
ABD ile İran'ın arasındaki barış görüşmelerinin vardığı nokta, mutabakat anlaşması, cuma günü İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında imzalanacak, en azından beklenti bu şekilde. Mutabakat zaptı, taraflar arasında 60 günlük yeni bir müzakere sürecini de başlatacak. En dikkat çeken madde, ABD'nin 300 milyar dolarlık İran'ı yeniden imar etme planı için taahhüt ettiği söylenen para, bu bilgi ABD tarafından henüz teyit edilmiş değil. İran sonraki süreçte nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhütte bulunması ile birlikte ellerinde bulunan 470 kilo zenginleştirmiş uranyumun ne olacağı noktasında açıklamada ise flu alanlar görünmekte. Bu da ekonomik açıdan ciddi hasar almış İran'ın, yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte Katar, AB ve ABD'de dondurulan mal varlıklarına yeniden erişebilmesi demek. İlk etapta 20 milyar doların serbest bırakılacağı sonrasında ise kalan varlıkların serbest olacağı biliniyor. Bu mutabakatın bölge ülkelerine ve İran'a yansımaları pozitif yönde olacaktır.
Kaynak: Yeni Asya
21 Haziran 2026 00:24
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Nato 3.0 Dönüşüm, Ankara Zirvesi-3
Türkiye'nin ABD tarafından tek taraflı olarak F-35 programından uzaklaştırılması ve CAATSA yaptırımları gündeme taşınacak. F-35'ler, 5. nesil bilgisayar destekli insanlı savaş uçakları. Özellikle Çin'in geliştirdiği 6. nesil yapay zekâ destekli insansız savaş uçakları görücüye çıkmış durumda. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye'nin F-35 programından tek taraflı olarak çıkarılması büyük bir kayıp olarak değerlendirilmemeli.
14 Temmuz 2026 00:10

Nato 3.0 Dönüşüm, Ankara Zirvesi-2
Bununla birlikte, Türkiye'siz AB ve NATO içinde güçlü bir savunma bloğunun oluşması neredeyse imkânsız gibi görünüyor. Türkiye'nin "küresel aktör" olma yolunda mesafe katetmek için çaba sarf ettiği artık tescillenmiş durumda. Bu gelişmelerin giderek daha fazla fark edilmesi de Türkiye'nin NATO bünyesindeki önemini artırıyor. Savunma sanayii, insansız hava araçları, uzun menzilli balistik füzeler ve 5. nesil yapay zekâ destekli hava araçlarının üretim bantlarından çıkarılarak görücüye çıkarılması, NATO içinde dikkatleri Türkiye üzerine çekmiş durumda. Daha önce yüzde 2 olan savunma harcaması hedefinin yüzde 5'e çıkarılması gündemde. NATO Zirvesi'nin en önemli başlıklarından biri de bu. Türkiye'nin AB'nin savunmasına katkı sağlayabilecek bir yapıya dönüşmesi, aslında NATO'nun da işini kolaylaştıracaktır. Bu da Ankara'daki NATO Zirvesi'nin önemini bir kat daha artırıyor.
13 Temmuz 2026 02:00

Nato 3.0 Dönüşüm, Ankara Zirvesi (1)
"Avrupa'nın Güvenlik Mimarisi"nin yeniden dizaynı, Asya–Pasifik kıta ülkelerini de aynı güvenlik şemsiyesi altında toplanabilmesinin ön görüşmeleri Ankara'daki NATO Zirvesi'nin gündeminde olacak. NATO 2.0 den, NATO 3.0'e dönüşümün temelleri yine bu zirvede atılacak. Bu değişimin ismi NATO 3:0 olarak belirlenmiş durumda. Özellikle bu kış "Kuzey Akım 2 projesi" ile Rusya'dan temin ettikleri doğal gazdan mahrum kalan ve donan bir Avrupa gördük. Zelensky tarafından Baltık denizi altından seyreden Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattının suikastle patlatıldığı ve sonrasında Avrupa'nın fosil yakıtlara geri dönüşünün başladığını görmek mümkün oldu. Bu tavır AB içinde rahatsızlık oluşturmuş durumda.
12 Temmuz 2026 00:35

G7 Zirvesi Ve Zelensky
G7 Zirvesi, 15-17 Haziran 2026 tarihleri arasında Fransa devlet başkanı Macron'un ev sahipliğinde Fransa'da yapıldı. G7 Zirvesi öncesi Alman başbakanı ve AB komisyon başkanı Von Der Leyen'in 90 milyar euroluk yardımın Ukrayna'ya transfer edilmesinde hayli etkin tavır almaları hafızalarda. Bu yardım sonrasında AB içinde farklı görüşler ortaya çıkmış, özellikle İspanya, Macaristan ve Slovakya gibi ülkeler... G7 zirvesinden gelen destek ve sağlanan (90 milyar avroluk) yardımla Zelensky'nin, Rusya'ya dronlarla saldırı başlatması tesadüf değil. Ukrayna'nın Rusya'nın başkenti Moskova'ya 190'dan fazla İHA ile saldırı düzenlemesi savaşı yeniden alevlendirmiş aynı zamanda çok etkili olmuş durumda. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un "misilleme" olarak Ukrayna'da askerî hedeflere yoğun saldırılar yapılacağını ifade etmesi ise savaşın yeniden şiddetlenmesi anlamına geliyor. " Müttefiklerimiz saldırılarımızın etkililiğini takdir etti. Rusya, diplomasi konusunda gerekli adımları atmalıdır." ifadelerini kullanması da ilginç.
28 Haziran 2026 00:49

Sporda Siyaset Ve Fıfa Ve Uefa'nın İki Yüzlü Tutumları
Dünya Kupası başlamadan önce kupaya katılan bazı takımlara yapılan ayrımcı tavırlar söz konusu. FIFA ve UEFA'nın ikiyüzlü tutumu ortaya çıkmış durumda. İkircikli tavır takınan FIFA başkanı Infantino'yu anlamak mümkün değil. Somalili FIFA kokartlı hakem Omar Artan, CAF tarafından 2025 yılında Afrika'nın en iyi hakemi seçilmiş olmasına rağmen ABD'ye giriş yapamadı. Afrika'nın en iyi hakemine, Dünya Kupası finallerinde görev verilmesine rağmen ABD tarafından vize verilmiyor. Fransa'da düzenlenen ve tenis dünyasının Dünya Kupası olarak bilinen Roland Garros'ta bir Rus tenisçinin şampiyon olmasını hazmedemeyen Fransa'dan da aynı tavırlar... 19 yaşında en genç şampiyon olarak adını Roland Garros'ta yazdıran Mirra Andreeva zaferini kutlamak için kendi bayrağını çıkaramadı. ABD ve Avrupa'da İslâmî bir motifin ön plana çıkartıldığı zafer sevinçleri kabul görmezken, kendi değerlerine atıfta bulunulduğunda ses çıkarmayan FIFA ve UEFA'yı kınıyorum.
14 Haziran 2026 00:39

Ab Ve Türkiye İlişkileri-2
Bu gelişme, dış politikada oybirliği gerektiren durumlarda Türkiye'ye karşı devamlı veto hakkını kullanan Yunanistan ve GKRY'ye de "dur" denecektir. Ayrıca NATO'nun Temmuz ayında Türkiye'de yapacağı toplantı bu manada çok önemli; AB, ABD ve Türkiye'nin ajandaları hayli kabarık durumda. Türkiye AB'ye girme hayalinden uzaklaşsa da gelişen şartlar gereği AB, Türkiye ile işbirliği yapmak zorunda kalabilir. Bu tavır "ayak sürümek" olarak algılanabilir. Bediüzzaman, Avrupa'yı tarif ederken, İsevîlik din-i hakikisinden aldığı feyizle insanlığın faydasına olan sanatları, adaleti ve fenleri takip eden 1. Avrupa'yı kast ediyor. Tefessüh etmiş olan bu yapının yayılması, insanlığın geleceğini ve ahiretini dinamitlemesi şeklindeki yapıyı da 2. Avrupa olarak ifade ediyor. AB ile Türkiye tam bu noktada. Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarını savunan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'i kıskanmak istemiyoruz, çünkü "Bizde de var" demek istiyoruz.
04 Haziran 2026 09:01

Ab Ve Türkiye İlişkileri-1
GSMH'den NATO'ya verilen aidatları %2'den %5'e çıkardıkları halde kendilerini tam güvende hissetmiyorlar, endişe ediyorlar. Bu da yetmezmiş gibi JD Vance (ABD Başkan Yardımcısı) açıklamasında, "ABD Almanya ve Polonya'dan askerî birliklerini çekme kararı aldı" şeklindeki tutumu bu korkuyu daha da artırmış durumda. ABD yavaş yavaş AB'den askerlerini çekebilir; Temmuz'da Ankara'da planlanan NATO toplantısında bu, masadaki sorunlardan biri olabilir. Oysa AB ülkeleri çok daha ucuza alabildiği Rus gazından mahrum kalmış, Kuzey Akım 2 projesinin denizaltındaki boru hattının savaşı bahane eden Ukrayna tarafından sabote edilip patlatıldığı basına sızmıştı. Slovakya Başbakanı Robert Fico, "Biz gazı neden daha pahalıya ABD'den alıyoruz, biz aptal mıyız?" şeklindeki çıkışı aslında AB ülkelerinin söyleyemediği gerçeği yansıtıyordu. Tüm bu gelişmeler üzerine AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen'in, AB'nin özellikle dış siyasette "oy birliği sisteminden" uzaklaşacağını söylemesi bu yüzden.
03 Haziran 2026 09:15

Ab, Türkiye Ve Güvene Dayalı Birlik
İran savaşı gösterdi ki AB içinde derin ve sessiz giden görüş ayrılıkları ve fikir uyuşmazlıkları söz konusu. Sadece bu ay 90 milyar Euro Zelensky'e gönderildi. "NATO'dan atarız ya da ek gümrük vergisi alırız" tehditlerine kulak asmayan ve korku salmaya çalışan Trump'ın karşısında dik duruşundan taviz vermeyen yapısı ile takdir toplayan İspanya başbakanı var. Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa gibi lokomotif ülkeler birliğin çatısını oluştursa da görüş ayrılıkları söz konusu. "Rusya saldırabilir" psikolojisi ile algı oluşturularak yola devam eden bir yapıdalar. Ukrayna'ya yapılacak yardımlar noktasında Macaristan, Slovakya, İspanya son dönemde İtalya ve Fransa'nın karşı çıkışları söz konusu, bu da AB içerisinde kırılmaları gün yüzüne taşımış durumda. Avrupa Komisyon Başkanı Wonder Leyen'in Türkiye'yi, Rusya ve Çin ile aynı potada gösteren uyarı niteliğindeki konuşması, AB ile Türkiye'nin gelecekte ortak çatı altında bir araya gelmesini engel teşkil edebilir. Rusya'nın AB için tehdit unsuru olarak algılandığı sürece AB, Türkiye'ye işbirliği teklif edecektir.
24 Mayıs 2026 00:16

Tom Barrack Ve S400
Ortadoğu'ya "atanmamış valisi", aynı zamanda ABD'nin Ankara büyükelçisi sıfatı taşıyan, Lübnan asıllı Hristiyan bir bürokrat. Basın toplantılarında "Size Demokrasi fazla, Monarşi yeter" diyebilecek kadar da ileri-geri konuşmalar yapabiliyor. Türkiye savunma bloku oluşturmak için talep ettiği Patriotları NATO ve ABD'den alamadı, bunun üzerine yönünü Rusya çevirdi. S400'lerin alınması sonrasında, haksız bir şekilde F35 5. Nesil savaş uçağı programından tek taraflı şekilde ABD'nin isteği üzerine uzaklaştırıldı. Teslim edilmesi gereken, ücreti ödenmiş 2 adet F35'de ABD hangarlarında çürümeye terk edilmiş halde. S400'ler; her fırsatta kapalı kapılar ardında gündeme getirilen, ABD ile olan ikili ilişkilerde "Demokles'in kılıcı" şeklinde Türk delegasyonunun önüne konulan bir meseleye dönüşmüş durumda. Halk bankası ve Madura'nın Türkiye ile olan ikili ilişkileri de ABD'nin gizli ajandasında tutuluyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Barrack Türkiye'nin elindeki S400'ü almak ve F35 programına yeniden dönüş açısından, NATO'yu ön plana sürebiliyor. Türkiye savunma sanayi konusunda hayli mesafe almış durumda. Ankara ve Türkiye çok değişti.
21 Mayıs 2026 02:18

Brent Petrol, Opec Ve Kazanan Abd
"ABD-İran Savaşı ve Amerika'nın saldırısının sonu nereye varacak? Amerika ve İran'ın tavrı ne olacak?" Akıllardaki soru bu. Tüm bu gelişmeler, büyük petrol rezervleri üzerinde oturan (3,1 milyar varil) Venezuela'yı gasp eden ABD'nin işine yarıyor. Slovakya Başbakanı "Biz enayi değiliz" diyerek çıkış yaptı. Amerika'yı İran'a karşı yönlendirmesi ve gündemin değişmesiyle Suriye'de Golan Tepeleri'nden sonra 30 km daha içeriye girmesi ve işgal ettiği toprakları sahiplenmesi alışılmış bir durum gibi pazarlanıyor. Dünya gündemine Hürmüz'ü, İran'ı koydular. İran'da ateşkesin kaçınılmaz olduğu düşünülüyor; ancak burada İran'ın kayıpları söz konusu. İran'ın elindeki 470 kg zenginleştirilmiş uranyumu mutlak surette Amerika'nın alacağı düşüncesi hâkim, çünkü Amerika'nın istediği bu. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması Amerika'nın işine geldi. Brent petrolün varil fiyatı 120 $'a ulaştı. Venezuela'dan çıkartılan petrolün pazarlamasının önü açılmış oldu; yani Amerika korsanlık yaparak İran tankerlerine el koyarken, çöktüğü Venezuela petrolünü de pahalıya pazarlıyor.
18 Mayıs 2026 02:15

Saha Expo 2026
İsrail'in Lübnan'a, Suriye'ye, Gazze'ye aleni bir şekilde hiçbir uluslararası kural tanımaz şeklindeki saldırgan tutumu ile birlikte, Epstein dosyalarına mahkûm edilen, MOSSAD tarafından yönlendirilen ABD'nin başkanı Trump'ın dengesiz davranışları sonucu olaylar çığırından çıkmış durumda. Ukrayna savaşı ile Rusya'nın saldırgan tavrı hâlâ AB ülkelerinde ciddi bir algı sorunu teşkil ediyor. Gazze'nin durumu, Ukrayna'nın durumu, İran'ın durumu, Lübnan ve yakın zamanda Suriye'nin durumu ortada. ASELSAN, BAYKAR, ROKETSAN, HAVELSAN, TUSAŞ, TAİ gibi birçok savunma sanayi ağırlıklı firmalarımız ciddi yatırımlar yapmışlar. Türkiye'nin savunma sanayi noktasındaki yatırımları hayli mesafe almış durumda, otomotiv yan sanayi üreten bir yapının, savunma sanayi tedarik zinciri üretimine dönüşümü gerçekleşmiş. Bu gelişim yaşanırken tekstil ve tarım ürünlerine karşı lâkayt kalınmış olabilir, bu da değişimin tabiî bir sonucu sanki. Zamanla bu harcamaların 400 milyar avroya ulaşacağı öngörülmekte. Türkiye'nin askerî harcamaları 35 milyar doları aşmış durumda.
15 Mayıs 2026 00:17

Mark Carney, Kanada Başbakanı, Dünya Ekonomik Formu
"Kurallara dayalı uluslararası düzenin" çöktüğünü ifade etmesi, ABD'nin uluslararası sistemi işlevsiz hale soktuğunu söylemesi aslında pek yankı uyandırmadı. Carney, Kanada'nın geleceğine odaklanmasını önerirken, kuralların işletildiği bir yapının altını çizerken, "Kendi evimizde efendiyiz" mesajı veriyordu. Özellikle son 20 yılda finans, sağlık, enerji ve jeopolitik alanlarda yaşanan krizler, aşırı küresel entegrasyonun riskleri başlıklı konularda, ABD gibi büyük ve güçlü ülkelerin ekonomik entegrasyonu bir silah gibi kullanmaya başlamasından yakınıyordu. İran da olduğu gibi, 49 yıldır bu tutumla yaşıyorlar. Carney, Kanada'nın yapısını ortaya koyarken, komşusu ABD'nin Kanada üzerinde egemen tavır göstermesinin kabul edilebilir bir şey olmadığını, Trump'ın önce Kanada sonrasında Grönland'ı alacağız şeklindeki çıkışını adeta cevap veriyordu. Kısacası aslında, Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda "kurallara dayalı uluslararası düzen" anlatısının bir kurgu olduğunu ve bunun, ABD'nin işine geldiğini, kuralları kendisine göre esnettiğini söylemesini yeniden gündeme taşımak elzemdi. "Uluslararası hukukta mağdurun kimliğine göre farklı şekilde değerlendirmelerin olması da aslında can sıkıcı bir durum.
30 Nisan 2026 06:24