
Teoman Alpay, harika bestelerine bir yenisini daha eklemişti: Sözleri şöyleydi: Saadet diliyorum sana/Beyaz güllerden." Emel Sayın'ın TRT ekranlarında seslendirdiği ve plağa okuduğu şarkı bir anda yurt genelinde büyük ilgi görmüştü. Yarım asrı devirmiş bir şarkıyı yeniden hatırlamamın nedeni CHP'deki gelişmeler. Mutlak butlan kararının ardından parti ne yazık ki ikiye bölündü. Özgür Özel ve arkadaşlarının partiden ayrılıp başka bir parti çatısı altında siyasi mücadelelerini sürdürmeleri neredeyse kesin gibi. Keşke Özel ve Kılıçdaroğlu "Ayrılmalıyız artık" yerine ortak bir noktada buluşup Mahmut Oğul'un bestelediği şu şarkıyı söyleyebilselerdi: Yollar ayırsa bile/ Biz ayrılamayız." Adalet Bakanlığında 1.5 ay önce kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi önemli işlere imza atıyor. Kısa sürede yıllar önce işlenen 5 cinayet aydınlatıldı, failler yakalandı. -Şeref Kocabıyık, Antalya'nın Kepez ilçesinde 25 Kasım 2014 tarihinde bıçaklandı ve çıkarılan bir yangında yakıldı. -Mezdeke dans grubunun üyesi Aynur Kanbur, 26 Mart 2016'da İstanbul Şişli'deki evinde tabancayla vurularak öldürüldü. -Emekli general Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık'ın cansız bedeni 13 Mayıs 2018'de evinin yakınındaki bir inşaat şantiyesinde bulundu. (Bildiğim kadarıyla sadece Dorukhan Büyükışık cinayetiyle ilgili bazı kamu görevlileri soruşturma konusu yapıldı.) -Adalet Bakanlığı, Nisan ayında yaptığı açıklamada aydınlatılamayan 693 cinayet olduğunu bildirmişti. 1.5 ayda bunlardan 5 tanesi aydınlatıldı.
Kaynak: Yeni Çağ
12 Haziran 2026 00:01
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Nato'ya Nasıl Üye Olduk?
Buna karşı düşünülen önlem, 1949'da 12 devlet tarafından Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan askeri ittifak NATO'nun üyeleri arasına katılmaktı. Kuzey Kore'yi Sovyetler Birliği ve Çin desteklerken, ABD başta olmak üzere bazı ülkeler Birleşmiş Milletler Gücü şemsiyesi altında Güney Kore'ye destek veriyordu. Savaşta Güney Kore'nin yanında konumlanan ülkeler, Türkiye'den de askeri destek talebinde bulundu. Yıllarca süren Kore Savaşı'na fiilen 21 bin 212 askerimiz katıldı. Bunlardan 724'ü şehit oldu, 2 bin 147'si yaralandı. Sonuçta Türkiye, Kore Savaşı'nda verdiği mücadele göz önüne alınarak 18 Şubat 1952'de NATO üyeliğine alındı. Ve şu tuhaflığa bakın ki, ABD, Türkiye'nin 1984'den beri mücadele ettiği bölücü terör örgütü PKK/PYD'ye yıllarca para, istihbarat, silah ve mühimmat vererek destek oldu. Şöyle demişti Bölükbaşı: "ANAP, bulunmuş eşya deposu gibi. Bilirsiniz, tramvaylarda, otobüslerde bulunan her çeşit eşya bir ambarda depolanır. Bunların içinde ayakkabılar, şapkalar, cüzdanlar ve aklınıza ne gelirse her şey vardır. Ayrıca bunların birbiriyle bağdaşacak hiçbir yanı yoktur. Tesadüfen bir araya gelmişlerdir ve dağılacaklardır." Son günlerin en dikkate değer haberlerinden biriydi. Çocuklardan 14 yaşında olanın 470, 15 yaşında olanın 74 suç kaydının olduğu anlaşıldı.
07 Temmuz 2026 00:01

Bunlar Daha İyi Günlerimiz...
-Tarımsal üretim düşüyor. *** Londra'da İmperial College London'da iklim uzmanı olarak görev yapan Prof. Frederika Otto, "Bu sıcaklıklar bir gün bize serin gelmeye başlayacak" demiş. Bu sözleri "Bunlar daha iyi günlerimiz" diye anlamak da mümkün. Gündemlerine iklim değişikliğini de alsalar iyi olurdu. Tabii akla şu soru gelebilir: "Fransa da Avrupa takımı ve gayet iyi gidiyor. Hatta kupayı kazanabileceğini belirten spor otoriteleri hiç de az değil." Doğru, Fransa kupada iyi gidiyor. 11 kişilik kadroda oynayanlardan 9'u siyahi oyuncu. Yani Fransa takımında o 9 siyahi oyuncu olmasa şimdiye kadar onlar da elenip giderlerdi. Bir diğer deyişle karşımızda "hakiki" Fransa takımı yok, çeşitli ülkelerden "devşirme" bir takım kurulmuş. *** Buradan bizim çıkaracağımız bir ders var: Türkiye'de de doğum hızı düşüyor. Ailelere getirilecek yeni cazip teşviklerle doğum hızı mutlaka artırılmalıdır.
03 Temmuz 2026 00:01

"Kuzeyden Gelen Adam"
Hüseyin Karabey'in yönetmenliğini yaptığı "Kuzeyden Gelen Adam" belgeseli, Kadir İnanır'ın hayatını çarpıcı ayrıntılarla anlatıyor. 15 Nisan 1949'da Fatsa'da doğdu. Şoray'la 24 yıl sonra "Gönderilmemiş Mektuplar" filminde tekrar buluştu. Sanat anlayışını anlatırken şunları söyledi: "Filmlerim sayesinde çok fazla hayat yaşadım. Siyasetçi, avukat, doktor, uzun yol şoförü, polis, asker, kaçakçı, mahkûm oldum. Birçok kez öldüm. Ben bir Türk sinema sanatçısıyım. Bu halkın içinden geldim. Bu halkla yaşadım. Benim tek mücadelem var: Halkımı ezdirmemek. Benimle aynı kaderi paylaşanların yaşamlarını onurlu kılmak. Hiçbir gücün karşısında boyun eğmedim. Eğmeyeceğim. Onların yazdığı tarihi değil, halkın yazdığı tarihi anlatacağım." *** Son olarak şunu ifade edeyim: Belgeselden, Kadir İnanır'ın 17 yaşından beri günlük tuttuğunu, yaşadıklarını ayrıntılı olarak anlattığını, bunları kitap halinde yayımlamak istediğini de öğreniyoruz. Eminim ki, İnanır'ın son 22 yılını birlikte geçirdiği, ondan bahsederken, "O bir kahraman... Eğer bir erkek bir kadınla hayatını paylaşacaksa Jülide Hanım gibi güçlü bir kadın aramalı" dediği hayat arkadaşı Jülide Kural bu kitabın yayımlanması için gerekli adımları atar. Niğde'nin Bor ilçesindeki havai fişek fabrikasında geçen hafta meydana gelen patlamada 1 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi yaralandı. Sakarya'nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında da 2020'de büyük bir patlama meydana gelmiş, 7 kişi hayatını kaybederken 127 kişi yaralanmıştı. Veteriner Hekim Ahmet Kütükçü, Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın sitesinde yer alan makalesinde özetle şunları söylüyor: "Havai fişeklerin içerdiği kimyasallar, zehirli gazlar ve ağır metaller havaya karışıyor. Bu zehirli maddeler daha sonra suyu ve toprağı kirletiyor. Söz konusu fişekler yüzünden kuşlar da büyük zarar görüyor. Panik halinde yuvalarından fırlayınca hem birbirlerine hem ağaçlara, binalara, elektrik hatlarına çarparak ya ölüyorlar ya yaralanıyorlar. Nitekim, ABD'nin Arkansas eyaletinde 5 bine yakın kırmızı kanatlı karatavuk kuşunun ölü bulunması üzerine yapılan incelemede, ölümlerin yılbaşı eğlencesi sırasında atılan havai fişekler nedeniyle olduğu anlaşıldı." *** Prof. Dr. Haydar Sur da, aynı konuda yaptığı değerlendirmede, "Havai fişekler yarattıkları yüksek şiddette ses nedeniyle insanlarda ve hayvanlarda işitme kayıplarına yol açabileceği gibi gözlerde hem mekanik travma hem de termal yanıklara neden olabilir. Sorun görme kaybına kadar ilerleyebilir" diyor.
30 Haziran 2026 00:01

Keşke Bize Danışsaydı...
Keir Starmer, 2020 yılında İngiltere'deki muhalefet partilerinden İşçi Partisi'nin başına geçti. Bunun üzerine geçtiğimiz günlerde hem Başbakanlıktan hem İşçi Partisi Genel Başkanlığından istifa etti. Bizde 12-13 seçim kaybedip istifayı aklının ucundan bile geçirmeyen arkadaşlar var. *** Ah Starmer ah! Boşu boşuna gitti hem Başbakanlık hem İşçi Partisi Genel Başkanlığı... Dünya Kupası'ndan daha ilk turda elenmemiz yüzünden "Bizim Çocuklar" televizyon ekranlarında, gazete köşelerinde, sosyal medyada adeta linç edildi. 24 yıl sonra katıldığımız Dünya Kupası'ndan ilk turda elenmemizin sorumlusu "Bizim Çocuklar" değildir, futbol konusunda yanlış siyaset izleyenlerdir. Dernek son olarak, "Yaşadığımız sokakları sadece bir adres değil bir hikâye olarak görmek gerek. Şehir hayatının hızı içinde bazen en büyük hazineyi, yani komşumuzu ve sokağı unutuyoruz. Onları yeniden hatırlamalı ve geleceğimizi birlikte örmeliyiz" diyerek "Mahalle Okulu Seminerleri" düzenledi. Bu seminerlerde Mehmet Sarıoğlu "Osmanlı'dan günümüze mahalle tarihi", Halil Memiş "Mahalle yönetimi ve muhtarlık", Ezgi Orhan "Mahalle kültürü, barınma ve kentte gece yaşamı", Begüm Özden Fırat "Dayanışma ekonomisi ve mahalle dayanışma ağları", Besim Can Zırh "Mahallenin oluşumu, göç ve kimlik", İlhan Tekeli "Gündelik yaşam ve yaşam kalitesi" konularında konuştu.
26 Haziran 2026 00:01

Neşter Bazen Yanlış Keser
Doktor hatalarıyla ilgili son okuduğum haberlerden biri, Antalya-Kumluca'da yaşayan 30 yaşındaki kadının, sakatlanan sağ bacağını tedavi ettirmek için gittiği özel hastanede yanlışlıkla sağlam olan sol bacağından ameliyat edildiğine ilişkindi. *** Bu olay bana doktor hatalarıyla ilgili yazdığım "Neşter Bazen Yanlış Keser" (Sobil Yayıncılık) kitabında yer alan vahim bir doktor hatasını hatırlattı. Onu paylaşmak istiyorum: Ankara'daki bir üniversite hastanesinin doktoru, gözlerini muayene ettiği hastaya, "Sol gözünüzde ciddi bir hastalık var Fatma Hanım" dedi, "Operasyon yapmalıyız. Şayet geç kalırsak yakında hastalık sağlam gözünüze de bulaşabilir. Ama yapacağımız operasyon sonucunda o gözünüzle artık göremeyeceksiniz." Boynunu büküp "Peki Doktor Bey" diye yanıt verdi Fatma Hanım, "Size güveniyorum. Sağ gözüm nasıl olsa görüyor. Artık onunla idare ederim." Çok üzülmüştü ama yapacak başka bir şeyi yoktu. Sonra yaptığı hatayı anlamış, neşterini hasta olan göze de yöneltmişti. Avukatı, Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde şöyle diyordu: "Göz ihtisasını yapmakta olan doktor, hasta dosyasını yeterince incelemeden ameliyata girmiş ve sağlam göze yaptığı operasyonla hastayı yaşamının kalan bölümünde körlüğe mahkûm etmiştir. Hastanın bu yanlışlık nedeniyle uğradığı maddi kayıp çok büyüktür. Çektiği manevi ıstırabın derecesini tayin etmek ise mümkün değildir. Bilgisizlik, meslekteki beceri eksikliği ve dikkatsizlik sonucu meydana gelen bu olay nedeniyle sorumlu doktorun Türk Ceza Kanunu gereğince cezalandırılması gerekir." Mahkeme, dava dilekçesi ve hastaneden istediği raporları inceledikten sonra sanık doktoru, "Dikkatsizlik ve mesleki yetersizlik nedeniyle yaralamaya sebebiyet vermekten" hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay'a yapılan başvuruda özetle şu görüş öne sürüldü: "Bir doktorun mesleki hata yapıp yapmadığını belirleyecek merci hâkim olamaz. Hâkim bilirkişilere başvurmalı, varsa hatanın oranının belirlenmesini onlardan istemeli, gelecek raporlara dayanarak karar tesis etmeliydi. Burada mahkeme acele etmiş, hukuki gerekleri yerine getirmeden bir karara varmıştır. Noksan soruşturma nedeniyle kararın bozulması gerekir." Bu temyiz başvurusu Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından incelendi ve haklı bulundu. Avukatı da, "Yargıtay bizim haksızlığımıza hükmetmiş değil. Bozma kararı yerel mahkemenin bir usul hatasından kaynaklanıyor" görüşündeydi. Bunların 91'i devlet, 37'si vakıf üniversitelerine bağlıdır. Almanya'da 43, İspanya'da 44, İtalya'da 47, Fransa'da 54 tıp fakültesi eğitim vermektedir.
23 Haziran 2026 00:01

İşsizliğe Hazırlık Sınavı
Sınava girmek için 2 milyon 425 bin aday başvurdu. Bu adaylar, "Üniversiteye girip mezun olur ve kolayca iş buluruz" diye düşünerek yola çıkıyorlar ama sınavda başarıyı yakalasalar bile yıllarca sürecek eğitim hayatları sonunda onları bekleyen büyük bir hayal kırıklığı olacak. Artık eğitim fakültelerini bitirenlerin öğretmenlik, iletişim fakültelerini bitirenlerin gazetecilik, hukuk fakültelerini bitirenlerin avukatlık, ziraat fakültelerini bitirenlerin mühendislik, eczacılık fakültelerini bitirenlerin eczacılık, veteriner fakültelerini bitirenlerin veterinerlik yapamadıkları bir noktaya geldik. Özetleyecek olursam, 20-21 Haziran'da 2 milyon 425 bin genç Yüksek Öğrenim Kurumları Sınavı'na (YKS) değil İşsizliğe Hazırlık Sınavı'na (İHS) girecek. İlk bölüme oranla muhteşem bir çıkış yapan dizi, Total'de aldığı 4.55 reytingle 1., AB'de aldığı 3.96 reytingle 3. ve ABC1'de aldığı 4.75 reytingle 2. sırada yer aldı. Alperen Duymaz ile Özge Yağız'ın partnerliği, yaz sıcaklığında olmuş. Ayla Gürkan Saraçlı, Jale Saraçoğlu, Adviye Bal, Songül Canerik, Peruze Hamurcu, Yasemin Cever, Günsu Saraçoğlu, Devrim Demiral, Yiğit Uzunefe, Ahmet Oğraş, Şule Agayar, Teymur Agalioğlu, Hülya Özel Ulusoy, Işın Karahan Yıldırım ve Nihal Gürgen'in eserlerinin yer aldığı sergi, farklı kuşaklardan ve disiplinlerden sanatçıları ortak bir temada bir araya getiriyor. Çoğu devlete ait 208 üniversitede şu anda 6 milyon 715 bin öğrenci var. YÖK'ün açıklamasına göre, YKS'ye başvuran adaylardan birinin yaşı 87 imiş. Dünya Kupası'nda İran-Yeni Zelanda maçını anlatan TRT spikeri takımları karıştırmış. İran'ın atağını Yeni Zelanda atağı sanmış. Bu olay bana Milli Takımımızın 1984 yılında İngiltere'ye 8-0 yenildiğimiz maçı hatırlattı. O maçı TRT'de anlatan spiker Abidin Aydoğdu, 8'inci gol geldiğinde aynen şöyle demişti: "Vay anasını sayın seyirciler… Bir gol daha yedik." Bu ifade o günlerde sert eleştirilere yol açmıştı. Anılarını anlattığı "Bir Koltukta Kaç Karpuz" (İş Bankası Kültür Yayınları) kitabında, tüm spikerlik yaşamı boyunca yanında küçük bir ilaç çantası taşıdığını, bu çantanın içinde baş ağrısına, ishale, baş dönmesine, soğuk algınlığına, ses kısılmasına karşı ani etki gösteren ilaçlar bulundurduğunu belirtiyor. TRT yönetimi, Dünya Kupası maçlarını anlatacak spikerleri keşke biraz eğittikten sonra görevlendirseydi.
19 Haziran 2026 00:01

Hayal Kırıklığının Nedeni
Oysa biraz gerçekçi davranılsa, sahaya geçen yıl İspanya'ya 6-0 yenilen takımın sadece bir eksiğiyle çıkılacağı hatırlanırdı. O maçta Uğurcan, Mert, Merih, Abdülkerim, Eren, İsmail, Hakan, Yunus, Arda, Kenan, Kerem 11'i ile oynanmıştı. *** Prof. Dr. Acar Baltaş'ın ilginç bir kitabı var: Baltaş kitabında bir şeyi istemekle yapabilmek arasında önemli farklar olduğunu belirtiyor, yeteneğe göre hayal kurmak gerektiğini vurguluyor, özetle şu yorumu yapıyor: "Son yıllardaki yaygın anlayışa göre, başarının sırrı sadece istemekte yatıyor. Oysa bu doğru değildir. Başarı için istemenin ötesinde gerçeklerin kabul edilmesi ve onun peşinden gidilmesi gerekir." Hayaller, Milli Takımın yeteneğine göre uzatılmamıştı ne yazık ki. FİFA (Uluslararası Futbol Federasyonu) kararıyla Dünya Kupası maçlarında bazı yeni kurallar uygulanmaya başlandı. 450 gram ağırlığındaki top, atış sırasında 130-210 kilometre/saat hıza ulaşıyor ve birkaç metre ilerde kurulan barajdaki oyunculardan biri bazen kafasıyla bazen vücuduyla onun kaleye gitmesini engellemeye çalışıyor. Aynı şekilde korner atışları sırasında süzülen topa vurmak için yükselen futbolcular da bazen kafa kafaya çarpışıp sahaya serilebiliyor. Maçlarda rakibi kasti olarak sakatlayan futbolcular için kırmızı kart ve birkaç maç oynamama cezası yeterli değildir. Bu oyuncular için "kasten yaralamaya teşebbüs ettikleri" gerekçesiyle adli makamlara suç duyurusunda bulunulmalıdır. Yolda birine tekme atan hapis istemiyle yargılanırken, aynı suçu sahada işleyenin yargılanıp ceza almaması akla-mantığa-vicdana-hukuka uygun değildir.
16 Haziran 2026 00:01

188'inci Parti Kurulur Mu?
Türkiye'de şu anda faal 187 siyasi parti var. Özgür Özel ve ekibi CHP'de yeniden etkin konuma gelemezse muhtemelen ayrılıp yeni bir parti çatısı altında siyasi yolculuklarına devam edecek. O zaman parti sayımız 188'e çıkacak. Ak Parti iktidara geldiğinde 22 siyasi partimiz varmış. 2002-2026 döneminde 165 siyasi parti daha kurulmuş. Buradan çıkardığım sonuç şu: Demek ki insanlarımız son 24 yılda iktidar ve muhalefet partilerini yeterli bulmadıkları için kendilerini, siyasi anlayışlarını ifade etmek için ardı ardına yeni partiler kurmuşlar. Birkaçını sayayım: Demokrasi Zamanı Partisi, Adil Türkiye Partisi, Güzel Parti, Doğru Parti, Sevgi ve Saygı Partisi, İnsanca Yaşam Partisi, Umuda Yürüyüş Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Türkiye Emekliler Partisi, Bizim Parti, Dost Partisi, Yerli ve Milli Parti, Kadın Partisi, Aklı Selim Gençler Partisi, Küresel Adalet ve Liyakat Partisi, Ata Partisi, Denge Partisi. Kaldı ki şu anda ülkemizde isminde istiklal sözcüğünün yer aldığı bir parti var: Cumhuriyet ve İstiklal Partisi. Bölünme olursa ve 188'inci parti kurulursa bu en fazla iktidar partisine yarar. Bir gün Spor Servisi Şefi Devrim Sağıroğlu yanına çağırıp şunları söyledi: "Oğlum sen çok yetenekli bir çocuksun… Bırak buraları... Bu gazetecilik denilen mesleğin parsasını toplayacağın yer Ankara değil İstanbul'dur... Suyun başı orasıdır... Burada yazık olur gazeteciliğine... İstanbul'a git, orada yıldız olursun... Star olursun... İsmin iri puntolarla, artistik fotoğrafınla yer alır... Buralarda kendini gösteremezsin... Parlatmazlar adamı… İsmin yok olur gider..." Bu tavsiyeye uydu, gazeteciliğinin yurt dışında geçen birkaç yılı dışındaki bölümünü İstanbul'da sürdürdü. *** Eminim anlamışsınızdır, bahsettiğim kişi 1990'lı yıllarla 2000'li yılların başlarına damgasını vuran Reha Muhtar'dı. Sağlık sorunları ardı ardına geldi.
09 Haziran 2026 00:01

Hesap Sorulan Değil Hesap Soran Muhalefet
İçişleri Bakanlığı, bu yıl kurban bayramı tatilinde meydana gelen trafik kazalarında 70 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı ama yaralananların sayısı hakkında bilgi vermedi. Oysa aynı bakanlık, 2025 yılında kurban bayramı tatilinde trafik kazalarında 44 kişinin öldüğünü, 6 bin 370 kişinin yaralandığını açıklamıştı. 2025 yılı verileri ışığında 2026 yılı kurban bayramı tatili kazaları değerlendirildiğinde, yaralananların sayısının 10 bini geçmiş olması gerekiyor. Eşini kaybeden Bernarda Alba, aile geleneklerini sürdürmek adına 8 yıl olarak belirlediği katı bir yas dönemi başlatır. *** Ünlü İspanyol yazar Fedrico Garcia Lorca'nın, "Bernarda Alba'nın Evi" isimli oyununun konusu ana hatlarıyla böyle. Ankara Şinasi Sahnesi'nde izlediğim Adana Devlet Tiyatrosu yapımı tek perdelik oyunu Güray Dinçol yönetmiş. *** İki eleştirim var: 1-Devlet Tiyatrosu'nun şimdiye kadar değişik tarihlerde 5 kez sahneye koyup oynadığı oyunu bir kez daha repertuarına almasına gerek yoktu. "Biz repliklerimizi ezberler, sahnede sıramız geldiğinde onları eksiksiz söyleriz" anlayışıyla hareket ettikleri belli oluyordu.
05 Haziran 2026 00:01

Yeni Partinin Şansı Olur Mu?
Önce başarılı örnekleri verelim: DEMOKRAT PARTİ: CHP'den kopup 1946'da Demokrat Parti'yi (DP) kuran Celal Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşları o yıl yapılan seçimde olmasa bile 4 yıl sonra yani 1950'de yapılan seçimde tek başına iktidar olmayı başardı. 1954 ve 1957'de yapılan seçimleri de önde bitiren DP'nin iktidarı 27 Mayıs 1960'daki askeri darbeyle son buldu. DEMOKRATİK SOL PARTİ: Uzun yıllar CHP'nin genel başkanlığını yapan Bülent Ecevit, 1980 askeri darbesiyle partisi kapatılıp kendisine de siyasi yasak getirildiği için bir süre aktif siyasetin dışında kaldı. CUMHURİYETÇİ PARTİ: 1972'de Bülent Ecevit'in CHP Genel Başkanlığına seçilmesine tepki gösteren bir grup milletvekili ve senatör Kemal Satır öncülüğünde partiden ayrıldı ve Cumhuriyetçi Parti'yi (CP) kurdu. HALKÇI PARTİ: Siyasi yasakların 1983'de kalkması üzerine kurulan partilerden biri de Necdet Calp başkanlığındaki Halkçı Parti'ydi (HP). 1983 genel seçiminde Anavatan Partisi'nin (ANAP) ardından geldi, yüzde 30.4 oy aldı, 400 kişilik parlamentoda 117 milletvekilliği elde etti. 1985'de yine CHP çizgisinde kurulan Sosyal Demokrasi Partisi'yle (SODEP) birleşti, Sosyal Demokrat Halkçı Parti'ye (SHP) dönüştü. HALKIN YÜKSELİŞİ PARTİSİ: İlahiyat profesörü Yaşar Nuri Öztürk, 2002 seçiminde CHP Milletvekili olarak Meclis'e girdi. ANADOLU PARTİSİ: CHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan 2014'de partisinden istifa ederek Anadolu Partisi'ni kurdu. Ne var ki parti iddialı girdiği 2015 seçiminde sadece yüzde 0.06 oy alınca kendini feshetmek zorunda kaldı. YENİLİK PARTİSİ: CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, partiden ihraç edilince 2020'de Yenilik Partisi'ni (YP) kurdu. 2023 seçimindeki oy oranı sadece yüzde 0.02'ydi. İnce, 2025'te yeniden CHP'ye döndü.
02 Haziran 2026 00:01

10 Maddede İki Liderin Analizi
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına gelen Kemal Kılıçdaroğlu ile bu görevden ayrılmak zorunda kalan Özgür Özel'in bundan sonra amansız bir mücadeleye girişecekleri anlaşılıyor. İki tarafın güçlü ve zayıf yanlarını 10 maddede özetleyelim: 1-Kemal Kılıçdaroğlu 77, Özgür Özel 51 yaşında. 2- Kılıçdaroğlu sakin kişiliğiyle zor zamanlarda bile sinirlerine hakim oluyor, sert çıkışlar yapmıyor. 3- Kılıçdaroğlu'nun enerjisi ve hitabet yeteneği sınırlı. 4- Kılıçdaroğlu, mahkeme kararının ardından CHP'nin para kasasının da başına geçti. 5- Kılıçdaroğlu'nun yakın çalışma arkadaşları arasında Faik Öztrak, Bülent Kuşoğlu, Müslim Sarı gibi tecrübeli ve sağduyulu siyasetçiler bulunuyor. 6- Kılıçdaroğlu sosyal demokrat medyanın desteğini arkasında bulamıyor, açıklamaları geniş biçimde ancak iktidar yanlısı televizyon ve gazetelerde yer alabiliyor. 7- Kılıçdaroğlu'nun en zayıf yanları arasında sosyal medya da var. 8- Kılıçdaroğlu, partinin kuruluş kodlarına döneceğinin, büyük bir arınma sürecinin başlayacağının, adı yolsuzluk olaylarında anılanların ve mahkemelerde bu nedenle davaları görülenlerin parti üyeliklerinin askıya alınabileceğinin ya da tümüyle iptal edilebileceğinin işaretlerini veriyor. 9- Kılıçdaroğlu, partiyi 7-8 aydan önce kurultaya götürmeyi düşünmüyor. 10- Kılıçdaroğlu, CHP'den kopuşlar yaşanmasını, alternatif bir parti kurulmasını istemiyor, bunun iktidarın işine yarayacağını, CHP'nin önümüzdeki seçimi kazanmasını zorlaştıracağını düşünüyor. *** Kurban bayramının birinci gününde kurban kesimi sırasında 2 kişi kalp krizi geçirip hayatını kaybetti, 13 bin 513 kişi ise yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun görüşü son derece açık: "Kurbana fazla eziyet vermemek yani ölüm acısını azaltmak maksadıyla elektrik şoku, narkoz veya benzeri bir yöntemle bayıltılarak kesilmesi caizdir. Ancak hayvanın bayıltıldıktan sonra ölmeden boğazından kesilmesi gerekir." *** Kurban kesim kazalarını yazarken ünlü yazar Yaşar Kemal'in çocukluğunda yaşadığı son derece üzücü olay geldi aklıma. Onu da hatırlatayım: Yaşar Kemal henüz 3.5 yaşındaydı.
31 Mayıs 2026 12:48

Kavga Değil Sağduyu Vakti
Belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonları ve rüşvet iddialarının yarattığı üzüntü yetmiyormuş gibi şimdi de mahkeme kararıyla 2023 kurultayının geçersiz sayılması ve eski yönetim kadrosunun yeniden göreve gelmesinin şokunu yaşıyor CHP'liler. Bu gelişmeler yüzünden parti 1925 yılında kapatıldı. Bu ciddi görüş ayrılıkları İnönü'nün 20 Eylül 1937'de başbakanlık görevinden istifasıyla sonuçlandı. Bu durum başta Adnan Menderes ve Celal Bayar olmak üzere CHP'nin bazı milletvekillerinin yoğun tepkisine yol açtı. Yıl 1950-1960 arası: DP girdiği ilk seçimde değil ama 1950'deki seçimde tek başına iktidar olmayı başardı. Ama 1955'den sonra otoriterleşmeye başladı. DP iktidarı, 27 Mayıs 1960'daki askeri darbeyle devrildi. CHP'de bir ciddi kriz de 12 Mart 1971'deki askeri müdahalenin ardından yaşandı. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün, müdahaleyi yapanların kuracağı hükümete üye vermesi partinin genel sekreteri Bülent Ecevit'le arasının açılmasına yol açtı. Bunun üzerine İsmet İnönü hem genel başkanlıktan hem CHP'den istifa etti. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından CHP'yi yine bir kriz bekliyordu. Ecevit'in yasağı normal siyasi hayata geçilen 1983'den yıllar sonra ancak 1987'de kaldırıldı. CHP genel seçimde yüzde 8.71 oy aldı. 2000 yılında yapılan kurultayda Deniz Baykal bir kez daha genel başkanlığa getirildi. 2023'deki CHP kurultayında genel başkanlığa, 13 yıldır o koltukta oturan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan fazla oy alan Özgür Özel seçildi. Özel ve arkadaşları CHP Genel Merkezi'ni Kılıçdaroğlu'na teslim etmemek için eyleme başladı.
26 Mayıs 2026 00:10