×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Abd İzlenimleri

Geçtiğimiz günlerde ailecek ABD'deydik. ABD 4 Temmuz'da kuruluşunun 250. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Bizim bulunduğumuz dönemde, başta başkent Washington olmak üzere, ABD'nin önemli kentlerinde 250. yıl kutlamaları ile ilgili yoğun hazırlıklar vardı. Hem 250. yıl kutlaması ve hem de Başkan Trump'ın 80. yaş kutlaması için hazırlıklar vardı. Aslında Trump'ın ABD'de -hele ikinci kez- başkan seçilebilmesi gerçekten ilginç. ABD'nin bir başka temel ve güncel meselesi de birçok kentte karşılaştığımız "evsizler" konusu. Son olarak Trump 80. yaşını "kafes dövüşü" ile kutlarken sanatçıların aktif desteği ve katılımı ile protesto konserleri düzenlendi. Bunların da ana teması "Krallara hayır" oldu. Bizce savaşın bitişindeki temel neden, özellikle ABD kamuoyunun savaşa ve Trump'a olan tepkisiydi. 3 Kasım'da ABD'de ara seçimler var. Cumhuriyet'in sürekli ve dikkatli okurları, iki yıl önce gazetemizde yayımlanan "Küba - Devrimin ve Direnişin Ülkesi" başlıklı yazı dizimizi anımsayacaktır. Orada da "Küba ablukayı aşmaya çalışıyor" diye yazmıştık. Ülkemizdeki Küba dostlarının oluşturduğu Jose Marti Küba Dostluk Derneği; "Küba'ya güneş topluyoruz" çağrısıyla, güneş panelleri almayı hedefleyen bir dayanışma kampanyası başlattı.

Köşe Yazarı

Kaynak: Cumhuriyet

23 Haziran 2026 04:00

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Kızılçullu'nun Anlattığı...

Toplumca neredeyse "NATO'kolik" olduk! Tek başına "Kızılçullu örneği", bütün bunları en özlü ve çarpıcı biçimde bize anlatıyor. İzmir'in Buca Kızılçullu'sunda (bugünkü Şirinyer) 1937'de "Köy Öğretmen Okulu" adıyla kurulan ve 1940'ta Köy Enstitüleri yasasının çıkışıyla birlikte "Kızılçullu Köy Enstitüsü" olan eğitim kurumu; Türkiye'nin Aydınlanma projesinin en başarılı örneklerindendir. Diğer Köy Enstitüleri gibi Kızılçullu Köy Enstitüsü de İsmail Hakkı Tonguç'un ve Hasan Âli Yücel'in öncülüğündeki Aydınlanma seferberliğinin meşalelerindendir. Yaşananlar, o dönemlerde topluma şırınga edilen "küçük Amerika olma" hayallerinin, Amerikancılığın ve NATO'culuğun bir bakıma günümüze yansıyan aynasıdır. Aslında İzmir-Kızılçullu örneği, 1950'lerden itibaren ülkemize rota olarak çizilen emperyalist politikaların ve dayatmaların en çarpıcı örneğidir. Önce bu savaşları çıkaranlar sonra da "güvenlik" politikaları ve önlemleri diyerek kendi hedeflerini ve araçlarını halklara-ülkelere dayatıyorlar. Birçok yurttaşımıza "potansiyel suçlu" muamelesi yapılıyor. 6. Filo'ya yönelik eylemler ve yakın geçmişte düzenlenen "NATO'ya hayır" kampanyaları unutulmaz. Bizim ışıldağımız NATO karargâhları değil, Kızılçullu Köy Enstitüleri'dir!

07 Temmuz 2026 04:00

Köşe Yazarı

Bafa Gölü'nün Balıkları Ve Balıkçıları

Beşparmak Dağları eteğinde yer alan Bafa Gölü, Ege'nin en önemli göllerindendir. Gölün kıyısında Herakleia antik kenti ve Kapıkırı Köyü bulunur. Eski adıyla Vafi Denizi olarak bilinen göl, bu nedenle "Artemis'in Aynası" olarak da anılır. Yöreyi çok iyi bilen ve Bafa Gölü'nün geçmişten günümüze uzanan hikâyesini hiç unutmayan bir Egeli olarak "Bafa'ya kıymayın efendiler" diyoruz. *** Madımak'ın ateşini Ege'de duyumsamak... 1993'ün 2 Temmuz'unda Sivas Madımak Oteli'nde yakılarak yok edilen aydınlarımızın acısı belleklerimizde yeniden harlanır! Geçtiğimiz yılın 2 Temmuz'unda, olayları bizzat yaşamış, Madımak katliamından zor kurtulmuş değerli dostumuz Hidayet Karakuş'la bir röportaj yapmış ve gazetemizde yayımlamıştık. Tariş'in 80. yaşını, Ege'nin birçok kentinde ardı ardına düzenlenen etkinliklerle kutluyorduk. 2 Temmuz 1993 akşamı da Tariş'in kuruluşunda önemli bir konuma sahip Aydın yöresinde, İncirliova ilçesindeydik. Kendisi de bir Tariş ortağı olan dönemin belediye başkanı İbrahim Kocabıyık'ın ev sahipliğinde; Tariş-belediye işbirliğiyle, Tariş'in kutlama şenliği yapılıyordu. Bu acı olayın her yıldönümünde; 33 yıl önce İncirliova meydanında yaşadığımız üzüntüyü, gerginliği ve acıyı hep yaşıyoruz. İsmail Kayhan, 12 Eylül öncesi dönemin Ege'deki önemli bir aktivisti ve köylü önderiydi. 1970'li yılların ikinci yarısında Ege'de kurulan Ege Köy-Der'in başkanıydı. Köy kökenli olan bu devrimci insan, mücadele alanıyla o kadar bütünleşmişti ki dostları ve mücadele arkadaşları arasında "Köylü İsmail" olarak bilinir ve anılırdı. Ancak 12 Eylülcüler Köy-Koop'u kapattıkları gibi bankaya da el koydular. Ege'de Tariş ve Köy-Koop, Marmara ve Trakya'da da KöyKoop'lar etkiliydi. Marmara Köy-Der'in başkanı, büyük şairimiz Nâzım Hikmet'in o ünlü şiirindeki vasiyetini yerine getirerek İznik Gölü kıyısına "Nâzım çınarı" diken Müşküle Köyü Muhtarı Fevzi Kavuk'tu. Ege Köy-Der'in başkanı da "Köylü İsmail"di. Son yıllarda Tire'nin Çayırlı Köyü'ne yerleşen İsmail Kayhan; 1990'lı yıllarda yeniden açılan Köy-Koop yönetiminde de bulundu ve o dönemde Tariş'te verdiğimiz mücadelelerde bize hep destek oldu. Fevzi Kavuk'ların, Murat Dilli'lerin, "Köylü İsmail"lerin ve daha nice değerli mücadele insanının emekleri ve mücadeleleri unutulmaz.

03 Temmuz 2026 04:00

Köşe Yazarı

Butlancıların İzmir'e Ve İzmirliye Teşekkürü (!)

Butlan yönetiminin CHP Genel Merkezi'nde yarattığı olumsuz görüntülerin üzüntüsü daha geçmeden, şimdi de geçtiğimiz pazar gecesi İzmir il binasında yaşanan olumsuz görüntüler gündeme düştü. Doğrusu bu görüntüler CHP'ye ve İzmir örgütüne hiç yakışmadı. Hele İzmir'den, Ege'den yetişen ve yıllar sonra son yerel seçimde neredeyse bütün Ege'yi CHP kırmızısına büründürüp ülkede CHP'yi birinci parti yapan CHP lideri Özgür Özel'in fotoğraflarının parçalanması; İzmirli, Egeli CHP'lilerin yüreğini acıttı! İnsan, butlan yönetiminin İzmir'e, Ege'ye ve CHP'nin Egeli liderine teşekkürü (!) böyle mi olmalı diye düşünmeden edemiyor. Bütün bu özellikleriyle de "CHP'nin amiral gemisi" olarak tanımlanmıştır. İzmir'in bir başka önemli özelliği "kurtuluşun ve kuruluşun kenti" oluşudur. Kısacası İzmir, CHP ve CHP siyaseti için çok büyük anlamlar ifade etmektedir. Bayram öncesinde genel merkezde yaşanan olumsuzlukların ardından İzmir'e gelen ve butlan yönetimine karşı mücadeleyi İzmir'den başlatan CHP lideri Özgür Özel, 29 Haziran Pazartesi günü İzmir'e geliyor. Bilindiği gibi bu sektörde 13 büyük firmaya "denetim kayyımı" atanmıştı. Biz onu yine rahmetli olmuş bir sanatçı ve siyasetçi Sırrı Süreyya Önder'in ünlü filmi "Beynelmilel"de görüp sevmiştik. Tavukçuluk sektöründe kayyım uygulaması gündeme geldiğinden beri, nedense halk sanatçısı rahmetli Dilber Ay'ın meşhur ettiği "Tavukları pişirmişem" türküsü, belleğimizde adeta dönenip duruyor! Bugünlerde biz de türküden ve sözlerinden esinlenerek, ilgililere "Tavukları pişirdiniz mi?" diye sormadan edemiyoruz. İlginç olan, denetim kayyımı atanan 13 firmanın, bu sektördeki toplam üretimin neredeyse yüzde 80'ine sahip olmasıydı. *** 1 kg buğdayla 1 ekmek-gevrek alamayanlar! İki hafta önce bu köşede yer alan "Buğday alım fiyatının düşündürdükleri" başlıklı yazımızda; TMO'nun ilan ettiği hububat alım fiyatları kapsamında buğdayın ton başına 16 bin 500, arpanın 12 bin 750 TL'den alınacağını yazmıştık. Buğday üreticilerinin 1 kg buğdayla 1 ekmek ya da 1 gevrek bile alamayız diyerek tepki gösterdiklerini de eklemiştik. Bunun çiftçinin daha da yoksullaşması ve cezalandırılması anlamına geldiğini ifade etti.

26 Haziran 2026 04:00

Köşe Yazarı

Hukuk Ve Demokrasi Olmadan Ne Ekonomi Düzelir Ne De Yatırım Gelir!

İlk elde 5 bin kişinin istihdam edileceği yatırımın, kent ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı düşünülüyordu. Ekonomi alanında Ege'yi ilgilendiren bir başka önemli gelişme de, tavukçuluk firmalarına "denetim kayyımı" atanması oldu. Çünkü bu firmaların önemli bölümü Ege Bölgesi'nde bulunuyordu. Oysa yaklaşık iki yıl önce Temmuz 2024'te düzenlenen imza töreni ile 1 milyar dolarlık bir yatırımla Manisa'da 150 bin kapasiteli bir elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil fabrikası kurulacağı açıklanmıştı. Manisa'da 5 bin kişinin doğrudan çalışacağı fabrika ile Ar-Ge merkezi kurulacaktı. Sözde, BYD'nin bu yıl üretime başlayacağı öngörülüyordu. Bunların etkisiyle firma geçen yıl Türkiye'de yüzde 450 artışla 46 bin otomobil sattı. Böylece firma 1.5 milyar dolarlık ciro yaparken 1 milyar dolarlık yatırım yapılmadığı gibi süreçte ülkemizin vergi kaybı da 500 milyon doları buldu. TEPAV, Ocak-Mart 2026 dönemi yabancı doğrudan yatırımlara yönelik bültenini yayımladı. Buna göre, Türkiye 2.6 milyar dolar yatırım alırken 2.8 milyar dolar Türkiye'den yurtdışına yatırım yapıldı. TÜRMOB Başkanı Hüseyin Yıldız, yaşananları "güven zedelenmesi" olarak değerlendiriyor. Oysa Ege'de de kaliteli patates üretimi var. Tarımsal üretimin ve hayvancılığın Ege'deki önemli merkezlerinden Ödemiş, patates üretiminde de önemli bir yer tutuyor. Ödemişliler ve Bozdağlılar, yerel söylemle patatese "kompir" diyorlar. Diğer birçok tarımsal üründe olduğu gibi, patates üretiminde de öncelikle bir üretim planlaması gerekiyor. Patates tarım satış kooperatiflerinin kurulması; bunun için de üreticinin özendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi gerekiyor. İzmir'in ve Ege'nin önemli bir mizah-gülmece geleneği vardır. Ege'nin köylerinde, kasabalarında, kentlerinde, kahvehanelerinde Ege yurttaşının mizahi bakışını öykülerine yansıtırdı (İnsan Sevgisi/Egeli Bir Yazarın Yaşamı ve MücadelesiMehmet Şakir-1988, Dönemeç Yayınları). Bütün bunları yeniden düşünmemize ve yazmamıza neden, değerli dostumuz Efdal Sevinçli'nin İzmir Kent Kitaplığı'ndan yayımlanan "Kara Sinan" isimli kitabı oldu. İzmir Basın Tarihi, Tiyatro Tarihi gibi yapıtlarını bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.

19 Haziran 2026 04:00

Köşe Yazarı

15-16 Haziran'ın Yıldönümünde Emeğin Durumu

Bugün 16 Haziran; 1970 yılındaki büyük işçi direnişinin 56. yılı. Bu nedenle de ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan büyük önem taşıyor. 1970 yılının 15-16 Haziran'ında, emeğin örgütlenmesinin ve özellikle de DİSK'in güçlenmesinin önüne barikat çekilmek istenmesine karşı; işçiler, emekçiler ayağa kalkmıştı. Bu yıl 100. yaşını kutladığımız işçi sınıfının unutulmaz sendikal önderi, dönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler ile yönetiminin başlattığı direniş; özellikle İstanbul'da çok etkili oldu. 12 Mart-12 Eylül darbeleriyle emek kesimine ve onların sendikal-siyasal örgütlenmelerine büyük darbe vuruldu. 12 Eylül 1980 darbesi olduğunda, bizler İzmir'de dört aydır grevde olan DİSK üyeleriydik. 12 Eylül darbesini "grev gözcüsü" gömleklerimizle karşılamıştık. 12 Eylül sonrası dönemlerde de emek hareketi çok irtifa kaybetti. Emek kesimi büyük hak kayıpları yaşadı. DİSK-AR'ın Ücret Kaybı Haziran 2026 İzleme Raporu'na göre; sadece sigortalı işçilerin beş aylık enflasyon kaybı, Mayıs 2026'da birikimli toplam erime 458.8 milyar TL olarak gerçekleşti. Yine yapılan hesaplamalara göre, ücretlerdeki beş aylık enflasyon kaybı, ortalama işçi ücretiyle çalışanda 27 bin 538 TL, asgari ücretli çalışanda 15 bin 183 TL'ye ulaştı. 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin yıldönümünde, emek dünyasının sorunlarına ve örgütlülüğüne, farklı pencerelerden bakmak gerektiğini düşünüyoruz.

16 Haziran 2026 04:00

Köşe Yazarı

'Silkeleme'nin Sonuçları

İçinde bulunduğumuz döneme damga vuran sözcüklerden biri "silkeleme". Sonuçta, özünde bir kamu kurumu olan belediyeler, desteklenmesi gerekirken tam tersine cezalandırılmış oluyor! Bu olumsuzluktan da en çok, çok sayıda muhalif belediyenin bulunduğu İzmir ve Ege Bölgesi etkileniyor. Üstelik yerel yönetimleri daha da baskılayacak ve etkisizleştirecek yeni düzenlemelerin hazırlandığı ifade ediliyor. Dünyada yerel yönetimlerin etkinliği artarken ve hizmet alanları genişlerken, biz de tam tersinin yapılması; ister istemez "herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine" özdeyişini anımsatıyor. Hele bir zamanlar "Yereli güçlendireceğiz" diyerek iktidara gelenlerin, 31 Mart 2024'te yerel seçimi ve yönetimleri kaybedince tam tersini yapmaları; önemli siyasal dersler içeriyor. Bu önemli konuyu, olur olmaz her meseleye "beka" tanımı yapanların dikkatine bir kez daha sunuyoruz. Buna göre; ekmeklik ve makarnalık buğday için ton başına 16 bin 500 TL, arpa için ton başına 12 bin 750 TL fiyat verildi. Önceki yıl 13 bin 500 TL'ye satılan buğdayda yüzde 22 artış; 13 bin 500 TL'ye satılan arpada yüzde 15.91'lik bir artış oldu. Hububat üreticileri; "Bizler alınterimizle, binbir emek ve fedakârlıkla yetiştiriyoruz. Hasat döneminde de bu emeğimizin, alınterimizin karşılığını almak istiyoruz" diyorlar. *** 'Gıda emperyalizmi' ve 'Tarhana Osman' Değerli bilim insanı ve örnek bir aydın Doç. Dr. Osman Nuri Koçtürk, İzmir Karşıyaka'da düzenlenen etkinlikle anıldı. İzmir Büyükşehir ve Karşıyaka belediyeleri ile üyesi olduğu Veteriner hekimlerinin ve öğrenim gördüğü İzmir Atatürk Lisesi mezunlarının ortaklaşmasıyla; doğum yeri Karşıyaka'ya yerleştirilen anıt büstü törenle açıldı. Açılışta konuşan Veteriner Hekimler Derneği Genel Başkanı Gülay Ertürk, Osman Nuri Koçtürk'ün yalnızca veteriner hekimlik mesleğinin değil, Türkiye'nin bağımsızlık ve halk sağlığı mücadelesinin de önemli isimlerinden biri olduğunu vurguladı. Rahmetli Osman Nuri Koçtürk, ülkemizde bir zamanlar güvenli gıda ve halk sağlığı denince akla ilk gelen isimdi. "Gıda emperyalizmi" kavramını ortaya atan ve geniş kesimlere ulaştıran da oydu. İzmir ve Karşıyaka ile güçlü bağları vardı. Değerli dostumuz Anadol'un anlatımıyla; gençliğinde Alsancak İskelesi'nden denize atlayıp, "Karşıyaka İskelesi'nde buluşuruz" diyerek, körfezi yüzerek geçecek ölçüde Karşıyakalıydı. Bu çabaları nedeniyle, halk arasında ve ilerici çevrelerde "Tarhana Osman" lakabıyla anıldı.

12 Haziran 2026 04:00

Köşe Yazarı

Darbenin Anatomisi

Ülkemizin siyasal yaşamında fırtınalar yaratan "mutlak butlan" kararının etkileşimleri sürüyor. CHP'ye yönelik butlan kararını ve sonrasında yaşananları; iktidarın yansıtmak istediği gibi, yalnızca CHP'yi ve CHP'lileri ilgilendiren bir konuymuş gibi ele almak çok yanıltıcı olur. Tam tersine, ülkemizi ve halkımızı tümüyle ilgilendiren çok önemli bir meseledir. Ülkemiz, halkımız ve geleceğimiz adına büyük endişe duyduk. Bu bağlamda, bugün CHP'nin başına gelen yarın başka partilerin de başına gelebilir. Butlan kararı, bugün için doğrudan muhalefeti ve özellikle de ana muhalefet CHP'yi hedeflemektedir. Ülkenin kurucu ve halen en büyük partisi olan CHP, iktidar tarafından dizayn edilmek istenmektedir. Böylece son yerel seçimlerin birinci partisi CHP'nin ve onun önder kadrolarının devre dışına çıkarılması hesaplanmaktadır. Sorun kişilerin, grupların, partilerin de çok üstünde bir meseledir. Sorunu yaratıp ülkenin orta yerine bırakanlar, siyasal sistemi tümüyle kontrol altına almak istiyorlar. Bu darboğazdan çıkışın temel yönsemesi; CHP'de de ülkede de seçimdir.

09 Haziran 2026 04:00

Köşe Yazarı

Ege, Özgür Özel'e Sahip Çıkıyor

CHP Genel Merkezi'nde yaşanan olayların ardından TBMM'ye yürüyen Özgür Özel, bayram öncesinde İzmir'e geldi. Her zaman özellikle vurguluyoruz, İzmir'in, Ege'nin CHP siyasetinde apayrı bir yeri ve önemli bir konumu var. İzmir, siyasal çevrelerde, CHP'nin "amiral gemisi" olarak tanımlanıyor. Özgür Özel İzmir'de, Manisa'da, büyük ve görkemli buluşmalarla karşılandı. CHP lideri Özgür Özel, bu zor günlerde, İzmir'den, Manisa'dan, Ege'den tam destek aldı ve büyük moral buldu. Görünen o ki CHP'nin Ege'deki neredeyse bütün il-ilçe başkanları ve örgütleri, Özgür Özel'in yanında yer alıyor. Ege'deki CHP'li büyükşehir ve ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri; liderleri Özel'e desteklerini açıklıyorlar. CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel'in Ege'deki desteği, sadece kendi partilileri ile de sınırlı değil. *** Çevre mücadelesi ve Ege Tarihsel süreçte birçok toplumsal, sosyal ve siyasal gelişmeye öncülük yapan Ege; bu öncülüğünü çevre mücadelesi alanında da gösteriyor. Ülkemizde çevre duyarlılığı ve mücadelesi en çok Ege'de görülüyor. Öyle ki artık çevre mücadelesi neredeyse bir Ege ve Egeli geleneği haline geldi. Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü. "Kentte ekolojik yıkıma ve talana karşı dayanışma var, direniş var" anlayışıyla hareket eden çevreciler; bugün İzmir'de gün boyu sürecek çeşitli etkinlikler yapacaklar. *** Ferdi Zeyrek unutulmaz Geçtiğimiz yıl talihsiz bir kaza sonucu yaşamını yitiren Manisa'nın önceki belediye başkanı Ferdi Zeyrek'i, 9 Haziran 2025'te kaybetmiştik. Ferdi başkanın kaybıyla büyük acı yaşayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'liler ve Manisalılar; büyük bir üzüntüyle Ferdi başkanı toprağa vermişlerdi. Yakın dostunun bu yönlerini çok iyi bilen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, onun yerel yönetimde başarılı olacağına yürekten inanıyordu. Şimdi onun emaneti olan hizmet bayrağını, CHP'li Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu taşıyor. Bu bağlamda onun anısına; hem günümüz yerel yöneticilerine destek olacak hem de geleceğin yerel yöneticilerini yetiştirecek "Ferdi Zeyrek yerel yönetim akademisi"nin kurulmasını öneriyoruz.

05 Haziran 2026 04:00

Köşe Yazarı

Yıkım Ve İnşa

Dünyada önemli ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler yaşanıyor. Bugünlerde üzerine çokça tartışılan otokrasinin, otokrat yönetim anlayışının, emperyalizmle olan bağı; Körfez'de ve dünyanın başka bölgelerinde yaşanan savaşlarla, kıyımlarla, kırımlarla daha iyi görülüyor. Bir yandan ekonomide ve sosyal hayatta meydana gelen yıkımın enkazı artarken diğer yandan yeni bir hayat ve düzen arayışları da güçleniyor. Bu gerçekliği biz de ülkemizde görüyor ve günlük yaşamda alabildiğine duyumsuyoruz. Seçmen "cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi" olarak tanımlanan bu yeni yönetsel sistemin, sorunları daha da büyüttüğünü kendi yaşamında görüyor, kavrıyor. Siyasal ve toplumsal gündeme böylesi bir bakışla yaklaşınca ister istemez düzen ve sistem değişimi meselesi öne çıkıyor. Başta ana muhalefet CHP olmak üzere siyasal muhalefetin ve toplumsal muhalefetin tüm etkin kesimleri; bu ana hedefe ve gündeme odaklanmalıdır. Ancak görüldüğü kadarıyla; halkın, seçmenin önemli bölümünün değişim doğrultusundaki isteği de güçleniyor. Kısacası, yıkımın ve inşanın seslerini, çatırtılarını; başta siyasetçiler olmak üzere herkes duyumsamalı ve buna koşut davranmalıdır.

02 Haziran 2026 04:00

Köşe Yazarı

Kemeraltı'nın Öyküleri Tükenmez

İzmir'in simgelerinden olan Kemeraltı, biz İzmirliler için çok anlamlıdır, değerlidir. Hemen her İzmirlinin ve Egelinin geçmişinde olduğu gibi, bizim de geçmişimizde Kemeraltı'dan önemli anılar-izler vardır. Aslında günümüzde geçmişini aratsa da yine de bir başkadır Kemeraltı... Yalnızca İzmirliler değil, Ege'nin dört bir yanından insanlar Kemeraltı'na gelirdi. Kemeraltı artık pek çok İzmirli için adeta bir nostalji oldu. Her şeye karşın, İzmir Büyükşehir ve Konak Belediyeleri Kemeraltı'nı yaşatmaya çalışıyorlar. Bu bağlamda her yıl "Kemeraltı Şenliği" düzenleniyor. Ayrıca geçtiğimiz günlerde İzmirli bir grup yazarın, Murat Şahin'in editörlüğünde yayımladıkları "Kemeraltı Hikâyeleri" kitabı, doğrusu bizi oldukça sevindirdi. *** İzmir'in vakıf üniversiteleri Günümüzde İzmir'in özellikleri vurgulanırken "üniversiteler kenti" olma özelliği de öne çıkar. Bizim de mezunları arasında olduğumuz Ege ile 9 Eylül gibi köklü kamu üniversitelerinin yanı sıra, başarılı vakıf üniversiteleri de vardır bu kadim kentin. Aynı zamanda o yıllarda, zaman süreci 20. yy'dan 21. yy'a evrilirken İzmir'in ticaret tarihini araştırıp hazırlıyorduk. Bu nedenle de o dönemin yakın tanığıyız. Kısaca "Hanem Çeşme" adı verilen bu projenin temelini CHP Genel Başkanı Özgür Özel attı. Ayrıca, önceki genel başkanlardan Murat Karayalçın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile milletvekilleri de törende bulundular. Başkan Denizli'nin verdiği bilgiye göre; Şifne Mahallesi'nde yaklaşık 100 bin metrekarelik alanda inşa edilecek proje kapsamında, 1+1 ve 2+1 toplam 600 konut planlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise günümüzde sosyal konutların önemli bir ihtiyaç olduğuna vurgu yapıyor. Projenin yaratıcısı Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, "Bu proje halkçı belediyeciliğin en somut örneklerinden biri" diyor. "Hanem Çeşme" projesiyle barınma krizine kamucu bir yanıt verildiğinin altını çiziyor. "Adil, nitelikli ev" şiarıyla hayata geçirilen bu anlamlı proje için biz de Lâl başkanı içtenlikle kutluyoruz.

29 Mayıs 2026 04:00

Köşe Yazarı

Cumhuriyet Ve Demokrasi

Son dönemlerde muhalefet çevrelerinde kimilerinin Cumhuriyet kavramını, kimilerinin de demokrasi kavramını öne çıkardıklarına tanık oluyoruz. Oysa bu iki temel kavram, yani Cumhuriyet ve demokrasi, birbirini bütünlüyor ve birbirine güç veriyor. Biz, Cumhuriyet ve demokrasi değerlerini, aynı ölçüde önemsiyor ve değer veriyoruz. Bu yol haritasında, Cumhuriyetin kurucu değerleri ile demokrasinin evrensel değerleri aynı ölçüde önemlidir. Siyasal-toplumsal mücadelenin yönsemesinin ve yol haritasının, bu ana hedefler doğrultusunda oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Başta antiemperyalizm, antifaşizm, çağdaşlık ve laiklik olmak üzere Cumhuriyet değerleri; sömürgeciliğe, gericiliğe ve çağdışılığa karşı en temel dayanaklardır. Öyle görünüyor ki önümüzdeki sürecin temel belirleyeni ve aynı zamanda siyasal ayracı, "Otoriterlik mi, demokrasi mi" sorusu olacaktır. "Şahsım devleti" anlayışının yerini, yerleşik kurumlar ve kuruluşlar, gelenekselleşmiş kurallar alabilir. Biz, Cumhuriyet ve demokrasi temelli bir birleşik cephe politikası, günümüzün temel yönsemesi olmalıdır diye düşünüyoruz. Ülkemizin, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında; Cumhuriyet değerleri ve parlamenter demokrasi ilkeleri doğrultusunda yeniden inşası görevi, önümüzde boylu boyunca durmaktadır.

26 Mayıs 2026 04:00

Köşe Yazarı

Akbelen'e, Akbelenlilere Selam Olsun!

Muğla-Milas'a bağlı Akbelen yöresi, son yıllarda ülkemizde verilen çevreyi ve doğayı koruma mücadelesinin simgesi haline geldi. Başta İkizköy muhtarı Nejla Işık ve sevgili kızı Esra Işık olmak üzere, yörenin pek çok ismi ve isimsiz kahramanı; duruşlarıyla, tavırlarıyla, kararlılıklarıyla, herkese adeta yurtseverlik dersi veriyorlar. Hepsini yürekten kutluyoruz. Akbelenliler uzun süredir gerçekten örnek bir çevre mücadelesi veriyorlar. Son olarak İkizköy Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık, orman çevresindeki acele kamulaştırma işlemini protesto ettiği için tutuklandı. Kendi ifadesiyle olumsuz koşullarda, 42 gün cezaevinde kaldı. Dursun Utku, geçmişte Aydın'da TÖB-DER başkanlığı yapmış, öğretmen örgütlenmelerinin içinde yer almış değerli bir eğitimci. Sevgili kızı, YKKED İzmir Şube Başkanı Özgün Utku da çok sevdiğimiz bir dostumuz. Utku, "Gülfidan" isimli romanında; işsizliğin ve değişen tarım politikalarının sarmalında sıkışan köylünün yaşadığı değişimi ve dönüşümü anlatıyor. "Gülfidan", akıllı ve cesur bir köylü kadını. Yine bir başka eğitimci kökenli yazarın, Aydemir Çimen'in kaleme aldığı, oldukça oylumlu bir roman olan "O Daha Çocuk"; bizi 1970'li yılların siyasal olaylarına götürüyor. Yazar Aydemir Çimen, Kars kökenli bir 78'li. Dursun Utku gibi Aydemir Çimen de romanda işlediği, betimlediği coğrafyayı çok iyi bilen ve anlatan bir yazar. Eğitimci kökenli her iki yazarımızı da yürekten kutluyoruz. Her yaz mevsimine girişte, kıyı işgalleri ile orman yangınları neredeyse değişmez klasiklerimiz haline geldi. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde, sıcaklıklığın yükselmesi ile birlikte orman yangını tehlikesi de artıyor. Orman yangını tehlikesine karşı yapılacaklar içinde birinci adımı koruma önlemleri oluşturuyor. Biz yaz mevsiminin gelmesi ve sıcaklıkların artışı nedeniyle, başta ilgiler ve yetkililer olmak üzere herkesi, orman yangınları konusunda bir kez daha uyarıyoruz.

22 Mayıs 2026 04:00

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha