×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'dan D-8'e İklim İçin 'Ortak İrade' Çağrısı

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "D-8 ailesi, Asya'dan Afrika'ya ve Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyasıyla bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir. D-8'in ortaya koyacağı ortak irade COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır." dedi. Bonn'da 2035 yılına uzanan ölçülebilir küresel hedefleri uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduklarını aktaran Kurum, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesini, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesini, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını, üretim ve imalat sektöründe küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılmasını, tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ile iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimini ve iklim finansmanının sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha kapsayıcı biçimde ulaşmasını destekleyen küresel uygulama hedeflerini ortaya koyduk." Bakan Kurum, belirlenen hedeflerin şehirlerin daha güvenli, ekonomilerin daha rekabetçi, toplumların daha dirençli ve gelecek nesillerin daha güçlü olmasına yönelik ortak bir dönüşüm vizyonunu temsil ettiğini dile getirdi. D-8'in kuruluş ilkelerinin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu, teşkilatın ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirdiğini ve bu işbirliğinin iklim değişikliğiyle mücadele ile sürdürülebilir kalkınma alanlarında daha da ileri taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Kurum, sözlerini şöyle tamamladı: "D-8 ailesi, Asya'dan Afrika'ya ve Ortadoğu'ya uzanan geniş coğrafyasıyla bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir. D-8'in ortaya koyacağı ortak irade COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır. Bugün gerçekleştireceğimiz görüşmelerde de tüm bunları değerlendirecek, iklim değişikliğine uyum, kayıp ve zarar, iklim finansmanı, adil geçiş ve D-8 ülkeleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi başta olmak üzere ortak önceliklerimizi ele alacağız. Burada ortaya koyacağımız ortak iradenin somut işbirliği mekanizmalarına dönüşmesini hedefliyoruz. Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu'nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum."

Kaynak: Habertürk, Anadolu Ajansı

17 Temmuz 2026 14:11

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

İstanbul D-8 Çevre Bakanları Deklarasyonu Oy Birliği İle Kabul Edildi

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bu deklarasyon, D-8 ülkelerinin uyum, iklim finansmanı, kayıp ve zarar ile adil geçiş başlıklarındaki ortak önceliklerini ortaya koymasının yanı sıra, COP31 öncesinde siyasi ve teknik koordinasyonumuzu daha da güçlendirmesine yönelik ortak irademizi yansıtmaktadır. Aynı zamanda COP31 sürecinde ortak hareket etmemize rehberlik edecek ve D-8 ülkelerinin iklim müzakerelerinde daha güçlü, uyumlu ve yapıcı bir rol üstlenmesine katkı sağlayacak önemli bir siyasi referans niteliği de taşımaktadır" dedi. Deklarasyonun ortak öncelikleri yansıtan güçlü bir siyasi irade beyanı olduğunu ve yürütülecek çalışmalarda yol gösterici olacağına dikkat çeken Bakan Kurum, "D-8 Uyum Eylemi Çerçevesinde çalışmaların başlatılması ve D-8 Çevre İklim İş Birliği Platformu kurulmasına yönelik toplantımızın da en önemli somut kazanımları arasında yer almaktadır. Ben İstanbul'da oluşturduğumuz sağlam zeminin kasım ayında Antalya'da da düzenleyeceğimiz COP31 müzakerelerine de önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Orada dünyanın bu kötü gidişatına 'dur' diyecek kararları hep birlikte alacağız. Hep birlikte bu mücadeleyi yapacağız. Hep birlikte elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor" dedi. Türkiye'nin COP31 Eylem Gündemi'nin ele alındığı görüşme sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, "D-8 Ekonomik İş Birliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Sayın Sohail Mahmood ile verimli bir görüşme gerçekleştirerek D-8 ülkeleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik istişarelerde bulunduk. Bu sene ev sahipliğini yapacağımız COP31 çalışmalarımıza ilişkin bilgi verdik. Sayın Genel Sekreter'e, COP31 sürecine sunduğu katkılar ve iş birliği için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Bakan Kurum görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından "Türkiye ve Pakistan arasındaki köklü güçlü iş birliğinin, COP31 sürecinde küresel iklim gündeminde ortak ve etkili adımlar atılmasına önemli katkılar sağlayacağını değerlendirdik. Sıfır Atık başta olmak üzere yeni iş birliği alanlarını konuştuk. Pakistan'ın COP31 sürecine vereceği destek ile D-8 bünyesinde üstleneceği yapıcı rolün, küresel iklim hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum" paylaşımını yaptı.

17 Temmuz 2026 16:03

Bakan Kurum Cop31 Yolunda D-8 Liderlerini İstanbul'da Topladı: Hedef Ortak İklim Kalkanı

Toplantının açılışında konuşan Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 Başkanlığına hazırlandığı bu tarihi dönemde D-8 Çevre Bakanları Toplantısı'nın İstanbul'da gerçekleştirilmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti. Bakan Kurum, afet sonrası yeniden inşa tecrübesinden Sıfır Atık Hareketi'ne, dirençli şehirlerden enerji verimliliğine, döngüsel ekonomiden sürdürülebilir altyapılar ve çevre teknolojilerine kadar birçok alanda edinilen birikimin COP31 sürecinde tüm taraflarla paylaşılmaya hazır olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu anlayış doğrultusunda COP31'i, iklim değişikliğine uyumun hızlandırıldığı, finansman ve teknolojiye erişimin güçlendirildiği, şehirlerin dayanıklılığının artırıldığı ve doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırıldığı bir uygulama platformu olarak görüyoruz. COP31 Başkanlığı olarak üç temel ilke benimsedik, diyalog, uzlaşı, aksiyon. Bu anlayışla COP31'i, uygulamayı hızlandıran, ortaklıkları güçlendiren ve somut sonuçlar üreten bir süreç olarak tasarladık, 'Geleceğin COP'u' vizyonuyla uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduk. Bu çerçevede Eylem Gündemimizi uygulama açığını azaltan ve ülkelerin kendi kalkınma önceliklerini dikkate alan, bütün kesimleri aynı hedef etrafında buluşturan çok paydaşlı bir işbirliği modeli üzerine inşa ettik ve 10 öncelikli çalışma alanı belirledik. Haziran ayında Bonn'da COP31 Eylem Gündemi'ni ve öncelikli girişimlerimizi uluslararası toplumla paylaştık." Bu kapsamda döngüsel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla Sıfır Atık uygulamalarını ve metan emisyonlarının azaltılmasını hedeflediklerini kaydeden Kurum, "Yine temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak amacıyla elektrifikasyonu ve enerji verimliliğini, gıda güvenliğini güçlendirmek ve üreticilerimizi iklim risklerine karşı dirençli hale getirmek amacıyla sürdürülebilir tarımı yaygınlaştırmak istiyoruz. Üretimde rekabet gücünü artırırken emisyonları azaltmayı hedefleyen yeşil sanayileşmeyi, okyanus ve deniz ekosistemlerini koruyacak mavi ekonomi yaklaşımını, insanlarımız için daha güvenli yaşam alanları oluşturacak iklim dirençli şehirleri önemsiyoruz" dedi. Bonn'da 2035 yılına uzanan ölçülebilir küresel hedefleri uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduklarını aktaran Kurum, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesini, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesini, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını, üretim ve imalat sektöründe küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılmasını, tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ile iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimini ve iklim finansmanının sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha kapsayıcı biçimde ulaşmasını destekleyen küresel uygulama hedeflerini ortaya koyduk." Bakan Kurum, belirlenen hedeflerin şehirlerin daha güvenli, ekonomilerin daha rekabetçi, toplumların daha dirençli ve gelecek nesillerin daha güçlü olmasına yönelik ortak bir dönüşüm vizyonunu temsil ettiğini dile getirdi.

17 Temmuz 2026 15:11

Bakan Kurum'dan Küresel Çağrı: "D-8 İklim Değişiminde Dönüştürücü Güce Sahip!"

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "D-8 ailesi, Asya'dan Afrika'ya ve Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyasıyla bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir" dedi. COP31 Başkanı Murat Kurum'un başkanlığında düzenlenen D-8 Uluslararası Bakanlar Toplantısı, İstanbul'da gerçekleştirildi. Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı'na hazırlandığı dönemde D-8 Çevre Bakanları Toplantısı'nın İstanbul'da yapılmasının önemli bir anlam taşıdığını belirtti. 10 ÖNCELİKLİ ÇALIŞMA ALANI BELİRLENDİ Kurum, COP31 Eylem Gündemi kapsamında iklim değişikliğine uyum, finansman ve teknolojiye erişim, şehirlerin dayanıklılığının artırılması ve doğa temelli çözümler gibi alanlara odaklandıklarını belirtti. D-8 teşkilatının iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında önemli bir role sahip olduğunu belirten Kurum, teşkilatın geniş coğrafyası ve nüfusu ile küresel iklim gündeminde etkili bir konumda bulunduğunu söyledi.

17 Temmuz 2026 19:38

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını Bir Yılda Yüzde 43 Artırdı

Sunar Yatırım, yıllardır uyguladığı sürdürülebilir tarım yaklaşımını üretim kültürünün parçası olarak ele alıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, konuyla ilgili açıklamasında, "Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliği. Tüm üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Çiftçilerimizle birlikte geliştirdiğimiz kaynağı israfa değil, yeniden değere dönüştüren yaklaşımımız sayesinde hem üretimde verimliliği artırıyor hem de toprağın, tarımın, üretimin ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz" dedi. Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum" dedi. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg'dan 202 kg'a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor.

17 Temmuz 2026 13:20

Bakan Kurum Cop 31 Toplantısına Başkanlık Etti Birikim Ve Becerilerimizi Paylaşmaya Hazırız

İstanbul'da D-8 Ülkeleri COP 31 toplantısına başkanlık eden Bakan Murat Kurum "Afet sonrası yeniden inşa tecrübemizden Sıfır Atık Hareketi'ne, dirençli şehirlerden enerji verimliliğine, döngüsel ekonomiden sürdürülebilir altyapılar ve çevre teknolojilerine kadar pek çok alanda edindiğimiz birikimi COP31 sürecinde tüm taraflarla paylaşmaya hazırız" dedi. İstanbul'da D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı'nda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "D-8 ülkeleri yalnızca iklim değişikliğinin etkilerini yaşayan ülkeler değildir. Aynı zamanda genç nüfusu, büyüyen ekonomileri, zengin doğal kaynakları, artan teknoloji kapasitesi ve şehirleşme deneyimiyle küresel çözümün şekillenmesinde belirleyici aktörlerdir. Bu yüzden D-8'in ortaya koyacağı ortak irade COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır. Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu'nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına; Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi. Bakan Kurum, toplantının sonunda İstanbul Deklarasyonu'nun açıklanacağını belirterek, "Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu'nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına; Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Yine D-8 Çevre ve İklim İş Birliği Platformu'nun kurulması yönündeki irade bakanlar düzeyindeki bu buluşmayı kalıcı bir teknik ve kurumsal iş birliği mekanizmasına dönüştürecektir. İstanbul'dan Antalya'ya uzanan bu ortak yolculuğun; dayanışmayı büyüten, güveni güçlendiren ve iklim eylemini hızlandıran yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

17 Temmuz 2026 18:31

Bakan Kurum: D-8'in Ortaya Koyacağı Ortak İrade Cop31'in Uygulama Odaklı Yaklaşımı Bakımından Özel Önem Taşımaktadır

Toplantının açılışında konuşan Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 Başkanlığına hazırlandığı bu tarihi dönemde D-8 Çevre Bakanları Toplantısı'nın İstanbul'da gerçekleştirilmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti. "COP31 Başkanlığı olarak üç temel ilke benimsedik: diyalog, uzlaşı, aksiyon" Bakan Kurum, afet sonrası yeniden inşa tecrübesinden Sıfır Atık Hareketi'ne, dirençli şehirlerden enerji verimliliğine, döngüsel ekonomiden sürdürülebilir altyapılar ve çevre teknolojilerine kadar birçok alanda edinilen birikimin COP31 sürecinde tüm taraflarla paylaşılmaya hazır olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu anlayış doğrultusunda COP31'i, iklim değişikliğine uyumun hızlandırıldığı, finansman ve teknolojiye erişimin güçlendirildiği, şehirlerin dayanıklılığının artırıldığı ve doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırıldığı bir uygulama platformu olarak görüyoruz. COP31 Başkanlığı olarak üç temel ilke benimsedik, diyalog, uzlaşı, aksiyon. Bu anlayışla COP31'i, uygulamayı hızlandıran, ortaklıkları güçlendiren ve somut sonuçlar üreten bir süreç olarak tasarladık, 'Geleceğin COP'u' vizyonuyla uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduk. Bu çerçevede Eylem Gündemimizi uygulama açığını azaltan ve ülkelerin kendi kalkınma önceliklerini dikkate alan, bütün kesimleri aynı hedef etrafında buluşturan çok paydaşlı bir işbirliği modeli üzerine inşa ettik ve 10 öncelikli çalışma alanı belirledik. Haziran ayında Bonn'da COP31 Eylem Gündemi'ni ve öncelikli girişimlerimizi uluslararası toplumla paylaştık." Bu kapsamda döngüsel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla Sıfır Atık uygulamalarını ve metan emisyonlarının azaltılmasını hedeflediklerini kaydeden Kurum, "Yine temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak amacıyla elektrifikasyonu ve enerji verimliliğini, gıda güvenliğini güçlendirmek ve üreticilerimizi iklim risklerine karşı dirençli hale getirmek amacıyla sürdürülebilir tarımı yaygınlaştırmak istiyoruz. Üretimde rekabet gücünü artırırken emisyonları azaltmayı hedefleyen yeşil sanayileşmeyi, okyanus ve deniz ekosistemlerini koruyacak mavi ekonomi yaklaşımını, insanlarımız için daha güvenli yaşam alanları oluşturacak iklim dirençli şehirleri önemsiyoruz." Kurum, COP31 Başkanlığı kapsamında gençlerin iklim mücadelesine katılımını artırmayı, dirençli sistemleri güçlendirmeyi ve sektörler arası işbirliğini önceliklediklerinin altını çizdi. 2035 yılı için küresel uygulama hedefleri Bonn'da 2035 yılına uzanan ölçülebilir küresel hedefleri uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduklarını aktaran Kurum, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesini, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesini, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını, üretim ve imalat sektöründe küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılmasını, tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ile iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimini ve iklim finansmanının sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha kapsayıcı biçimde ulaşmasını destekleyen küresel uygulama hedeflerini ortaya koyduk." Bakan Kurum, belirlenen hedeflerin şehirlerin daha güvenli, ekonomilerin daha rekabetçi, toplumların daha dirençli ve gelecek nesillerin daha güçlü olmasına yönelik ortak bir dönüşüm vizyonunu temsil ettiğini dile getirdi.

17 Temmuz 2026 13:37

Bakan Kurum Başkanlığında Kritik Zirve: D-8 Ülkeleri İklim İçin İstanbul'da Buluştu

1 milyarı aşkın nüfusuyla D-8 ailesinin küresel iklim gündeminde dönüştürücü bir güce sahip olduğunu vurgulayan Kurum, toplantının çıktısı olacak İstanbul Deklarasyonu'nun Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e önemli katkılar sunacağını ve güçlü bir siyasi irade beyanı oluşturacağını ifade etti. Türkiye'nin COP31 Başkanlığına hazırlandığı bu tarihi dönemde İstanbul'da düzenlenen D-8 Çevre Bakanları Toplantısı'nın önemine dikkat çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'ya giden süreçte geliştirilen bu ortak yaklaşımın altını çizdi. Bonn'da 2035 yılına uzanan ölçülebilir küresel hedefleri uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduklarını aktaran Kurum, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesini, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesini, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını, üretim ve imalat sektöründe küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılmasını, tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ile iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimini ve iklim finansmanının sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha kapsayıcı biçimde ulaşmasını destekleyen küresel uygulama hedeflerini ortaya koyduk." Bakan Kurum, belirlenen hedeflerin şehirlerin daha güvenli, ekonomilerin daha rekabetçi, toplumların daha dirençli ve gelecek nesillerin daha güçlü olmasına yönelik ortak bir dönüşüm vizyonunu temsil ettiğini dile getirdi. D-8'in kuruluş ilkelerinin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu, teşkilatın ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirdiğini ve bu işbirliğinin iklim değişikliğiyle mücadele ile sürdürülebilir kalkınma alanlarında daha da ileri taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Kurum, sözlerini şöyle tamamladı: "D-8 ailesi, Asya'dan Afrika'ya ve Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyasıyla bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir. D-8'in ortaya koyacağı ortak irade COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır. Bugün gerçekleştireceğimiz görüşmelerde de tüm bunları değerlendirecek, iklim değişikliğine uyum, kayıp ve zarar, iklim finansmanı, adil geçiş ve D-8 ülkeleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi başta olmak üzere ortak önceliklerimizi ele alacağız. Burada ortaya koyacağımız ortak iradenin somut işbirliği mekanizmalarına dönüşmesini hedefliyoruz. Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu'nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum." Yazar: TÜRKİYE GAZETESİ

17 Temmuz 2026 13:18

Bakan Kurum: D-8'in İradesi Cop31 İçin Önem Taşımaktadır

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "D-8 ailesi, Asya'dan Afrika'ya ve Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyasıyla bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir. D-8'in ortaya koyacağı ortak irade COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır." dedi. Bonn'da 2035 yılına uzanan ölçülebilir küresel hedefleri uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduklarını aktaran Kurum, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesini, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesini, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını, üretim ve imalat sektöründe küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılmasını, tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ile iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimini ve iklim finansmanının sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha kapsayıcı biçimde ulaşmasını destekleyen küresel uygulama hedeflerini ortaya koyduk." Bakan Kurum, belirlenen hedeflerin şehirlerin daha güvenli, ekonomilerin daha rekabetçi, toplumların daha dirençli ve gelecek nesillerin daha güçlü olmasına yönelik ortak bir dönüşüm vizyonunu temsil ettiğini dile getirdi. D-8'in kuruluş ilkelerinin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu, teşkilatın ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirdiğini ve bu işbirliğinin iklim değişikliğiyle mücadele ile sürdürülebilir kalkınma alanlarında daha da ileri taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Kurum, sözlerini şöyle tamamladı: "D-8 ailesi, Asya'dan Afrika'ya ve Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyasıyla bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir. D-8'in ortaya koyacağı ortak irade COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır. Bugün gerçekleştireceğimiz görüşmelerde de tüm bunları değerlendirecek, iklim değişikliğine uyum, kayıp ve zarar, iklim finansmanı, adil geçiş ve D-8 ülkeleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi başta olmak üzere ortak önceliklerimizi ele alacağız. Burada ortaya koyacağımız ortak iradenin somut işbirliği mekanizmalarına dönüşmesini hedefliyoruz. Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu'nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum."

17 Temmuz 2026 13:40

D-8 Ülkeleri İstanbul'da Çevresel İşbirliği İçin Deklarasyon Kabul Etti

Bakan Kurum, toplantının kapanışında yaptığı konuşmada, İstanbul D-8 Çevre Bakanları Deklarasyonu'nun iklim eylemi ve COP31 hazırlıklarına dair önemli bir adım olduğunu belirtti. D-8 ülkeleri arasındaki ikili görüşmelere de değinen Bakan Kurum, D-8 Ekonomik İş Birliği Teşkilatı'nın Genel Sekreteri Büyükelçi Sohail Mahmood ile bir araya gelerek işbirliği olanaklarını değerlendirdi. Mısır'ın COP27 deneyiminin D-8 Çevre ve İklim İş Birliği Platformuna önemli katkılar sunacağına yönelik inancını ortaya koyan Bakan Kurum, Türkiye ile Mısır arasındaki işbirliğini güçlendireceklerini belirtti.

17 Temmuz 2026 20:54

İstanbul'da D-8 Ülkeleri Toplantısında İklim Deklarasyonu Kabul Edildi

D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı'nda 'İstanbul Deklarasyonu' oy birliği ile kabul edildi ve Türkiye'nin COP31 Başkanlığı desteklendi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu deklarasyonun D-8 ülkelerinin uyum, iklim finansmanı, kayıp ve zarar ile adil geçiş gibi konulardaki ortak önceliklerini ortaya koyduğunu ifade etti. Bakan Kurum, gerçekleştirilen D-8 Çevre İklim İş Birliği Platformu kurulması için atılacak adımların, COP31 hazırlıklarına katkı sağlayacağını vurguladı.

17 Temmuz 2026 19:09

Bakan Kurum: D-8 Ailesi Küresel İklim Gündeminde Dönüştürücü Güce Sahiptir

"COP31 Başkanlığı olarak üç temel ilke benimsedik: diyalog, uzlaşı, aksiyon" Bakan Kurum, afet sonrası yeniden inşa tecrübesinden Sıfır Atık Hareketi'ne, dirençli şehirlerden enerji verimliliğine, döngüsel ekonomiden sürdürülebilir altyapılar ve çevre teknolojilerine kadar birçok alanda edinilen birikimin COP31 sürecinde tüm taraflarla paylaşılmaya hazır olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu anlayış doğrultusunda COP31'i, iklim değişikliğine uyumun hızlandırıldığı, finansman ve teknolojiye erişimin güçlendirildiği, şehirlerin dayanıklılığının artırıldığı ve doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırıldığı bir uygulama platformu olarak görüyoruz. COP31 Başkanlığı olarak üç temel ilke benimsedik, diyalog, uzlaşı, aksiyon. Bu anlayışla COP31'i, uygulamayı hızlandıran, ortaklıkları güçlendiren ve somut sonuçlar üreten bir süreç olarak tasarladık, 'Geleceğin COP'u' vizyonuyla uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduk. Bu çerçevede Eylem Gündemimizi uygulama açığını azaltan ve ülkelerin kendi kalkınma önceliklerini dikkate alan, bütün kesimleri aynı hedef etrafında buluşturan çok paydaşlı bir işbirliği modeli üzerine inşa ettik ve 10 öncelikli çalışma alanı belirledik. Haziran ayında Bonn'da COP31 Eylem Gündemi'ni ve öncelikli girişimlerimizi uluslararası toplumla paylaştık." Bu kapsamda döngüsel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla Sıfır Atık uygulamalarını ve metan emisyonlarının azaltılmasını hedeflediklerini kaydeden Kurum, "Yine temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak amacıyla elektrifikasyonu ve enerji verimliliğini, gıda güvenliğini güçlendirmek ve üreticilerimizi iklim risklerine karşı dirençli hale getirmek amacıyla sürdürülebilir tarımı yaygınlaştırmak istiyoruz. Üretimde rekabet gücünü artırırken emisyonları azaltmayı hedefleyen yeşil sanayileşmeyi, okyanus ve deniz ekosistemlerini koruyacak mavi ekonomi yaklaşımını, insanlarımız için daha güvenli yaşam alanları oluşturacak iklim dirençli şehirleri önemsiyoruz." Kurum, COP31 Başkanlığı kapsamında gençlerin iklim mücadelesine katılımını artırmayı, dirençli sistemleri güçlendirmeyi ve sektörler arası işbirliğini önceliklediklerinin altını çizdi. 2035 yılı için küresel uygulama hedefleri Bonn'da 2035 yılına uzanan ölçülebilir küresel hedefleri uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduklarını aktaran Kurum, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesini, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesini, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını, üretim ve imalat sektöründe küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılmasını, tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ile iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimini ve iklim finansmanının sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha kapsayıcı biçimde ulaşmasını destekleyen küresel uygulama hedeflerini ortaya koyduk." Bakan Kurum, belirlenen hedeflerin şehirlerin daha güvenli, ekonomilerin daha rekabetçi, toplumların daha dirençli ve gelecek nesillerin daha güçlü olmasına yönelik ortak bir dönüşüm vizyonunu temsil ettiğini dile getirdi. D-8'in kuruluş ilkelerinin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu, teşkilatın ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirdiğini ve bu işbirliğinin iklim değişikliğiyle mücadele ile sürdürülebilir kalkınma alanlarında daha da ileri taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Kurum, sözlerini şöyle tamamladı: "D-8 ailesi, Asya'dan Afrika'ya ve Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyasıyla bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir. D-8'in ortaya koyacağı ortak irade COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır. Bugün gerçekleştireceğimiz görüşmelerde de tüm bunları değerlendirecek, iklim değişikliğine uyum, kayıp ve zarar, iklim finansmanı, adil geçiş ve D-8 ülkeleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi başta olmak üzere ortak önceliklerimizi ele alacağız. Burada ortaya koyacağımız ortak iradenin somut işbirliği mekanizmalarına dönüşmesini hedefliyoruz. Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu'nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum."

17 Temmuz 2026 14:09

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Tarımı Bir Yılda Yüzde 43 Artırdı

Sunar Yatırım, mısırda sürdürülebilir tarım uygulamalarını yüzde 43 oranında artırarak kaynak verimliliğini optimize etmeye devam ediyor. Sunar Yatırım, yıllardır uyguladığı sürdürülebilir tarım yaklaşımını üretim kültürünün bir parçası olarak benimsemiş durumda. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliği. Üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Çiftçilerimizle geliştirdiğimiz kaynağı israfa değil, yeniden değere dönüştüren yaklaşımımız sayesinde hem üretimde verimliliği artırıyoruz hem de toprağın, tarımın, üretimin ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz" dedi. Sürdürülebilirliği, stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Çomu, hasat dönemine ilişkin şunları belirtti: "Tarım, tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin önemli değerlerinden biri. Üretimi yalnızca ham madde elde etmek değil; döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil, gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi gibi birçok farklı sektöre değer üreten döngüsel ekonomi zincirinin başlangıç noktasıdır. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyoruz ve israf edilmeden ekonomiye kazandırıyoruz. Böylece, sürdürülebilir tarım ile elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor". Bu kapsamda, ayçiçeğindeki dekar başına verim, uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg'dan 202 kg'a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yine %43 oranında artış göstermiştir.

17 Temmuz 2026 13:19

Bakan Kurum: D-8'in Ortaya Koyacağı Ortak İrade Cop31 İçin Özel Önem Taşıyor

Bakan Kurum, afet sonrası yeniden inşa tecrübesinden Sıfır Atık Hareketi'ne, dirençli şehirlerden enerji verimliliğine, döngüsel ekonomiden sürdürülebilir altyapılar ve çevre teknolojilerine kadar birçok alanda edinilen birikimin COP31 sürecinde tüm taraflarla paylaşılmaya hazır olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu anlayış doğrultusunda COP31'i, iklim değişikliğine uyumun hızlandırıldığı, finansman ve teknolojiye erişimin güçlendirildiği, şehirlerin dayanıklılığının artırıldığı ve doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırıldığı bir uygulama platformu olarak görüyoruz. COP31 Başkanlığı olarak üç temel ilke benimsedik, diyalog, uzlaşı, aksiyon. Bu anlayışla COP31'i, uygulamayı hızlandıran, ortaklıkları güçlendiren ve somut sonuçlar üreten bir süreç olarak tasarladık, 'Geleceğin COP'u' vizyonuyla uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduk. Bu çerçevede Eylem Gündemimizi uygulama açığını azaltan ve ülkelerin kendi kalkınma önceliklerini dikkate alan, bütün kesimleri aynı hedef etrafında buluşturan çok paydaşlı bir işbirliği modeli üzerine inşa ettik ve 10 öncelikli çalışma alanı belirledik. Haziran ayında Bonn'da COP31 Eylem Gündemi'ni ve öncelikli girişimlerimizi uluslararası toplumla paylaştık." Bu kapsamda döngüsel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla Sıfır Atık uygulamalarını ve metan emisyonlarının azaltılmasını hedeflediklerini kaydeden Kurum, "Yine temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak amacıyla elektrifikasyonu ve enerji verimliliğini, gıda güvenliğini güçlendirmek ve üreticilerimizi iklim risklerine karşı dirençli hale getirmek amacıyla sürdürülebilir tarımı yaygınlaştırmak istiyoruz. Üretimde rekabet gücünü artırırken emisyonları azaltmayı hedefleyen yeşil sanayileşmeyi, okyanus ve deniz ekosistemlerini koruyacak mavi ekonomi yaklaşımını, insanlarımız için daha güvenli yaşam alanları oluşturacak iklim dirençli şehirleri önemsiyoruz." Kurum, COP31 Başkanlığı kapsamında gençlerin iklim mücadelesine katılımını artırmayı, dirençli sistemleri güçlendirmeyi ve sektörler arası işbirliğini önceliklediklerinin altını çizdi. Bonn'da 2035 yılına uzanan ölçülebilir küresel hedefleri uluslararası toplumun değerlendirmesine sunduklarını aktaran Kurum, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesini, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesini, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını, üretim ve imalat sektöründe küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılmasını, tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ile iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimini ve iklim finansmanının sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha kapsayıcı biçimde ulaşmasını destekleyen küresel uygulama hedeflerini ortaya koyduk." Bakan Kurum, belirlenen hedeflerin şehirlerin daha güvenli, ekonomilerin daha rekabetçi, toplumların daha dirençli ve gelecek nesillerin daha güçlü olmasına yönelik ortak bir dönüşüm vizyonunu temsil ettiğini dile getirdi. D-8'in kuruluş ilkelerinin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu, teşkilatın ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendirdiğini ve bu işbirliğinin iklim değişikliğiyle mücadele ile sürdürülebilir kalkınma alanlarında daha da ileri taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Kurum, sözlerini şöyle tamamladı: "D-8 ailesi, Asya'dan Afrika'ya ve Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyasıyla bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir. D-8'in ortaya koyacağı ortak irade COP31'in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır. Bugün gerçekleştireceğimiz görüşmelerde de tüm bunları değerlendirecek, iklim değişikliğine uyum, kayıp ve zarar, iklim finansmanı, adil geçiş ve D-8 ülkeleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi başta olmak üzere ortak önceliklerimizi ele alacağız. Burada ortaya koyacağımız ortak iradenin somut işbirliği mekanizmalarına dönüşmesini hedefliyoruz. Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu'nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum."

17 Temmuz 2026 13:00

D-8 Ülkeleri Cop31 Toplantısına İstanbul Ev Sahipliği Yaptı

İstanbul'da düzenlenen D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı'na başkanlık eden COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, toplantının önemine vurgu yaptı. Kurum, "D-8 ülkeleri yalnızca iklim değişikliğinin etkilerini yaşayan ülkeler değildir. Aynı zamanda genç nüfusu, büyüyen ekonomileri, zengin doğal kaynakları ile küresel çözümde önemli aktörlerdir" dedi. Bakan Kurum, İstanbul Deklarasyonu'nun D-8 ülkelerinin çevresel ve iklimsel konulardaki ortak vizyonunu ortaya koyacağına inandığını belirtti. D-8 Çevre ve İklim İş Birliği Platformu'nun kurulması yönündeki iradenin, kalıcı bir iş birliği mekanizması oluşturacağını ifade etti.

17 Temmuz 2026 18:11

D-8 Ülkeleri Cop31 Toplantısında İklim Değişikliğiyle Mücadele Vurgusu Yapıldı

İstanbul'da gerçekleştirilen D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı'na başkanlık eden COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, toplantıda önemli mesajlar verdi. Toplantının en önemli çıktılarından biri olarak değerlendirilen İstanbul Deklarasyonu'nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim konusundaki ortak vizyonunu ve siyasi iradesini ortaya koyacağını ifade etti. Kurulduğu günden bu yana diyalog, eşitlik ve demokrasi prensiplerini benimseyen D-8 teşkilatının, ülkeler arasında dayanışmayı güçlendiren bir platform olma görevini üstlendiğini kaydeden Bakan Kurum, D-8 ülkelerinin iklim gündeminde özel bir yere sahip olduğunun altını çizdi.

17 Temmuz 2026 18:35

Tekirdağ'da Biyoteknik Mücadele Ve Arazi Kontrolleri Sürüyor

Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri, üreticilere yönelik biyoteknik mücadele, zararlı takibi ve planlı üretim çalışmaları kapsamında sahadaki denetim ve kontrollerini sürdürdü. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, üreticilere yönelik teknik destek ve saha çalışmalarının üretim sezonu boyunca devam edeceğini belirtti.

17 Temmuz 2026 14:55

Marmaraereğlisi'nde Biyoteknik Mücadele Çalışmalarına Hız Verildi

Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde biyoteknik mücadele çalışmaları ve arazi kontrolleri devam ediyor, üreticilere destek sürüyor. Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri, üreticilere yönelik biyoteknik mücadele, zararlı takibi ve planlı üretim çalışmaları kapsamında sahadaki denetim ve kontrollerini sürdürdü.

17 Temmuz 2026 14:55

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha