×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Anı Yaşamak

2026 Dünya Kupası, perde arkasındaki tüm tartışmalar, yasaklar ve gerilimlerle başladı ancak futbolun o büyülü heyecanı kısa sürede etkisini gösterdi. Son 32 turunda İngiltere'yi elinden kaçırarak turnuvaya veda etseler de, geride unutulmaz bir iz bıraktılar. Teknik direktör Sébastien Desabre ve ekibi, 4 yıldır aynı oyuncu grubuyla inşa ettikleri o disiplinli takım kimliğini tüm dünyaya izletti. Yıldızlar karması olmanın değil, "organize bir takım" olmanın ne anlama geldiğini tıpkı Fas ve Paraguay gibi onlar da ezberletti. Son 16'ya giderken turnuvanın mektubu, tüm zorluklara rağmen Dünya Kupası'na katılan İran'dan geldi. Kısaca özetlersek:"Meksika'nın asil halkına ve güzel Tijuana şehrine teşekkür ederiz. Gerçek ev sahipliği; saygı, insanlık haysiyetle ölçülür. Bugünden itibaren Meksika, bizim için yalnızca bir ev sahibi ülke değil; ikinci evimiz ikinci takımımız olacak. Bu Dünya Kupası'ndan gururla ayrılıyoruz. Elbette sitemimiz var.! Bizim için fair play, reklam panolarına yazılan bir slogan değil; futbolun kimliğinin ta kendisidir. Ancak bu turnuva, ilham verici sözlerle anlamlı eylemler arasında hâlâ önemli bir mesafe bulunduğunu bize bir kez daha hatırlattı. Dünya Kupaları sona erer, yönetimler değişir. Ama hakikat, saygı ve insan onuru üzerine yükselen İran, Mısır ve Meksika gibi kadim medeniyetler varlıklarını tarih boyunca sürdürmeye devam eder." Şimdi son 16 turuna doğru ilerlerken hüznün, sevincin, vedaların ve coşkunun aynı sahnede buluştuğu tarihi anlara tanıklık ediyoruz. Turnuvanın bitmesine 15 gün daha var, bu sürede kendi hikayesini yazacak takımlar ve oyuncular çıkacaktır, bu anları izlemenin keyfini çıkaralım, sonra tekrar kaos dan beslendiğimiz futbolumuza geri dönüp hakem tartışmalarıyla gürültülerimizi yapacağız.

Gökhan Aktürk

Kaynak: Karar

04 Temmuz 2026 00:01

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Gökhan Aktürk

Trump Abd'yi Şampiyon Yapabilir Mi?

"Büyük balık, küçük balığı yutar." ABD Başkanı Donald Trump: Balogun bizim en iyi oyuncumuz. FIFA'dan konunun incelenmesini istedim." Trump gerçekten yalnızca bir talepte mi bulundu, yoksa dolaylı bir talimat mı verdi? İki kavram arasında ciddi bir fark var. Talep, değerlendirmeye açıktır; talimat ise otorite ve baskı çağrışımı yapar. Eski FIFA Başkanı Sepp Blatter'ın da konuyla ilgili, Balogun'un cezasının ertelenmesinin ardından FIFA Başkanı Gianni Infantino'ya tepki göstererek "Kırmızı kartlar siyasi telefon görüşmeleriyle iptal edilmez." Böyle giderse belki de Trump ülkesini şampiyon yapacak - yaptıracak. Bu sözler yalnızca bir eleştiri değil, FIFA'nın bağımsızlığına yönelik ciddi bir uyarı niteliği de taşıyor. Neyse bizde siyaset, daha çok kulüplerin transferleri, ekonomik sorunları, SSK ve Bağ-Kur borçlarının yapılandırılması gündem oluyor. Ancak bu yazının asıl konusu ne Trump ne de ABD. Asıl konu, Viking kürekleri: Daha doğrusu, Norveç'in son yıllarda oluşturduğu futbol kültürü. Kulübü olmayan hatta kadroya alınması bile beklenmeyen kaleci Örjan Nyland, Brezilya karşısında kurtardığı penaltı ve yaptığı kritik kurtarışlarla maçın kahramanı oldu. Unutamayacağı bir hikaye yazdı. Erling Haaland'ın açıklamalarında; Bu Dünya Kupası'nda birkaç kez zirve performansıma ulaştığımı düşündüm ama her seferinde yeni bir zirve ortaya çıkıyor. Önüme bir iki fırsat geldiğinde genellikle golü atıyorum. Açıkçası ben de tam olarak ne yaptığımı bilmiyorum. Bu sözler, özgüven ile samimiyet arasında kurulan ilginç bir dengeyi yansıtıyor. Türkiye'de ise Haaland hakkında zaman zaman küçümseyici yorumlar yapıldı. Sergen Yalçın'ın bir dönem kullandığı "Bende olmaz." değerlendirmesi hâlâ hafızalarda. Oysa rakamlar başka bir şey söylüyor: Salzburg: 27 maç, 29 gol Borussia Dortmund: 89 maç, 86 gol Manchester City: 198 maç, 162 gol Şampiyonlar Ligi: 58 maç, 57 gol Norveç Millî Takımı: 54 maç, 64 gol Dünya Kupası: 4 maç, 7 gol Futbolda en güçlü yorum, istatistiktir. Norveç yalnızca başarılı futbolcular yetiştirmiyor; başarıyı birlikte kutlamayı da biliyor. Millî takımın her galibiyetinden sonra futbolcular ve taraftarlar geleneksel kürek çekme kutlamasını birlikte yapıyor. Bu görüntüler artık Norveç futbolunun simgelerinden biri hâline geldi. Hatta Norveç Silahlı Kuvvetleri bile resmî sosyal medya hesabından kürek çeken askerlerin yer aldığı bir kutlama paylaşımı yaptı. Yaklaşık 5,65 milyon nüfuslu bir ülke… Belki de başarının sırrı tam burada yatıyor. Şampiyonluklar yalnızca yıldız oyuncularla değil; ortak akıl, doğru planlama ve güçlü bir spor kültürüyle kazanılıyor. ​Portekiz - İspanya erken finali nefis başladı. İki takımın da bu kadar yüksek tempoda maça girmesi beklenmiyordu. Birbirlerini tartmak yerine, hızlı geçiş oyunlarıyla ceza sahaları içerisinde etkili olmaya çalıştılar. İlk yarıda gol dışında her şey vardı; İspanya kalecisi Simón'un 2 net kurtarışına karşılık, Portekiz kalecisi Diogo Costa'nın tam 4 gollük kurtarışı vardı. Sahanın etkisiz yıldızları ise Lamine Yamal ve Cristiano Ronaldo olarak göze çarptı. ​Son 7 maçın 6'sının berabere bittiği bu eşleşmenin ikinci yarısı, ilk yarıya göre daha durgun geçti ve iki takım da temkinli bir oyun tercih etti. İki teknik direktör de bütün kozlarını oynadı ancak taktik savaşının kazananı, galibiyeti daha çok isteyen İspanya oldu. Luis de la Fuente'nin takımı, bu turnuvada daha çok takımca yaptığı savunma ile adından söz ettirdi. Simón gol yememe rekoruna bir 90 dakika daha ekledi ve kendi rekorunu tazeledi. Bakıldığında rakibine göre daha çok yıldızdan oluşan ancak en büyük eksikliği "takım olamama" problemi olan Portekiz, erken finali kaybederek evine döndü.

07 Temmuz 2026 00:02

Gökhan Aktürk

Futbol Böyle Bir Şey Mi?

Her gün yaklaşık 66 bin düşünceye sahip olduğumuz ve bunların yaklaşık üçte ikisinin olumsuz olduğu söylenir. 2026 Dünya Kupası birçok ülke için heyecan ve keyifle devam ediyor. 2002 Dünya Kupası'ndaki başarı ve Euro 2008'deki performansın ardından sürekli bir gerileme yaşadık. Paraguay Teknik Direktörü Gustavo Alfaro, Almanya'yı eledikten sonra; 9Onlar Avrupa'nın en üst düzey altyapılarında yetişiyor. Büyük zorluklar yaşayarak turnuvaya gelen Gana Millî Takımı ekonomik zorluklarla katıldığı turnuvada oynadığı coşkulu futbol ve yerel danslarıyla Dünya Kupası'nın en renkli ekiplerinden biri olmayı sürdürüyor. Yıllarca Avrupa futbolunun küçümsediği Afrika ve Güney Amerika takımları, kalıplaşmış futbol anlayışının dışına çıkarak birçok güçlü rakibini bu turnuvada zor durumda bırakıyor. Biz 16 milyon dolarlık primin nasıl dağıtıldığını ballandıra ballandıra anlatırken, Japonya Teknik Direktörü Hajime Moriyasu, futbolun sihirbaz ülkesi Brezilya'ya elendikten sonra şu açıklamayı yapıyor. Tunus dışında dokuz Afrika temsilcisinin son 32 turuna kalması tesadüf değil; uzun yıllardır biriken emeğin ve doğru planlamanın doğal sonucu. Performansa dayalı oyuncu seçimi, altyapı yatırımları ve futbol organizasyonlarının gelişmesi, Afrika futbolunu son on yılda bambaşka bir seviyeye taşıdı. Fas'ın son iki Dünya Kupası'nda ortaya koyduğu performans ise yalnızca sportif bir başarı değil, yeni bir anlayışın sembolü. Avrupa'da yetişen Afrika kökenli futbolcuların milli takım tercihlerinde ata topraklarına yönelmesi, kıtanın futbol gücünü her geçen gün artırıyor.

01 Temmuz 2026 00:01

Gökhan Aktürk

Futbolun Başında Voleybol Aklı Olsaydı?

Bu harcamaların ve borçlanmanın sonucunda futbolumuzun elde ettiği başarılara baktığımızda; Galatasaray'ın kazandığı UEFA Kupası ve Süper Kupa, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale yükselmesi Millî Takım'ın 2002 Dünya Kupası'nda üçüncü olması gibi başarılar karşımıza çıkıyor. Hedeflerini günübirlik değil, 10 veya 20 yıllık projeler üzerine kurarak ilerliyorlar. "Sistem var" deniliyor, sisteme bazı kişiler atanıyor; görev süreleri dolunca da gönderiliyorlar. Her başarısız sonucun ardından "Sorumluluk bende." diyenlerin çoğu bugün görevde değil. Bir dönem "12 Dev Adam", kendileri için şarkılar yazılan bir takım hâline gelmişti. Sultanlar Dünya Milletler liginde başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor, en son Pazar günü Çin Seddini aşıp moralleri yükselttiler, formda oyuncu Zehra Güneş olmadan. 0Dünya Kupası'nda şu ana kadar kullandığı 7 penaltıdan 3'ünü kaçıran Lionel Messi, turnuva tarihinde en çok penaltı kaçıran futbolcusu oldu. Dünya Kupası'nda 17 gole ulaşan Lionel Messi, Miroslav Klose'yi (16) geride bırakarak turnuva tarihinin en golcü oyuncusu oldu. Zlatan Ibrahimovic: "Bir daha Messi gibi birini göreceğimi sanmıyorum. Bambaşka bir seviyede. Sanki bu oyun onun için yaratılmış gibi. Dokunduğu herşeyi altına çeviriyor." Xavi: "Lionel Messi, futbolun Michael Jordan'ı. Futbolda onunla kıyaslanabilecek kimse yok." Lionel Scaloni: "Lionel Messi, canı sıkılana kadar dünyanın en iyi futbolcusu olacak." Erling Haland: "Messi tam bir deli." Ronaldo Nazario: "Ben, Messi'nin yaşındayken dört yıldır futbolu bırakmıştım ve 120 kiloydum. O ise hâlâ en iyisi." Futbol tarihinde en çok kupa kazanan futbolcusu. Dünya Kupası tarihinde en çok gol atan futbolcu. Dünya Kupası tarihinde en çok maçın adamı ödülünü alan oyuncu.

23 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

Montella' Yı Eleştirdiğimiz Kadar Yöneticileri Eleştirebildik Mi?

Aslında biz o vedayı, maçlar oynanmadan önce büyük büyük konuştuğumuz günlerde yapmıştık. Paraguay için "Haritada bile görünmez." dediğimiz gün elenmiştik. Cumartesi sabahından bugüne kadar yapılan bir sürü eleştiri var. "Özel uçakla gelmesinler, tarifeli uçakla gelsinler; belki havaları biraz değişir." diyenler var. Birileri çıkıp, "Milyon eurolar kazanıp neden inciniyorlar?" diyecek. Ama birini kesseniz bu kez "adamcılık" söylemi ortaya çıkıyor. Arda kesilse, "Süper yıldız neden kesildi?" deniyor. Hakan kesilse, bu kez "Fenerbahçe ile adı çıktı, ondan kesildi." masalları anlatılıyor. Forvette Kerem'i ya da Barış Alper'i kesseniz, bir taraf "Bonservis yapıp satacaktık, önümüze engel oldun." diyecek; diğer taraf ise "Zaten öbür takıma yakınsın." suçlamasını yapacak. Santrafor konusunda "Neden Umut Nayir, Serdar Dursun çağrılmadı?" serzenişleri yükseliyor. Gol bu; kaçar. "Türk hoca olmadan bu lig olmaz." sloganları eşliğinde, başkanlarımız dikkatleri dağılan Türkiye Futbol Federasyonunu ziyaret edip yabancı oyuncu konusunu gündemde tutar. Transferler yapılır ve yine aynı cümleyi kurarız: "Bekle bizi Avrupa…" Soralım o zaman imparatorlara, eski oyunculara. Düşünce farklı değil; üçüncü olduğumuzda dahi, Avrupa takımlarıyla karşılaşmadık diye eleştiri yapmıştık.

22 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

İsmail Kartal Doğru Karar Mı?

Sana İsmail Kartal İle çalışmak yakışmaz. Sana Mourinho ve Jürgen Klopp gibi isimlerle çalışmak yakışır." diyen Aziz başkan, gecikmeli de olsa takımının teknik direktörünü dün öğle saatlerinde açıkladı. Beklenen Aykut Kocaman yerine, İsmail Kartal dördüncü kez göreve getirildi. Fenerbahçe'nin, beklendiği gibi, yeni futbol direktörü Oğuz Çetin oldu. O da doğru bir tercih mi, tartışılacaktır. Teknik Direktörün birinci yardımcısı ise taraftarın sevgilisi Dirk Kuyt. Aziz Yıldırım, göreve getirdiği teknik direktör hakkında, "Başarıyı bir seneyle yorumlamayın. Yirmi sene başkanlık yaptım, herkesi iyi tanıyorum." dedikten bir ay sonra İsmail Kartal ile anlaştı. Hatta kızı Yaz Yıldırım, başkanın kurul üyeleriyle yaptığı sohbette, " İsmail Kartal ile görüştünüz mü?" sorusuna mimikleriyle "Olmaz." cevabını vermişti. Tekrar yuvaya dönmek beni çok mutlu etti. Sayın başkanımızın dün beni arayıp, 'Oğlum İsmail, nasılsın?' demesi bile beni çok mutlu etti. Başkanımızla çok özel anılarımız var. 3 Temmuz süreci, kurşunlanmamız…" Hoca ayrıca, "Dünya futbolunda beş trend takım var: PSG, Bayern Münih, Barcelona, Arsenal ve Manchester City. Taraftarlarımız bu takımları izlerse, biz de o günlerde bu futbolun benzerini oynattık. O günkü futbolun üzerine eklentilerimiz olacak." diyerek girişi iyi yaptı ve taraftarın beklentisini zirveye çıkardı. Allah'ın izniyle bunu başaracağız." Oğuz Çetin ise, "Göreve geldiğim için çok mutluyum. Fenerbahçe ruhunu tekrar hatırlatmak adına ben ve arkadaşlarım, hep birlikte bu göreve hazırız." Dirk Kuyt "Ben şampiyon olarak gittim şampiyon yapmak için geri dönüyorum." ifadelerini kullandı. Cihan Kamer; Fenerbahçe taraftarının oyun beklentisini biliyoruz. 103 gollü sezondaki gibi, taraftarın sevdiği, çok gol atan bir takım oluşturmak için çalışmalar yapıyoruz. Samandıra'nın enerjisini yükselteceğiz." Ters köşe yapan açıklamanın ardından gelen eleştiriler de birbirinin devamı niteliğinde. Aykut Kocaman'a yakın bir ekibin yaptığı açıklama dikkat çekici: "Topuk Yaylası'na götürülmek üzere iki gün önce malzeme listesi hazırladık. City Group'tan üç antrenörle anlaştık. Bu antrenörlerin ikisi atletik performans alanında, biri ise Fener Lab'da görev yapacaktı. Yeni sezon için çalışmalar yaptık ve hazırlıklarımızı tamamladık. Teknik heyete bağlı bir scout ekibi kurduk. 22 Haziran'ı belirledik ve raporu sunduk. Şaşkınız. Fenerbahçe için hayırlısı neyse o olsun." "Ben göreve gelirsem her şey hazır." diyen başkanın planı, sanki Samandıra'da kendisine yer yaptırmak olmuş gibi görünüyor.

19 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

İmparatora Dokunabilir Misin?

"2002 ruhu" nostaljisiyle, "Montella yerine Şenol Güneş, Fatih Terim ya da Mustafa Denizli olsaydı her şey başka olurdu" diyen gelenekçi bir kesim her yenilgide kafasını kaldırıyor. ​Bu işin ekran üstadı (!) Ahmet Çakar'ın, "Fatih Terim olsa ilk maç başka olurdu" sözüyle başlattığı o küçük kıvılcım, Terim'in kendi açıklamalarıyla iyice alev aldı Serhat Ulueren programına hemen "Şimdi Hesap Sorulur" başlığıyla girdi. Ekrandan şu sözlerle feryat etti; ​"Gürcistan, Bulgaristan, Romanya ve Kosova'yı zar zor yen; İspanya'dan yarım düzine gol ye... Sonra Dünya Kupası'na katıldın diye tam tamına 15 milyon Euro primi cebine koy, ondan sonra Avustralya'ya yenildin diye eleştirilmeyeceksin! Köküne kadar eleştirilirsin... Hesabı da sorulur ayrıca!" Uğur Karakullukçu; Fatih Terim hoşuna gitmeyecek bir şey söylediyse "Başım üstüne" diyeceksin.

17 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

Kendini Dev Aynasında Görmek

"Yoldan geçenin adını kupaya yazıyorlar." denilerek küçümsenen 2026 Dünya Kupası'ndaki ilk maçımıza, Avustralya karşısında aldığımız mağlubiyetle başladık. "Biz her zaman buralarda olmalıyız." Evet, olmalıyız. Ancak rakipleri tanıyarak, güçlerini bilerek ve gerçekçi değerlendirmeler yaparak burada olmalıyız. Pazar sabahı oynanan maçta Avustralya, bize dev aynasından bakmanın ne demek olduğunu gösterdi. Arda Güler bonservisi kadar değeri olmayan bir ülke takımı bize ne yapabilir?" anlayışı, aslında yıllardır peşimizi bırakmayan hastalığın bir yansıması. Benzer tabloyu kulüp takımlarımızda da görüyoruz. Avrupa maçları öncesinde, "Biz Galatasaray'ız, Fenerbahçe'yiz, Beşiktaş'ız; Dinamo Zagreb kim, Frankfurt kim, Young Boys kim?" düşüncesine sıkça kapılıyoruz. Yıllardır zihinlerimizden çıkaramadığımız anlayış da tam olarak bu. "Rakibin böyle oynayacağını, kapanacağını biliyorduk. Avustralya takımında hayatı hikaye olacak iki oyuncu vardı. Afrika mülteci kamplarında doğan Mohamed Toure (22) yaş, Irankunda (20) hücum hattının kemiği. Toure, devre arasında transfer olduğu Norwich'te 12 maçta 13 gole katkı yaparak turnuvanın izlenmesi gereken oyuncuları arasına adını yazdırmış durumda. Bir de şu 2002 başarısını artık geride bırakalım, 24 yıl önce kazanılmış bir başarı evet ama 2026'nın ikinci yarısını geçirirken o zamanla, bu zamanı denk tutmayalım.

15 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

Dzeko'nun Mektubu, Kupadan Ötesini Anlatıyor

Yugoslav futbolu; teknik kapasitesi, yaratıcılığı ve kendisine "Avrupa'nın Brezilyalıları" lakabını kazandıran hücum odaklı oyun anlayışıyla futbol tarihinde derin izler bırakan bir efsaneydi. Tarih boyunca köklü kulüplerin ve dünya çapında sayısız yıldızın yetiştiği bu coğrafya, 1992'de başlayan savaşın ardından parçalandı. Tarık Hoçiç, Cevat Prekazi, Elvir Baliç ve Boliç gibi isimler, Türk futbolunda iz bırakan oyuncular arasında yer aldı. 40 metrekarelik bir alanda 15 kişi uyurduk. 19 yaşında Çekya'da başlayan yolculuğum, iki yıl sonra Wolfsburg'a uzandı. Bosna'yı Dünya Kupası'na taşımak bile... Şimdi ise yeniden buradayız. 40 yaşına geldiğinizde sırtınız ağrıdan isyan edebiliyor ve siz de ağrı kesicilere sarılıyorsunuz. Bosna-Hersek, kadro kalitesi ve dinamizm olarak kendisinden daha yukarıda olan Kanada'ya karşı tam bir "turnuva takımı" refleksiyle oynamak düşüncesindeydi. İtalya karşısında tarihi mucizeye imza atan Bosna Hersek, dün akşam Kanada karşısında İkinci yarı etkisiz kaldı ve bir puan alarak turnuvaya başlangıç yaptı. 48 takımlı Dünya Kupası heyecanı perşembe akşamı başladı. "Bunlar bizi kandırıyorlar. Bu kuralları koyan arkadaşlar bizi kandırıyorlar." Turnuvayla birlikte üç uygulama öne çıkıyor. " A grubunun ilk iki takımı net belli gibi: ilk maçlar sonunda.

13 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

Futbola Abd Kanunları

2026 Dünya Kupası'nın başlamasına saatler kala sahada oynanacak futboldan daha çok, turnuvaya katılan bazı ülkelerin maruz kaldığı uygulamalar konuşuluyor. Arjantinli teknik adam Marcelo Bielsa'nın 2024 Copa America turnuvasında ev sahibi ABD hakkında yaptığı eleştiriler bugün yeniden hatırlanıyor. "Futbolu yoksulların, halkın elinden aldılar. Yoksulların mutluluğu satın alacak paraları yok." futbolun giderek daha fazla insan tarafından izlenmesine rağmen her geçen gün daha az çekici hâle geldiğini savunmuştur. 2025 yılında Afrika'da Yılın Hakemi seçilen Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan ise güvenlik incelemesi gerekçesiyle ABD'ye giriş yapamıyor. Böylece Dünya Kupası'nda görev alacak ilk Somalili hakem olma fırsatını da kaçırıyor. Grup maçı bileti fiyatları 200-600 dolar arası. Küresel bir kıyaslama yapmak gerekirse, EURO 2022 biletleri ortalama 55 dolar seviyesindeyken ABD'deki Dünya Kupası'nda yalnızca otopark ücreti ortalama 55 dolar civarında. Genel olarak sıkıntılı bir Dünya Kupası başlıyor. İki yeteneğin muhtemel son Dünya kupası maçları olacak.

11 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

Hedef Şampiyonluk, Ya Gerçekler?

Başkan Aziz Yıldırım, pazar akşamı sonuçlanan seçimde ilk kez alışılmış sert agresif üslubunun yerine daha sakin ve savunmacı bir tavır sergileyerek seçimi kazandı. Ali Koç karşısında kaybettiği iki seçimde toplam 15 bin 127 oy alan Aziz Yıldırım, bu kez bu sayıyı da aşmayı başardı. Başkan tecrübeli, yönetim tecrübeli, futbol aklı olarak tercih edilen isimler de tecrübeli. Aziz Yıldırım, "Ben başkan olarak değil, lider olarak geliyorum. Öncelikle camiada birlik ve beraberliği sağlayacak, ardından yıl sonunda şampiyonluğu kazanacağım" Teknik direktör tercihi ve yapılacak transferler, liderin terleyeceği konular. Rakibi Hakan Safi, seçim sürecinde teknik direktör ve transfer konusunda çıtayı yükselten açıklamalar yaptı. Fenerbahçe, Ali Koç'un 2018-2025 yılları arasındaki başkanlığı döneminde 115 transfer yaptı ve 11 farklı teknik direktörle çalıştı. Kısa süre görevde kalan Sadettin Saran ise ara transfer döneminde beş oyuncu transfer etmiş ve görevdeki teknik direktörle yoluna devam etmişti. Bu süreçlerde transfere harcanan para yaklaşık 350 milyon euro Sarı-lacivertli kulübün açıklanan güncel borcu ise 500 milyon euro seviyesinde. Aziz Başkan takımın yıllar önce kaybettiği büyüklük algısının yanı sıra güçlü psikolojisini de yeniden sağlaması gerekiyor.

09 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

Aziz Yıldırım Geri Döndü

Fenerbahçe Olağanüstü Seçimli Genel Kurulu, sadece sarı-lacivertli kulübün değil, Türk spor tarihinin en demokratik kulüp organizasyonlarından birine sahne oldu. Chobani Stadyumu Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi yanında kurulan sandıklara akın eden kongre üyeleri, 27 bin 138 oy kullanarak kulüp tarihinin en yüksek katılımlı seçim rekorunu kırdı. Fenerbahçe delegesi bu kez görkemli vaatlere veya popülist transfer isimlerine değil; seçim sürecini üzerine inşa ettiği sarsılmaz "güven" duygusuna yöneldi. Nasıl bir Fenerbahçe hayal ettiklerini zamana bırakacağız. Aziz Yıldırım, seçim sonrasında yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik vurgusu ile sözlerine başladı. Camiamızda bir seçim yaptık, kazanan Fenerbahçe'dir. Aziz Yıldırım ve arkadaşları değildir. Fenerbahçe'nin birlik olmaya ihtiyacı var." sözleriyle, seçim rekabetinin ardından ortak hedef etrafında kenetlenme çağrısında bulundu. Arkadaşlarımla birlikte size olan borcumuzu mutlaka yerine getireceğiz. Aziz Yıldırım'ın bu seneki en önemli mesajı "Türkiye'nin Fenerbahçe'ye ihtiyacı var" sözü oldu. Dün yaşanan ilginç bir tesadüf de dikkat çekti. Real Madrid ile Fenerbahçe aynı gün sandık başına gitti. Türkiye ve İspanya'da gündem, Fenerbahçe ve Real Madrid seçimleriydi. Seçimlerden birini 73 yaşındaki inşaat mühendisi Aziz Yıldırım kazandı. Diğerini ise 79 yaşındaki inşaat mühendisi Florentino Perez kazandı. Perez,17 sezondur kulübün başkanlığını yürütüyor. Her iki kulüpte de transfer vaatlerini ön plana çıkaran, hatta kamuoyuna isimler açıklayan adaylar seçimi kaybetti. Kısa not olarak: Banker Kastelli" dahi çok parası olmasına rağmen Fenerbahçe seçimini kazanamamıştır.

08 Haziran 2026 00:01

Gökhan Aktürk

Fenerbahçe'nin Kurtarıcı Arayışı

​Bu konuyu Fenerbahçe'ye getirdiğimizde bu tartışma sadece bir nostalji ögesi olmaktan çıkıp, kulübün genetiğine işleyen bir formüle dönüşüyor: "Yıldız oyuncu getir, şampiyonluk gelsin; başarı gelsin, özgüven gelsin."Sarı-lacivertli camianın geçmişi bu formülün tuttuğu şaşalı dönemlerle dolu. 7 Haziran'daki başkanlık seçimine gün sayan Fenerbahçe, tam da bu "yıldız" formülünün ve vadettiği büyünün içerisine sıkışıp kalmış durumda. Aday kanadından Hakan Safi'nin "Luis Suarez ve Merih Demiral ile anlaştık" çıkışının ardından sözde kulüplerinden gelen peş peşe yalanlamalar geldi. Aziz Yıldırım geleneksel, güçlü, "büyük başkan" figürünü ve camianın genetiğini iyi bilen isimleri arkasına alarak rüzgarı estirmeye çalışıyor. Sosyal medya tarafı, "Mason Greenwood, Merih Demiral, başkan adayını takip etmeye başladı". Sporting CP Başkanı Frederico Varandas'ın, "Luis Suárez'in bonservis bedeli 80 milyon avro. Hakan Safi seçimi kazanır ve bu bedeli öderse oyuncuyu doğrudan alabilir. Bizimle görüşmesine bile gerek yok." sözleri de dikkat çekici bir çıkış olarak kayda geçti. Hedef açıklama ​"Bugün 350 milyon euro olan geliri 1 milyar euroya çıkaracağız. Real Madrid'in üstüne çıkaracağız." ​Bu hedef, Fenerbahçe'yi küresel bir dev haline getirme arzusudur ancak Türkiye Süper Lig gerçekleri (yayın gelirleri, kur farkı, ülke puanı) göz önüne alındığında, Real Madrid gibi küresel bir markanın gelir seviyesini aşmak kısa ve orta vadede ekonomik bir mucize gerektirir.

06 Haziran 2026 00:01

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha