×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

'Hayattan Aldığımız Keyfin Önemli Bir Kısmı Sofranın Etrafında Şekilleniyor'

18 Temmuz 2026 07:00

Yemek kültürü araştırmacısı, yazar Kutsi Akıllı'nın yeni kitabı 'Türkiye'de Yemekçe Konuşulur' beş yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü. 1.000'in üzerinde yazılı kaynağı tarayarak Türkçenin mutfakla kurduğu ilişkiyi; atasözlerinden deyimlere, argo ifadelerden gündelik dile uzanan örneklerle inceliyor: "Bizde insanlar yaşamak için yemek yemez; yemek için yaşar." "Bal dök yala", "ekmeğini taştan çıkarmak", "pirincin taşını ayıklamak", "çorbada tuzu bulunmak", "tatlıya bağlamak"... Yemek kültürü araştırmacısı, mimar ve yazar Kutsi Akıllı da bunu fark etmiş. Bununla da yetinmeyip Türkçenin yemekle kurduğu zengin ilişkiyi yeni kitabı 'Türkiye'de Yemekçe Konuşulur'da bir araya getirmiş. Sofralarımızın yalnızca damak tadımızı değil, düşünme biçimimizi nasıl etkilediğini; kitabın ortaya çıkış hikâyesini ve neden bu kadar 'yemekçe konuştuğumuzu' Kutsi Akıllı'ya sorduk. Yıllardır yemek kültürü üzerine çalışıyorum, üstelik yemeğe düşkün bir ailede büyüdüm. Bizde insanlar yaşamak için yemez; yemek için yaşar. Yemek yapmayı olağanüstü iyi bilirdi ama beni en az bunun kadar etkileyen, atasözleri ve deyimlerle konuşmasıydı. 'Yüzyıllardır böyle...' ◊Kitabın 384 sayfa olduğunu görünce çok şaşırdım. Bu sadece bugün değil, yüzyıllardır böyle. ◊Beş yıl boyunca 1.000'in üzerinde kaynak taramışsınız... 500 binin üzerinde atasözü okumuşumdur. Osmanlı döneminde İtalya'yla, Venedik ve Ceneviz üzerinden çok güçlü bir yemek kültürü etkileşimi var. Kültürü şekillendiren en önemli unsurlardan biri beslenme biçimi. "Gastronomi turizmi üzerine de çalışıyorum. İnsanlar bir ülkeyi sadece tarihi ya da manzarası için değil, yedikleri yemeklerle de hatırlıyor. Kötü yemekle iyi bir tatil hatırlamak zordur ama güzel bir yemek insanın o ülkeyle kurduğu bağı güçlendirir. Bence gastronomi turizmi iki farklı şekilde kurgulanabilir. Birincisi, o coğrafyanın yüzyıllardır ürettiği yerel ürünler ve geleneksel tarifleri merkeze almak. İkincisi tarih üzerinden ilerlemek. Bunlar insanların yalnızca yemek yemesini değil, bir hikâyenin parçası olmasını da sağlar. Bana göre yemek, kültürel tanıtımın en güçlü araçlarından biri. Birinin sizin yemeğinizi sevmesi, size karşı önyargısını bile azaltabilir. Bu yüzden Türkiye'nin bu zenginliği çok daha iyi değerlendirmesi gerek."

'Tamamen Kariyerime Odaklıyım'

18 Temmuz 2026 07:00

Birkaç hafta önce 13 bin olan takipçi sayısı 1 milyonu geçti. Ekranda'kötü' denilecek bir karaktere sempati duyulmasını sağladı, sokakta ona "Teoman'a tam kızıyoruz, 5 dakika sonra üzülüyoruz, 5 dakika sonra yine kızıyoruz" dediklerini anlatıyor. Kanal D'nin 'Daha 17' dizisinde rol alan Ata Yaşat'la buluşuyoruz. Kanal D dizisi 'Daha 17'nin çekimleri Bodrum'da devam ediyor. 30 Ağustos'ta 24 olacağım. Hayatım Ankara'da geçti. Babam 4-5 yaşında beni tiyatroya yazdırdı. Sonra küçük küçük tiyatrolarda rol aldım. Ardından günlük bir diziye başladım, Ankara'da çekiliyordu, 8 yaşındaydım. Yani bir anda hayatım çok fazla değişti ama ben zaten içimde bunu yaşıyordum ve arkadaşlarım da "Bunun olacağını biliyorduk" diyor. Gerçekte canlandırdığım Teoman karakterinin yaptığı şeyleri yapmam. Bundan sonra da oyuncu olarak çok farklı şeyleri deneyimleyeceğimi düşünüyorum. � ◊ Instagram'da ilk dizi başladığında 13 bin olan takipçin bugün 1 milyon… Sonuçta insanların sevgisi beni çok mutlu ediyor. Ya da geçen gün bir teyze geldi; "Kavga etme kuzum" dedi, o kadar mutlu oluyorum ki. 'Daha 17' dediklerini duyuyordum. Sonra "Yok, o değildir herhalde" dediler. Teoman kelimesini duydum. Bunu Nesrin'le (Cavadzade) konuştuk; "Anama ana diyesin" yazmış biri, o yoruma çok gülmüştük. ◊ 'Daha 17'de aşkı da görüyoruz. Onu gördüğünde çok mutlu oluyorsun, bunu yaşadığımı sanmışımdır belki ama daha o kadar deneyimlediğimi düşünmüyorum. Ve iyi ki Teoman olmuşum. Teoman'ın kibrinin yüzde 1'inin bile bende olmamasına uğraşıyorum. Teoman çok eğlenceli. Oynarken değil de okurken "Ya bir dur artık" diyorum ama oynarken karakteri yargılamamam lazım, o yüzden karakterin içindeyken hiç yargılamıyorum. "Tam nefret ediyoruz, kızıyoruz. Beş dakika sonra Teoman'a üzülüyoruz, beş dakika sonra yine kızıyoruz" diyorlar. Spor yaparken sandalye kırıldı, 40 kilo dambılın altında kaldı. 2,5 hafta hastanede kaldım. Doktor "Parmağını yüzde 90 ihtimalle keseceğiz" dedi. 2,5 hafta boyunca sürekli acaba ameliyata alacaklar mı diye düşündüm. Ardından bu dizi geldi. Yönetmenlerimiz Emre Hoca (Kabakuşak) ve Neşe Hoca'yla (Kelsoy) zaten çok konuştuk. 'Para Avcısı'nda (The Wolf of Wall Street) Leonardo DiCaprio'nun oynadığı karakteri ve Heath Ledger'ın Joker'ini çokça izledim. Notlar aldım, günlük yazmaya başladım. Hatta Ankara'da karakterim Teoman'ın günlüğü var. Çok fazla Teoman'a maruz kaldım, çok fazla kendimi ona maruz bıraktım. İlk set sahnem kral dairesindeki sahneydi, "Topraklarıma hoşgeldiniz" diyordum. "Oyun" dendiği anda bana o zamana kadar çalıştığım Teoman'ın duygularının hepsi tak diye geldi. Sonuçta sarışın bir çocuğum, ister istemez dikkat çekiyorsun. Belki biraz da o yüzden spora başlamışımdır.

Çatıların Üzerinden İstanbul

18 Temmuz 2026 07:00

Bu devasa çarşının çatılarında düzenlenen turlardan birine biz de katıldık; İstanbul'u 565 yıllık bu eşsiz pazarın üzerinden izledik. Kocaman bir labirent gibi inşa edilen Kapalıçarşı'dan içeri giriyorum. Hoş, ben hiç kedi görmedim. Rehberimiz belirli noktalarda durarak hem Kapalıçarşı'nın tarihini anlatıyor hem güzel manzaraların görülebildiği durakları gösteriyor. "En iyi fotoğrafı burada yakalarsınız" dediği iki noktada duruyoruz. Kapalıçarşı'nın çatısı 2012 yılında vizyoan giren James Bond filmi 'Skyfall'un açılış sahnesindeki motosiklet kovalamacasıyla dünya çapında tanınmıştı. Ziyaretçilerin sigorta işlemlerinin rezervasyon aşamasında tamamlanması gerektiği için Kapalıçarşı Yönetim Kurulu tur satışını doğrudan yapmıyor. Biz de bu turlardan birine katıldık. Detaylı bilgi almak isterseniz Kapalıçarşı Yönetim Kurulu'nu arayabilirsiniz: (0212) 522 39 39 Kapalıçarşı Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Yazıcı çatı turlarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı. Kapalıçarşı'nın tarihi 1461 yılına dayanıyor. Kapalıçarşı'nın yenilenen çatısı 2019 yılında turizm amaçlı ziyarete açıldı. Özellikle yabancı turistler, fotoğraf tutkunları ve kültür turizmine ilgi duyan ziyaretçiler turlara ilgi gösteriyor. 16-65 yaş aralığındaki ziyaretçiler sigortalanarak çatı turlarına kabul ediliyor. Bunun temel nedeni güvenlik.

Filtreleme Haberleri

Son Dakika… Alman Tahıl Kralı Arthur Strudel'in Sır Ölümü! Rus Sevgilisi Cansız Bedenini Buldu: Dikkat Çeken 'Cinayet' Şüphesi

Alman vatandaşı Arthur Strudel (46), yaklaşık 6 ay önce Antalya'daki Kaleiçi'nden satın aldığı iki katlı evde, Rus uyruklu sevgilisi Elena L. (40), ile birlikte yaşamaya başladı. Antalya'da bu gelişmeler yaşanırken, Arthur Strudel'in Almanya'daki babasının yaklaşık 5 bin kişiyi istihdam eden ve geçen yıl 1,3 milyar avro gelir açıklayan bir döküm şirketinin bulunduğu ortaya çıktı.

18 Temmuz 2026 06:55

Abdülkadir Selvi'den İkiyüzlü Uğur Dündar'a 'Haluk Levent' Tepkisi!

Selvi, "Senin de önünde bilgisayar vardı o gün, sen niye bilgisayarın tuşuna basmadın?" ifadelerini kullandı. 15 Temmuz 2026'da Halk TV ekranlarına çıkan Dündar, bu kez geçmişte övgüler yağdırdığı Levent'i şu sözlerle hedef aldı: "Bugün doğru bilgiye ulaşmak bir tık. Haluk Levent geçmişteki sabıkası, mahkumiyeti, işlediği suçlarla ilgili iddialar diye yazdığın zaman Haluk Levent'in sicili şak diye dökülüyor. Eee bunu neden yapmıyorlar?" Uğur Dündar'ın bu açıklamaları, medyanın da tepkisini çekti. CNN TÜRK'te Göksu Öngören Özgür'ün sunduğu "Ne Oluyor?" programında konuşan Abdülkadir Selvi, Dündar'ın geçmişteki "kefalet" açıklamalarını hatırlatarak eleştirilerini şöyle sürdürdü: "Duayen gazeteci olarak geçinen, o dönemlerde de 'Ahbap'a ve Oğuzhan Uğur'a, Babala'ya kefilim, onlarla onur duyuyorum' diyen Uğur Dündar önceki gün diyor ki; 'Siz bu Haluk Levent'in ne olduğunu bilmiyor muydunuz? Şöyle bilgisayarın tuşuna bassaydınız ne olduğu ortaya çıkardı.' Senin de önünde bilgisayar vardı o gün, sen niye bilgisayarın tuşuna basmadın? Çünkü bizim kuşaklarımız ne zaman hapse girdi, ne zaman hapisten çıktı, ne zaman yargılanıyor, kimi dolandırdı bunları biliyorduk. Yazılıyordu, çiziliyordu."

18 Temmuz 2026 06:16

Kıbrıs'a Barış Nasıl Geldi?

20 Temmuz 1974'ün üzerinden 52 yıl geçti. Tarihi harekatın önemli komutanlarından emekli orgeneral Bedrettin Demirel'in 1986'da Emin Çölaşan'a verdiği röportaj... "Her durum için planımız vardı. Silahlarımızın çoğu 2. Dünya Savaşı'ndan kalmaydı. Fakat esas unsur insandır. Asıl savaşan ruhlar ve kafalardır. İnançlıysanız korku ortadan kalkıyor. Yani korkuyu yenen inançtır." Emin Çölaşan: Paşam, Kıbrıs Harekât ı konusunda şimdiye kadar sadece politikacılar konuştu. Türk Silahlı Kuvvetleri Kurtuluş Savaşı'ndan sonra vatanı için ilk kez Kıbrıs'ta savaştı. BEDRETTİN DEMİREL: Efendim, biliyorsunuz 15 Temmuz 1974 günü Kıbrıs'ta ani bir hükûmet darbesi oldu. BD: İskenderun"da 39. Tümen Komutanıydım. Rütbem tümgeneraldi. Tümenimin görevi, Kıbrıs'a yapılacak herhangi bir müdahaleyi gerçekleştirmekti. Bunun için zaten her an hazır durumda bekliyorduk. EÇ: Harekât için nasıl haber geldi? BD: 15 Temmuz darbesi bize zaten ilk işareti vermişti. Darbeciler meşru Kıbrıs hükûmetini devirmiş ve Garanti Antlaşması'nı çiğnemişlerdi. Bunun üzerine, herhangi bir müdahale mecburiyeti doğabilir düşüncesiyle birliklerimize derhal alarm verdik. Birliklerimiz o zaman İskenderun, Kahramanmaraş, Osmaniye ve İslahiye"de bulunuyordu. BD: Geldi elbette... Tabii çok daha önceden, Kıbrıs'a yapılacak bir müdahale durumu için planlarımız hazırdı. Biliyorsunuz, Mersin kıyılarına intikal daha önce 1967 yılında bir kez daha yapılmış, ancak harekât gerçekleşmemişti. EÇ: 1974 Temmuz ayında İskenderun'da tümen komutanısınız. Mesela, "Bir harekât olursa şu konularda zayıfız" gibi… BD: Çölaşan, elimizdeki araç ve gereçler son sistem değildi. 20 Temmuz günü ilk çıkarma ve indirmeleri yaptık ve Türk kuvvetleri iki ayrı yerde tutundu. Biri Girne, diğeri Lefkoşa çevresi... EÇ: Evet efendim, yine gelelim Kıbrıs ç ıkarmas ına... Size 20 Temmuz 1974 sabahı için harekât emri geldi. BD: Ben Mersin'deyim... Bu bakımdan, 20 Temmuz günü ben Girne kıyılarına ayak basmadım. Biz 22 Temmuz sabahı, ikinci kademe olarak oraya çıktık. BD: Düşmanın ilk çıkarma dalgalarımıza gösterdiği mukavemet çok önemli değildi. BD: Karaoğlanoğlu 20-21 Temmuz gecesi düşmanın yaptığı gece ateşleriyle şehit oldu. Onun yanında bulunan ve yerde görev yapan pilot Binbaşı Fehmi Ercan da Karaoğlanoğlu'yla birlikte şehit düştü. BD: Deniz piyade dahil, tahminen üç bin, üç bin beş yüz diyebilirim. EÇ: Şimdi bunu size bir insan olarak soruyorum. BD: Tabii hiçbir insan, "Ben savaştan korkmuyorum" diyemez. Eğer inançlı iseniz, bu korku yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Yani korkuyu yenen şey inançtır. EÇ: Şimdi Pa şam, orada bir sava ş var... BD: Bak Çölaşan, bizim askerimiz subayına çok sıkı bağlıdır. BD: Böyle bir şey hiç olmadı. 1917'de Elazığ'da doğdu. Babası, Kurtuluş Savaşı gazilerinden Binbaşı Zekeriya Bey. 1938'de topçu subayı olarak Harp Okulu'nu bitirdi. 1974 Kıbrıs Harekâtı'na önce tümen komutanı olarak tümgeneral rütbesiyle, daha sonra da kolordu komutanı olarak katıldı ve Kıbrıs Türk Kuvvetleri Komutanlığı yaptı. 1978'de orgeneral oldu ve 2. Ordu Komutanlığı görevine getirildi. 1982'de 49 yıllık askerî hizmeti sonrası emekli oldu. 1982-1986 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı yaptı. Demirel 1988'de hayatını kaybetti.

18 Temmuz 2026 05:30

Fetö'cü Generalin Elindeki Kitap! Trt Belgeselinde Dikkat Çeken Ayrıntı...

Belgeselde FETÖ'cü bir komutanın gizli toplantıya girerken elinde tuttuğu kitabın hikayesi bundan tam 66 yıl önceye, 27 Mayıs 1960'a dayanıyor. Toplantıda konuşan FETÖ'cü Mehmet Partigöç, emir-komuta zinciri dışında olması bakımından pek çok yönüyle 27 Mayıs 1960'ı ilham alabileceklerini şu sözlerle dile getiriyor: "Üst kademedeki generallerin siyasi bağlantı ve hantal yapılarına karşılık, orta kademedeki binbaşı ve albayların bağımsız zihinleri ve atak ruhları..." 27 Mayıs 1960 İhtilali'ne katılan Kurmay Albay Mehmet Emin Aytekin'in hatıralarından yola çıkarak 1967 yılında kaleme aldığı kitap, ihtilal subayları arasındaki fikir ayrılığına ışık tutuyor. 'Asırlık Gece' belgeselinde söz konusu kitabın gösterilmesi "Acaba darbe girişinin başarısızlığına vurgu yapılmak mı isteniyor?" sorusunu akıllara getirse de, 27 Mayıs'ta halkın geniş tabanının eğilimi ve hak ve özgürlükler noktasında birçok kazanımı getiren 27 Mayıs 1960'ın, ABD-Gladyo tarafından yönlendirilen bir terör örgütüyle bağdaştırılması eleştiri konusu oldu.

18 Temmuz 2026 04:26

Christopher Nolan'ın Senaryosunu Yazıp Yönettiği Odyssey Gösterimde: Odysseus'un İçsel Yolculuğu

Christopher Nolan, yaklaşık 20 yıldır hayalini kurduğu Odyssey uyarlamasında Homeros'un destanını çağdaş bir sinema diliyle yeniden yorumluyor. "Yapımcı olarak sinema kültüründeki boşlukları, daha önce yapılmamış şeyleri arıyorsunuz. Harika mitolojik filmlerin, Ray Harryhausen'in filmlerinin IMAX tekniğiyle yapıldığını hiç görmedim. Duygusal dili olan, gerçekliğe dayanan, toprakla bağı olan bir film yapmak istedim. Homeros'un etkisi tüm filmlerimde var. Temel metinlerin, bizi şekillendiren öykülerin eşsiz yanı farkında olmadan onları içimizde taşımamızdır. Odyssey benim DNA'mdaydı" diyen Nolan, çocukken stop-motion efektlerini Harryhausen'in hazırladığı Kaptan Sinbad'ın Altın Yolculuğu'nu (1973) izledi, çok etkilendi. Homeros'un 2900 yıllık Odisseia destanı Kral Odysseus'un Troya Savaşı'nın ardından askerleriyle eve dönüşünü anlatır. Güçlü kadın karakterler karşımıza çıkarlar: Gündüz örülen gece çözülen halı motifiyle Kraliçe Penelope sessiz bir planlamacıdır, kocası Odysseus'un dönmesini yıllardır bekler, oğlu Telemakhos'a "Bu dünyada erkeklerin dediği oluyor, fazla bir şey yapamıyorum" der. 20 yıldan beri Odyssey'i gerçekleştirmeyi tasarlayan Nolan, senaryoyu yazarken kendini izleyicinin yerine koyup onu öykünün içine çeker. Hollywood'un 1950-60'larda yapılan antik çağda geçen peplum türü filmlerine (Ben Hur, Kleopatra, Spartacus) gönderme yapan yönetmen ustalarına saygıda bulundu. ABD, Yunanistan, Fas, İtalya, İzlanda, İskoçya'da yapılan çekimler çekimler 91 gün sürdü, filmin bütçesi 250 milyon dolar. Matt Damon, Anne Hathaway, Tom Holland, Lupita Nyong'o, Robert Pattinson, Zendaya, Charlize Theron, Samantha Morton'ın oynadığı, savaş karşıtı iletisiyle, günümüze yaptığı göndermelerle Christopher Nolan'ın Odyssey'i yılın en iyi filmlerinden olmayı fazlasıyla hak ediyor.

18 Temmuz 2026 04:00

Ana Haber Bülteni - 17 Temmuz 2026 (Mohamed Salah Beşiktaş'la Anlaştı Mı?)

Habertürk Ana Haber ile 17 Temmuz gündemine dair gelişmeler. Habertürk Ana Haber bülteninde, memleketin ve dünyanın öne çıkan gelişmeleri Faruk Aksoy tarafından değerlendiriliyor.

18 Temmuz 2026 03:46

Sel Felaketinin Yaşandığı Bozkurt'taki İlişi Çayı'na 15 Bin Alabalık Salındı

Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünce yürütülen "Orman İçi Suların Balıklandırılması Programı" kapsamında Trabzon Altındere Üretme İstasyonu'nda yetiştirilen 15 bin Karadeniz alası, düzenlenen programla İlişi Çayı'na salındı. Teknik incelemeler sonucunda bölgenin Karadeniz alası için uygun olduğunun tespit edildiğini dile getiren Çalışkan, "Bu kapsamda 15 bin yavru balığın doğaya bırakılmasına karar verildi. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde de Trabzon Altındere Üretme İstasyonu'muzda yetiştirilen 15 bin Karadeniz alasını İlişi Çayı'na bıraktık. Yaklaşık 5-6 aylık üretim sürecinin ardından 4 santimetre boya ulaştıklarında doğaya salınan bu balıkların bölgedeki doğal popülasyonun güçlenmesine önemli katkı sağlamasını bekliyoruz." diye konuştu.

18 Temmuz 2026 01:56

Bakan Bak Batman'da "Şeyh Hevinda Çivi Çakma Töreni"nde Konuştu:

- "Türkiye Yüzyılı birlik, beraberliğin ve barışın yüzyılı, bunu yeniden inşa ediyoruz. Bu topraklarda güçlü, bir ve beraber olmamız lazım" Bakan Bak, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye Yüzyılı birlik, beraberliğin ve barışın yüzyılı, bunu yeniden inşa ediyoruz. Bu topraklarda güçlü, bir ve beraber olmamız lazım. Buralara gelinmeli, buralardaki yatırımlara destek olunmalı. Buralarda o kültürleri yaşatmalı. Diğer nesillere aktarmalı. Genç çocuklarımızı görüyoruz. Restore edildikten sonra bu gençlerimiz görecek, gelecek nesillere aktarılacak. O yüzden kültürlerin, inançların taşınması önemli. Türkiye'nin dört bir yanında azınlıklara ait pek çok yapı hem onlara iade edildi hem restore edildi hem de destek olundu. Bunların Cumhurbaşkanımızın hakikaten vizyonu. Biz de gerçekten bu konuyu önemsiyoruz." Geçmişe sahip çıkmanın ve gençlere miras bırakmanın önemine dikkati çeken Bak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Değerli Kültür ve Turizm Bakanımıza da teşekkür ediyoruz. Hakikaten bu tip eserlerin ayağa kaldırılması, inançlara saygı, onların bu kutsal değerlerine saygı göstermek bir devlet için çok önemli. Ezidi vatandaşlarımıza, Ezidi halkımıza bu anlamlı eseri hep beraber restore edeceğiz. İnşallah tamamlandığında da pek çok kişi gelip ziyaret edecek, kültürler taşınacak. Buradaki birliktelik, beraberlik ortaya konacak. Batman için de çok kıymetli. Bölgemiz için de kıymetli. Biz bu önemli hususlarda devlet olarak desteğe açığız. GAP İdaresi, Batman Valiliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı bunlara katkı sağlar. İnançlara saygı duymak, kültürleri taşımak çok çok kıymetli. Hep birlikte güçlü olacağız. Bu toprakları ilelebet koruyacağız. Kardeşlik içerisinde, barış içerisinde yaşamaya devam edeceğiz. " Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ise restorasyon çalışmasının ortak tarih, kültür, inançların artık yeniden inşası anlamına geldiğini söyledi. Yeni yüzyılda dili, ırkı, rengi ve kökeni ne olursa olsun herkesi eşit gören, insanı merkeze alan ve kucaklayan bir anlayışı benimsediklerini aktaran Canalp, şöyle konuştu: "Geçen yıl itibarıyla yine Beşiri ilçesinin bir köyünde Mor Kiryakus Manastırı'nı hizmete açtık. Mor Kiryakus Manastırı bugün burada Şeyh Hevinda Ezidiler için ne anlama geliyorsa Süryaniler için aynı anlama geliyor. O kutsal mekanı yine aynen burasında olduğu gibi devletimizin imkanlarını kullanmak suretiyle restore ettik ve şu anda orası hem dini bir mekan hem de kültürel bir mekan olarak hizmet veriyor. Sason ilçemizde 2 bin 974 metre rakımındaki Mereto Dağı'nın tam zirvesinde bir kilise vardır. O da Ermeni kilisesidir. Biz geçen yıl itibarıyla o kilisenin de restorasyonunu yaptık ve şu anda o kiliseyi de yakın bir zaman içerisinde Ermeni vatandaşlarımız ziyaret etme imkanına kavuşacak. Kilisesi ile aynı eşdeğer yükseklikte bir de Mereto Mescidi yapıyoruz. O mescit de Selimiye Camimizin birebir küçültülmüş bir prototipi gibi olacak." AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun bu coğrafyanın kaderini değiştireceğini kaydetti.

18 Temmuz 2026 01:56

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Sel Felaketinin Yaşandığı Bozkurt'taki İlişi Çayı'na 15 Bin Alabalık Salındı

Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünce yürütülen "Orman İçi Suların Balıklandırılması Programı" kapsamında Trabzon Altındere Üretme İstasyonu'nda yetiştirilen 15 bin Karadeniz alası, düzenlenen programla İlişi Çayı'na salındı. Teknik incelemeler sonucunda bölgenin Karadeniz alası için uygun olduğunun tespit edildiğini dile getiren Çalışkan, "Bu kapsamda 15 bin yavru balığın doğaya bırakılmasına karar verildi. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde de Trabzon Altındere Üretme İstasyonu'muzda yetiştirilen 15 bin Karadeniz alasını İlişi Çayı'na bıraktık. Yaklaşık 5-6 aylık üretim sürecinin ardından 4 santimetre boya ulaştıklarında doğaya salınan bu balıkların bölgedeki doğal popülasyonun güçlenmesine önemli katkı sağlamasını bekliyoruz." diye konuştu.

18 Temmuz 2026 01:56

Bakan Bak Batman'da "Şeyh Hevinda Çivi Çakma Töreni"nde Konuştu:

- "Türkiye Yüzyılı birlik, beraberliğin ve barışın yüzyılı, bunu yeniden inşa ediyoruz. Bu topraklarda güçlü, bir ve beraber olmamız lazım" Bakan Bak, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye Yüzyılı birlik, beraberliğin ve barışın yüzyılı, bunu yeniden inşa ediyoruz. Bu topraklarda güçlü, bir ve beraber olmamız lazım. Buralara gelinmeli, buralardaki yatırımlara destek olunmalı. Buralarda o kültürleri yaşatmalı. Diğer nesillere aktarmalı. Genç çocuklarımızı görüyoruz. Restore edildikten sonra bu gençlerimiz görecek, gelecek nesillere aktarılacak. O yüzden kültürlerin, inançların taşınması önemli. Türkiye'nin dört bir yanında azınlıklara ait pek çok yapı hem onlara iade edildi hem restore edildi hem de destek olundu. Bunların Cumhurbaşkanımızın hakikaten vizyonu. Biz de gerçekten bu konuyu önemsiyoruz." Geçmişe sahip çıkmanın ve gençlere miras bırakmanın önemine dikkati çeken Bak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Değerli Kültür ve Turizm Bakanımıza da teşekkür ediyoruz. Hakikaten bu tip eserlerin ayağa kaldırılması, inançlara saygı, onların bu kutsal değerlerine saygı göstermek bir devlet için çok önemli. Ezidi vatandaşlarımıza, Ezidi halkımıza bu anlamlı eseri hep beraber restore edeceğiz. İnşallah tamamlandığında da pek çok kişi gelip ziyaret edecek, kültürler taşınacak. Buradaki birliktelik, beraberlik ortaya konacak. Batman için de çok kıymetli. Bölgemiz için de kıymetli. Biz bu önemli hususlarda devlet olarak desteğe açığız. GAP İdaresi, Batman Valiliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı bunlara katkı sağlar. İnançlara saygı duymak, kültürleri taşımak çok çok kıymetli. Hep birlikte güçlü olacağız. Bu toprakları ilelebet koruyacağız. Kardeşlik içerisinde, barış içerisinde yaşamaya devam edeceğiz. " Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ise restorasyon çalışmasının ortak tarih, kültür, inançların artık yeniden inşası anlamına geldiğini söyledi. Yeni yüzyılda dili, ırkı, rengi ve kökeni ne olursa olsun herkesi eşit gören, insanı merkeze alan ve kucaklayan bir anlayışı benimsediklerini aktaran Canalp, şöyle konuştu: "Geçen yıl itibarıyla yine Beşiri ilçesinin bir köyünde Mor Kiryakus Manastırı'nı hizmete açtık. Mor Kiryakus Manastırı bugün burada Şeyh Hevinda Ezidiler için ne anlama geliyorsa Süryaniler için aynı anlama geliyor. O kutsal mekanı yine aynen burasında olduğu gibi devletimizin imkanlarını kullanmak suretiyle restore ettik ve şu anda orası hem dini bir mekan hem de kültürel bir mekan olarak hizmet veriyor. Sason ilçemizde 2 bin 974 metre rakımındaki Mereto Dağı'nın tam zirvesinde bir kilise vardır. O da Ermeni kilisesidir. Biz geçen yıl itibarıyla o kilisenin de restorasyonunu yaptık ve şu anda o kiliseyi de yakın bir zaman içerisinde Ermeni vatandaşlarımız ziyaret etme imkanına kavuşacak. Kilisesi ile aynı eşdeğer yükseklikte bir de Mereto Mescidi yapıyoruz. O mescit de Selimiye Camimizin birebir küçültülmüş bir prototipi gibi olacak." AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun bu coğrafyanın kaderini değiştireceğini kaydetti.

18 Temmuz 2026 01:56

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.