegelerle görüşmek için Diyarbakır, Van, Aydın, Denizli, Aksaray, Yozgat, Mersin ve hatırlayamadığım yaklaşık 40 civarında ile giderek delegelerle görüştüm. Özellikle Kahramanmaraş ve Gaziantep delegeleri üzerinde yoğunlaştım. Bu süreçte bir kadın delege, iki çocuğunun İstanbul'daki belediyelerden birinde işe alınması şartıyla Özgür Özel'i destekleyeceğini söyledi ve çocuklarının CV'lerini WhatsApp üzerinden gönderdi. Bu tür taleplerin başka delegelerden de geldiğini, seçim koordinasyon merkezinde görevli milletvekilleriyle paylaştım. Delegelerin çocuklarının kurultaydan önce veya sonra belediyelerde işe alınıp alınmadığı SGK kayıtlarıyla incelenmesi halinde bu iddiaların doğrulanabilir. Delegelerin taleplerinin, başta Veli Ağbaba olmak üzere seçim koordinasyon merkezinde özel bir ekip tarafından takip ediliyordu. Bu talepler genellikle belediyelerde iş imkânı sağlanması yönündeydi. Bu çalışmalar sonucunda 115 delegeden imza topladım. Matbu bir yazı hazırlayarak, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin yapılacak olan 38. olağan kurultayında Özgür Özel'i destekliyorum' şeklinde 115 delegenin imzasını topladım. Toplamış olduğum bu 115 adet imzalı evrakı o zaman seçim koordinasyon merkezinin yetkilisi olan ve şu anda CHP genel sekreteri olarak görev yapan Selin Sayek Böke isimli kişiye teslim ettim. Yukarıda anlattığım şekilde Özgür Özel'i desteklemenin şartı olarak çocuklarının ve yakınlarının CHP'li belediye kadrolarında işe alınması yönündeki talepleri delegelerle görüşen milletvekilleri ve belediye başkanları toplamış oldukları bu talepleri seçim koordinasyon merkezine bildiriyorlardı. Bu taleplerle alakalı yapılacak işlemler Veli Ağbaba'nın koordinasyonunda gerçekleştiriliyor ve ilgili yerlere iletiliyordu" şeklinde itiraflarda bulundu.

14 Mayıs 2026 02:43

Köşe Yazarı

Yazık Ettiler Chp'ye…

Evet, başlayalım: Mercedes-Benz V300, hem iş hem de aile kullanımı için yüksek düzeyde konfor, güvenlik ve teknoloji sunan lüks bir MPV... Standart donanım özellikleri, model yılına ve donanım paketine (Avantgarde, Exclusive vb.) göre değişiklik gösterse de, genel olarak oldukça zengin bir yapıya sahiptir. 2026 itibarıyla Mercedes V300 standart iç ve dış donanım özellikleri şöyle: İç Donanım Özellikleri: Koltuklar ve Konfor: Nappa deri döşeme, hafızalı, ısıtmalı ve soğutmalı (havalandırmalı) ön koltuklar. Multimedya ve Teknoloji: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) multimedya sistemi, yüksek çözünürlüklü ekranlar. Ses ve Aydınlatma: 16 hoparlörlü, 640 watt'lık Burmester surround ses sistemi ve 64 renkli ortam aydınlatması. Dış Donanım Özellikleri: Tasarım: LED Akıllı Işık Sistemi (Bi-Xenon farlar), gündüz ledleri. Jantlar: Alaşım jantlar (genellikle 17-19 inç arası). Park ve Manevra: Geri görüş kamerası, çevre görüş sistemi (360 derece kamera) ve aktif park asistanı. Teknik Donanım (V300d) Motor ve Şanzıman: 2.0 litrelik 4 silindirli dizel motor (genellikle 237 hp - 239 PS güç ve 500 Nm tork). Bunlar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in makam aracı olarak kullandığı Mercedes V300 aracının ortalama fabrika çıkış özelliklerini ifade ediyor. CHP Lideri Özgür Özel, benim yazarken, sizin de okurken yorulduğunuz onca özelliği yeterli bulmamış ve CHP'li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'dan makam aracına ilave üst düzey özellikler eklenmesini istemiş. O da Uşak halkının parasına acımamış ve alanında uzman bir firmaya göndererek "VIP iç dizayn ve dönüşüm işlemleri" yaptırıp 170 bin Euro + KDV ödemiş. Kendi ideolojilerine de ideallerine de ülkelerine de ihanet ettiler. Hem de çok yazık ettiler.

11 Mayıs 2026 01:31

Köşe Yazarı

Siyonistlerin Köpek Reklamı…

Yahudi ortaklı bir Alman beyaz eşya markasının, sözüm ona Anneler Günü dolayısıyla yine Yahudi sahipli bir reklam ajansı eliyle Türkiye'de dolaşıma soktuğu ve iki kadının çocukları diye köpeklerini anlattığı, kadınların kucağına çocuk yerine köpek almayı özendiren reklam büyük tepki çekti. Tepkiler sürerken, Sabah Gazetesi'nde dün yer verilen bir haberde, reklamı hazırlayarak Türkiye'de yayına veren reklam ajansının da İsrail merkezli bir Amerikan reklam firması ile ortaklığı bulunduğu aktarıldı. Zaten küresel siyonist sermaye böyledir. İşi sonuna kadar takip edenler, dünyadaki şirketlerin çok büyük bir bölümünün en tepede 4 ya da 5 dev şirkete bağlı olduğunu görürler. Bunun altında da siyonist aklın kendisine tehdit gördüğü, özellikle Müslüman ülkelerin nüfusunu "nüfus planlaması" kisvesiyle düşürme planı yatıyor. Hatta bazılarının 10'un üzerinde çocuğunun olduğunu ve bununla gurur duyduklarını görüp şaşırırsınız. Şimdi burada "Yahudilerden" bahsediyorum ya… Hemen beni de "Antisemitist", yani "Yahudi düşmanı" diye yaftalamaya kalkarlar. Yaratılanı "Yaratandan ötürü" sever. Yahudiler dışındaki tüm insanları Talmud ve Torah kaynaklı öğretilerde "Goyim" diye tanımladıkları ve kendilerinden aşağı tuttukları, hatta insan yerine koymadıkları bilinen bir gerçektir. Firmanın kurucusu Hacı amca, kendisi okuyamadığı için çocuklarını en iyi okullarda okutur. Onlar da kendisine "Yıllık şu kadar milyon dolar bütçeyi peşin vereceksiniz. Yıl boyunca o bütçeyi nasıl kullandığımıza karışamazsınız" derler. Bu düzen başından beri yani aşağı yukarı bir asırdan beri böyledir. Siyonist Netanyahu yönetimi son üç yıldır gemi iyice azıya alıp Gazze'de, Lübnan'da, İran'da katliamlara girişmeseydi son köpek reklamı bu kadar dikkat çekmezdi emin olun.

07 Mayıs 2026 02:46

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Köşe Yazarı

Ara Seçim Çağrısını Bir Anda Öylece Ortada, Sahipsiz Bıraktılar…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nisan ayının başından itibaren Meclis'te boşalan 8 milletvekilliği için ara seçim yapılması çağrısı yaptı. Ziyaretlere ilişkin partisinin Merkez Yönetim Kurulu toplantısında 12 partiye yaptığı ziyaretlerle ilgili bilgi verirken, "Tüm görüşmeler olumlu geçti. Ara seçime olumsuz bir tavır gösteren olmadı. Anayasal bir zorunluluk olduğundan da herkes hemfikir" dedi. Parlamentoda boş bulunan 8 sandalye için ara seçimin zorunlu olduğunu ısrarla savunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu talebini 14 Nisan'da ziyaret ettiği TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a da ileterek ara seçim için devreye girmesini istedi. Özgür Özel, iktidara "İster sekiz milletvekilli dar kapsamlı bir ara seçim, ister 30 milletvekilli daha geniş bir ara seçim, isterse Haziran ayında erken seçim olsun; gücünüz ve niyetiniz varsa her türlü seçime hazırız" göndermesinde bulundu. Hızını alamayan CHP Lideri, partisinin 21 Nisan'daki grup toplantısında yaptığı konuşmada; "Gerekirse 50 ya da 55 milletvekilinin istifasını isteriz" diyerek el yükseltti. Gazetecilerin istifalar için nasıl bir yol izleyeceklerinin sorulması üzerine de Özel: "Önce siz ara seçimi yapacak mısınız, yapmayacak mısınız? Yani sokak jargonuyla milletin 'çakallık' diye yorumladığı hem istifa ettirecek hem de istifanın bir kısmını kabul edip ara seçim sınırında bırakacaksın. Bizi milletvekilinden edeceksin, ara seçimden kaçacaksın. Kaçmıyorsanız ara seçimden, elinizi açın. En geniş coğrafyaya varsanız, genel çağrı yapalım. Siz geniş coğrafyaya varsanız gelin ne ara seçimi, erken seçim yapalım. Biz hazırız" şeklinde konuştu. İktidar partisine yaptığı çağrıyı tekrarlayan Özel, "Ara seçimin sekiz vekille olanına da 30 vekille olanına da genişletilmiş bir ara seçime de varsa gücünüz, niyetiniz hemen bu Haziran'da erken seçime de varız" dedi. Özgür Özel, 21 Nisan'da seçim çağrılarını reddeden MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi hedef alarak; "Ara seçimin tarihini açıklayın, engellemeyeceğinizi söyleyin, 55 milletvekili istifası getirmeyen namerttir" diye kükredi. Bahçeli'nin daha önce seçimlerin zamanında olacağını söylediğini vurgulayan Özel, MHP Liderine seslenerek, "Bugün ne erken ne ara seçim deyip seçime karşı olduğunu belirtmiş. Sayın Bahçeli, erken seçime karşı olabilir, diyecek sözüm yok. Ara seçime karşı olunmaz, ara seçime karşı olmak Anayasa'ya karşı olmak demektir" şeklinde konuştu. Özel aynen; "Bütün emareler Ekim 2027'den geçe kalmayacağı üzerine yoğunlaşıyor. Her an baskın seçim, erken seçim olabilecek, erken seçimi icap ettirebilecek gelişmeler olabilecekmiş gibi hazır olmamız lazım" ifadelerini kullandı.

30 Nisan 2026 02:44

Köşe Yazarı

Washington'daki Otelde Silahlı Tiyatro!

Olayda bir Gizli Servis ajanının yaralandığını ve durumunun iyi olduğunu aktaran Trump, silahlı saldırının İran savaşıyla bağlantılı olup olmadığı sorusuna ise, "Sanmıyorum ama asla bilemezsiniz" karşılığını verdi. CNN'in haberinde, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen yemeğe silahlı saldırı gerçekleştiren kişinin 31 yaşındaki Cole Tomas Allen olduğu belirtildi. Allen'ın sınavlara hazırlık ve özel ders veren bir kurumda yarı zamanlı öğretmen olarak çalıştığı vurgulanan haberde, şüphelinin Aralık 2024'te "ayın öğretmeni" seçildiği detayı da dikkat çekti. Bunların yanında, Allen'ın Ekim 2024'te Demokratların başkan adayı Kamala Harris'in başkanlık kampanyasına 25 dolar bağış yaptığının belirlendiği de aktarıldı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'in Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeği öncesi Fox News'e yaptığı açıklamada; "Bu akşamki konuşma tam bir Donald Trump klasiği olacak. Eğlenceli ve etkileyici bir performans bizi bekliyor. Bu gece bazı 'kurşunlar sıkılacak' bu yüzden herkes ekran başına geçmeli" demesi ve sonrasında başlayan yemekte gerçekten de "kurşunların sıkılması" acemice sahneye konulan tiyatroyu zaten en başından açık etmiş. Tüm bu tablo içinde; ABD'de seçmenler, ara seçimler için 3 Kasım'da sandık başına gidecek. Seçimde ABD Temsilciler Meclisindeki 435 sandalyenin tamamı ve ABD Senatosundaki 100 sandalyenin 35'i belirlenecek. Ancak ekibi çok acemice iş çıkarttığı için olay her yönüyle "Ben tiyatroyum" diye bağırıyor. Allen'ın Washington Hilton'a koskoca bir pompalı tüfek, tabanca ve bir sürü Rambo bıçağı sokması bir yana, "Saldırgan Kamala Harris'in başkanlık kampanyasına 25 dolar bağış yapmış" demek ne ya!

27 Nisan 2026 01:51

Köşe Yazarı

Yağışların Artmasında Amerikan Üslerinin Vurulmasının Etkisi Var Mı?

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik haksız ve kanunsuz saldırısıyla başlayan ve 40 gün süren savaşlar sırasında, tüm bölgede birden bire hava sıcaklıkları ortalama 5 derece düştü. İranlılar, "İran, Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulut tohumlama ve iklim manipülasyonu için gizli merkezi yok ettikten sonra, her şey bir gecede tamamen değişti. Bu gizli merkez sona erdikten sonra, bölgedeki hava haritası tamamen tersine döndü ve şimdi İran ve Irak'ta her hafta yağmur yağıyor, sıcaklık dereceleri 5 derece düştü" iddiasında bulunuyor. Daha önce defalarca İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni "yağmurlarını çalmakla" suçlamışlardı. Popeye Harekâtı, 1967'den 1972'ye kadar Vietnam Savaşı sırasında ABD Hava Kuvvetleri tarafından yürütülen son derece gizli bir askeri bulut tohumlama projesiydi. Bu işleyiş "dalga interferansı" prensibine dayanıyor. 2000 kilovattan aşırı yüksek güç, enerjiyi dar ışınlarda odaklama yeteneği ve 5000 kilometre geniş kapsama alanı sayesinde maksimum etkinlik için dalgaların parametrelerini ve faz farklarını optimize edebiliyorlar. Örneğin frekansını 500-600 MHz'den 50-70 GHz'ye değiştirebiliyorlar. Belki de İran tarafından bu sistemler bilerek ya da bilmeyerek vurulup saf dışı bırakıldıktan sonra Afganistan'dan İran'a, Irak'a, Türkiye'ye, Suudi Arabistan'a kadar, tam da THAAD sistemlerinin 5000 kilometrelik menzili içindeki pek çok ülkede haftalardır bereketli yağmurlar toprağı sulamaya devam ediyor.

23 Nisan 2026 06:36

Köşe Yazarı

Koskoca Ana Muhalefeti Düşürdükleri Duruma Bakın!

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma dosyası kapsamında, CHP'li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'a ait işletmelerden alınan 52 adet dijital materyalin ön inceleme raporu geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Soruşturma dosyasına giren teknik analizlerde; İşletmede kullanılan HP marka dizüstü bilgisayarda (41 Sıra No'lu materyal), silinmiş alanlar dahil olmak üzere toplam 254 adet müstehcen görsel tespit edildi. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada elde edilen verilere göre; Özkan Yalım'a ait 4 işletmede çalışan 13 personelin, aslında Uşak Belediyesi kadrosunda gösterildiği belirlendi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, Yalım Garden Otel ve Jolly Joker gibi işletmelerden alınan 3 adet harddiskin bozuk olması nedeniyle kriminal incelemeye gönderilmesi kararlaştırıldı. Savcılık tarafından hazırlanan son raporlar; davanın sadece bir yolsuzluktan ibaret olmadığını, "Rüşvet" ve "Kamu Kurumlarını Araç Olarak Kullanarak Dolandırıcılık" suçlarının teknik delillerle desteklendiğini gösteriyor. Ama bize aynı şeylerin bir başka ülkenin ana muhalefet partisinin tepesinden tırnağına kadar yaşandığı söylense, "Vay reziller. İktidar namzedi bir partiyi düşürdükleri duruma bakın!" gibi tepkiler gösteririz.

20 Nisan 2026 02:06

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha