×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Diyarbakır'daki Olay 10 Yıl Sonra Aydınlatıldı! Karaalp Cinayetinde 8 Şüpheliye Gözaltı

10 Temmuz 2026 15:03

Bu kapsamda Diyarbakır'da 2016'da işlenen cinayetin aydınlatıldığını belirten Gürlek, "Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde 18 Nisan 2016 tarihinde başından vurularak öldürülen 22 yaşındaki Mehmet Emin Karaalp'in faili meçhul kalan cinayeti, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda 10 yıl sonra yeniden ele alınmış ve aydınlatılmıştır." ifadesini kullandı. Çermik Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ve Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturmada, olay yerinde bulunan sigara izmaritleri üzerinde yapılan ileri moleküler genetik incelemeler ile HTS ve daraltılmış baz analizleri sonucunda şüphelilere ulaşıldığını belirten Gürlek, şöyle devam etti: "Elde edilen DNA eşleşmeleri, iletişim kayıtları ve diğer deliller doğrultusunda cinayetle bağlantılı oldukları ve şüphelilere yardım ettikleri değerlendirilen 8 kişi, Ergani Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda JASAT ekiplerince gerçekleştirilen operasyonla gözaltına alınmıştır. Bu operasyonla birlikte hiçbir mağdur ailemizin adalet arayışının karşılıksız bırakılmayacağı ve zamanın geçmesinin faillere hiçbir zaman güvence sağlamayacağı bir kez daha ortaya konmuştur. Geçmişin karanlıkta kalan bütün dosyalarının üzerine aynı kararlılıkla gidilecektir." Soruşturmada görev alanları tebrik eden Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde adaletin tecellisi ve milletimizin huzuru için tavizsiz bir kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.

Yenidoğan Çetesi Bebekleri Bile Bile Öldürmüş! 10 Bebeğin Dehşete Düşüren Atk Raporu Ortaya Çıktı

10 Temmuz 2026 15:07

Kaya bebeğin ölüm nedenine ilişkin düzenlenen raporda, bebeğin aslında Esencan Güney Hastanesinden sevk işlemini 112 Acil Çağrı Merkezine haber vermeden, provizyon numarası almadan örgüt yöneticisi Fehmi Alperen'in ayarladığı, diğer örgüt yöneticisi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in de organizasyonuyla Neonotoloji bölümü olmayan Esenler Güney Hastanesine sevk edilen 500 gram prematüre Kaya bebeğin hastane Mesul Müdürü Ali Dirik'in, hastanesinde Neonotoloji bölümü olmadığını bilmesine rağmen ihmali ve denetim görevini yerine getirmemesinden dolayı uygun olmayan tedavi şartlarında Bebek Kaya'nın Esenler Güney Hastanesine kabulünü sağladığı ve uygun olmayan tedavi şartlarında bebeğin öldüğü vurgulandı. 17 Ocak ile 18 Ocak 2024 tarihleri arasında Özel Birinci Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Servisinde kalan bebek Opara'ya uygulanan tanı, takip, tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmediği, sanıklar Şeyhmus Çelik, Fırat Sarı ve yoğun bakım sorumlu hemşiresi sanık Hakan Doğukan Taşçı'nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, sanıklar Ayşe Gizem Büyükköleş, Tuğçe Toptemel ve Şenay Çalıkoğlu'nun, sorumlu hemşireyi bilgilendirdikleri ve onların talimatlarına göre hareket ettikleri, tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip ve tedavi süreci ile Bebek Opara'nın ölümü arasında tüm sanıkların illiyet bağı bulunduğu anlatıldı. Öte yandan, bebeğin yeniden canlandırma işlemine katılmayan, bebeğin primer bakımından sorumlu olan Dr. Dursun Eryılmaz'ın, bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vermesi ve Dr. İlker Gönen'in ve doktorları yeniden canlandırma işlemine çağırmaması nedeniyle hemşire Çağla Durmuş'un yaklaşımlarının tıbben uygun olmadığı, tıp kurallarına uygun olmayan eylemler veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda bebeğin kurtulma ihtimalinin bulunduğu da belirtildi. 10 GÜNDE YAKLAŞIK BİN GRAM TARTI KAYBI Hayatını kaybeden Havvanur Karakoç bebeğin ölümüne ilişkin hazırlanan ATK raporunda, bebeğin Yalova'dan Bağcılar Medilife Hastanesine sevk edildiği, 19 Ekim 2023 tarihinde bebeğin kötüleşerek ex olduğu, Bağcılar Medilife Hastanesi hemşiresi Çağla Durmuş'un konu hakkında Doktor İlker Gönen'i arayarak bebeğin kötüleştiğini haber verdiğini, bebeğin solunum yoluna gıda kaçtığı, geri döndürme sürecini kaybettikleri, Dr. İlker Gönen'in ise epikriz yazarken entübe diye yazılacak şeklinde talimat vererek bebeğin ölümünün ihmalini gizlemeye yönelik talimatlar verdiği değerlendirildi. Bebeğin raporunun, doktor olmayan kişilerce gerçek klinik durumunu yansıtmayacak şekilde düzenlenmiş olduğu, bunun tıp kurallarına uygun olmadığı, bebeğin doğum ağırlığının 3 bin 760 gram olarak kayda alındığı, yapısal akciğer anomalisi olmayan bir bebeğin 18 gün boyunca entübe kalmasının tıbben uygun olmadığı, epikrizde intrauterin bağırsak perforasyonu tanısı olan bebeğe doğduktan hemen sonra ağız yoluyla beslenemeyen hastaların besin ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanan ve damar yoluyla verilen karışıma başlanmamasının tıbben uygun olmadığı belirtildi. Raporda ayrıca bebeğin 10 günde yaklaşık bin gram tartı kaybı yaşadığı, bebeğin ihtiyacı olan TPN'nin sağlanamaması, bebekte gelişen kronik akciğer hasarının bebeğin nedeni açıklanamayacak bir şekilde aralıksız olarak 18 gün boyunca entübe olması ile bebekte gelişen kistik ensefalomalezinin ise uygunsuz ventilasyona bağlı metabolik durumunun bozulması ve beyin dolaşımının etkilenmesi ile ilişkili olduğunun düşünüldüğü, prenatal bağırsak perforasyonu tanısı olan ve doğumdan sonra 2'nci günde ameliyat edilerek 7 santimlik bağırsak segmenti çıkarılan bebekte ameliyatı sonrası 24'üncü güne kadar enteral beslenmeye başlanmamasının tıbben uygun olmadığı, bebeğe protein ve lipit içeren TPN verilmediği, bebekte kistik fibroz hastalığı olduğu, fakat bebeğe bu yönde herhangi bir tetkik yapıldığına dair dosyada kayıt bulunmadığı, bebek doğduktan sonra yaklaşık 7'nci günden itibaren kilo alması beklenirken, tıbben açıklanamayacak şekilde yaklaşık bin gram kilo kaybı olduğu, bebeğe uygun içerikli beslenme sağlanmamasının tıp kurallarına uygun olmadığı anlatıldı. AYAZ VE ALKARİ BEBEKLERİN ÖLÜMÜNDEKİ "İLLİYET BAĞI" Özel Bağcılar Medilife Hastanesi'nde hayatını kaybeden Ayaz Karaduman bebek için hazırlanan raporun da detaylarına ulaşıldı. Raporda bebeğin, 36 hafta 1 günlük gebelik döneminde normal doğum ile 2 kilo 760 gram olarak dünyaya geldiği, canlı erkek bebek olduğu ve postnatal canlandırma ihtiyacının olmadığı, ilk muayenesini içeren kayıtta atipik yüzünün ve caput succadenum bulunduğunun belirtildiği, bebek odası izleminde sorunu olmayan bebeğin anne yanına verildiği, anne yanı izlemlerinin 22'inci saatinde solunum sıkıntısı ve hipoglisemi görüldüğü, bunun üzerine bebek odasına alındığı, beslenme sonrası kan şekerinin 57 olarak görüldüğü aktarıldı. Yenidoğan yoğun bakım servisinde görevli sorumlu hemşire Bahar Kanık'ın, bebeğin yenidoğan yoğun bakım servisinde tedavi ve tanı sürecini yürüten Uzm. Dr. Dursun Eryılmaz'ın ve bebeğin adına kayıtlı olan ve Yenidoğan Yoğun Bakım Servisinde tedavi ve tanı sürecini yürüten Uzm. Dr. Fırat Sarı'nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip ve tedavi süreci ve resüsitasyon ile Bebek Alkari'nin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu vurgulandı. Raporda, bebeğe 31 Ağustos 2023 tarihinden, Prostavazin ve Sildenafil isimli ilaçların verilmeye başlandığı, 1 Eylül 2023 tarihinde Çocuk Kardiyoloji uzmanı hekim tarafından yapılan ekokardiyografik incelemede bebekte kalp anomalileri tespit dildiği, bu nedenle Çocuk Kardiyoloji uzmanı hekim tarafından düzenlenen raporda, Prostavazin isimli ilacın 29 Eylül 2023 tarihinden 04 Ekim 2023 tarihine kadar tedavi tabelasında yer almadığı, bebeğin yoğun bakım izlem notlarında kullanılan ilaçların kaydedilmediği, bebeğin kalp anomalileri yönünden değerlendirileceği cerrahi bir merkeze sevk işlemi yapılmadığı da aktarıldı. KÖTÜ SIVI YÖNETİMİ YÜZÜNDEN KİLOSU 2 KATINA ÇIKTI Melek Süleymanoğlu bebek yönünden hazırlanan ATK raporunda, bebeğin ölümünün konjenital kalp hastalığı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, bebeğin ölümünün şüpheli olduğu, yatışının 21'inci gününde bebeğin kilosunun yaklaşık 2 katına çıkmış olduğu, böbrek yetmezliği tablosuna bağlı sıvı yönetiminin kötü olması nedeniyle yaşamla bağdaşmayacak şekilde kilo aldığının değerlendirildiği, dolayısıyla gerek antibiyotik tedavisi gerekse damar yolu ile verilen sıvı tedavisi yönetiminin uygun olmadığı, bebeğin sevk süreci gibi bazı yapılması gereken asgari tedavinin de uygulanmamış olduğu, her ne kadar epikrizde Kardiyoloji ve Nefroloji konsültasyonu istenildiği kayıtlı ise de dosyada bu konsültasyon notlarının bulunmadığı, ağır konjenital kalp hastalığı olan, böbrek yetmezliği tablosuna giden bir bebeğin takibinde ped kayırlarının yer almadığı vurgulandı. Doğduktan sonra ağır solunum sıkıntısı olan bebeğin epikrizde kayıtlı olan akciğer grafisi raporunda belirtilen "Sol hemitoraksta cilt altı amfizemi görünümü" ve olaya ilişkin tape konuşmalarında bebeğe çekilen grafinin Dr. İlker Gönen tarafından görüldüğü ve bunun pnömotoraks olduğunun Dr. İlker Gönen tarafından belirtildiği göz önüne alındığında bebekte tespit edilen pnömotoraksın entübasyon veya bebeğe yapılan kardiyopulmoner resüsitasyonun bir komplikasyonu olabileceği, bu durum tespit edildikten sonra bebeğe tüp torakostomi uygulanması gerektiği, dosyada tüp torakostomi uygulandığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, pnömotoraksı tanımaması ve uygun bir şekilde yönetememesi nedeniyle Dr. Dursun Eryılmaz'ın tıbben hatalı olduğu, söz konusu hatalı eylem ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı ve tedavi yapılması durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı da aktarıldı.

Yeşilırmak'a 30 Bin Mersin Balığı Yavrusu Bırakıldı

10 Temmuz 2026 14:48

Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları, lagün gölleri, Derbent ve Altınkaya baraj gölleri ile Ladik Gölü gibi önemli iç su kaynaklarına sahip olan Samsun'un yaklaşık 210 kilometrelik Karadeniz kıyı şeridinin bulunduğunu belirten Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kenan Yılmaz, "İlimizde 25 gölet bulunuyor. Son 5 yılda bu göletlere yaklaşık 13 milyon sazan balığı yavrusu bıraktık. Ayrıca 2023 ve 2024 yıllarında toplam 10 bin mersin balığını Yeşilırmak'a salmıştık. Bugün de 30 bin mersin balığı yavrusunu nehre bırakıyoruz" dedi. Mersin balığını gelecek nesillere taşımak istediklerini belirten Kenan Yılmaz, şunları söyledi: "Amacımız iç su kaynaklarındaki balık stoklarını korumak, sürdürülebilirliğini sağlamak ve gelecek nesillere aktarmak. Mersin balığı gerek eti gerekse havyarıyla ekonomik değeri yüksek, nesli tehlike altında bulunan bir tür. Bakanlığımızın yürüttüğü çalışmalarla bu türün korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Son yıllarda dünyada mersin balığı yetiştiriciliği yaygınlaştı. Ülkemizde de son 2-3 yılda bu alanda çalışmalar başlatıldı. Yetiştiricilik, doğal kaynaklar üzerindeki baskının azaltılmasına katkı sağlayacak. Bugün nehre bıraktığımız balıklar denize ulaşarak yaşamlarını sürdürecek. Yaklaşık 7-8 yıl sonra üreme olgunluğuna eriştiklerinde yeniden nehirlere dönerek üreme faaliyetlerini gerçekleştirecekler. Sinop Üniversitesi'nin yürütücülüğünü yaptığı, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Türkiye'nin yer aldığı, mersin balığının Karadeniz'deki yaşam döngüsünün takip edildiği projeye destek veriyoruz. Mersin balığının ülkemizde Karadeniz kıyılarında yaşadığını biliyoruz. Üreme faaliyetlerini en yoğun olarak Sakarya'daki Karasu Nehri ile ilimizdeki Kızılırmak ve Yeşilırmak'ta gerçekleştiriyor. Bu alanlar tür için en uygun üreme bölgeleri arasında yer alıyor. Balıkçılarımıza da özellikle bir çağrıda bulunmak istiyorum. Mersin balığının avlanması yasak. Ağlara takılması halinde bu balıkların zarar verilmeden en kısa sürede yeniden denize bırakılması gerekiyor. Balıkçılarımızın bugüne kadar gösterdiği hassasiyeti bundan sonraki süreçte de sürdürmelerini bekliyoruz."

Filtreleme Haberleri

'Yenidoğan Çetesi' Davasında Kritik Adli Tıp Raporu: 3 Bebeğin Yaşama İhtimali Yüksekti

'Yenidoğan çetesi' davasında mahkemeye sunulan Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu raporlarında, 10 bebeğin ölümüne ilişkin değerlendirmeler yer aldı. Rapora göre, üç bebeğin zamanında ve uygun tanı ile tedavi uygulanması halinde yaşama ihtimalinin yüksek olduğu, diğer yedi bebek için ise bunun kesin olarak söylenemeyeceği belirtildi. Mahkemeye sunulan ve 37 hekimin imzasını taşıyan toplam bin 284 sayfalık raporlarda, 10 bebeğin ölüm nedenleri ile tedavi süreçlerine ilişkin ayrıntılı değerlendirmelere yer verildi. Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu, Havvanur Karakoç, Öykü Helvacı ve Bebek Serdarova hakkında hazırladığı raporlarda, uygun tanı ve tedavinin zamanında uygulanması halinde bu bebeklerin yaşama ihtimalinin bulunduğu değerlendirmesini yaptı.

10 Temmuz 2026 14:51

Van'dan İstanbul'a 'Tıp' İçin Gelecek: Lgs Şampiyonunun Hedefi Kartal Anadolu İhl

500 tam puan aldığı için mutlu olduğunu belirten Sakman, şunları dile getirdi: "Okulda genellikle konuları işleyerek ilerliyorduk. Konuları tamamladıktan sonra soru çözümlerine geçiyorduk. Bu süreç oldukça zordu. Günde 200 ila 300 soru çözüyordum. Hepimiz çok heyecanlıydık. Açıkçası 500 tam puan beklemiyordum. Sonucu öğrenince çok mutlu oldum. İmam Hatip Ortaokulu mezunu olduğum için eğitimime bu alanda devam etmek istiyorum. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni düşünüyorum. Sayısal alana ilgim olduğu için ileride tıp okumayı hedefliyorum. Babam da doktor ve mesleğini severek yapması beni mutlu ediyor, bana örnek oluyor." KIZIMIN BAŞARISININ HAKLI GURURUNU YAŞIYORUZ: Anne Hatice Sakman da kızının başarısının kendilerini gururlandırdığını belirterek, "Bütün emek veren hocalarımıza, okulumuzdaki tüm personele teşekkür ediyorum. Kızım ders çalışmayı çok seviyor. Önce istemek ve azmetmek gerekiyor. Başarının büyük kısmı kızımın emeğiydi. Biz de elimizden geldiğince destek olduk, dua ettik. Kızımın başarısının haklı gururunu yaşıyoruz." dedi. Ablasıyla aynı okulda eğitim gören 7. sınıf öğrencisi Fatma Sakman da "Ablamla çok gurur duyuyorum. Kendisi çok çalışıyordu. Bu süreçte beraber ağladık, beraber güldük. Bu başarıyı elde ettiği için çok mutluyum. Ben de ablam gibi başarılı olmak ve onun kazandığı okula gitmek istiyorum." diye konuştu.

10 Temmuz 2026 15:09

Hukuk Fakültesi Mezuniyetinde Görülmemiş Olay: Pankartın Önünde Neden Set Kurdular?

Hukuk fakültesinden yeni mezun olan gençlerin açtığı bir pankart, tören salonunu bir anda ikiye böldü. Kameralara yansıyan o anlar, kısa sürede sosyal medyanın en çok tartışılan gündem maddelerinden biri haline geldi. Türkiye'nin gözü kulağı bir anda Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin diploma heyecanının yaşandığı o salona çevrildi. Hemen ardından Yükseköğretim Kurulu (YÖK) harekete geçti. Öğrencilerin hukuk fakültesinden mezun olurken taşımayı seçtiği "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" cümlesi, aslında asırlardır adalet ve doğruluğun sembolü olan bir kaynaktan geliyordu. Bu etkileyici mesaj, Kur'an-ı Kerim'in Hûd Suresi'nde yer alan tarihi bir çağrıydı. Hûd Suresi'nin 112. ayetinde geçen bu cümlenin taşıdığı temel mesajlar ise şu şekilde özetleniyor: Genç hukukçuların adalet arayışına adım atarken seçtiği bu ayet ve karşılaştıkları görülmemiş tepki, belli ki daha uzun bir süre Türkiye'nin hafızasında ve vicdanında tartışılmaya devam edecek.

10 Temmuz 2026 15:01

Eski Asker İlk Kez Açıkladı: Türkiye'nin Ahını Alırsanız Böyle Olur, Bize Verilecek Savaş Uçaklarından Biri Düştü

Emekli albay Eray Güçlüer katıldığı bir yayında F-35 ve Milli Muharip Uçak Kaan'ı karşılaştırdı. Emekli albay Eray Güçlüer, Haber Global ekranlarında 'Kaan mı, F-35 mi?' sorusuna net bir cevap verek "F-35, Kaan'ın eline su bile dökemez" dedi.

10 Temmuz 2026 15:00

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cuma Namazını Hz. Ali Camisi'nde Kıldı

Cuma namazını burada kıldıktan sonra cami çıkışında vatandaşlarla sohbet eden Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi'ndeki Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni'ne katılmak üzere camiden ayrıldı.

10 Temmuz 2026 15:00

Kktc Başbakanı Üstel: Türkiye İle İmzalanacak Anlaşma Yeni Bir Dönemin Başlangıcı Olacak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, KKTC'yi Türkiye'nin desteğiyle daha güvenli bir geleceğe hazırladıklarını belirterek, 'Türkiye Cumhuriyeti ile bugün imzalanacak doğal gaz mutabakat zaptı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kalkınma yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olacak.' ifadesini kullandı. Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs konusunda da geçmişte defalarca denenmiş ve başarısız olmuş çözüm modellerini değil, iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü vazgeçilmez milli politikamızdır. Egemen eşitliğimizden ve milli davamızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir görüş ve hedef birliği içerisindeyiz. Biz KKTC'yi güvenli bir geleceğe hazırlıyoruz." Basın toplantısında, ülkesi ile Türkiye arasında imzalanacak olan "Türkiye-KKTC Doğal Gaz Boru Hattı Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı"nın kendileri için hayati öneme sahip olduğuna dikkati çeken Üstel, Türkiye'den gelen su gibi doğal gazın da KKTC ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi. Üstel, Türkiye'den getirilecek doğal gazın KKTC sanayisi için hayati öneme sahip olacağına işaret ederek şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti ile bugün imzalanacak doğal gaz mutabakat zaptı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kalkınma yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Bu proje, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır. Enerji alanındaki hedefimiz yalnızca doğal gaz değildir. Türkiye'den kablo ile elektrik getirilmesine ilişkin enterkonnekte sistem çalışmalarını da kararlılıkla sürdürüyoruz."

10 Temmuz 2026 14:49

Kendilerini Polis Ve Savcı Olarak Tanıttıp Vurgun Yaptılar: 5 Şüpheli Yakalandı

İstanbul Eyüpsultan'da aradıkları Azerbaycan uyruklu kişiye kendilerini polis ve savcı olarak telefon dolandırıcıları yaklaşık 1 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyasını elden teslim aldı. Olay üzerine çalışma başlatan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği Ekipleri, şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Gözaltına alınan şüpheliler işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği'ne getirildi. Ayrıca, şüphelilerin üzerlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 142 adet "geçersiz" ibareli 100 Euro banknot, çalınan yüzük, küpe ve zincir kolye ile 19 bin 880 lira nakit para ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Görüntülerde, şüphelinin otomobiliyle gelen H.H. ile buluştuğu ardından altın ziynet eşyalarını aldıktan sonra kendisini bekleyen başka bir otomobile binerek uzaklaştığı görülüyor.

10 Temmuz 2026 14:48

Son Dakika Haberleri

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Un Women Çarpıcı Gerçeği Ortaya Koydu... 1 Milyon Kadın Ve Kız Çocuğu Risk Altında

Yanıtlar, politik gerilimin damga vurduğu son 1.5 yılda kadın ve kız çocuklarına yönelik hayati desteğin tarihi düşük seviyelere gerilediğini ortaya koydu. UN Women, "Beyond the Breaking Point" (Kırılma Noktasının Ötesinde) başlıklı raporunun sonuçlarını dün paylaştı. Kriz ve çatışmalardan etkilenen 52 ülkedeki 855 kadın örgütü ve sivil toplum kuruluşunun görüşlerine dayanan rapora göre Ocak 2025'ten bu yana en az 1 milyon kadın ve kız çocuğu, hayati destek hizmetlerine erişimini kaybetti. UN Women İnsani Yardım Başkanı Sofia Calltorp, raporu yorumlayan ifadelerinde şöyle diyor: "Kapanma riskiyle karşı karşıya olan kadınların liderliğindeki sivil toplum kuruluşları, dünyanın en ağır insani krizlerinde önemli roller oynuyor. Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Haiti gibi ülkelerde, uluslararası aktörlerin erişemediği alanlarda hizmet veriyor ve uluslararası ilginin azaldığı dönemlerde de çalışmalarını sürdürüyorlar. Kadın örgütlerine ayrılan kaynakların geri çekilmesi; çatışmaya bağlı cinsel şiddet mağdurlarının, yerinden edilmiş annelerin, eğitimden kopmak zorunda kalan kız çocuklarının ve hayatta kalma mücadelesi veren toplulukların ihtiyaç duyduğu hayati hizmetlerin azalması anlamına geliyor." Rapor, kadın örgütlerinin karşı karşıya olduğu bu tablonun, insani ihtiyaçların hiç olmadığı kadar arttığı bir dönemde ortaya çıktığına dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan STK'ların yüzde 84'ü 2025 yılından bu yana hizmetlerine yönelik talebin arttığını belirtirken her 10 STK'dan 9'u mevcut ihtiyaçları karşılayamadığının altını çiziyor. STK'ların yüzde 92'si hizmet sundukları topluluklarda yoksulluğun arttığını, yüzde 82'si ise kız çocuklarının okula gidemediğini belirtiyor. Sofia Calltorp'un çağrısı çarpıcı: "Acil adımlar atılmadığı takdirde, dünyanın en ağır krizlerinde kadınların ve kız çocuklarının hayatta kalmasına katkı sağlayan sivil toplum kuruluşları, savaşların bir diğer görünmez mağduru haline gelebilir. Halkbank'ın kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer almasını teşvik eden projesi 'Üreten Kadınlar'ı burada birkaç kez yazmıştım. Üreten Kadınlar'ın ilham veren hikâyelerini tüm ülkeye yaymak için bir süredir 'Halkbank Üreten Kadınlar Buluşmaları' yapılıyor. Etkinlik geçtiğimiz günlerde Kayseri'deydi. Yoğun ilgi gören programda alanında uzman isimler, bilgi ve deneyimlerini kadın girişimcilerle paylaştı. Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil de projenin yakın takipçisi. Kayseri'nin girişimci kadınlarına hitaben yaptığı konuşmada, "2021'den bu yana kadın girişimciliğini öncelikli çalışma alanlarımızdan biri olarak görüyoruz. Kadın girişimcilerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla oluşturduğumuz Kadın Girişimci Destek Paketi ile bugüne kadar yaklaşık 280 bin kadın girişimciye 140 milyar TL'lik finansman sağladık" dedi.

11 Temmuz 2026 07:55

Türkiye Ve Kktc Akdeniz'in Altından Doğalgaz Hattıyla Bağlanıyor

Törende konuşan Bakan Bayraktar ise geçmişten bugüne, Kıbrıs Türkü'nün enerji arz güvenliğinin sağlanması ve ekonomisinin gelişmesi doğrultusunda birçok önemli adım attıklarını belirterek "Bugüne kadar toplam 7 mobil elektrik santralını adaya sevk ederek başarıyla kurulumlarını gerçekleştirdik. Kıbrıs'ın enerji arz güvenliği noktasında ihtiyaç duyduğu sıvı yakıtı da kamu şirketlerimiz aracılığıyla son 5 yıldır tedarik ediyoruz" diye konuştu. KKTC'nin artan enerji talebinin, güvenli, kesintisiz, sürdürülebilir ve daha ucuz bir şekilde karşılanmasına yönelik ortak çalışmalarda yeni ve önemli bir aşamaya gelindiğine işaret eden Bakan Bayraktar, "Bugün itibarıyla, Türkiye ile KKTC arasında deniz altından geçecek doğalgaz boru hattı sisteminin inşa edilmesine yönelik çalışmaları bu imzalardan sonra başlatıyoruz. Bu proje kapsamında, yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda 97 kilometresi, denizde, 4 kilometresi karada olmak üzere bir doğalgaz iletim hattı inşa edeceğiz. Anamur'dan başlayıp Teknecik'e gelecek bu hatta 2 adet 22 inç'lik boru hattı planlanmaktadır. Ve bu hattı biz aynı zamanda çift yönlü yani kuzeyden güneye ve güneyden kuzeye gazı getirecek şekilde yani Türkiye'den adaya, adadan ülkemize ve oradan da Avrupa'ya ulaştırmak üzere bu şekilde dizayn edeceğiz" dedi.

11 Temmuz 2026 07:55

'Cop31'de Rus Dostlarımızın Desteğini Önemsiyoruz'

Bakan Kurum, "Türkiye ve Rusya, Avrasya coğrafyasının kaderini tayin eden, köklü tarihi bağlara sahip iki kilit aktördür. Bizim ilişkilerimiz yalnızca iki komşu ilişkisinden ibaret değildir. Enerjiden ticarete, turizmden şehirciliğe kadar uzanan, bölgesel barış ve istikrarın ana omurgasını oluşturan çok boyutlu bir vizyon ortaklığıdır" ifadelerini kullandı. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye olarak başkanlığını üstlendiğimiz COP31 sürecinde, artık sözden eyleme, uygulamaya geçmek gerektiğini düşünüyor, Antalya'da geleceğimiz için somut kararlar alınması konusunda irademiz olduğunu da burada belirtmek istiyorum. Bu noktada da Rus dostlarımızın desteğini çok önemsiyoruz. İki ülkenin kentsel dönüşümden enerji verimli binalara, dijital şehir yönetiminden yeşil altyapıya kadar ortaya koyacağı ortak irade, sadece kendi coğrafyamız için değil tüm dünya için ilham verici bir model olacaktır.Rusya Federasyonu'nun iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm alanlarındaki tecrübesinin COP31 sürecine önemli katkılar sunacağına inanıyorum."

11 Temmuz 2026 07:55

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.